Köşe Yazıları

Gemlik Zeytin Festivali Başladı

Üçüncü Uluslar arası Gemlik Zeytin Festivali başladı. 21 Eylül günü başlayan zeytin festivali, 24 Eylül Pazar akşamı,  Gökçe’nin sunacağı konserle sona erecektir.

Geçen sene yaşadığımız festival, daha geniş zamana yayılmıştı. Ve çok farklı olanları, bünyesine almıştı. Bu sene, daha kısa zamana sığdırıldığını ve öğrendik. Ve etkinlikler yönünden biraz daha sadeleştiğini hissettik. Ayrıca halk oyunları gösterileri ile, Umurbey mahallesinin, Kumla mahallesinin, ve özellikle Balıkpazarı mahallesinin, “vitrine çıkarılmasını” olumlu bulduk.

Sponsorlar içinde en başarılı kooperatifler içinde olan, Marmarabirlik’in logosunu da gördük. Ama etkinlikler içinde Marmarabirlik ismine rastlayamadık. Marmarabirlik, bu festivalde daha etkin bir rol aldığı taktirde, Marmara bölgesindeki bütün zeytincilerin, bu uluslar arası festival çatısı altına gireceğine, inanıyoruz.

Kısacası, bu uluslar arası festival de, Marmarabirlik’in birleştirici bir rol alması, şarttır. Bu vesileyle, bu uluslar arası projenin tasarlanmasında, tanıtımında ve uygulanmasında katkısı olan, her kişi ve kuruma, şükranlarımızı sunuyoruz.

 

 

 

GÜNÜN SÖZÜ

Ara sıra isyana yönelecek olsan bile

Hatırla ki, Kainatı yargılamak imkansızdır.

Kavgalarını sürdürürken bile. Kendi kendinle, barış içinde ol.

“Baltimore – 1816”

 

Nefret Edilen Bir Ülke

Amerika’nın bir ‘’Dünya Devleti’’ özlemi içinde olduğunu izliyoruz.

Bir zamanlar, ‘’Güneş Batmayan İmparatorluk’’ olarak nitelenen, Büyük Britanya gibi olmaya özendiğini hissediyoruz.

Ve. Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da, 700 yıl hüküm süren Osmanlı imparatorluğu gibi olmaya özendiğini görüyoruz.

Girdiği her bölgeyi kan gölüne çeviren bir ülke dünya devleti olamaz.

Bu hedefe kilitlenen bir devlet ancak mafya devlet görüntüsü verir.

Ve. Her zaman, zalim devlet görüntüsü verir.

Ve. Bu kafada olan bir devlet hızla çevresini ve ortaklarını kaybeder.

Ortağına silah satmayıp, ortağınla savaşan bir örgüte silah satan Amerika bir dost ülke ve ortak olamaz.

Nitekim Türkiye NATO ve AB’ne karşı güvenini kaybedip yeni ortaklık arayışına girmiştir.

İngiltere AB’den ayrıldıktan sonra Amerika ile ilişkiler zedelemiştir.

Londra’da ve Manchester’de patlatılan bombaların sebebi Amerika ile İngiltere ilişkilerindeki sıkıntılardır.

Amerika şimdi İspanya’yı kaşımayı kafasına koymuştur.

Katalanların referandumuna yer altından destek verip İngiltere ve Fransa’ya komşu olmayı amaçlamaktadır.

Kuzey Kore’yi kışkırtarak Çin’e yakınlaşmayı amaçlamaktadır.

Kısacası, bencil ve zalim Amerika’nın, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinden başka destekleyicisi, kalmamıştır.

 

Günün Sözü

İntikam,

İnsanlıkla ilgisi olmayan,

Bir kelimedir.

‘’Seneca’’

 

Gemlik’in depremle zorlu imtihanı

Gemlik’in depremle zorlu imtihanı

Gazeteci Namık Göz Yazı;

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli deprem uzmanlarından biri olan ve Küçük Kıyamet olarak adlandırılan Marmara depremi sonrası öneri ve tespitleriyle kamuoyunun yakından tanıdığı Prof. Dr. Aykut Barka’yı ne yazık ki 2003 yılında kaybettik.
Barka, ABD’nin San Andreas fayı ile Kuzey Anadolu fay hattının benzerliklerini araştırmış ve iki fayın neredeyse ikiz olduğunu söylemişti.

Marmara Depremi sonrası Gemlik’e davet edilen Prof. Dr. Barka ile birlikte kenti dolaşmıştık. Kuzey Anadolu fayının güney kolu İznik-Gemlik hattını izleyerek Marmara Denizi’nde devam ediyordu.
Prof. Dr. Barka’ya Gemlik’i sorduğumuzda, kafasını iki yana sallayarak ilçe merkezinde konut olmaması gerektiğini söylemişti. Çünkü deprem anında hiçbir yapı bu zeminde kolay kolay ayakta kalmazdı. Öneri isteyen belediye yetkililerine şu anda yeni Gemlik Devlet Hastanesi ve belediyenin toplu konut yaptığı bölgeyi işaret ederek, “İlçeyi taşıyın” önerisinde bulunmuştu.

Aradan geçen zaman içinde Gemlik’te birçok bölge imara açıldı. İlçe merkezinde, belediye yeni yüksek katlı yapıya izin vermedi. Ancak, depremden önce yapılan konutların büyük bir bölümü duruyor.
Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, kendisinden önceki başkanlar gibi Şahin Tepesi’nin eteklerindeki orman vasfını yitirmiş arazinin yerleşime açılıp, Gemlik’in bu bölgeye taşınması için çalışma yürüttü. Sonuç alamayınca Cihatlı Mahallesi’ne yöneldi. Bu bölgede Gemlik’in yeni hastanesi yapılıyor. Arkasında da köy merasında bin 400 konutluk proje. Geçtiğimiz pazar günü Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun katıldığı törenle projenin 4’üncü etabı olan 388 dairenin temeli atıldı.

Yılmaz’a göre, orman vasfını yitirmiş makilik ve çalılık 80 hektar alan verilirse buralara 8 bin konut yapılacak. Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu’ndan da bürokratik pürüzlerin kaldırılmasına destek istiyor. Rakamlar ortada bin 400 konfut için 17 bin başvuru yapılmış yani Gemlikliler de sağlam konut istiyor. Eğer bu 8 bin konut yapılırsa deprem Gemlik için risk olmaktan çıkacak.

Ulaşım zor, teleferik şart

Öncelikle depreme dayanıklılık açısından seçilen bölge için söylenecek sözümüz yok. Ancak, ilçe merkezine uzak. Özellikle saat tuttum; özel araçla Gemlik merkezinden konutların bulunduğu alana gitmek 22 dakikamızı aldı. Yollar ise berbat durumda.
Projenin birinci kısmının manzarası da mükemmel hem deniz, hem de İznik Gölü görünüyor. Bu alan hastanenin hizmete açılmasıyla yeni cazibe merkezi haline gelecek. Tek endişem uzaklık ve yolların durumu.

Sanırım Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa merkezi için düşündüğü şehir içi teleferik bu bölge açısından biçilmiş kaftan. Teleferik olursa hem hastaneye gidenler rahatlar hem de o bölgede bina yapılmayan bir arsa kalmaz.

