Köşe Yazıları

Koronavirüs Sonrası Olacaklar

Koronavirüs Sonrası Olacaklar

Koronavirüs hepimize milli ve manevi

değerlerimizi hatırlattı. Farkında bile

olmadığımız komşularımızla yakınlaşmamızı

sağladı. En büyük tehlike terördür diyorduk

ama ondan da büyük ve görünmez bir

düşmanı tüm dünyaya hatırlattı.

Doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın

Kıymetini anlamamızı sağladı.

Şehir hastaneleri için en ağır itibarsızlaştımaları yapmıştık.

O hastanelerin kıymetini anlamamızı sağladı

Biraz geç de olsa az biraz kıymet bilmeyi öğrendik

Ama tüm dünya yaşam savaşı verirken

Bir takım kişi ve ülkelerin krizi

Fırsata çevirme  gayretlerini de görüyoruz.

200 bin ölümü gözden çıkaran Amerika

Kriz sonrası planlanan tek dünya

Ülkesi planının hazırlıklarını yapıypr

Bizdeki paralel devlet gibi ABD de de

Pentagon güdümünde bir abd derin

Devleti olduğunu biliyoruz

Mesela başkan turmp yeniden seçilmek istiyorsa

Merkez bankasını para basmasını ve

Bu hareketin oluşturacağı enflasyonu istemez

ABD derin devleti Fed e emir vererek

1 trilyon dolar basmasını sağladı

Çünkü bu derin yapı ve bağlı büyük

Firmalar tüm dünyayı tek merkezden

Yönetmek için düğmeye bastılar.

Bu yüzden bu virüs ne kadar şiddetli

Geçer ve zarar verirse ABD nin işine gelecektir.

Bakınız  İran bile IMF ye muhtaç hale geldi

Avrupa Birliği 1945 de olduğu

Amerikan yardımlarının gündeme gelmesin istedi

Artık emepryalizm savaş mantığını değiştirdi

200 bin ölüm abd nin umurunda değildir

Amerikanın derdi kriz sonrası tüm

Ülkelere hükmedecekleri yeni bir düzen kurmaktır

Önemli miktarda abd askerinin avrupaya

Gönderildiğini biliyoruz

Salgın biter bitmez yeni bir kuşatma ile karşılaşabiliriz

Zaman nefret ve hakaret siyaset yapma zamanı değildir

 

Günün Sözü

 

Adalet olmadan düzen olmaz

A . Cames

 

 

Sabır  Şükür ve Tedbir Zamanı

Sabır  Şükür ve Tedbir Zamanı

Salgın hastalık dönemlerinde en çok

İhtiyaç duyacağımız özellik sabırdır.

Bir de beterin beteri var diyerek

Şükretmek gerekir.

Tabiki bu iki değere sarılmak da yetmeyebilir.

Devletin aldığı tedbirleri desteklemek gerekir

Ve hepsine harfiyen uymak gerekir

Bu günlerde; gelecek zamanlarda dehşetle

Bahsedilecek toplu bir sınav veriyoruz

Adalet anlayışının ve evrensel hukuk

Kurallarının olmadığı ve gelir adaletinin

Kalmadığı her toplum eninde sonunda

Böyle bir sınavla karşılaşacaktır.

Doğa ile barışık yaşamadığımız için

Takvim çalıştıkça başkaca felaketlerle karşılaşacağız.

Depremlerin sarsma vakti geldiğinde

Çürük binalarımız yıktığını öğrendik

Koronavirüs vb salgınların da her

100 yılda bir ortaya çıktığını yeni farkettik.

1918 de milyonlarca kişinin ölümüne

Sebep olan bir ispanyol gribi yaşandığını

Yeni yeni öğreniyoruz.

Burada önemli felaketlerden çok bu

Felaketi fırsat olarak kullanan kişi ve ülkelerdir.

Bunlar salgın henüz bitmeden harekete geçtiler

Bu zihniyet ülkesinde ve dünyada zarar

Gören insan sayısına bakmaz

Bu ülkelerin zengin iş adamları

Salgın sonrası; değeri düşen işletmeleri

Hurda fiyatına kapatma derdindedirler.

Fırsatçı ülkelerde salgın nedeni ile

Zayıf düşmüş ülkeleri kontrol etme telaşına girerler

Yani koyun canm derdinde onlar et derdindedirler.

İşte böyle bir senaryoda yapılacak iş

Sabretmek ve şükretmektir.

