Köşe Yazıları

ALPARSLAN TÜRKEŞ FİKİRLERİNİ DOĞRU ANLAMAK ve ŞİİRİM

ALPARSLAN TÜRKEŞ FİKİRLERİNİ DOĞRU ANLAMAK ve ŞİİRİM

Başbuğumuz Alparslan Türkeş‘in vefatının 25. sene-i devriyesinde saygı, minnetle yâd ederek. Allah (c.c) Rahmetiyle, ruhu şad mekanı cennet olsun. Ömrünü devletine ve milletinin bölünmez bütünlüğüne, Türk, İslam davasına adamış bu yolda büyük bedeller ödemiş, Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz bir bütünlüğü ile, Türklük için yaşam mücadelesini vatan ve millet sevgisinin ne olduğunu, Türk gençliğine, fikir, iman, ülkü, aşkını, mücadeleci tavrı, cesareti ve vatan severliği ile dün senin fikirlerinle birdik, gelecekte fikirlerini yaşatarak bir olacağı, Başbuğ Alparslan Türkeş dava adamlığı ve liderliği tavizsiz mücadelenin ispatıdır.
*
Bu dava yolunda kızgın güneşin sıcağından, dikenli yollardan ve her şeyden çok çetin geçmişte yaşanmışlığıyla asılsız iftiralar, işkenceler, sürgünler, gurbette hasretleri yine de vatan sevdasıyla dolu Turancı ve İslamiyet’i ruhunda yaşarcasına ispatı ve davanın ruh özü İslam, bedeni Türk milletine olan sevgi bağıyla geliştirerek yükselme konusunda, Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşların hayata geçirilmesine de öncülük eden, Alparslan Türkeş’tir.
*
Alparslan Türkeş’i doğru anlamak ve eserlerini inceleyerek okunursa Türk milletine gereği gibi hizmet etme anlayışıdır. “Türk Milliyetçiliği” ve Ülkücü Hareketin fikrini doğru kavranması asıl kaynağı 20. yüzyılda Türk milliyetçiliği fikrinin en büyük temsilcisi Türkiye Cumhuriyetinin kuran devlet adamı büyük Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk, hem fikir adamı, hem devlet adamı hem de siyasetçidir. Dünya tarihinde bu üç niteliği bir arada milletinin hizmetine ahenkli bir biçimde sunabilen pek az toplum önderi vardır. Türk milliyetçiliği fikir hareketi diğer milletlerin milliyetçiliğinden farklı olarak ırkçılık ve soykırımcı, ayrımcı temeline dayanmayan ret eden harekettir.
*
Başbuğ Alparslan Türkeş turan dünyasının gönüllerinde taht kuran, Başbuğ Türkeş; 4 Nisan 1997 tarihine kadar 80 yıllık hayatına 80 asırlık mücadele ve eylem kazandırarak, fikirde aksiyon hareketi diyen Cennet Mekan Başbuğ Alparslan Türkeş, bu aksiyonu kendi hayatında ve Ülkücü Hareketin mazisine sığdırmış ve vefatında, milyonlar bir ağızdan diyor. Başbuğlar Ölmez! Ülkücü Hareket ant içerek, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in izinden, Son Nefes! Son damla kana kadar, bazı ayrışmalarda olsa fikirde mücadele edeceğidir. Cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ruhu şad olsun.

MEKANIN CENNET OLSUN BAŞBUĞUM
Tabutun milyonlar omuzunda yürüdü,
Dünyada gör bıraktın Başbuğum.
Türk yurtları matemine büründü,
Silinmez iz bıraktın Başbuğum.
*
Kaşın gözün benzer hilale aya,
Türkün neslinden sendeki maya,
Mücadele azmin, idealin başka,
Ocaklara kor bıraktın Başbuğum.
*
Ahlakın resulün güzel huyundan,
Kayseri, Develi Türkmen köyünden,
Gelişin Ergenekon oğuz boyundan,
Ölümsüz haz bıraktın Başbuğum.
*
Türk dünyasının umudu oldun,
Uzak kalmadın gönülden gezdin,
Dört Nisanda duyuldu haberin,
Gönüllere köz bıraktın Başbuğum.
*
Der Mehmet sözünüz hatırımda,
Derdin vatanı düşürmeyin zora,
Milyonlar fikrini yaşatır yolunda,
Mekanın cennet olsun başbuğum.
Y.T:01.03.2021

Birbirinin Kuyusunu Kazan Ortaklar

Birbirinin Kuyusunu Kazan Ortaklar

Amerika Ukrayna ve Rusya savaşı üzerinden hem ortaklarını hemde rakiplerini test etme imkanı buldu.

