Köşe Yazıları

Ankara’da Bitmeyen Güç Savaşı

Ankara’da Bitmeyen Güç Savaşı

Çok partili siyaset döneminde, siyasal partiler ile bürokratik kurumlar arasında iktidarı ele geçirme savaşları yaşanır.

Siyasi iktidarlar zayıflayınca bürokrasi ana muhalefet rolüne soyunur.

Her iki tarafta bu mücadeleyi vatan ve millet adına yaptıklarını söylerler.

Ama bu mücadelenin perde arkasında her iki tarafında sahip oldukları kazanımları koruma amacı vardır.

Hele bu mücadeleden bir takım iç ve dış odaklar besleniyorsa bu mücadele ömür boyu sürer gider.

İstanbul’da nasıl bir patron sınıfı varsa Ankara’da da patron bürokrat sınıfı vardır.

Bir dönem askeri bürokrasi siyasete egemen olur.

Çevik Bir ve Yaşar Büyükanıt Paşalar, vitrinde yer aldı.

Bir dönem yargıçlar baş rollerde oynar.

Vural Savaş ve Yekta Güngör Özden isimleri on plana çıkar.

Bazen de ekonomik bürokratlar kıymetli olurlar.

Rahmetli Turgut Özal döneminde Hazine müsteşarı ve Merkez Bankası başkanı en etkin ve en itibarlı konuma gelmişti.

Bürokrat kesime göre devletin gerçek sahibi bürokrat kadrolarıdır.

Bürokratlar siyasi iktidarlara gelip geçici yönetimler olarak bakarlar.

Ara sıra kendi aralarında itişip kakışsalar bile kazanımları tehlikeye girince bir anda birleşirler.

Günün Sözü:

İnsanın kanadı, gayretlidir.

“Mevlana”

Son 4 Dönem Gemlik Seçimleri

Son 4 Dönem Gemlik Seçimleri

2004 yılı Mart ayından itibaren Gemlik’ten yapılan seçim sonuçlarını inceledik.
28.03.2004 Sonuçları:
-Ak Parti: 32,46
-DYP: 18,49
-Saadet Partisi: 12,95
Seçmenin ilk üç sıra içerisinde CHP, DSP, ve MHP’ye yer vermediğini gördük.
29.03.2009 Sonuçları:
-CHP: 32,40
-AKP: 28,47
-MHP: 18,20
Gemlik seçmeninin, Doğru Yol ile Saadet Partisini saf dışı bıraktığını bu defa CHP ve MHP’yi ilk üç içine aldığını anladık.

30.03.2014 Sonuçları:
-AKP: 38,85
-MHP: 31,77
-CHP: 22,64
bu üç seçim sonuçları Gemlik seçmeninin bilinçli oy kullandığını körü körüne bir partiye bağlı kalmadığını göstermektedir.
Bir önceki seçimlere göre AKP oylarındaki artışta, şehir meydan çalışmalarının dere islahının ve doğalgaz getirilmesinin etkili olduğunu anladık.
seçmenin hizmete oy verdiğini gördük.

2019 seçimlerinde ise başa baş bir yarıştan sonra Belediye Başkanlık koltuğunu CHP adayı Sertaslan kaptı.
gelelim 2024 seçimlerine
-CHP: 52,00
-AKP: 35,36
-YRP: 4,00
Aslında 2024 seçim sonuçlarında, hayat pahalılığının ve AKP’de yaygınlaşan kibrin büyük rolü oldu.
Gemlik seçmeni rekor bir oyla koltuğu CHP’ye verdi.
Takım tutar gibi parti tutmadığını bir kez daha gösterdi.
Günün Sözü:
Çok şanslı olmamı çok çalışmama bağlıyorum
“Jetferson”

Siyasetteki Dağınıklığı Toplamalıyız

Siyasetteki Dağınıklığı Toplamalıyız

Koronavüris salgını ve devam eden savaşlar beynelmilel ticaret yollarının önemini arttırdı.

Sadece Pekin’den başlayan ve Londra’ya kadar uzanan tarihi bir “ipek yolu” vardı.

Çin’i düşman ilan eden Amerika, bu yolla bir alternatif buldu. Hindistan’dan başlayan ve İsrail’den de geçen “Baharat Yolunu” ilan etti.

Bizde, Irak ile anlaşma yapıp Basra Körfezinden geçen “Kalkınma Yolu Projesini” imzaladık.

Artık dünyada ticaret yolları savaşları başlamıştır.

Petrol ve Tahıl ürünleri, en stratejik silah haline gelmiştir.