5 milyonluk fatura

Bu arada, tören alanına girdiğimizde bu bölgede beni en çok üzen bir manzara ile ilk kez bu kadar yakından karşılaştım. Orhangazi’ye giderken yemyeşil tepelerin taş veya başka maden ocakları için kazılmasıyla ortaya çıkan görüntüye sanırım herkes tepki gösteriyordur.
İşte tam konutların yapıldığı tepenin karşısındaki iki tepede de taş ocakları faaliyet gösteriyor. Dikkatimi çeken görüntü için hemen Başkan Refik Yılmaz’a soruyorum; Böyle bir yerde bu tür ocaklara nasıl izin veriyorsunuz? Meğer Başkan Yılmaz da aynı konudan dertliymiş. Bakanlığa ocağın kaldırılması için başvuruda bulunduklarını ancak gelen yanıtla hayrete düştüklerini anlatıyor. Maden İşleri Genel Müdürlüğü, ocakların kaldırılması için belediyeye 5 milyonluk fatura çıkarmış. Yani belediye ocaklarda yapılan yatırımların bedelini öderse kapanırmış. Yılmaz’a göre hem böyle bir fatura hem de hesaplama yöntemi yanlış. Çünkü sadece ocakta bu kadar yatırım yapılması imkansız. Aşağıda yani yol kenarındaki tesis de hesaplamaya katılmış.

Yılmaz, özellikle tören platformunu ocağın karşısına koymuş ki derdini Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu’na anlatsın diye. Eğer kapanırsa, belediyenin burası için de projesi hazır yukarından toprak dökülerek yeniden ağaçlandırılacak. Umarız Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu’nun desteğiyle yeni konut alanı ve iki köy tozdan kurtulur.

Şahinyurdu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Ağıl ve Cihatlı Muhtarı İsmail Altay da aynı şikayeti iletiyor. Ocaklar yüzünden yollarının kışın çamur, yazın da tozdan geçilmediğinden şikâyetçiler.

 

Kritik İki Referandum

Son günlerde, Kuzey Irak’taki referanduma Amerika’nın karşı gibi görüntü vermesine kanmayınız. Çünkü kuklacı Amerika, referandumu körükleme görevini İsrail’e vermiştir.

Artık mitinglerde, Kuzey Irak bayrağı ile İsrail bayrağını, yan yana görmeye başladık. İsrail Genel Kurmay Başkanından, ‘(P.K.K) terör örgütü değildir’’ tipinde, tahrik edici açıklamalar, duymaya başladık.

Kuzey Irak referandumu öncesi, İsrail süreci kışkırtmaya çalışırken, Amerika İspanya’nın içine, el attı. Çünkü 1 Ekimde, İspanya’da Katalanların referandum oylaması, olacaktır.

Amerika, Nato’da kopmaya çalışanların peşine düşmüştür. Son yıllarda, Türkiye Nato dışında alternatif aradığı için, patlayan bombalara muhatap olmaktadır.

İngiltere ve Fransa, Nato dışında seçenek aradıkları için, bombalarla tanıştılar. Ülkelerin, zayıf halkalarını çok iyi analiz eden Amerika’nın, yeni hedefinde ise Katalanları görüyoruz.

Aslında, Amerika’nın İspanya’yı bölmesi veya İspanya’ya yerleşmesinin en önemli sebebi, ‘’Fransa ve İngiltere’yi’’ yakın markaja almak içindir.

Sözün kısası, süper güçler, sadece küçük ülkeleri yemekle doymadılar. Şimdi, birbirlerini yemeyi hedef aldılar.

Nato kumpasının farkına varan Türkiye’nin Rusya, İran, Irak ve Çin ile birlikte, en az zararla bu sıkıntılı dönemi atlatacağına, inanıyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ

Biri sana kötülük ederse unut.

Ama. Sen birine kötülük edersen unutma.

‘’Halil Cibran’’

 

Bursaspor İyi Yolda Gidiyor

Bursaspor beşinci haftanın sonunda, yedinci sırada yer aldı. Ama Bursaspor’lu taraftarın mutlu olduğunu görüyoruz. Çünkü Bursaspor’un, bu sezon sahada mücadele eden bir kadrosu var. Ve en önemlisi hucüm oynayan bir futbol tarzı var. Beş maçta attığı gol sayısının on bir gole ulaştığını görüyoruz. Gol sayısında da, Galatasaray’dan iki, Fenerbahçe’den bir gol daha geride bulunuyor. Ama yedinci sıradaki bu takıma Bursalı taraftarlar bu istatistik yüzünden, sahip çıkıyor. Bu hafta oynanacak Galatasaray maçında, Bursa stadında tarihi bir seyirci rekoru kırılacağını tahmin ediyoruz.

