Köşe Yazıları

Bilinçli Alışveriş Enflasyonu Düşürür

Bilinçli Alışveriş Enflasyonu Düşürür

Enflasyonla mücadele etmek, sadece devletin görevidir diyemeyiz.

Vatandaş olarak bizde, alınan önlemlere destek olmalıyız.

Her fırsatta tüketici kredisi kullanmaktan vazgeçmeliyiz.

2023 yılının ilk 7 ayında, kredi kartları ile 3,5 trilyonluk işlem yaptık.

Kredi kullanımı, bir önceki yıla göre (yüzde 130) artmış oldu.

Türkiye’de 109,8 milyon kredi kartı işlem görmek istedi.

Banka kartı sayısı 181,1 milyon adettir.

Ön ödemeli kartı sayısı ise 81 milyon adede ulaşmıştır.

Toplam kart sayımız ise 371,9 milyonu bulmuştur.

Her alışverişte banka kartına sarılmak, alışverişi canlı tutacaktır.

Bu durum ise yüksek enflasyon olarak vatandaşa dönecektir.

Market sepetlerinde çok renkli malzemeler kadar gereksiz tüketim malzemelerine de rastlıyoruz.

Alışverişlerde fazla taksit imkanı tüketiciyi kışkırtmaktadır.

Fırsatçılar, uzun taksit şartlarıyla bankacılar kolay kredi imkanları ile vatandaşları kapsam alanları içine almıştır.

Vatandaşlar, borçlu yaşam biçimine alıştırılmıştır.

Bizim bu davranışımız fırsatçılara da bankacılara da diz çöktürecektir.

Mal ve Hizmet fırsatlarında sert düşmeler yaşanacaktır.

Fırsatçıları ancak bilinçli alışveriş ve bilinçli kredi kartı kullanımı ile durdurabiliriz.

Ayrıca enflasyonla mücadeleyi siyasete bulaştırmaktan uzak durmalıyız.

Miting meydanlarında kredi borcu faizlerini silme gibi vaadetlerden kaçınmalıyız.

Günün Sözü;

Sabır yüzünü ekşitmeden,

acıyı  yudumlamaktadır.

“C.Bağdadi”

ABD Dolarına Karşı – BRICS  Parası

ABD Dolarına Karşı – BRICS  Parası

Amerika , hem  dünya petrolünü hem de dünya ticaretini kontrol etmek amacıyla “Petroldular Ödeme sistemini uygulamaya sokmuştur”.

Aslında en zengin ülke de, en fakir ülkede de

Hepimiz bunu biliyorduk ama tükenmiş doları bir türlü tahtından indirememiştik.

Zaman içinde diğer gelişmiş ülkeler dolar kullanımını azaltıcı, hamleleri başlattılar.

Önce, ikili anlaşmaları denediler.

Daha sonra ortak para birimi oluşturdular.

“BRICS” tarafından yapılan ortak para birimi hamlesi bugüne kadar dolara karşı yapılan en önemli “atak” olmuştur.

“BRICS” ne demektir.

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyetinin kabul ettiği ortak para birimi demektir.

Bu birliktelikte dincilik ve ırkçılık takıntısı da yoktur.

Ayrıca, “BRICS” grubuna  yeni  üyelerin  katılmasını bekliyoruz.

Türkiye’de doların yükseldiğine aldanmayınız.

Eğer Rusya ile Ukrayna  savaşı olmasaydı ve Avrupa Birliği Enerji krizi yaşamasaydı,(ABD) doları  çökmüştü.

Amerika’yı  silah fabrikalarının çalışması kurtardı.

Pentegon’un diğer devletler üzerindeki psikolojik gücü kurtardı.

Çünkü  Amerika’nın çok yüksek seviyedeki “kamu borçlandırmaları” tehlikeli  sınırlarını aşmıştı.

Ünlü yatırım uzmanı Jim Rugers, muhtemel ekonomik krizin Amerika ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerde daha yoğun bir şekilde hissedileceğini söylemektedir.

Karşılığı olmayan polar büyük bir kriz sonrasında, bir kağıt parçası konumuna düşecektir.

 

Günün Sözü;

Denizin kenarında  durarak  ve suya bakarak denizi aşamazsınız.

“Tagore”

Seçimlerde Mecburi Ortaklıklar

Seçimlerde Mecburi Ortaklıklar

İktidarın en zor günlerinde bile seçimleri kazanamayan Millet ittifakında iç çatışmalar henüz bitmedi

Arada b,r atışıyorlar ama ipleri koparmamaya da özen gösteriyorlar.

Ama birbirlerine olan güvenleri iyice kaybettiler.

