Köşe Yazıları

Yeni  Ortaklarımız Kimler Olacak

Yeni  Ortaklarımız Kimler Olacak

Aslında bu yerel seçimlerinde geleceğimizi oyladık.

Mesele, İstanbul ve Ankara kimde  kalacak , meselesi değildir.

Mesele  önümüzdeki  yıllarda Türkiye’nin  kim olacaktır, meselesidir.

Amerika ile birlikte mi olacağız? Kuzey Suriye sınırına, 30 bin tır silah ve muhimmat   getiren ve (PYG) yi besleyen Amerika, bize dost olamaz.

(P.K.K)VE (PYD)yi, özgürlük savaşçısı olarak kabul eden Avrupa Birliği, bizim ortak olacağımız bir proje değildir.

Koskoca Yugoslavya ‘yı beşe, altıya bölüp, sonra her küçük parcayı Avrupa birliğine üye yapmak,bir ülkeyi parçalayıp, ardından yutma planıdır.

Artık, teknolojide belli bir noktaya geldik.

Avrupa’ya da,Amerika’ya da, muhtaç değiliz.Çin altarnatifimiz  var.Rusya ve Kore alternatifimiz var.

Güveneceğimiz,yada güvenmek zorunda olduğumuz, komşularımız var.

Enerji ve Savunma işbirliği içinde olduğumuz, Rusya var.

Sevsek de, sevmesek de, komşuluk bağımız olan İran var.

Soydaşlarımızın olduğu Irak var.

Amerika, hep S-400 ile üzerimize geliyor. Amerika’ya sürekli olarak Kuzey Suriye’ye getirdiği,30bin tır silahları, hatırlatmalıyız.

Engerekli dönemde, Güney Doğudan sökülen patriotları hatırlatmalıyız.

1 Mart tezkeresine karşı çıkan, Deniz Baykal ve Bülent Arınç’a teşekkür etmeliyiz.

Eğer 70 bine yakın Amerikan askerlerinin, karadan ve denizden Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına kadar yayılmasına izin verseydik şu anada işgal altındaydık.

Amerika’nın ve Nato’nun işgali altında olacaktık.

Irak’ı, Saddam’dan kurtarmak için Irak’a giren Amerika’nın döktüğü kanı hatırlamalıyız.

Kısacası, Türkiye’nin hem Nato ortaklığını, hem de (AB) üyeliğini,  zamanı gelmiştir.

Günüm Sözü: Bir insanı tanımak istiyorsanız,onu büyük mevkiye getiriniz.”La Bruyere”

 

Polis Teşkilatının Kuruluş Günü

Polis Teşkilatının Kuruluş Günü

Polis Teşkilatımızın 174. Kuruluş gününü kutluyoruz.

Böyle bir dünya düzeninde, hem hukuk kurallarına uymak, hem de halkın ve devletin güvenliğini korumak zor iştir.

Ayrıca, asker kesimin sivil hayattan çekilmesi de polis teşkilatına ek bir yük getirmiştir.

Bilindiği üzere, Meclisi, Çankaya köşküne ve Beştepe’yi koruma görevi, polis teşkilatına verilmiştir.

FETÖ, P.K.K ve KCK  operasyonları, polisimizin baş görevidir.

Nitelikli dolandırıcılık, sosyal medya ve iletişim suçları, polis teşkilatımızın görev alanını, genişletmiştir.

Seçmen kütüklerinin ve seçmen oylarının incelenmesi bile, polis teşkilatının görev, alanına sokulmuştur.

Yapılan büyük stadyumlar bile, polise ek yük getirmiştir.

Futbol fanatiklerinin, maç öncesi ve maç sonrası yaptığı savaşlarda, polis teşkilatını, çok yormaktadır.

Her bireyin ve her kurumun, her hangi bir nedenle, caddelere çıktığı bir dönemde, hukuk ile güvenliği, birbiri ile çatıştırmadan  götürmek, kolay iş değildir.