Dünya yeniden şekillenirken biz ise ülke içinde ve dışındaki bazı konulara takılıp kalıyoruz.

Çok kısa zamanda kendi içimize dönmeliyiz.

Önce paramparça olmuş, Siyasi yapımızı toparlamalıyız.130 adedin üzerinde siyasi partimiz var.30 adedi ile seçimlere girdik.

Gelişmiş ülkelere baktığımızda birkaç siyasi partinin rekabet içinde olduğunu görüyoruz.

Peki darmadağın olan bu siyasi yapıyı nasıl toparlayacağız.

Öncelikle, siyasi partiler kanununu değiştirmemiz lazımdır.

Yıllardır, hep seçim barajı ile uğraştık aslında barajı yeni parti kurma aşamasında uygulamalıyız.

Yıllardır yüzde hatta binde oy oranlarında dolanan partileri, belli süreler sonunda kapatmalıyız.

Son seçimlerde küçük partilerin siyaseti nasıl kilitlediğini gördük.

Çok partiyi sahip olmak çok demokratik ülke olmak değildir.

Günün Sözü

Ölüm her şeyi eşit yapar.

“Cladianus”

Bursa’da 2019 ve 2024 Seçimleri

Bursa’da 2019 ve 2024 Seçimleri

2019 ve 2024 yerel seçimlerinde Bursa Büyükşehir de ilginç sonuçlar alındı.

(CHP) 2019 seçimlerinde, 3 Büyükşehir ve Güney sahillerindeki belediyeleri kazanmıştı.

Bursa Büyükşehir Belediyesini ise, çok az farkla kaybetmişti.

2019 seçimlerinde, Ak parti %49,63 oy alırken CHP %47,03 oy almıştı.

CHP adayı Mustafa Bozbey seçimi kaybetti.

Ama seçmen ile ilişkilerini hiç koparmadı.

2024 seçimlerinde hayat pahalılığı ve emekli kızgınlığında işin içine girince CHP’nin şansı arttı.

CHP’nin oyları biraz daha artarak, %47,62 ye ulaştı.

AKP oyları ise %49,63’den %38,35’e geriledi.

Bursa seçmeninin önceliği raylı sistemin yaygınlaşması ve kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesiydi.

Başkan Aktaş, bu iki ana projede bekleneni vermedi.

Yapılan çarşı başı projeleri ve tarihi han düzenlemeleri ise seçmeni tatmin etmedi.

Seçmen raylı sistemin otobüs terminaline uzatılmasındaki gecikmeyi unutmadı.

Şehir Hastanesine gidecek raylı sistemin hala devreye girmemesine büyük tepki gösterdi.

Sözün kısası seçmen büyük projelerde, Başkanın risk almaktan kaçındığını hissetti.

Aslında Bursa’da ki büyük projelerde aksamalar ve gecikmeler olduğu AKP yönetimi tarafından da biliniyordu.

Buna rağmen Alinur Aktaş tekrar aday gösterilince seçmende tepkisini koydu.

Günün Sözü:

Hepimizin bir annesi vardır. Toprak

“Victor Hugo”

SEÇMEN ÖDÜNÇ OY VERDİ

SEÇMEN ÖDÜNÇ OY VERDİ

Seçmen, Kılıçtaroğlu’nun Kutuplaştırıcı ve nefret dolu politikalarından bıkmıştı.

Ak partinin de, kibirli ve yandaş tavırlarından hoşnut değildi.

Üçüncü bir yolun denenmesi için, Meral Akşener’e  şans vermişti.

Ama Akşener altın tepside sunulan bu şansı, kullanmayı becerememişti.

Seçmen 31 Mart seçimlerinde duruma el attı. Devlet yönetimi ile Belediye yönetimleri arasında bir denge sağlandı.

Geçmişle (%41) lerde yer bulan Ak Partiyi (%32) lerde dolanan (CHP) yi ise (%35) lere çıkardı. Geçmişteki Ak Parti seçmeni son dakikalarda oy kullanmayarak Ak Partiyi cezalandırmış oldu.

(CHP) ye ise parti yönetiminde ve parti politikalarında yaptıkları değişiklikler nedeniyle bir  kredi tanıdı.

Bir bakıma “ödünç oy” verdi.

Kesin hesaplaşmayı ise 4 yıl sonraya bıraktı.

Seçmen yarattığı bu seçim sonuçları ile şu mesajları vermiş oldu.

-Kutuplaştırıcı siyaseti bırakınız.

–Nefret, yalan ve itibarsızlaşma yollarına başvurmayınız.

