Köşe Yazıları

Erzurum’u Yendik Ve Elendik

Erzurum’u Yendik Ve Elendik

Bursaspor kendi evinde, Giresunspor’a yenilince şok olmuştuk.

Ardından kupa maçında, Erzurum’da yediğimiz dört gol, tüm şehri karamsarlığa götürdü.

Ligin son sıralarındaki, Altınordu’yuda yenemeyince, taraftar sokağa döküldü

Bursa’daki, Erzurumspor maçı öncesinde, 15 bin taraftarlar, Cumhuriyet caddesinde toplanmıştı.

Bu kalabalık taraftar grubu, gece karanlığında Altıparmak caddesinde, sloganlar atarak, yürüyüş yaptı.

İşte Erzurumspor’la yapacağımız eleme maçına, böyle bir atmosfer altında çıktık.

Bu arada, Yalçın hocada görevden alınınca, bu önemli maçın sonucunu, merakla bekledik.

Erzurumspor ilk yarıda, Bursasporu’u orta sahada kilitledi.

İlk devre, Bursaspor yaptığı yan paslarla ve geriye oynamalarla, hiç umut vermemişti.

Nitekim, orta sahada kitlenen oyunda, bir kontatak bulan Erzurumspor, devreyi gol ile kapatmayı başardı.

Erzurumspor’un attığı bu gol, tüm hesapları değiştirdi ikinci yarıda, orta sahada değişiklikler yapan Bursaspor, son yirmi dakikada uyandı.

Ali Akman’ın mükkemmel golü, Bursaspor için bir umut oldu.

Ali Akman’ın attığı ikinci golden  sonra, maça ortak olduk.

Maçı galip bitirdik ama, turu kaçırdık.

Şimdi tüm gücümüzü, liğ maçlarına vermeliyiz ama son haftalarda, puan sıralamasında gerilere düşmeye başladık.

Ümraniyespor ve Menemenspor’un bile gerisinde kaldık.

Görünen o ki, bu kadro ile, ilk iki takım içine girmekte, zorlanacağız.

İbrahim Üzülmez gibi, disiplinli  ve canlı hoca bulduk.

Ama ocak transferinde, orta sahaya ve hücum bölgesine, takviye yapmalıyız.

Ve Ali Akman ve Çağlar gibi gençlerimizi de, elimizde tutmalıyız.

Günün Sözü: Hiç kimse senden iyi değildir ama, sen ortaya bişey koymazsan sende hiç kimseden  iyi değilsin.”D. Laired”

 

Anket ve Kararsızlar

Anket ve Kararsızlar

Geçtiğimiz iki ay içinde, tüm ülke olarak Kuzey Suriye operasyonuna, odaklanmıştık.

Bütçe görüşmeleri nedeniyle, siyaset yeni ön plana çıktı.

Bu arada, iktidar partisininde, muhalefetinde anketler üzerinden vatandaşın nabzını öğrenmeye çalıştığını, okuyoruz.

9 Aralık tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan anketler, şöyleydi.

İktidara mesafeli olan, KONDA’nın anketinde şu rakamları gördük.

%33 oranındaki kararsızların, tüm partililere dağılımından sonra, ortaya şu oranlar çıktı.

Ak Parti: 40

CHP: 23,1

HDP: 13,6

MHP: 12,9

İYİ.P: 9

Diğer partilerin toplamı ise, 1,4 idi.

Konda anketinde, Cumhur İttifakının oyu 52,9 oranındaydı.

Millet ittifakının oyu ise 47,1 seviyesinde, kalmıştı.

GENAR şirketinin araştırmasındanda, kararsızlar %33 olarak çıktı.

Partilerin oy oranları ise, şoyleydi.

Ak parti:40

CHP: 26

MHP: 11,5

HDP: 11

İYİ.P: 9

GENAL   şirketinin bulunduğu bu oranlara, kararsız seçmen oylarıda, dahil edilmiştir.

Genal şirketinin anketinde, diğer partilerin toplam oylarının, %4 olduğu, belirtilmiştir.

