Köşe Yazıları

Avrupa’daki Finallere Gidiyoruz

Avrupa’daki Finallere Gidiyoruz

A milli takımımız Avrupa Finallerine kalırken, belki de en gergin maçlarını İzlanda ile oynadı.

İzlanda’da, maç öncesi yapılan saygısızlıklar, tüm Türkiye’yi öfkelendirmişti.

Türkiye’deki maçta, aklımızı kullandık maç öncesi, hiçbir gerginliğe neden olacak davranışlara, girmedik.

Aslında gergin ortam, İzlanda takımın işine yarayacaktı.

İzlanda takımı, fizik olarak güçlü ve kuvvetliydi.

Ama, otuz üç yaş ortalamalı olan İzlanda takımı, kondisyon olarak yetersizdir.

Tek şansları, hava topları ve yan toplardı.

Uzun taç atışları, çok tehlikeli oldu maçın büyük bölümünde, topa hakim olsak da, bir yan top golü, işimizi zora sokabilecekti.

Nitekim 82 dakika da Merih’in kale çizgisinden çıkardığı top, alın terimizin takdir edilmesiydi.

İki maçta Fransa’dan, dört puan aldık iki maçta, İzlanda’ya dört puan verdik.

Bu tabloda, İzlanda’nın bize ne kadar ters geldiğini, göstermektedir.

Aslında bizde Fransa’ya ters geldik.

İşte futbolun güzelliği buradadır.

Andorra ile deplasmandaki maçımıza giderken, çok rahattık genç takımımızı, daha da güçlendirdik.

Ümit milli takımdan bile, oyuncu götürdük  Avrupa’daki  finalleri, bir maç önceden garantilemiştik.

Bu rahatlıkla çıkan takımımız, Bursaspor kökenli Enes’in golleriyle son maçımızı da kazandı.

Milli Takımımızın futbolcu havuzunda, çok yetenekli gençlere sahibiz.

Şimdi geçirdiğimiz tecrübelere dayanarak, en ideal onbirimizi, çıkarmak durumundayız.

Finallere kadar yapacağımız hazırlık maçları ile, en iyi ekibimizi kurabiliriz.

Kilit oyuncularımız, bir sakatlık yaşamaz ise bu defa finallerde iddialıyız.

Günün Sözü: Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek “Albert Einstein”

 

Amerika’da, Rusya’da, Türkiye’den Vazgeçemez

Amerika’da, Rusya’da, Türkiye’den Vazgeçemez

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 13 Kasım’da  Amerika’da Başkan Tramp’la yaptığı görüşmeler, amacına ulaşmıştır.

Bu tür görüşmelerde, iki taraf her konuda kazançlı olamaz.

Ermeni soykırımı iddiasında, Türkiye alınganlık yerine, yol gösterici bir tavır sergilemiştir.

Konuyu tarihçilere bırakmıştır.

Artık sözde soykırım günlerinde, Amerika’nın kullanacağı kelimeler konusunda, bir gündemimiz ve merakımız kalmamıştır.

Amerika’nın, Rusya’dan aldığınız (S- 400) füzelerini, imha edin önerisine, Amerika’dan da “patriot alırız” hamlesi ile karşılık verilmiştir.

Fetö’yu sığındığı Amerika’da terörist ilan etmek, bir nevi Amerika’ya da azmettirici olarak, takdim etmektir.

Amerika’da yapılan bu konuşma, FETÖ ile yapılan mücadelenin, en önemli adımlarından biri olmuştur.

Amerika’ya sadece (YPG) üzerinden değil, FETÖ’nün azmettiricisi olarak da yüklenmek en akılcı bir yöntemdir.

Bu görüşmelerde, Türkiye için Rusya’nın, en az Amerika kadar önemli olduğunu da, anlaşılmıştır.

Aslında Türkiye, hem Amerika için hem de Rusya için, vazgeçilmeyecek bir ülke, konumundadır.

Peki Amerika’nın sıkıntısı nedir?

Sıkıntı Amerika’nın koşulsuz olarak, itaat beklentisinden kaynaklanmaktadır.

Mısır gibi, Suudi Arabistan gibi, ve (YPG) gibi, itaat eden bir Türkiye isteyen Amerika, birinci Irak savaşından biri Türkiye’nin peşindedir.

