Köşe Yazıları

Cemal Kırgız’dan “Son Nokta Gazetesi”

Cemal Kırgız’dan “Son Nokta Gazetesi”

25 Mayısta, “a-gazetenin” değerli yazarı, kardeşim Osman Gürçay ve yazı işleri Müdürü Ahmet Kundakçı ile birlikte Cemal Kırgız’a konuk olduk.

Değerli Dostumuz Cemal Kırgız ‘ın, Gemlik basın hayatına sunduğu “son nokta” gazetesinin tanıtım toplantısına, katıldık.

Gemlik Belediye Başkanımız Mehmet Uğur Sertaslan ile, bir süre sohbet ettik.

Ailemizin en yakın dostu, Mukaddes Serim ablamızla da, hasret giderdik.

Cemal Kırgız’ın basın bürosu, o kadar yoğun misafirle dolduki, bir an çökecek mi diye korktuk.

Bu vesile ile, yan odada, yeni kurulan “Yeniden Refah Partisi” yöneticileri ile, tanıştık.

Cemal Kırgız ile tanışmamız (1990)’lı yılların ortasına rastlamıştır.

Ben Kamu görevinden emekli olmuş, değerli Kadri Güler’in gazetesinde yazmaya başlamıştım.

Cemal Kırgız’da, Olay Gazetesinin Gemlik Temsilcisi idi.

Gürle hanın en üst katındaki Olay Bürosu, sohbetlerin “merkez üssü “ olmuştur.

Gemlik’teki her kesimden kişileri, Olay bürosunda tanımıştım.

Bir ara, Cemal’in telkini ile,  bir Gemlik radyosunda birlikte, program yapmıştık.

Cuma akşamları yaptığımız program sonrasında,”Martı Restoranda” soluklanıyorduk.

Yaşlarımız farklı olsa da, bası ortak paydamızdı. 2002 yılında, Kadri Güler ile Cemal Kırgız’ın referasları ile, Çağdaş  Gazeteciler Derneğine, üye olmuştum.

Cemal Kırgız’dan, yıllar öncesinden beri, gazete çıkarma projesini dinlemiştik.

Demek ki kısmet bu günlere imiş.

Hayırlı uğurlu olmasını, diliyoruz. Bu yeni projenin, sağlıkla, huzurla ve başarı ile dolu olmasını, temenni ediyoruz.

Açılış gününde, “aile birliğine” de tanık olunca sevincimizi daha da artığını, söylemeliyiz.

Günün Sözü: Başarının dört şartı bilmek, istemek, susmak ve cesaret etmektir.”Munthe”

 

Sandıktaki Hesap Mecliste Tutmadı

Sandıktaki Hesap Mecliste Tutmadı

31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini, bir hatırlayalım

İmamoğlu: %47

Yıldırım: % 47

Oy  almıştı.

Ama İmamoğlu son dakika hamleleri ,ile gelen, 13 bin oy ile, birinciliği kazanmıştı.

Ama ortaya çıkan bu hesabın, meclis üye adetleri ile sağlaması tutmamıştı.

İstanbul büyükşehir Belediyenin, 312 üyesi vardı.

Bu üyeleri 176 adeti, Ak partili üyelerdi.

Ayrıca 4 üyede, (MHP)’ye aitti. Yani Cumhur ittifakı, İstanbul Meclisinde, ulaşıyordu.

(CHP) ve ortaklarının üye toplamı ise, (132)de kalıyordu.

Yani, (132) üye’li  İmamoğlu, (11)üyeli Yıldırım’ı yenmişti.

Ayrıca İstanbul’a bağlı (39) ilçe vardır.

Bu (39)ilçenin, (24) adedinin Belediye Başkanlığını, Ak Parti kazanmıştır.

Ayrıca, bir ilçede de (MHP)’li Başkan kazanmıştır.

Diğer, 14 ilçenin Belediye Başkanlıklarını da, (CHP) ve ortakları kazanmıştır.

Yani 14 İlçenin desteğini alan İmamoğlu, 25 ilçenin desteğini alan Yıldırım’ı yenmiş oluyordu.

