Köşe Yazıları

Demokrasi Yerine Sisi Geldi – Belediyeler Yargıda

Demokrasi Yerine Sisi Geldi – Belediyeler Yargıda

Ukranya’da tezgahlanan “ Turuncu Devrimin” Mısır’da devreye sokulan “Arap Baharının” ve Türkiye’de tertiplenen “Gezi Parkı” kalkışmasının, “azmettiricisinin Amerika olduğunu” artık hepimiz biliyoruz.

Bu kalkışma denemelerinin, bir “Demokrasi harekatı” olmadığı da kesin olarak ortaya çıkmıştır.

Demokrasi yerine SİSİ Geldi

Mısır’da ki Tahrir Meydanı’ndaki kalkışma, Müslüman kardeşlerin desteklediği, %52 oyla başa gelen Mursi’ye karşıydı.

Demokrasiyi destekleyen Amerika, Mısır’ın başına general Sisi’yi getirdi.

Türkiye’ye Nasıl Zarar Verdi

Üç beş ağaç kesildi diye, kalkışmayı besleyen Amerika, “Gezi Parkı” eylemlerinden istediği sonucu alamadı.

Ak Parti’yi bölemedi, Erdoğan’ı da indiremedi. Ama ekonomiye büyük zarar verdi. Gezi Parkı eylemlerinin başladığı gün, Türkiye’de ki faiz oranları, %4.5 seviyelerine kadar indirilmişti. Enflasyon da, %5 seviyelerine kadar düşürülmüştü.

Şimdi ise, hem Tüketici enflasyon oranı, hem de yıllık faiz oranı, (%13) seviyelerine kadar yükseldi.

Amerika gezi parkı ile, yargı darbesi ile ve 15 Temmuz darbe girişimi ile veremediği zararı, ekonomik kuşatmalarla vermiş oldu.

Amacı Nedir?

Amerika’nın amacı İMF’den kurtulmuş olan Türkiye’yi yeniden IMF’ye muhtaç etmektir. Beş yıl önce, bizim de dahil olduğumuz 45 ülke, IMF’ye beşer Milyar Dolar avans vermiştik.

Ama. Şimdi yaklaşan 220 milyar Dolarlık borcumuz için kaynak bulmak zorundayız. Bu defa, darbe girişimleriyle, kalkışmalarla ve bombalarla bizi çökertemeyenleri IMF kozu ile kuşatmak istediklerini hissediyoruz.

Birbirlerine Çok Benziyorlar

Birileri, 15 Temmuz’a tiyatro ve “Kontrollü Darbe” diyor. Suçüstü yakalanıp, mahkemeye çıkarılanlar, “Bu kayıtlardaki kişiler, biz değiliz. Bize benziyor diyorlar.

Azmettirici Amerika ise, teslim edilen “90 Klasör evraka” bu delilleri yetersiz bulduk diyor.

Bu benzerlik, 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan azmettiricinin, tetikçinin ve siyasi destekçilerinin, kimler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Belediyeler Yargı İle Tanışacak

Kısa bir süre önce, Sayıştay tarafından denetlenen belediyeler için İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma izni verildiğini yazmıştık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı Ak Partili Büyükşehir Belediye Başkanlarını istifaya davet etmesi, herhalde bu sebeptendir. Konya stadyumunun, 1.5 yılda 160 milyon tl harcanarak bitirildiğini okuduk.

Bursa Belediye Stadyumu için ise, 500 milyon harcandığını ve hala 80 ile 100 milyon daha harcanacağını, öğrendik. Böyle bir tablonun araştırılmasını normal görüyoruz.

Görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve haksız mal edinme iddiaları ile suçlanan Ataşehir Belediye Başkanının görevden alınmasını da yadırgamıyoruz.

2018’de Belediyeler Gündemde

2018 yılında, sonuçlanan Sayıştay raporlarına istinaden, suç duyurusunda bulunan yüzlerce Belediye’nin yargı ile tanışacağına, tanık olacağız.

Süper Ligde Olanlar

Fenerbahçe, Bursa deplasmanından üç puanla dönünce, liderlik yarışının en önemli aktörü olduğunu ispatlamış oldu.

Bir ara Avrupa kupasına kilitlenen Beşiktaş, gruptan çıkınca rahatladı.  Beşiktaş’ın da yeniden süper lige döneceğini ve aradaki farkı kapatacağını umuyoruz.

Galatasaray büyük bir iş kazasını önledi Akhisar maçında gördüğümüz muhteşem dönüş, Tudor’u da Başkanı da kurtarmış oldu.

Bu dönüşün vefasız bir kısım taraftarlara ders olmasını, diliyoruz.

Günün Sözü

Sadelik,en yüksek gelişmişlik düzeyidir.

“Leonardo Da Vinci”

Şehitlik Resmini Postalayalım – Güçlü ve Yeni Ortaklık

Şehitlik Resmini Postalayalım – Güçlü ve Yeni Ortaklık

(1950) li yılların başlarında, Amerika’nın ve Nato’nun en has ortağıydık. Hem Sovyetler Birliği sınırında, ‘’Kominizm Bekçiliği’’ yapıyorduk, hem de Nato’nun askeri gücü olarak, savaşa çıkıyorduk.