Birlik olmak için çaba göstermektir.

Bu büyük sınavdan en az hasarla çıkmak

İçin kurallara mutlaka uymalıyız.

 

Günün Sözü

Sevgi birliğe

Bencillik yanlızlığa götürür

Schiller

Pusuda Bekleyen Ülkeler

Pusuda Bekleyen Ülkeler

Dünyada 2. Dünya savaşından sonra

Kurulan düzen tamamen değişecek

Birleşmiş Milletler; gücü ve etkisi kalmayan

Kocaman bir binadan farksız hale geldi.

Birleşmiş Milletlerin ayrıcalıklı 5 üyesi ise

Kendi ülkelerinde virüse kurban oldular

ABD Başkanı 200 bin insanı kaybedersek

Buna razı olacağız diyor

İngilterede kraliçe ortadan kayboldu

Kendisini özel bir yerde izole etti

Prens Charlis te virüse kurban oldu

İngiliz başbakanı ve ingiliz sağlık otoritelerinin

Bir panik yaşadıklarını görüyoruz

İtalya’da büyük kayıplar görüyoruz

Fransa’da büyük kayıplar yaşadı.

Çin’in ilk başlarda neler yaşadıklarını anımsıyoruz

Rusya’dan çok ayrıntılı bilgi alamasakta

Onların da virüs ile baş etmeye çalıştıklarını biliyoruz.

200 ülke içinde olağanüstü ayrıcalıklarla donatılmış

ABD,Çin, Fransa, Rusya, İngiltere’nin

Virüsün pençeleri altında nasıl kıvrandıklarını

İbretle ve dehşetle izliyoruz.

Şimdi hepsi pusuya yatmışlar ve bu virüs

Fırtınasının dinmesini bekliyorlar.

Hepsi fıırtına diner dinmez bir ekonomik

Salgın yaratma peşindeler.

Bu virüs hiç haketmedikler halde petrol sayesinde

Servet ve itibar kazanan arap

ülkelerinin de bitmesine neden olacaktır.

Bu konuda en büyük zararı yıllarca

Efendileri kabul ettikleri abd den görecekler.

Bir süre sonra petrolün hükmü geçince

Sürekli üretmeden hazır yiyen bu ülkelerin

Başka ülkelere sığınma gayreti

içinde olacaklarına şahit olacağız.

Bu virüs bizi kısmen de ekonomi konuşmaktan uzaklaştırdı.

Her alanda üretimin azalması ve durması,

Dövizin TL karşısında sürekli değer kazanması

Gıda fiyatlarında sürekli bir artış yaşanamsına rağmen

Mart enflasyonun ilginç şekilde düşük çıkması

Ekonominin kötüye gidişte olmadığını gösterdi

Şu nisan ve mayıs aylarını az hasarlı atlatırsak

Bizim dünyamızında tüm dünyanın da değişeceğini göreceğiz.

Günün Sözü

Hayatın güzel olması için

Eksiksiz olması şart değildir

 

 

BERAT KANDİLİ KISA ANLAMI VE ŞİİR’İM

BERAT KANDİLİ KISA ANLAMI VE ŞİİR’İM

Berat sözcüğünün Arapça bir kelime kısaca anlamı, İnsanların dünya yaşamındaki yaşantısı içinde yaptığı hataları bu hataların farkında olup bir daha yapmaması arınması, aklanması ve bu zorluklardan kurtulması anlamındadır. İslam da Berat geçesini feyizli bir gece olması yapılan nafile ibadetlerin ihlasla Allah için yapılanlar dualar kullarına fazlasıyla döner.

Berat Gecesinde. “Allahuteala” Kur’an-ı Kerim Levh-il mahfuz semasına inişi ve bir ayet meali ( Apaçık olan kitaba ant olsun ki kuranı mübarek bir gecede indirdik(Duahan 3-4)

Bu gecede yapılan ibadetlerin Rahmeti ve bereketi de kullarına mükafatı boldur.