Demek ki, sandıktaki hesap, ne Belediye Meclis üye sayısıyla, nede İlçe sayısıyla, uyuşmuyordu.

Bu uyuşmazlık, az buz değildi.

Demek ki adaylardan birinin oy pusulalarının başına, bir şeyler gelmişti, sonuçta, iş (YSK) ya gitti.

Ve İstanbul Belediyesi Başkanlığı seçimlerinin, tekrarına karar verildi.

7 üye, yeniden seçim yapılması dedi.

Başkan dahil 4 üyede, seçimin yeniden yapılmasına, gerek yok dedi.

Sözün kısacası, YSK kendi içinde yaptığı oylamada bile, “tam kanunsuzluk” olup olmadığı konusunda, oy birliği sağlayamamıştı.

Ama bizim matematik hesabımız, çok netti.

Ve bir şeyler olduğunu işaret ediyordu.

 

Günün Sözü:

Kendi geleceğimizi, kendimiz hazırlarız sonrada, kader deriz”Disraeli”

 

Sonucu Ankaragücü Ve Malatya Belirleyecek

Sonucu Ankaragücü Ve Malatya Belirleyecek

Bu hafta oynanacak maçlarla, 2018-2019 süperlik sezonunu kapatacağı.

Son yıllarda, sürekli küme düşme korkusu yaşıyoruz.

Yine kabuz dolu bir sezonda, Trabzonspor’u evinde yenerek, küme düşmekten son maçta kurtulmuştuk.

Ve o sene, Rizespor küme düşmüştü bizim düşmekten kurtulmamız, Trabzon ile Rize’nin arasını, adam akıllı açmıştı.

Kısacası Çekirge, bir sıçradı, iki sıçradı ama, bu sezon tekrar sıçraması, kolay olmayacak.

Çünkü Malatyaspor’u, kendi evinde yenmemiz bile, bizi kurtarmıyor.

Düşme hattındaki rakiplerimiz olan Erzurumspor ile özellikle Göztepe’nin, puan kaybetmesi, gerekiyordu.

Neden bu duruma düştük diye, puan cetvelini inceliyoruz.

26 golle, süper ligin 33 maçta en az gol atan takımı olduğumuzu, görüyoruz.

Aslında takımlarda, insan vücudu gibidir.

Puan cetvelinde yer alan veriler, takımın gücü, kuvveti ve sağlık durumu hakkında, her türlü bilgiyi verirler.

Mesela, 16 kez berabere kalarak, açık ara birinci sırada, yer bulmuşuz.

Çok berabere kalmak ve en az gol atmak demek, hucumda yokuz demektir.

Bu sezon kader bizi, kardeş kulüp Ankaragücü’nün Göztepe ile yapacağı maça kilitledi.

Sezon başında, böyle bir ihmali, hiç birimiz düşünemezdik.

Ama futbolda, her ihtimal vardır.

Böyle bir durumda, kardeş takımımızın işi sıkı tutacağına, inanıyoruz.

Bir zamanlar, biz Trabzon’u kendi evinde yenmiş ve Rizespor küme düşmüştü.

Biz kurtulmuştuk ama, iki komşu şehir, birbirine küsmüştü.

Umarız, bu kritik son maçlar, bizim Ankaragücü ile olan kardeşliğimizi bozmaz.

Günün Sözü: Başkalarının, bizi kızdıran tarafları, kendimizi anlamamıza yol açar “G.G.Jung”

 

Başkan  Sertaslan (ASTV)di

Başkan  Sertaslan (ASTV)di

Geçtiğimiz hafta, Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, (ASTV) ‘ye konuk olmuştu.

Yaptığı açıklamalardan, takım oyunundan yana olduğunu anladık.

Hem Gemlik içinde, hem de Gemlik dışında, “Kaliteli bir ulaşıma” kavuşmak istediğini, öğrendik.

Kurşunlu’ya doğalgaz getirilmesi, öncelikleri arasındaydı.

Özellikle bu iki konuda Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ile, yakın ve pozitif bir diyolog kurma amacında  olduğunu, hissettik.

Borç edebiyatı yapmadan, acil boçlarla ilgili bazı bilgiler verdi.

