Köşe Yazıları

Az Ortak Sağlam Dost – Ekonomiyi Uzmanlara Bırakalım

Az Ortak Sağlam Dost – Ekonomiyi Uzmanlara Bırakalım

Eğer bir insanı veya bir ülkeyi dost olarak kabul etmiş isek, risk almayı da kabul etmeliyiz. Son haftalarda, zehirlenen diplomatların faturasının Rusya’ya kesildiğine tanık olmuştuk.
İngiltere’nin başını çektiği, Amerika’nın genişlettiği ve fırsatçı bazı Avrupa ülkelerinin de katıldığı, kampanya ile Rusya çok haksız bir biçimde, yıpratılmıştır.
Bu sanal kampanyanın tırmandığı dönemde, Türkiye Rusya’ya sahip çıkarak İran ile birlikte, Ankara’da bir ‘’moral toplantısı’’ düzenledi.
Aslında, hem İngiltere hem de Amerika, Türkiye’nin de bu kampanyaya katılacağını ummuştu. Amerika’nın; ‘’Suriye’den çekileceğiz’’ açıklaması da Türkiye, İran ve Rusya birlikteliğini bozmak içindi.
Amerika Kabile Devleti mi?
Başkan Trump, ‘’Suriye’den çekilme zamanı geldi,’’ diye açıklama yaptı. Pentagon ise hem (YPG) ye parasal destek verdi, hem de çekilmeyeceklerini, açıkladı.
Haraca kestikleri Suudi Arabistan ise Amerikan işgalinin devamını istedi. Amerika ise, bir ‘’Mafya Devlet anlayışı ile’’ Suudi Arabistan’dan ‘’koruma bedeli’’ talep etmiştir.
Son aylarda yaşadıklarımız, bize dostlarımızı da, düşmanlarımızı da, çok ayrıntılı bir biçimde, tanıtmıştır.
Suriye iç savaşı, Suudi Arabistan’ın ne insanlıkla ne de Müslümanlıkla ilgisi kalmadığını, ispatlamıştır. Türkiye’nin bu korkak ve iki yüzlü ülke ile her türlü ticari, dini ve kültürel ilişkilerini yeniden gözden geçireceğini düşünüyoruz.
İslam dininin en önemli ve en özel değerlerinin bu ülkede olmasına üzülüyoruz.
Enflasyon İki Hanede Kaldı
Mart ayındaki enflasyon, (%10,23) oldu. Şubat ayına göre, çok küçük bir düşme olmasına rağmen enflasyonun ‘’tek rakama’’ inmekte zorlandığını, görüyoruz.
Merkez Bankasının, Mart ayı içinde bazı ‘’döviz alımları’’ yapmasına rağmen, dövizin ateşini düşüremediğini, görüyoruz.
Şuanda, yapılacak bir faiz indiriminin, ‘’benzin dökme’’ etkisi yaratacağına, inanıyoruz. Biz de, yüksek faize karşıyız.
Şu günlerde, bir savaş dönemi yaşıyoruz. Devlet ve hükümet, Afrin’de ve Suriye sınırlarımızda çok başarılı operasyonlara, imza attı.
Ama. Ekonomik operasyonları, uzmanlarına ve sorumlularına, bırakmalıyız. Cumhurbaşkanımızın ‘’her ortamda’’ faiz indirimi şikayetini, yararlı bulmuyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ
Dünya benim ülkem.
İnsanlar benim kardeşlerim.
İyilik yapmak da, benim dinimdir.
‘’Thomas Paine’’



Bursa’da Belediye Başkanları

Bursa’da Belediye Başkanları

Bursa’nın merkezdeki Belediye Başkanlarının, medyadaki ataklarını izliyoruz. Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali’nin, çok güçlü bir medya atağı içinde olduğunu, görüyoruz.

Aşağı yukarı her gün, Yıldırım Belediyesi ile ilgili bir yatırım veya tanıtım haberini, okuyoruz. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’den, önemli bir yatırım atağı duymuyoruz.