Sivil inisiyatifin güçlendiği bir dönemde, polis teşkilatımızın görev yapabilmesi, riskli hale gelmiştir.

İşte bu kadar riskli görev alanı olan polise, söz verilen “3600 Ek Gösterge” hala verilmemiştir.

Sözün kısası, yaşadığımız bu dönem, teşkilatın görevi yerine getirmesi açısından,en zor dönemdir.

Özgürlük ve demokratik haklar yorumunu yaparken, polisimizin de, halkımızın içinden geldiğini, hatırlamalıyız.

Polis teşkilatımıza yapılabilecek en büyük yardım, kanunlara ve kurallara, uymak olacaktır.

Çağımızda polis Teşkilatını en fazla yoran eylemler, sokak eylemleridir.

İzin alınmış veya alınmamış, her türlü sokak eylemlerinde, polisimizi zor kullanmaya mecbur edecek, her türlü davranıştan, kaçınmalıyız.

Günün Sözü: Neden iki kulağımıza karşılık, bir dilimiz var, biliyor musunuz? Çok dinleyelim de, az konuşalım, diye “Diyojen”

 

En Az Gol Atan Takımız

En Az Gol Atan Takımız

Bursaspor alt yapısında sağlanan başarının , takımın geleceği için yeterli olmadığını gördük.

27 maçta 5 galibiyet alan Bursaspor, son 7 maçın ard arda (5) ini kaybetti.

Belki de böyle kötü bir istatistik, Bursaspor tarihindeki kayıtlara, girmemiştir.

Son Alanya spor yenilgisinden sonra,Samet Hocanın ayrıldığını duyduk .

Müfit Bakkal Hoca ile, bu cehennem çukurundan nasıl kurtulacağımızı, şimdilik bilemiyoruz.

Göztepe’nin İzmir’de Akhisar spor’a yenilmesi ve Erzurum’un İstanbul deplasmanından puansız dönmesi, Allahın Bursaspor’a verdiği, son şanstır. Bursaspor’un ve Müfit Hocanın bu şansı, çok iyi kullanılmasını dileriz.

İstatistiklere baktığımızda, Bursaspor’un (24)golle, süperliğin en az gol atan takımı olduğunu, görüyoruz.

Aldığı (13)beraberliğe, bu sezon (27) maçta en çok berabere kalan takım olduğunu, not ediyoruz.

Alt yapı konusunda sağlanan başarı, yönetimi yabancı transferler konusunda gevşetmiştir.

Halbuki sıradan takımların bile, birkaç özel hucum elemanı ile, takımlarını güçlendirdiğini, izliyoruz .

En az gol atan ve gol pozisyonu yaratamayan bir Bursaspor, bu şehrin futbol geçmişine  yakışmıyor.

Bursaspor tarihinde, gol kralı olan futbolcuları, hasretle anıyoruz.

Bir zamanlar, Bursaspor’da gol kralı olan ve unutulmaz kafa golleri atan Fernandao’yu özlüyoruz.

Nerelerden nerelere geldik.

Gol kralı yaratan Bursaspor takımı, en az gol atan süperlig takımı haline geldi.

Yeni hocamız Müfit Parlak’tan, mucizeler beklemiyoruz.

Ama panik içinde olan Bursaspor’u, önce bu durumdan kurtarmasını, istiyoruz.

Bursa’da oynayacağımız Trabzon spor maçı, geleceğimiz için, en önemli maç olacaktır.

 

Günün Sözü:

Hiçbir insana rastlamadım ki,Onda öğrenilecek şey bulunmasın.”Alfred de Vigny”

 

Türkiye ‘nin Geleceği   Oylandı

Türkiye ‘nin Geleceği   Oylandı

31 Mart seçimlerinde , seçmen ne demek istedi.

Öncelikle, (%52)oy vererek yeni sistemi onaylamış oldu ve üç büyük şehirde verdiği  oylarla, Ak partininde  kendine çeki düzen vermesini istedi.