18 milyonluk acil ödemelerin, 13 milyonunun ödeme vadesi, birkaç ay geçmişti. Yeni 5 milyon borç ise, musade bekliyordur.

Bu borçların ödenmesinde, emlak vergilerinden destek beklediğini, söyledi.

Bu konuda, televizyondan Gemlik halkına da çağrıda bulundu.

Bizde, emlak ödemelerinin hızlanması için, şehir merkezinde bir ”tahsilat bürosu” kurulmasını, öneriyoruz.

Açıklamalarından , Kadrolaşma ve işten çıkarma konusunda, “bir rövanş alma” anlayışında olmadığını, anladık.

Kentsel dönüşüm Müdürlüğü kurulmasını, doğru bulduk.

Kentsel dönüşüme önem verdiğini söyledi.

Dönüşüme sokulacak yerler kadar, orada yaşayan insanların nüfus yoğunluğunun ve yaş durumlarının da inceleneceğini duyunca, bu projeye ilgi duyduk.

İnceleme sonucunda temin edilecek bilgilerin “istatistiki bilgi gibi bekletilmek yerine” dönüşüm projerinde”, uygulamaya sokulmasını, görmek isteriz.

Başkan Sertaslan’ın, Gemlik halkında yer etmiş olan deprem korkusunun, farkında olduğunu, anladık.

Gemlik halkının şehir merkezinde sağlam binalarla yaşantısına devam etmesinden yana olduğunu duyduk.

Ayrıca, 30 km deniz sahili olan Gemlik için, “bir deniz yolu ulaşımı” projesi olmasını memnuniyetle öğrendik.

Bu gün, büyük yatırımlar konusunda, nasıl Refik Yılmaz’ı takdirle anıyorsak, Başkan Sertaslan’ı da, sahil yolu deniz projesi ve kentsek dönüşüm projeleri ile, anlamak isteriz.

Günün Sözü: Eline, beline,diline sahip ol. İncinsen bile incitme.”Hacı Bektaşı Veli”

 

19 Mayısın Ardından

19 Mayısın Ardından

19 Mayıs 1919 Tarihinde, genç Cumhuriyetimiz için ilk adım atılmıştır. Bu ilk adım, Mustafa Kemal Paşaya nasip olmuştur.

Mustafa Kemal Paşanın halkı örgütlemek için Samsun’a, Amasya’ya, Sivas’a ve Erzurum’a çıkması, çok anlamlıdır.

Türk halkı bağımsızlık provasını, 1915 yılında, Çanakkale Savaşında yapmıştır.

Çanakkale’de, deniz ve siper savaşlarında kazanılan zafer, Türk halkının bağımsızlık savaşına hazır olduğunu, göstermiştir.

19 Mayıs 1981 tarihi, benim içinde önemli bir anıya, vesile olmuştur.

19 Mayıs 1981 tarihi, Atatürk’ün “yüzüncü doğum gününe”, rastlıyordu.

Yönetim de Kenan Evren başkanlığında, Konsey idaresi vardı.

Yüzüncü yılın, bir devlet töreni olarak, Samsun’da kutlamasına karar verilmişti.

Samsun’la ilgisi olan tüm kamu kurumları da davet edilmişti.

Bizimde Samsun Azat Fabrikamız olduğu için, Genel Müdür Başkanlığında dar bir heyetle, Samsun’da hazır bulunmamız talimatlanmiştı .

Heyette bende yer almıştım.

Genel Müdürümüz Yücel Özden, Konsey Yönetimine yakın bir protokolün, içindeydi.

Bizlerde, bir brifing için hazır olarak, stadyumda bize ayrılan yerde, beklemiştik.

Sivil ve asker kökenli gençler, mükemmel bir gösteri, sergilemişti.

19 Mayıs 1981 tarihi, Samsun içinde unutulmaz bir gün, olmuştu.

Devlet yönetimi ve bürokrasi, tam kadro Samsundaydı.

Bu günlerde, İzmir’i siyasi bir figür olarak vitrine çıkarmak isteyenlerin, Antep’e neden”Gazi”, Urfa’ya neden “Şanlı”, Maraşa’da neden “Kahraman”,sıfatlarının layık görüldüğünü, iyi analiz etmeliyiz.