Anket sonuçlarına bakınca, İstanbul seçimlerinde hırpalanan Ak partinin, durumu düzelttiğini görüyoruz.

18 Yıldan beri iktidarda olan Ak Parti, yıpranmasına rağmen, (CHP) ‘nin hala (%25)ler seviyesinde dolaşması, seçmeni şaşırtıyor.

(HDP)’de ise, hiç değişmeyen çekirdek bir oy oranı, görüyoruz.

İyi partinin ise, gelecek seçimlerden sonra, çözülme sürecine gireceğini, hissediyoruz.

Devlet Bahçeli’nin sağlıklı ve zinde bir görüntü vermesi, (MHP) oylarını, anketlerde görünen orandan, çok daha yukarı taşıyaçaktır.

Yeni dönemde seçmenimiz, Milliyetci, devletten yana ve terör konusunda net davranışlar sergileyen, bir parti olacaktır.

Günün Sözü: Kapanmayan tek yara, Vicdan yarasıdır.”Public Cyrus”

 

 

Giresunspor  Maçı ve Başsağlığı

Giresunspor  Maçı ve Başsağlığı

Geçtiğimiz hafta, kendi sahasında oynadığı dört maçı da kazanan, Giresunspor’u misafir ettik.

Bir Trabzonspor gibi olmasa da, Giresunspor’un da, zaman zaman lig maçlarında, vitrine çıktığını görmüştük.

Bu sefer, Giresunspor  maçımız ilginç bir döneme, denk geldi .

Deplasmanında, Adanaspor’u yenmiştik.

Ardından Türkiye kupasında Erzurumspor’a yenilmiştik eğer, süper lige çıkma iddiamızı devam ettirmek istiyorsak, Giresunspor’u mutlaka yenmeliydik.

Ama evde yaptığımız hesap sahaya uymadı.

Giresunspor’la oynadığımız maçın, daha başında erken golü yedik.

Kısa bir süre içinde, bir gol daha yiyerek, iyice dağıldık ikinci yarının henüz başında, üçüncü golü yiyince, maça tutunma umudumuzu yitirdik.

Bu şaşkınlığımız, son on dakikaya kadar sürdü son on dakikada, ard arda iki gol bulduk ama, maçı alan Üsküdar’ı geçmişti.

Hafta içinde Erzurum’da almış olduğumuz mağlubiyetin , Bursaspor’u hem fizik olarak, hem de ruh olarak, yormuş olduğuna tanık olduk.

Biz Bursaspor’un genç kadrosuna güvenmiştik, ama yaşlı ağabeylerin takımı frenleyeceğini, pek düşünmemiştik.

Maç boyunca, Giresunspor’lu futbolcuların, orta sahada cirit attıklarını görünce, genç kadroya, tecrübeli, ağabey aşısının, tutmadığını gördük maç sonunda ise, tribünlerdeki taraftarlarında, bölündüğünü gördük.

Bir kısım taraftar, Yalçın hocanın istifasını istedi teksas taraftarlar grubu ise, Yalçın Hocaya istifa diyenlere tepki gösterdi.

Bu yenilgi ile ikinci sırayı kaçırdık.

Ama maraton devam ediyor, mücadeleye devam etmeliyiz.

 

Bir Başsağlığı : Gazeteci Elif Sezgin ve gazeteci Bülent Sezgin’in oğulları Deniz Sezgin’in  vefatına çok üzüldük başları sağ olsun.

 

Bursa Çağdaş Gazeteciler (30 )Yaşında

Bursa Çağdaş Gazeteciler (30 )Yaşında

Çağdaş Gazeteciler Derneği, (41). Yaşına girdi Bursa şubemiz ise, (30) uncu yaşına girdi.

Çağdaş gazeteciler derneği Bursa Şubenin, Kurucu Başkanı rahmetli Yımaz Akkılıç ile, Gemlik Körfez gazetesinde, (1990) lı yıllarda birlikte yazıyorduk.

Bende, (2020) yılı başlarında, Bursa şubemize, üye olmuştum.

