Köşe Yazıları

Protokol konuşmaları ve kapanış

 

Gemlik İş-Kur Müdürlüğü ve Esnaf Sanatkarlar Odası tarafından GTSO Konferans Salonunda düzenlenen toplantıda, hatırı sayılır kalabalık aslında…

Protokol, gereksiz temennilerini uzatmasa, ilgiyle programı izleyebilirlerdi de.

Bir saat sonunda büyük kısmı pes etti.

Eğitim, boş koltuklara yapıldı.

***

Genelde vatandaşların ilgisizliğinden bahsedilirdi…

İşkur’un programındaysa, ilk görülen salonda bulunan kalabalıktı.

Esnaf ve vatandaşlar doldurmuştu koltukları…

Her zamanki protokol hastalığı tam olarak burada boy gösterdi. İş gücünün ve işkur’un yararlarından bahsedildi ilk olarak. Her kürsüye çıkan, çok sayıda nasihat verdi… ‘’Her işi yaparım’’ demek doğru değilmiş. Bir işte uzman olmak gerekirmiş. İstisnasız, herkes benzer kelimeler kurdu. Kimisi 15 Temmuz’dan da bahsetti. Program aslında eğitimdi, protokolde söz alanların hiç biri eğitimci değildi.

Saat: 15.00 de başlayan programda, protokol konuşmaları bittiğinde saat: 16.15’i gösteriyordu. O aradaki boşlukta da, salonun büyük bölümü eğitimi beklemeden ayrıldı.

İşkur Müdürü iyi adam. Hatırı sayılır, dikkate alınır. Esnaf da sevdi kendisini, alakasız kesimler de. Gayretleri karşılık da buldu vatandaştan. Onca önemli toplantıya dönüp bakmayanlar, onun için GTSO Salonunu doldurmuştu. Eğitim programı, 1 saat 15 dakikalık protokol konuşmalarına takılınca, boş salonu karşısında buldu…

***

Açılış programı ve temel atma programlarına da, kurum personelleri dışında kimsenin katılmaması tam da bu nedenledir aslında. Hitabeti zayıf olan pek çok protokol üyesinin, gereksiz yere ettiği sözler, onlar bilmese de pek kimse için önemli değil. Haber olarak da fazla okunmuyor…   Hele alakasız yerlerde, gereğinden fazla edilen sözler, aksine antipati uyandırıyor.

Artık kısa kesmek lazım…

 

İki Farklı Dünya Karması

Amerika, resmi açıklamalarında referanduma karşıyım diyor ama Barzani Amerikan vatandaşı, Kuzey Irak’ta Amerikan eyaleti oldu artık.

Ortadoğu merkezli büyük kaos planında taraflarda kesinleşmeye başladı.

En aktif olan ülke Amerika’nın tarafında bir süredir Amerikan uşağı gibi görünen Almanya’yı biliyoruz.

Uzun süreden beri sessiz sedasız kalan İtalya’yı duyuyoruz.

Amerika’nın desteklediği General Sisi’nin ülkesi olan Mısır’ı görüyoruz.

Hiç güvenilmez Suudi Arabistan B.A.E ve Bahreyn’i biliyoruz.

Afganistan’ın Amerika ile isminin anılmasına ise üzülüyoruz.

Çin ve Kuzey Kore korkusundan dolayı, Japonya ve Güney Kore’nin de Amerika’nın yanında olduğunu anlıyoruz.

Amerika’ya karşı olan takımın lokomotifinde ise İngiltere ve Fransa’yı görüyoruz.

Amerika’nın Katalonya bölgesi ile rahatsız ettiği İspanya’yı biliyoruz.

Güney Afrika, Çin, Katar, Kuveyt, Hollanda, Hindistan ve Brezilya’nın da Amerika’nın karşısında olduğunu duyuyoruz.

Aslında, bu iki büyük dünya karmasının kendi takımında görmek istediği tek ülkenin Türkiye olduğunu biliyoruz.

Türkiye için yazdığım cümleyi bir hamaset olarak görmeyelim.

Tanrı Türkiye’ye öyle bir vatan parçası nasip etmiş ki, dostlarını da, düşmanlarını da Türkiye ile birlikte olmaya mecbur etmiş.

 

Günün Sözü

İyi insanı, secdelerde değil.

Doğru sözünde ve

Emanete ihanet etmemesinden

Tanırsın.

‘’H.Ali’’

 

Bölge Barışı, Amerika’yı Kovacak

Yıllar önce, Amerika’da ki “İkiz Kulelere” yapılan saldırının faturası, Afganistan’a çıkmıştı. Zavallı Afgan halkı soğuk savaş döneminde de, Sovyet Rusya tarafından da, Amerika tarafından da, çok ezilmişti.  Bizde Nato görevidir diyerek bir çok askerimizi Afganistan’a gönderdik. Aslında, bizim askerimizin de oraya giden diğer ülkelerin askerlerinin de, dünya barışından ziyade mafya devlet haline gelen Pentagon’a hizmet ettiğini, yeni anladık.

Şimdi. Las Vegas’ta patlayan silahların kime fatura edileceğini, merakla bekliyoruz. İlk saatlerde Pentagon uşağı bazı basın kuruluşları “DAEŞ” ismini verdiler. Ama “DAEŞ” masalını, herkes öğrendi. Amerika şimdi, Asya’dan zanlı arıyor. Kuzey Kore’yi bombalamak için her senaryoyu deneyeceğine inanıyoruz. Fatura çıkartmak isteyeceği bir diğer ülkenin ise, İran olacağını düşünüyoruz. İran’ın Türkiye ve Rusya ile, “ Bölgesel Barış” için projeler üretmesi Amerika’yı rahatsız etmiştir. Hele ikide bir de İran’ın ve Türkiye’nin Genel Kurmay Başkanlarının, bir araya gelmesi, Amerika’yı çıldırtıyor.

Rusya ve Merkez Irak hükümetinin de, “ Bölge Barışı” sloganlarını tekrar etmesi, Amerika’nın Ortadoğu projelerini bozacak gibi görünüyor. Bölge ülkeleri, İsrail’i çok iyi tanıdığı için, bölgede ikinci bir İsrail, istemiyorlar. Çok kısa zaman içinde, Esed’in bile, “Bölge Barışı” için uğraşanların yanında olacağına inanıyoruz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Dünya benim ülkem,

İnsanlar benim kardeşlerim

İyilik yapmak da, benim dinimdir.

“T. Paine”

 

Tahammül sınırı

Gemlik’te, geçmişten bugüne gelen hastalıktır aslında. Tahammülümüz hiç yok. Dışarıda basit görülen olaylar bile Gemlik’te kavga gürültü sebebidir. 60 yaş üzeri adamlar bile, geçtiğimiz gün yaşadığımız olayda olduğu gibi birbirini dövebiliyor.

Muhammet Çiftçi ve Mahmut Solaksubaşı arasındaki sorun, bir süredir devam eden meseleyi Gemlik’te duymayan kalmadı. Sonunda inşaatını yaptıkları binanın önünde de patlak verdi.

Çiftçi Mahmut Solaksubaşı’nı görünce yeğenleri ve çocukları ile arabadan indi ve Solaksubaşı’nın yanına gitti. Birkaç söz söyledikten sonra da yumruklamaya başladı. Solaksubaşı’da yumruğun etkisiyle zemine çarptı. Çiftçi’de durmadı. O arada Ömer Uslu olmasa, basit yaralanma ile kalmazdı muhtemelen mesele, Solaksubaşı komalık olabilirdi. Çünkü Çiftçi Solaksubaşı’na vururken, yeğenleri de olaya kimsenin karışmamasını sağlıyordu. Selçuk Aydın ve Ömer Uslu’nun müdahalesiyle, Solaksubaşı kurtarıldı. Eğer orada olmasalardı, yaşanacakları siz düşünün.

Kim haklı veya kim haksız çok umurumda değil. O yaşta iki adamın, bu duruma gelmesi ve birinin diğerini öldüresiye dövme isteği, Gemlik’in tahammül sınırını gösteriyor.

Başsavcı’nın MHP’yi ziyaretinde fark ettik olayı. Kapıdan çıktık, Solaksubaşı kapıdaydı. Yüzü kan içinde ‘’Muhammet Çiftçi’’ diyordu. Sonra, Ömer Uslu’nun arabasıyla Hastane’ye hareket etti. MHP Yönetimi de onu hastanede ve adliyede yalnız bırakmadı.

   Gemlik’in biraz daha sabırlı olma zamanı gelmedi mi?

***    ***    ***

Gemlik Körfez Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadri Güler’in sataşmaları devam ediyor. Yaşından bazı şeylerinin işlememesi (kalemi) diline mi vurdu, ne yaptıysa artık.

‘’Daha Önce’de Rekor Kırmıştı!’’

50 bin Gemlik’te rekor değildir. Bizim yayın gurubumuzun ürettiği ve yüz binlerce okunan haberler Gemlik’te her hafta oluyor. Kadri Güler’in kendisinin bile yazmadığı ve bulaştığı yolsuzluk haberleri daha çok okunmuştu emin olun. Tüm Gemlik konuşmuştu döneminde.

   Karısının üzerine olan Körfez Matbaada basılan, Aralık Ay’ında dağıtılacak olmasına rağmen Mart Ay’ında Belediyenin Kurşunlu depolarından çıkan takvimlerin haberi mesela. Aralık Ay’ında teslim edilmemesi konu olmuştu. Basit takvime kestiği on binlerce TL’lik fatura haberi de dikkat çekmişti.

Yayın politikamı emek hırsızına sormam.

Hangi haberi yayınlayıp, hangi haberi yayınlamayacağımı Kadri Güler’e sormam. Binbir emekle yaptığımız haberleri çalıştığımız ajanslardan, ajanslara üye olmadan çalarak gazetesinde kullanan birine ne sorulabilir? Unutmadan, ajanslardan izinsiz alınan ve Gemlik Körfez Gazetesinde kullanılan haberler ile alakalı hukuki süreç başladı ve devam ediyor.

Yayın politikam beni ilgilendirir… Sen ticari ilişkilerinden dolayı sahip çıkabilirsin. O da senin yayın politikandır.

Bu Hafta Lezzetli Maçlar Vardı

Süper Ligin yedinci haftasında, ilginç sonuçlara tanık olduk. Bir hafta önce Beşiktaş’ı yenen Fenerbahçe, Akhisarspor’a yenilince, kabahati hakemlerde buldu. İstatistiklere göre Fenerbahçe 484 isabetli pas, Akhisar ise, 121 isabetli pas yapmıştı. Ama bu kadar bol pas yapan Fenerbahçe sadece beş isabetli şut çekebilmişti. Geçmişte Fenerbahçe kaptanlığı yapan, Ziya Şengül, Fenerbahçe’yi enine ve geriye doğru pas yaptığı için, eleştiriyor. Ve Mehmet Topal’ı takımın “el freni” olmakla suçluyor

Galatasaray’ın as futbolcuları, ağır bir yorgunluk yaşamasına rağmen, takım galibiyet serisine devam ediyor. Maç sonlarına doğru, Gomis’in kımıldayacak hali kalmadığını, görüyoruz.

Haftanın en lezzetli maçı ise, her zaman olduğu gibi, Beşiktaş ile Trabzonspor arasında oldu. Beşiktaş iki puan kaybetti ama, Fenerbahçe’den gelen, “Lens’i” kazandı Beşiktaş Lens ile maçı koparamayınca ardından beraberlik golünü yedi. Aslında, bu sonuçtan oynayanlarda, seyredenlerde pek şikayetçi olmadı. Bu sonuç, Ersun Yanal’ın kredi müddetini, biraz daha uzattı.

Bursaspor ise, bu hafta sekizinci sıradan, onuncu sıraya geriledi. Takımın orta sahası yok gibiydi. Takıma ve hocaya fazla yüklenmeden, ocak transferi için, şimdiden hazırlıklar yapılmalıdır. Bu sene kimin şampiyon olacağı ve kimin kuma düşeceği, belli olmayan karmaşık bir sezon yaşamaktayız.

GÜNÜN SÖZÜ

Eğer yürüdüğünüz yolda bir engel yoksa.

O yol sizi hiçbir yere götürmez.

“B.Shaw”

 

Önceliğimiz Kuzey Suriye Sınırıdır

Pentagon, Kuzey Irak’ı referandum için kışkırtacak, Türkiye’nin dikkatini dağıtmayı amaçladı. Çünkü Türkiye’nin  Kuzey Suriye sınırında yoğunlaşan , askeri gücünden rahatsız olmuştur. Türkiye için öncelik Kuzey Suriye sınırındaki “Yeni Kandil Devleti” girişimine, karşı koymaktır. Kuzey Irak’taki referanduma tepkimiz, uygulanacak ambargolar ile ve diplomatik ataklarla olmalıdır. Öncelikle, Merkezi Irak hükümetinin kararlarını ve yakın komşularımızın davranışlarını, titizlikle takip etmeliyiz. Suriye iç savaşında yaptığımız gibi, daha işin başında ne olup bittiği anlaşılmadan, taraf olmaktan kaçınmalıyız.

Eğer biz, Kuzey Suriye’de Amerika ve İsrail için çalışacak bir Kandil Devletinin kurulmasını önleyebilirsek, Barzani’nin referandumu işe yaramaz. Onu destekleyen Amerika ve İsrail’in de işine yaramayacaktır. Kuzey Suriye sınırındaki gücümüzü, bölmeyelim. O bölge için yarattığımız konsantrasyonu, bozmayalım

Kuzey Suriye sınırında, olabilecek sıcak bir çatışma, sınır güvenliği konusunda bizim uluslar arası bir hakkımızdır. Kuzey Irak’taki tepkimiz ise, sıcak çatışmadan uzak olmalı ve uygulanacak kısıtlamalarla sınırlı kalmalıdır.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Hayat merdivenlerini çıkarken.

İnsanlara iyi davranın

Çünkü inerken yine,

Aynı insanlara rastlayacağız.

“Cenap Şehabettin”

 

Bazı Sloganlarımıza Dikkat Edelim

Atatürk 80 yıl önce, İran, Irak ve Afganistan’ın da dahil olduğu “Sadabat Paktı”nı imzalamıştı. Çünkü bölge de enerji kaynakları vardı. Ve Bölge ülkelerinde yaşayan ve her fırsatta kışkırtılmaya müsait kürt halkı vardı. Belki de Afganistan’ın Asya kıtasındaki ve ipek yolu üzerindeki stratejik önemini ilk fark eden ülke Türkiye olmuştur. Bu bakımdan 80 yıl önce yaptığımız anlaşma, bugün için yok hükmünde olsa da bu üç ülke ile, dost ilişkiler içinde olmamız bizim için vazgeçilmez bir seçenektir.

Referandumun yapılması ile, Irak’ın kuzeyini, göz göre göre Amerika ve İsrail kapmıştır. Amerika bu atakla İngiltere’nin Irak’ta ki British Petrol ve Shell şirketlerinin tapularını delmiştir. Amerika’nın 15 bin askeri, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de kol gezerken, İngiltere’nin maşa başı çalışmaları yetersiz kalmıştır. Rusya ise, sonucunu kestiremediği bu gelişmeler nedeniyle, “risk almaktan”, kaçmıştır.

Peki biz nasıl bir  politika izlemeliyiz. Erbil ile ve merkez Irak hükümeti ile, her an irtibat içinde olmalıyız. Devlet büyüklerimizin soğukkanlı ve sabırlı bir politika izlemelerini, öneriyoruz. Kuzey Irak ile PKK örgütün, birbirlerine yaklaştıracak hamlelerden ve açıklamalardan, kaçınmalarını öneriyoruz. Devlet büyüklerimizin, her kalabalığın önünde, “Bir Gece Ansızın Gelebiliriz” sloganlarına dikkat etmelerini öneriyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ

Mücadele eden, yenilgiye uğrayabilir.

Mücadele etmeyen, Zaten yenilmiştir.

“Brecht”

 

Yalan Rüzgarı Dizisi Gibi

Kuzey Irak referandumda, bir “Yalan Rüzgarı” dizisi izliyoruz. En çok karşıyım diyenlerin, en destekçi olduklarını anlıyoruz. İsrail’in tam destek verdiği bu referanduma, Amerika ve Pentagon karşı olamaz. Amerika ve İsrail’in en rahatsız oldukları gelişme bu referandumda Türkiye ve İran birlikteliği olmuştur. Ayrıca İngiltere yanlısı merkezi Irak hükümetini de Türkiye’nin yanında görüyoruz. Amerika ve İsrail’in yapabileceği en önemli provakasyon “ Başika Kampına” yapacakları operasyondur.

Türkiye referandum sonrası, gerek dış politika ve gerekse askeri operasyonlarda başarılı olursa bu sonuç, hem Pentagon, hem de İsrail için hezimet olacaktır. Bölge de çok önemli sonuçlara gebe olan bu referandum, 136 uluslar arası gözlemci ile, 142 medya kuruluşu tarafından takip edilmektedir.

Aslında bu referandum belki de, bölgedeki Amerikan zulmünün sonu olacaktır. Bölgede birbirlerine mesafeli davranan ülkeleri, bir cephede birleştirecektir. Türkiye’nin Kuzey Irak’ta elde edeceği diplomatik ve askeri başarı, Kuzey Suriye’ye de olumlu yansıyacaktır.