Ayrıca, Ak partili seçmen “metal yorgunluk “ sonrası değişen yeni kadrolara, ısınamadığını gösterdi.

Ak partili seçmen hem yurt  genelinde hem de Ak parti içinde  yapılan “FETO” taramalarına, karşı olmadı.

Ama “FETO” imajının, parti içi aday tercihlerinde, kişisel çıkarlar için kullanılmasından, hiç hoşlanmadılar.

Seçmen belli bir tercih ürünü  olan adaylara, vize vermedi.

Sonuçta, sadece aday değil , Ak partide  kaybetmiş oldu.

Muhafazakar kesim sayılan, Karadeniz kıyılarındaki seçmenin büyük bölümü, oylarını Cumhur  ittifakına verdi. Ege ve Akdeniz sahillerindeki seçmenin büyük kısmı ise, oylarını(CHP) ve İyi parti ortaklığına verdi.

Ak parti bu sahillerde yaşayan seçmeninin, yaşam tarzına ve giyim tercihine,hiç karışmadık desede, Ak parti üst yönetiminin, yaşam tarzları ve giyim tercihleri, bu çizgideki seçmen kesimini, tam olarak tatmin etmedi. Ege ve Akdeniz şehirlerinde yoğunlaşan bu oyların,merkeze doğru kayması, siyasal ve toplumsal yönden, incelemeye değerlidir.

Aslında bu yerel seçimler  iki büyük partinin, uluslar arası tercihleri konusunda da ip uçları verdi.

(CHP), İYİ  parti  ve hatta (HDP)’nin  Amerika’ya yakın olduğunu hissettik.

Amerika’nın, Ağustosta başladığı büyük dolar saldırıları ile, (CHP)’ye önemli asistler yaptığını, gördük.

Ak parti ve (MHP)ortaklığının ise, Rusya, Çin ve İran ile ilişkilere daha güven duyduklarını, izledik.

Kısacası bu yerel seçimlerin,çöp toplama ve asvalt dökmekten çok, Türkiye’nin geleceğinin  oylandığı,bir seçim olduğunu, anladık .

 

Günün Sözü:

Herkes  düşünceme kalırsa,yanılmış olmaktan korkarı.”Oscar Wilde”

 

Gemlik  Seçimi Ve Bir Öneri

Gemlik  Seçimi Ve Bir Öneri

Gemlik seçimlerinde, adayları görünce kimin kazanacağını tahmin etmemiz zor olmadı.

CHP adayı Uğur Sertaslan’ı  yıllardır siyaset arenasından zaten tanıyorduk.

Gemlik seçmeninin ise sağının solunun belli olmadığını son üç seçimde alınan sonuçlardan, bilmekteyiz.

Seçime birkaç gün kala, bir televizyon kanalında eski başkan Refik Yılmaz’ın yapılan hizmetleri ve hazırlanan projeleri, anlatırken gördük.

Aslında seçim finalinde, bu tip programlarda, Berkay Bulut’u dinlemek isterdik.

Bir ara kalabalık bir heyet içerisinde “Kanal onaltı” televizyonunda yapılan tanıtım toplantısınıda yeterli bulmadık.

Berkay Bulut’u tek olarak ve daha yoğun biçimde, dinlemek isterdik.

Aslında Ak partinin Gemlik’i, seçimin sonunda değil, seçimin başında kaybettiğini hissettik.

Gemlik  Seçmeninin çok titiz ve çok bilinçli olduğunu, biliyoruz.

Hiçbir partiyi, oylara boğarak şımartmaz.

Herhangi bir partiyi birinci yapsa bile, bir sonraki seçimde ne yapacağı, belli olmaz.

Emekli bir kamu görevlisi olarak,(CHP)Gemlik Belediye Yönetiminin, sayıştay’da sıkıntı yaratarak uygulamalardan, kaçınmasını tavsiye ederiz.