Meclisten geçmeyen 1 Mart teskeresi, Amerika’nın duymasına sebep olmuştur.

Türkiye’nin, Rusya ve İran ile olan komşuluk ilişkileri, Amerika’nın orta doğu ve Akdeniz’de zorlanmasına, neden olmuştur.

Türkiye, hem Amerika hem de Rusya ile kendini ezdirmeden ve ipleri de koparmadan, yaşamak zorundadır.

Cumhurbaşkan Erdoğan, bu politikayı başarı ile uygulamaktadır.

Günün Sözü: Kitaplarda dostlar gibi, aza fakat iyi seçilmiş olmalıdır.”Joineriana”

 

İkinci Sırayı Kaçırdık

İkinci Sırayı Kaçırdık

Bursaspor’un, Türkiye kupasında, deplasmanda  kazandığı Muğla ve Bayburt  maçları, takımı beşinci tura yükseltti.

Eğer birde şanslı kura çekebilirsek, çeyrek finallere kadar gitmemiz, sürpriz sayılmaz.

Lig maçlarında da, iyi gidiyoruz.

Eski üç puan şokunu, çabuk atlattık .

Masa başında silinen üç puanımızın verdiği zararı, kazandığımız son iki maçla, telafi etmiş olduk.

Sahada şimdilik işler iyi gidiyor ama, finansman konusunda üzücü haberler, duyuyoruz.

Bursaspor Kulübünün, idari personeline dört aydan beri, maaş ödeyemediğini duyduk.

Ayrıca basket maçında, çirkin ve kötü tezahurat  yapan Bursaspor taraftarları, kulübün yaklaşık 19 bin lira cezaya çaptırılmasına, sebep oldular.

Kulüp personeline, parasızlıktan dört ay ödeyecek para bulamaz iken, kötü tezahuratın  sebep olduğu bu ceza, hiç şık olmamıştır.

Bursaspor taraftarlarından, sabırlı ve sağduyu bir davranış bekliyoruz.

Yeni  federasyonun ve Merkez Hakem Kurulunun, çok acımasız kararlar verdiğini, görüyoruz.

Büyük takımların başkanlarına ve teknik direktörlerine, verilen ağır cezaları, dikkatle izliyoruz.

Eskişehirspor gibi, efsane bir takıma ve takımın efsane seyircilerine verilen ağır cezaları, üzülerek takip ediyoruz.

Bu yüzden sahada futbolcularımızın ve tribünlerde taraftarlarımızın, çok dikkatli olmasını tavsiye ediyoruz.

Çünkü genç Bursaspor, bu sezon mükemmel bir başlangıç yapmıştır.

Evindeki 4 maçı kazanan Bursaspor’dan, Balıkesir maçında da galibiyet bekliyorduk. Bu maçı Kazanan takım, ikici olacaktı.

Beraberlik, iki takımada yaramadı.

Balıkesir spor maçında, hele ilk yarıda, saldıran bir Bursaspor, bulamadık b, Maç Öyle bir duruma geldi ki, bir doksan dakika daha oynansa, gol göremeyecektik.

Tecrübeli futbolcu özer Hurmacı, yine sarı kart gördü ve oyunun hızını düşürdü.

Günün Sözü: “Yapacağım “ deme “yaptım “ de “Platus”

 

Harekatımız Dengeleri Oturttu

Harekatımız Dengeleri Oturttu

Barış Pınarı Harekatımız, Suriye’deki dengeleri yeniden düzenledi.

Bu harekat, Amerika’nın kof bir dev olduğunu, ortaya koydu.

Her istediğini, tehdit ve şantajla elde etmeye alışan Amerika, Suriye’nin Kuzeyindeki gelişmelerden sonra, itibar kaybetti.

Ve Dünya’da da  Rusya’nın Liderlerinin, önünü açmış oldu.

Harekata 120 gün ara vermenin şifresi, 22 Ekim de Putin ve Erdoğan’ın Rusya’ya da yapacakları toplantıda çözülecektir.

Çünkü Rusya, Suriye’deki varlığı ile, Esad’ın sığındığı devlet olmuştur.

Rusya aynı zamanda, ortadoğu ve Dünya politikasında, Türkiye’nin stratejik ortağıdır.