Ama. İletişim ve kültür çalışmaları konusunda, Nilifer Belediyesinden hemen hemen her gün, bir bilgi alıyoruz.

Büyükşehir Başkanlığı içinde, adı geçen Mustafa Bozbey’in, her an Bursa seçmeniyle iç içe olduğunu, bizzat görüyoruz.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın ise hala Milletvekili etiketinden kurtulamadığını, hissediyoruz.

Giyim tarzı ve halka karşı mesafeli duruşu ile yatırımcı bir başkan profili yerine, bürokrat bir başkan profili verdiğini, görüyoruz.

Yeni başkan Alinur Aktaş’ın, iyi niyetli ve halka yakınlaşmaya uğrayan bir görüntü verdiğine, tanık oluyoruz.

Ama. Alinur Aktaş’ın, mükemmel bir ikinci adam olduğunu, Bursa Büyükşehir’e Hakan Çavuşoğlu’nun yakışacağını, söylemeliyiz.

Bana göre, Mustafa Bozbey eğer Alinur Aktaş Büyükşehir adayı olursa, oda Büyükşehir adaylığına soyunacaktır.

Eğer Çavuşoğlu veya çok farklı biri aday olursa, Nilüfer’de kalacaktır. Bozbey’in, diğer partilerin adaylarını görmek istemesinin sebebinin, bu olduğunu hissediyoruz.

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz’ında, başarılı bir medya atağı içinde olduğunu, izliyoruz. Belediye’ye ait bazı arsa satışların da, inatçı kararları olmuşsa da, çalışkanlığını ve takipçiliğini, yok sayamayız.

Ayrıca, ‘’özel deprem yasasını’’ saptıranlara karşı verdiği algı mücadelesini, unutmamız da, mümkün değildir.

Mudanya Belediye Başkanının ise yatırımlar ve halka hizmet konusundan çok, ‘’ideolojik ataklarla’’ gündeme geldiğini görüyoruz.

Ayrıca, (CHP) li Mudanya Belediye Başkanının, kendi partisinin üyeleri ile de, tam bir barış içinde olmadığını, duyuyoruz.

Aslında, Bursa’da 17 ilçe Belediye Başkanı var ama, şimdili,k vitrine çıkanların bu başkanlar olduğunu, görüyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ

Nice insanlar gördük,

Üstlerinde elbise yok.

Nice elbiseler gördük,

İçlerinde insan yok.

‘’Mevlana’’

 



Bursaspor Kasımpaşa’yı Yenmeli – Büyüme (7,4)

Bursaspor Kasımpaşa’yı Yenmeli – Büyüme (7,4)

Bursaspor bu sene küme düşer mi? Aslında kalan maçlara bakarsak, düşmez. Ama. Art arda üç maç kaybedersek, o zaman tehlike çok büyür.
Ancak, 12 puan toplayabilen Karabükspor için, küme düştü diyebiliriz. Ama. 25 puanı olan ve sondan ikinci sırada yer alan Konyaspor için, bu takım kesin düşer, diyemeyiz.
Art- arda alacağı üç maç, Konyaspor’u bile, Bursaspor’un üzerine çıkarabilir. Bursaspor’un bu hafta oynayacağı Kasımpaşa maçı, her iki takım için de hayati önemdedir.
Bursaspor kazanırsa, ateş hattından kurtulur, Kasımpaşa için ise yeni bir sıkıntılı dönem başlar.
2017/2018 futbol sezonu, şampiyon adayları kadar, düşme hattındaki takımlar bakımından da, özel bir sezon olmaktadır.
Karabükspor’u saymazsak, 25 puanla 34 puan arasında, 8 takım görüyoruz. Önümüzdeki haftalarda, bu 8 takım arasında anormal biçimde, yer değiştirmelere tanık olacağız.
Bu bakımdan, biz bu haftaya bakmalıyız. Bursaspor bu hafta oynayacağı Kasımpaşa maçını aldığı takdirde, diğer 7 takımın birbirleri ile boğuşacağını, izleyeceğiz.
Bütün Anadolu, düşme hattında yaşanan amansız mücadeleye, kitlenmiş durumdadır. Şampiyon takım, tabi ki çok önemli ama Lig de kalacak takımlar, çok daha önemli hale, gelmiş durumdadır.
Büyüme Hızımız (7,4)
2017 yılında ortalama büyüme hızımız (7,4) oldu. 2017 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarındaki büyüme hızımız ise (11) olmuştu.
Çünkü bu aylarda, turizm de, ulaşım da ve giyim sektörün de çok canlı bir sezon geçirmiştik. Rusya’dan gelen misafirlerin, bu yüksek oranlı büyüme de büyük rolü olmuştur.
Bu yüksek büyüme hızı, ihracatımızı da rekor seviyeye taşıdı. Türkiye, 160 milyar dolara tüm zamanların rekorunu kırdı.
Bursa’da, İzmir ve Kocaeli’ni geçerken, İstanbul’un ardından 1,4 milyar dolarla ikinci sıraya yükseldi.
GÜNÜN SÖZÜ
İyi yontulmuş taşlar,
Harca gerek kalmadan
Kendilerinden birleşirler.
‘’Ciceron’’