O tarihlerde, haritada bile yerini zor bulabileceğimiz, Güney Kore’de yüzlerce şehir verdik. Uğruna şehit verdiğimiz Nato teşkilatının, bugün bize 40 yıldan beri zarar veren, P.K.K ve FETÖ terör örgütlerine destek vermesini, hazmedemeyiz.

Şehitlik Resmini Postalayalım

Birkaç gün önce Güney Kore ziyareti yapan Binali Yıldırım’ın Kore ‘’Şehitliği önünde çekilen resmini’’ Başkan Trump’a yollamalıyız.

Bu ortaklık kişileri ve ülkeleri selpak mendil gibi kullanırlar ve çöp gibi bir kenara fırlatırlar. K.Irak’lı Barzani’ye referandum yap, Kuzey Suriye için örnek ol dediler. Barzani gaza geldi ve referandum’u yaptı.

Başta Türkiye olmak üzere pek çok ülkeden tepki gelince, referandum kararından ilk desteğini çeken Amerika olmuştu. Sonuçta, Barzani sap gibi ortada kaldı. Kuzey Irak’taki gücü ve ağırlığı paramparça oldu.

Güç ve Yeni Ortaklık

Tüm dünyanın Türkiye, Rusya ve İran tarafından kurulan yeni ortaklığı dikkatle izlediğini görüyoruz. Bu üç ülke, bölgede yaşanacak birlik ve beraberliğin önemini, çok iyi anladılar. On binlerce kilometreden gelip bu bölgenin haracını yiyen emperyalist ülkelerin kumpaslarının farkına vardılar.

Siyasi tercihleri ve inanç dünyalarında farklılıklar olsa da, bölgesel menfaatlerinin önemini, anladılar. Bu üç ülke, ilk olarak Astana’da yaptıkları Kuzey Suriye toplantıları ile uluslar arası kamuoyunun dikkatini, çektiler.

Türkiye, İran ve Suriye resmi zabıtlara bağlı olmayan ama çok ciddi bir biçimde birbirlerine bağlanan bir ortaklık içindedir.

Mafya Devletlerle Savaş

Bu üçlü ortaklık, on binlerce kilometre uzaktan gelen bu bölgenin haracını yiyen mafya devletlere savaş açmıştır.

Partilerin Analizi Nasıl

(MHP) işin başından beri devlete destek verip, bu savaşın odak noktasında yer alıyor. Doğu Perinçek’de hükümetten ziyade devlete sahip çıkarak, Ak Parti ve (MHP) ile aynı kulvarda görünüyor.

(CHP) ise Kuzey Suriye’de kurulması düşünülen yeni İsrail konusunda, tavır göstermek yerine, Amerika’da kurulan yeni yargı tiyatrosunun peşine takılarak, Amerikan politikalarına destek veriyor.

Sonuç Nasıl Olacak

Aslında, Ortadoğu’daki siyasi doğumun, çok acılı geçeceğini, hepimiz görüyoruz. Ama. Bu zor doğumdan, nur topu gibi, sağlıklı bir üçlü ortaklığın hayata geçmekte olduğunu da, sevinçle görüyoruz.

Günün Sözü

Denizleri seviyorsan.

Dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan.

Önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan.

Düşmeyi de bileceksin.

‘’Salomeye Mektuplar’’

 

Kudüs Provokasyonu-Yeni (CHP) Yanlış Yolda

Kudüs Provokasyonu-Yeni (CHP) Yanlış Yolda

Amerika, ‘’Ilımlı İslam’’ projesi ile ilk hamleyi, Türkiye’ye yapmıştı. Nur Cemaatini, önce hizmet hareketine, sonra da ılımlı İslam projesine dönüştürmüştü.

(1990) lı yılların ortalarında, Fetullah Gülen’i Vatikan’da papa ile buluşturmuş ve Fetullah Gülen’i geri dönemeyeceği bir biçimde, bu projeye bulaştırmıştı.

Şimdi de Amerikan Başkanı Turump’tan, çok çarpıcı bir hamle geldi. Şimdi, tüm İslam alemi olarak, Amerika’nın avucunun içindeki Suudi Arabistan’ın vereceği tepkiyi, bekliyoruz.

İslam dünyasını bölen ve körfez ülkelerini Katar’a karşı ambargo uygulamaya zorlayan Suudi Arabistan’ın, bu ortamda İsa’ya da, Musa’ya da yaranamayacağını, hep birlikte göreceğiz.

Aslında Türkiye olarak, bu konuda Amerika ile Kudüs konusunda mücadele ederken, başrolü Suudi Arabistan’a bırakmayı ve bu ülkenin Amerika’ya karşı, cesaretini ölçmeyi öneriyoruz.

Mekke ve Medine sayesinde, hem maddi hem de manevi inanç merkezi olmanın rantını yiyen Suudi Arabistan’ın, ne kadar İslam olduğunu görmek istiyoruz.

Üzüm Yemek mi – Bağcı Dövmek mi?

Amerika’da görülen Zarrab davası, Türkiye’deki siyasi grupları da, ayrıştırdı. Yolsuzluk hassasiyetleri devam etmek kaydıyla, (MHP) ve Vatan Partisinin, hükümetin ve özellikle devletin yanında yer tuttuklarını, görüyoruz.

(CHP) nin ise, Amerika ve FETÖ örgütüyle anı safta olduğunu görüyoruz. Kısacası, (CHP) nin gerçek amacının ‘’üzüm yemek olmadığını, bağcıyı dövmek’’ olduğunu, anlıyoruz.