 

Üç aylarda Recep, Şaban, Berat kandiliyle, Ramazana az günler kalması birlik beraberlik ve sağlıklı huzur içinde ramazana kavuşmamız. Allah’ım affında biz kulların üzerine sevginizi nasip eyle. Geçmişimizde yaptığımız günahlar bu gecenin hürmetine rahmet kapılarını açarak rahmetinde bizlere nasip eyle. Rahmet bereket Berat gecesi hürmetine rahmetinle milletimizin birliğini yıkmaya yok etmeye çalışan içten ve dıştan bizden biri gibi görünen şer fitnelerine fırsat verme Allah’ım. Bu fitneleri ıslah eyle olmazlarsa bilen sensin Kahhar sıfatıyla tarumar eyle ALLAH’IM. Ey Rabbım şu mübarek Berat gecesi hürmetine tüm insanlık alemini kardeşlik, barış, huzur içinde yaşamasını nasıp eyle. Türk ve İslam alemine Berat kandilini hayırlara vesile eyle, Allah’ım. Şu korona virüs vebasını hanemizden, ülkemizden ve dünya aleminden bu gecenin hürmetine temizle, ALLAH’IM..“AMİN”

 

“BERAT GECESİ HÜRMETİNE AFFET ALLAH’IM”

Ellerimizi açtık semaya,

Dilimizle durduk duaya,

Kalpten bağlandık Mevla’ ya,

Berat gecesi hürmetine affet, Allah’ım!

*

Kalpten durduk divanına,

Bizler sığındık kapına,

Şefaat ver kullarına,

Berat gecesi hürmetine affet, Allah’ım!

*

Dünyan geçici hanın,

Fani aleminde imtihanın,

Son nefeste şefaatin,

Berat gecesi hürmetine affet, Allah’ım!

Y.T:12.12.2003

Koronavirüs ve Bir Anı

Koronavirüs ve Bir Anı

Korona virüs ile mücadelede en iyi yöntemin evde

Kalmak olduğu iyice öğrendik

Bu acımasız düşmanın vücudumuzda neler yaptığını da

Mehmet Ceyhan hocamızdan öğrendik

Aynı zamanda bilim kurulu üyesi de olan

Mehmet Ceyhan Hoca;

Virüs eğer ciğerlere ulaşmaz ise

1 hafta sonunda iyileşme başlıyor diyor.

Virüs eğer akciğere inerse Göğüs ağrısı

İshal ve nefes darlığı başlıyor diyor.

Eğer kişide akciğer hastalığı varsa ve

hastaneye yatmış ise bu süre bir kaç haftayı bulabilir diyor.

Eğer bir akciğer rahatsızlığımız yoksa ve

Bağışıklığımız güçlü ise virüs bizi yatıramıyor

Bir tıp elemanı olamsak da güçlü beslenmenin

Ve güçlü bağışıklığın koronavirüs için

En etkili silah olduğunun artık farkındayız.

Genç ve kuşağın ve orta kuşağın büyük bölümünün

Kendilerinde bu virüs olup olmadığını

Anlamadan bu süreçleri atlatacağını da biliyoruz.

65 yaş üstü kuşağın ise akciğerlerinde bir problem varsa

Ve nefes darlığı yaşıyorsa büyük bir

Sıkıntı yaşayacağını duyuyoruz.

Rahmetli dedem Osman Gürçay sıtmadan vefat etmişti.

Yunanistandan mübadele ile gelirken

Yolculuk şartları bir çok Türk’ü hasta etmişti.

Biz de ailceke ilk sıtma kurbanımızı bundan yaklaşık 100 yıl önce vermiştik.

Çocukluğumdan, Sıtma ile mücadele derneği tabelaları hatırlıyorum.

Öyle veya böyle bu korkunç salgını atlatacağız.

Ama bu salgının geçmişteli salgınlardan çok farkları olacaktır.

Çünkü bu salgın insanların sadece sağlıkları ile değil

Toplumsal ve sayısal yapıları ile de oynayacaktır

Tabi en önemli kaybı ekonomik alanda verecektir.

Bu salgın halkımızın devletin önemini farketmesini sağlamıştır.

Bundan böyle liberal ve kapitalist sistemin geçmişteki

Gibi itibar ve ayrıcalık görmeyeceğini  düşünüyoruz

Bu salgın sadece insanları değil sistemleri de vuracaktır

 

Günün Sözü

Yiğitlik intikam almak deği

Tahammül etmektir.

Shakespeare

HAYAL DÜNYASI!

HAYAL DÜNYASI!

 

Hayatın tüm yükünden, bütün gerçeklerinden sıyrılmak istediğim bir güne uyandım bugün.

Zihnim, böyle zorlu dönemlerde sarılmayı sevdiği hayal dünyama, beni gülümseten tatlı anılarıma yöneldi hemen, hem de gözlerimi açar açmaz.  Bu yöntem başvurmaktan hoşlandığım, haz aldığım bir yöntem.