Bursa’da Yapılan Anket

Bursa’da Yapılan Anket

Referans Araştırma Şirketinin, Bursa’nın 7 ilçesinde yaptığı anketten, ilginç sonuçlar çıktı.
İlk soru, Recep Altepe’nin yerine Büyükşehir’in başına getirilen, eski İnegöl Belediye Başkanının sergilediği performansla ilgiliydi.
Katılımcıların (%36)sı, Alinur Aktaş’ı başarılı bulduğunu açıkladı.
Aslında, Alinur Aktaş’ın Recep Altepe ile düşen grafiği, durdurduğunu gördük.
Su ve ulaşım ücretleri konusundaki, hassasiyetine tanık olduk.
Ama. AK Parti merkez yönetiminin, Bursa Büyükşehir’i riske atmayacağını düşünüyoruz.
Bize göre, en güçlü adayın Hakan Çavuşoğlu olacağını, hissediyoruz.
Aksi takdirde, Mustafa Bozbey’in bu fırsatı kaçırmayacağını, düşünüyoruz.
Katılımcılara, Bursa’da Belediye seçimleri soruldu.
AK Parti : %45,5
CHP : %20,9
İYİ Parti : %8,7
MHP : %7,5
HDP : %2,4
Milletvekili seçimleri için, şöyle cevap verildi.
AK Parti : %45,04
CHP : %19,77
İYİ Parti : %10,64
MHP : %8,49
HDP : %3,35
Bu iki anket sonucunda, İYİ Parti ile, HDP’nin Belediye seçimlerinde daha düşük oyda kaldıklarını görüyoruz.
Kılıçtaroğlu’nun Erdoğan’a yaptığı “Fetönün bir numarası” çıkışının perde arkasında, CHP’den İYİ Parti’ye kaçan oyların, verdiği rahatsızlık olduğunu tahmin edebiliyoruz.
Kılıçtaroğlu, (FETÖ) ve (YPG) örgütleri ile yapılan mücadelede, hükümetten yana tavır koymaktan kaçmaya devam ettikçe, CHP’deki çözülme artarak devam edecektir.
Milli Eğitimde, İmam Hatiplere ayrıcalık gibi görünen uygulamalar, AK Partiye zarar verecektir.
Eğitimde ve sınav sistemlerinde, çok şık ve çok yönlü değişiklikler, seçmene iyi anlatılmaz ise, AK Parti sandıktan çıkamaz.
AK Parti merkez yönetimi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli ve Yerli politikalara daha çok ağırlık vermeli, “Dini Motifleri” daha dikkatli kullanmalıdır.