Fenerbahçe’nin son anda kaptığı janssen ile, bu sene iddialı olduğunu, söylemeliyiz. Çalışkan ve golcü Valbuena’yı ise unutulmaz Hollanda’lı “Kuyt” a benzetiyoruz. Gomis’in yorulması ve sakatlanması Galatasaray’a sıkıntı yaratabilir Burak Yılmaz’ın artık bir marka olduğunu kabul etmeliyiz. Olağanüstü fizik gücünü, tecrübe ile şekillendirdiğini görüyoruz.

Beşiktaş’a gelince ona Süper Lig sınırlanının dar geldiğini, Avrupa sınırlarını zorladığını anlıyoruz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yirmi yaşında istek. Otuz yaşında zeka, Kırk yaşında akıl önemlidir.

“B. Franklin”

 

 

Amerika’nın Yeni Oyunu

Amerika, bir taraftan Kuzey Suriye’de ki YPG’ye silah ve mühimmat yağdırırken, diğer taraftan da, PKK üzerinden mağduriyet tezgahını devreye soktu. FETÖ terör örgütü konusunda, mağduriyet tezgahının öncülüğünü yapan CHP, PKK konusunda da sessiz kalmadı. Silahlı insan araçları tarafından, etkisiz hale getirilen bir kısım örgüt üyeleri için “Silahsız siviller öldürülüyor” diyerek, kendi ülkesini, dünya kamuoyuna jurnallandı.

Aslında, ülkeyi ve ülke yöneticilerini, kendi muhalefet partisinin bu biçimde suçlaması,  uluslararası kuruluşlara ve mahkemelere bir çağrı niteliğindedir. Ardından, İsrail Genel Kurmay Başkanı, “PKK”yı terör örgütü olarak kabul etmiyorum, deyince yeni bir tezgahın ilk işaretlerini, almış olduk.

Bu yeni tezgahın hedefinde, “kürtlerin mağduriyetinin” vitrine konulması, vardır. Nitekim, Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesinde yaşanan provakasyon, gizli servislerin devrede olduğunu, gösteriyor. Irak tarafı, referanduma karşı iken  Barzani’nin Kuzey Irak referandumda ısrar etmesi, Amerikan pasaportu içindir.

Amerika’nın bir eyaleti olmak içindir. Halbuki, pek çok ülkede ikinci sınıf bir hayat süren Kürtlerin, en iyi adapte olduğu ülke Türkiye’dir Barzani’ninde, Kuzey Suriye’de ki Kürtlerinde, Amerikan pasaportlarına kanıp,  kendi geleceklerini de, bölge geleceğini de, riske atmaktan vazgeçmelerini dileriz.

 

İşin başında, düşünmek için harcanan

zaman gecikme sayılmaz.

“Eyesias”

Amerika Düşmanları Artıyor

Amerika, tek süper güç olarak kalmayı hazmedemedi.

Zaman içinde, bir  ‘’mafya devleti’’ konumuna dönüştü.

Birleşmiş Milletler kararı olmadan tek başına İran’a ambargo koydu.

Petrol-Dolar üzerinden İran’dan petrol alımı yasaklanınca biz ve Hindistan dahil birçok ülke, İran’dan altın karşılığı petrol ithaline başlamıştı.

Ve. Amerikan’ın ajanı olduğu anlaşılan FETÖ örgütü, 17-25 Aralık dosyasını gündeme getirdi.

Aslında olayın temelinde Amerika’nın İran’a uyguladığı ambargo kararını delme hareketi vardı.

Amerika keyfi olarak tek başına İran’a uyguladığı ambargonun, delinmesini kendine yediremedi.

Ve. Türkiye’de kapanan 17-25 Aralık dosyası Amerika’da açıldı.

Geçmişte de yazdığımız gibi, 17-25 Aralık dosyasında bir bakana hediye edilen 700 bin TL’lik bir saat olduğunu biliyoruz.