Bir süredir Avrupa ordusu projesiyle, Nato’ya alternatif yaratmaya çalışan Fransa ve özellikle Almanya yı zor durumda bıraktı.

Orantısız ambargo önerileri ile Almanya’yı Nato ile Putin’in arasına sıkıştırdı.

Avrupa birliğinin savunmadan ve enerjiden yoksun kot bir ortaklık olduğunu herkese gösterdi.

Ayrıca yüksek ticaret hacmi ile Çin’in ekonomik büyümesinde katkısı olan Almanya’ya zaten kızıyordu.

Bir taraftan sözde desteklerle Ukrayna’yı oyaladı.

Diğer taraftan katil ve kasap diyerek Putin i tahrik etti.

Ve bilinçli olarak savaşın uzamasını sağladı.

Savaşın uzun sürmesi ile Putin’in dünya kamuoyunda daha fazla yıpranmasını amaçladı.

Aslında Ukrayna ve Rusya savaşı sürecinde Amerika Erdoğan’ı da yıpratmayı düşünmüştü.

Ama Türkiye bu tuzağa düşmedi.

Ukrayna’dan da Rusya’dan da vazgeçmeyiz diyerek bu oyunu bozdu.

Amerika basın kurumları aracılığıyla Türkiye (S400) leri Ukrayna’ya versin dedirtti.

Amacı Türkiye ile Rusya’nın  bağlarını kopartmaktı.

Ama Türkiye bu tezgahı da bozdu.

Ve Ukrayna Rusya savaşı sürecinde her iki tarafında güvendiği tek ülke konumuna ulaştı.

Ayrıca, barış ve ateşkesin sağlanması için kilit ülke konumunda olduğunu ıspatlamış oldu.

Bu aşamada Amerika ve Avrupa birliği birlikte gibi görünüyorsa da Ukrayna savaşı ortakların iç yüzünü ortaya döktü.

Yaşadıklarımızdan sonra Nato’da beyin ölümü olmadı, aksine Nato daha güçlendi açıklamasını abartılı buluyoruz.

Savaşın sıcaklığı kalktıktan kısa bir süre sonra Fransa, Almanya ve Putin arasında uzlaşma olacağına tanık olacağız.

Günün sözü;

En kötü barış,

En haklı savaştan daha iyidir.

“Çiçero”

RUS, MANTIĞI ,YAPTIĞI VE ŞİİRİM

RUS, MANTIĞI ,YAPTIĞI VE ŞİİRİM

Putin Rusya’sının siyasi zihni yapısının genişleme konusunda halan belli bölgeleri denetim altına alma düşüncesinin olması her zaman olduğu gibi Türk Müslüman coğrafyalarda, bu düşüncelerini genişleterek çok planlı bir emperyalist anlayışı devam etmektedir.

*

Rusya geçmişinde, Stalin mantığı halan, Putin’le varlığı, küresel dünya sistem içinde ülkesi için sinsi hedefler planladığı ve gerçekleştirme zemini, ortam şartlar, oluştuğunda uygulamasını fırsata çevirerek hedefine varmak ve zaman içinde acımasızca yıkımlar yapan bir şahsiyet ve Putin için Rus devleti yönetimi her şeyin üzerinde, bu amaca giden yolda her türlü yöntemlerin uygulanmasında önemi yok ve Rusya  içinde farklı görüşlerin, demokrasi, insan hakları benzeri düşüncelerin etkisi de yok sayılır.

*

Rusya 1917 den beri ülkede hakim olan Bolşevik, komünist devlet yapısı ve merkezi ekonomi sisteminden kendi işverenini merkezli mantığa geçiş sürecinde ilişkili sistem sürecine geçilmiş ve yeni gibi görünse de o işveren sınıfı bugünün, Rusya’sının yeni gücü, büyük ölçüde o işveren sınıfının, Putin başı, baskın güç, ülkenin her konusunda karar veren ve bu güce bakıldığında, Rusya gelecekte uzun zaman, Putin mantığı yönetimi hakim olacaktır.

