Köşe Yazıları

Seçkin Onur’a konuk olduk

Seçkin Onur’a konuk olduk

Geçtiğimiz Pazar günü Bursa Erkek lisesinin 135. Yılını kutladık.1957 yılı 5 Fen-A sınıfı olarak, bizde kendi aramızda toplandık. Sınıf arkadaşımız Seçkin Onur bizi Bursa’daki çiftliğinde ağırladı.
Hava şartları, Bursa dışından yapılacak katılımları engellese de, yine de moral verecek bir katılım vardı. Bakalım toplantımızda, kimler vardı.
Cemal Pazarbaşı, Oryal Kahraman, Mesut Özbatır, Adnan Tohumcu, Kenan Alpacar, Mehmet Özdeğirmenci, Mehmet Haşal ve Bekir Koyuncular toplantımıza renk kattılar.
As Merkezin arka tarafındaki, muhteşem çiftlikte, çok renkli saatler geçirdik. Dalından kiraz yedik ve nefis bir armağan paketi ile uğurlandık.
Hepimiz öğrenciliğimizde, topluca okuldan kovulmuştuk. Ama hayat okulunda, sorumluluğumuzu hatırladık ve kendi çapımızda başarılar yakaladık yarım asrı aşkın bir süreden beri, birbirimizi hiç bırakmadık.
Bu dostluğun çözülmemesi için, bu birlikteliği hep ilgi ile besledik. Son yıllarda yaptığımız toplantılarda, tüm kadroyu yakalayamasak da, beraberliğimizi canlı tutmayı başardık.
Hepimiz, kendi çapımızda bir yerlere geldik bizi birbirimizden soğutacak, angaryalardan uzak durduk. Bu toplantıların bir terapi toplantısı olduğunu, hissettik. Son dönemlerde bu terapi toplantılarında ev sahipliği yapan Seçkin Onur’un hepimize örnek davranış sergilediğine, tanık olmaktayız.
Hiçbirimiz bir diğerimizle ekonomik bağlılık içinde değiliz. İşte böyle bir ortamda, sahip olduğumuz imkanları birbirimizle paylaşmanın tadını çıkarıyoruz.
Bir süreden beri, Bursa Erkek Lisesinden kız öğrencilerin de mezun olduğunu, görüyoruz. Gelecekteki sınıf toplantılarının, cinsiyet farkı gözetilmeden yapılmasını arzu ediyoruz.
Bu sene 135. Kuruluş yılı nedeniyle, yaptığımız toplantıya ev sahipliği yapması nedeniyle, sınıf arkadaşımız Seçkin Onur’a teşekkür ediyoruz. Kendisine ve yakınlarına, sağlık, huzur ve başarılar diliyoruz.
Ve. Yüce Tanrımızdan, gelecek sene de böyle bir kutlamada bulunmayı nasip etmesini, istiyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ
Birini yenmek, çok kolaydır
Asıl zor olan, birini kazanmaktır.
‘’Edith Wharton’’



….Ramazan Ayı…

….Ramazan Ayı…

11 ayın sultanı evvel-i rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azat olan bir ayın içine gireceğiz inşaALLAH. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ;
“Ümmetim Ramazanda ne kazandıklarını bilseydiler bütün senenin Ramazan olmasını isterdiler”
Ramazan ayı geldiğinde mü’minin duygusunu şöyle tarif ediyor büyükler;
Bir aile düşünün 18-20 sene çocukları olmamış, 20 sene sonra Allah (c.c.) bu aileye bir çocuk nasip etse ailenin sevinç duygusunu düşünebiliyormusunuz? İşte ramazan geldiğinde bir mü’min o kadar sevinecek. Neden? Rahmet ayı geldi diye…
Ramazan ayı çıkarkende bir evden 20 yaşında bir delikanlı vefat ettiğinde durum nasıl oluyorsa mü’min o durumda olacak diyor büyükler.
İmam-ı Rabbani Hz. buyuruyor ki;
“Bilinmesi gerekir ki Ramazan ayı çok büyük bir aydır. Bu ayda nafile olarak yapılan namaz,zikir, sadaka vb. gibi
ibadetlere diğer aylarda yapılmış farz ibadetin sevabı verilir. Ramazan ayında bir farz ibadetine diğer aylarda yapılmış 70 farz sevabı verilir.”
Kim bir oruçluya iftar ettirirse Allah(c.c.) onu affeder ve cehennemden azat eder. Ramazan ayında bir kimse elinin altında çalışan işçisinin, talebesinin v.s. işini hafifletirse Allah(c.c.) onu affeder ve cehennemden azat eder. Razamaz ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bütün esirleri salardı ve her isteyene verirdi.
Bir kimsenin ramazanı nasıl geçerse bütün senesi öyle geçer, bir kimsenin cuması nasıl geçerse bütün haftası öyle geçer.
Yüce Süb’han bu gecelerin her birinde cehennem azabını hak kazanan binlerce kişiyi cehennemden azat eder. Tabiri caiz ise bu ayda Allah (c.c.) kulunu affetmek için bahane arıyor, kulda kendisini affettirmek için bahaneler araması lazım değil mi? Kul da hiçbir gayret yoksa Mevla ne yapsın böyle kuluna ?
Bu ay içerisinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur. İçimden hala günah işlemek geliyor denilirse nefis devrede. NEFİS NE PİS… 70 şetandan daha etkili olan nefis görevde!
Rabbimiz “ben şetanı bağladım, ey kulum sen de nefsini etkisiz hale getirde ben senden razı olayım” buyuruyor dercesine….
İftar da acele yapmak (akşam ezanı okundu daha beklememek), sahur yemeğini de imsağa 1 saat veya 45 dk yapmak sünnetir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) önemle dururdu. Kullağa yakışan acziyet yani Ya Rabbi, açlığa dayanamıyorum cehenneminden koru beni demektir. Hurma ile iftar açmak sünnettir. Zira Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır;
“Sizden biriniz iftar ettiği zaman hurma ile iftar etsin, çünkü hurmada bereket vardır”
Bir de Efendimiz (s.a.v.) ; “hurma ne güzel sahur yiyeceğidir buyurmuşlardır” Bunun için sahurda en son 3-5-7 tane hurma yiyelim, gün boyunca zinde kalmamıza büyük katkı sağlayacaktır. Tecrübeyle sabittir.
Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’i hatmetmek (Fatiha suresinden Nas suresine kadar okumak veya dinlemek) ve teravih namazını kılmak kuvvetli sünnetlerdendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor;
“Bir kul Kur’anı hatim ettiği zaman 60 bin melek ona salat eder” bir de bu hatim ramazanı şerif ayında olursa ne olur düşünmek lazım.
Şüphesiz cennet 4 kişiye aşıktır:
1- Ramazan orucu tutana,
2- Kur’an okuyana,
3- Dilini (yalan, gıybet v.b.) yasaklardan koruyana,
4- Komşularına yemek yedirenlere.
Bu ayın gecelerini süsleyen teravih namazı çok kıymetli bir namazdır. Her gecesinde ayrı bir fazilet vardır.
1. gecenin fazileti ; annesinden doğduğu gün gibi affolur, 2. gecenin fazileti; annesinin-babasının günahları affolur bunun gibi daha nice faziletler…. Ben nasıl kılacağım demeyelim toplamda 23 dk. Yeri geliyor 45 dk telefonda konuşuyoruz. Bu faziletleri kaçırmayalım.
Ramazan-ı Şerif’iniz HAYIRLI OLSUN….
Fi emanillah (Allah’a emanet)…



Anneler Gününün Ardından – Kupa Akhisar’da

Anneler Gününün Ardından – Kupa Akhisar’da

Yaşadığımız her dönemde, annemizin önemini hissederiz. Çünkü o bir kaynaktır. Bir koruyucudur. Hem bir öğretmen, hem de bir arkadaştır. Hiçbir karşılık beklemeden, bizi her şeyini vermiştir.

En ağır angaryalarımıza, hayır dememiştir. Yüzünü bile ekşitmemiştir. Bu bakımdan, onun hakkını ödememiz imkansızdır.

Peki bu değerli insanı mutlu etmek için ne yapmalıyız. İlgi göstermeliyiz. Hem de ‘’öf bile demeden’’ sahip çıkmalıyız. Ona, yakın durmalıyız.

Eğer vefat ettiyse, ara sıra mezar ziyareti yaparak ruhunu parlatmalıyız.

Akhisar Kupayı Aldı

Türkiye kupasını, Fenerbahçe’yi mağlup eden, Akhisar spor aldı. Süper Ligde Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenen Akhisar spor, Diyarbakır’da da, boş geçmedi.

Hızlı paslarla Fenerbahçe’yi yoran Akhisar spor, hızlı kontrataklarla sonuca ulaştı. Duran toplardaki üstünlükleri ile kupayı hak ettiler.

Kupa finalinde, nefis kafa golleri izledik. Fernandao’nun kafa golü, muhteşemdi. Aynı oyuncunun, gol olmayan kafa şutları da, mükemmeldi.

Fenerbahçe stadında oynamayan bir Fenerbahçe’nin, ne kadar çaresiz kaldığına, Diyarbakır’da ki maçta iyice tanık olduk.

Arda Turan’ın 16 maçlık cezası da, futbol kamuoyunda büyük yankı buldu. Arda’nın Federasyona olan öfkesi ile Federasyonun Arda’ya olan kini çatışınca, ortaya böyle bir rekor cezanın çıktığını, hissediyoruz.

Aslında, Arda’nın hakeme yaptığı büyük saygısızlıktan sonra, bir basın toplantısı yapmasını beklemiştik. Bu toplantıda dilenecek ‘’büyük özür’’ bu cezayı hafifletebilirdi.

Geçmişte bir maç dönüşü havalimanında kavgaya karışan Başakşehir’li futbolcular, hemen bir özür deklerasyonu yayınlayarak, büyük bir cezanın verilmesini önlemişti.

Aslında perde arkasında, Arda’nın bu transferden mutsuz olduğunu, Başakşehir’in ise bu transferden, huzursuz olduğunu, hissetmekteyiz.

 



Oy Verirken Neleri Düşünmeliyiz

Oy Verirken Neleri Düşünmeliyiz

24 Haziran seçimlerini, halkın gündemini yakalayan partinin kazanacağını düşünüyorum.

Bu seçimlerde şu kadar Km. Yol yaptık,şu kadar köprü yaptık şeklindeki açıklamaları secmen üzerinde etkili olmayacağını sanıyoruz.

Fetö/Ypg örgütlerine demokrasi ambalajı içinde örtülü destek veren partilerin ve adayların düşüncelerini meydanlarda duymak isteriz.

Türklere de muslumanlara da savaş açıp amerika ile ilgili dusuncelerini duymak isteriz.

Islamın en kutsal değerlerini topraklarında bulunduran ama islam ve türk düşmanları ile iş birliği yapan Suudi Arabistan ile ilgili dusuncelerini bilmek isteriz.

Amerika,Nato ve AB ile ortakliklarimizin geleceği ile ilgili tum adaylarin goruslerini net olarak bilmek isteriz geçmişte seçim meydanlarında “irtibarsizlastirma” edebiyatından bıkmıştık bu seçimlerde genellikle “toplumsal projeler” duymak isteriz.Gariban ve vb. Yakistirmalardan uzak durulmasini istiyoruz.

FETÖ ve YPG terörü ile mücadelenin aktarılmasının ülkemizi bolunme aşamasına getireceğini anlamalıyız.

Kuklacı Amerika ile hokkamaz Trump’ın amaçlarını iyi analiz etmeliyiz Dolardaki hareketlilik ile Trump’ın şiddete davet eden açıklamalarını birlikte değerlendirmeliyiz.

Son yıllarda dış politikada ve bölgede dik duran Türkiye’ye ekonomik baskı uygulandigini fark etmeliyiz.

aslinda bu seçimlerde “seçmenimizin de büyük sorumluluk altında” olduğunu görüyoruz.Meydanlarda “Demokrasi ve Özgürlük” vaat ederken FETÖ ve YPG ile mücadeleye zarar verilmesinden kaçınabilmeliyiz.

Sadece islâmın değil,bir o kadar da Türkiye nin büyük düşmanı olan Amerika ile de mücadele ettiğimizi bilmeliyiz.