Kuzey Irak’ta Pentagon başarılı olursa, İsrail YPG ve Barzani üçlüsü, tüm bölge için yeni bir “Kandil” olacaktır. Bu bakımdan bu gelişmeler sadece Türkiye için değil,  İran içinde merkezi Irak içinde Suriye içinde , hatta Rusya içinde fevkalade önemlidir.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Hiç kimse senden iyi değildir.

Ama sen, ortaya bir şey koymazsan.

Sen de hiç kimseden iyi değilsin.

“D. Lafred”

 

Kırmızı Kartı Bol Bir Hafta

Süper Ligin altıncı haftasında çok gergin bir derbi yaşadık. İkisi penaltından olmak üzere, toplam üç gol gördük. Beş kırmızı karta tanık olduk. Beşiktaş’ın yenileri ile Fenerbahçe’nin yenilerini izledik. Fenerbahçe’nin son dakika transferi olan Jansen’in, bu sezon süper lige damga vuracağını hissediyoruz. Fizik olarak çok güçlü ve çok hareketli olan bu futbolcunun, bu sezon çok penaltı yaptıracağını göreceğiz. Çok erken kırmızı kart gören Quaresma, birazda spor basınının kurbanı oldu. Son birkaç haftadan beri, Beşiktaş maçlarında Querasma kendini attırmaya çalışıyor diye,yakıştırmada bulunuyorduk. Sonunda, Querasma’da, Basın sektörü de muradına ermiş oldu.

Bu haftanın en önemli olayı ise, kendi evinde üç sıfır galipken, ard arda yediği dört gol ile Trabzonspor’un Alanyaspor’a yenilmesi oldu.  Ayrıca Ankara’da Gençlerbirliği’ne yenilen Başakşehir’in de sihri bozulmuş oldu.

Bursaspor ise, ilk yarıyı galip bitirmesine rağmen, ikinci yarıda yediği gollerden sonra, Galatasaray’a yenildi. Bu sezona, büyük bir gol şansı ile başlayan Tolga Ciğerci, Bursaspor maçında da galibiyeti getiren golü attı. Bursaspor’a inanmaya ve güvenmeye devam etmeliyiz. Çünkü, hem mücadeleyi bırakmıyor hem de hücum futbolu oynamayı beceriyor.

 

GÜNÜN SÖZÜ

İyi ve muhteşem arasındaki fark

Sadece biraz daha gayrettir.

“Clerance”

 

Başkan Refik Yılmaz Televizyonda

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, AS TV ekranlarında 5 yıl içinde yaptığı hizmetleri anlattı.

Bu 5 yıllık hizmetin 2 yılının, CHP’li belediye yönetimine ait olduğunu hepimiz biliyoruz.

O, 2 yıllık döneme ait, usulsüzlük iddiaları ile, mahkemelere sevk edilen dosyalara yoğunlaşmadı. Ama o dönemde, Belediyenin borçları ödemede zorluk çektiğini anlattı. O dönemde Belediye ile iş yapan esnafın, Belediyeye karşı güvenini kaybettiğini vurguladı.

Bizim de zaman zaman vurguladığımız gibi sahil ve meydan çalışmaları sırasında yaptığı kamulaştırmaları ve pek çok yöneticinin cesaret bile edemeyeceği hizmetleri anlatma fırsatı buldu. Bu hizmetlerin Kumla’ya ve Umurbey’e ulaştığını belirtti.

Bu arada, üçüncü Gemlik Zeytin Festivalinin programını da, anlatma fırsatı buldu. 6 ülkenin konuk olduğu ve bu festivalin sadece zeytin festivali olmakla kalmayıp, aynı zamanda bir barış festivali de olacağını ifade etti. Refik Yılmaz konuşmasının finalinde deprem felaketine ve deprem konutlarına da değindi. 4 etapta, 338 konutun temelini attıklarını, devam eden bin 400 konuta ilave olarak, bin 600 konut yapılacağını bildirdi.

Gemport hisse satışından dolayı, konutlar için gerekli paranın da hazır olduğunu ifade etti. Biz de, Başkan Yılmaz’ı bu çalışmalarından dolayı kutluyoruz. Ve bu büyük ihaleler için mümkün mertebe tek firmadan ve oy çokluğu ile karar vermekten kaçınmalarını öneriyoruz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bir kez görmek.

Yüz kez sormaktan iyidir.

“Çin Atasözü”