Köşe Yazıları

Recai Kutan – Milli Görüş

Recai Kutan – Milli Görüş

Milli Görüşün önemli bir ismi olan, Recai Kutan’ı kaybettik.

Azot Sanayi Şirketinde görev yaptığım dönemde, Recai Kutan Tümaş Mühendislik Şirketinin Genel Müdürüydü.

Tümaş Şirketi, Danimarka kökenli Haldor Topsea firmasına ve Azot sanayinin ortaklarından biriydi.

Recai Kutan globalleşen dünya ticareTinde gelişmelerin farkındaydı.

Milli Görüş batı ile birliktelik yerine islami birliktelikleri ön görse de, Recai Kutan bir Danimarka firmasının Türkiye Temsilciliğini yapmaktaydı.

Kamu kaynaklarının bir havuzda toplanması bir Refah Projesiydi.

Ayıca Mili Görüş zorunlu hallerde ve önemli projelerde dış finansman kaynaklarını kullanmasına karşı değildi.

Gemlik Amonyak Tesisleri, Milli Görüş iktidarı döneminde İngiliz ve Fransız kredileri ile yapılmıştır.

Aslında muhafazakar seçmen katı bir islami ekonomik model istemiyor.

Küresel sermayenin dayattığı fırsatçılığı azdıran bir serbest ekonomik modelde istemiyor.

İşte rahmetli Recai Kutan muhafazakar seçmenin arzu ettiği çizgiye uygun bir kişiliktir.

Ak parti ve Saadet partisi arasındaki gereksiz çekişmeler seçmeni güzel ekonomik projelerden mahrum bıraktı.

Partiler içindeki kavgalar hem toplumsal huzuru bozdu.

Hemde ekonomik değerleri alt üst etti.

Bu kargaşada ülkeye hayat verecek değerlerde unutulup gitti.

Bu vesile ile Recai Kutan’a Allahtan rahmet diliyoruz.

 

Günün Sözü:

Kendi geleceğimizi, kendimiz hazırlayıp

Sonrada kader deriz.

-“Pısraeli”

Şam-Beyrut ve Bir Anı

Şam-Beyrut ve Bir Anı

1963 yılı baharında, Bursa Merinos Futbol takımına, Suriye’den davet gelmişti.

General Hafız Esat, ihtilal yapıp idareye el koymuştu.

Başkent Şam’a ulaşınca karşımıza çıkacak takımın Ordu Takımı olduğunu öğrenmiştik.

Hakemlerin büyük desteği sonucu Suriye ordu takımı maçı 3-1 kazanmıştı.

Şam’ı ve Halep’i iyice gezmiştik.

Dönüş yolumuzda Lazkiye ve Galan tepelerine vardık.

Bu güzergâh üzerinden Lübnan’a girdik ve Beyrut’a ulaştık.

O dönemde Beyrut Ortadoğu’nun finansman ve ticaret eğlence merkeziydi.

Herkes Beyrut için “Ortadoğu’nun Paris’i” diyordu.

Biz de Beyrut’taki bu canlılığı gördük.

Gece Türk müziği programı yapan bir gazinoya gitmiştik.

İşte bu şehir şimdi İsrail işgali altındadır.

Çin’in ipek Yolu’nu yok etmeyi isteyen Amerika, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmektedir.

Yeni ticaret yolunu Hindistan üzerinden Avrupa ulaştıracaktır.

Bizim kabul etmediğimiz, Ortadoğu eş başkanlık projesini, İsrail’e vermiştir.

Hindistan Avrupa Ticaret yolu kurulana kadar bir katliam devam edecektir.

Şimdi, küresel güçlere direnen Türkiye’yi de bu savaşa ulaştırmanın yolları aranmaktadır.

Her dönemden daha çok birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.

Günün sözü:

En büyük yanlışlık,

Yanlışların farkında olmamaktır.

“Carlyle”

 

 

11 Eylül Darbesi ve Bir Anı

11 Eylül Darbesi ve Bir Anı

(1960) lı yılların başlarında, kara harp okulunda okul Komutanı Talat Aydemir’in Liderliğinde bir darbe denemesi yaşanmıştı.

