Köşe Yazıları

Yeni Papa ve Bir Anı

Yeni Papa ve Bir Anı

 

1988 yılında Devlet Bakanı K. ile birlikte, Ceza Kanunu üzerine bir komisyon çalışması için Cezayir’e gitmiştik.

Ben de bu komisyonda görev almıştım.

Cezayir’deki toplantının ardından, dönüşte uçak aktarması nedeniyle Roma’da mola vermiştik.

Roma’da bulunduğumuz süre içinde, Roma Büyükelçimiz heyetimize diplomatik usullere uygun olarak bir yemek vermişti.

Yemek sonrası, minibüslerle Vatikan Devleti’ni ziyaret etmiştik.

Vatikan Devleti, bir semt kadar küçüktü. Dar pencereli, taş binalar dikkat çekiyordu.

Büyük bir meydanın ortasında dikili bir taş ve muhteşem bir kilisesi vardı.

Papa’nın korunmalı özel aracı için, özel bir yol yapılmıştı.

Arjantin asıllı papa vefat etti.

Artık Vatikan’la, Amerika doğumlu 14. Leo isimli yeni papa görev yapacak.

Bu atamaya, Amerika’da yaklaşık 80 milyonluk Evanjalist mezhebi sevinmiştir herhâlde.

Evanjalist mezhebi, Yahudilerin kontrolü altındadır.

Görevdeki yönetimine “Yahudilere destek verene, Tanrı da destek olmaz” diye telkinlerde bulunurlar.

Ama yeni papa, Gazze konusundaki açıklamaları ile hepimizi şaşırttı.

Yeni papa, üçüncü dünya savaşından söz etti. Gerçek, acil ve kalıcı bir barış istedi.

Gazze konusunda, “Derhal ateşkes ilan edilsin, sivil halka yardım sağlansın ve tüm rehineler serbest bırakılsın” dedi.

Yeni papanın bu açıklamalarının, İsrail’in ve Evanjalistlerin hoşuna gittiğini sanmıyoruz.

Vadedilmiş topraklar takıntısı olan İsrail’in şimdi nasıl bir tavır alacağını merak ediyoruz.

 

Günün Sözü:

“Gençlikte günler kısa, yıllar uzun.

Yaşlılıkta ise, yıllar kısa, günler uzun olur.”

– Papin

 

MALIMIZI KORURKEN CANIMIZDAN OLMAYALIM

MALIMIZI KORURKEN CANIMIZDAN OLMAYALIM

Fırsat buldukça deprem tatbikatı yapıyoruz ama kentsel dönüşüm konusunda yetersiz kalıyoruz.

Gemlik Belediye Başkanımız “Gemlik’in korkulu rüyasını hafifleteceğiz”dedi ama henüz ses getirecek bir çalışma görmüyoruz.

Zeminden şikayetçiyiz.

İnşaat kalitesinden şikayetçiyiz ama en büyük suçlulardan biride biziz.

Geçen yıl yapılan deprem tatbikatında, ”Yusuf Yumru” ne demişti hatırlıyalım.

“Geleceğe mal bırakmak kaygısıyla, kentsel dönüşüme razı olunmuyor” demişti.

Dönüşüme bina verecek elit kesim, daha fazla daire almak için direniyor.

Bu yüzden kentsel dönüşüm planları yıllarca raflarda kalıyor.

Kentsel dönüşüm için gayret gösterenleri ise “rant yanlısı olarak suçlamaya bayılıyoruz.

Kentsel dönüşüm konusunda en ciddi örnekleri Yıldırım Belediyesinde görüyoruz.

(%66)sı deprem riski olan bir arazide yaşıyoruz.

Nüfusumuzun (%70)si de bu arazide bulunuyor.

Nitekim, İstanbul depreminin korku ve heyecanı yaşarken, Kütahya’dan ve Elazığ’dan da,yeni deprem haberleri aldık.