Bu günkü genç Başkanımız Rabia Deniz’i, geçmişteki yönetim kurullarından da, tanıyorduk.

Rabia Deniz Başkanlığındaki mevcut yönetimin, ilgi ve etki alanlarını, genişlettiğini görüyoruz.

Derneğimizin “yaş günü “ toplantısında, memnuniyet verici örnekler gördük.

Toplantımıza, Genel Merkez Yönetim Kurulundan katılan Altan Ucarsu, Bursa Şubemiz için, “en eski ve övünç verici “ diyerek, Bursa yönetimini onurlandırdı.

Ayrıca, bu yaş günü toplantımıza katılan Milletvekilleri, Sivil Toplum Örgütleri, Belediye Başkanları ve Zonguldak şubesi yetkilileride, genç yönetimin çalışmaların onay vermiş oldu.

Verilen ödüllerdeki isimlendirmelerde, seçilen kişilerde çok uygundu.

Kapanan (Olay TV) çalışanlarına verilen, “Meslek Dayanışma Ödülü” tam yerine oturmuştu.

Çok eski dostum Erdal Özdür’e verilen “Meslek Onur Ödülü” ise, Erdal Özdür kadar, benide sevindirdi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesinin, organize ettiği bu toplantıda, Rabia Deniz Başkanlığındaki bu yönetimin, uzlaşmacı verimli, girişken ve başarılı bir çizgi yakaladığını, gördük.

Kurumlarla, derneklerle ve odalarla yaptıkları işbirliği ve ortaklıklarla gelecek yönetimlere yararlı örnekler, bırakmaktadırlar.

Bursa’daki toplantı, şubelerin sadece Genel Merkezle değil, birbirleri ile destek ve bilgi akımı içinde olacaklarını, göstermiştir.

Bu vesile ile, Genel Merkezin (41). Yaşını, Bursa Şubemizin ise, (30) uncu yaşını, kutluyoruz.

Günün Sözü: O yüce not verici, sıra sana geldiğinde kazanıp, kazanmadığına değil , nasıl oynadığına not verecektir.”Granland Rice”

 

 

Enflasyon (10.56)ya Yükseldi

Enflasyon (10.56)ya Yükseldi

Ekim ayında enflasyon, (8, 55) ‘di bunun sebeblerinden birisi, durgunlaşan gıda fiyatlarıydı.
İkincisi ise doğalgaz ve elektirik fiyatlarının, o ayın enflasyon hesabına, dahil edilmesi idi.
İşte bu yüzden (8, 55)lik Ekim enflasyonu, (10,56) lık Kasım enflasyonuna yükseldi.
Gıda fiyatları ve giyim fiyatları da artınca, enflasyon tekrar iki haneli oranlara çıktı.
Kasım ayında yaşadığımız, bu sert artış bu seneyi, tek haneli enflasyonla kapatma umudumuzu, yok etti.
Kış aylarında, ekonomideki olumsuz gelişmeleri tahmin eden yetkililer, 2019 yılı enflasyon hedeflerini değiştirdiler.
Tek haneli enflasyon hedeflemişlerdi ama yıl sonu enflasyonu, yaklaşık (12) olarak revize ettiler.
Nitekim, (12) seviyelerine düşürülen faiz kararlarına, özel bankaların henüz uymadıklarını, unutmayalım.
Aşırı baskı ile düşürülen faizler, dövizin kontrolsüz artışına, sebeb olacaktır.
Bu kış döneminde, ekonomik dengelerle fazla oynamaya gelmez.
Döviz faizlerindeki patlamaların, dış politikadaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu da, çok iyi biliyoruz.
Bir ekonomik ve toplumsal kriz yaşamadığımız taktirde, 2020 yılında, tek haneli enflasyonu yakalasak da, (%5) ler seviyesine inebileceğimizi, sanmıyoruz.
Tek haneli enflasyonların düşmesi, çift haneli enflasyonlardaki düşme kadar, hızlı olamaz.
2022 ve hatta, 2023 yılında yakalanacak (5) lik enflasyonu bile, başarılı görmekteyiz.