“Günün Sözü”
Her şey vaktini bekler.
Bekle, senin olan sana gelecektir.
“Anonim”



Petrolün Ömrü 40 Yıl – Milli Takımımız

Petrolün Ömrü 40 Yıl – Milli Takımımız

Yapılan araştırmalarda, küresel petrol rezervlerinin 40 yıllık ömürlerinin kaldığını, öğreniyoruz. Suudi Arabistan’ı ve Birleşik Arap Emirliklerini markaja alan Amerika’nın, yeni hedefinin İran ve Rusya olduğunu anlıyoruz.
Ajan kriziyle yıpratılan Rusya’dan sonra, onu hedefin İran olduğunu, biliyoruz. Ana proje, hiç petrolü olmayan Çin’in, ekonomik Kaosa itilmesidir.
Biz ise iki arada bir deredeyiz. Komşularımız Rusya ve İran’ı, bırakmak istemiyoruz. Ama. Amerika ve (AB) nin bizi bırakmak istemediklerini de, biliyoruz.
Çok hassa bir denge politikasının, merkezindeyiz. Geçmişte, ‘’kontrollü darbe’’ diyerek, Amerika ve Almanya politikalarına destek olan Kılıçtaroğlu’nun yine devreye sokulduğunu hissediyoruz.
FETÖ örgütünün, Amerikan gizli servisinin desteğiyle, hala diri kalmak için, gizli bir direnişin için de olduğunu, okuyoruz.
Böyle kritik zamanlarda, Kılıçtaroğlu’nun da bu direnişe destek olduğunu, seziyoruz. FETÖ örgütü için yapılan ilk yargılamalarda, ‘’Kontrollü Darbe’’ diyerek, FETÖ’ye destek ve Cesaret vermiştir.
Şimdi ise, Fetö örgütü ile ölümüne savaş veren Erdoğan’ı, Fetö’nün bir numarası diye suçlayarak, sınır ötesi operasyonlarını yıpratmayı amaçladığını, hissediyoruz.
Kılıçtaroğlu’nun bu türlü radikal çıkışlarının hem Amerika hem de FETÖ’ye destek için olduğunu, bilmeyen yoktur.
Geçen yıl Haziran ayında Ankara, İstanbul yürüyüşünde, görüntü de Enis Berberoğlu vardı. Ama. Esas hedef, Fetö’cüleri ve (HDP) lileri, kurtarmaktı.
Yeni Milli Takım Nasıldı
Yeni Milli takımımızın, bireysel olarak çok kaliteli ve genç oyunculardan kurulduğunu, gördük. Hakan Çulhanoğlu’nun Milli takıma daha çok ısındığını, Cengiz’in de artık vazgeçilmezlerden biri olduğunu, anladık.
Artık yorulduğunu ve rica ile oynadığını sezdiğimiz, Mehmet Topal’ın yerine, yeni oyuncu bulmamız şart olmuştur.
Ve. Her maça, farklı bir kadro ile çıkma alışkanlığına, son vermeliyiz. Rusya’da yapılacak dünya kupası için, oynanan hazırlık maçlarını izledik.
Rusya’yı, İtalya’yı, Arjantin’i ve hatta Almanya’yı beğenmedik. Bu sene yapılacak dünya kupası maçlarında, Belçika’yı ve özellikle Fransa’yı, çok beğendik.
Tabi. Türkiye olarak, kupa dışında kaldığımıza da, çok üzüldük.
GÜNÜN SÖZÜ
Biri sana kötülük ederse unut.
Ama. Sen birine kötülük edersen unutma.
‘’ Halil Cibran’’



Saadet Partisinin Gücü – Bir Anket

Saadet Partisinin Gücü – Bir Anket

Optimar araştırma şirketi, Şubat ayı ortasında bir anket yaptı. Katılımcıya Ak Parti ile (MHP) arasındaki ittifakı, sordu. (%54) lük kesim olumlu bulduğunu söyledi.

Bu son seçim olsa, kime oy verirsiniz diye soruldu.

%57.2 Ak parti

%22,6 (CHP)

%10,7 (MHP)

%7,8 (HDP)

%4,2 (İYİ P.)

Sonuçları çıktı.

Hangi ismi Cumhurbaşkanı görmek istersiniz, diye soruldu.

%46,8 Erdoğan

%35,4 Abdullah Gül

Diye cevap verildi.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, ikinci tura kalırsa, kime oy verirsiniz denildi.