Asgari ücret tesbitleri, hükümet kararları ile ilan edilir.

Belediyeler, kendi işçilerini başka kamu kurumlarına göre, farklı zam uygulamaları, yapabilir.

Ama Devletin ilan ettiği asgari ücreti, siyaseten farklı uygulamak, kamu idarecileri için, riskli olabilir.

Geçmişte, merhum Demirel “tütün taban fiyatları “uygulaması önerisinde,Herkes ne veriyorsa ben beş bin fazla vereceğim”, demişti.

Ama askeri ücret uygulamaları, farklıdır.

İş  verenleri çok yakından ilgilendirmektedir ve mali yük olarak işlerine gelmez.

(CHP) ‘li Gemlik Belediye yönetiminin, titiz davranacağını umar, başarılar dilerim

Günün sözü: Geçirilen en kötü tecrübeler, en faydalı olanlardı.

 

Dört Partiye Dört Mesaj

Dört Partiye Dört Mesaj

Seçmen 31 Mart seçimleri ile tüm partilere önemli mesajlar verdi.

(HDP)ye, Diyarbakır’ı, Mardin’i, Batman’ı, Siirt’i, Hakkari’yi ve Van’ı Verdi.

Ama Bingöl’ü Muş’u Ağrı’yı ve özellikle Şırnak’ı Ak partiye verdi.

Ve bölgedeki kürt vatandaşlar üzerinden, bir denge sağlanmış oldu.

Demokratik hakların çatışma ile değil, siyaset üzerinden sağlanmasının yolunu da açmış oldu.

Ak partiye ise, Cumhurbaşkanımıza güveniyoruz ve ona destek veriyoruz, dedi ama, siyasi kadrolarına tam olarak güvenemediğini, seçim sonuçlarında göstermiş oldu.

Bu sonuçlar ile son şansını kullanan Kılıçtaroğlu’na, bir fırsat daha verdi.

PDY ve FETÖ  markajından kurtul ve Amerika ‘ya rehin olarak eylemlere girme dedi.

Seçim mahmurluğu geçsin (CHP)’nin toplumsal eylemlere iteceğini hissediyoruz.

Zira çökmek üzere olan (CHP)’ yi Dolar saldırıları ile yaşama döndüren Amerika, verdiği bu desteğin peşini bırakmaz.

Türlü çeşitli bahanelerle ve bankerlerin destekleriyle, gezi parkı ruhunu canlı tutmaktan, vazgeçmez.

Önümüzdeki 4,5 yıl seçim yok ama, siyasetin boş durmayacağını hissediyoruz.

Hele bazı Belediye Başkanlarının, terör veya bazı kanunsuz eylemler bahane edilerek, görevlerinden alınması yolundaki girişimler, bu günlerde yaşadığımız barış ortamını, gerecektir.

Önümüzdeki Eylül ve Ekim ayına kadar, çok kritik dönem geçireceğiz.

Bu aylardaki yüksek enflasyon rakamları ile, değişecektir.

Ve enflasyonun beklide tek rakamlara doğru gerileyeceğini, göreceğiz.

Hiçbir belediye kazanamayan İyi partiyi ise, kendimle yüzleş dedi.

Günün Sözü: Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren, güneş ışığına benzer.”Tolstoy”

 

Seçmenlerden Her Partiye Mesaj

Seçmenlerden Her Partiye Mesaj

31 Mart günü nefes nefese bir seçim yaşadık .

Her iki ittifakında seçmen tarafından sorgulandığına, tanık olduk.

Seçimlerden, yaklaşık bir iki hafta önce, Ak parti aleyhine olan tablonun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olağanüstü performansı ile, Ak parti lehine döndüğünü hissettik.

Amerika’nın dolar saldırısı sonucu,döviz fiyatlarında ve hayat pahalılığındaki artışı “mutfakta yangın var” sloganı ile kullanan Kılıçtaroğlu’nun sonuçları önemli ölçüde etkilediğini anladık.