Günün Sözü: Tatlı dil, her kapıyı açan sihirli bir anahtardır.”Montaigne”

3 Aralık Engelliler Günü

3 Aralık Engelliler Günü

Hepimizin, bir engelli adayı olduğunu düşünürsek, yakınımızdaki engelliyi bir handi kap olarak, görmeliyiz.

Engelliler ailelerine, takım oyunu oynamayı öğretirler.

Kendimizden başka kişilerinde, öncelikleri olduğunu hatırlatırlar.

Aşınan hoşgörü ve sabır özelliklerimizin, yeniden yeşermesini vesile olurlar.

Engelli ile yaşamak, emek ve sabır ister ilk şart, ailenin engeli ve engeliyi, kabul etmesidir.

Daha sonra, çevremizde engelli ile yakınlaşırız.

Bu dönemde, belki biraz yoruluruz.

Ama ruhen sıkılmayız ve vicdanen rahat oluruz.

Sorumluluk almanın verdiği fiziki yorgunluk, sorumluluktan kaçmanın ruhsal yorgunluğunun yanında, çok hafif kalır.

Ve zaman içinde engelimizi bir sorun olarak değil, bir renk gibi, görmeye başlarız.

Engelli ile yaşarken, “Bu gün Allah için ne yaptın” sözünü, “Bu gün bir kul için ne yapıyorsun”, olarak anlarız.

Çünkü engelli ile yaşamak, tüm yaşamımızı ona endekslemeniz, demektir.

Artık kendi önceliğimizin yerini, engelinin önceliği, almıştır.

Bir ölçüde, iki kişilik farklı bir hayat biçimidir.

Bu ağır görevi, canı gönülden yapanlar, bize göre cennetin en öndeki adaylarıdır.

Zaten huzurlu bir yapısı ile, bu dünyada cenneti yaşamaya başlarız.

Bizimde bir engelli bir kardeşimiz var iki kız kardeşim ile bir eniştemizin, hakkını ödeyemeyiz.

Onların bu fedakarlıkları, Allah katında en yüksek derecede, değerlendirilmektedir,

Tüm engelli aileleri , çok iyi anlıyoruz.

Hepsine sabır diliyoruz, devletimizin bu konudaki hassasiyetine, teşekkür ediyoruz.

 

Günün Sözü:

Zırh kuşanıp, kılıç takmak adamı şövalye yapmaz “Chaucer”

 

Adanaspor’u Son Saniye Yendik

Adanaspor’u Son Saniye Yendik

Bu hafta, 55 kez karşı karşıya oynadığımız Adana spor’a konuk olduk.

Biz beş maçtır kaybetmedik.

Adanaspor ise, on maçtan beri galibiyet yüzü, görmemişti puan cetvelini incelediğimizde, Adanaspor’un en çok gol yiyen, üç takım içinde olduğunu gördük.

Geçen hafta Keçiörengüçü’nü yenince, dokuzuncu sıradan beşinci sıraya, yükselmiştik.

Puan cetvelinin ilk beş sırası, milimetrik ölçüler gibi, birbirine çok yakın iki hafta içinde, alınacak sonuçlar, ilk beş sıranın altına üstüne girebilir.

İşte böyle bir ortamda, Adanaspor’u deplasmanda mutlaka yenmeliydik.

Zorlansak da, Adanaspor’u son saniye golüyle, yenmeyi başardık.

Attığımız son saniye golünden sonra, santra yapmaya vakit kalmamıştı maç öncesi, Eskişehir yakınlarında trafik kazası geçiren taraftarlarımız için üzüldük.

Takımını yalnız bırakmak istemeyen, gerçek taraftarlarımıza, geçmiş olsun diyoruz.

Adanaspor  maçında, çok iyi bir oyun ortaya koyamadık.

Ama iyi oynadık veya kötü oynadık demeden, her maçta üç puanı cebimize koymak zorundayız.

Transfer ayında, transfer haftasını neden açmadı diye, mevcut yöne çok sitem etmiştik.

Ama zamanla Bursaspor’un borca batmış olduğunu, gördük.

