Köşe Yazıları

Hilal Şeklindeki Harekat-Gemlik Rahatladı

Hilal Şeklindeki Harekat-Gemlik Rahatladı

Afrin Harekatını, başladığından beri ilgi ile izliyoruz. Silahlı kuvvetlerin, ‘’hilal şekliyle’’ yaptığı kuşatmanın, Amerika ve Avrupa tarafından da, merak ve endişe ile izlendiğine, eminiz.
Bu harekatı, ‘’nakış işler gibi’’ yöneten kurmay ekibimizi, kutlamak istiyoruz. Hilal şeklinde, basında yer alan bu harekatın, ‘’savunması olmayan’’ Avrupa Birliğine, ders olmasını, diliyoruz.
Amerikan Hükümeti Bozuldu
Birkaç gün önce, yakın bir zamanda Türkiye’ye gelen, Amerika Dış İşleri Bakanı Tillerson’un, görevden alındığını duyduk.
Tillerson ‘’(P.K.K) ile (YPG) yi savaşa tutuşturalım’’ demişti. Ayrıca, ‘’Türkiye, Washington’dan yönetilecek bir ülke değil’’ demişti. Afrin harekatını gören Tillerson, doğru söylemiş ama, görevinden olmuştur.
Denge Politikası İzliyoruz
Afrin’de uygulanan ‘’Hilal Operasyonu’’ yankılarını göstermeye başladı. Amerika ısrarla, Türkiye ile birlikte olmak istediğini, gösterdi.
Çok farklı konuları içine alan toplantılar, karşılıklı öfke ve güvensizliği, bir ölçüde kırdı. Yavaş yavaş, Mümbiç’de bir noktada buluşmak için, karşılıklı adımların atıldığını, görüyoruz.
İran ve Rusya’dan Kopmadık
Amerika ile ‘’tamirat’’ sürecini yaşarken, İran ve Rusya ile de, ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Zaman zaman, bölgesel çıkarlar ile, ülkesel çıkarlar konusunda, bazı farklılıklar ve tıkanmalar yaşasak da, birbirimizin komşusu olduğumuzu, unutmuyoruz. Bölgesel çıkarlarımızı, hep ön planda, tutuyoruz.
Gemlik Halkı Rahatladı
Gemlik için çıkarılan, özel yasada yer alan, ‘’nakledilmesi’’ kelimesi yerine, ‘’dönüşüm ve yeni yerleşim’’ ifadesi konularak, yapılan kötü propagandanın, önü kesilmiş oldu.
Birkaç ay önce, çıkarılan bir ‘’özel yasanın’’ çok kısa bir süre sonra, yeniden düzenlenerek yürürlüğe sokulmasını, nasıl yorumlamalıyız.
Başkan Refik Yılmaz’ın, spekülasyonlara boyun eğmeden, yaptığı tempolu ve takipçi çalışmaları, hatırlamalıyız.
Ayrıca, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun hükümet içerisindeki etkinliğini fark etmeliyiz. Ve. Gemlik ilçesinin, çok önemli bir belde olduğunun her kademede, hissedildiğini, görmeliyiz.
Bu özel yasa ile ilgili olarak, daha yakından tanıma fırsatını bulduğumuz Hakan Çavuşoğlu’nu, bir başka görevde ve daha farklı bir kulvarda görürsek, şaşırmayız.
Günün Sözü
Kendi geleceğimizi, kendimiz hazırlar.
Sonra da kader, deriz.
‘’Disraeli’’



9 ve 12 Martta Olanlar-Selamet ve Saadet Farkı

9 ve 12 Martta Olanlar-Selamet ve Saadet Farkı

Türkiye 3 gün içinde iki darbe girişimi yaşadı.

(1970)’li yıllarda işçi ve sendikalar öncülüğünde yükselen sol, medya ve üniversitelerde etkilemişti.

Asker kesimden de destek bulan sol hareket ilk darbe girişimini, 9 Mart 1971 tarihinde denemişti. Ama Amerika ve Nato desteğindeki sağ kesim,

Bu Afganistan modelini denemek isteyen sol kesimin, önünü kesti ve 12 Mart darbesiyle yeni bir döneme girilmişti.

