TELEFONUNUZ ARTIK YATAK ODANIZDAKİ ÜÇÜNCÜ KİŞİ

NEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORUYORUZ? PSİKOLOJİK NEDENİ

NEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORUYORUZ? PSİKOLOJİK NEDENİ

Yapay zekâ artık yalnızca bilgi almak için başvurduğumuz bir teknoloji değil; duygularımızı paylaştığımız, ilişkilerimizi sorguladığımız ve kararlarımızı danıştığımız dijital bir muhatap hâline geliyor. Peki, yapay zekâya yönelmemizin ardında gerçekten merak mı var, yoksa anlaşılma, kabul görme ve bağ kurma ihtiyacımız mı? Klinik Psikolog Büşra Kırca, yapay zekâ ile kurulan iletişimin psikolojik boyutlarını değerlendiriyor.

Yapay zekâya neden bu kadar çok şey anlatıyoruz? Bir mesajın anlamını, ilişkilerimizi, kararlarımızı, hatta duygularımızı neden önce ona danışıyoruz? Belki de aradığımız yalnızca bir cevap değil; yargılanmadan anlaşılmak, kabul görmek ve kendimizi güvende hissetmek.

Ofisimde son aylarda giderek daha sık duyduğum bir cümle var: “Önce yapay zekâya yazdım.”

Bir konuda kararsız kaldığımızda, bir mesajın ne anlama geldiğini merak ettiğimizde, çocuğumuzla ilgili bir sorun yaşadığımızda ya da sağlığımızla ilgili bir belirti fark ettiğimizde artık ilk başvurduğumuz yer çoğu zaman telefonlarımız oluyor. Soruyu yazıyor ve yapay zekâdan gelecek yanıtı bekliyoruz.

“Bu davranış normal mi?”, “Sizce bana neden böyle davrandı?”, “İşimi değiştirmeli miyim?”, “Bu ilişkiyi bitirmeli miyim?”

Eskiden bu soruları önce kendi içimizde değerlendirir, ardından güvendiğimiz bir arkadaşımıza, deneyimine inandığımız bir yakınımıza ya da bir uzmana danışırdık. Şimdi ise çoğu zaman ilk olarak yapay zekânın fikrini öğreniyoruz. Üstelik aldığımız yanıtlar düşüncelerimizle örtüştüğünde rahatlıyor, bazen de aradığımız karşılığı bulduğumuzu düşünüyoruz.

Peki, hemen her konuda önce yapay zekâya başvurmaya başlamamız bize ne söylüyor? Aslında bu alışkanlığın arkasında yalnızca teknolojinin kolaylığı yok. Gerçekten yalnızca teknolojinin sunduğu kolaylığa mı yöneliyoruz, yoksa burada insanın en temel psikolojik ihtiyaçlarından biri Bağ kurma ihtiyacı ile mi karşı karşıyayız?

Aslında insanın bağ kurma ihtiyacı, kabul görmek, ait hissetmek, değerli olduğunu hissetmek, duygusal güven yaşamak ve bir başkasıyla karşılıklı etkileşim içinde olmak gibi bazı psikolojik ihtiyaçları da beraberinde getirir.

Yapay zekâ ile kurulan iletişim, bu ihtiyaçların bazılarına geçici bir karşılık sunabilir. Kişi düşüncelerini ifade edebilir, sorularına yanıt alabilir ve kendisini daha rahat hissedebilir. Ancak burada yaşanan deneyim ile gerçek bir insanla kurulan duygusal bağ aynı değildir.

Çünkü bağ kurmak yalnızca bir şey anlatmak ve karşılığında yanıt almak değildir. Bağ, karşılıklı bir ilişki içinde gelişir. İki tarafın birbirini tanımasını, farklılıklarıyla karşılaşmasını, birbirinden etkilenmesini ve zaman içinde ortak bir ilişki geçmişi oluşturmasını gerektirir.

Yapay zekâ hayatımızın yeni ötekisi olabilir, düşüncelerimize eşlik edebilir. Ancak insan ilişkilerindeki karşılıklılığı ve duygusal sorumluluğu bütünüyle taşıyamaz. Çünkü insanın temel ihtiyacı yalnızca kendisini anlatabileceği bir muhatap bulmak değil, karşılıklı bir ilişkinin içinde görülmek, anlaşılmak ve değerli hissetmektir.

İnsan, kendisini gerçekten bulabilmek ve varlığını anlamlandırabilmek için hâlâ başka bir insana ihtiyaç duyar.

Klinik Psikolog Büşra Kırca 

Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa

@klinikpsikologbusrakirca | 05316623087

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

GEMLİK’TE SPORUN KALBİ BİRLİKTE ATIYOR!

GEMLİK’TE SPORUN KALBİ BİRLİKTE ATIYOR! Kulübümüz ile Gemlik İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan “Gemlik’te …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir