Köşe Yazıları

Devlet Adamı Nasıl Olur

Devlet Adamı Nasıl Olur
Devlet adamı yeri geldikçe sağduyulu ve akılcı önerilerde bulunur.

Hiç bi zaman gaza gelmez, tahriklere kapılmaz, ayrılıkçı değil uzlaşmacı olur, her fırsatta toplumun tansiyonunu düşürür.

Tahrik altında kalsa bile kavgadan kaçınır incinse bile incitmez, hiç bir zaman hep biz mi aşağıdan alacağız diye düşünmez çünkü ülkeyi yönetmeye talip olmuştur, sabırlı olmak zorundadır.
Öfkesinin, kendisini yönetmesine izin vermez, çevresindeki çıkarcıların kendisini yönetmesine izin vermez, çok önemli bir konuda ezber bozmaktan çekinmez işte son dönemde, Devlet Bahçeli büyük risk alarak ezber bozmuştur.

Çünkü yıllardan beri sonu gelmeyen bir çalışma içinde olduğumuzu görmüştür.

Kutuplaşma tehlikesinin tüm toplumu sardığını anlamıştır.
K.Suriye’de  Amerikanın kendi çıkarları için kullandığı,(P.K.K) ya son kez uyarmıştır.

Yurt içindeki bağlantılarını, Türk-Kürt kardeşliği için göreve çağırmıştır.

Bu ezber bozmanın getireceği siyasi faturanın sonuçlarını da göze almıştır.

Artık kendi kendimizle yaptığımız didişmeyi bırakmalıyız.

Yıllar boyunca çok kan kaybettik, çok para kaybettik ve çok zaman kaybettik.

Suriyedeki gelişmeler ırk ve mezhep farkı gözetilmeden bizi birbirimize kenetlemelidir.

Günün Sözü
İntikam,insanlıkla ilgisi olmayan bi kelimedir.
“Seneca”

 

Hedef Nakliyatla İstanbul’da Güvenli ve Hızlı Evden Eve Taşımacılık

Hedef Nakliyatla İstanbul’da Güvenli ve Hızlı Evden Eve Taşımacılık

Hedef Nakliyat, uzun yıllara dayanan deneyimi ve uzman kadrosuyla İstanbul evden eve nakliyat sektöründe öne çıkan firmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Taşınma süreci, çoğu zaman stresli ve aynı zamanda yorucudur. Fakat doğru nakliye firmasını seçerek bu süreci kolaylaştırabilir, eşyalarınızın güvende olduğunu bilerek kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz. Hedef Nakliyat, planlı çalışma prensibi ve özenli paketleme hizmetleriyle taşınmanın her adımında yanınızda olmaya özen gösterir. Böylece yeni evinize adım atarken zaman ve emek tasarrufu sağlayabilirsiniz.

Hedef Nakliyat ile İstanbul’da Güvenli ve Hızlı Evden Eve Taşımacılık

Firmanın sunduğu hizmetler arasında, taşınma öncesi expertiz ziyareti, eşya sınıflandırması, profesyonel ambalajlama ve nakliye araçlarına yükleme gibi pek çok aşama bulunur. Bu süreç sayesinde, eşyalarınızın türüne ve hassasiyetine göre özel koruma önlemleri alınır. Örneğin, kırılabilir mutfak eşyaları ayrı bir şekilde paketlenir veya elektronik cihazlar özel koruyucu malzemelerle kaplanır. Bu titiz yaklaşım, eşyalarınızın çizilme veya kırılma riskini en aza indirger.

Hedef Nakliyat, sadece Avrupa yakasında değil, aynı zamanda Anadolu yakasında da geniş bir hizmet ağına sahiptir. Kadıköy’den Kartal’a, Üsküdar’dan Tuzla’ya kadar her noktada aynı kalitede hizmet sunar. Özellikle Kadıköy evden eve nakliyat hizmetiyle, şehrin bu canlı semtinde taşınma ihtiyacı olanlara hızlı ve pratik çözümler üretir. Aynı şekilde Kartal evden eve nakliyat ve Tuzla evden eve nakliyat gibi hizmetlerle, Anadolu yakasının tüm bölgelerinde müşteri memnuniyetini ön planda tutar. Üsküdar evden eve nakliyat içinse, tarihi dokunun içindeki dar sokaklara uygun, dikkatli ve planlı taşımacılık yöntemleri geliştirir.

İstanbul Evden Eve Nakliyat Fiyatları

Genel olarak İstanbul evden eve nakliyat fiyatları mesafeye göre belirlenmektedir. Taşınma sürecinde müşterilerinin endişelerini gidermek adına sigortalı nakliye de sunan Hedef Nakliyat, sektör standartlarının üzerinde bir hizmet kalitesi sağlamayı amaçlar. Böylece taşınma sırasında oluşabilecek her türlü riske karşı önlem almak mümkün olur. Ayrıca, müşteri odaklı yaklaşımı ve dürüst fiyat politikasıyla, ihtiyaç duyduğunuz hizmetleri en uygun koşullarda sunar. Siz de Hedef Nakliyat ile taşınarak eşyalarınızı emin ellere teslim edebilir, bu stresli süreci çok daha keyifli bir deneyime dönüştürebilirsiniz.

 

Kaderimizden İyisini Yazamayız

Kaderimizden İyisini Yazamayız

Hepimiz kaderimizi yazarız.

Ama kısa bir zaman sonra, kazanmamızdan fazlasını kaybederiz.

Bu gerçek insanlar içinde, ülkeler içinde geçerlidir.

Rolümüz, bize yazılan senaryodaki kadardır.

Yaşarken aldığımız eğitim ve yaptığımız ibadet bize ve Tanrı için değildir.

Kendimiz içindir.

Zorlasak da bize ve Tanrı için biçilen rolün dışına çıkamayız.

Amacımız maddi ve manevi dengenin kendi lehimize dönmesidir.

Zaman zaman Tanrı bizi kendi başımıza bırakır.

Yetkileri alınca bencilleşiriz.

Ama kısa bir zaman sonra, kazanmamızdan fazlasını kaybederiz.
Yaşarken aldığımız eğitim ve yaptığımız ibadet Tanrı için değildir.

Kendimiz içindir.
Amacımız, maddi ve manevi dengenin kendi lehimize dönmesi içindir.

Kısacası, hangi tedbiri alırsak alalım, büyük fotoğrafta bize biçilen görevi de değiştiremeyiz.
Yol haritamızı biz yapmak istesek de, bize biçilen den daha iyisini yazamayız.
Kısacası, hepimiz bize biçilen rolü oynarız.

Kendi kaderimizi yaşarız.

Ülkelerde de böyledir.
Yaşadıkları topraklar onların kaderidir.
Ülkeler içinde, onları yönetenler içinde bir senaryo yazılmıştır.
Kendilerine biçilen rolü oynarlar.

1963 yılında Şam’a gitmiştim.

Askeri darbenin ilk yılını görmüştüm.

Baba Hafız Esad, askeri darbe ile yönetimi ele geçirmişti.
Darbe sonucunda, azınlıktaki Nusayri grup, çoğunluktaki Sünni grubu baskı altına almıştı.
Bu baskı, 61 yıl devam etti ve zor bir yıl sonunda, oğul Esad’ın Rusya’ya kaçışıyla bitti.

Hepimiz, Suriye’deki mezhepsel uygulamalardan ders çıkarmalıyız.

Suriye konusunda, zafer ve fetih benzetmelerinden kaçınmalıyız.

Esas zaferimiz, ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların, kazasız, belasız ve olaysız bir şekilde dönmelerini sağlamak olacaktır.

 

Günün Sözü
Düşüncelerini değiştirmeyen, yalnız aptallar ve ölülerdir.

Lowell

 

Gerçek Taraftar Takımını Protesto Etmez

Gerçek Taraftar Takımını Protesto Etmez

Taraftarın, takımın başarasında etkisi konusunda bizden iki örnek ve 50 yıl öncesinde İngiltere’den bir örnek, vermek istiyorum.

Geçmişin süper lig şampiyonu Bursaspor, birinci kümeden üçüncü kümeye kadar düştü.

Bursaspor yaşadığı bu kriz döneminde taraftarının olay çıkarması ve küfürlü tezaküratı sonucunda, her hafta federasyon tarafından cezalandırılmıştı.

