Köşe Yazıları

Akşener’in Partisi Ne Durumda

Omurgası, küskün ve kızgın (MHP) lilerden oluşacağı tahmin edilen, Meral Akşener partisinin, Ekim ayı ortalarında ilan edileceğini, duyuyoruz.

Akşener hareketinin, iki yıl öncesine göre, büyük irtifa kaybettiğini, görüyoruz. 15 Temmuz öncesinde, FETÖ’nün medya başta olmak üzere her alanda etkili olduğu dönemde, hedef (MHP) yi tüm kadroları ile ele geçirmekti.

Ama. Son iki yıl içerisinde, yaşadığımız her siyasi ve toplumsal olay, Akşener’in aleyhine oldu. Başlangıçta, Ak Partiye payanda olduğu iddiasıyla, nefret edilen Devlet Bahçeli ise, Fetö ve P.K.K terörü konusunda, devlete verdiği sınırsız destek dolayısıyla, sorumlu devlet adamı konumuna yükseldi.

Devlet Bahçeli, koalisyonlar dönemini yakından yaşadığı ve bu sistemin yönetimi çıkmaza soktuğunu bildiği için, iki partili Cumhurbaşkanlığı sistemini, erken anladı.

Ve kendisine en yakın bulduğu, Ak partinin yanında yerini aldı. Siyasetin ve bürokrasinin, bazı eski ve renkli isimlerini yanına almaya çalışan Akşener partisinin, ‘’bir yıldızlar topluluğu’’ konumunda olacağını, tahmin ediyoruz.

CHP ve HDP nin, birbirlerine aşırı yakınlaşması da, (MHP) deki çözülmeyi önleyecektir. Ve. Milliyetçi ve muhafazakar kesimi, Ak parti ile (MHP) birlikteliği içine, katacaktır.

Kısacası yeni sistem de, Akşener’in partisi çok cılız kalacaktır.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ

İyi ve muhteşem arasındaki fark,

Sadece biraz daha gayrettir.

‘’Clerence’’

 

Bursaspor Kayıp Vermedi

Bursaspor, süper ligin ikinci haftasında, galibiyetle tanıştı.

Çok gollü bir mücadelen sonra maçı kazanan Bursaspor gelecek için umut verdi.

Bu sezon, rakip defansın arkalarına sarkan, çok çabuk futbolcularımız var.

Bu konuda, Badu ve Delarge, tüm taraftarın dikkatini çektiler.

Maç başlarken ‘’terörist değiliz, taraftarız biz’’ diyerek, tezahürat yapan Bursasporlu taraftar, ‘’yakılan meşaleleri ve sahaya giren seyirciyi de’’ hatırlamalıdır.

Hele, Avrupa Kupası maçlarında, ortaya böyle bir görüntü çıkarsa ev sahibi takım için bir felaket olacaktır.

Bu sezon, çok transfer yapan Galatasaray’ın şimdilik vitrine çıktığını görüyoruz.

Beşiktaş’ın ve özellikle Fenerbahçe’nin, kaleci kurbanı olacaklarına tanık olacağız.

Volkan Demirel ve Fabri’den, maçı kaybedecek ölçüde büyük hatalara tanık oluyoruz.

Bu sezon, takviye edilmiş olmasına rağmen, Başakşehir’in geçen seneki çizgisine ulaşacağını sanmıyoruz.

Sağlam bir Burak Yılmaz’ın güçlü bir fiziği ile hem Trabzonspor’a hem de Milli Takımımıza güç vereceğini göreceğiz.

Tüm futbolseverlere olaysız ve sakatsız bir sezon diliyoruz.

 

Günün Sözü

İşin başında,

Düşünmek için harcanan zaman

Gecikme sayılmaz.

‘’Eclesiastico’’

 

 

Amerika ve Almanya ile Neden Krizdeyiz

Başta Amerika ve Almanya, nasıl bir Türkiye istiyor. Devletin tüm kurumlarını, destek verdikleri örgütlerin marifetiyle kontrol etmek istiyorlar.

İlk düşündükleri proje ülkeyi, mezhep ve ırk çatışmaları ile birbirine düşürerek, parçalanmasını sağlamaktır. Tıpkı Yugoslavya’da olduğu gibi, önce aynı ülkede yaşayanları birbirine kırdırmak, ortam hazırladıkları haritalara uygun hale gelince de ateşkes kararı almaktır.

Her geçen yıl güçlenen Türkiye’den rahatsız olan Almanya ise, Malta gibi Hırvatistan gibi, Lüksemburg gibi  ve Bosna Hersek gibi , Bir Türkiye görmek istiyor. Almanya bu küçük ülkelere, kendi emrinde çalışan kurumlar gibi bakıyor. İşte ekonomik ve sosyal anlamda küçük ülkelerle dolu hale gelen Avrupa Birliği çaptan düşmüştür.