*

Türkiye bu gelişmeler içinde ne yapacak ve önemle devletin tecrübeli liyakatli şahsiyetleriyle ve Türk devletinin aslı düşüncesiyle yeniden dönüştürülmeye giden dünyada ülkemiz coğrafi konumu bakımından da önce barışçıl dış politika hareketleriyle, ülkemizin geleceğe güvenirliğini ve güvenliğini koruyarak alternatif planlar yaparak varlığımızı gelişen tehlikelerden koruyarak, değerlendirmeler yapması ve popülist günübirlik tepki, tehdit sözler değil, gelişen dünya gerçeklerini iyi okuyarak sağduyu içinde iç birliği güçlü tutarak, kısa, orta, uzun, vadeli düşünerek , bölgesel, küresel ilişkilerin geleceğine esas alarak korunmasında söz sahibi olmasıdır.

*

Rusya’nın acımasız sistemini yaşatan, Rus düşünürler, başta Aleksandır Dugin gibiler,  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘akıl hocalığı yaparak,  Ukrayna’daki saldırılarında başarısız olmaları halinde dünyayı yok ederiz mesajı verirler. Uzak ta olan ABD Türkiye için yaptıkları yıkımlar herkesçe bilinen ve AB de aynı ayağı temsil eder. Çin uzakta olsa, Doğu Türkistan’da uyguladığı acımasız zulümleriyle tarihe yazılan ülke. Rusya bize hem yakın komşu, hem de Türk ülkelerin tamamı Rusya birleşik adıyla komşu olması zorluğudur.

*

Dugin mantığı hedefleri uğruna insanları katletme yok etmek için, Ukrayna savaşını kazanmak zorunda olduklarını söyleyen, gerekirse  Rus ordusu nükleer silah kullanması gerektiğini savunan açıklamaları ,küresel dünyaya mesaj tehditleri vererek. Ya var olacağız, Yada yok olacağız, Kendilerince Rusya olmadan insanlık olmaz diyerek mesaj vermesi , yarın böyle zihniyetin yakın komşu olması ülkemiz güvenliği konusundan tehlikeli bir okadar da  düşündürücü olması  tedbirleri alarak her yönden hazırlıklı olmaktan başka çaresi kalmamıştır.

Savaşlar olmasın, insanlar ölmesin, Kötüler kaybetsin, Zulümler bitsin. Gelecek insanlığa huzurlu olsun.

YENİDEN TARİH YAZAN MİLLETİZ

Beş kıt’ada hüküm sürsek te

İşkence sürgün yiyen milletiz.

Yaşlısı genci acıları içinde

Kahpe tuzaklara uğrayan milletiz.

*

Zalimin zulmüne boyun eğmedi

Mazlumlara umut ışığı saçtı

Dünyanın farklı farklı yerleri

Vatanlarından sürgün yemiş milletiz.

*

Kafkasya, Balkanlar işte Türkistan

Afganistan, Pakistan birde Filistin

Müslüman kanıdır serpilen kan

Toprağından sürgün yemiş milletiz.

*

Tarihte yazılmış hepsi biline

Kurban edilmiş haçlı kinine

Batıdan, Asya’ya bakasın hele

Kanıyla bedel ödemiş milletiz.

*

Türk dünyasına kurulan tuzak

Müslüman ülkeler hepten uşak

Hürriyet gözesi sahneli kurak

Yılanlar zehrini içen milletiz.

*

Kimilerinde aile tarumar olmuş

Kimileri haçlıya uşak eylenmiş

Kiminin sırtına suçlar bindirilmiş

Suçlanarak altta bırakılan milletiz.

*

Bunca yapılanlar aklımdan çıkmaz

Türkün dramını anlatmak bitmez

Hangisini anlatsam seneler yetmez

Haksızlığı uğramış yaşayan milletiz.

*

Vampirin dişleri kanla beslenir

Keneler gibi sarmış nasiplenir

Kötülük zihninde emirler alır

Her kötülüğü gören milletiz.

*

İnsan hakları derler çevirirler

Adalet hukuktan kaçı verirler

Demokrasi derler insan satarlar

Hepsinden nasip alan milletiz.

*

Müslüman adla birbirine kırdırırlar

Zalimin zulmüne mükafat biçerler

Döktükleri kanı zevkle sunarlar

Devirlerde tarihe yazılan milletiz.

*

Der Mehmet özüme baktım

İçimde hissettim acıyı tattım

Vatana canını veren şehitlerim

Yeniden tarih yazan milletiz.