Yani deprem bizim kaderlerimizdir.

Deprem riski ile birlikte yaşamaya mecburuz.

O zaman kentsel dönüşüm konusunda devlet ve millet işbirliği yapmak zorundayız yoksa malımızı korumaya çalışırken canımızdan olacağız.

GÜNÜN SÖZÜ

Namuslu kişiler,

Ne aydınlıktan ne de karanlıktan korkarlar.

“T.Fuller”

Bursaspor Şampiyon Oldu

Bursaspor Şampiyon Oldu

Bursaspor, 3. Lig 1. Grup’ta şampiyon olarak 2. Lig’e yükseldi.
Marka değeri yüksek olan takımımız, büyük bir başarıya imza attı.
Balıkesir’de oynadığımız maçta bile 13 bin taraftarımız tribünlerdeydi.
Bursa’da oynanan tüm maçlarda ise seyirci sayısı 43 bin kişinin altına hiç düşmedi.
Bir 3. Lig takımı olarak taraftar rekoru kırdık.
Diğer şehir takımlarına örnek olduk. Sakaryaspor taraftarlarının da Bursaspor taraftarlarından örnek almasını diliyoruz.
Takımlarına zarar vermekten uzak durmalarını bekliyoruz.
Kenar yönetimi de çok zayıf ve silik kalan antrenör Battala, tam zamanında değiştirildi.
Yeni hoca, takıma yeni bir ruh ve yeni bir heyecan getirdi.
Faruk Çelik’in oğlu olan genç başkanımız Enes Çelik, çok başarılı bir döneme girdi.
Kendi geleceği için de verimli bir yılın başlangıcını yaptı.
Komşumuz Kocaelispor ise Süper Lig’e yükseldi.
Bir zamanlar Bursaspor, Eskişehirspor, Kocaelispor ve Sakaryaspor,
üç büyükler için en zor deplasmanlardı.
Üç büyük kulüp, bu şehirlerden alınan futbolcularla kadrolarını güçlendiriyordu.
Kocaelispor önemli bir engeli aşmayı başardı.
Darısı Bursaspor’umuzun başına.

Özlü Söz:
“Çok şanslı olman, çok çalışmana bağlıdır.”
— Jefferson

Ticaret Savaşları Başladı

Ticaret Savaşları Başladı
Yeni tip bir dünya savaşı yaşıyoruz.
Yaşadığımız ticaret savaşlarının ne getirip ne götüreceğini henüz bilmiyoruz.
Ama ikinci dünya savaşını yaşamış bir nesil olarak bizler çok iyi hatırlıyoruz.
Savaş deyince hemen aklımıza bombalar geliyor.
Ama esas tehlikenin kıtlıkta olduğunu biliyoruz.
Ekmeği ve şekeri vesika ile alan bir kişi olarak bizim nesil bu kıtlığı yaşamıştır.
Yeni başlatılan gümrük vergileri savaşının sonunda kıtlığı yaşayacağız.
Çünkü ticaret savaşlarının amacı dünyadaki önemli tedarik zincirlerini ele geçirmektir.
Tedarik zincirleri içine alınmayan bu ülkeler aç bırakılacaktır.
Aç bırakılarak terbiye edilecektir.
Büyük patronların emirlerini yapmayan ülkeler kıtlık yaşayacaktır.
Ekonomik krizleri yaşayacaktır.
Uzun süreden beri sessiz kalan Çin devleti sonunda misillemeye girmiştir.
Çin’in bu hamlesi savaşın başladığının işaretidir.
Artık binalar bombalanmayacak, finans merkezleri çökertilecektir.
Tüm mal varlıklarımız bir kaç saat içinde çökertilecektir.
Yok edilecektir.
Kısacası ticaret savaşları eski dünya savaşlarından daha tehlikeli alacaktır.
Vatandaşa etkisi daha ürkütücü olacaktır.