Çok zengin bir bakanın böyle bir hediyeyi kabul etmesine Türk kamuoyu olarak hazmedemediğimizi, o günlerde yazmıştık.

Ama. Bu dosyanın FETÖ terör örgütünün yönlendirmesi ile yeniden Amerika’da açılmasının FETÖ örgütünü cesaretlendirmek olarak kabul ediyoruz.

Amerika’nın bir mafya devlet gibi sergilediği davranışlar nedeniyle dünya kamuoyunda yıprandığını görüyoruz.

Bakınız, İngiltere Başkanı Theressa May ne demiş:

‘’Biz şu an, dünyanın ikinci büyük küresel gücüyüz. Ve yakında herkes görecek, birinci güç olacağız’’.

Bunun anlamı şudur; Amerika’nın Pentagon’u varsa, İngiltere’nin de küresel finansman güçleri var demektir.

Esas savaş, bu ikili arasında olmaktadır.

 

Günün Sözü

Eğer yürüdüğünüz yolda,

Bir engel yoksa.

O yol sizi hiçbir yere götürmez.

‘’B.Shaw’’

 

12 Eylül 1980 Darbesi ve Bugünler

12 Eylül 1980 darbesinden bir gün sonra, ölümler bıçak gibi kesilmişti. Darbeci zihniyet bu olayı, bir başarı gibi kamuoyuna pompalamıştı.  Halbuki, sağ ve sol görüşlü öğrencilere silah verip, onları kışkırtan aynı odaklardı. Nitekim, darbeciler yıllar sonra yaptıkları açıklamalarda, darbe ortamını beklediklerini açıklamışlardı. Peki 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, neler olmuştu.

En önemli bazı kararları hatırlayalım

-1 Milyon kişi fişlenmişti.

-650 bin kişi gözaltına alınmıştı

-517 kişiye idam cezası verilmiş, 50 kişi idam edilmişti.

-İdam edilenler arasında, 18 solcu 8 ülkücü de vardı.

Çatışmada ölenin,  işkencede ölenin,  cezaevinde ölenin,  açlık grevinde ölenin ve intihar ederek ölenlerin, haddi hesabı yoktu. Kısacası, darbeci zihniyet bir nesli silindir gibi ezmişti. Bir sağdan bir soldan  astık diyerek, kendi adalet anlayışlarını da kamuoyuna açıklamışlardı.

Devrimci ve ülkücü gençlerin büyük bölümü, işlerinden ve okullarından olmuştu. Bu hukuksuz ve kanlı dönemi yaşamamıza rağmen, darbeci zihniyetin yeniden 15 Temmuz’la devreye sokulması düşündürücüdür. Demek ki ülkemizdeki ekonomik ve toplumsal bazı odaklar, hala “kuklacının” kapsam alanından kurtulamamıştır. Amerika’da 17-25 Aralık dosyasını açan Amerika’nın azmettirici olduğu artık kesinleşmiştir

Kuklacı sadece FETÖ’yü,  PKK’yı, PYD’yi ve HDP’yi kullanmakla kalmamış, CHP’yi de kapsam alanı içine almıştır. 15 Temmuz darbesine kontrollü darbe diyen bir CHP’nin “kuklacından k” tarafından kuşatıldığını söylersek haksızlık yapmış olmayız. Darbecilere destek olan bir zihniyetin “Adalet Yürüyüşü” yapması, inandırıcı olamaz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

İyi bir ağaç, kötü yemiş vermez

Kötü bir ağaçtan da iyi yemişler bekleyemeyiz.