Ortağımız Amerikanın bize paramızla silah saymadığını ama Türkiyeyi bolmek için YPG ye 5.000 tır silah yardımı yaptığını hep hatırlamalıyız unutmalıyız.

Meydanlarda “Demokrasi ve Özgürlük” isteyenlere kimin için istediklerini de sormalıyız.

 

Günün Sözü

Ülkemi ailemden daha çok severim ama insanlığı da ülkeme değişmem.

“Fenclon”

 



Ekranlarda Ekonomi Konuşulacak-Süper Lig Karma Karışık

Ekranlarda Ekonomi Konuşulacak-Süper Lig Karma Karışık

Nisan ayı ekonomik değerleri,iç açıcı değildir.
-Tüketici enflasyonu,(%11) e dayanmıştır.
-Üretici enflasyonu ise,(%15) lerden aşağı düşmemiştir.
-Politika faizi,(%11) lerde görünse de giydirilmiş faiz,(%15)lere ulaşmak üzereydi.
Birde, 5 yıl önce gezi parkı eylemleri sırasındaki ekonomik değerleri hatırlayalım.
O günlerde;
-Enflasyon , %5-Faiz oranı , %4,5 civarında idi.Sözün kısası,Turgut Özal döneminden beri,uygulanan piyasa ekonomisi rakamlarının,en iyisi bunlardı.Gezi parkı eylemleriyle,ülke çapında toplumsal ve ekonomik kaos,planlanmıştı.Çünkü iç ve dış sermaye düşük enflasyondan ve düşük faizden,hiç hoşlanmamıştı.Erdoğan nefreti,kendi çıkarları için pompalanmıştı.
Şimdi ise, geçmişe göre daha kritik bir dönem yaşıyoruz.Terör örgütlerinin kullanıldığı,yeni tip bir dünya savaşının tam merkezindeyiz.Seçim mücadelesi yaparken,devlete ve millete zarar vermekten kaçınmalıyız.Yeni seçim sistemi,iktidarları da, muhalefeti de, her an değiştirebilir.Tarafların birbirlerini suçlamak yerine projelerini anlatmalarını bekliyoruz.Orantısız vaatlerden,kaçınmalarını istiyoruz.Sınır ötesi operasyonlar ve Suriyeli sığınmacılar konusunda,devlete zarar verecek açıklamalardan,kaçınacaklarını düşünüyoruz.
Süper Lig Karma Karışık
Süper ligin hem üstü hem altı karmakarışık hale geldi.Galatasaray şampiyonluğa yaklaşırken,Beşiktaş’ın ikinci olma ihtimali bile azaldı.Bursaspor ise küme düşme hattından tamamen uzaklaştı.Kadıköy de,Fenerbahçe’ye karşı çok karakterli bir mücadele sergiledi.Ligin alt sıraları ise,tamamen gerginleşti.Küme düşme ihtimali yükselen Gençlerbirliği,darmaduman oldu.Ümit Özat istifa etti.Bazı oyuncular sahayı terk etti.Düşecek üçüncü takım ise henüz belli olmadı.Şimdilik en güçlü aday olarak Osmanlıspor’u görüyoruz.

Günün Sözü
Beyni geliştirmenin en güzel yolu,hiç bir fikre saplanmamak tüm düşüncelere açık olmaktır.
“John Keats”