Amerika’dan, Dünya Bankasında görevli Atilla Karaosmanoğlu, getirilmişti. Kurulan ‘’Teknisyenler Hükümeti’’önce demokrasinin üstüne ‘’şal’’ örttü.

Darbe tanksız ve topsuz yapılmıştı ama Devlet Kadrolarında ve Üniversitelerde yapılan kıyım büyüktü.

Milli Selamet Dönemi

12 Mart 1971 darbesinden sonra kurulan ‘’Teknisyenler Hükümeti’’ ülkeyi seçime götürmüş ve iki yıl sonra Milli Selamet ve (CHP) hükümeti ortaya çıkmıştı.

Selamet ve Saadet Farkı

Erbakan’ın en önemli özelliği faize ve İsrail’e olan karşıtlığıydı. Ayrıca (AB) ye de, Nato’ya da güvenmedi.

Amerika ve (AB) Portekiz ve liderleri,’’Batı Taklitçileri ‘’diye alaylı bir uslupla, hep eleştirmişti.

Rahmetli Erbakan’ın Amerika ve (AB) konusunda ne kadar haklı olduğunu, şimdi çok iyi anlıyoruz. İşin ilginç tarafı, Selamet genlerinden gelen AK Parti de, Selametin devamı olduğunu iddia eden Saadet Partisi de, Erbakan’ın Milli Görüşünü anlamış değildi.

AK Partini, faiz konusundaki ve Filistin davasındaki bazı hassasiyetlerine tanık oluyoruz.Ama Saadet Partisinin,Amerika, Almanya, FETÖ ve hatta (YPG) ile ilgili konulardaki açık ve çarpıcı görüşlerine, şahit olamıyoruz.

2019 Milat Olacak

Geçmişte rahmetli Erbakan’ın (AB) ye ve ‘’Nato’’ ya mesafeli olması hepimizi endişelendirmişti.

Ama bugün yaşadıklarımıza baktıkça rahmetliyi dua ile anıyoruz. Ve Saadet Partisi yönetiminin ve hatta Abdullah Gül’ünde, hocamızı hatırlamalarını tavsiye ediyoruz.

Bursaspor, Osmanlıspor’a yenilince yine tehlikeli bölgeye girdi.

Bir önceki hafta Osmanlıspor ile aramızda olan 9 puanlık fark 6 puana düştü.Yani, kötü giden birkaç hafta sonra, birden kendimizi ateş hattında, bulabiliriz.

Hele diplerdeki Konyaspor Sergen’le birlikte başarılı bir çıkış yakalarsa, o zaman Bursaspor’un işi çok zorlaşacaktır.

Geçmişte, çok defa takım kurtaran kaleci Harun’un, çok formsuz bir dönem geçirdiğini, görüyoruz.Şu anda ,teknik direktör Le Guen’in değiştirilmesi, yarar sağlamaz.Bu takımdan, üst sıralara tırmanmayı beklemek imkansız olduğuna göre, teknik direktör ve futbolculara yapılan aşağılayıcı eleştirilerden kaçınmalıyız.

Günün Sözü

İyi ve Muhteşem arasındaki fark

Sadece biraz daha gayrettir.

‘’Clerence’’