Eğer Avrupa Birliği geleceği iyi okuyabilseydi, Ortadoğunun hakimi olan Türkiye’yi bu kadar kapıda bekletmezdi.

Neden bekletti. Çünkü tek parça bir büyük Türkiye’yi itaat ettirmenin imkansız olduğunu anladı. PKK ve FETÖ örgütleri desteğiyle Türkiye’nin bölünmesini beklediler.

Ama bunun gerçekleşmeyeceğini anlayınca, sertleştri. Bu dönemde tüm ülkelere, açık kartlarıyla oynuyorlar. Yardımlarını da, hainliklerini gizlemiyorlar. Algı operasyonlarıyla nefret edilecek eylemlerini gizlemeye, çalışıyorlar.

Ve nefret dalgasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönlendiriyorlar. Tabi, yersek bunları..

 

Günün Sözü

Dünya benim ülkem

İnsanlar benim kardeşlerim

İyilik yapmak da, benim dinimdir

“T. Paine”

 

17 Ağustos Depreminin Ardından

Marmara depreminden sonra, 17 yıl geçti. Bu dönemde, istatistikler konusunda çok başarılı ama tedbirler konusunda çok zayıf kaldığımızı, gördük.

1903 yılından bu yana, 7 ve üzerinde 15 deprem yaşadık. 27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da yaşanan, (7.9) büyüklüğündeki depremin, en şiddetli deprem olduğunu öğrendik.

Bu arada, insanları depremin değil, kötü kalitedeki inşaatların öldürdüğünü anladık.

Deprem uzmanları, İstanbul depreminin (2045) den önce olmayacağını, Bursa depreminin ise eli kulağında olduğunu, söylüyorlar.

Yıkıcılığı ile ünlü, 1855 yılı depreminin tekrarlanmasından korkuyorlar. Kısa süre önce yaşadığımız, 6.5 şiddetindeki Muğla depremini, çok ucuz atlattığımız için, şükretmeliyiz.

Deprem istatistiklerinden, 2000 ile 2017 arasında 164 bin deprem yaşadığımızı, öğreniyoruz.

Bu istatistik, tüm yurdumuzun aşağı yukarı her gün, bir beşik gibi sallandığını, göstermektedir.

Her ne kadar, beton ve inşaat kalitesini bir ölçüde yükseltmiş olsak da, kat yüksekliği ve zemin etüdü konusunda, benzer hassasiyeti gösterdiğimizi, söyleyemeyiz.

 

 

Başarının sırrı nedir, doğru kararlar.

Doğru kararlar nasıl alınır, tecrübe ile

Tecrübe nasıl elde edilir, yanlış kararlar ile

‘’Anonim’’

 

Pentagon Amerika’yı Belaya Sokacaktır

Amerika’daki ‘’çekirdek devlet’’ olan Pentagon, tüm dünyada dehşet saçmaya devam ediyor. Zaman zaman, para babaları ile çatışma yaşasa da, yine dediğim dedik diyor.

Türkiye’yi, devletin içinden kuşatan da Pentagon projesidir. Güneydoğu’da, 40 yıldan beri akan kanın sorumlusu da, Pentagondur.

FETÖ’yü kuranda, cesaretlendirende ve koruyanda, Pentagondur. Saddam’a Kuveyt’i işgal ettiren de, Saddam’ı idamlık hale getiren de, Pentagondur.

Suudi Arabistan’ı kişiliksiz bir devlet haline sokan da Pentagon dur. Venezuela’da kriz yaratanda, Brezilya’daki başkanı mahkemeye düşürende, Pentagondur.

İran ve Rusya’ya, yaptırım ve ambargo kararı alanda, işine geldiği zaman affedende, Pentagondur.

Afganistan ve Suriye’yi devlet olmaktan çıkartan ve burada yaşayan halkları doğduklarına pişman eden de, Pentagondur.

Kuzey Kore’yi kışkırtarak, krizi Çin’e yakın bölgeye taşımayı amaçlayanda, Pentagondur. Paris’teki ve özellikle İngiltere’deki patlamaların sorumlusu da Pentagon dur.

Pentagon, Amerika Devletinin içine yerleşmiş, Amerika’nın bile zaptedemediği, bir ‘’çelik çekirdektir.’’

Amerika’yı, dünya da nefret edilen ülke haline getiren Pentagon, bir gün Amerika’yı, uluslar arası mahkemelerde yargılanacak hale, düşürecektir.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Cevizin kabuğunu kırıp,

Özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.

‘’Gazali’’

 

 

 

Ak Parti İl Başkanı Kim Olacak

Ak Parti İl Başkanı Cemalettin Torun, görevinden ayrıldı. Yeni il başkanı ise, hala belli olmadı. Yaklaşık iki hafta önce, eski milletvekili  Önder Matlı’nın ismi gündeme gelmişti. Matlı’nın özellikleri il başkanlığı için çok uygundu ama, bir tarikat bağlantısı  haberi çıkınca beklentiler gerçekleşmedi.