Çünkü geçmişten geleceğe bırakılacak en büyük miras gerçekçi tarihi, bilgilerdir.

 

Günün Sözü: Eğer yürüdüğünüz yolda, bir engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.”B. Shaw”

 

31 Marttan 23 Hazirana Doğru

31 Marttan 23 Hazirana Doğru

İstanbul’daki Yerel seçim sonuçlarını hatırlayalım.

39 İlçede 24 İlçeyi, Ak parti kazanmıştı. Bir ilçeyi de, (MHP) kazanmıştı.

Kalan 14 İlçeyi de (CHP) kazanmıştı İstanbul Belediye Meclisi Üyelerinin toplamı, (312)olarak belirlenmiştir.

Toplam 312 Belediye Meclis üyesinin (176)sı, Ak Partidendir. (4)üye de (MHP) kökenlidir. (CHP) dahil, muhalif meclis üyelerinin toplamı ise, (132)dir

Böyle bir aritmetikten, her nasılsa İmamoğlu birinci sırada, çıkmıştır.

Ardından, Ak parti itiraz etti ve Büyükşehir seçiminin yenilenmesini istedi.

Seçim sonrasında, hırçınlığını Ak partiden ziyade,(YSK) ya gösteren (CHP) nin ise, 39 ilçede de seçim yenilensin teklifi, (YSK) tarafından reddedildi.

Aslında, (CHP) meclis çalışmalarının tıkanacağının, farkındaydı.

Çünkü İmamoğlu kanunen başkanlığa verilen yetkiler dışında,önemli tüm konularda İstanbul Belediye Meclisinin onayına, muhtaç olacaktır.

Şimdi 23 Haziranda, muhteşem bir finale daha tanık olacağız.

Ak parti, her ne kadar oylar kaydırıldı diyerek çevreyi suçlasa da, kendi yanış tercihlerinin ve tenbelliğinin de, farkında olmalıdır.

Çünkü, Ak partide yıllanmış Başkanlardan ziyade,”partide metal yorgunluk “ dönemine girmiştir.

Biraz doymuşluk ve biraz kibir hissi, Ak partiyi halktan ve hemşeri  derneklerden, koparmıştır.

İstanbul’da, 741bin Sivas’lının, 553 binde Kastamonu’nun olduğunu öğrenince, şaşırdık.

Hakkari’den bile, 9bin 263 hemşerileri olduğunu öğrendik.

Ayrıca İstanbul’da Trabzonlu’ların yaşadığı semtlerde, Ak parti oylarının düştüğünü öğrenince, şok olduk.

Kısacası, hem Ak partinin, hemde(CHP)nin, yeni ilgi odağı hemşeri dernekleri, olacaktır.

Günün Sözü: Parayı köleniz yapın, yoksa efendiniz olur.”B.Show”

 

Akhisar Düştü Sırada Kimler Var

Akhisar Düştü Sırada Kimler Var

  1. Hafta sonunda, Fenerbahçe’ye yenilen Akhisar Spor, süperlig den düştü.

Eğer, Antalya’dan galibiyetle düşmeseydik düşme ihtimali en yüksek olan ikinçi takım, olacaktık.

Şimdi, bu hafta sonunda Bursa’da oynanacak, Göztepe maçına, odaklanacağız .

Bu maç, iki taraf içinde,(6)puanlık maç, olacaktır.

Bu hafta, sahada Göstepe ile oynarken, Erzurum’da oynanacak Fenerbahçe maçına da, odaklanacağız. Büyük bir ihtimal ile, bu hafta oynanacak maçlardan sonra, şampiyon da ve düşecek takımlarda, belli olacaktır.

Son birkaç seneden beri, süperliğin en iyi top oynayan takımı olan Başakşehir’de, son haftalarda sert bir düşüş, görüyoruz. Galatasaray’ın, bu sene yakalayacağı şampiyonluk, olacaktır.

Rize’de oynanan son maç ise, bu tartışmaları en üst noktaya, taşımıştır.