Yapay Krizden Fırsat Doğdu

Yapay Krizden Fırsat Doğdu

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, Bursa Basının ilgi odağı, haline geldi.
Krizi Fırsata Çevirdi
‘’Gemlik Taşınıyor’’ cümlesinden, tıkanma ve belirsizlik bekleyen kesimler amaçlarına ulaşamadı.
Başka Yılmaz hem Bursa’ da, hem de Ankara’ da taşınma olmayacağını, bıkmadan usanmadan anlatmayı becerdi.
Kısacası, bu projeyi belirsizliğe itmeyen çalışanlarla, resmen savaştı.
Başkan Yılmaz, bu’’Yapay Krizle’’ mücadele ederken, yedi yıl boyunca yaptığı hizmetleri, anlatma fırsatını da kaçırmadı.
‘’Yapay Kriz’’ patladığından beri, mücadele temposunu hiç düşürmedi.
Sözün kısası, vizyona koyduğu’’bina bazlı dönüşüm’’sloganı ile, taşınma olmayacağı konusunda, her kesimi ikna etti.
Kısacası bu yapay krizi, bir fırsata çevirmeyi başardı.
Ayrıca, gelecekte yapmak istediği projeleri, anlatma fırsatı da buldu.
Yaklaşan yerel seçimler öncesinde, en çok dikkat çeken Beledi Başkanı olma şansını da, yakaladı. Ulaşamayacağı konularda, yardım alacağı yetkilileri iyi seçti.
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun desteği ile kredi konusunda tereddütlü olan bankacıları, ikna etmeyi bildi.
Bizde, Gemlik halkı için bıkmadan usanmadan çalışan bir yetkiliye, teşekkür ederiz.
Afrin Harekatı Sürüyor
Geçmişte, terörle mücadeleyi kendi bölgemizde, sürdürüyorduk.
Savunma ağırlıklı yaptığımız bu mücadelelerde, çok şehit vermiştik. Şimdi savunma ağırlıklı değil, hücum ağırlıklı bir mücadeleye geçtik.
Çünkü biz Afrin’ e girmeseydik, Afrin’deki ve İdlip’teki nüfus bizim sınırlarımıza dayanacaktı. İnşallah kısa zaman içinde, hem yeni göçleri durdurup, hem de sınırlarımızdaki göçmenleri, Suriye’deki yerlerine göndeririz. Bizim operasyonlardan amacımız, toprak ve işgal değildir.
Günün Sözü
Ekmeğinizi bölüşün. Ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın.
‘’Halil Cibran’’



Enflasyon Oranı Barometre Gibi-Kadınlar Günü

Enflasyon Oranı Barometre Gibi-Kadınlar Günü

Şubat ayı enflasyonunu analiz etmeden önce,2017 yılının son çeyreğindeki ekonomik gelişmeleri, hatırlamalıyız.
2017 Eylül ve Ekim ayındaki düğün harcamaları, tatil masrafları ve okul alışverişleri, Kasım ayı enflasyonu,( % 12,98) a kadar sıçramıştı.Daha sonra harcamalar yatıştı.Ve enflasyon oranı Şubat/2018 ayında(%10,26) ya ,kadar geriledi.
Yağışlarla birlikte, sebze ve meyve bereketi de gelirse, enflasyon oranının Mart ayında, tek haneye düşeceğini umut ediyoruz.
Tabi anormal bir kur artışı olursa, bu kur artışının enflasyonunu besleyeceğini, normal karşılamalıyız. Çünkü, altın ve döviz fiyatlarının, savaş ortamından çok etkilendiğini, gayet iyi biliyoruz.
Kadınlar Gününü Unutma
Son yıllarda, kadınlar gününü hatırlama konusunda, bir medya seferberliği, olduğunu görüyoruz. Bu hamleye rağmen, kadına yapılan şiddetin azalmadığını düşünüyoruz.
Aslında, kadınların bir eş olduğunu, bir anne olduğunu ve bir arkadaş olduğunu her zaman hatırlamalıyız. Ve 1857 yılında, Amerika’da yapılan ilk grev uygulamasının, kadınların eseri olduğunu da unutmamalıyız.
En değerli varlık olan kadının, stadyumlarda, küfür içine sokulmasını, hazmedemiyoruz. Sevdiği kadından ayrılan, sonrada barışmak isteyince reddedilen kişilerin, işledikleri ‘’eş cinayetlerini’’, dehşetle duyuyoruz.
Kadınları anlayalım, onları incitmeyelim ve onlara değer verelim.
Bu davranışların karşılığını, misliyle alacağınızdan emin olabilirsiniz.
Yerel Seçim Hazırlıkları
Birkaç gün önce, Kıdemli Ak Parti milletvekili Faruk Çelik’in Bursa’da yapmış olduğu, basın toplatısını okuduk. Faruk Çelik’in, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için, aday olmak istediğini hissettik.
Mevcut Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, Bursa medyasında vitrine çıkmak için, kendini fazla zorlamadığını, görüyoruz.
Günlük Bursa medyasına baktığımızda, İsmail Hakkı Edebali ile Mustafa Dündar’ın bu konuda daha gayretli olduklarını, izliyoruz.
Yerel seçimlerde, yaklaşık bir yıllık zaman olmasına rağmen, aday olmayı kafaya koyanların, yavaş yavaş siyasi arenaya çıkmaya başladığını, dikkatle izliyoruz.
Günün Sözü
Ne kadar yüksekte olursan ol.
Yasalar, senden de yüksektedir.
‘’Thomas Faller’’