Bir Hadis

Bir Hadis

Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor;
“Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini bil”
Biz insanoğlu genelde nimet elimizdeyken nimetin kıymetini bilmeyiz. Niöet elden gittikten sonra anlarız ama iş işten çoktan geçmiş olur. İşte bu Hadis-i Şerif’de iş işten geçmeden beş tane büyük nimetin kıymetini bilmemizi istiyor Efemdimiz sallalahu aleyhi ve sellem.
“yaşlılık gelmeden evvel gençliğin kıymetini bil”
Gençler ! Gençlik çok büyük nimetmiş haberiniz var mı?
İmam-ı Rabbani Hz. (k.s.) ;
“İnsan hayatının en kıymetli çağı gençlik çağıdır. O zaman bu en kıymetli çağı en kıymetli şeye harcamak lazım.”
En kıymetli şey de Allah’a (c.c.) kulluktur. Şeytanın en çok sevmediği kişilerden birisi de Allah’tan korkan gençlerdir. Allah’a (c.c.) ibadetle yetişen bir genç mahşerde Livah-ül Hamd sancağı altında gölgelenecekler sınıfındadır. Bir genç hurma kadar hayır yapsa, yaşlı birisi de dağ kadar hayır yapsa gencinki daha kıymetlidir. Çünkü genç onu nefsin saltanat, şeytanın galebe çaldığı zaman yapmıştır.
“hastalık gelmeden önce sağlığı kıymetini bil”
Nimetlerin büyüklerinden birisi de sağlık, sıhhat nimetidir. Efendimiz aleyhisselam;
“İnsalar iki nimette aldanmıştır. Boş vakit ve sağlık nimetinden !”
İnsanoğlu dünyadan Bir şey kazanmak için sağlığına dikkat etmez. Birşeyler kazanır ama sonra kazandıklarının hepsini harcasa sağlığı yerine gelmez.
Tekasur Suresi’nin son Ayet’inde Rabbimiz (c.c.) ;
“O kıyamet gününde Allah’ın vermiş olduğu nimetlerden sorulacaksınız”
Bu Ayet’in tefsirinde “emniyet ve sağlık nimeti başta gelmektedir” buyuruluyor.
“Fakirlik gelmeden zenginliğin kıymetini bil”
Fakirlik de imtihan, zenginlik de imtihan. Sabreden fakirler, zenginlerden beşyüz evvel cennete girecekler. Fakirlikde sabır, zenginlikde cömertlik olması gereken vasıflardandır. Ben-i İsrail zamanından Allah-u Te’ala (c.c.) bir ailenin yarı ömrünün fakir, yarı ömrünün zengin geçeceğini zamanın peygamberine bildiriyor. İlk önce hangisi istiyorlar bunu da aileye bırakıyor. Ailenin hanımı efendisine ilk önce zenginliği alalım diyor. Efendisi de hanımına, “hanım zenginlikten sonra zor olur, fakirlikten sonra zenginlik tatlı olur. İlk önce fakirliği alalım” diyor ama nafile kadın ilk önce zenginliği alalım diye tutturuyor. Efendisi de bakıyor olacak gibi değil kabul ediyor ilk önce zenginliği. Zengin oluyorlar ama kadın zekatını, fitresini, hayrını, yetimi, öksüzü, garibi, talebeyi son derece gözetiyor fazla fazla veriyor. Bayağı bir zaman böyle yaşıyorlar, bekliyorlar ki fakirlik gelecek ama bir türlü gelmiyor. Peygamberlerine müracaat ediyorlar. Peygamberleri de Mevlamıza (c.c.) soruyor. Rabbimiz de ;
“Verdiğim nimetin kıymetini bilen ve şükrünü yerine getirenden o nimeti almaya haya ederim” buyuruyor. Kadın bile bile ilk önce zenginliği istemiş.
“Meşguliyet gelmeden boş vaktin kıymetini bil”
Vakitleri yerli yerine kullanmak, en önemliyi tercih etmek, öne almak akıllıların işidir. Vakit nakittir. Nak,t,ni iyi kullanmyan muhtaç kalacaktır. Boş vakitten ve sıhatten aldandığımızı söylüyor sallallahu aleyhi ve sellem.
“Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bil”
Hayat nimeti çok kıymetlidir. İnsan bir nefesle ne büyük günahları affettirebilir. Ruhumuz bedenimizdeyken bir de güneş battığı yerden doğmadan herşeyin çaresi var. ama nice sevdiklerimiz ansızın gidiveriyorlar. Bizler de birer ölüm adayıyız. Rabbim kıymetini bilenlerden eylesin. (amin)
Fi emanillah (Allah’a emanet)…