Böyle güvensiz ve belirsiz ortama rağmen yerel bir ittifakın taşlarını döşemeye başladılar

Çünkü CHP dahil hiç bir ortak yerel seçimlere kendi adayı ile giremez.

Birbirleriyle çatışmalarına bakmayın CHP, İYİ Parti ve eski HDP birbirlerine mahkumdur, kolay kolay kopamazlar.

Nitekim CHP nin İstanbul ve Ankara Büyükşehir  Belediye başkanları durumun farkına vardılar ve her ikisi de harekete geçtiler.

İmamoğlu; İstanbul İttifakı sloganı ile Millet İttifakını canlı tutmaya çalışıyor.

Mansur YAVAŞ ise rozetsiz başkanlık diyerek zedelenmiş millet ittifakına göz kırpmayı ihmal etmiyor.

Keşke her parti kendi adayı ile seçime girseydi biz de kimin gücü ne kadardır görseydik.

Yerel seçimlerde 50 + oy oranını aşam mecburiyeti yoktur.

Küçük partiler se Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki kadar sonuçları etkileyemezler.

Önümüzdeki yerel seçimlerde CHP bir yenilgi daha alırsa parti uzun yıllar kendini toparlayamaz.

Alınacak olumsuz sonuç, İYİ Partiyi de çökertir ve parti tabanı Milliyetçi kesime kayar.

Olumsuz sonuçlar eski HDP yi karıştırır ve küresel sermaueui telaşlandırır.

Seçimlere kendi adfayı ile girecek Yeniden Refah Partisi ise ülke çapında gücünü görme imkanını bulacaktır.

Günün Sözü

Arkadaş seçmekte gösterdiğiniz titizliği

YAzar seçerken de gösterin.

 

12 Eylül Darbesi ve Yankıları

12 Eylül Darbesi ve Yankıları

12 Eylül 1980 öncesinde hem sağ hem de sol görüşlü öğrenciler aynı odaklar tarafından hem desteklenmiş hem de kışkırtılmıştı.

Nitekim darbeden sonra kenan Evren ; ortamın oluşması için 1 yıl beklediklerini açıklamıştı.

Siyasi tarihimize kötü bir örnek olan bu askeri darbeden sonra neler olmuştu.

– Anayasa ortadan kaldırıldı

– 1 milyon kişi fişlendi

– 650 bin kişi gözaltına alındı

-517 kişiye idam cezası verildi

– 50 kişi idam edildi

– 50 kişiden 11 , solcu, 8 i ülkücü gençlerdendi.

– 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

– 30 bin kişi sakıncalı ilan edildi ve işlerinden çıkarıldı

– 23 bin dernek kapatıldı

– 31 gazeteci cezaevine gönderildi

– 300 gazeteciye saldırıldı, 3 gazeteci öldürüldü.

– Cezaevlerinde 299 kişi çeşitli nedenlerle öldürüldü

– 14 kişi açlık grevinde öldü

– 43 kişinin intihar ettiği açıklandı

12 Eylül darbesi sadece siyasete ve topluma zarar vermekle kalmamış, ekonomiye de büyük  zarar vermiştir.

12 Eylül darbe yönetimi 24 Ocak 1980 tarihinde alınan radikal ekonomik kararların uygulanması için uygun ortam hazırladı. Kararları hazırlayan Turgut ÖZAL ‘ ı  başbakan yardımcısı yaptı.

Çünkü Atatürk ve CHP tarafından oluşturulan devletçi ekonomik model yerine piyasa ekonomisini savunuyorlar ve dış güçlerin etkisi ve ÖZAL’ın vizyonu ile buna geçmeyi istiyorlardı.

Kamu kurumlarında özelleştirme çalışmaları darbeden sonra başlamıştır

Türk parasını koruma kanunu değiştirildi

Bir bakıma Türk ekonomisinin dini değişmişti.

Rekabet ortamını sağlamadan piyasa ekonomisine geçtik.

Çok küçük bir azınlık stratejik devlet fabrikalarına sahip oldu ve fakir halk daha da yoksullaştı.

Türkiye Petrolleri Devletin elinden kaldı.

Ama TÜPRAŞ ve Türkiye Elektrik Kurumu özel sektör tarafından satın alındı

Aslında 12 Eylül 1980 darbesini 24 Ocak 1980 ekonomik kararları ile birlikte ele almak gerekir.

Her ikisi de birlikte siyaseti, toplumu ve ekonomiyi derinden vurmuştur.

Günün  Sözü

YAş da aşk gibidir, saklanamaz

  1. Vekker

Bu Tedbirler Enflasyonu Düşürecek

Bu Tedbirler Enflasyonu Düşürecek

Bir önceki ekonomi  yönetimi, enflosyonla mücadele çalışması yapamadı.