Akşener’in ise (CHP) ye ürkek bir destek verdiğini, Saadet Partisinin de, daha sağduyulu bir çizgiye döndüğünü, hissediyoruz.

Kılıçdaroğlu’nun Etkisiz Bombası

Kılıçdaroğlu, dövizle yapılan bir ticari işlemi ‘’bir yurtdışı hesabı’’ gibi göstererek, saptırmada önemli bir hamle, daha yaptı. Geçmişte de, Erdoğan’ın 8 İsviçre bankasında, hesabı var demişti.

Bana göre, döviz yükselirken vatandaşa dövizini bozdur diyen Erdoğan’ı ‘’yakınların niye yurt içinde dövizle havale yapıyor’’ diye eleştirseydi, daha doğru ve mantıklı bir hamle yapmış olurdu.

Yeni(CHP) Yanlış Yolda

Bizler, emekçinin yanında olan ve emperyalist ülkelere karşı mesafeli olan, eski (CHP) yi arıyoruz. Yeni (CHP) nin, bir ‘’mezhep partisi oldu’’ yakıştırmasını, duymak istemiyoruz.

İrtica kapıda diye, yıllarca slogan atan bir (CHP) nin, FETÖ’cülerle iş tutmasını, (CHP) ilkelerine de Atatürk ilkelerine de uygun bulmuyoruz.

Yeni (CHP) nin, Sayın Bahçeli’nin tabiriyle, Amerika’nın bir ‘’acentesi’’ görüntüsü vermesinden, rahatsızlık duyuyoruz..

Futbolda Neler Oluyor

Süper Lig de, Bursaspor’un inanılmaz yükselişine tanık oluyoruz. Fazla şöhreti olmayan ve gol yollarına hızla sarkan bu Bursaspor, beklentilerimizin üzerine çıkmıştır.

Beşiktaş ise, Şampiyonlar Liginde, gruplarda aldığı başarılı sonuçlarla, kolay kolay kırılamayacak, bir rekoru kırmıştır.

Son hafta maçlarında alınan sonuçlardan sonra, lider takımlar aynı hizaya gelmiştir.

Günün Sözü

Kaybetmeyi,

Ahlaksız bir kazanca tercih et.

İlkinin acısı bir an.

Ötekinin vicdan azabı,

Bir ömür boyu sürer.

‘’Kızılderili Atasözü’’

Bir Doların Şifresi – Engelliler Haftası

Bir Doların Şifresi – Engelliler Haftası

Amerika ve Sovyetler Birliğinden olan, ‘’İki Kutuplu dünya’’ dönemi, 1990 yılında sona ermişti. Ardından, tek süper güç dönemi başladı.

Amerika tek süper güç olur olmaz, 1990 yılında Irak savaşını, başlatmıştı. Amerika’nın, bu kanlı yağma planını fark eden Türkiye, Amerika’nın dayattığı 1 Mart teskeresine geçit vermedi.

Artık, Türkiye’nin ‘’Nato Ortaklığı’’ pamuk ipliğine bağlı olmuştu. Nato ortaklığı uğruna, (1950) li yılların başlarında, Kore’de yüzlerce şehit veren Türkiye, artık ‘’Nato’’ nun yeni hedefi haline, getirilmişti.

Tek süper güç, artık ‘’Mafya Devlet’’ haline, dönüşmeye başlamıştı. Enerji kaynağı olan ülkeleri, işgal etmeyi hak olarak, görmeye başladı.

Bu bölgedeki ülkeleri bölmeyi, ‘’demokratik eylem’’ olarak, tanıtmaya başladı. Yanıbaşında ise Arap-Amerikan petrol ortağı Suudi-Arabistan’dan, ‘’tık’’ çıkmıyordu.

Suudi Arabistan Ne Durumda:

İslam kökenli Suudi Arabistan, artık Amerika ve Pentogon’un uşağı haline gelmişti. Şantaj yaparak, Suudi Hanedanının Amerikan bankalarındaki 750 milyar Dolarlık hesaplarına, el koydu.

Ve. Tehdit ederek, 500 Milyar Dolarlık silah alımına, razı etti. Suudi Arabistan artık, İslam ülkelerini bölmek ve İslam ülkelerinin birbirlerine karşı savaşması için, kullanılacaktı.

Mafya Devletin Amacı:

Tek süper güç, artık yeni bir ‘’mezhep savaşı’’ peşindeydi. Amacı, nefret ettiği İran ile uşak gibi kullandığı Suudi Arabistan’ı, kapıştırmaktı.

İşte bu mafya devletin, bir türlü itaat ettiremediği ülke ise, Türkiye’ydi.

Türkiye Kulvar Değiştirecek

İşte bu ekonomik ve siyasal baskılar, Türkiye’yi yeni ortaklıklar aramaya, zorlamıştır.

Bir Doların Şifresi:

By Lock ile Bir Doların, Fetö örgütünün bir şifresi olduğunu, artık çok iyi biliyoruz. Bir doların üzerindeki ‘’Navos Ordoseclorum’’ cümlesini tercüme edince, Fetö örgütünün bir dünya projesinin parçası, olduğunu anlıyoruz.