Y.T: 18.9.2003

Şair – Yazar Karlı Dadaşı

ODESSA, MORİPOL Limanları ve bir anı

ODESSA, MORİPOL Limanları ve bir anı

1984 yılı Ağustos ayında Sovyetler birliğinden bir davet almıştık.

Azot Sanayi ve Mersindeki  Akdeniz Gübreden oluşacak 3 kişilik heyet, Odessa yakınlarındaki amonyak tesislerinde inceleme yapacaktık.

Her iki şirkette önemli miktarda amonyak hammaddesi ithal ediyordu.

Üstelik iki ülke arasında mal mukabili ithalat anlaşması da vardı.

Rahmetli Özal kambiyo rejimini değiştirene kadar serbest dolar ödememiştik.

İsviçre üzerinden Moskovaya ulaştık.

Orada üst düzey bürokratlar ile tanıştık.

Ardından bir günlüğüne gece treni ile Saint Petesburga geçtik.

Sonra 3,5 saatlik bir uçak yolculuğu ile Sovyet Rusyanın güneyindeki Odessa ya ulaştık.

Uçaktaki yolculuk çok disiplinli idi.

3,5 saat yerimizden kalkamamış ve bir plastik bardaktaki limonata ile ikramlanmıştık.

Odessa da mütevazi bir otele yerleştik.

Akşam yemeğini limanda tek katlı  ve müzik yapan bir lokanta da yedik.

Lokantada taban, tavan ve tüm çerçeveler tertemiz ahşaptan yapılmıştı.

Ertesi gün Odessa yakınındaki amonyak tesislerini incelemeye gittik.

Bizimde Gemlik’te ki amonyak fabrikasının montajı devam ediyordu.

Amonyak tanklarını iskeleye uzanan boru hatlarını dikkatle encelemiştik.

Seyehatimiz boyunca heyetimize Azerbeycan, kökenli kimya mühendisi Babayev mihmandarlık yapmıştı.

Ukrayna, Rusya savaşı ve amonyak tanklarındaki sızıntı bize 40 yıl önce misafir olduğumuz Odessa şehrini hatırlattı.

Ukrayna nın Nato ve AB üyesi olması Romanya ve Bulgaristanın üyeliklerine benzemez.

Çünkü Ukrayne ve Rusya Sovyet birliği çatısı altında iç içe yaşamıştı.

Ukrayna’nın Nato üyeliği Rusya’yı denizden koparı ve Nato tarafından kuşatılmasını sağlar.

Bu bakımdan Rusya Odessa’yı işgal edememesi bile Maripol limanından vazgeçti.

Günün Sözü,

Barışı korumanın en iyi yolu,

Savaşa hazır olmaktır.

“Washington”

 

YİĞİTLER UNUTULMASIN

YİĞİTLER UNUTULMASIN
25 Mart 2009 tarihinde helikopter tuzak kazasıyla Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden, Şehit; Muhsin Yazıcıoğlu, ölümünün 13. yıl dönümünde de unutulmama adına yazdığım şiirim .

Belirsiz ölüm alın yazısı olsa gerek, Zalimin zulmü, Hakk’ı unutturamaz ve inançla davasına bağlar. Bu uğrunda can vermek baş tacı olur. Zindan karanlıklarında vuramadıkları gemi; Bir kaza süsüyle, Göksun, Keş dağında, belirsiz tuzakla kar altında bırakılan, üşüyen bedenden can aldılar. İman ışığında, Allah için kul olan beden her daim hazırdır.

Rahmetlinin önemli bir sözü: Vatan aşkı maya gibidir. Sütü bozukların sütte mayası tutmaz. İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm. Tüm şehitlerimize, Allah’tan, Rahmet ruhu şad olsun mekanları cennet olsun. Asla unutulmasın. “AMİN”

SÖNSÜZLÜĞA GÖÇTÜ ÜŞÜYEN BEDEN
Zindanda işkenceyle çıkmayan can
Kar altında üşüdü beden.
Kahpe tuzağa düştü canan
Musalla taşında üşüdü beden.
*
Kuşlar gibi uçarak gitti
Yalan dünya oyun oynadı
Sonsuzluk sahibi böylemi dedi
Karlar altında üşüyen beden.
*
Ayrılık ocağına ateşi doldu
Alın yazısına kader mi oldu
Aşkı vatandı hayali göçtü
Keş dağında üşüyen beden.
*
Der Mehmet Yiğit ölmedi
Nice sevenleri sıraya girdi
Zalimin zulmüne boyun eğmedi
Sonsuzluğa göçtü üşüyen beden.
Y.T:25.03.2022
Şair- Yazar- Karlı Dadaşı.
Mehmet Kantar.