Nefreti Değil,Projeleri Duymak İsteriz

Nefreti Değil,Projeleri Duymak İsteriz

24 Haziran seçimlerinde nefret ve hakaret üzerine kurulacak siyaset,prim yapmayacaktır.Ayrıca Ak parti ile (CHP) nin, Fetö’nün siyasi ayağısın diyerek,birbirlerini suçlamalarına da, yüzleri kalmamıştır.Çünkü birisinin”ne istedin de vermedik” diyerek Fetö’yü güçlendirdiğini,biliyoruz.Diğerinin ise, kasetten borçlu olduğu için,kanlı darbeye,kontrollü darbe dediğini görüyoruz.Akşenerin ise,15 Temmuz öncesi başbakanlık istediğini ve yurtta sulh” lafları ederek kendi kendini, Fetö’ye bulaştırdığını,izlemiştik.Bu aşamada (CHP)nin en büyük sıkıntısı(YPG) Ve (PYD) ye karşı duruşudur.Çünkü hala bazı milletvekillerinin bu örgütleri terörle birlikte anmaktan kaçındıklarına tanık oluyoruz.Bu seçimlerde,mücadelenin ekonomi,dış politika ve sınır ötesi operasyonlar üzerinden yapılacağını göreceğiz.Döviz kırlarındaki hızlı artış,2017 yılında kırılan büyüme rekorunu,zedelemiştir.Ak partinin iki ikramiye ile, bu eleştirilere karşı koymaya çalışacağına,tanık olacağız.Ayrıca (CHP) liderliğinde kurulacak ittifakın,dış politikadaki ve bölgedeki projelerini duymak isteriz.(YPG) ye tam destek veren Amerika ve Nato konusundaki projelerini,İran ve Rusya ile yapılan ortaklık hakkındaki düşüncelerini,duymak isteriz.Yorumların kıvırmaca değil,net ve doyurucu olmasını görmek isteriz.Ortadoğu ve Akdeniz’de taşlar yerinden oynarken iktidara talip olacak ittifakın ne düşündüğünü bilmek isteriz.15 Temmuz ,kanlı darbenin yapıldığı gündür.251 şehidin olduğu,meclisin ve Genel Kurmayın bombalandığı gündür.(CHP) nin,sivil darbe dediği 20 Temmuz ise,Kanun Kuvvetindeki Kararnamelerin çıktığı gündür.(CHP) iktidar olursa,darbe yapanlarımı,yoksa darbecilerin temizlenmesi için kararname çıkaranlarımı yargılayacak,duymak isteriz.Mecburi misafir konumundaki,9,5 milyon sığınmacının,Suriye’ye nasıl gönderileceğini bilmek isteriz.Bu konuyu,iç siyasete bulaştıran (CHP) nin ,iş başa düşünce bu sığınmacılardan nasıl kurtulacağını, öğrenmek isteriz.

Günün Sözü
Başkalarının bizi kızdıran tarafları kendimizi anlamamıza yol açar.
“Jung”