Bu Latince cümlenin ‘’Yeni Çağların Düzeni’’ anlamına geldiğini, biliyoruz. Yeni dünya düzeninde ilk hedef, geçmişte 50 ülkeden meydana gelen Birleşmiş Milletleri, yakın gelecekte 250 veya 300 ülkeye, çıkarmaktır.

Yugoslavya’nın nasıl bölündüğünü, yakın zamanda gördük. Suriye’yi de, Irak gibi bölmek isteyenler, fırsat bulsalar bize de, operasyon çekecekler.

İkinci Hedef Enerji:

Tek süper gücün hedeflerinden biri de, enerji bölgelerini kontrol altına almaktır. Çin gibi, kendisine rakip olarak gördüğü ülkeleri enerji kozu ile kontrol altında tutmaktır.

Amaç hem üretici olan Suudi Arabistan’ı, hem en büyük tüketici olan Çin’i, kendisine muhtaç duruma sokmaktır.

Krizi Nasıl Aşarız:

Aslında, Amerika, İsrail ve onlara dahil olan Suudi Arabistan ile baş etmek için, önce kendi içimizdeki işbirlikçileri, ikna etmemiz lazımdır.

O grupların Liderlerine, Ak Parti ve Erdoğan’a muhalefet yaparken, devlet ve millete zarar vermekten kaçınmalarını, anlatmak lazımdır.

Engelliler Haftasındayız:

Bugün yaşadığımız ortamı analiz ederken, engellilerin, engelsizlerden daha yararlı olduklarını görüyoruz. Hiç olmazsa, bir engelli, ülkesine ve toplumuna zarar vermeyi düşünemez.

Günün Sözü

Akıllı insan.

Ne kimseyi sözleriyle değerlendirir.

Ne de kendi sözlerini,

Kimse için değiştirir.

‘’Konfüçyüs’’

 

 

17-25 Aralık Gerçek mi – Akşener Projesi Çöker mi

17-25 Aralık Gerçek mi – Akşener Projesi Çöker mi

Amerika’nın, önce Türkiye’de sonrada Amerika’da vizyona soktuğu, iki dizi filmi izliyoruz.

Gerçek Yönleri Yok mu?

Gerçek yönü de, küresel tarafı da vardı.

Çok zengin bir bakanın, 700 bin Liralık hediye bir saati, koluna takmasını hazmedememiştik. Ve. Bu görüşümüzü, daha ilk günlerinde, bu köşemizden paylaşmıştık.

Esas Amaç Nedir?

Amaç, Türkiye’nin İran ve özellikle Rusya ekseninden, kopmasıdır.

Türkiye’nin, yeniden itaat eden ülke haline dönüşmesidir. Çünkü Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Füzeleri alması, Amerika’yı çıldırtmıştır. Türkiye’nin, Suriye’nin tekrar dizaynı için, İran ve Rusya ile Astana’da yaptığı toplantılar, Amerika’nın karizmasını çizmiştir.

Amerika’nın Hesapları Tutmadı.

Amerika, bir süredir başta P.K.K ve FETÖ terör örgütleri eli ile, Türkiye’yi ekonomik ve siyasal krizlere taşımakta, ısrar ediyor. Ama. Bir taraftan da, Ortadoğu da Türkiye ile aynı fotoğrafta olmaktan, vazgeçemiyor.

Türkiye dik durdukça, (YPG) ye yaptığı silah sevkiyatını, arttırmaya devam ediyor. Amerika (YPG) için Doğu Akdeniz de bir kapı açmaya çalıştıkça, Türkiye engeline takılıyor.

İç Siyasette Neler Oluyor

Ak Parti ve (MHP) Amerika’nın kuklaları kanalıyla devreye soktuğu, iç kargaşa ve bölünme tehlikeleri ile mücadeleye devam ediyor.

(CHP) nin Tercihi

15 Temmuza, kontrollü darbe diyen (CHP)nin Amerika ile aynı fotoğrafta yer aldığını, görüyoruz. Eski (CHP) Milletvekili Aykan Erdemir’in Amerika’da FETÖ’cülerle ve Amerikalı Sivil Toplum örgütleri ile aynı fotoğrafta görülmesi (CHP) nin hangi saflarda yer aldığını, açıkça göstermiştir.

Akşener Projesi Tutar mı?

Akşener, birkaç yıl önce ısrar ettiği, ‘’olağanüstü kongre’’ projesini gerçekleştirebilseydi, tutardı. Ve. (MHP) den ve Ak Partiden, önemli miktarda kaymalar olabilirdi.

Çünkü Akşener projesi devreye sokulduğunda, 17/25 Aralık süreci tazeliğini koruyordu. FETÖ’nün Amerika tarafından kullanıldığı ise, bu kadar net değildi.

Ve. 15 Temmuz darbe girişimi de, gerçekleşmemişti. Bu süreç aydınlığa kavuştukça, Fetö ve Amerikan projesi olan bu eylem, zaman içinde hem önemini, hem de değerini kaybetti,

Akşener Pişman Olacak

Akşener, böyle bir projede kullanılmak terine, (Mart/2018) ayını bekleseydi, doğru tercihi yapmış olacaktı. Belki de, hem kendisi hem de (MHP) için, hayırlı olacaktı.

Saadet Partisi Ne Olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘’Metal Yorgunluk’’ sloganı ile hem milletvekillerini hem de parti ve Belediye Teşkilatlarını, huzursuz etti. Nitekim, Meclis Başkanlığı seçimlerin de bu gerginliği ve huzursuzluğu hissettik.