–Mevlana’yı  iyi okuyunuz ve kibirden arınınız.

–Yandaş korumayı ve kullanmayı  bırakınız.

–Ülke içine ve vatandaşınıza yoğunlaşınız.

-Kırmızı çizgiler içinde, boğulmayınız.

–En önemli kırmızı çizgimiz bağımsızlık ve ülke sınırları konusundaki  hassasiyetimiz olsun.

-4 yıl sonra yapacağım sınava hazır olun.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kardeşlerimi allah yarattı,

Fakat dostlarımı ben buldum.

“Goethe”

OMURGA FITIKLARINA DİKKAT

OMURGA FITIKLARINA DİKKAT

Merhaba sevgili okurlar, bu yazıda pek çok kişinin şikayeti olan boyutuna göre olmakla birlikte yaşamı ciddi derecede etkileyen bir sorundan, omurgada meydana gelen fıtıklardan bahsetmek istedim. Fıtıkların neden ve nasıl oluştuğunu bilmek çözüm aşamasında da bizlere farkındalık oluşturacaktır. Halk arasında fıtık olarak bilinen disk hernisi, vücudumuzda bulunan omurgadaki omurlar arasındaki diskin yer değiştirmesi ile birlikte omuriliğe ve omurilikten çıkan sinir köklerine bası yapması durumu olarak açıklanmaktadır. Lomber disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığı daha sık görülmekle birlikte boyun (servikal) ve göğüs (torakal) bölgesinde de bu durum karşımıza çıkmaktadır.

Aslında öncelikle omurgayı tanımak, biraz da tıbbi bakış açısıyla bu konuya değinmek bu süreçte önemli. Omurgamız, 33 omurun üst üste sıralanmasıyla oluşan, omuriliğin korunmasında görev alan sütun şeklinde önemli bir yapıdır. Omurga bölümlerinde sınıflandırma yapılırken bulunduğu bölgeye göre isimlendirme yapılmaktadır. Biraz daha ayrıntıya inecek olursak örneğin, boyun bölgesinde bulunan omurlara vertebrae cevicales (boyun omurları) denilirken, bel bölgesinde bulunan omurlara ise vertebrae lumbales (bel omurları) denilmektedir. Farklı bölgelerdeki omurlarda sayıca ve biçim olarak da farklılıklar bulunmaktadır. Tıbbi terminolojide, boyun omurları C1-C7, göğüs omurları T1-T12, bel omurları ise L1-L5 olarak ifade edilmekte olup, oluşan fıtıklar da fıtığı meydana getiren diskin konumuna göre isimlendirilmektedir. Bunları bildiğimiz takdirde uzmana başvurduğumuzda ya da bilimsel bir makale okurken bu terimlerin bize neyi ifade ettiğini, eğer omurgamızda böyle bir oluşum varsa bunun hangi bölgede olduğunu artık anlayabiliriz…

Sütunun yaklaşık ¼ ünü omur gövdeleri arasında bulunan omurlar arasındaki diskler oluşturur. Bu yapılar, omurlar arasında bulunan 4-6 mm kalınlığında iki farklı yapıdan oluşan, yastık / amortisör görevi gören, form değiştirebilen elastik yapılardır. Diskler hemen hemen bütün omurga boyunca omurlar arasında yer almaktadırlar. Böylelikle omurgaya binen ağırlığın daha geniş yüzeye yayılmasını sağlayıp, ayrıca omurların birbiri üzerinde daha kolay hareket ederek ölçülü de olsa omurganın hareketliliğini sağlamış olurlar.

Bel bölgesinde bulunan fıtıkların daha sık görülmesinin nedenlerinden bir tanesi doğal olarak bu bölgeye daha fazla yük binmesinden kaynaklanmaktadır.

Herniler yani fıtıklar da genellikle dejeneratif değişimler sonucu diskin elastikiyetini kaybetmesi, sağlamlığını yitirmesi ile birlikte bir zorlanma ya da yanlış bir hareket sonucu fazla kuvvete maruz kalıp omurilik kanalı içerisine doğru taşması ile karakterizedir.

Diskin bu şekilde omurilik kanalına doğru uzanması, omurilik kanalı içerisinde, sinir kökleri ve diğer yapıların sıkışmasına yol açmaktadır. Ne yazık ki sinir köklerinden birinin sıkışarak bası altında kalması, sinirin yayıldığı ilgili alanda uyuşma, karıncalanma, ağrı, ve kuvvetsizlik gibi şikayetleri de beraberinde getirmektedir. İlk etapta fıtığın bulunduğu bölgeye göre yanlış hareketten kaçınılması, ortopedik yatak kullanımı, doğru postür (duruş), düzenli egzersiz ve etkili bir fizik tedavi ile şikayetlerin azalması mümkün iken, MR tetkiki sonucu basıya neden olan büyük bir fıtık tespit edilmişse ve fıtıklaşan disk materyali kanalın içine girmişse cerrahi tedavi gerekli olabilmektedir.