Böyle bir ortamda Sedat Yalçın ile Mustafa Esgin’in şanslarının arttığını düşünüyoruz. Sedat Yalçın, Ak Parti’nin ilk yıllarında, il başkanı olarak olarak ve Milletvekili adayı olarak, iz bırakan hizmetler yapmıştı. Mustafa Esgin’de Nilüfer Belediye Başkan adayı olarak, alınabilecek en yüksek oyu almıştı.

Ak Parti Genel Merkezi Bursa’yı tecrübeli  bir il başkanına  teslim etmeyi düşünüyorsa, Sedat Yalçın’ı seçecektir. Genel Merkez, partiyi genç bir yöneticiye teslim etmeyi planlıyorsa,o zaman Doktor Mustafa Esgin’e görev verecektir.

Bu iki ismin dışında Faruk Çelik’e yakın olan, Mustafa Tunçak, Necati Polat ve İsmet Su isimlerinden de bahsedilmektedir.

Ama. Yeni dönemde Faruk Çelik’in aktif olarak değil, ağır ağabey olarak gündemde kalacağını tahmin ediyoruz. Aslında Bursa’da yapılacak olan İl Başkanı seçimi, Ak Partinin “Değişimden ne anladığını” açığa vuracaktır.

 

Günün sözü

Kötü insan, başkasının üzüntüsüyle, rahatlayandır.

Şadi Şirazi

 

Cem Evi polemiği

Gemlik Belediyesi, Cem Evini ibadethane statüsüne dâhil eden ilk belediyelerden.

Cem Evinin ihtiyaçlarının karşılanması, Gemlik Belediye Meclisinde tüm partilerin desteği ile sorgusuz kabul ediliyor.

Kerbela programlarına eksiksiz katılım sağlanıyor.

12 gün orucun ardından da, yapılan iftar programında hem siyaset, hem protokol, hem de alevi inancındaki vatandaşlarımız bir araya gelebiliyor.

Gemlik, Cem Evini de, Hacı Bektaş’i Veli Derneğini de kendi kültüründen ayrı görmüyor. Görmemesi de gerekiyor zaten. Kültürel yakınlaşma, üst düzeyde sağlanmak üzere Gemlik’te. Bir de araya nifak sokanlar olmasa.

***

Gemlik Üniversitesi girişinde bulunan eski Sunğipek Camiinin yıkılarak yerine yapılacak caminin temel atma töreninde, siyasetin dışında konuşmalar yapıldı. Biraz FETÖ lanetlendi o kadar. Camiden, yeniliklerden, bölgenin doğal güzelliklerinden, hatta bağımsız Üniversiteden bile bahsedildi.

Her şey yolunda giderken Ambiyansı bozan hamle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Abdullah Karadağ’dan geldi. Cem olmaktan bahsetti Karadağ ve çok zamanıymış, hatta üstüne vazifeymiş gibi ‘’Cem evi Sulçuklu’da da, Osmanlı’da da yoktu’’ sözleriyle, töreni bambaşka bir mecraya çekti.

Nasıl yaptıysa, cami ve mescit açılışından Cem Evi konusuna girip polemiğin fitilini ateşleyen Büyükşehir Belediye Başkanvekili, konuşmasının ardından da gayet rahattı.

***

   Bazen fitne uzaktan gelmez…

Gemlik halkının desteklediği, hemen her kesimden destek alan, binanın çürüdüğü yıkımında en net şekilde anlaşılan Sunğipek Camiinin yenilenme çalışmasında, konu ancak bu kadar alakasız şekilde saptırılabilirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Başkanvekili belirlerken neyi kıstas olarak belirliyor bilemiyorum ama durup dururken toplumu ayrıştırma hamlesi Belediyeden gelince, insan ister istemez kasıt arıyor…

***

Not: Şu ana kadar, Büyükşehir kanadından konu ile alakalı herhangi bir açıklama veya özür mesajı yayınlanmadı.

 

İlk Maçımızda Mücadele Vardı

Bursaspor, Süper Lig maratonunun ilk maçında, Başakşehir’e tek farkla yenildi. Başakşehir’i  Avrupa ön elemelerinde “Brüj” maçında izlemiştik.

Hızlı oynayan ve hızlı kontraataklarla, golü bulan bir takımdır Başakşehir. Bursaspor olarak orta sahayı kalabalık tutunca, Başakşehir’in oyun tarzını bozduk. Savunma ağırlıklı oynayınca, Başakşehir’e fazla pozisyon vermedik.  Hele ikinci yarıda, oyuna ortak olunca, pozisyonlarda buldu.