Kitabımız Bursa Basınında – Bursaspor Toparladı

Kitabımız Bursa Basınında – Bursaspor Toparladı

‘’Gündem Aktüel’’ dergisinde yayınlanan anılarımızı ve resimlerimizi, bir kitapçıkta topladık. Ticari bir amaç taşımayan bu derlememizi, yakın arkadaşlarımızla ve basın mensuplarıyla, paylaşıyoruz.

Bursa Hakimiyet Gazetesinin, kıdemli ve yetenekli yazarı Erdal Özdür’ün (Erdal Abi) kitapçığımızla ilgili değerlendirmelerine, teşekkür ediyoruz.

Son kitapçığımızla, üçüncü denememizi de tamamlamış olduk. Şimdi, yeni bir proje bulmamız gerekiyor.

Projeyi bulunca, içini doldurmak ve taşları döşemek, zor olmuyor. Yüce Tanrımız ömür ve güç verdikçe, biz de üretmeye ve topluma sunmaya, devam edeceğiz.

Amacımız, şöhret ve güç kazanmak değildir. Yaşadığımız acı ve tatlı tecrübelerle, yeni nesiller için, örnek olmaktır.

Herkese ve özellikle basın çalışanlarına, yaşamlarında vitrine çıkan olayları not etmelerini, öneriyorum. Çünkü emeklilik yaşamının kolay olmadığını gördüm.

Bu aldığımız notların ve sakladığımız resimlerin, emeklilik döneminde bize, ‘’aktif ve mutlu bir hayat’’ sunacağına, tanık olacağız.

Bursaspor Toparladı

Bursaspor, Kayserispor’u yenerek, (30) puana ulaştı. Önümüzdeki hafta, Osmanlıspor’dan bir puan bile alsa, ateş hattından kurtulacaktır.

Ayrıca, (21) şer puanlı Karabükspor, Osmanlıspor ve Konyaspor’un, kabus yaşadığını görüyoruz. Geçen senenin, Türkiye kupası şampiyonu olan Konyaspor, futbolseverleri şok etti.

Aslında, Bursaspor, Kayseri maçını alamasaydı, Bursaspor’da benzer varsayımlar içine, düşecekti. Kupa maçlarında seyrettiğimiz Akhisar Spor’un, hızlı ve kontratak futbolcu, dikkatimizi çekmişti.

Hızlı ve isabetli top çeviren Akhisar Spor, bu sezonun en dikkat çeken takımı olmuştur. Akhisar mağlubiyeti, Fenerbahçe’nin şampiyonluk iddiasını, yaraladı.

Fenerbahçe’nin yeni hedefinin, Türkiye kupası olduğunu göreceğiz. Son haftalarda, Fenerbahçeli ve Beşiktaşlı önemli futbolcuların, uzun süreli cezalara çarptırılması, Galatasaray ve Başakşehir’in önünü açmıştır.

Günün Sözü

İyi yontulmuş taşlar,

Harca gerek kalmadan,

Kendilerinden birleşirler.