Seçimlerde Neyi Oylayacağız

Seçimlerde Neyi Oylayacağız

24 Haziran da yapılacak seçimlerin,tarafları belli oldu.Cumhur ittifakı ile,millet ittifakının kıyasıya mücadele edeceğini göreceğiz.Bu iki ittifak arasında, ne fark var.En önemli farkın,terörle ilgili yapılan mücadeleden kaynaklandığına tanık oluyoruz.Cumhur ittifakının 15 Temmuz darbe girişimi sırasında,Amerika destekli FETÖ örgütü ile ölüm-kalım savaşı verdiğini,biliyoruz.Ayrıca Cumhur ittifakının (PKK/YPG) ile mücadeleyi sınır dışına taşıdığını, görüyoruz. Millet ittifakının lidei durumundaki (CHP) nin ise , 15 Temmuz için “kontrollü darbe” dediğini , biliyoruz. Ayrıca, (CHP) nin sınır ötesinde yapılacak terörle mücadeleye, destek verirken zorlandığını da, hissetmiştik.Bu seçimlerde nefret ve hakaret ikinci planda, kalacaktır.Tek adamlık söylentileri ise, inandırıcı olmayacaktır.24 Haziran seçimleri,yapılan ittifaklarla bir bakıma,”sıfır baraj” avantajı, getirmiştir.Yüzde-Bir düzeyinin altında kalan partililerin,meclise gireceğini,göreceğiz.Düne kadar ,iktidar olmayı hayal bile edemeyen (CHP) nin iktidar olma mücadelesi vereceğini izleyeceğiz.Dış politikada ve sınır ötesindeki terörle mücadelede başarılı ataklar yapan “cumhur ittifakının” , en zayıf tarafı ekonomi deki yıpranma,olmuştur..Ayrıca,eğitim alanında ard-arda yapılan değişikliklerde, iktidarı yıpratmıştır.
Federasyonun Kararı Yanlıştır
Fenerbahçe stadının, tüm köşe vuruşu noktalarına yabancı madde yağmıştı.Yedek kulubesi ile taraftar neredeyse iç içeydi.Sözlü tacizler,madde atılmasıyla desteklenmişti.Olaylar sırasında,özel güvenlikçilerin soyunma odası koridorlarına giriş görüntüleri,dehşet vericiydi.
Maçtan hemen sonra Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım’ın yaptığı açıklamalar,utanç vericiydi.
Olaylar bu şekilde gelişirken küfürlere isyan eden kaptan Tolga’nın ekrana getirilen görüntüleri ise çok manidardı.
Peki.Federasyon nasıl karar almalıydı.
-Bir kere maç,(90) dakika oynanmalıydı.
-Bir toplumsal travmaya sebep olan bu stadyumda aynı hakemle maç tekrarı yapılamazdı.
-Stada üç maç,seyircisiz ceza veren Federasyon,Beşiktaş’ı da kupa dışına,itmiş oldu.

Günün Sözü
Dilin kemiği yoktur,ama bir vuruşta,adamın sırtını yerine getirebilir.
B.Franklin



1 Mayısın Ardından – Bursaspor Kurtuldu

1 Mayısın Ardından – Bursaspor Kurtuldu

(1960) lı yılların sonları ve (1970) li yılların tamamı, sendikaların ve emekçilerin en etkin olduğu yıllardı. Bizde 1966 yılı Ağustos ayında Kütahya Azot Sanayisin de işe başlayınca, Petrol-iş ile tanışmış olduk.
Petrol-iş sendikası, DİSK gibi ideolojik bir görüntüde değildi. TEKSİF kadar, yumuşak başlı da değildi. Sosyal demokrat çizgide, okumayı seven ve toplumcu bir üye tabanına sahipti.
Kamu kesiminde çok etkindi ve (KİT) yönetim kurallarında, sendikalı bir yönetici tarafından, temsil ediliyordu.
(1970)li yılların sonlarına doğru alınan ekonomik ve siyasal haklar, bu kurumları yönetenlerin başını döndürdü. Uygulanan grev fırtınaları, bu sendikal gücün, kamuoyunda çok yıpranmasına sebep oldu.
1 Mayıs (1977) tarihinde Taksim meydanında 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan provakasyon, aslında işçi haklarını da, katletmiştir.
Artık kamu ile sendikalar arasında, emekçi hakları yerine, ‘’miting yapılacak alan’’ tartışılmaya başlandı.
Çok şükür, son birkaç yıl içinde, bu alan tartışması sona erdi. Ve. 1 Mayıslar bir çatışma havasında değil, bir bayram tadında geçmeye başladı.
Bu yıl, 51 büyük etkinlik yapılması kararlaştırıldı. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’nin kutlamayı Maltepe Meydanında yapması planlandı.
Türk-İş’in Hatay’da, Hak-İş’in de Adana’da kutlama yapması kabul edildi. Böyle bir tablo, hepimizi memnun ve mutlu etti. Zaten operasyonların zirve yaptığı bu dönemde,emek camiasına yakışanda bu davranıştır.
Bursaspor Kurtuldu
Bursaspor sahasında Konyaspor’u yenerek, tehlikeli bölgeden ‘’onuncu sıraya’’ sıçradı. Eğer uzatmalarda bir kaza golü yeseydik, kabus son haftaya kadar devam edecekti.
Kupa finalisti Akhisarspor’da bile, kabus devam ediyor. Gençlerbirliğini ise mucizeler bile kurtaramaz. Osmanlıspor ve Konyaspor’da, ateş çemberi içindeler.
Geçmişte eski adıyla ‘’Milli Lig de’’ büyük başarılara imza atan, Kocaelispor, Sakaryaspor, Gaziantepspor, Altay ve Karşıyaka gibi takımlar kaybolup gittiler.
Bazıları ikinci Lig de bile, tutunamadı. Konyaspor maçı öncesi, hep bu kötü senaryolar aklımıza geldi. Çok şükür Bursaspor, Süper Lige tutunmayı başardı.