Belki de bunun için insanların pek çoğu bu illet başlayalı henüz 3,5 hafta olmuşken, daha şimdiden psikolojileri diplerde seyretmeye yüz tutmasına rağmen, ben hâlâ ilk günkü zihin tazeliğimi koruyorum!

Bundan 4 yıl önce yaşamaya başladığım hastalıklar zinciri bana şunu öğretti; “hayatın içinde olan biten hiç bir şeye fazla anlam yüklememeyi!”

Bir şeyin beni fikren karanlığa, üzüntüye götürdüğünü hissetmeye başladığım an, o konudan o kişiden kopmayı öğrenmiş yapım sayesindedir belki de olumsuz olaylara karşı gösterebildiğim metanetli duruş!

Koronadan bahsediyorum elbette.

Şu an dünya üzerinde bundan daha vahim ve endişe verici ne olabilir ki?

Hani bir söz var ya “taş olsa çatlar” diye…İşte; kendinizi ve ruhunuzu bu sözü söyleyecek, sizi bu cümleyi kuracağınız noktaya getirecek kadar sınırlarınızı zorlamayın. Zira, dünya denen bu devrialemde hiçbir şey kalıcı değil.

Ve hatta üzüntülerimiz bile ölçülü ve yerinde olmalı!

Hepimizin hayatında türlü zorluklar var. Dünyada hiç kimse pamuklara sarılmış bir yaşam sürmüyordu zaten; ne koronadan önce ne de şimdi şu anda, korona salgının hüküm sürdüğü zamanda. Ve inanın koronadan sonra da bu böyle olacak.

Yani hiçbirimiz masallarda olduğu gibi ” …ve sonra mutlu bir şekilde yaşamlarına devam etmişler!” gibi pembe bir cümleyle sürdürmeyeceğiz hayatlarımızı!

Var olduğumuz sürece yaşamın içindeki mücadele hep devam edecek. Bunun adı bazen korona olacak, bazen başka bir şey! ..Bazıları korona kadar haşmetli ve ürkütücü olurken bazıları ise daha küçük ve belki de bireysele sığdırılan sorunlar olacak.

Önemli olan şu ki; sizler böyle dönemlerde tıpkı benim zaman zaman yaptığım gibi kendi hayal dünyanıza dalarak ruhunuzu bir nebze de olsa şımartabilecek misiniz?

“Her şeye rağmen” bunu yapabilecek güce sahip olabilecek misiniz? Veya bu huzur veren oyunu ne kadar sürdürebileceksiniz?

Kendinizi şımartın güzel insanlar !…Evet, hem de tam da şu dönemde yapın bunu.

Eve hapsolmuşluğunuzu unutarak,

Geçim dertlerinizi yok sayarak,

Varsa borçlarınızı düşünmeyerek,

Ölenlerin sayısını korkuyla izlemeyerek,

İşsiz kalır mıyım düşüncesiyle harap olmayarak,

Çocuğum okula gidemeyecek mi bu yıl sorusuna aldanmayarak,

…..

Bu ve buna benzer düşünceleri beyninizde sürekli tekrar etmeyerek kendinize yardımcı olun. Yoksa hepimizi korona değil, korku ile yaşamak öldürecek!

Endişe içinde, sürekli derin ve olumsuz düşüncelerle sürdürülen bir hayat, hayat değildir!

Şımartın kendinizi, hayatın siyahına inat renklere bürüyün ruhlarınızı.

Korku yerine huzura yer açın kalbinizde…

Umutla doldurun damarlarınızı ki umut kanı pompalansın vücudunuzda.

Her şart ve durum altında bizlere minik de olsa sunulan mutluluklar mutlaka vardır!. Sizin hayatlarınızda bu her ne ise onu bulup çıkarın.

Diyeceğim o ki; koronaya ve hayatın şu dönemki olumsuz şartlarına rağmen yaşıyor olduğunuza şükrederek, sahip olduklarınızın kıymetini bilin.

Umutla, sağlıkla ve renkler içinde kalın.

 

Merhamet Duygumuzu Hatırladık

Merhamet Duygumuzu Hatırladık

Coronavirüs tüm dünyayı kırıp geçiriyor.

Şimdiden Onbinlerce insanın canını aldı

Tüm dünya ülkelerinin ekonomilerini kilitledi

Hemen hemen hepimize ; ” sağlık söz konusu olunca

Mal ve mülk teferruattır” dedirtti.