%56,5 Erdoğan

% 34,3 Abdullah Gül

Sonuçları alındı.

Saadet Partisinin Gücü

Rahmetli Erbakan, karşıtlarını bile etkisi altına alan, karizmatik bir yapıya sahipti. Amerika’nın, Nato’nun ve (AB) nin Türkiye’nin üniter yapısı için bir tehlike olduğunu, 40 yıl önce ısrarla söylemişti.

Savunma Sanayinin önemini, en değerli Nato üyesi olduğumuz zaman bile, anlatmıştı. Milli olmak ve yerli olmak ne demek, hep bu söylemleri, dile getirmişti.

FETÖ tehlikesini, Fark etmişti

(Fetö) nün tehlikeli bir cemaat olduğunu, belki de ilk fark eden ve dile getiren, rahmetli Erbakan’dı.

Bugün Saadet Partisinin Genel Başkanı olan kişiden Amerika, Almanya, YPG, HDP, ve FETÖ ile ilgili, hiç ‘’ses getiren’’ yorum ve analiz, duyamıyoruz.

Ama. Ak Partinin içinde, gelecekte şans bulamayacak yönetici ve milletvekilleri ile temas içinde olduğunu hissediyoruz.

Belki, küskün ve umutsuz bazı Ak Parti Milletvekilleri ile mecliste ‘’grup’’ bile kurabileceğini, düşünüyoruz.

Ama. Yerel ve genel seçimlerde, İyi Parti’nin düzeyine bile, ulaşamayacaklarını göreceğiz. (MHP) nin Ak Parti ile yaptığı, ittifak, Saadet Partisinin Türkiye siyasetindeki manevra kabiliyetini, en alt seviyeye düşürmüştür.

(MHP) nin Ak Parti ile yaptığı bu ittifak, gelecekte kurulacak güçlü bir ‘’ milliyetçi ‘’ partinin, ilk temel taşları niteliğindedir.

FETÖ örgütünün yabancı istihbarat örgütleri ile olan yakınlığı ve ‘’Hizmet soygunu’’ seçmenin muhafazakar kesimden soğumasına, yol açmıştır.

Yeni seçmen tipi, ‘’dini motiflerden’’ ziyade, ‘’Milliyetçi motiflerin’’ ön plana çıkmasını, istemektedir. Aslında, batıdaki seçimlere baktığımız zaman, oradaki seçmenlerin de, milliyetçi ağırlıkta olduğunu görmekteyiz.

 

Günün Sözü

Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zeka,

Kırk yaşında akıl önemlidir.

‘’Franklin’’

 

 

 