Omurganın kötü kullanımı, sigara tüketmek gibi bazı kötü alışkanlıklar, kötü postür, sedanter (hareketsiz) yaşam gibi birçok faktör disk dejenerasyonuna yol açabilmekte iken, bu dejenerasyon ile oluşan fıtık semptomları da kişinin günlük yaşamını oldukça olumsuz etkilemektedir.

Peki biz ne yapabiliriz? Düzenli egzersiz yapmanın, kötü alışkanlıklardan uzak durmanın, aşırı yük kaldırmaktan kaçınmanın bir nebze de olsa omurgada fıtık oluşumunun önüne geçtiğinin bilincinde olup, yaşamımızı buna göre şekillendirmeye özen göstermeliyiz. İnanın bu gösterdiğimiz özen ile daha sağlıklı bir omurga ve daha olumlu yanıt alabildiğimiz vücut sağlığı bizleri bekliyor olacaktır… Herkese sağlıklı günler diliyorum…

 

 

Seçmen İki Tarafa da Sorumluluk Yükledi

Seçmen İki Tarafa da Sorumluluk Yükledi

Bana göre, 31 mart seçimlerinin çok kısa analizi şöyledir.

Ak parti, hiç beklemediği en kötü sonucu aldı.

Siyasi sıralamada ikinci sıraya düştü.

(CHP) aklından bile geçirmediği ölçüde büyük bir başarının sahibi oldu.

Seçmen,22 yıldan beri iktidarda kalan ama halktan kopan ve kibre buğulan  Ak Partiye ağır bir ceza kesti.

Yaparsa Erdoğan yapar, yaparsa Ak Parti yapar sloganı Ak Partiyi tembelliğe itti.

Son gerel seçimlerinden sonra, seçmen siyaseti dengelemeyi becerdi.

Bi tarafa Devlet yönetimini emanet etti.

Diğer tarafa ise Belediye yönetimlerini teslim etti.

Dört yıl sonra iki tarafında olumlu ve olumsuz yönlerini oylama fırsatını yakalayacak.

Yıllarca,Ak partiyi zirvede tutan taban,Ak partinin altından kaydı.

Ak partinin altından kayan bu taban, rakip partiye gitmese bile sandık başına da gitmemişti.

Bu seçimlerde emekli seçmenin kızgınlığı kadar, denetimlerdeki başarısızlık da önemli rol oynadı. Yönetiminin denetim konusunda yetersiz kalması fırsatçıların çok işine yaradı.

Fırsatçı ticaret erbabı,enflasyonun zirveye ulaşması için her yolu denedi.4 yıl sonra devletin gidişatına ve belediyelerim hizmetlerine bakıp oy vereceğiz.

Günün Sözü;

Talih kuşu en az umanın başına konar.

“Lorca”

Kibir Kendinden Habersizliktir.

Kibir Kendinden Habersizliktir.

Mevlana “Kibir” için böyle demiş ve eklemiş “Buzun güneşten haberi olmaması” gibi kibirin kurbanları kimlerdir.

Birinci kurbanı, makam sahipleridir.

Sen adam olamazsın diyen babasını ayağına çağıran valinin hikayesini hepimiz biliriz.

İkinci kurbanı ise şöhretli kişilerdir.

Şöhret olanlardan bir çağır, güneşin buzu erittiğinin farkında değildir.

Üçüncü kurbanı ise zenginlerdir.

Bu kesim, doğal felaketlerle ve ekonomik krizlerle, zenginliğin yok olduğunu unutan kişilerdir.

Zenginliğinde, makamında şöhretinde ana maddesi halktır.

Kibrin ilacı da halktır.

Çünkü insan halk ile yakınlaştıkça kendisini kuşatma ego illetinden kurtulur.

Başta rakipler olmak üzere kimseyle alay etmez.

Kimseyi küçük görmez.

Alaycı ve küçük gören cümleler kullanmaz.

Bir önceki seçimlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu için “Bay Bay Kemal” cümlesini kullanmıştı.

Özgür Özel’e de, “Özgür elendi” yakıştırmasını yaptı.