Şİmdiye kadar en büyük felaket olarak bildiğimiz

Depremlerden de daha büyük afet olduğunu gösterdi

Birey olarak kendimiz ile de yüzleşmemizi sağladı

Kendimizin ve komşumuzun farkına vardık.

En büyük sermyemizin sağlığımız olduğunu fark ettik.

En zenginimiz ile en fakirimiz bir anda eşitlendi

Halktan kopmuş zengin tabakanın merhamet damarlarını kabarttı.

Bazıları otellerini sağlıkçılara açtı

Bazılarısahra hastanelerine klimalar bağışladı

Arçelik; solunum cihazı üretimine başladı

Bazıları fakir fukaraya gıda yardımına başladı

Yıldırım hızıyla yayılan bu virüsün bir

Anda ortadan kaybolacağına düşünmüyoruz

Mart ayının ortalarında Goldman Sachs adındaki analizci

Amerikalıların yarısının, Almanyalıların ise

Üçte ikisinin bu hastalıkla tanışacağını yazdı

Allah böyle bir istatistikten ülkemizi korusun.

Henüz tırmanma durumunda olan bu virüsten

Korunmanın tek yolu evde kalmaktır.

Ölüm oranları yüzde 2-3 lerde kalsada

Bulaşma hızı çok yüsek ve hızlı rakamlıdır

Genç nesil bir ölüm yaşamasa da akciğerlerde

kalıcı bir hasar bıraktığından bahsedilmektedir.

60 yaş ve üstü ise bu virüsün asıl zarar verdiği yaş grubudur.

İlacı yoksa ve aşısı henüz bulunmamışsa elimizdeki

En büyük kozumuz korunmaktır.

Evde kalalım ve temiz kalalım.

Şimdilik yapacak başka şey yok

Günün Sözü

Öldükten sonra da yaşamak isterseniz

Ölmez bir eser bırakınız.

H z Ali

 

 

“GELEN KORONA VİRÜSÜYLE YİYECEK, İÇECEK, GIDA GÜVENLİĞİ ÖNEMİ VE ŞİİR’İM”

“GELEN KORONA VİRÜSÜYLE YİYECEK, İÇECEK, GIDA GÜVENLİĞİ ÖNEMİ VE ŞİİR’İM”

Korona virüs dünyayı esir aldı ve bir yandan virüsle ölümlere çare aranırken bir yandan da insanların yaşamını sürdürmesi için gerekli gıdaların temini bir yandan birçok ülkeler tarımda gıda üretiminin devamı için daha sağlıklı hijyenik üretimden tüketime kontrolü önlemler almak için gelişimleri olacak ve ülkelerde alınacak önlemlerin insan sağlığına zarar vermeyen tarım ve gıda üretimini, tüketimini pazarlarda nasıl etkileyeceği olacak. Dünya Sağlık Örgütü kaynaklarının tamamı, gıda tüketimi ile korona virüsün bulaştığına dair bir kanıt olmadığı söylüyorlar. Fakat bu salgınla tarım ve gıdanın önemi ve daha da önemlisi kendi kendine yeterliliğin önemi bir kez daha kanıtlanmış şekliyle belki’ de tüm gıda üretim politikası değişimiyle yerli ve daha sağlıklı, organik, bölgelere göre ürün üretim çeşitliliği hijyenik ve standart üretim ve pazarlama şekliyle prosedürlerinin gelişimi olacaktır. Özetle, dünya büyük bir felaketle karşı karşıya. Bu felaketi atlatmak için birçok ihtiyaçtan vazgeçebilir, ancak gıdadan vazgeçilemez. Bu bilinçle tarım ve gıdanın önemini daha iyi anlamamız ve umarım bu konuda ülkemi yönetenler uygun üretim ve tüketimi yönlendirmeleri düşünceler tedbirleri almaya başlamıştılar.