Ak Partide Çözülme Olur mu?

Siyasette olabilecek bir çözülmenin, Akşener tarafına değil, Saadet Parti tarafına olabileceğini, hissediyorum.

FETÖ’nün bir hizmet hareketi olmak yerine, uluslararası bir örgütle işbirliği içinde olduğu, deşifre olunca, Merak Akşener projesinin, bir hükmü kalmamıştır.

Amerika’nın Ak Parti içinde, kendisine yakın bulduğu isimlerle hala ilişki içinde olduğunu, hissediyoruz.

Ve. Şu anda aktif görevde olmayan bu yöneticilerin, yeni bir oluşum hevesinde olduğunu seziyoruz. Bu kanaata varmamın sebebi de, son meclis oturumundaki oylamalardır.

Nitekim. Ak Parti yönetimi de, bu gelişmeleri doğru okuyarak, Belediye başkanlarını ve parti başkanlarını görevden alma girişimini, durdurmuştur.

Günün Sözü

Bazıları yavaş yürür.

Ama, asla geri adım atmaz.

‘’A. Lincoln’’

Nefret ve İtibarsızlaştırma Politikalarından İş Çıkmaz

Nefret ve İtibarsızlaştırma Politikalarından İş Çıkmaz

Tek Lider mi – Koalisyon mu

(2000) li yılların başlarında üç partili koalisyon dönemini yaşamıştık. Üç parti liderinin bir araya gelmesi bile kolay olmuyordu. Liderler toplantısında alınan kararlar, her partinin kendi organlarından zorlanarak geçiyordu.

Alınan her kararda ülke yararından çok her partinin kendi avantajı, ön planda tutuluyordu. Görüntü de üç lider vardı ama, taşın altına elini koyan bir babayiğit yoktu.

Son günlerde, koalisyon kültüründe bizden deneyimli olan Almanya’nın bile, zorlandığını görüyoruz. Başbakan Merkel, sınırlı ortaklı bir koalisyon için yaklaşık üç ay gayret sarfetti. Ama başaramadı şimdi, geniş tabanlı bir koalisyon kurmak için, hazırlık çalışmalarına başladılar. Geniş tabanlı koalisyon demek, idare – i maslahat hükümeti kurmak, demektir.

Böyle hükümetler, reform yapamazlar ve ülke için hayati karar alamazlar. Dünya kamuoyuna rezil olmamak için, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için, hükümet kurarlar

Aslında, 2019 Kasım’ında oylanacak yeni sistem CHP’ye de hükümeti kurma ve Cumhurbaşkanlığını alma, şansı getirmiştir. CHP eğer seçim öncesi, muhalefetin diğer ortaklarını yanına alabilirse, o da tek adam değil, tek lider olarak bu ülkenin yönetimini eline alabilir.

2019 seçiminde seçmen, tek lidere değil, parçalı koalisyonlara hayır diyecektir. Seçilen Cumhurbaşkanı , hükümeti meclis dışından kuracaktır. Ekonomiden, dış politikadan, işçi sorunlarından, tarımdan, hukuktan ve spordan en iyi anlayan uzmanları bakan olarak seçme imkanı doğacaktır.

NEFRET POLİTİKALARINA SON

Halkımız, sadece nefret üzerine kurulan  siyaset projelerinden bıkmıştır. Sosyal medya ve batı sahipli televizyonlar ülke içindeki destekçilerinin, nefret odaklı operasyonları seçmeni de halkımızı da yormuştur. Son birkaç yıldan beri, “Erdoğan nefret” üzerine kurulan bu oyunun bir anda Kılıçdaroğlu’nun üzerine sıçramasına, imkansızdır diyemeyiz. Kılıçdaroğlu dahil, bir çok CHP yöneticisinin FETÖ’cülerle birlikte anılması halkımızı hayal kırıklığına uğratmıştır. Hele, bazı CHP üst yönetiminin, HDP’ye oy yardımı yapacak kadar yakınlaşması, halkımızın, içini acıtmıştır.

İTİBARSIZLAŞTIRMAYA SON

CHP, FETÖ ve HDP ilişkileri yüzünden, irtifa kaybettiğinin farkındadır. Şu anda tek yaptığı hamle, yöneticileri ve yapılan hizmetleri itibarsızlaştırma eylemleridir. Suriye’li sığınmacılılara yapılan yardımları, çok candan desteklemesek de, bu yardımları iç siyaset malzemesi yapmak, CHP liderine hiç yakışmamıştır.

Kılıçdaroğlu, AK Partiyi ve Erdoğan’ı itibarsızlaştırmak ve suçlamak için, çok yanlış bir örnek seçmiştir. Seçimler referandumlara hiç benzemez. Kılıçdaroğlu, bu tür hatalı açıklamalarla, 16 Nisan referandumdaki çıtayı yakalayamaz.

3,5 Milyon Suriyeli sığınmacıyı hiçbir toplum misafir olarak kabul etmez Ama. Suriye’li sığınmacılar üzerinden provakasyon yapanları da, hiç sevmez

Yeni CHP’nin Almanya ve özellikle Amerika ile olan, sakıncalı yakınlaşmasının “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün felsefesine uygun düşmediğini, üzülerek görüyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ

Kendinizi,

Zor tuttuğunuz anlar vardır.