Bu sene, Şenol Güneş’in, sezon ortasında Milli Takım Hocalığına getirilmesi, Beşiktaş’da bir dönem, durgunluk yaşanmasına sebeb olmuştur.

2018-2019 sezonu bursa spor için, bir kabus sezonu olarak, futbol tarihine geçeçektir.

Neredeyse, ikinci devrenin büyük bölümünü, “yoğun bakımda” geçiren Bursaspor’un, süper ligde kalıp kalmayacağı belirsizdir.

Son iki maçına kazanması’da, yetmeyecektir.

Göztepe’nin ve Erzurum’un puan kaybetmesi de, beklenecektir .

Bu ateş belki de, Ankara gücüne ve Kayseri’ye bile, sıçrayacaktır.

Bu sezon, alt yapıdan (A) takımına oyuncu taşımakta, başarılıydık. Ama golcü forvet bulmakta, yetersiz kaldık.

Günün Sözü: Geç kalan adalet adaletsizliktir. “Savage Landor”

 

…ORUÇ…

…ORUÇ…

                       

      İslamın 5 temel şartlarından birisi de senede bir ay Ramazan orucunu tutmaktır.

Cenab-ı Hak (c.c.)

“ Ey iman edenler; oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı” buyurmaktadır.

Ayet-i kerimede anlaşıldığı üzere oruç bizden öncekilere de farz kılınmıştır. Ayetin devamında;

“umulur ki siz oruç sayesinde takvayı (Allah korkusunu) elde edersiniz” Çünkü oruç nefis kırıcıların başıdır.

Bundan dolayı Peygamber Efendimiz (s.a.v.)

“Ey gençler topluluğu; sizden güç yetiren evlensin, çünkü evlilik gözü koruyucu, namusu da kale içine alıcıdır. Evlenmeye güç yetiremeyenlere ise oruç vardır. Çünkü oruç nefsi kırıcıdır.” buyurmuştur.

Cenab-ı Hak (c.c.) “aklı” yarattı ve ona sordu. “sen kimsin? ben kimim?” Akıl “Sen Rabbimsin ben ise Senin zayıf bir yaratığınım” dedi. Rabbimiz “yarattığım nimetlerin içinde en büyüklerinden birisi de sensin” buyurdu. Aklın olmasa bütün dünya seni idare edemez, aklın olsa sen idare edecek durumda olursun. Akıl yaratıldığında Rabbisini tanıdı ve büyük nimetlerin içine girdi.

Sonra Allah-u Te’ala (c.c.) “nefsi” yarattı. Nefse sordu “ sen kimsin? ben kimim?” nefis “ sen sensin, ben benim” dedi yani Rabbisini tanımadı. Allah(c.c.) ona çeşitli azablar azab etti yine de Rabbisini tanımadı. Ne zaman ki açlık ile azab olunca “sen Rabbimsin, ben ise acizim” dedi. Oruç nefsi kırıcıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mirac gecesinde üzerleri kilitli bazı sandıklar gördü. Cebrail’e (a.s.) sordu

“ ya Cebrail bu sandıklarda ne var” Cebrail (a.s) “ya Rasulallah bunlarda oruç tutanların sevabı var, Mevla kendi şanına yakışır şekilde mükafatlandıracak”

Ademoğlunun yaptığı her amele, bire ondan bire yedi yüz misline kadar karşılık verilir. “Oruç müstesna, oruç benim içindir. Onun da mükafatını ben şanıma yakışır şekilde vereceğim.”

Oruç öyle bir ibadettir ki dışarıdan bakanlar oruç tutan ile tutmayanı anlayamazlar. Ama Mevla (c.c.) biliyor. Diğer ibadetler böyle değil. Namazda nice hareketler var, zekatta başkasıyla tealluk var, hac da pilavlar, dualar, tebrikler, hediyeler nice işler var, bundan dolayı oruç da riya daha azdır.

Adama hacı desinler diye hacca gider. Müşteri kazanmak oy almak için namaz kılar ama oruç böyle değil. Bundan dolayı oruçlunun sevabı Mevlaya(c.c.) ait. Bununla beraber oruçluların arasında derece farkı elbette var.