Rakipleri küçümsemek ve alaycı cümleler kullanmak muhafazakar çizgideki bir lidere uygun düşmez.

Halkımız siyasi rekabet de bu tür üslup kullanmasından hoşlanmaz.

Hiç beklenmedik bir anda faturayı keser ve siyasi sıralamayı değiştirir.

Nitekim, Ak parti seçim sonrası yaptığı yüzleşmede yenilginin sebebini bulmuştur.

Halktan kopuş kibir ve adalet Ak partiyi liderlikten indirmiştir.

Önlem alınmaz ise çöküş dönemi kaçınılmazdır.

 

Hayat Pahalılığı Gücünü Gösterdi

Hayat Pahalılığı Gücünü Gösterdi

Yerel seçimler öncesinde seçmenin projelerden ziyade genel ekonomiye kilitlendiğini yazmıştık.

Fırsatçılar tarafından kuşatılan seçmenin ekonomiden başka bir şey düşünmediğini belirtmişti.

Ayrıca denetim konusunda seçmenin şikayetçi olduğuna da değinmiştik.

Seçmen ülkenin bağımsızlığı ve güvenliği konusundaki önceliğini bu defa hayat pahalılığına aktardı.

Hayat pahalılığı altında ezilen seçmen yönetimin denetim konusundaki önlemlerini de ciddi bulamayınca faturayı iktidara kesti.

Ak Parti yıllar sonra CHP’nin gerisinde kaldı.

CHP %34,46 oy toplarken, Ak Parti %32,42 oy alabildi.

CHP 35 Belediye

AKP 24 Belediye

DEM Parti 10 Belediye

Yeniden Refah Partisi 2 Belediye

B.B.P 1 Belediye

İYİ Parti 1 Belediye

MHP 8 Belediye

Başkanlığına sahip oldu.

Bu tabloya bakınca ana muhalefet partisi olmayı hedefleyen İyi Partinin çöktüğünü görüyoruz.

Ayrıca altılı masada yer bulan küçük partilerinde bu seçimlerde savrulup gittiğine tanık olduk.

Babacan, Davutoğlu ve Gültekin Uysal, (binde bir) ile (binde üç) oranlarında kaldılar.

Karamollaoğlu ise ancak (yüzde biri) yakalayabildi.

Bu seçimler bize yeni bir seçim kanunu yapılmasını hatırlattı.

130 partisi olan ve 36 parti ile seçimlere açık olan bu sistem mutlaka elden geçirilmelidir.

Tam demokrasi ararken, ülkemizdeki siyasi dengeleri paramparça edemeyiz.

 

Günün Sözü:

Adalet olmadan düzen olmaz.

“Albert Camus”

Seçimde Öncelik Dönüşümde

Seçimde Öncelik Dönüşümde

Bu yerel seçimlerde en gözde projenin, kentsel dönüşüm projeleri olduğunu görüyoruz.

Görünen o ki deprem fırtınaları bizi kuşattıkça, yerinde dönüşüm uygulamak veya yeni deprem konutu üretmek, önceliğimiz olacaktır.

Devletin ve Belediyelerin bu konuya önem vermesini rant edebiyatı ile itibarsızlaştırmaktan kaçınmalıyız.

Gemlik sahillerini dönüştürürken hem kaliteli inşaatı,hem de zemin özelliklerini birlikte düşünmek zorundayız.

Sahilden çaldığımız bölgeleri ve fırtınalı günlerde ana caddeye kadar ulaşan deniz sularını hatırlamalıyız.

İşte bu sebepten dolayı Büyükşehir Belediyesi, dönüşüm konusunda,başta Gemlik olmak üzere Orhangazi,İznik ve Mudanya’yı öncelikli bölge olarak belirlemiştir.

Ayrıca,Bursa’da Altıparmak ve Çarşamba pazarı arasındaki Aktarhüssam,Ahmet paşa,Şebahettin paşa,Hocahasan,Selimiye ve Çırıpan mahalleleri ile ilgili planlama çalışmaları başlatılmıştır.

Çünkü, çevremizi kuşatan fayların kırılma dönemlerine hızla yaklaştığımızı biliyoruz.

Bu sebeble, Tekirdağ,İstanbul,Çanakkale,Yalova ve Bursa’da topyekün dönüşüm seferberliği başlatmalıyız.

Kahraman Maraş ve Hatay depremlerindeki maddi ve manevi kayıplarımızı çok yakından biliyoruz.

Marmara bölgesinde olabilecek yıkıcı bir deprem daha ağır kayıplara sebep olacaktır.

Hazırlıklı olmalıyız.