‘’Cicero’’



Amerika ‘’Yeni Natolar’’ Peşinde

Amerika ‘’Yeni Natolar’’ Peşinde

(1950) li yıllarda yapılan anlaşmaların, temelinde sınır güvenliği vardı. İran’la ve Pakistan’la yapılan üçlü anlaşmalar, bölge güvenliği için bir moral anlamındaydı.
(1950) li yıllardaki ‘’Nato Ortaklığımızın’’ temelinde ise, ‘’rejimin korunması’’ yatıyordu. Amerika’nın, Türkiye’yi Sovyetler Birliğinden koruması kendi güvenliği için miydi, yoksa Türkiye’nin çıkarı için miydi, orası pek belli değildi.
Nato ortaklığımız, yeni yeni gelişmeye başlayan sanayimizi, başlamadan bitirdi. Süt tozu ve kaşar peynirini verenler, uçak vermeye de başlamıştı.
Bunlarla uğraşmayın, daha gelişmişini vereceğiz diyerek, bizi tembelliğe alıştırmışlardı. Ve. Bu tembelliğimiz, zaman içinde, ‘’bağımsızlığa’’ ulaşmıştı.
Şimdi ise ortaklara verilen silahları bile kendi güvenliğimiz için ve terörle yaptığımız operasyonlar için kullanamaz hale geldik.
Güney Doğu da Almanya ve Hollanda tarafından kurulan ‘’patri otlar’’ haberimiz olmadan sökülüp götürülmüştü.
Adana’daki İncirlik üssünün, Türkiye Devletine darbe için kullanıldığını öğrenince, şok olduk. Artık Nato ve Amerika ortak değil, düşman olmuştur.
Amerika’nın terör örgütü (YPG) ye 5000tır silah yardımı yaptığını görünce, ipleri kopardık.
Ortağını Yutan Örgüt
Artık Nato’nun, itaat etmeyen ve hakkını savunan ortağını, yutan bir örgüt olduğunu, iyice anladık. Hem kendi savunma sanayimizi geliştirmeye başladık. Hem de, yeni ortak arayışlarına giriştik.
‘’Yeni Nato’’ lar Kurulacak
Amerika’nın yeni ‘’Natolar’’ peşinde olduğunu duyuyoruz. Orta doğu’yu korumak için, ‘’Arap Natosu’’ Akdeniz ve Afrika’yı kontrol etmek için ‘’Afrika Natosu’’ kurmak istediğini, öğreniyoruz.
Amerika’nın amacı, savunması bile olmayan Avrupa Birliğini yok sayarak, bu bölgelerdeki zenginliğini, tek başına yemektir.
İngiltere, Amerika’nın bu amacını fark etmiş, (AB)nin hantal yapısını görmüş ve bu sebeplerden, birlikten ayrılmıştır.
Biz Ne Yapmalıyız
Artık, Amerika’nın da Almanya’nın da, FETÖ ve (YPG) örgütleriyle iç içe olduklarını, iyice anladık. Önce bölgesel, sonra doğu eksenli küresel ortaklıkları, düşünmeliyiz.
Çünkü bizim coğrafyamızın çok değerli olduğunu, artık çok iyi biliyoruz. Bizi yanına alanın daha da güçleneceğini abartmadan söylüyoruz.
Günün Sözü
Vicdan en iyi dindir.
‘’W. Hugov’’