O sene tüm Harb okulu öğrencileri okuldan atılmıştı.

Geçmişte yaşananlar nedeniyle Kara Harb okulunda ki son kılınçlı mezuniyet töreni, siyasal ortamın gerilmesine neden oldu.

Kara harb okulundan atılan iki öğrenci ile Kütahya Azot Sanayi de birlikte çalışmıştık.

Her ikisi de her hangi bir kanuni haktan men edilmemişti.

Eskişehir iktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden mezun olmuşlardı.

Aslında biz toplum olarak, siyasette ekonomide ve toplumsal olaylarda sıkıştık mı, hemen asker kesimi göreve çağırmaktan çekinmiyoruz.

Ama Darbe yapıldıktan sonra nelerle karşılaşabileceğimizi bilmiyoruz bakalım 12 Eylül darbesinden sonra neler olmuştur.

-Meclis kapatılmıştır

-Siyasi partiler kapatılmıştır

-Anayasa ortadan kaldırılmıştır

-1 milyon 683 kişi fişlenmişti

-650 bin kişi söz altına alınmıştır

-517 kişiye idam cezası verilmişti

-180 adedi solcu,8 adedi ülkücü olmak üzere 50 kişi idam edilmişti

-171 kişi işkenceden ölmüştü

-23 bin dernek kapatılmıştı

-3 gazeteci öldürülmüştü

Kısacası darbe sonrası yaşanan şiddet ve hukuksuzluk halkın canına tak etmişti.

Aradan yıllar geçmiş darbeciler hukuk karşısında hesaba çekilmişti.

Yönetim kademesi mahkum olmuş ve rütbeleri sökülmüştü.

Siyasi çıkarlarımız için Harbiyeli gençleri ve üniversite öğrencilerini kışkırtmayalım.

Yaşları (70) in üzerindeki nesil olarak,1960 darbesini de 9 Mart muhtırasını da 12 Mart muhtırasını da  çok iyi biliriz.

Darbe denemelerinin, çıkar grupları dışında hiç bir kimseye yararı yoktur.

 

Günün Sözü

Tüm yaşam bir eğitimdir.

Herkes öğretmendir ve

Herkes sürekli olarak öğrenci

“A.Maslow“

Devir  Kazan  Kazan Dönemidir

Devir  Kazan  Kazan Dönemidir

Dış politikada “kazan kazan” projesi uygulamalıyız.

Uzun süreli dostluklar ve uzun süreli düşmanlıklar yerine ülke çıkarlarına bakmalıyız.

Bir zamanlar Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci ilan etmiştik.

Yıllar sonra Esenboğa hava alanında Sisi’yi uçağın kapısından uğurladık.

Bir zamanlar Sisi ile aynı yemek masasında oturmayı red etmiştik.

İsrail  Başkanına “one minute”çektik. İsrail ile yıllarca gergin ilişki yaşadık.

Doğu Akdenizdeki Doğalgaz, bizi İsrail ile yakınlaştırdı.

Tam doğalgaz anlaşması yapacakken Filistin savaşı patladı.

Kısacası hangi ülke ile ne zaman ve hangi sebeple krize gireceğimizi kestiremeyiz. Bizim için önemli olan ülkemizin çıkarları olmalıdır.

Azerbeycan, iki devlet ve tek millet katında bir ortağımızdır ama İsraile uyguladığı politika bizden farklıdır.

İsraile yatırımlarına devam etmektedir.

Bizde politikalarımızı değiştirdik.

Enerji ve savunma gücü yoksunu Avrupa Birliği bizi kapılarda oyalayınca bizde Rusya ile enerji ortaklığı kurduk.

Amerika, Kuzey Suriye’de bölücü örgütlere destek ve silah verince biz de Çin Devletine ülkemizde otomobil üretmeye izin verdik.

Bir adım daha attık.

Çin Rusya Hindistan ve Brezilya’nında içinde olduğu, Şanghay topluluğuna üyelik müracaatı yaptık.

Dönem, kazan kazan dönemidir.