Çok farklı yenileceğimizi zannettiğimiz maçta çıktığımız kontrataklarla belki gol bile atabilirdik. Bursaspor’u hazır görmedik. Ama. Mücadele ettiğini gördük.

Taraftarda bunu gördü ve mağlup olsak bile, futbolcuların gönlünü aldı. Önümüzdeki hafta, Bursa’da oynayayacağımız Alanyaspor maçında, sabırlı ve yapıcı olmalıyız Geçmiş yıllardan beri, kafaya taktığımız futbolcı ve yöneticilerle, uğraşmayı bırakmalıyız.

Böyle masraflı ve netametli bir görev için, yönetici bulmak, kolay değildir. Bulduğumuz futbolcularda, bütçemizle orantılıdır. Daha maçın başında, yenilen bir golden sonraz “Yönetim istifa” takıntısından, vazgeçmeliyiz. Sabırlı ve yapıcı taraftar olmalıyız.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ

Hiç kimse sendne iyi değildir.

Ama. Sen ortaya hiçbir şey koymazsan

Sende hiç kimseden iyi değilsin

“D.Laired”

 

Amaç K.Kore Değil, Çin’dir

 

Amerika’nın yeni rakibinin Çin olduğunu hepimiz biliyoruz.

Amerika, Afganistan’ı işgal ederek futbol tabiriyle Çin’in ‘’orta sahasına’’ yerleşti.

Ama. Çin’in tüm dünyadaki yayılması politikasını kesmek için Çin’in ‘’ceza sahasına’’ girmesi gerektiğini anladı.

Amerika’nın üçüncü bölgesi demek, Çin’in ceza sahası demekti.

İşte. Bu bölge ise tam da Kuzey Kore’ye denk geliyordu.

Kuzey Kore tüm dünyadan kopuk yaşayan ve sadece Çin’e yaslanan yalnız bir devlettir.

Bir milyon askeri ve 25 nükleer füzesi ile Amerika’ya meydan okuyarak dikkatleri çekiyordu.

Belki de, Kuzey Kore’yi yönetenler bu tehlikeli çıkışlarla halkı baskı altına alarak saltanatlarını sürdürüyorlardı.

Ama. Kuzey Kore’nin Amerika’ya karşı son çıkışı sadece kendisini değil, tüm dünya dengelerini de ilgilendiriyor.

Bu çıkışa Amerika’nı sessiz kalması, Amerika’nın karizmasını çizecekti.

Japonya’ya olduğu gibi, buraya da bomba atsa, tüm dünya Amerika’dan nefret edecekti.

Şimdi. Sadece tarafları değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir tiyatro izliyoruz.

Ben ise, Kuzey Kore krizini, Amerika’nın hedef saptırması olarak görüyorum.

Tüm dünya Kuzey Kore’ye bakarken, Kuzey Suriye’de çok sıcak çatışmalar olabileceğini düşünüyorum.

 

Günün Sözü

Hayat merdivenlerini çıkarken

İnsanlara iyi davranın

Çünkü inerken,

Yine aynı insanlarla rastlayacağız.

‘’Cenap Şahabettin’’

Sınırdaki Çatışma Her Şeyi Değiştirecek

Amerika’nın Kuzey Suriye’de YPG tercihi, Türkiye’yi yeni ortaklıklara itecektir. Rusya ile her alandaki ilişkilerimiz, artarak devam edecektir. İkinci Fırat Kalkanı operasyonundan sonra, ortam ısınırsa Çin ile Türkiye arasında bir yakınlaşma sürpriz olmayacaktır.

Bunun anlamı ise Çin’in de ortadoğuya komşu olması demektir. Amerika’nın YPG’ye gönderdiği yüzlerce Tır dolusu silah ve mühimmat, Nato ortaklığınında Avrupa Birliğininde yeniden sorgulanmasına sebeb olacaktır. Avrupa Birliğinin de, yeni hedefi ve amacı budur.

Büyük ortaklar, İngiltere örneğinde olduğu gibi, Avrupa Birliğini “Kof” bulmuş ve ayrılmıştır. Almanya gibi büyük ortaklarda, Malta, Bosna – Hersek, Lüksemburg ve Yunanistan gibi küçük ortaklarla fövde gösterisi  yapıyorlar.

Türkiye’nin Almanya’ya karşı gösterdiği tavrın, küçük ülkelere örnek olmasından korkuyorlar. Almanya’nın PKK ve FETÖ konusudaki taraflı tutumu Almanya’ya olan güvenin yok olmasına sebeb olmuştur.

Hele Türkiye’ye  karşı  sergilediği düşmanca tutum Almanya’nın lider devlet konumundan uzak olduğunu göstermiştir.

 

Günün Sözü

Kendi geleceğimizi kendimiz hazırlar.

Sonra’da kader deriz.

Disraeli