Günün Sözü:
Gerçek arkadaşlık, sağlık gibidir. Değeri yok olunca anlaşılır.
“Golti”

BAYRAMLAŞMAYI BİLE BECEREMİYORUZ

BAYRAMLAŞMAYI BİLE BECEREMİYORUZ

Siyaset de birbirimizle didişmek,ulusal bir hedefimiz haline geldi.

Nefret politikası,iliklerimize kadar işledi.

Bayramlarda bile birbirimizi ziyaret edemez hale geldik.

İktidar hala fakir seçmenin önceliğini anlıyamadı.

Amerikaya ihraç edilen yumurta, seçmene zam olarak geri döndü.

Taze sebze ve meyve ihracatını hala yakalayamadılar.

Seçmen,sebze ve meyvede ihracat sahibi olmak istemez.

Pazar ve marketlerdeki fırsatların  düşmesini ister.

Muhalefet ise çareyi sokaklarda meydanlarda ve imza toplamakta arıyor,sokak hareketlerinin Borsayı vurduğunu,döviz fırsatlarını tırmandırdığını umursamıyor.

Yetkili üniversitenin diplomasını “yok saydığı” bir aday için,yurt çapında bir imza kampanyası yapıyor.

İşte bu günlerde yurdumuzda tam böyle bir ortamı yaşıyoruz.

Fırsatcılarda ekonomik kriz diyerek fakir halkı soymaya devam ediyor.

Fırsatçılık,enflasyonla mücadeleye darbe vuruyor.

Devam eden davalardaki gelişmeler,başına sızmaya devam ediyor.

Muhalefet kararıda meydanlara topladığı kalabalıklarla yargı kesimini etkilemeye çalışıyor.

Sözün kısa’sı iktidar kesimi de muhalefet kanadıda yargıyı baskı altında tutmayı amaçlıyor.

Yargının bir gün hepimize lazım olacağını hatırlamalıyız.

Sabırla mahkeme kararlarını beklemeliyiz,kendimizi sandıkta hesaplaşmaya hazırlamalıyız.

Günün Sözü

Ne kadar yüksekte olursan ol,

Yasalar sendende yüksektedir.

“T.Fuller”

18 Mart 1915

18 Mart 1915

Bu günün Amerikası, nasıl “astığımı astık, kestiğimi kestik” diyorsa, geçmişteki Büyük Britanya’da, benzer konumdaydı.

Büyük Britanya, 1914 yılı Eylül ayında, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını işgal planlarını hazırlamıştı.

Ve, En güçlü saldırıyı da, 18 Mart 1915 tarihinde, Çanakkale boğazına yapmıştı.

94 parça gemisi ile, bu günün Amerika’sı gibiydi.

Ama Nusret Mayın gemisi denize bıraktığı 26 mayın ile Büyük Britanya’nın donanma gücüne büyük zarar vermişti.

Deniz savaşında hezimete uğrayanlar, Gelibolu’da 5 noktada karaya çıkabilmişti.

İşgalciler, kara savaşında da savunmayı delememişlerdi.

Ve 1915 yılı Aralık ayında, ülkemizden çekilip gitmek zorunda kalmışlardır.

Çanakkale’de kazanılan bu zafer Kurtuluş savaşımız için ilk ışık olmuştu.

110 yıl sonra benzer bir oyunun, Filistin’de oynandığını görüyoruz.

Amerika İsrail’i piyon olarak kullanmış ve yaklaşık 60 bin Filistin’liyi katletmişti.

Katledilen Filistinlilerin pek çoğu çocuk ve kadındı.

Amerika savaş gemilerini Doğu Akdenize demirleyerek, komşulara da gözdağı vermişti.

Geçmiş savaşlarda insan faktörü çok önemliydi.

Bu gün ise devreye teknoloji girdi.

Enerji ve tahıl ihtiyacı girdi.

Ticaret yollarına hakimiyet girdi.

Bu günkü 18 Mart yazımızı Filistin direnişi ile harmanladık.