 

Yiyecek, İçecek ve gastronomi konusunda turizm sektöründe ilgili alanım olması ve önemli bir konu ön planda hijyen; hijyene dikkat edilmesinin halkın sağlığı için gerekli olduğunu ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde; son günlerde tüm dünyada yaşanan Covid-19 virüsünün etkileri kapsamında genelde ve bireyler bazında hijyenik koruyucu tedbirler ve hizmet sürekliliği başlıkları altında çeşitli önlemler almakta mecburuz.  Bununla birlikte, yiyecekleri tutarken veya hazırlarken hijyen kurallarına dikkat etmek gerekir. Ellerinizi ve yüzeyleri sık sık yıkamak, çiğ etleri diğer gıdalardan ayırmak, doğru sıcaklıkta pişirmek ve gıdaları hemen soğutmak her zaman önemlidir. Bu kritik süreçte sahada ve ofis çalışmalarında, evlerde, kişisel ve çalışma alanı hijyenlerini sağlaması amacı ile gerekli ekipman ve dezenfektanlar bulundurulması, iş yerlerinin gerekli eğitimleri tüm personellere verilmesi. Bu kapsamda gerekli bütün tedbirleri etkin bir şekilde alındığı taktirde ve kesin kurallara ve hizmet kalitesini sürdürüldüğünde ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak, hizmet sürekliliğini güvence altına almak olursa gelecekte bu gibi virüsünün yaratabileceği olumsuz etkileri minimum düzeyde tutmaktır.Bugünden itibaren şu durum var ’ki toplum çoğunluğu dışarıda yemek yeme konusunda tedirgin olacak ve bu sektör de kısa zamanda kayıpları olacak; Eğer hizmet sektöründe küçük ve orta boy işletmeler alınan tedbirlere uyum içinde olunursa müşteri güvenini sağlarsa kısa dönemde toparlanma olur. Fakat her sektörde olacak maliyet artışları bu sektörlerde olması ihtimaldir. Bu nedenle Türkiye gibi bir ülke temel ihtiyaç üretimlerini devletin tekelinde olması üretim maliyetleri daha sağlıklı ve maliyette düşüklüğünü’ de sağlar.

 

Korona virüsün şu anda en etkili olduğu İtalya ve İspanya birçok üründe Türkiye’nin en ciddi rakipleri; İtalya ve İspanya’dan ürün tedariki yapamayan ülkeler Türkiye’ye yönelebilir. Fakat Türkiye’nin buna hazırlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Korona virüsün gıda yoluyla bulaşması yok fakat engellemenin yolu’ da acilen yiyecek ve içecek üretimden tüketime uygulamalarını hayata geçirecek AR-GE-Hijyen- Kalite kontrol standartlaşma ve organik sağlıklı ürün yerli tohum ve üretim faaliyetlerinde devletin bu alanda ilgili fakülteleri ziraat ve veteriner, gıda fakülteler, kooperatifler, çiftçi üretim birlikleri ve ilgili kurumlar ortaklaşa koordineli üretim yapan bölgelere göre entegre fabrikalarını kurarak hem işsizlik sorununu çözer ve Türkiye bu pazarda saygın yerini alır ve gelecekte çıkacak yeni tehlikelere hazır ve önem verdiğini gösterir. Küresel salgın ve kıtlıklara sağlıklı güvenilir hazırlıklı olduğunun tüm dünya pazarında ve iç pazarda güvenli gıda üretim ülkesi olur. Güveli sağlık için kendini koru ’ki! Çevreni korumuş olursun. # Evinde Kal ve işinde kontrolü ol mesafeli dur, umutlarını söndürme sağlıklı olasın…

 

DEFTERİN SIRALANIR OKUNUR GİDER

Aldanma dünyanın zevkli görüntüsüne,

Mezar taşın zamanla yazılır gider.

Sual melekleri alırlar sayıma,

Yürekler titrer ezilir gider.

*

Dünyada varlığın bir anın

Ecel şerbetin gelince içersin

Emelin olmazsa halin perişan

Tenin toprağa karışır gider.

*

Kendini beğenip gezinip durma

Elinle kendine kötülük yapma

Gün gelir kazınan mezarına

Taşları çukurda bozulur gider.

*

Kabahat sen kendinde aran

Kimseye kızıp söyleme falan

Alemi cihanda dursun olan

Senden resmin çekilir gider.

*

Sorulur sualler acilden acil

Cevap veremezsen olursun cahil

Atarlar kemendi etmezler tahlil

Kendi zincirin çekilir gider.

*

Levanı asarlar kendi boynuna

Etiketleyip sarıp koyarlar koynuna

Kimse yaklaşamaz kendi affına

İki yoldan biri açılır gide.

*

Sırat köprüsünü açıp geçersen

Kanatlanır uçarak menzile gidersen

O yolları sırasıyla geçersen

Sırtında tacı olur gidersin,

*

Der Mehmet dünyaya aldanma

Yap emelini sonradan yanma

Huzur mahşerde kendin utanma

Defterin sıralanır okunur gider.

Y.T:15.12.2019

 

Kabahat Kimde !