GÜNÜN SÖZÜ
Biri sana kötülük ederse unut.
Ama. Sen birine kötülük edersen unutma
‘’Halil Cibran’’



Yeni Sistemi Dinleyelim

Yeni Sistemi Dinleyelim

AK Parti ile (MHP) arasındaki Cumhur ittifakının zedelenmeden devam ettiğini görüyoruz.
Ama. Erken seçim kararı alınmasaydı, yerel seçim sonrası, bir yıpranma olabileceğini, hissetmiştik.
Çünkü, Ankara’da Genel Merkezler arasındaki yakınlığı, Anadolu’nun tamamında gerçekleştirmek, kolay değildir.
Aslında bu seçimler, partilerin “kendi içlerindeki” birliktelikleri de, test edecektir.
Nitekim, Saadet Partisi faktörüyle Abdullah Gül’ün, AK Parti için ne kadar büyük sıkıntı yaşattığını hep birlikte gördük.
AK Parti yönetimi, Abdullah Gül’ün önünü, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu’nu konuşturarak, kesmiştir.
Eğer seçim erkene alınmasaydı, benzer sıkıntılar AK Partiyi bölünme noktasına bile götürebilirdi.
Görünen o ki, (CHP) Cumhur ittifakının karşısında kurulacak “Hayır ittifakının” Lideri olmakta zorlanacaktır.
Çünkü (CHP), kendi içinde birleşmiş değildir.
Genel Başkan talimatı ile, İYİ Partiye transfer edilmeyi hiçbir partili hazmedemez.
Her fırsatta, demokrasiden bahseden Kılıçtaroğlu, bu örnekle dış odakların emrinde olduğunu ispatlamıştır.
7 Haziran seçimlerinde (HDP) ye ödünç oy veren (CHP) nin, yıpranmaktan öte hiçbir avantajı olmamıştır.
Yeni sistemi öcü gibi gösteren (CHP) nin yeni sistemin kendine sağlayacağı avantajlardan bile haberi yoktur.
Akıllı ve samimi bir ortaklık, (CHP) yi iktidar bile yapacaktır.
Yeni sistem, en küçük bir partinin adayını bile meclise sokacaktır.
(CHP) ye yakışan nefret ve hakaret üretmek yerine, ortaklığı büyütmektir.

Beşiktaş’tan Doğru Karar
Beşiktaş, yarım kalan kupa maçı ile ilgili olarak, Futbol Federasyonunun aldığı kararı, kabul etmemiştir.
Tahkim kuruluna gitmek yerine, kendi divan kuruluna gitmeyi tercih etmiştir.
Beşiktaş’ın aldığı bu karar, futbol camiasının büyük çoğunluğu tarafından da, olumlu bulunmuştur.
Cumhurbaşkanı’nın, “Kumpas görüntüsü var” şeklindeki açıklaması, Federasyona da Fenerbahçe yönetimine de ilaç gibi gelmiştir.
Şenol Güneş’in yaralanma anlarını yansıtan görüntülere, “Tiyatro Oynadı” diyen Aziz Yıldırım’ı hepimiz çok ayıpladık.
Bu şiddet hareketine, “Ben kan görmedim” diyen Aykut Kocaman’a ise, böyle bir açıklamayı hiç yakıştıramadık.
Yedek kulübesiyle, Fenerbahçe taraftarının iç içe olduğu bir ortamıda, endişeyle izledik.
Sözün kısası, şampiyonluk umudunu kesen Fenerbahçe, Türkiye Kupasını kazanmak için, ne lazımsa yapmıştır.

Günün Sözü
Kendinizle barışana kadar,
Sahip olduklarınızdan,
Hoşnut olamazsınız.
“D. Mutman”