Olgunluk,

İşte o naktadan sonra başlar

 

Bekleyen ve Gelmeyen Oylar – Cuma Namazında Patlama

Bekleyen ve Gelmeyen Oylar – Cuma Namazında Patlama

Mecliste Başkanlık Seçimi

Mecliste başkanlık oylamalarında, partilerin geleceği konusunda, bazı ipuçları yakaladık.

Kahraman’ın Oyları

Bir önceki meclis başkanı İsmail Kahraman üç oturumda sırasıyla 260 oy, 257 oy ve son turda 289 oy alarak başkan seçildi.

AK Partinin İkinci Adayı

AK partiden, ikinci aday olarak seçime katılan Tamer Dağlı, üç oturumda sırasıyla 38 oy, 37 oy ve 37 oy alarak kafaları karıştırdı.

Hele son turda oylamaya devam etmesini, partisine verdiği bir mesaj olarak algıladık.

CHP Kaç Oy Aldı

CHP adayı Zekeriya Temizel, üç oturumda sırasıyla 113 oy, 122 oy ve 124 oy aldı.

Akşener’in Oyları

İyi parti adayı Yusuf Haloçoğlu, üç oturumda sırasıyla 6 oy, 7 oy ve 7 oy alarak tam bir hayal kırıklığı yaşadı.

MHP ve HDP oyları

MHP adayı Celal Adan 36 oy ile 40 oy arasında, HDP adayı Selma Irmak’ta 37 ile 39 oy arasında gidip geldi.

Gelmeyen Oylar, Bekleyen Oylar

Oturuma katılan milletvekili sayıları, 500 ile 509 arasında değişti.

Bu rakamlara göre, oturumlara katılmayan yaklaşık 40 milletvekili olduğunu gördük.

Daha da önemlisi, oturuma katılıp da oylarını son turda Kahraman’a verenleri de gördük.

Zira Kahraman’ın ilk iki turdaki oyları 276’nın altındaydı.

Oturuma katılıp da ilk iki turda oy vermeyenler, son oturumda Kahraman’a oy vermeseydi Kahraman 276’nın altında kalacak ve mecliste başkan seçimi sonuçlanmayacaktı.

AK Partinin İçi Nasıl

AK Parti Amerika, NATO, FETÖ ve PKK ile uğraşırken, parti içini oymaya çalışanların bir hayli mesafe aldığını görmüş olduk.

Cuma Namazında Patlama

Amerika’nın bir önceki Ankara Büyükelçisi Ricardone, Amerikan Kahire Üniversitesinin rektörü oldu.

Aslında, önemli odaklar bu eski Büyükelçiyi Amerika’nın ‘’Mısır Valisi’’ olarak görüyorlar.

Son Büyükelçi Boss ise, İsrail’e atandı.

Büyükelçilikte ki FETÖ’cü içeri alındıktan sonra Mr.Boss jet hızıyla İsrail’e kapağı atmıştı.

DEAŞ’ın kontrol altında tuttuklarını ima ederek, ‘’9 aydan beri’’ Türkiye’de bomba patlamıyor demişti.

Amerika DEAŞ’ın Hamisimi

Aslında eski Büyükelçi Boss’un yaptığı bu açıklama ile YPG’nin de DEAŞ’ında hamisinin Pentagon olduğunu çok iyi görebiliriz.

Terör Destekçileri Yargılanabilir mi?

Amerika başkanı, K.Kore için ‘’teröre destek veriyor’’ dedi.

Bu iddia ciddi bulunursa, iki sonuç gündeme gelir.

Birincisi, Birleşmiş Milletler kararı ile K.Kore’ye ambargo uygulanır.

Eğer büyük katliamlar yapılmış ise, Sırp kasabının yargılandığı gibi Uluslararası mahkeme de yargılanırlar.

Amerika’da Yargılanır mı?

Başkan Trump, seçilmeden önce Ortadoğu’ya niçin gittik ‘’neden 6 trilyon dolar’’ harcadık demişti.

Ama kendiside Pentagon’a direnemedi ve Ortadoğu’da kan akmaya devam etti.

Ayrıca, Amerikalı bazı emekli askerlerin ve istihbaratçıların İŞİD, DEAŞ, PKK, PYD ve YPG örgütlerinin desteklenmesi ve güçlenmesi konusunda Pentagon’a ilişkin suçlamalar, Amerika’nın başını derde sokacak niteliktedir.

Suudi Arabistan’ın Pozisyonu

Suudi Arabistan son küresel oyunlarda, Amerika’nın en üst düzeyde destekçisi oldu.

Amerikan bankalarındaki hanedan hesaplarına el koyan Amerika’ya ‘’tık’’ diyemedi.

Katar gibi, İran gibi, Türkiye gibi İslam ülkelerinin güvenini kaybeden bir Suudi Arabistan, Amerika’nın telkiniyle, İran ile savaşı bile düşünebiliyor.

Suudi Arabistan, İran savaşı demek Suni-Şii mezhepler savaşı demektir.

Kısacası son küresel oyunlarda, zengin Suudi Arabistan en güvenilmez İslam ülkesi ünvanını hak etti.

Biraz da Futbol

Avrupa Süper Kupasında rekorlar kıran Beşiktaş’ın, Süper Lig’de ‘’metal yorgunluk’’ yaşadığını görüyoruz.