Ama halkımızın,Suriye’nin kuzeyine (YPG)için gönderilen 30 bin tırında,farkında olduğunu, gördük.

Bu seçimde tek başına kazanan veya tek başına hezimete uğrayan ,olmadı.

Bu seçimde, en başarısız sonucu tek bir Belediye Başkanı bile çıkaramayan, iyi parti aldı .

Adı sanı unutulmuş Türkiye Kominist partisinin bile, bir Belediye Başkanı çıkardığı bu seçimde,İyi partinin aldığı sonuç, seçmenini şok etti.

Bursa’daki seçimlerde, eski ağa beylerin yerini alan, Ak partili yeni ağabeylerin,aday tercihleri konusunda, başarılı olduklarını,gördük.

Belki de, en fazla büyük yatırımın yapıldığı Gemlikte Ak partinin kaybetmesini, bu hatalı tercikler sonucu olduğuna bağlıyoruz.

Aslında Gemlik’teki seçim, bir bakıma malumun ilanı olmuştur.

Ak partinin Nilüfer’de gösterdiği adayında, doğru bir tercih olmadığını gördük.

Bu yanlış tercih,(CHP) adayı Turgay Erdem’in çok yüksek oranda oy almasını, sağlamıştır.

Ak parti adayı Alinur Aktaş, (CHP)adayı Mustafa Bozbey’i sandıkta yenmeyi başardı.

Alinur Aktaş’ın ara dönemde yaptığı Başkanlık döneminde, yarım bırakılan veya terk edilen yatırımlara bulaşmaktan kaçındığını biliyoruz.

Sadece su indirimi yetmez, Alinur Aktaş’ın ilk hedefi,terk edilmiş şantiye görünümünde olan yatırımlara, sahip çıkmak olmalıdır.

Günün Sözü:

Büyük ruhlar, ıstıraplarına sessizce,katlanırlar.”Shiller”

 

….Miraç Kandili…

….Miraç Kandili…

Allah’ın (c.c.) ayı olan Receb ayının içindeki ikinci kandilimiz Miraç kandilidir. Bu sene 13 Nisan Cuma’yı 14 Nisan Cumartesi’ye bağlayan gece idrak edeceğiz inşaAllah. Miraç; Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve Sellem Efendimizin en büyük mucizelerinden birisidir.  Bir İsra var bir de Miraç.

İsra ; gece yürüyüşü demektir. Mekke-i Mükerreme’den Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısma İsra diyoruz ki, Ayetle sabittir ve inkar eden kafir olur.

İsra suresi 1. Ayet;

“Kulu ve en üstün elçisi Hz. Muhammed’i (s.a.v.) bir gece Mescid-i Haram’dan (Kabe’den) Kudüs’deki Mescid-i Aksa’ya kadar ulaştıran Allah her noksanlıktan uzak ve münezehtir. O Mescid-i Aksa ki, biz onun çevresini verimli ve becerikli kıldık. Peygambere ayetlerimizin bir kısmını gösterelim diye (onu bu yolculuğa çıkardık. Şüphesiz Allah işiten ve görendir.”

Miraç hadisesi en kuvvetli rivayete göre peygamberliğin 13. senesi Hicretten 6 ay önce Receb-i Şerif’in 27. Gecesi hem ruhen hem de bedenen meydana gelmiştir.

Miracın vuku bulma sebebi;

İslamiyet, Mekke’de gelişmeyince Efendimiz (s.a.v.) Taif’e gitti, belki oradakiler İslama sahip çıkarlar diye, ama Taif’de taşlandı. Amcası Eb-u Talib vefat etti ve ilk müslümanlardan Efendimizin ilk eşi, malıyla, canıyla Resullullah’a (s.a.v.) nefes olan Hz. Hatice annemiz de vefat edince Efendimiz (s.a.v.) çok üzüldü. Tarihçiler bu seneye senetul hüzün (hüzün senesi) diye isimlendirdiler.