Bu sene ise taraftar Bursaspor’a sahip çıktı.

Bursaspor’da oynanan maçlarda, seyirci sayısı 40 bin kişinin altına düşmüyor.

Bursaspor futbol takımı da bu ilginin hakkını veriyor.

Takım, 14 maçta hiç yenilmedi ancak 2 gol yedi ve liderlik koltuğuna oturdu.

Şimdi bir de Fenerbahçe taraftarından örnek verelim, Fenerbahçe taraftarı görüntüde takımı için canını verecek gibi bir duruş sergiliyor ama işler iyi gitmeyince maç devam ederken futbolcusunu, takımını, hatta Başkanını bile protesto ediyor.

Son dakikalarda bile sonuçların değiştiğini, şampiyonların belli olduğunu unutuyor, iyi günlerin taraftarlarından, takımlarına fayda gelmez.

Şimdi bir de geçmişten örnek verelim, 1976-1977 futbol sezonunda Londra’da görevliydim, ünlü wembley stadyumuna komşuyduk.

Atkılı, bereli ve formalı Londra halkını ilgi ile izliyorduk. Çoluk, çocuk ailelere maça gidildiğinde, ilk kez tanık olmuştuk.

Sonuç ne olursa olsun maç bitiminde takımlarını alkışlamayı ihmal etmiyorlardı, işte gerçek taraftar bunlardı.

Günün Sözü

İyi yontulmuş taşlar, harca gerek kalmadan

kendiliğinden birleşirler.

“Cicero”

Kendi İçimize Dönmeliyiz

Kendi İçimize Dönmeliyiz

Yıllardan beri toplumsal bir çatışma içindeyiz.

Kendi kendimizle didişmek sanki ulusal bir hedefimiz haline geldi.

Her dönem bir danışman icat ettik.

Bir türlü huzuru bulamadık.

Başka ülkelerin sorunlarını kendi sorunumuz haline dönüştürdük.

Yabancı sorunlara yoğunlaşmaktan, kendi sorunlarımıza eğilemedik.

Savaş tehlikesi kapılarımıza kadar geldi.

Suriye’de yaşanan iç savaş bizim için Ukrayna ve Gazze savaşlarından çok daha risklidir.

Ama içimizde hala toplumsal birliği sağlayamadık.

İktidar ve muhalefeti uzlaştıramadık.

Irkçı ve bölücü tehlikeler sınırlarımızı kadar ulaştı.

Hala, kutuplaşma huyumuzdan vazgeçmedik.

Yanı başımızdaki ırkçı ve mezhepçi tehlikenin farkında olmalıyız.

Artık birbirimizle uğraşmayı bırakmalıyız.

Önceliğimizi sınır güvenliğine vermeliyiz.

Dış politikadaki gelişmeler satranç oyununa döndü.

70 yıllık ortağımız, bir anda en büyük düşmanımız haline döndü.

En büyük düşmanımızla en yakın dost olmak zorunda kaldık.

Bu dönemin siyasetçilerine çok büyük işler düşüyor.

Seçim ve seçmen kaygısı düşünmeden en riskli konularda bile birlik içinde çalışmak gerekiyor.

 

Günün Sözü:

Tanrı dolu ellere değil.

Temiz ellere bakar.

“Syrus”

Ortak Akılda Buluşamıyoruz

Ortak Akılda Buluşamıyoruz

İki önemli savaşın tam ortasındayız.

İşte böyle günlerde ortak bir akla ihtiyacımız, daha fazladır.

Peki nedir bu ortak akıl.

Ortak akılın en önemli özelliği uzlaşmayı temsil etmesidir.

Karşıt görüşleri harmanlayarak ortak bir konuma dönüştürmesidir.

Eğer ortak akılı yakalayamaz isek, kamplaşmanın içine düşeriz.

Toplum da, siyaset de ve bürokraside huzuru bulamayız.

Nefret, hakaret ve yalan rüzgârından kurtulamayız.

Ülkemizi de ailemizi de kargaşadan çekip çıkartmalıyız

Toplumumuzun ortak değerlerinde buluşamayız.

Dini değerlerimizi de, Atatürk ilkeleri de yıpratırız.

Harp okullarındaki bir disiplinin sorununu kamplaşmaya dönüştürürüz.