Ama bizdeki Amerikan yandaşları, Adana da MİT tırlarını durdurup, içindeki silahların, resmini çekmişlerdi.

Devleti ve Hükümeti, uluslar arası mahkemelerde yargılatmanın, önünü açmak istemişlerdi daha sonra, Amerika 30 bin TIR silahli(YPG) ye yollayınca, bu dedikoduların hükmü de , kalmamıştır.

Peki Bölgedeki Amerikan varlığı, nasıldır.

Türkiye’nin,  Suriye’de Amerikan şantajına boyun eymemesi, Amerika’nın prestijini sarsmıştır.

Bu hezimeti, gündemden düşürmek için, Bağda’dı tezgahını hazırlamiştır.

Bölgedeki Türkiye Rusya ortaklığından rahatsız olmuştur.

Amerika’nın yeni Harekatı, “eses” Irak Devleti olmuştur.

Kuzey Irak lideri, Barzani’yi kuşatarak, esas Irak Devleti ile çatıştıracaktır.

1990 yılındaki Irak savaşından, yeterli ders alamayan Irak halkının, bu tuzağa düşmesi , kaçınılmazdır.

Bu günlerde, büyük bir kargaşa yaşayan Irak halk, Amerika’nın  ekmeğine yağ sürmüştür.

Amerika’nın yeni kozu (YPG)olmuştur.

Şimdiden, parlatmaya başladığı (YPG) yi, önce Kerkük ve Musu’da, daha sonrada, Doğu Akdeniz’de kullanacaktır.

Sözün kısası , Amerika’nın her petrol projesinin karşısında, Türkiye vardır.

Günün Sözü: Arkadaşlık her zaman, gölge veren ağaçtır.”Coolidge”

Bu Galibiyet İyi Geldi

Bu Galibiyet İyi Geldi

İstanbulspor’u deplasmanda yenerek, deplasman fobisini de yok ettik.

Maça iyi başlayamadık ilk yarıda baskı altındaydık. İstanbulspor’un bir topu direkten döndü ve rakibimiz bir penaltı kaçırdı.

Maçın kırılma anı, kalecimiz Çağlar’ın penaltı kurtarması ve ardından İstanbulspor’lu  Ali’nin, kırmızı kart görmesi olmuştur.

Bizde, kart görme konusunda geride sayılmayız.

Dokuz maçta, tam 28 kart gördük ve üç maçımızı, eksik tamamladık.

Bu sezon hakemlerin geçmiş sezonlara göre, sarı ve kırmızı kart gösterme konusunda, çok acımasız olduklarını görüyoruz.

Merkez hakem kurulunda, ceza konusunda çok cömert davranıyor.

Kalabalık bir kadroya, sahip değiliz mevcut kadromuzu, çok ekonomik ve çok akıllı kullanmalıyız.

Puan cetvelinde yedinciyiz, ilk sıradakilerle aramızda, birkaç puan fark var.

Bir iki seri galibiyetle, ilk sıralara çıkabiliriz.

Emirhan  ve stoper Sedat’la olan sözleşmelerin, 2024 yılına uzatılması çok akıllı bir karardı.

Sedat için, ocak ayında yüksek rakamlı teklifler gelirse, şaşırmayız.

Kupa maçında Bayburt’u elersek, kupanın sürpriz  takımı haline gelebiliriz.

İstanbulspor maçında yediğimiz tek gol, uzatma dakikalarındaydı.

Bizde bazı maçları, son dakikalarda almıştık son düdük çalana kadar, maçı bırakmayalım.

Bursaspor’lu  taraftarın, maç devam ederken, bazı futbolcularımızı ıslıklamasını, kınıyoruz.

Son dakikalarda, maçların nasıl geri döndüğünü görüyoruz. Sözün kısacası , genç Bursaspor’a olan güven ve ilginin, her hafta daha çok arttığını, görüyoruz.

Günün Sözü: Yemine bırakıp insana inanılmaz, insana bakılıp yemine inanılır.”Aeskylos”

 

Cumhuriyet Bayramının Ardından

Cumhuriyet Bayramının Ardından

Cumhuriyet yönetimi, hanedanlık gibi ayrıcalıklı sınıfların, ülke idaresindeki etkisini ortadan kaldırdı.