Ve bu sebeble, üç puanımızda silindi.

Bu borç sarmalından, henüz kurtulmuş değiliz.

İrili ufaklı alaçaklıların, markajı altındayız.

Taraftarlarımızdan, 40 bin kişilik stadı doldurmasını, bekliyoruz.

Son Keçiörengücü maçında, 11 bin kişiyi aşamadık.

Mevcut yönetimin, Bursaspor’a en yakışan yönetim olmadığını , görüyoruz.

Ama şimdi eleştirmek yerine, destek olmalıyız.

 

Günün Sözü:

Zamanın kime dost, kime düşman olacağı bilinmez.”Shakespea”

 

Keçiörenspor’u Zor Geçtik

Keçiörenspor’u Zor Geçtik

Başlangıçta Keçiören spor takımının  bir kasaba takımı gibi algılamıştık.

Ama, puan cetveline baktığımızda, süper lig dahil, ilk sekiz takım içinde, en az gol yiyen takım olduğunu, gördük.

Bursaspor’un 12 haftada 14 gol yediğini, Keçiörenspor’un ise, 7 gol yediğini görünce, Keçiörenspor’un zayıf bir takım olmadığını, anladık.

Zaten, Keçiören güçü ile yaptığımız maçta, kendi sahamızdan çıkmak da zorlandık.

Keçiörenspor’un yaptığı hüçüm, pres bizi yan pas ve geri pas yapmaya, zorladı.

Sabırsız taraftarımızda, Bursaspor’u ıslıkladı.

Maçı galip bitiren ve beşinci sıraya yükselen bir takım, seyirci tarafından, yuhalanmaz.

Bursaspor, her biri final niteliğinde maçlarını oynarken, 40 bin kişilik stadımızda, sadece 11 bin taraftar, görebiliyoruz.

Önümüzdeki hafta, Adanaspor’a  konuk olacağız.

Ama çok yorgun bir orta sahaya, sahibiz .Selçuk ve Özer yerine, dinamo gibi çalışan genç ve dinamik gençlere, ihtiyacımız olaçaktır.

Bu eksikliğimizi mutlaka ocak transferinde, gidermeliyiz.

Keçiören gücü maçını, maçın başında ve son dakika da iki önemli kurtarış yapan, kalecilerimiz çağlar sayesinde anladık.

Artık, tıkır tıkır işleyen bir orta saha, istiyoruz.

Ekonomik durumu ise, hala düzeltemedik.

En küçük çapta, bir para girişini duyan eski alacaklılar, hemen vaziyet alıyorlar.

En azından, Bursa kökenli alacaklılardan, biraz sabır bekliyoruz.

Federasyonumuzun, ocak ayında çok canlar yanacak, şeklindeki açıklamalarını, ciddiye almalıyız.

İşin başında, üç puanımız silindi.

Bu genç kadro, yeni puanların silinmesini, hazmedemez.

Puan cetvelinde, Eskişehirspor’u inceledik 12 maç oynayan koskoca efsane Eskişehirspor’un sadece “bir puanı olduğunu gördük ders çıkarmalıyız.

Günün Sözü: Herşeyin yok olduğu anda bir ümit vardır.” Thales”

 