1- Cahiller orucu;

Yemezler, içmezler, cinsi münasebette bulunmazlar yani orucun farzlarını yerine getirirler. Ama yalan konuşurlar, gıybet ederler, söz taşırlar, yalan yere yemin ederler , harama bakarlar, haram dinlerler, haram tutarlar, harama yürürler. Yani sadece midelerine oruç tuttururlar. Geri kalan azalarını (ellerini, gözlerini, ayaklarınıi kulaklarını) haramdan korumazlar. Bu kısım avam orucudur.

2- Alimler orucu;

Bunlar orucun farzlarını yerine getirdikten sonra 5 hususa daha dikkat ederler.

  1. Gözünü harama bakmaktan korur (eyvah sınıfta kaldık) Birisi diyor ki; Erkekler cennete girecek ama kadınlar sokmuyor.
  2. Dedikodu, söz taşıyıcılık, yalan, yalan yere yemin, gıybet gibi kötülüklerden dilini korur. Bunlar haram olan şeylerdir ve dilin afetlerindendir. Dil kendisi küçük ama marifetleri büyüktür. Kılıç yarası geçer ama dil yarası geçmez demişlerdir.
  3. Kötü ve çirkin sözlere kulak vermek; yani kulağını da yerli yerinde kullanır.
  4. Bütün azalarını kötülüklerden uzak tutar. Haram ve şüpheli yiyecek ve içecekler ile iftar ve sahur yapmaz.
  5. İftar sofrasında oruç açarken midesini tıka basa doyurmaz. Bütün hastalıkların başı çok yemektir. Merkep

dokuz türlü yüzme bilirmiş, suya girince hepsini unuturmuş. Çok yemenin zararlı olduğunu hemen hemen

hepimiz bilmekteyiz ama sofraya oturunca yemeğin lezzeti unutturuyor.

Bu kısım has kulların orucudur.

3- Enbiya ve evliya orucu;

Bunlar orucun farzlarını yerine getirirler. Gözlerini, ellerini, dillerini, kulaklarını, ayaklarını yerli yerinde kullandıktan sonra Mevla’nın ( c.c.) kendilerini gördüğünü hiç unutmazlar, kalplerinde devamlı Allah’ın nuru vardır.

Bizler böyle oruç tutamayız ama Mevla(c.c.) tuttuğumuz oruçları böyle oruçlara ilhak ederse Mevlaya (c.c.) kimse hesap soramaz. Allah nasip etsin.(amin)

Oruç tutmayanlar;

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki;

“ Bir kimse hiçbir mazareti olmadan ( hasta değil, seferi değil) oruç tutmazsa ömrünün sonuna kadar nafile oruç tutsa bir günkü orucun yerini ödemiş olmaz”

Ya birisi hiç tutmazsa durumu ne olur!

Oruç ve Kur-an’ı Kerim kıyamette şefaat edecekler (yardımcı olacaklar, aracılık yapacaklar). Tutmayandan şikayetçi olacak ki , oruç kimden şikayetçi olursa Peygamber Efendimiz “ben ona yardımcı olmam” buyuruyor.

Oruç tutan ile tutmayan arasında akşam ezanı ile beraber zahiren (görünüşte) bir fark kalmıyor. Ramazan bayramıyla beraber de tutanlar ölmüyor, tutmayanların da ömürlerine ömür katılmıyor bu dünyada. Ama ahirette elbette durum çok farklı.

Fi emanillah (Allah’a emanet)…

Anneler Gününün  Ardından

Anneler Gününün  Ardından

Anneler günü, milli ve dini bayramlar gibi, ortak paydada buluştuğumuz, en özel gündür.

Çünkü anne bir kaynaktır.

Bir öğretmendir.

Bir arkadaştır. Bir koruyucudur. Aileyi bir arada tutan, kırgınlıklarda bir araya getiren, bir çekim merkezidir.

Kısacası anneler, bir fedakarlık örneğidir.

Anneler günün, tüm evlatlar için bir fırsattır. Ona verilecek en önemli hediye, ilgi ve sevgi göstermektir.