Galatasaray’ın şimdilik ‘’Tudor krizini’’ aştığını, Fenerbahçe’nin ise yeniden şampiyonluğa ortak olduğunu, hissediyoruz.

 

Günün Sözü

Aşırı ego,

Bir insanın zayıflıklarını,

Gizlemek için kullandığı kalkandır.

Güçlü insanların,

Aşırı egoları yoktur.

 

 GÜNÜMÜZDE ÇARPICI MANŞETLER

Amerika’da en çarpıcı olayı, Amerika’da hortlayan “İkinci 17 – 25 Aralık yargı darbesidir” Rıza Zarraf’ın tutuklanması ile başlayan bu süreç, hem 17 – 25 Aralık’ın, hem de 15 Temmuz darbe girişiminin, her kademesinde Amerika ve Nato’nun bulunduğunu ispatlamıştır.

Zaten, 17 Aralık’tan çok kısa bir süre önce, dönemin Büyük Elçisi Richardone’nin “Bir imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz” şeklindeki açıklamasını , hiç unutmadık. Aslında, Türkiye’nin iç hukuku ve iç siyaseti ile ilgili bir davanın, düşmanca bir tavırla, Amerika’da mahkeme edilmesini, içimize sindiremiyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümetin itibarsızlaştırması için, içeriden destekli bu küresel operasyonların Türkiye Cumhuriyeti devletine zarar verdiğini görmekten, büyük endişe duyuyoruz.

Amerika Neyin Peşinde?

Amerika’nın ve Nato’nun amacı, hediye saat ve ambargo delinerek altın karşılığı İran’dan alınan, petrol değildir. Amaçları, artık itaat etmeyen ve yeni ortaklıklar arayan Türkiye’yi ekonomik ve siyasal yollara cezalandırmaktır. Ve. Bu cezalandırmanın, değer yeni Nato üyelerine, gözdağı olmasını sağlamaktır.

Partiler Bu İşin Neresinde

Şu anda, ekonomide ve dış politikada yaşadığımız derin krizin merkezinde, Ak Parti vardır. MHP ise, PKK ve FETÖ örgütlerinin ülkeyi bölme eylemleri nedeniyle, tüm gücüyle hükümeti ve öncelikle devleti desteklemektedir.

CHP Nerede Duruyor

Aslında, “ Eski CHP”olsaydı Amerika’nın yanında olmazdı. 1963 yılında, rahmetli İnönü Kıbrıs semalarına uçaklarımızı gönderince, Başkan Jonson’dan tehdit mektubu almıştı. İnönü’de bu mektubu “ yarın olur yeni bir dünya kurulur” diye, cevap vermişti. Rahmetli Ecevit’de Haşhaş ekimi konusunda Amerika’nın dayatmasına rest çekmişti.

Yeni CHP’nin Tavrı Nasıl

Bu gün ise, “ Yeni CHP’” ye Amerika, Almanya, Fetö ve HDP ile aynı fotoğraf içerisinde, görüyoruz. Fetö örgütünün lideri 15 Temmuz için, “Erdoğan’ın Tiyatrosu” demişti Amerika ise, kendilerine sunulan suç dosyaları için, “yeterli delil” yok dedi. Kılıçdaroğlu da, 15 Temmuz’dan sonra, 15 Temmuz için “Kontrollü Darbe” demeye başladı. Demek ki, hepsi de aynı fotoğraf içerisinde dersek haksızlık yapmayız.

Biraz da Beşiktaş’tan Bahsedelim

İki yıl ard arda şampiyon olan Beşiktaş, Avrupa şampiyon kulüpler maçlarına da damgasını vurdu. Geçen yıl, Avrupa maçların da hedefe ulaşamayan Beşiktaş, bu yıl gruplardan çıktı. Hem dünyanın parasını kazandı. Hem de, kolay kolay kırılmayacak bir rekora, imza attı.

Bu gergin dönemimizde, halkımıza biraz neden aldıran Beşiktaş’a, başarılar diliyoruz.

Belediyeler Ne Durumda

Evimdeki mütevazi arşivimde, Belediyelerle ilgili, birkaç yıl önce yazdığım bir yazıya rastladım. Yazıda, 1521 Belediye hakkında, soruşturma yapıldığı kaydedilmişti.

AK Partili 599 belediye

CHP’li 454 Belediye

MHP’li 231 Belediye

BDP’li 96 Belediye

Diğer 141 Belediye

Yazıda, HDP yerine BDP yazıldığına göre, bu istatistiğin, bir hayli eski olduğunu anlamış bulunmaktayız.

Aslında, bu istatistik eski bir bilgi olsa da, pek çok belediyenin her dönemde denetlendiğini ve bazı denetimlerin adliye boyutuna ulaştığını biliyoruz.

Çok yakın bir zaman içerisinde, AK Partili bazı Belediye Başkanlarının istifa ettiğine tanık olmuştuk. Sayıştay ve  İçişleri Bakanlığı tarafından, adliyeye sevk edilen pek çok dosyanın, 2018 yılında gündeme geleceğini göreceğiz.

GÜNÜN SÖZÜ

Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranın. Çünkü inerken yine, Aynı insanlara rastlayacağız.

Cenap Şehabettin

 

Mescit mi, Cami mi?

Mescit mi, Cami mi?