İki kanlı savaşın komşusuyuz.

Savaşın uzatılmasını ve yaygınlaştırılmasını isteyenlerin farkındayız.

Böyle bir dönemde ortak akıldan hızla uzaklaşıyoruz.

Sade vatandaşın ortak akıl konusunda yönetimden uzaklaşıyoruz.

Sade vatandaşın ortak akıl konusunda yönetimden daha duyarlı olduğunu görüyoruz.

Üçüncü dünya savaşı kapıda.

İktidar ve muhalefet olarak ne zaman ortak akılda buluşacağız.

Günün Sözü:

Hayat bir oyuna benzer.

İstediğimiz kartları elde etmek elimizde değildir.

Ama oynamak elimizdedir.

“Terence”

Bakmak ile Görmek Arsandaki Fark

Bakmak ile Görmek Arsandaki Fark

Bakmak için sadece gözler yeterlidir.

Ama görmek için sadece gözler yetmez.

Baktığımız yerin derinliğine inmemiz gerekir.

Analizini ve tahlilini yapmamız gerekir.

Ünlü ozan Aşık Veysel’in gözleri görmüyordu.

Ama pek çok şeyi hepimizden iyi görüyordu .

Demek ki ayrıntıları ve perde arkasını görmek için sadece bakmak yetmiyor.

Baktığımızı görmemiz gerekir.

Peki yaşam boyunca bakanlarla görenleri nasıl ayırt edebiliriz.

Bakanlar, yaşamın her alanda kendilerini yönetmesine engel olamazlar.

Görenler ise yaşamlarını tümüyle kadere teslim etmezler.

Üstün gözlem yeteneklerini kullanmayı becerirler.

Düzeylerini daha üst seviyeye taşımaya çalışırlar.

Yani maçı seyretmek ile maçı okumanın farklı olduğunu çok iyi bilirler.

Bakmak ve görmek, devlet yönetiminde de önemlidir.

Halkın geleceği yönetenlerin kabiliyetlerine bağlıdır.

Ekonomi yönetimi ve dış politikada alınan kararlar ülkenin ve seçmenin geleceğini şekillendirir.

Geleceği iyi gören yönetim risk almaktan kaçınmaz.

Alternatifler bulmakta zorlanmaz.

bir ülkede bakmaktan görmeye ulaşan seçmen, o ülkeyi layık olan kadrolara teslim etmeyi becerir.

Günün Sözü:

Eğer yürüdünüz yolda,

Bir engel yoksa,

O yol sizi,

Hiçbir yere göndermez

“B.Shaw”

Gemlik Minibüsünde İnsanlık Dersi

Gemlik Minibüsünde İnsanlık Dersi

Geçmişte Gemlik-Bursa arasında minibüslerin çalıştığı dönemde, ilginç bir diyaloga tanık olmuştum.

Minibüsle Bursa’dan Gemlik’e dönüyordum.

Ücretler genelde elden ele şoföre ulaştırılırdı.

Paralar bütün ise gene aynı yolla yolcuya dönerdi.

Şoförün hemen arkasında oturan yolcular, bu para trafiğinde mecburen görevli olurlardı.

Şoförün hemen arkasında oturan bir delikanlı birkaç ücreti şoföre ulaştırdıktan sonra isyan etti.

Orta sırada oturan yaşlı bir yolcunun parasını şoföre iletmeyi reddetti.

Ve. Yaşlı adama dönüp,” ben muavin değilim” dedi.

Hepimiz şaşırdık.

Yaşlı adam büyük bir olgunlukla, “muavin değilsin ama insansın” diye karşılık verdi.

Bu cevabı duyunca hepimiz donduk kaldık.

Doğu aksanıyla konuşan adam belli ki üniversite mezunu değildi.

Ama öyle bir cevap vermişti ki onca yıl yaşadıklarını güzel cevaba sığdırmıştı.

Aslında hangi insanımız olursa olsun hepsi bir kitaptır.

Hepsi bir romandır.

Bu insanların sayfalarını çevirdiğimiz zaman daha önce tanık olmadığımız pek çok insanlık dersleri ile karşılaşırız.

Yaşam içinde kılık kıyafetin yaşın ve konuşma aksanının tek kriter olmadığını anlarız.