Çağdaş dünyada, annelerin evlatlarına karşı olan destekleri, hiç bitmez.

Bizler yetmiyormuşuz gibi, çocuklarımıza da bakarlar.

Hele çalışan annelerimizin, hakkını hiç ödeyemeyiz.

Annelerimizi incitecek, her türlü davranıştan uzak durmalıyız. Annelerimiz hayatta ise, her fırsatta ilgi ve sevgimizi, göstermeliyiz.

Kaybetmiş isek, mezar ziyaretlerimize, devam etmeliyiz. Çünkü onun, her an bizi hissettiğini anlarız.

Zaman zaman rüyalarımızda bile, bizi yanız bırakmadığına tanık oluruz.

Anne ve evlat ilişkisinin ne derece kutsal olduğunu, belgesellerde bile görüyoruz. Bir dişi aslanın, bir dişi filin, yavruları  için, ne kadar şevkatli davrandığını ilgi ile izliyoruz.

Bu bakımımdan, ne kadar dünya telaşı ile, dolu olursak olalım, anneler gününü boş geçemeyiz.

Çünkü bu görev, hem ailevi, hem insani ve hem de toplumsal bir görevimizdir.

Annemize gösterdiğimiz ilgi ve sevgi, yarın bize dönecektir.

Allahı’ da,memnun edecektir.

Batı icadı deyip falan,diyip bu özel günün es geçmeyelim.

Çünkü,hepimiz “cennet ayakları altındadır”.

Sözleriyle büyüdük.

Tüm annelerin bu özel gününü candan kutluyoruz.

Günün sözü: Anne her zaman haklıdır o kadar çekmiş ve, o kadar çok sevmiştir ki başka türlü olamaz. “Sunderman”

 

“Nato” cumuyuz “Avrasya”cımıyız?

“Nato” cumuyuz “Avrasya”cımıyız?

Yaklaşık 30 yıl önce, MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç, “Amerika’yı göz ardı etmeden Rusya, Çin ve İran’ı da içine alan “ bir yol haritasından bahsetmişti.

İşte yaşadığımız bu günlerde Tuncer Kılıç paşanın önerdiği, “Avrasya Birliğine”, sapmak üzereyiz.

Çünkü Amerika ve Nato ile olan stratejik ortaklığımız, bizim aleyhimize işlenmektedir.

Bizim yıllarca savaştığımız PKK  ve YPG örgütüne binlerce TIR dolusu silah gönderen Amerika ve Nato ile, ilişkimizi sürdüremeyiz.

Peki  Avrasya ortaklığı bize ne kazandıracaktır.

Öğretmen, Hemşire ve Teknisyen gibi sivil görevlileri bile şehit eden PKK terör örgütüne, “özgürlük savaşçısı” gözüyle bakan Avrupa Birliği  ile,  yollarımızı ayıracağız.

Nato ortaklığının ve Amerika’nın, baskısından kurtulacağız.

Küresel ortaklıklardan ziyade, bölgesel ortaklıklarımızı, besleyeceğiz.

Yeni bir Milliyetçi çizgiye doğru, kayacağız.

Ak Partinin ve (MHP)’nin ülke güvenliği için, farklı kültür ve rejimi benimsemiş olan komşularımızla, aynı potada ortaklığa girişeceklerini, göreceğiz.

Amerika ve Avrupa birliği ise, mevcut stratejik ortaklıkların devamı için, siyasi ve ekonomik kozlarını kullanmaya, devam edecektir.

Zaten İstanbul seçimi sırasında ve sonrasında, büyük patronların devreye girdiklerini, görüyoruz.

Amerika ve Avrupa Birliğinin yol haritasındaki partileri, zaten biliyoruz.

Türkiye’de, “Nato”cular içinde, yeterli potansiyel vardır.

“Avrasya”cılar içinde, potansiyel vardır.

Hangi akımın, halk tarafından daha çok benimsendiğini, seçim sonuçlarından, anlayacağız.

İşte bu son seçim, bu bakımdan çok önemlidir.

 

Günüm Sözü:

Nasihat vermek kolay, Örnek olmak zordur.”La Rouch”