Kabahat Kimde !

Koronavirüs salgını, az da olsa kendi kendimizle yüzleşmemizi sağladı.

Küresel bir salgın hastalığın en önemli konu olduğunu anladık.

Gelişmiş ülkelerin bile salgın karşısında ne kadar aciz kaldıklarını ibretle gördük.

Her yüzyılda bir, tüm dünyada bir salgın hastalık yaşandığına da hayret ettik.

Aslında, yaşadığımız bu felaketlerin ortaya çıkmasında bizler sorumluyuz.

Doğayı kirletiyoruz. Paylaşmayı bilmiyoruz. Dinimizin vitrinde görülen ve menfaatimize uyan kısımlarını uyguluyoruz.

Nerede adalet, hani liyakat, nerede hukuk diye sorgulasak Kuran-ı Kerim’de hepsi var diyoruz ama, hayatımıza geçiremiyoruz.

Doğayı kirlettiğimiz gibi, toplumu da çürüttük.

Koronavirüsü sanki özel imalat ve ısmarlama bir virüs gibi görüyorum.

Hedefinde, dünyanın her ülkesindeki 65 yaş üstündeki kitleler var.

Bu yaştaki yöneticiler, kirlenen doğanın ve çürüyen toplumların en önemli sorumlularıdır.

Yaşadığımız bu salgında Allah’ın takdirine tabiki saygımız sonsuzdur.

Ama. Toplum olarak biz kendi yanlışlarımızın cezasını çekiyoruz.

Aslında, çağdaş yaşamda, bilimde, teknolojide ve iletişimde inanılmaz bir noktaya geldik.

Bu güzellikleri silah üretiminde kullandık.

Faydalı olduğu kadar, zararlı ilaçlar içinde kullandık.

Ortadoğuda, tam 40 yıldan beri savaş yaşadık.

Silah üreticileri, iki tarafıda silahla beslediler.

En son hamlemiz, kimyasal silah ve biyolojik silahlar üzerinedir. Yıllar önce, Esed’in kimyasal silah kullandığını görmüştük.

Şimdi ise sıra biyolojik savaşa gelmiştir. Yüce Allah yarattığı kullarına kıymaz.

Biz, kendimiz birbirimize kıyıyoruz.

Günün Sözü

Ölüm her şeyi eşit yapar.

“Claudianus”

“KORANA İLE GELEN DURUM VE ŞİİR’İM”

“KORANA İLE GELEN DURUM VE ŞİİR’İM”