 

Günün Sözü

Üç şeyi, kötü gününde dene.

Eşini,dostunu ve sabrını

“Hz.Ali”

Tarımsal Planlama ve Adnan Kahveci

Tarımsal Planlama ve Adnan Kahveci

Turgut Özal, 1987 yılında Adnan Kahveci’yi  “Devlet Bakanlığına” tayin etmişti.

Çimento sanayii, Gübre sanayii ve PETKİM’i de, Adnan Kahveci’ye bağlamıştı.

Kısa bir süre önce de Gübre Sanayii Genel Müdürlüğüne Zirai Donatım Kurumu Kökenli Önal Ulutaş atanmıştı.

Göreve gelir gelmez Adnan Kahveci Gübre Sanayii’nden “Brifing” istemişti.

Önal Ulutaş 4 kişilik bir brifing ekibi tespit etti.

Ekibin içinde Ticaret Daire Başkanı olarak bende yer almıştım.

Gübre’ye zam yapamadığımız için sürekli zarar ediyor ve devlet desteği alıyorduk.

Adnan Kahveci üretim, satışlar ve maliyetlerle ilgili bilgi aldı.

Ve ortaya şöyle bir soru sordu.

Tüm Türkiye topraklarına ait “Toprak Analiz Raporları” var mı?

Biz gübre üreticisi olarak bilmiyorduk.

Zirai Donatım Kökenli Genel Müdürümüzün de haberi yoktu.

Yani. Hangi çeşit gübrenin, hangi yapıdaki toprağa kullanılacağını tüm Türkiye olarak henüz bilmiyorduk.

40 yaşlarında mühendis kökenli bir bakan işin ruhuna inmişti.

Bu gün hala Tarımsal planlamayı başaramadık.

Birkaç hafta önce tarlada kalan karpuzları Mustafa Bozbey satın alıp halka dağıtmıştı.

Bozbey hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumuştur.

Ama. Bu işleri kişilere bağlamak yerine, planlama ile yapmak gerekir.

Salgın hastalık günlerinde ve savaş şartlarında tarım ürünlerinde ve tedarik zincirlerinde tarımsal planlamanın ne önemli olduğunu yakından gördük.

Günün Sözü:

Kalbini yıkayıp arıtmamışsan,

Habire abdest alıp durmaktan fayda bekleme…

“Mevlana”

Gemlik’te Deprem Tatbikatı

Gemlik’te Deprem Tatbikatı

Bu yıl Marmara depremini  72 noktada çıkan orman yangınları ile birlikte andık.

Bir tarafta ciğerlerimiz yandı, diğer tarafta 17 Ağustos depreminin acılarını hatırladık.

17 Ağustos depreminin 25. Yıldönümünde Gemlik’te de özel bir tatbikat yapıldı

Ekipler kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan 15 Bloklu bir sitenin enkaz bölgesinde yerlerini aldı.

03.02 deprem saatinde sirenler çalındı.

Tatbikat yerine tam teçhizatlı arama ekipleri geldi.

Ve enkaz alanında sembolik bir arama kurtarma çalışması gerçekleştirildi.

Belediye Başkanı bütün kurumlarla işbirliği içinde olacaklarını söyledi.

Alınacak önlemler ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla Gemlik’in korkulu rüyasını hafifleteceklerini açıkladı.

En çarpıcı açıklama ise Magder Başkanı Yusuf Yumru’dan geldi.

Yusuf Yumru, “Geleceğe mal bırakmak kaygısıyla, kentsel dönüşüme razı olunmuyor, herkes fedakarlık yapmalı”, dedi.

Aslında kentsel dönüşüme olan direncin merkezinde Yusuf Yumru’nun bu teşbihi vardır.

Malımızı korumaya çalışırken hem malımızı hem de canımızı kaybetmeyelim.

Ayrıca kentsel dönüşüme önem verdiği için, Başkanımızı “rant yanlısı” ilan etmeyelim.

Kentsel dönüşüm konusunda en ciddi örnekleri, Yıldırım Belediyesinde görüyoruz.

22 noktada yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları ve üretilen 7 bin konut ile 520 iş yeri yabana atılmaz.