Bursaspor galip ama tehlike sürüyor

Bursaspor galip ama tehlike sürüyor

Evimizde oynadığımız Balıkesir spor maçının ilk yarısında çok gergindik.

Adeta topla buluşmaktan kaçıyorduk.

Topla buluştuğumuz anlarda ise bir an önce toptan kurtulmaya çalışıyorduk.

Lig sonuncusu olan Balıkesir spor ise maça çok rahat başlamıştı.

Orta sahayı kontrol altına almıştı.

Ve Bursaspor sahasına adam kaçırmaya başlamıştı.

Bu dakikalarda Bursaspor üç farklı yenik duruma düşebilirdi.

Bir süre sonra bu şaşkınlığı atlattık.

Buna rağmen ilk yarıyı mağlup kapatmaktan kurtulamadık.

İkinci yarıda üçüncü bölgeye top taşımaya başladık.

Maçı çevirme arzusunda olduğumuzu ortaya koyduk.

Belki de lige tutunmamızı sağlıyacak bu maçı galip bitirmeyi başardık.

Balıkesir spor galibiyeti, Bursa sporda kaybolan güven duygusunu geri getirmiştir.

Lig sonuncusu Balıkesir spor ise Bursaspor mağlubiyetinden sonra ligde kalmayı mucizelere bırakmıştır.

Küme düşme hattında ve hemen yakının da çok önemli takımlar var.

Düşme hattında yer alan Altınordu’nun son haftalarda çok kritik maçlar kazandığını biliyoruz.

Ayrıca Galatasaray’ı kupadan eleyen Denizlispor da küme düşme hattında yer alıyor.

Küme düşme hattının biraz üstündeki üç takıma bakalım.

Bu bölgede bir kaç puan farkla Kocaelispor, Gençlerbirliği ve Tuzlasporu görüyoruz.

Milli maç arasından sonra iki çok önemli maç var.

Birisini biz Keçiörengücü ile oynayacağız.

Kocaelispor ile Denizlispor arasındaki maç da kıran kırana olacaktır.

Günün sözü

İçteki kiri su değil,

Ancak gözyaşı temizler.

“Mevlana”

MUTLULUK – MUTSUZLUK ve ŞİİRİM

MUTLULUK – MUTSUZLUK ve ŞİİRİM

Mutluk konusu insanın ortak değerleridir. Hangi kültürden milletten olursa olsun, her insanın arzusu mutlu olma ve kabul görme çabası içinde olması ve mutluluğun en önemli kaynağı kabul görmesidir.

*

Bazı insanlar kabul ihtiyaçlarını para, başarı, mevki, ün yapma gibi görürler, sürekli kazanmak isterler, düşünmezler aşırı isteklerin kaybetme riski olduğunu ve böyle bir düşünce nasıl mutsuz olacakları ve hırsları geleceğine nelere mal olacağı ve ne yıkımlar yapmaya iteceğini anlamaya çalışmazlar.

*

İnsan ilişkileri önemli insan, insanlar ilişkiler içinde var olması konusunda, örneğin bir kişi tek başına oturup etkinlik yapsın veya grup halinde sohbet ve etkinlik yapılsın, hangisi daha mutlu olur. Tabi ki grup halinde sohbet edenler. Çünkü paylaşımcı ve daha faydalı olduğundan , zamanın nasıl geçtiğini anlamazlar.

*

Dünya Mutluluk Endeks araştırma raporu onuncu yılında, bu yılda üst sıraları, İskandinav ülkeleri yine ilk sıralarda, Türkiye ise 112 ci oldu.  Bir önceki raporda 104’üncü sırada yer alan Türkiye sekiz basamak gerileyerek 112’nci oldu. Liste değerlendirilirken ülkelerin kişi başına düşen gelir, özgürlük, sağlık ve sosyal yardım imkanları, yolsuzluk karnesi, eğitim ve alım gücü gibi kriterleri baz alınarak değerlendirme yapıyorlar.