Bugün için ülkemde korona virüse karşı çok iyi mücadele ediliyor gibi görünüyor ve deniliyor’ ki! her iş yolundadır. Fakat ilgili ve bazı bilim insanlarının sesleri öyle söylemiyor ve ünlü bilim insanları televizyonlarda der ki! sıkı tedbirler gerek ve doğruları yansıtmak insanımızı rahatlatmak gerek, yoksa böyle gidişat durumları ilerleyen zamanda üzücü boyutlar getirir. Diğer bir ilgili meslek grubu görüşü, Aile Hekimler Derneğinin yönetiminin açıklaması, aynı görüştedir. Ortaya çıkan ve görünen acilen olağan hal sistemi uygulanması, sağlıkta tüm imkanların özel hastaneler dahil devletin yön vermesi, işverenlerin mecburi her türlü desteğin sağlaması, özel sektördeki birçok şirketler işçisini çıkarmadan işine devam eder şeklinde geçimini sağlayacak ücretlerini vermesi, küçük esnaf ve yanında çalışanlara devletin destek vermesi, devlete düşen görev sigorta primler su, elektrik, doğal gaz benzeri giderlerini karşılanması ve psikolojik desteklerin verilmesidir. Bunlar ancak geçici olağan üstü hal uygulaması yapılırsa olur. Bu uygulamada devlet kanunen dar gelirli yurttaşının her türlü temel ihtiyaçların ücretsiz karşılama sorumluğu dahilindedir. Devleti yöneten akıl korona virüs konusunda alınan tedbir ve uygulamalarda deniliyor ’ki “Hey güzel halkım herkes kendi olağan halini uygulasın” Neden acaba resmi kararla olağan hal uygulaması devletin mecburiyetten dolayı dar gelirli halkına bakmaması için giderlerinden’ mi çekincesi var veya nakit para durumu kısıtlı, ortaya bu tablo çıkıyor…
Bugünün dünyasına korona virüsün, gelişiyle başta vahşi kapitalizm, sosyalizm ve Ataizi’m, sözde İslamın dahilinde gösterilmeye çalışan gayri şeriat ’izim, sistemler dibe vurarak tartışılır halede kendi rejim sistemlerinin yanlışlıklarını üstünlük gayretleri içindedirler. Kendileri’ de biliyor ki bu uyguladıkları sistemler insanlığın çoğunluğuna faydasından zararı çok ve başka bir şey vermediğini, korona virüsü yayan’da, yapanda, kendileri olduğunu paralar, lüks yaşamlar sömürüler, bu efendiler azınlık olmalarına rağmen çoğunluk insanlara moderne köle gibi bakmaları olması, bu korona virüsüyle kendilerinin’ de paralarıyla makamlarıyla aciz kaldıkları görünendir. Bundan sonra yenidünya düzeni şekli yönetimleri paylaşım, adalet, İnsanın önemi, doğayı tahrip etmeden daha önemi olacak gibi görünüyor. Çükü dünyanın gidişatını ellerinde tutan sistemler insanlık alemine getirdiği yarardan çok zararını verdi ve bu efendilerin birçoğu anlar gibi olsa’ da gurur ve kibirliler-inden belli etmeseler’ de çaresizler.
Ey dünya efendileri kendini paranla, mülkünle, makamına, şöhretine böbürlenenler. Şunu anlayın ve görün artık; hem bu alem, hem görünmeyen alemin sahibi var. Hepiniz bilirsiniz, fakat anlamak istemekte zorluk çekersiniz; insanlığın geçmiş tarihine dönüp bir bakın nice kavimler efendileri yerle bir olmuş hüsrana uğramış, gelin yaratanı emirlerine filen uyun dünya varlığı denilen yer bir nefes alışındır. Değerli genç kardeşin anlayın, bu virüs belasından korunun, gençliğine sakın güvenip evinde ailene virüsü sokma ve sen gençsin geleceğe umutların varsa oda sağlıklı olursan olur. Değerli büyüklerim sizler ülkenin çilesini çekmiş büyüklerimizsiniz geçmişinle geleceği bilen tecrübelere sahiplerisiniz sabırla bekle dışarı çıkma hastalığa pirim verme ve tüm sağlık çalışanı sizler fedakar önemli değerler-siniz. Bir cankurtaran bin mükafatı olacaktır. En derin duygu saygılarımla; Allah yar ve yardımcınız olsun. Tez zamanda bu virüs bertaraf olsun.” İNŞALLAH”
NEDEN BÖYLE OLDU UNUTTUK SENİ
Kölelik ettikçe biz yanlışlara,
Alkış tuttukça her hallerine,
Yanlışa doğru dedik biline,
Neden böyle oldu bir düşünsene.
*
Duygumuz körlendi hava hevese,
Ruhumuz kirlendi altın kafeste,
Dost bulamadık doğru adreste,
Neden böyle oldu bir düşünsene.
*
Eğdik başımızı eyvallah dedik,
Sel olsa’ da gözyaşı artık,
Dolmaz olur gönüller kırık
Neden böyle oldu bir düşünsene.
*

Azgın denizler gibi dalgalanınca,
Mülkün korkuları tatlıdır cana,
Haramı helalle çıkardık limana,
Neden böyle olduk bir düşünsene.
*
Fitne derdinden girdikçe zora,
Bulamadık çare düştük çukura,
Eğri büğrü yolda oyalandıkça,
Neden böyle olduk bir düşünsene.
*
Savaşmadık cehalete göz kapadık,
Olan bunca fırsatları kaçırdık.
Yalan çelengini kibirle ördük,
Neden böyle oldu bir düşünsene.
*
Her Cuma, doldurduk camilerini,
Döktük secdelerde alın terini,
Saflar tuttuk dinledik ayetlerini,
Neden böyle olduk bir düşünsene.
*
Yükselmedi hak içinde yerimiz,
Sanki kalınlaştı, haya derimiz.
Her makyajla oldukça kirimiz,
Neden böyle oldu bir düşünsene.
*
Verdik çürükleri ayırdık maldan,
Fakiri kandırdık petekten, baldan,
Tonlarca ürünü topladık daldan
Zekatı vermedik bir bir düşünsene.
*
Kalpler doldu nefretle kinle,
Haşır neşir olduk hurafelerle
Yüce Rahibimiz affını eyle,
Neden böyle olduk unuttuk seni.
Y.T:27.03.2020