Tecrübenin ve “hayat okulunun” en önemli kriter olduğunu görüyoruz.

Günün Sözü:

Tüm yaşam eğitimdir.

Herkes öğretmendir,

Ve herkes, sürekli olarak öğrencidir.

“A.Maslow”

 

 

Ön Yargı Kötü Bir Hastalıktır.

Ön Yargı Kötü Bir Hastalıktır.

Bir düşünür şöyle demiş.

“Cevizin kabuğunu kırıp içini göremeyen, içini de kabuk gibi zanneder.”

Maalesef ülke olarak bu çizgideyiz.

Ön yargımız yüzünden kişiler hakkında hatalı kararlar veriyoruz.

Kurumlar hakkında, yanlış tespitler yapıyoruz.

Bu kötü huyumuz, her birimizin çevresi ile diyalog kurmasını önlüyor.

Bu bela yaşamın her alanında hepimizi sarmıştır.

Aynı dini paylaşmamıza rağmen farklı mezhepleri barış kulvarına taşıyamıyoruz.

Aynı ülkede yaşamamıza rağmen farklı etnik gruplardaki vatandaşlarımızı,” kavgasız yaşam tarzına” götüremiyoruz.

İnsanları kılık kıyafet tarzına göre değerlendirmekten bıkmıyoruz.

Vatandaşları, okudukları gazeteye göre damgalamaktan vazgeçmiyoruz.

İnsanları yaşadıkları yöreye ve doğdukları illere göre tasnif etmekten geri durmuyoruz.

Bu önyargı illeti hepimizi o kadar sardı ki, kişiyi veya kurumu incelemeden anında damgalıyoruz.

Önyargı illeti çığ gibi büyümüştür.

Bu illet hepimizin gözünü kör kulağını sağır etmiştir.

Hem bu illetin farkındayız.

Hem de bu illetten kurtulmak için bir çaba göstermiyoruz.

Yapacağımız bir önerinin hainlik olarak mı yoksa vatanseverlik olarak mı benimseneceğini bilemiyoruz.

Savaşların giderek yaygınlaştığı bir dönemde önyargılı davranışlardan vazgeçmeliyiz.

Birbirimizi tanımaya ve anlamaya çalışmalıyız.

 

Günün Sözü:

Hiç kimse senden iyi değildir.

Ama sen, ortaya bir şey koymazsan,

Sende hiç kimseden iyi değilsin.

“D.Laired”

Bursa Spor Doğru Yolda

Bursa Spor Doğru Yolda

3 Lig ,1 Grupta Liderliğe yükselen Bursa Spor, taraftarlarını mutlu etti.

Ayrıca, İzlanda’daki “buz dansında rakibine 4 gol atan Milli Takımımız, Türkiye’yi sevince boğdu. Bursalı futbol severler süper lig hasreti çekiyor.

Bursa’da oynanan son üç maçta seyirci sayısı 43 binin altına düşmedi.

Bir üçüncü lig takımı için bu rakam bir rekordur.

Bu sezon sadece alt yapıya yüklenmedik.

Alt yapıdan gençlerle tecrübeli ağabeylerden oluşan bir takım kurduk.

Taraftar olarak Bursaspor’a zarar verecek etkinliklerden kaçınmalıyız.

Aşırı konfeti gösterisi ile Bursaspor’un ceza almasına sebep olmayalım.

Geçen sene Sakaryaspor taraftarlarının konfeti ve havai fişek eylemlerinin sonuçlarını unutmayalım.

Sakaryaspor’lu taraftarın “play of” maçında yaptığı abartılı konfeti ve havai fişek gösterisi takımlarının ceza almalarına sebep olmuştur.

Bursaspor’un son K.Maraş maçında da abartılı konfeti gösterisi de maçı geç başlattı.

Bursaspor kamu oyunun saygı duyduğu ve güvendiği bir başkana ve yönetime kavuştu.

3.Lig’de top oynayan bir takım için 41 bin seyirci toplamak kolay değildir.

Taraftarın yönetime destek olmasını ve zarar verecek eylemlerden kaçınmalarını bekliyoruz.

Günün Sözü

Yaşamak için ye ve yemek için yaşa.

“B.Franklin”