Kavga Akdeniz’e Sıçrayacak

Kavga Akdeniz’e Sıçrayacak

Yedi seneden beri, Suriye de süren işgal ve bölme operasyonlarının, çok kısa bir süre sonra, Doğu Akdeniz’e kayacağını göreceğiz.
Her taşın altından Amerika’nın çıkmasının sebebi, savunma gücü olmayan Avrupa Birliğidir.
Kof Bir Güç
Avrupa Birliğini, defansı olmayan bir futbol takımı olarak, görüyoruz. Ayrıca üyeler arasında da güç eşitliği bulamıyoruz. Almanya ile Bosna Hersek ve Malta’nın aynı takımda oynadığını görüyoruz.
Bu bir bakıma Messi’li Barcelona’nun, Süper Amatör Lig de oynamasına benzetiyoruz.
İngiltere Neden Ayrıldı
İngiltere, 1915 yılında emperyalist devletler tarafından yapılan, büyük paylaşımı özlemiştir. Hem Ortadoğu’da, hem de Doğu Akdeniz’de yapılacak yeni paylaşımda, hak sahibi ve pay sahibi olmak için ayrılmıştır.
Merkel’in başında olan Almanya’nın, ne kadar etkisizleştiğini ve Amerika’nın bir eyaleti haline geldiğini, şaşırarak görüyoruz.
Ara sıra, Türkiye ile diplomatik çatışma yaşamasa, Almanya gibi bir büyük devletin, farkında bile olmayacağız.
Sarkozy Fransa Devletinin başında iken, ‘’Avrupa Birliğini bırakın, Akdeniz Birliğini kuralım’’ demişti. Türkiye ise Akdeniz, enerjisi konusunda da, masada olacaktır.
Çünkü Türkiye’nin Akdeniz’de büyük sınırları vardır. Hem de, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dolayısıyla da, sınırları ve hakları vardır.
Türkiye Vazgeçilmez Ülke
Türkiye Ortadoğu’da vazgeçilmez ülke iken, şimdi de, Akdeniz Enerji Kaynakları içinde, vazgeçilmez ülke oldu.
Bu özelliği nedeniyle, hem Amerika’nın, hem de Rusya’nın, birlikte çalışmayı arzu ettikleri bir ülke haline, gelmiştir.
Amerika ile ipleri koparmadan, ama kendimizi ezdirmeden, kişilikli bir politika izlemeliyiz. Rusya ile aynı apartmanda yaşayan, iki kat komşusu gibi olduğumuzu hep hatırlamalıyız.
Türkiye ile Rusya ilişkileri, her konuda hep dürüst ve şeffaf olarak, yürümelidir. Türkiye ve Rusya’nın bölgesel ortak olduğunu, on bin kilometre uzaktan gelen Amerika’nın ise işgalci bir güç olduğunu, hep hatırlamalıyız.
Rusya’nın dostluğu, bu günkü Avrupa Birliği ortaklığından da önemlidir.

Günün Sözü
Hiçbir mal sizin değil.
Neyi bölüşemiyorsunuz.
Hiçbir can sizin değil,
Niye dövüşüyorsunuz.
‘’Mevlana’’



H. Celal Güzel ve Deniz Bölükbaşı

H. Celal Güzel ve Deniz Bölükbaşı

Rahmetli Turgut Özal’ın, Başbakanlık yaptığı Anavatan Partisi hükümetlerinde, bazı bürokratlar bakanlardan bile, daha güçlüydü.
Bunlardan bir tanesi Hasan Celal Güzel, bir diğeri de Ekrem Pakdemirli’ydi. Hasan Celal Güzel, Başbakanlık Müsteşarı, Ekrem Pakdemir’li de, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı idi.
‘’Tank Hasan’ı Nasıl Biliriz.
Görüntüsü ses tonu ve pozitif yapısı ile ender rastlanan bir kişilikti. Babacan tavırları ve espri gücü de, artı puanlarıydı. Anap hükümetinin ilk kuruluşunda, rahmetli Özal’ın müsteşarıydı.
Daha sonraki hükümetlerde, Milli Eğitim Bakanlığı görevinde de, bulundu. Anavatan Partisinin kuruluşunda etkili olan, ‘’Dört Eğitim’’, zaman içinde yıprandı. Işın Çelebi’nin yer aldığı, Liberal sol tamamen dışlanmıştı.
Parti içindeki muhafazakarlar ve milliyetçiler de, güç savaşına girişmişti. İşte bu karmaşık dönemde, Hasan Celal Güzel’de, Yeniden Doğuş Partisini, kurmuştu.
Bu parti, siyasette gereken ilgiyi bulamamıştı ama, biz Hasan Celal Güzel’i pek çok defa, dinleme fırsatı bulmuştuk.
Deniz Bölükbaşı Nasıldı
Deniz Bölükbaşı, siyaseten ünlü bir ailenin evladıydı. Dış İşleri Bakanlığının, en başarılı müzakerecilerinden biriydi.
Deniz Bölükbaşı, 1 Mart tezkeresi görüşmeleri sırasında, tavizsiz tutumu nedeniyle, Amerikan heyetini çıldırtmıştı. Karşı tarafı bunaltacak ve hatta masadan kaçıracak kadar, dirençli ve donanımlı idi.
Aslında, siyaset arenasında kendisine uygun partisini de, bulmuştu. Ama. Amerika, Fetö ortak yapımı ‘’ kaset çetesi ‘’ bu değerli diplomatı ve çiçeği burnunda siyasetçiyi, çok erken vurdu.
Belki de, bu günlerde (MHP) Genel Başkanı olarak göreceğimiz bu değerli diplomatı, siyasetten soğutmuş oldu.
Biz, hem Hasan Celal Güzel, hem de Deniz Bölükbaşı’ya yüce Tanrımızdan rahmet diliyoruz. Her ikisinin de siyasette ve özellikle bürokraside önemli iz bıraktığına inanıyoruz.
Hükümetimizin yerinde olsak, bu iki değerli insanın yaptıkları konuşmalardan bazı bölümleri, hatırlatırdık.
Hele, Deniz Bölükbaşı’nın Irak Savaşı öncesi, Amerikan heyetleri ile yaptığı çetin müzakerelerden bazı bölümleri, yayınlardık.
Özellikle, Deniz Bölükbaşı’nın yaptığı dirençli ve donanımlı müzakerelerin, bu günlerle ne kadar örtüştüğünü de, görmüş olurduk.
Günün Sözü
Bir ön yargıyı yok etmek.
Atomu parçalamaktan daha zordur.
‘’Einstein’’