Getirdiği kurallar ve kurumlarla, halkımız tarafından, en kısa zamanda benimsendi.

Zaman içinde insan haklarının, özgürlüklerin ve katılımcılığın önemi de, anlaşıldı ve Cumhuriyetimiz, demokrasi kulvarına  girdi.

Zaman zaman bazı otoriter güçler, demokrasiye ara verdirmek isteseler de, bu arızalı süreçler uzun sürmedi ve başarılı olamadı.

Cumhuriyet döneminde, ekonomik ve toplumsal alanlarda, Bursa’nın da kazanımları oldu.

Büyük önder Atatürk’ün, en çok ziyaret ettiği şehirlerden biride, Bursa’ydı.

Atatürk tam 17 kez, Bursa’yı ziyaret etti dönemin en önemli fabrikaları, Bursa ‘da kuruldu.

Merinos, İpek iş ve Sunğ ipek Fabrikaları, ekonomik açıdan, Bursa’ya hayat verdi.

(1930)’lu yılların sonlarında, Tekstil üretimi çok önemliydi.

Atatürk’ün emri ile bir çok öğrenci, tekstil eğitimi için, İngiltere’ye gönderilmişti.

Merinos fabrikası ve İpek İş Fabrikalarının ünü, Türkiye dışına taşmıştı.

Ben dahil, pek çok Bursa’lıya, Merinos Fabrikasının ekmeği nasip oldu.

Bütün bu imkanlar 29 Ekim 1923 yılında kabul edilen, Cumhuriyet rejimi tarafından getirilen, kurumlar ve kurallar ile, sağlanmıştı.

Cumhuriyet sadece hanedan rejiminden  kurtulmak değildi, bir sistemdi, aşdı ve işdi.

Cumhuriyet, son günleri dönemiyle, bir tatil değil, bir bayramdır.

Yönetim sistemi, değişmiştir.

Toplumsal ve siyasal yapılar, değişmiştir.

İşte bu bayram, böyle bir bayramdır.

Hepinize kutlu olsun.

Günün Sözü: Eğer yürüdüğünüz yolda, bir engel yoksa, o yol sizi hiçbir engel yoksa, o yol sizi, hiçbir yere götüremez.”B. Shaw”

 

Adana Ve Soçi Mutabakatları

Adana Ve Soçi Mutabakatları

Yaklaşık  20 yıl önce, üst rütbeli bir komutanımız, Suriye sınırında “ateşli bir konuşma, yapmıştı.

Sınırdaki bu restimizden sonra, terörist başı Öcalan’ın, Suriye’yi terk ettiğini duymuştuk.

Durumun ciddiyetini kavrayan Esad rejimi, bizimle “Adana’da mutabakatını” yapmaya, mecbur kalmıştı.

Adana mutabakatında, şunlar yazılıydı.

Suriye’den kaçan yada kaçırılan, Abdullah Öcalan bir daha Suriye’ye, geri dönmeyecekti.

Yurtdışındaki P.K.K unsurlarını da, Suriye’ye gelmeyecekti.

Suriye topraklarındaki, (P.K.K) kampları da, kullanılmayacaktı.

Tutuklu bulunan P.K.K kamplarında, kullanılmayacaktı.

Tutuklu bulunan P.K.K üyelerinin listesi, Türkiye’ye verilecekti.

P.K.K ‘nın Suriye’de Eğitim kampı kurmasına ve ticari faaliyet bulunmasına, izin verilmeyecekti.

Silah ve lojistik sağlamasına, müsaade edilmeyecekti.

20 Ekim 1998 tarihinde, imzalanan “Adana Mutabakatına” göre, kağıt üzerindeki tüm garantiler, alınmıştı.

Aslında, kağıt üzerinde önemli tavizler, almıştık.

Ama uygulama da başarı sağlayamadık konunun içinde, bir dönem Sovyet Rusya vardı.

Silah desteğiyle ve siyasi destekle Avrupa birliği, hep içindeydi.

Tüm dünyada, enerji tekelini bırakmak istemeyen Amerika, zaten 1990 yılında, Irak’ı gelmişti.

Kısacası, 8 yıl önce hem Türkiye hem de Suriye, arasındaki büyük aktörlerin yanlış yönlendirmeleri  ile, yanlış kulvara girdiler.