Öğretmenler Gününün Ardından

Öğretmenler Gününün Ardından

Her yıl 24 Kasım da, öğretmenler gününü kutluyoruz.
Şöyle, 50 yılı bir dönemi göz önüne getirdiğimizde, öğretmenlerimize yapmadığımız zulmün kalmadığını, hatırlıyoruz.
Hiçbir dönem, öğretmenlerimizi tümüyle kucaklayamadık onların, tek ve etkili bir güç olmalarını, hep engelledik.
Öğretmenlerimizi, farklı derneklere birkaç parçaya böldük.
Farklı sendikalara yönlendirerek, güçlerini parçaladık Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, birbirlerine düşmelerini bile, becerdik.
Derneklerini de, sendikalarınıda, siyasallaştırdık.
Kariyerlerine göre değil, ideolojilerine göre, değerlendirdik.
Yerlerinden ve şehirlerinden ettik sık sık değişen yönetmeliklerle, heveslerini kırdık.
Verimliliklerini düşürdük velhasıl, bizi hayata hazırlayan öğretmenlerimizi, her türlü mutlu edemedik.
3600 ek gösterge vaadimizi bile, hala yerine getiremedik.
Öğretmenlerimizin, batılı meslektaşlarına göre,
Ekonomik haklarda çok gerilerde kaldığını, biliyoruz.
Öğretmenlerimizi, kamuda görev yapan diğer memurlardan, farklı görmeliyiz.
Çükü onların, geleceğin yöneticilerini yetiştirdiğini, anlamalıyız.
Milli Eğitim Bakanlığının, ezber bozan açıklamalarını dikkatle izliyoruz.
Öğretmenlerimizin ekonomik açıdan da, sistem açısından da, batılı meslektaşları ile aynı düzeye getirilmesini, bekliyoruz.
Hızlı trenler, alış veriş merkezlerine ve otoyollara verdiğimiz önemi, öğretmenlerimize ve eğitim sistemine de, vermeliyiz.
Eğitim sisteminde, dar gelirli ailelerin çocuklarını da düşünmeliyiz.
Kaliteli öğretmenlerimizin kamuda kalmasını, özendirmeliyiz.
Bakınız düşünür A. Maslow ne demiş “Tüm yaşam bir eğitimdir.Herkes öğretmendir ve herkes sürekli olarak öğrencidir”.
Bu sözü okuduktan sonra, başka yazacak bir şey kalmıyor.
Günün Sözü:Yurdu savunmanın en ucuz yolu eğitimdir.”Buckel”

Depremler Ve Yeniden Dönüşüm

Depremler Ve Yeniden Dönüşüm

Geçen yıl Yalova’da Çınarcık’ta ve Osmangazi İlçesinde orta büyüklükte birkaç deprem yaşamiştık.
Kısa bir süre önce, Bursa’da ard arda üç deprem daha yaşadık.
Merkez İlçe, Osmangazi’de meydana gelen, üç büyüklüğündeki depremler, hepimizi korkuttu.
Deprem küçüktü ama, sarstığı yer şehir merkeziydi.
Dolap kapaklarını bile sarsan bu deprem yeryüzüne yakın bir yerdeydi Bursa halkı olarak, 1888 yılında çok yıkıcı bir deprem, yaşamıştık.
Bu depremin bir gün bizi bulacağını biliyoruz.
Bursa’daki yaşadığımız üç büyüklüğündeki son depremden şunuda öğrenmiş olduk.
Eğer deprem merkezine yakın isek ve deprem yeryüzüne yakın bir yerde olmuş ise, üç büyüklüğünde bile olsa, sarsıntıyı şiddetli olarak hissediyoruz.
Uzmanlar son depremlerin uyarıcı olduğunu söylediler.
Depremin merkezinin, Gençosman pastanesine yakın olan Alemdar ve Küplüpınar Merkezi olduğunu öğrendik.
Deprem merkezinden birkaç durak sonra tam Özdilek tesislerinin karşısına 36 katlı incecik bir bina yapıldığını görüyoruz.
Bu binayı gördükce, deprem profesörü Ahmet Ercan hocanın uyarılarını hatırlıyoruz.
Gemlik için, deprem konusunda özel bir kanun çıktığını biliyoruz.
Yanlış araziler ve çürük binalar hepimiz için öldürüçü sonuçlara sebeb olacaktır.
Depreme karşı alınacak önlemler, siyasete bulaşamaz.
İhmale de hiç gelemez bu dönemdeki belediyemizdeki en önemli hizmeti, kensel dönüşüm olmalıdır.
Bu konuda, sadece başkanın uğraşması yetmez, dönüşüm ile ve imar ile uğraşaçak kadroların, yetenekli, sosyal ve cesur kadrolar, olması gerekir.
Bir bölgeyi, yerinde dönüşüme hazır hale getirmek kolay iş değildir.
Günün Sözü: Hayatın güzel olması için, eksiksiz olması şart değildir.”Funicell”