Çanakkale Zaferinin Ardından – Süper Lig Karmakarışık

Çanakkale Zaferinin Ardından – Süper Lig Karmakarışık

1914 yılı Ağustos ayında Almanya Rusya’ya savaş ilan etmişti. Kısa bir süre sonra Osmanlı Devleti emrivaki gelişmeler sonucunda, Almanya ile ittifak yapmak zorunda kaldı.
Ardından, Almanya ve Osmanlı gemileri, Karadenize açılarak, Rus limanlarını bombalamıştı. Bu saldırı sonucunda, Rusya Osmanlı Devletine savaş ilan etmişti.
Ardından, İngiliz ve Fransız gemilerinin, Boğazlara saldırısı gecikmedi. En güçlü saldırı 18 Mart 1915 yılında olmuştu. 18 Mart Deniz Savaşında, Nusret mayın gemisinin denize bıraktığı mayınlar, İngiliz ve Fransız donanmasını büyük kayba uğratmıştı.
Anafartalar Zaferi
Deniz savaşında büyük kayba uğrayan İngiltere ve Fransa, Gelibolu’da 5 noktada karaya çıkmayı başarmıştı.
İşte o zaman, Kurmay Albay olan Mustafa Kemal, Conk tepesi savaşlarında dikkat çekmişti. Anafartalar da ki başarısı nedeniyle, Türk tarihinde yerini alan Mustafa Kemal, dünyadaki suç dengelerinin değişmesine de, vesile olmuştu.
Bugün de, benzer çok yönlü saldırı altında olduğumuzu, görüyoruz.
Hain Ortaklıklar
Çok eski yıllarda, batılılar bizi bölecek cümlelerine pek inanmazdık. Ortağımız Nato ve ortaklık müracatı yaptığımız (AB) den, böyle bir ikiyüzlülük beklemezdik.
İki ortaklığın tek amacının, Türkiyeyi bölmek olduğunu anlıyoruz. Yaklaşık 40 yıldan beri, savaştığımız terör örgütlerinin, bu iki ortak tarafından beslendiğini görüyoruz.
Şu anda, sona ermek üzere olan Afrin operasyonu, hem bizim kendimize gelmemizi sağladı, hem de hain ortaklarımız için, bir gözdağı oldu.
Süper Ligde Ortalık Karışık
Süper Lig de, en üst sıralarda, en alt sıralarda karma karışık oldu. Süper Lig de haftanın en karlı takımı, Başakşehir oldu. İlk dört sırada yerler değişmedi ama, Galatasaray’ı Kadıköy’de yenemeyen Fenerbahçe’nin, Şampiyonluk hedefi mucizelere kaldı.
Bu hafta, evinde Sivas Spor’u yenen Bursaspor ise, bir hayli rahatladı. Hele, Antalyaspor deplasmanından bir puanla döndüğü takdirde, küme düşme kabusundan, büyük ölçüde kurtulacaktır.
İkinci yarının ve Türkiye kupası maçlarının, en başarılı takımı Gençlerbirliği, son üç sıra içindedir. Geçen senenin Türkiye Kupası Şampiyonu Konyaspor ise, en sondan ikinci sıradadır.
Geçen sene, Avrupa Kupaların da başarılı maçlar çıkaran Osmanlıspor’da, Gençlerbirliği ile aynı puandadır.
2017/2018 Futbol sezonunun en büyük özelliği, küme düşme hattında savaş veren takımların yapacakları yaşam mücadelesi olacaktır.
Günün Sözü
Ayna bir şeye tamah etseydi.
Bizim gibi münafık olur,
Her şeyi olduğu gibi göstermezdi.
‘’Mevlana’’