Bu çalışmaların her ilçeye yayılmasını düşünüyoruz.

Günün Sözü:

Az ye, az söyle, az incit…

“Mevlana”

Eski Ortak Yeni Hasım

Eski Ortak Yeni Hasım

Amerika, bir dünya savaşı ilan etmek niyetinde görünmüyor.

Çünkü bölgesel savaşlar çıkartarak amaçlarına ulaşıyor.

Silah satışlarında rekorlar kırıyor.

Bize vermesi gereken (F-16) ları Ukrayna’ya veriyor.

Fotoğrafta Rusya’yı düşman gibi gösteriyor diyen,”Natonun beyin ölümü gerçekleşti” diyen Avrupa Birliğini vuruyor.

Fransa’yı ve özellikle Almanya’yı vuruyor.

Biz olmaz isek, Amerika hiç bir yapamaz, efsanesi bitmiştir.

Artık, Amerika’nın yeni parlayan yıldızı Hindistan’dır.

Amacı Hindistan’ı yanına alarak Asya kıtasında  güçlenmektir.

Demokratların n Başkan adayı Komala, Hindistan kökenlidir.

İngiltere’nin Başbakanı’da Hindistan kökenlidir.

Hangi ülkeyi ne zaman ve hangi suçla karşı karşıya getireceği belli olmayan bir Amerika ile yanyanayız.

Hem ortağız hem de en tehlikeli hasımız.

53 tane islam ülkesine çok fazla  güvenemiyiz.

Hamas gibi Hizbullah gibi örgütlerle ilgili açıklamalarımızda dikkatli olmalıyız.

Rabia işareti yerine “Milli hedefler “ tabirini kullanmalıyız.

Hamas’ın icraatları ile bizim kara Fatma’lı sütçü imamlı ve Gazi Mustafa Kemal Paşalı “Kuvay-ı Milliye” hareketini mukayese etmekten kaçınmalıyız.

Unutmayalım, biz  Amerika’nın en eski ortağıydık ama artık uzatmaları oynuyoruz.

Günün Sözü

Akıllı düşman

Akılsız dosttan hayırlıdır.

Hz.Ali

Özgür Özel Gemlik’teydi

Özgür Özel Gemlik’teydi

(CHP)nin uygulama başlattığı 4 kap yemek 60 lira projesi, gerçek bir halk projesi oldu.

Osmangazi ilçesinin bir önceki belediye başkanı Mustafa Dündar aynı mekanda iftar yemekleri vermişti.

(CHP)nin yeni başkanı Erkan Aydın ise bu hizmeti halkın tamamına taşıdı.

Pandemi döneminde halkımız, ev dışından beslenmeye alışmıştı.

Zaman içinde bir tas çorbaya 60 lira ödemeye başladı.

Bu halk projesinin Bursa’daki açılışına katılan özgür özel yaptığı konuşmalarda iktidarın ekonomik politikalarını eleştirmekten geri kalmadı.

İktidara emekli zamları üzerinden yüklenmekten kaçınmalı.

Aslında hepimiz zamlar ne kadar yüksek verilirse verilsin fırsatçı tayfasının bu zamları halkın cebinden nasıl çaldığını biliyoruz.

İktidar Nurettin Nebati ve dönemin merkez bankası başkanı döneminde çok önemli ekonomik hatalar yapmıştır.

Bu hatalı uygulamalarda ve faizlere karşı yapılan aşırı baskılarda Sayın Erdoğan’ında sorumluluğu olmuştur.

Şimdi, Mehmet Şimşek liderliğinde gerçek bir enflasyonla mücadele dönemi başlamıştır.

Bu mücadelede iktidar, muhalefet ve vatandaş olarak, hepimize görev düşmektedir.

Mesela, Başkan  Bozbeyin talimatıyla M.Kemal Paşa ve Karacabey’li çiftçilerden değerinde alınan kavun ve karpuzlar bedava halka dağıtılmıştır.

Bu uygulamada enflasyonla mücadelenin bir çeşididir.

Sayın Özgür Özel’in Gemlik konuşmasını izledik.