 

Günün Sözü:

Eğer yürüdüğünüz yolda hiçbir engel yoksa o yol sizi hiçbir yere götürmez.

“B.Shaw”

Yeni Düzeni İyi Okumalıyız

Yeni Düzeni İyi Okumalıyız

Tüm dünyada, demokrasi tarifi de demokratik uygulamalarda çok değişti.

Rusya ile savaş yapsın diye kışkırtılan Ukrayna lideri, yalnız bırakıldı.

İtaatta suçlu ilan edildi.

Amerika, yaptığı savaş yardımlarının karşılığını, Ukrayna’nın doğal kaynaklarına el koyarak karşılayacak.

Kısacası, Amerika önderliğinde bir mafya devlet uygulaması başlamıştır.

Panoma kanalına el koyacağına ve Kanada’yı Amerika Eyaleti yapacağını açıklayan Trump yeni düzeni tanıtmaya başlamıştır.

Artık, sivil toplum örgütlerinin önemi kaybolmuştur

.Kısacası kimi kime şikayet edeceğimizi bilemediğimiz bir noktaya geldik.

Avrupa insan hakları mahkemesi ve kapenhag kriterleri gibi kararlar yok sayılmıştır.

kısacası demokratik uygulamalar yerine mafya devlet uygulamaları başlatılmıştır.

Bu yeni düzende Tüsiad’a ne Amerika’dan ne de Avrupa’dan destek gelmez artık bizimde kutuplaşmadan vazgeçip ezberlerimizi bozmamız gerekmektedir.

Devletin bütünlüğü ve sınır güvenliği tüm hakların üzerine çıkmıştır.

İktidar ve muhalefet olarak birlik içinde olmalıyız.

Dayatmaya çalışan bu hukuksuz düzen konusunda, tedbirli olmalıyız.

 

Günün Sözü

Üç şeyi kötü gününde dene

Eşini, dostunu ve sabrını

“Hz.Ali”

Amerika Suriye’den Çekilmelidir.

Amerika Suriye’den Çekilmelidir.

Ukrayna ile Rusya savaşında, Amerika bir telaşla çok kuş vurmuştur.

Bir taraftan Ukrayna’ya yardım etmiş.

Diğer taraftan Rusya’yı kışkırtarak savaşı başlatmıştır.

Rusya’yı işgalci göstererek Avrupa Birliğini de ürkütmüştür.

Geçmişte Nato karşıtı olan İsveç’i bile, Nato’ya üye olmaya mecbur etmiştir.

Rusya ile gizli ortak gibi çalışmıştır.

Avrupa Birliğini ve özellikle Almanya’yı enerji yoksunu haline getirmiştir.

Avrupa ekonomisinin çökmesini sağlamıştır.

Bütün bunları yaptıktan sonra ganimetleri toplamaya başlamıştı.

Yardım ettiği Ukrayna’nın en kıymetli madenlerine el koymuştur.

Gizli ortağı Rusya’yı da, Ukrayna’dan işgal ettiği topraklarla mutlu etmiştir.

Benzer uygulamalar, Gazze’de de görülecektir.

Gazze sahillerini deniz kampı yapamasa bile askeri üs haline getirecektir.

Amerika artık Doğu Akdeniz’de komşumuz haline gelmiştir.

Amerika’nın derdi kıymetli madenleri ve enerji kaynaklarını ele geçirmektedir.

Amerika’lı generaller ile (P.K.K) militanlarının, Gabar’da aynı fotoğrafta görünmelerinin sebebi budur.

Amerika, 60 yıl önce, Kore’de yüzlerce Türk Subayının  şehit olduğunu hatırlamalı ve Kuzey Suriye’den çekip gitmelidir.

İmralı’da yapılan son açıklamalar samimiyetle ve ciddiyetle uygulamaya geçirilmelidir.

Günün Sözü:

Ağılda oğlak doğunca derede ot biter.