Kimin Eli Kimin Cebinde

Kimin Eli Kimin Cebinde

Suriye’de politik kaos kolay kolay bitmez. Çünkü, kimin elinin kimin cebinde olduğunu, açıkça göremiyoruz.
Rusya’nın ‘’SOÇİ’’ toplantılarında bizimle, ama Suriye statükosuyla da, yan yana olduğunu, görüyoruz. İran’ın da, Rusya ile aynı çizgiyi paylaştığını biliyoruz.
Suriye statükosu demek, Esat rejimi demektir. Bunu da, bilvesile söylemiş olalım. Amerika’nın, derdinin ise teröristlerle ilgili olduğunu anlıyoruz.
DAEŞ’i üretiyor, savaştırıyor en sonra da, başka bir terör örgütü ile bölgeden kovuyor. Bugün için, Amerika’nın baş tacı ettiği örgütün (YPG) olduğunu, bilmeyen kalmadı.
Amerika’nın (YPG) Aşkı
Biz Amerika’dan koptukça, Amerika (YPG) aşkı iyice alevlendi. Sınırımızı terör koridoru kuramasa bile, Amerika’nın Türkiye’yi (YPG) yi kullanarak, rahatsız edeceğini artık anladık.
Amerika’nın, İran ve Rusya’ya karşı düşmanca planlar içinde olması, tek tesellimiz olmaktadır. Çünkü bu davranış Türkiye, Rusya ve İran’ı, yakınlaştıracaktır.
Amerika ve (AB) Ne İstiyor
Amerika ve (AB) Türkiye ile Esad’ın rejim güçlerinin, kapışmasını istiyor. Böyle bir kapışmanın, İran ve Rusya ile yapmış olduğumuz ‘’SOÇİ ittifakına’’ zarar vermesine izin vermeyiz.
Üst düzey yöneticilerimizden, bu hassa çizgiye dikkat edeceklerini biliyoruz.
Bizim Hedefimiz Nedir?
Bizim hedefimiz, Suriye için alınacak kararlarda, masada olmaktır. Bizim politikamız, Suriye toprakları peşinde olmadığımızı, anlatmaktır.
Yeni göçmen göçünü önlemek ve mevcut sığınmacıların, yaptığımız harekat sonucu ulaştığımız topraklara, yerleşmesini sağlamaktır.
Hem, harekat sahasındaki uygulamalarımızla, hem de diplomasi masalarındaki açıklamalarımızla, çok net bir şekilde bu niyetimizi, göstermeliyiz.
Bursaspor Eriyor
Süper ligin ilk devresinde, Bursaspor’u uzun süre ilk beş içerisinde görmüştük. Ama. Süper Ligin ikinci devresinde, alınan yenilgiler sonucunda, Bursaspor’un on ikinci sıraya gerilemesinden, büyük üzüntü duyuyoruz.
Geçen yılın Türkiye Kupası şampiyonu Konyaspor’un bile son üç takım arasında olduğunu görünce, Bursaspor’un geleceğinden endişe duyuyoruz.
Üst sıralarda ise Beşiktaş Fenerbahçe’yi yenerek, Süper Ligi daha heyecanlı hale getirdi.

Esnaf Odası Başkanını Seçti-Politikamızı Güncelleştirelim

Esnaf Odası Başkanını Seçti-Politikamızı Güncelleştirelim

Gemlik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı seçimini mevcut başkan İsmail Beki kazandı. Seçimi farklı kazanan İsmail Beki’ye yaşadığımız toplumsal ve siyasi konjenktür uygun düştü.

2014 yılından beri, oda başkanlığını sürdüren İsmail Beki’yi, biz de kutluyoruz. Verimli projeler yapmasını diliyoruz.

Eğitim ve kültür konularında yaptığı çalışmalara, yeni projeler eklemesini temenni ediyoruz.

Diplomaside de kazanmalıyız

Afrin operasyonlarıyla büyük başarılara imza atan, Silahlı Kuvvetlerimizle gurur duyuyoruz. Silahlı Kuvvetleri önce kendi içerisindeki zararlı unsurları temizledi.

Şimdi ise (P.K.K) yı, (YPG) yi ve (FETÖ) yü destekleyen başta Amerika, Almanya ve İsrail olmak üzere, pek çok yabancı devletin, ‘’hain planlarını’’ çöpe attı.

Masada da Etkili Olmalıyız

Hedefimizin, komşu ülkelerin olmadığını her fırsatta söylemeliyiz. Amacımızın, yeni bir göçü önlemek ve sınırlarımızda yaşayan, yaklaşık 4 milyon sığınmacının, kendi ülkesine dönmesi olduğunu, her platform da anlatmalıyız.

Politikamızı Güncellemeliyiz

Suriye’deki iç savaşın başladığı dönemde uyguladığımız dış politikaları güncellemeliyiz. Eğer çıkarımız var ise her ülke ile masa da yer almaktan, kaçınmamalıyız.

Suriye’nin yeni dönemde, ‘’Doğu Akdeniz’’ için bir kilit ülke olduğunu görmeliyiz. Öfkemizin esiri olmadan, hedeflere yönelmeliyiz.

Dün Ortadoğu’da olan enerji savaşlarının, yarın ‘’Doğu Akdeniz’de’’ olacağını görmeliyiz.