 

Geçtiğimiz haftanın polemik konusu, yıkılan Tibel Otel yerine yapılacak olan mescitti.

MHP tepki gösterdi,

CHP tepki gösterdi,

GTSO tepki gösterdi,

En ciddi tepkiyi ise halk gösterdi…

Aslında en saçma olan, yıkılan Gemlik Belediyesi binasının yerine cami yapılmasıydı. Cami alelacele yapıma geçmemiş olsa, bugün polemik uzamazdı…

***

Ak Parti Grup Sözcüsü, ‘’Akil Adamların istekleri’’ olarak getirmişti Gemlik Belediye Meclisine mescit konusunu. Türkiye’de ‘’Akil Adamlar’’ çalışmaları geçmişte fiyaskoyla sonuçlanmıştı oysa buna rağmen seçtiği tabir ilginçti.

Konuyu MHP ve CHP reddetti. MHP, daha da ileriye götürerek ‘’mescit yetmez, denize cami yapalım’’ dedi. Gemlik’in adının duyulması, ilçenin marka değerinin artması adına inanılmaz hamle olur, devlet erkânı Gemlik’e akın eder.

Cami ile alakalı en açık problem ise maliyeti olabilir. Denizin içinde yapmak, önemli anlamda zemine inmeyi gerektirecektir. Ayrıca, maliyeti karşılanırsa yapılacak olan cami, beklenenden fazla ilgi görür. Akil Adamların fikirlerinden çok daha mantıklıdır.

Mimari konuda da fikirler verilmiş… Bence iyi araştırmak ve sabit fikirli olmamak gerekir. Bursa Stadyumundaki Timsah Kafası komedisini Gemlik kaldırmaz.

   Velhasıl; Gemlik’e yakışır büyük cami yapılırsa, %51’in üzerinde destek alır.

Mevcut yerinde mescide ısrar edilirse, halka rağmen yapılmış mescit olur…

***

Konu bu hafta öyle büyüdü ki, cami, amfi tiyatro ve kültür merkezi tartışması başladı. Gemlik’in merkezine Kültür Merkezi yapılmalı. Amfi Tiyatro ile alakalı bildiğim kasadıyla fizibilite çalışmaları yapılıyor.

Kültür Merkezi olarak da, Belediye hala taşınmayacaksa, AVM restore edilerek Gemlik’in kültürüne kazandırılabilir.

Temayül ne demek?

Temayül ne demek?

Temayül, sözlük anlamıyla ‘’Eğilim’’ veya ‘’Meyil Etmek’’ olarak tanımlanır…

Gemlik’te ‘’Kulis’’ olarak anlaşılır.

Muhtemelen olayı yanlış anladık yahut anlamak istemedik.

Temayülü seçim saydık. Buradan birinci çıkanın, ilçe başkanı olacağını düşünenler bile oldu… Oy verenlerden ‘’Sandıklar açıldı mı?’’ diye sorunlar da cabası.

Nutkum tutuldu, sustum…

Ak Parti de yapılan temayül yoklaması, ağırlıklı olarak mevcut isimler dışında herhangi bir ismin ortaya çıkması için yapılır. Bilinen isimlerle alakalı zaten değerlendirmeler yapılıyor veya çoktan yapılmıştır…

   Hani demem o ki; yapılan kulislerin alayı masaldı…

***

Gökay Bilir’in aday olmayacağını açıklamasının ardından, ibrenin Yaşar İslam yönüne kaydığı Ak Parti kulislerinde konuşulmaya başlanmıştı. İslam’ın ise çevresi ve ailesine aday olmak istemediğini açık şekilde belirttiği, onların da kendisine hak verdiği dile getirildi.

İslam’ın iş dünyasında planları varmış.

İşlerini büyüttüğü Gemlik’te dikkat çeken konulardan zaten, önümüzdeki süreci de şirketleri adına atılım dönemi olarak belirlemiş.

Çevresinden aldığımız duyumlara göre, bu dönem işlerine yöneleceğini de yukarıya iletmiş. Malum koordinatörle yakınlığı da bilinen İslam’ın da aradan çekilmesiyle, kartlar yeniden dağıtıldı.

***

Ak Parti, siyasi tarihinin en büyük değişimine gidiyor…

Bursa’da Cemalettin Torun’un görevden alınmasının ardından Altepe’nin de ‘’Metal Yorgunu’’ olmasından dolayı çekilmesi veya el çektirilmesiyle devam eden süreç, ilçelere de sirayet etti.

İlçelerdeki değişimden nasibini Gemlik’te aldı. Gemlik’te Zafer Işık’ın aday olmayacağının öğrenilmesi de iştahları kabarttı aslında. Yeni dönemde yer almak isteyen pek çok isim ‘’Acaba?’’ sorusunu sordu kendine.

Temayül haberimiz sonrasında ‘’Ben de adayım!’’ diye çıkanlar, arayanlar, gazetelerimizi ziyaret edenler de oldu. ‘’İlçe Başkanı Adayı’’ olarak isminin anılması için verilen çabalar, çok da önemli değildi… Kulisleri en iyi okuyan isimlerden biri olarak söyleyebilirim ki; Siz söyleyene kadar isminizi anan bile olmadı! Temayüle bu şekilde gidildi.

   Ak Parti’de değişim başladı…

Ankara’ya yolcu olacak üç isim, muhtemelen bu hafta belirlenir.