Bizim Suriye’nin, topraklarında ve enerji kaynaklarında, gözümüz yoktur.

Ama Esad’ın, mezhep konusundaki hatalı tercihlerini, düşman tarafı olarak değil, yakın komşu olarak, anlatmalıydık.

Sonunda, kanlı geçen 8 yıl sonra, Rusya’nın arabuluculuğu altında “Soçi”’de, toplandık.

Yaptığımız protokolde, biz Suriye’nin toprak bütünlüğünü, karşı tarafta “Türkiye’nin Milli Güvenliğinin korunmasını, teyit ettik.

Suriye ile, sınır komşusuyuz  birbirimizi sevmek zorunda değiliz, ama karşılıklı menfaatlerimizi  korumak zorundayız.

Günün Sözü: Tatlı dil her kapıyı açan, sihirli bir anahtardır.”Montaigne”

 

Bursaspor Uçurumdan Döndü

Bursaspor Uçurumdan Döndü

Geçen sezonun son maçlarında, Bursaspor küme düşmekten kurtulmaya çalışırken, Ümraniyespor ve Hatayspor ‘da, süper lige çıkmaya, çalışıyordu.

İşte bu Ümraniyespor, bu hafta Bursa’da rakibimiz oldu.

Ümraniyespor, Bursa’ya lider olarak geldi bizde, masada, silinen  üç puanımızın, sıkıntısını yaşıyorduk.

Maçın  hemen başında, bir fırsat kaçırdık ve oyunun hakimiyetini Ümraniye’ye verdik erken bir gol yedik.

İkinçi bir yarı, her şey düzelir diye umarken, ard arda, yüzde – yüz iki golden, kurtulduk.

Üstelik birde kırmızı kart yedik.

Bu maç elden gidiyor diye telaşlanırken, Burak kapacak değişikliği, Bursaspor’u ipten aldı.

Son on dakika içinde, ard arda attığımız iki golle, galibiyeti yakaladık.

Sadece gençlerle oynadığımız maçlarda, hızlı oynamak ile telaşlı oynamayı karıştırıyorduk.

Ve Bursaspor’a lider nitelikli, ağabeylerin gerektiğini, yazmıştık.

Ancak, derbi niteliği taşıyan maçlarda, takıma monte ettiğimiz ağabeylerin, hızımızı düşürdüğünü görüyoruz.

Ağabey konumundaki Selçuk  Şahin’in, rakibimize asist olan geri pası, gol ile sonuçlansaydı, Bursaspor’un maçı çevirmesi imkansız olacaktı.

Birinci Ligde mücadele etmek, süper ligde mücadele etmekten daha zordur.

Hakemlerin maçlara etki oranı, daha yüksektir.

Ümraniyespor maçında , Bursaspor’un mağlup iken iki dakika içinde geri dönüşü, bir mucize gibidir.

Bu mucize, Bursaspor’un masa başında haksız alınan, üç puanın telafisi içindir.

Ama lig maratonunda, her maç için bir mucize beklemeliyiz.

Bursaspor’un bu maratondaki en büyük avantajı genç kadrosudur.

Bu genç kadroyu ekonomik ve akıllı kullanmak ise teknik kadronun işidir.

Günün Sözü: Güzel söz söyleme sanatı varsa, güzel anlama ve dinleme sanatı da vardır.”Epiktetos”

 

Harekatımız Dengeleri  Oturttu

Harekatımız Dengeleri  Oturttu

Barış pınar harekatımız Suriye’deki dengeleri  yeniden düzenledi.

Bu harekat Amerika’nın kof bir dev olduğunu, ortaya koydu her istediğini tehdit ve şantajla elde etmeye çalışan Amerika, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerden sonra, itibar kaybetti.

Ve Dünya’da da, bölgede de Rusya’nın liderliğinin, önünü açmış oldu.

Harekata 120 gün ara vermenin, şifresi, 22 Ekim de Putin ve Erdoğan’ın Rusya’da yapacakları toplantıda çözülecektir.

Çünkü Rusya, Suriye’deki varlığı ile, Esad’ın sığındığı devlet olmuştur.

Rusya aynı zamanda, Ortadoğu ve Dünya politikasında, Türkiye’nin stratejik ortağıdır.