Sanki Rabbimiz de (c.c.) Efendimizin (s.a.v.) bu üzüntüsünü teselli etmek için O’nu (s.a.v.) huzuruna aldı. Kitaplarımızda şöyle bir malumat da bulunmaktadır.

Yer ile gök arasında şöyle bir konuşma geçmiştir. Yer, gökyüzüne ben senden daha hayırlıyım diyerek övündü. Çünkü Allah-u Teala beni beldeler, denizler, nehirler, ağaçlar, dağlar ve bunların gayrısından olan şeylerle süsledi. Gökyüzü de; ben senden daha hayırlıyım. Çünkü, güneş, ay, yıldızlar, felekler, burçlar, kürsi, cennet, bendedir. Yer de ben senden daha hayırlıyım. Çünkü benim üzerimde öyle bir yer var ki oraya peygamberler, evliyalar, sıddıklar, müminler tavaf eder dedi. Gökyüzü de, bende de Beyt-ül Mamur denilen bir yer var. Sema melekleri orayı tavaf eder. Cennette peygamberlerin ruhları, şehitlerin ruhları, evliyanın, salihlerin ruhları var diyerek övündü. Sonra da yeryüzü, Muhakkak ki gönderilmişlerin Seyyidi, peygamberlerin sonuncusu, Allah’ın habibi, mevcudatın en faziletlisi olan Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim üzerimde yaşıyor ve şeriatını benim üzerimde icra ediyor deyince, gökyüzü, bunu işitti ve yere övünmekten aciz kaldı. Mevlaya şöyle dua etti.

Ey Allah’ım zorda kalan dua ettiğinde duasına icabet edersin. Ben de şuan yere cevap veremedim, aciz düştüm. Şu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemi bir de bana gönder de O’nu görüp ben de iftihar edeyim. Allah-u Teala duasına icabet etti ve Miraç vaki oldu.

Miraç’dan gelen hediyeler;

1-) Ümmetine şefeaat etme müjdesi,

2-) Bakara Suresinin son iki Ayet-i Kerime’si.

3-) 5 vakit namaz.

Kandilde yapacağımız ibadetler;

12 rekat bir namaz. 2 rekatta selam toplamda 6 selam. Her rekatta Fatihadan sonra 3 İhlas suresi okunur. Özellikle yatsı namazını ve sabah namazını cemaatle camide kılmaya çalışalım, tevbe istiğfar edelim, geçmişlerimize dua edelim, kaza namazı kılalım. Efendimize (s.a.v.) salavat getirelim, velhasıl geceyi değerlendirelim. Kandiliniz Mübarek olsun.

Selam ve dua ile…  Vesselam…    Fi emanillah (Allah’a emanet)…

 

 

Seçim Sürecinde Son Düzlükteyiz

Seçim Sürecinde Son Düzlükteyiz

31 Mart seçimlerinde oy kullanmamıza saatler kaldı .

Yani seçim yarışında son düzlükteyiz .

Çok sert bir seçim süreci yaşıyoruz. Bu seçimler yerel seçimler olmasına rağmen iktidar kanadı da muhalefet kanadı da işe Belediye hizmetleri olarak bakmıyor.

İktidar  kanadı Cumhurbaşkanlığı  yönetim sistemini oturtmak istiyor.

Muhalefet kanadı ise, belediye hizmetlerinde çok güçlü Başbakanlık modeli olan eski sisteme dönmek istiyor.

Çünkü ,güçlü Başbakanlık sistemi gündeme geldiği taktirde ,Cumhurbaşkanı  Erdoğan ‘ın da yetki ve etki alanı daraltılmış olacaktır.

Böyle bir yapıyı Amerika’da ,ve Avrupa Birliği ülkeleride,istiyorlar.

Aslında (CHP)nin seçim ortaklıkları sadece İYİ  Parti ve Saadet Partisi değildir.