Toplumsal Fay Hatlarımızla Oynamayınız

Toplumsal Fay Hatlarımızla Oynamayınız

Türkiye, Amerika, (AB), Rusya ve İngiltere arasında, baş döndüren bir diplomasi savaşı yaşamaktadır. Türkiye sınırlarını koruma derdinde, diğer ülkeler ise işgal ve petrol yataklarına el koyma derdindedir.
Fay Hatlarımızı Korumalıyız
Böyle karmaşık bir ortamda, toplumsal fay hatlarımızla oynamaktan, kaçınmalıyız. Odaların isimlerinin değiştirilmesinden ziyade, odayı yönetenlerle muhatap olmalıyız.
Tabipler Birliğinden 17 yönetici Afrin Harekatına karşı olduklarını, açıklamıştı. Hükümet kanadı, birliğin başında yer alan ‘’Türk’’ kelimesinin kaldırılması konusunda, girişimde bulunacağını ifade edince, toplumsal ortam gerilmişti.
Aslında, Hükümetin 17 Cerrahı Hatay’a göndermesi, Tabipler Birliğine gönderilen en etkili cevap, olmuştur.
İlave olarak, Barolar Birliğinin başındaki ‘’Türkiye’’ kelimesini kaldırmak da, toplumsal huzuru bozmaktan başka, bir işe yaramaz.
İstiklal Marşımız Güzeldir
Son günlerde, yüz yıllık istiklal marşımızın, bestesinin güzel olup olmadığını tartışıyoruz. Önemli, olan, bu marşın sözleridir.
Ve. Türkiye kamuoyunda kabul görmesidir. Yerli ve milli sloganını, vitrine çıkardığımız bu karmaşık dönemde, İstiklal Marşı tartışması yakışıksızdır.
Her fırsatta, yerli ve milli olalım diyorsak, ‘’Rabia’’ yerine de, ‘’Milli Hedefler’’ demeliyiz.
21 Mart Tarihine Dikkat
Türkiye, uluslar arası politik arenalarda ve Afrin Cephesinde, azılı rakiplerle savaşırken, ülke içinde toplumsal gerginliği tetikleyecek açıklamalardan ve uygulamalardan, kaçınmalıyız.
21 Mart kutlamalarında, bölücü örgüte fırsat verecek, açıklama ve uygulamalar konusunda, dikkatli olmalıyız.
Suudi Arabistan’a Dikkat
Son yıllarda, Amerika’nın uşağı ve eyaleti haline gelen Suudi Arabistan’ın, adeta en azılı Türk düşmanı haline geldiğini, görüyoruz.
Ayrıca, bu ülkenin, hem ülke içindeki hem de ülke dışındaki ‘’Fetö’’cülerin, bir ‘’üssü’’ olacağını hissediyoruz.
Devletin ve hükümetin, bu konuda yeterli bilgi sahibi olduğunu ve gerekli tedbirleri aldığını, umuyoruz.
Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimizin de, soğuk ve mesafeli hale geldiğini, okuyoruz.
Son olarak, bir başka fay hattımız olan ‘’Dini Motiflerimizle’’ de, oynamaktan, kaçınmalıyız.

Günün Sözü
Eğitimle olan şeyi,
Kanunla yapmaya çalışmayın.
‘’Montesguie’’