Rusya bu özelliği nedeniyle, Suriye krizinin çözümünde, anahtar ülke konumundadır.

Aslında açıktan olmasa da, Türkiye ile Esad arasındaki bulucusu konumundadır.

Artık Türkiye Esad ile görüşmeli önerisinin, bir önemi yoktur.

Çünkü Rusya, her iki ülkenin de, arasında ve yakınındadır.

Bizim Barış Pınarı Harekatımız, masada yer alacak ülkeleri, yeniden belirlemiştir.

Masada yer alacak ülkelerin , önem sırasını da yeniden puanlamıştır.

Bu harekat, Avrupa Birliğinin de, göründüğü kadar güçlü olmadığını, kanıtlamıştır.

Savunma gücü olmayan (AB) nin, önemli liderlerinin karizmaları çizilmiştir.

Bir yıl önceki Merkel ile, bugünkü Merkel’in, hem birlik ülkeleri, hem de dünya ülkeleri üzerindeki önemi, yok denilecek düzeye, gerilemiştir.

Artık, İtalya ve İspanya sırasından ülke haline dönüşmüştür.

İngiltere ve Fransa’da, güç kaybetmiştir.

Yaşadığımız çoğrafya, bizi çok üzmüştür. Ama  askeri alanda ve politik kulvarda, gelişmemizi sağlamıştır.

Türkiye, “Nato”nun hem kızdığı, hem de asla vazgeçemeyeceği bir ülke haline gelmiştir.

Günün Sözü: Sevmek insanın kendi kendini, aşmasıdır.”

 

Büyük Şehirde Büyük Dönüşüm

Büyük Şehirde Büyük Dönüşüm

Bursa Büyük Şehir Belediyesi, 7 büyük mahalleyi içine alan, büyük bir dönüşüm projesi gerçekleştirmek istiyor.

Proje kapsamında, Sırameşeler, Alemdar, Soğanlı, Gazi Akdemir, Fatih,Yeşilova, ve Altınova mahallleri bulunuyor.

Bu büyük dönüşüm projesi 32 bin kişiyi, 5 bin binayı ve 16 bin bağımsız bölümü, ilgilendiriyor.

Bu proje, gerçek bir dönüşüm projesidir.

Daha önce bu mahallelerde oturan kişiler, dönüşüm projeleri bittikten sonra, zemin artı 6 katlı yeni binalarında, oturacaklar. Büyükşehir başkanımız, büyük projelerde çok atak bir tavır içinde görünmesinde, bu dönüşüm projesinde, çok aktif bir çalışma içinde, olmak zorundadır.

Büyükşehir  Başkanımızın el attığı bu altı eski mahallenin acil olarak, kentsel dönüşüme ihtiyacı vardır.

Bu mahalleler, ovaya yakındır ve binaların çoğunluğu, eski yapılardır.

Büyük depremin ayak seslerinin duyulduğu bu dönemde, Gemlik Belediyesinde dönüşüm konusunda, somut projeler ortaya cıkması gerekmektedir.

Tek bir binayı bulmak ve yıkıp yeniden yapmak, bir dönüşüm projesi değildir. Gemlik içinde, sıkıntılı binaların bulunduğu alanları bulmak ve işlemleri başlatmak gerekmektedir.

Ve dönüşüm için, inşaat ve imar işlerinde, tecrübeli bir kadro kurmak şarttır.

5.8’lik deprem, çürük binaları ve yumuşak zeminleri, tekrar gündeme getirmiştir.

Gemlik Belediyemizin, kültür ve sanat konusunda, Nilüfer Belediyesini örnek alması, uygun olmuştur.

Ama Nilüfer Belediyesi tarafından, kültür ve sanat konusunda yakalanan başarının, kentsel dönüşümde de yakalanıp yakalanmadığını, incelemek gerekir.

Bu konuda en güzel örnek, Büyükşehirin 6 mahalleyi kapsayan, kentsel dönüşüm projesidir.

Burada, inşaat kadrosu ve imar kadrosu kadar, hukukcu personelede, ihtiyaç olacaktır.

Gönüllü olanlarla el sıkışılır, ihtilaf halinde ise hukuk devreye girer.

Günün Sözü: Barışı korumanın, en iyi yolu, savaşa hazır olmaktır.”Washington”