*

Örnek ülkemizdeki % 60 dar gelirli var, emekliler içinde % 40 emekli açlık sınırının çok altında aylık alanlar ve durum ne halde görünüyor, emekli olma sadece yaptığı iş yerinden ayrılmadır. İnsanın vücut sağlığı el verdiğince üretmeli, bu tecrübeli düşüncelerden faydalanmalı, emekli gerektiğinde gezmeli ve gerektiğinde dinlenmelidir. Bu insanları hayata bağlama yerine, hayallerini yıkmak mutsuzluğu çoğaltır. Fakat gelin görün ki yıllarca devletine veya özel sektörde çalışıp üretmiş, vergisini her ay ödemiş, bedenleri yıpranmış tam rahat etme, mutlu olması varken, yaşlılığında başta ekonomik şartlardan dolayı bırakın dolanmayı temel gıda ve ısınmada dahi yeterli yeyip ısınamıyor, bu yaşlı insanlar nasıl mutlu olabilir. Bu insanları hayata bağlama yerine, hayallerini yıkmak olur. Önemli söz olan ,”İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”

*

Kötülüklerin büyüğü devletleri iyi yönetemeyen insanlardan gelir derler. Çok doğru söylenmiş sözdür. İnsan kendini beğenmesi, doğru yaptıklarıyla beğenmesi olmalıdır. Kişiliğinde bir değer olarak görmek, kendi aklını beğenmek insanın özünde vardır. Fakat nefsine yenilmeden kulluğunu unutmamak gerektirir. Esenlikler, Sağlıklı, mutlu yarınlar dilerim.

ANSINLAR DİYE

İnsan denilen üç cinsiyetli

Birincisi şeytanla kurar ittifakı,

Atmış havayı, edebi haysiyeti,

Kendinden başkası olmasın diye.

*

İkincisi süslü ballı sözleri,

Allah dese de başkadır içi,

Menfaat uğruna atar taklayı,

Kendinden başkasının olmasın diye.

*

Üçüncüsü dünyada sayısı azaldı,

Allah rızasına tümden bağlandı,

İki cihan terazisinde dengeli,

Dünya mükafatı kapayım diye.

*

Bazıları ahlaktan çıkmış zararlı

Evlilik yuvasını yıkmış zavallı,

Haram kazançla atar havayı,

Çapkın cinsler desinler diye.

*

Bazıları ortamın akan suyunda,

Gösteriş hastası olmuş mayada.

Dolaşırlar ararlar orada burada,

Aydın insanım bilsinler diye.

*

Bazıları elli yaşını geçmiş,

Hal dinlemez yolu şaşmış,

Kendi benliğinin esiri olmuş,

Kendini modern bilsinler diye.

*

Bazıları yaşlanınca isyan ederler,

Bakarsın çareyi neşterde bulurlar.

Kırışan cildini gerdirir durur,

Görüntüde güzel desinler diye.

*

Bol paralılar özel gezerler,

Süper yıldızlı saraylar tutar,

Yanında arkadaşım diye gerilirler,

Ne nazik insanlar desinler diye.

*

Bazıları gönüllü sözde bilime,

Aklı menfaat dümen içinde,

Düzende ezberci yabancı kelime,

Kültürlü insan desinler diye.

*

Bazıları şöhreti basamak eder,

Hak adaleti hepten unutur,

Cümle aleme tepeden bakar,

Meşhur oyuncu bilsinler diye.

*

Bazıları ahlak, edepten yoksun,

Politika uğruna yaptıkça vurgun,

İhaneti salmış salyası keskin,

Siyasette varlığı bilsinler diye.

*

Bazıları kıyamet mahşerini anlamaz,

Mezarlardan taşları söker dinlemez,

Mermerden yaptırır gösterir yobaz

Büyük insanmış desinler diye.

*

Mehmet bunlar saymakla bitmez,

Çoğunluğu doğru sözden anlamaz,

Gaflet alemine dalmışlar bilinmez,

Sözde kendilerini ansınlar diye.

Y.T: 23.02.2001.

TAŞ DEĞMESİN AYAĞINA!

TAŞ DEĞMESİN AYAĞINA!

Bir süredir gömdüm kafamı kuma, görmezden, bilmezden, duymazdan geliyorum her şeyi. Her şeyi dediysem, ülkede olan biten her şeyi…

Nesini görüp bilip duyayım ki? Hangi birini?
Trajikomik bir hal alan hangi hallerimizi şöyle derinlemesine, içimi döke döke anlatayım? Hepsi, her şey akıl dışı bir hal alıp sıradışı olmuşken neyi söyleyip neyi yazayım?