Yarın Karadeniz’de Olacak

Yarın benzer enerji savaşlarının ‘’Karadeniz’de de’’ olacağını görebilmeliyiz. Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’le iç içe yaşayan bir Türkiye’nin, her zaman savaşa hazır olması gerektiğini, kabul etmeliyiz.

Beşiktaş’ı Üzmeyelim

Beşiktaş, son iki seneden beri, hiçbir takıma nasip olmayan, başarılara ulaştı. Boyern-Münih maçında, erken yediği kırmızı kart nedeniyle, farklı yenildi.

Romen hakem, taşıyamayacağını anladığı bu maçı, erken gösterdiği kırmızı kartla tansiyonu düşük bir seviyeye, düşürdü.

Beşiktaş’ın 4 takımlı bir gruptan, hiç yenilmeden ve üç deplasman galibiyeti ile çıktığını, unutamayız.

İşte. Bu gerçeği görüyorsak, Beşiktaş’a yüklenmekten kaçınmalıyız.

Günün Sözü

Kelimeler değil,

Onları konuşan

Ağızlar önemlidir.

‘’Barocio’’



Suriye Politikamızı Güncellemeliyiz

Suriye Politikamızı Güncellemeliyiz

Suriye ile aramızdaki gerginlik bitmez. Bu gün Suriye gündemimizde, Amerika’nın kazmak istediği ‘’terör koridorunu’’ görüyoruz.
Yarın Doğu Akdeniz’de çıkarılacak gazın paylaşımında, masada yine Suriye’yi göreceğiz. Mısır’ı, Libya’yı ve Lübnan’ı göreceğiz.
Tabi. Her taşın altından çıkan İsrail’i göreceğiz. Azmettirici olarak, her olayda Amerika’ya rastlayacağız.
Demek ki, Esad ile ilişkimizin, sadece Suriye’nin kuzeyi ile sınırlı olmadığını, anlıyoruz. O zaman, Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrow’un önerilerine, kulak vermeliyiz.
Lavrow, Türkiye’nin Suriye ile direkt temasını, öneriyor. Günümüzde, Kuzey Kore ile Güney Kore bile yakınlaşıyorsa, bizim de Suriye ile temas kurmamız, şarttır.
Koreliler Bile Yakınlaştı
İşin içine Amerika ve İsrail girerse, bu düşmanlık ömür boyu sürecektir. Bizim toprak peşinde olmadığımızı, her fırsatta söylüyoruz.
Ama. İdlip’te göç fırtınasına itilecek, 3 milyon sığınmacı adayı var. Sınırımızda bulunan, 4 milyona yaklaşan sığınmacılar, hem ekonomimizi hem de toplumsal moralimizi, bozmuştur.
Esad’ı Amerika ve İsrail’in kucağına düşürmeden, karşımıza almalıyız. Kuzey ve Güney Kore bile, birbirine yaklaştıysa, bizim Suriye ile yakınlaşmamız, yadırganamaz.
Rusya Dış İşleri Bakanı, çok tecrübeli bir devlet adamıdır. Esad’ı sevmesek bile, terörist ve katil diye suçlamak, diplomatik savaşla uyuşmaz.
Çıkarlarımıza Bakmalıyız
Daha düne kadar, Sovyet Rusya ve İran ile en büyük düşmanlık yaşamıştık. Menfaatlerimize göre, dostumuzu ve düşmanımızı seçmeyi, öğrenmeliyiz.
Beşiktaş Avrupa’da Yıkıldı
Beşiktaş, Avrupa Şampiyonlar Ligi eleme maçında, Bayern Münih’e farklı yenildi. Maçın hemen başında, Vida’nın kırmızı kart görmesi, Beşiktaş’ın direncini kırdı.
Aslında, neredeyse maçın tamamını bir kişi eksik oynayan Beşiktaş, bu kadar farklı bir sonucu hak etmedi.
Beşiktaş, bu turda elense bile, İstanbul’daki maçla prestij için oynayacak ve iyi bir sonuç alacaktır.
Şampiyonlar Liginde ülkemizi çok iyi temsil eden Beşiktaş’a Süper Lig maçların da başarılar diliyoruz.
Günün Sözü
Bazı kitaplar tat almak,
Bazı kitaplar yutmak,
Bazı kitaplar da, çiğneyip sindirmek içindir.
‘’Bacon’’