“Kaşgarlı Mahmut”

Yeni Ticaret Savaşları

Yeni Ticaret Savaşları

Birinci ve ikinci dünya savaşları a “Petrol Savaşları” demiştik.

Şimdi ise, “Ticaret Savaşları” ile karşı karşıyayız.

Yeni ticaret yolları ortaklık yapan ülkeleri de dışlanan ülkeleri de belirleyecektir.

Mesela Hindistan’dan Suudi Arabistan ve İsrail’i içine alarak Avrupa Birliğine kadar uzanan “yeni yolda”, Türkiye’ye yer verilmiyor.

Kısacası, ticaret yolu güzergahı savaşan tarafları da belirlemiş oluyor.

Artık düşmana füze atmaktan çok “Lojistik yollarını kesmenin” daha etkili olduğu biliniyor.

Boğazlarımızdan sevk edilen Ukrayna ve Rusya buğdaylarında gerçeği gördük.

Kısacası Amerika Pekin’den başlayan ve Londra’da sona eren tarihi “İpek Yolunu” ortadan kaldırmak istiyor.

Geçmişte Pekin’in sahip olduğu misyonu, Hindistan’a vermek istiyor.

Çin ile ticaret yapan her ülkeyi dışlıyor.

Filistin’den İsrail’e gönderilen Hamas füzesinden bir kaç gün öncesini hatırlayalım.

Çin ile İsrail büyük Hayta Limanı için anlaşma imzalamıştı.

Hamas füzesinden sonra, İsrail Çin’den tamamen koptu.

Ve Amerika’nın Ortadoğu ve Doğu Akdeniz projelerini uygulayan, ”Şantiye Şefi” oldu.

Kısacası yeni ticaret savaşı demek, açlık, yokluk ve göç demektir.

Günün Sözü:

Hayatın güzel olması için eksiksiz olması şart değildir.

“A.Funicella”

Kamplaşmaktan Kaçınmalıyız

Kamplaşmaktan Kaçınmalıyız

Ülkemize yerleşen kamplaşma hastalığı her alana yayıldı.

Vatanseverlik ile hainlik birbirine karıştı.

Bir kesime göre küresel sermayeye destek olmak, bölücülerle iş birliği yapmak demektir.

Diğer kesimlere göre ise gelecek nesillerin refahı içindir.

Her iki kesimin elinde hainlik damgası” var.

Eğer onlarla birlikte olmazsanız hemen hain damgası yiyorsunuz.

Sosyal medyanın ise, bir ”infaz kurumu” gibi kullanıldığını görüyoruz.

Yeni bir anayasa gerekli diyoruz.

Bir anda kamplaşma karşımıza çıkıyor.

Demokratik açılım fırsatı çıktı deniyor.

Vatan hainliği dahil, her türlü  suçlama ile, karşılaşıyoruz.

Kamplaşma hepimizi 40 yıllık dostluklardan etti.

En yakınlarımızla bile ters düştük.

Sadece bu günü değil, yakın gelecekte karşımıza çıkabilecekleri de düşünmeliyiz.

Şu anda dost gördüğümüz ülkelerle, yakın gelecekte “hasım olabileceğimizi” de, aklımızdan çıkarmayalım.

Ülkemizdeki gergin ve kamplaşma ortamından, yararlanan bir “fırsatçı grup” var.

Bu fırsatçı grup ekonomiyi tahrip ediyor.

Bu fırsatçı grubu ceza kesmekle durduramayız.

Bunlara, para cezası yerine kısa süreli kapatma cezası uygulamalıyız.

Kapatma sebebini ve firmanın ismini kamuoyuna ilan etmeliyiz.

Bu dönemde fırsat çıkar, dış düşmanlardan bile tehlikeli hale gelmiştir.

Günün Sözü:

En iyi hükümdarlar, sokaktaki adamlar gibi düşünenlerdir.

“Grevilli”