Hangi anormali düz akılla masaya yatırıp anlatayım? Günlük değişen erzak fiyatları mı? 100 m2’lik, hepi topu 2-3 kişinin yaşadığı eve gelen bin liralık doğalgaz faturalarını mı? Yoksa dudak uçuklatan ve hangi insafa sığdığını bilmediğim elektrik faturalarının okkalı tarafını mı?

Ya da belki altın fiyatıyla yarışmaya aday olan benzin ve mazot fiyatlarını mı yazmalıyım? İsyanları oynayan ve böyle giderse kapatacaklarını söyleyen benzin istasyonu sahiplerini mi?

Ne bileyim, belki de burnundan soluyan ve her geçen gün ekonomik darboğazın altında ezildikçe ezilen yurdum insanını yazmalıyım.

Kepenklerine kilit üstüne kilit vuran esnafı mı, sağlık sektörünü mü, yoksa -sözüm ona- izi bile kalmayan pandemiyi mi?

Ve hatta belki de ülkeyi bırakıp hemen yanıbaşımızda her attığı adımın bizi de ilgilendirdiği Rusya’yı ve Ukrayna meselesini mi yazmalıyım?

Hangisinin ucundan tutup yazayım? Hangi konu şu satırları okuyan kaç okurun iştahını açar, yüzünü gülümsetir?

Hiçbiri…

Zira her biri kafamı kuma gömmeme sebep olan iç karartıcı ve buhranlı gerçekler.

Bütün bunların arasında kendimi annemin sözlerinin kucağına atmakta hiç de haksız sayılmam!

“Ayağına taş değmesin”

Muhteşem bir anne duası. Sanki etrafıma koruma kalkanı ören bir dua…Beni, olumsuz dünya ve hayat gerçeklerine karşı adeta zırhlarla kuşatan bir dilek. Üstelik anne yüreğinden gelen bir dilek. Anne dilinden dökülen tesirli bir dua.

Söylenen bu üç sihirli kelimeyle sırtımın yere gelmediği düşüncesinde olduğum günlerdeyim.Ve bu cümlenin verdiği huzurla hayat yolunda yürümenin verdiği hislerle, etrafımdaki keşmekeşe karşı umursamaz hallerdeyim.

Keşke…Ah keşke ülkemin de bir anası olsa da tıpkı annemin bana dediği gibi; “Ayağına taş değmesin!” dese, diyebilse…

Taş değmesin ayağınıza!

Esen kalın.

18 Mart 1915 ve Bugün Yaşadıklarımız

18 Mart 1915 ve Bugün Yaşadıklarımız

Geçmişte Almanya Çarlık Rusyasına karşı savaş ilan etmişti.

Daha sonra da Osmanlı Devleti ile ittifak anlaşması imzalanmıştı.

Bu anlaşmadan sonra Alman ve Osmanlı gemileri Karadenize açılmış ve Rus limanlarını bombalamıştı.

Bu ortak saldırıdan sonra Çarlık Rusyası Osmanlı devletine de savaş ilan etmişti.

Bizde bir anda İngiltere, Fransa ve Çarlık Rusyasının düşmanı olmuştuk.

Ama bu gün aynı noktada değiliz.

Geçmiş tarihimizden ders çıkardık.

Ukrayna, Rusya savaşının başlangıcında taraf olmadığımızı açıkça ilan ettik.

Komşularımız Ukrayna’dan da, Rusyadan da  vazgeçmeyiz dedik.

Ne Amerika’nın, ne AB’nin, nede Nato’nun çizgisine girmedik.

Rusyaya karşı uygulanacak çok geniş kapsamlı yaptırımları benimsemediğimizi açıkca söyledik.

Ukraynanın toprak bütünlüğüne de saygı duyulmasını her fırsatta vurguladık.

Kısacası geçmiş tarihimizden ders çıkardığımızı herkese hatırlattık.

Şimdi dönelim 18 Mart 1915 tarihinde yaşadığımız büyük zaferimize.

Çanakkale’ye demirleyen dönemin 94 parçalık donanmasını 26 mayınla paramparça etmiştik.

Çanakkale deniz savaşında hezimete uğrayanlar, Gelibolu’daki 5 noktadan karaya çıkabilmişti.