İçerdeki gizli ortak (HDP)dir.

Dışardaki “büyük ortak “ise Amerika ve Bankerlerdir.

Geçen Ağustos ayında ,Amerika destekli dolar saldırısı ,(CHP)için “asist “olmuştur.Bugün Kılıçtaroğlu “mutfakta yangın var” diyorsa,bu önemli sloganı, dolar saldırısına borçludur.

Amerika’nın, kuzey Suriye  sınırında  uyguladığı, iki yüzlü politikalar seçim sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gündemi olmuştur.

Kuzey Suriye sınırına yığılan, 30 bin Tır dolusu silah ve mühimmat “beka Sorusunu” için en büyük,delil olmuştur.

Kısaca bu yerel seçim sürecinde,en büyük aktör Amerika olmuştur.

Amerika dolar saldırısı ile, muhalefetin en büyük kozu, olmuştur.

24 Haziranda hezimete uğrayan (CHP)ye, nefes aldırıp, 31 Mart seçimine iddialı girmesinin, önünü açmıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise “Beka sorunu” gündemde tutmasını sağlamıştır.

Ama Amerika, bu seçim sonuçlarını,hepimizden daha  çok merak etmektedir.

Dolar saldırısı ile (CHP)yi  hezimetten kurtaran Amerika, yeni dönemde verdiği bu desteğin karşılığını, isteyecektir.

(CHP)eğer bu seçimlerde, beklenenin üzerinde bir başarı sağladığı taktirde, sokaklar ısınacaktır.

 

Günün Sözü:

Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar,anlaşabilirler.”Mevlana”

 

Avrupa Kupası Maçları

Avrupa Kupası Maçları

Arnavutluk maçı bizim için pek çok yönden önem taşıyordu.

Çünkü Şenol Güneş dönemine başlıyorduk.

Takımımızda karizmatik futbolcularımız vardı ama mevcut kadro “radikal tavsiyelerle” yenilenmişti maçımızı Arnavutluk’la oynayacaktık.

Rakibimiz,sert,hızlı ve inatçı bir takımdı.Şenol Güneş ilk maçımızda macera aramamıştı.

Tecrübeli isimlerle genç yetenekleri harmanlayarak sahaya sürdü.

Çift santraforlarla, hücum gücünü arttırdı ve nokta atışlarla sonuç almayı düşündü.

Defansımızda çok az hata yapınca iyi bir sonuçla deplasmandan dönmüş olduk.

Bu arada,Arnavutluk galibiyeti ile “elemelere kötü başlama” sendromuna da son vermiş olduk.

Deplasmandaki Arnavutluk galibiyeti, gurubumuzdaki en önemli rakibimiz olan İzlanda’ya da gözdağı oldu.

Eskişehir’de oynadığımız Moldova maçında ise farklı bir kadro gördük bu kadro ilk ter atımından sonra takım oyununa daha yatkın göründü.

Moldova maçı Cenk Tosun’un yeniden eski dönemine döndüğü maç oldu.

Moldova maçında daha hızlı oynadık.

Ve takım oyunu oynamayı daha iyi becerdik. Başakşehir’li Mahmut’u artık daha iyi tanıyoruz.Moldova maçında orta sahamız göz doldurdu.

Top sürekli bizim takımda kalıyordu.

Ve adım adım rakip sahaya yayıldığımızı görebiliyorduk.

En önemli becerimiz ise,maçım başından sonuna kadar sürekli olarak yaptığımız “pres” oldu.Israrlı pres, Moldova’yı boğdu.

3gün ara ile yaptığımız Arnavutluk ve Moldova maçları tüm halkımıza umut verdi.

Başta İzlanda olmak üzere,Fransa’yı da endişelendirdi.

Gençlerle tecrübelerin harmanlandığı bu kadroya,hepimiz güveniyoruz.

 

Günün Sözü:Parayı köleniz yapın yoksa efendiniz olur.”B.Shaw”