 



Nato ve (AB) ile Uzatmaları Oynuyoruz

Nato ve (AB) ile Uzatmaları Oynuyoruz

Amerika’nın (YPG) ile birlikteliğinin, sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını, görüyoruz. Türkiye-İran sınırı, 560 kilometredir.
Türkiye-Irak sınırı, 378 kilometredir. Türkiye- Suriye sınırı ise 911 kilometredir. O zaman, Amerika’nın (YPG) yi kullanarak, Suriye’nin kuzeyine kuracağı bir ‘’terör koridoru’’ başta Türkiye olmak üzere İran’ı da, Irak’ı da ve Suriye’yi de rahatsız edecektir.
Peki. Türkiye neden Mumbiç’e girmek istiyor. Türkiye’nin amacı, bir provokasyon sonucu, İdlip’ten Türkiye sınırına olabilecek, yaklaşık 3 milyonluk bir göçmen fırtınasını, önlemektir.
Halen sınırlarımızda yaşayan, Suriyeli sığınmacıların misafirliği, taşınmaz hale gelmiştir. Ve. Bu misafirleri, Afrin ve Mümbiç’e yerleştirme zamanı, gelmiştir.
Yeni Göçmen Oyunu
Ve. İdlip’te koparılacak yeni bir göçmen fırtınasını, yerinde bastırmak lazımdır. Amerika (YPG) ye, içinde Arap ve Türkmen olmayan bölgeleri, teslim ediyor.
Geçmişte, önce o bölgeleri Arap ve Türkmen den kurtarmak için, DEAŞ’ı göndermişti. Sonra da, oradaki DEAŞ’lıları başka bölgelere yolladı ve yöreleri (YPG) li Kürtlere teslim etmişti.
Türkiye’den umudunu kesen Amerika’nın, artık tek dostu ve müttefiki, (YPG) olmuştur. Beklide, Türkiye’yi Nato’dan çıkarmayı düşünüp, (YPG) yi Nato’ya almayı bile, düşünmüştür.
Birden bire, başta Almanya olmak üzere, diğer Nato ülkelerinin, Türkiye’ye hasım gibi davrandığını, hatırlamalıyız.
Hollanda’da giderek artan Türkiye düşmanlığını, başka türlü izah edemeyiz.
Uzatmaları Oynuyoruz
Artık, gerek Nato ve gerekse (AB) ile olan ilişkilerimizde, ‘’uzatmaları oynadığımızın’’ farkındayız.
Amerika ve Almanya Ortak
Amerika’nın üst düzey heyetleri, Ankara’da ‘’(YPG) yi (P.K.K) ile savaştırabiliriz’’ diyerek, kurmak istedikleri ‘’terör koridorunun’’ dehşet verici sonuçlarını açıklamış oldu.
Aynı gün, Başbakanımızın Almanya’daki toplantılarında da, ‘’terörle mücadeleyi yumuşatın ve Afrin harekatı sınırlı olsun’’ denmişti.
Aslında, Amerika ve Almanya’nın oyalama taktikleri, ‘’Nato’’ ortaklığımızın bittiğini ve (AB) maceramızın da tıkandığını, göstermektedir.
Süper Lig Maçları
Geçtiğimiz haftanın en karlı takımı Başakşehir oldu. Hem yeniden lider oldu, hem de Trabzon gibi çok zor bir deplasmanı atlatmış oldu.
Bursaspor bu haftada kazanamadı. On birinci sıraya geriledi ve ateş hattındaki takımlara iyice yaklaştı. Hızlı ve isabetli paslarıyla dikkat çeken Akhisarspor’u, dikkate almayanların, canı yanabilir.
Önümüzdeki hafta oynanacak, Galatasaray maçından sonra, Bursaspor’da deprem yaşanabilir.
Günün Sözü
Affedebilirim, fakat unutmam demek,
Affetmeyeceğim demenin, başka bir şeklidir.
‘’Becher’’