Orada da Kurmay Albay Mustafa Kemal sahne almıştı ve düşman Anafarta ve Conk Bayırı savunmaları ile geri çekilmek zorunda bırakılmıştı.

2022 Mart ayında fırsatçı devletlerin yine işbaşında olduklarını görüyoruz.

Savaşın her iki tarafını da tebrik ettiler.

Umut verdiklerini yalnız bıraktılar.

Her gün yaygınlaştırdıkları anbargo uygulamaları ile zenginliklerine zenginlik katttılar.

Bu fırsatçı ülkelerin Kuzey Irak’ta ve Kuzey Suriye’de yaptıklarını hiç unutmayalım.

Ve komşularımızdan hiç vazgeçmeyelim.

Günün sözü;

Yaş da aşk gibidir.

Saklanamaz.

“Thomus Dekcer”

 

ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞİİRİM

ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞİİRİM

Tarihimizin en önemli zafer günlerinden birisi olan 18 Mart 1915. 107 nci Yılını kutlayarak şehitlerimizi anmak ve Dünyanın bazı yerlerin dede anılmaktadır. Türk tarihine adını altın harflerle yazılmış, Baş Komutan dünyada saygın lider Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Türk milletinin ta kendisidir. 18 Mart 1915 tarihinde şanlı mücadelesi, gururu, hüznü ve vefayı bir arada hissettiriyor. Kahraman Mehmetçiğin dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek “Çanakkale Geçilmez” denilerek tarihin en önemli kurtuluşu olan. Çanakkale Destanı’nın 107 nci Yılı kutlanan destanıdır.

*

Kahraman Türk ordusunun Çanakkale Cephesinde verdiği mücadele yalnızca, Türk tarihinin değil bütün dünya tarihinin akışını etkilemiştir. Çanakkale zaferinin galibiyeti dünya ülkelerinin güç dengelerini değiştirmiş ve yüce Türk milletinin belirleyici ve yönlendirici gücünü bir kere daha gözler önüne sermiştir. Türk milleti topraklarını korumak için şahlanan muhteşem destanını yazmıştır.

*

Türk Milleti, mukaddes vatanımızın korunması için canlarını veren şehitlerini ve gazilerini hiçbir zaman unutmayacak, onların bıraktıkları kutsal mirasa, vatanımıza ve bayrağımıza onurla sahip çıkacaktır.18 Mart zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamından öte, inanç, azim, yiğitlikle pekişmiş destanın yazıldığı tarihi olan Çanakkale Zaferidir. “Zaferiniz kutlu olsun”

*

Türk milletinin Çanakkale’de elde ettiği zafer, bütün dünyaya verilmiş bir insanlık dersidir. Bu destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusu vardır. Çanakkale şehitliğinin her siperinde ayrı bir destanı, başlatan askerlerimiz, düşmana karşı verdiği mukaddes mücadeleyi zaferle sonuçlandırmış, dünya tarihine  en önemli mesajını vererek “Çanakkale Geçilemez!” ilkesini bir daha silinmemek üzere yazdırmıştır. “Dur yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir”. Çanakkale zaferimiz kutlu olsun, Rabbim Türk milletine bir daha o günleri yaşatmasın ve Tüm şehitlerimizin ruhları şad mekanları cennet olsun, Gazilerimize sağlıklı yaşam nasip eylesin. “AMİN”

“ÇANAKKALE “

Çanakkale bu cihanda tek olansın,

Tarih şahit yazıldı senin destanın,

Ya istiklal! Ya ölüm yeminlerin,

Çanakkale hürriyete giden yolsun sen.

*

Seni bitirdik diyen zalim güçler,

Karşında düşmanın çok toplar tüfekler,

Senin donanman hakka imanlı erenler,

Çanakkale geçilmez denilen yersin sen.

*

Nice yiğitler yılmadı cenkler devinden,

Koştu senin bağrına çıktı evinden,

Sen onlara açtığı alevli yolundan,

Çanakkale sen bayraklaşan yersin sen.

*

Toprağına düşmüş nice yatan şehitler,

Yağmur yağınca sularında kanları kokar,

Meydanında parlayan kızıl o akşamlar,

Çanakkale sen bayraklaşan yersin sen.

*

Bir destan okunuyor senin mazine,

Okurken gözüm dolar geçen gününe,

Şehidim, vatansın, bayraksın böyle biline,

Çanakkale yedi düvelle cenk ettiğin yersin sen.

Y.T: 14.03.2018