 

 

Ucube can almaya devam ediyor

Gemlik’te intiharların öncelikli mekanı olan Gemlik AVM, üst katları boş olsa da, ismini intiharlarla andırmaya devam ediyor. Kübra’nın ölümü ile başlayan intiharlar silsilesinin son kurbanı da, Sekine Kanat isimli, 76 yaşındaki yaşlı kadın oldu…

AVM’nin üst katları boş olmasa, yaşlı kadın muhtemelen yaşayacaktı. 76 yaşında korkuluklara tırmanması da kolay olmamış, dakikalar sürmüş. Aşağıdan anlaşılana kadar da kendisini zemine bırakmış. 76 yaşında, pes ettiren nedir? Çeşitli iddialar var. Konu netleşirse, gündeme tekrar getireceğiz…

***

AVM DEĞİL CAMİ OLACAKTI!

AVM’nin laneti, kapalı çarşının yıkılmasıyla başladı belki de.

Okul öncesi alışverişler ve bayram alışverişlerimizden hatırladığımız kapalı çarşıda, Gemlik’te yaşayanların hafızasında, güzel bir yere sahiptir aslında. Esnaflığın zirve yaptığı, herkesin, herkesi tanıdığı çarşının yerine bugün AVM denilen ucube yapıldı.

Aslında AVM cami olacaktı. O dönemin Belediye Başkanı Mehmet Turgut, siyasi partilere söz de vermişti. Sonra nasıl olduysa, Belediye Meclisine AVM yapılmasıyla alakalı öneri geldi. Dönemin Ak Parti grubundan da herhangi bir itiraz gelmedi. Cami, AVM oldu.

Sonrasında esnafın mağduriyetini anlatmaya bile gerek yok. Kapalı Otopark altında tutunmaya çalışsalar da, eski günlere asla dönemediler.

***

VALİ BEĞENMEDİ

AVM’nin bilinmezliğinde son noktayı da valilik koydu aslında. Kaymakamlık olacak veya kurumlar taşınacak diye beklerken, AVM elimizde kaldı. Vali ve valilik AVM’yi beğenmedi. Zaten 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında açığa alınan Gemlik Kaymakamı Cahit Işık dışında da, kimse AVM’ye taşınma fikrine sıcak bakmamıştı.

Elimizde onlarca milyon TL harcadığımız ucube var. Kurum olması için de yapısı uygun değil. Bize bu eseri kazandıran ve eserde emeği geçenlere, ne desek azdır…

***

Son olarak AVM’de parmaklıklar biraz yüksek olsa, yaşlı kadın çıkamazdı. Güvenlik önlemleri biraz daha artırılabilirdi. Beraberinde de, AVM’nin ne olacağına bir an önce karar verilmeli…

Bursaspor İyi Gidiyor

Süper Ligde, dördüncü hafta maçları oynandı. Bursaspor altı puanla, sekizinci sırada yer aldı. Bu sezon Bursaspor’u, mücadele eden bir takım olarak izliyoruz. Belki büyük etiketli yıldızları yok ama,  mücadele eden ve gol yollarına sarkan, bir Bursaspor olduğunu belirtmeliyiz.

Aslında Bursaspor’un bu hafta Malatya’da oynayacağı maç, bu sene alacağı derece için önemli bir imtihan olacaktır. Bu sene Başakşehir’i bir büyük takım kimliği ile seyrettiğimizi söylemeliyiz. En büyük özelliği  takım oyununu hazmetmesi ve süper lig ölçülerine göre futbol oynamasıdır. Ayrıca her maçta, son saniyeye kadar maça asılan bir Başakşehir takımı izliyoruz.

Galatasaray, gece sıcaklığı 28 ve nemi 73 olan bir havada Antalyaspor’a karşı daha iyisini yapamazdı Gomis yine, ince bir dokunuşla, golünü attı. Fenerbahçe ise bu maçın sonucunda, Fenerbahçe stadının artık sihirinin bozulduğunu gördük.

Beşiktaş Karabük’ten, çok değerli bir galibiyetle döndü. Trabzon ise, ilk golü yemesine rağmen Gençlerbirliği’ni devirdi. Trabzon stadındaki tek Gençlerbirliği taraftarının tezahüratı çok ilginçti.

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanlar her zaman, kahraman olamazlar

Ama, her zaman insan olabilirler

“B. Franklin”