Sık sık zam ve erken seçimden söz etmek enflasyonla mücadeleye uygun düşmemiştir.

Günün Sözü

Zırh kuşanıp kılıç takmak

Adamı şövalye yapmaz

“Chavcer”

Her Alanda Belirsizlik Yaşıyoruz.

Her Alanda Belirsizlik Yaşıyoruz.

Yaşadığımız günlerde hem iç politikada hem de dış politika da belirsizlikler içindeyiz.

Böyle ortamda bürokrasi fırsatı kaçırmaz.

Zaman zaman yönetime tavır koymaktan kaçınmaz.

Mesela Yargıtay başkanı seçimlerinde Cumhurbaşkanının desteklediği adayı seçmez.

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yapılan atamaları bozmaktan kaçınmaz.

Kısacası mevcut yönetim muhalefetin yanı sıra bürokratik odaklar ile de uğraşmak zorunda kalır.

Bürokratlar her dönem kendilerini devletin gerçek sahibi olarak görürler.

Hükümetleri bir süre sonra gidici olarak kabul ederler.

İşte iç politikada şimdi bu noktadayız.

Dış politikada ise belirsizlik daha tehlikelidir.

Ortağı olduğumuz NATO Kuzey Suriye’de bir uydu devlet kurma peşindedir.

Ortaklarının böyle hamleleri karşısında Türkiye nasıl bir politika izleyecektir.

Çin’in Rusya’nın ve Brezilya’nın liderlik ettiği (BRICK) örgütünün içinde mi yer alacaktır.

Amerika ve Almanya’nın baskısına rağmen Rusya ile stratejik ortaklığa devam mı edecektir.

Kısacası dış politikadaki belirsizlikler iç politikadaki belirsizliklerden daha önemlidir. İktidar muhalefet ve bürokrasi üçgeninde dış politika konusunda bir görüş birliği yoktur.

Bu ortam bölücü ortaklarımızın işine gelmektedir.

 

Günün sözü:

Başarıyı en kötü kullanmak, onunla övünmektir.

“Maupassant”

Dünya’nın En Kısa Anayasası

Dünya’nın En Kısa Anayasası

Yaklaşık 60 yıldan beri darbe anayasasına mahkum olduk.

Zaman zaman sivil anayasa yapmaya kalkıştık.

Bazı değişikler yaptık, mevcut anayasayı delik deşik ettiler.

Çok uzun açıklamalarla anayasaların kısa ve öz olan ruhunu da bozduk.

Biz sivil anayasa yapmak için çabalarken vaktiyle “üç bilge” dünyanın en kısa anayasasını bakın nasıl yapmış.

Birinci Bilge:

“Allah suçluları cezalandırır.” Şeklinde bir madde sunmuş.

Diğer Bilgeler bu metnin bir tehdit içerdiğini söyleyerek teklifi kabul etmemişler.

İkinci Bilge:

“Allah sevgidir.” Demiş. Bu teklif insanların görevlerini tam açıklamadığı için kabul görmemiş.

Sıra üçüncü Bilgeye gelmiş.

“Kendinize yapılmasını istenmediğiniz şeyi başkalarına yapmayın.”

Kanun budur gerisi yoruma kalmıştır, şeklinde bir teklif sunmuş.

Değer bilseler de bu teklifi beğenerek dünyanın en kısa anayasası üzerinde mutabık kalmışlar.

Bu teklif demokrasi ve özellikle insan haklarının önemini vurguluyor.

Ayrıca hukukçulara takdir hakkı veriyor.

Hangi çağda yaşarsan yaşa halkın öncelikleri ile çelişmiyor.

Kısacası bütün zamanlara hitap ediyor.

Bir tek İngiltere bunun farkına varmış.

Halen yaşayan geleneklerine göre karar veren ve yazılı olmayan bir anayasa düzenini benimsemiş.

Bizde, “Bilgeler Gibi” dünyanın en kısa anayasasını yapmasak bile çağdaş bir “Sivil Anayasa” yapmak zorundayız.

Günün Sözü:

Beni az, ama uzun sev

“Marlowe”