Savaş ve deprem  şartları nedeniyle mal sıkıntısını önlemeyi  amaçladı.

Maliyetlerle ve piyasa fiatları ile yeterince ilgilenemedi.

Denetim  görevini de hiç bir başaramadı.

Ekonomi’yi  kurallara gör değil, talimatlarına göre yönetti.

Şartlar uygun olmadığı halde aylarca faiz indirimlerine gitti.

Yüksek  faizleri, yatırımcılar tercih etmiyordu.

Ama  düşük  faizler  halkı  kredi kullanmaya  zorluyordu.

Kısacası bu sistem halkı sürekli  kredili ve borçlu yaşamaya  itiyordu.

Ayrıca  seçim öncesi olduğu için ücret  zamlarında Cumhurbaşkanımızda çok cömert  davranmak  zorunda  kalmıştı.

İşte bütün bu uygulamalar, enflosyonu azdırmıştı.

Yüksek enflosyona yüksek ücret zammı  enflosyonu daha da köklemişti.

Ama  Mehmet Şimşek  yönetiminde alınan ekonomik  kararlar gerçek enflosyonla mücadeleyi yansıtmaktadır.

Faizlerin arttırılması ve mal taksitlerinin azaltılması, halkımızı tüketici kredisi kullanmaktan vazgeçirecektir.

Yoğun alışverişi  kesince, mal ve hizmet  alımında durgunluk  başlayacaktır.

Marketlerde ve mağazalardaki  fiyatlarda sert düşüşler  yaşanacaktır.

Halkımızın bu uygulaması  fırsat düşkünlerini  zora  sokacaktır.

Satışlar durdu diye feryat başlayacaktır.

Enflasyon ile mücadelede sadece ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler yetmez.

Halkımızın da kredili ve borçlu yaşamaktan uzak durması  gerekir.

Halkımızın yapacağı bilinçli alışveriş, enflosyonun belini kıracaktır.

Günün Sözü

Yurdu savunmanın                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         En ucuz yolu eğilimdir.

“Buchel”

Suçlamalar Bitecek Ortaklık Sürecek

Suçlamalar Bitecek Ortaklık Sürecek

(CHP) Liderliğinde ki Millet ittifakı, seçimleri kaybettikten sonra birbirlerini suçlamaya başladı. Yaptıkları açıklamalara bakınca, hem birlikte olmak istemediklerini anlıyoruz.

Hem de, yalnız seçime girmekten korktuklarını  hissediyoruz.

Belki, birleşerek yapamadık ayrılarak  deneyelim diyorlar.

Kılıçtaroğlu’nun  Amerika  ve Almanya kökenli  küresel  sermaye kılıçtaroğlu’nu, bir proje adamı olarak seçmiştir.

Küresel  sermayenin  amacı, Kılıçtaroğlu liderliğinde Rusya’dan kopuk Doğu  Akdeniz  ve  K.Suriye’de  pasif  bir Türkiye ile işbirliği yapmaktır.

İyi  Parti de, küresel destekli bir proje partisi olarak planlanmıştır.

Amaç Türkiye’de  yükselen Milliyetçi kesimi  parçalamaktır.

İyi Parti, Milliyetçi parti olmaktan ziyade bir merkez parti  görüntüsü  vermiştir.

İyi  Parti, Ak parti ve (CHP)’ye küsen seçmenlerin oyları  ile beslenmiştir.

Ayrıca eski  ülkücülerin bir kısmı  tarafından  desteklenmiştir.

Aslında son seçimler küresel  sermayeye bulaşmamış eski (CHP) için çok  uygun bir fırsattı.

İktidar  yorgunu Ak Parti çok yıpranmıştı. Hayat pahalılığı dayanılmaz hale gelmişti.

Asrın depremi ülkeyi  yıkmış, ekonomiyi  çökertmişti.

İşte böyle olumsuz ortamı (CHP) fırsata çevirememişti.

Ak Parti ise verdiği  yüksek  zamlarda  vatandaşın öfkesini azaltmıştır.

Deprem  bölgesinde yaptığı yoğun çalışmalarla yaşanan felaketi  fırsata çevirmeyi  becermiştir.

Millet ittifakı ortaklarını seçimlere ayrı ayrı girilmesi halinde büyük kayıplara uğrayacaktır.

Bu bakımdan bir süre sonra suçlamalara son verilecek ve ortaklık pazarlıkları başlayacaktır.

 

Günün  Sözü

İyi  yontulmuş taşlar,

Harca gerek kalmadan

Kendiliklerinden  birleşirler.

“Cicero”

İkisini  Birden  Sevemedik

İkisini  Birden  Sevemedik

Nazım Hikmet tüm dünyanın tanıdığı bir şair, Necip Fazıl  Kısakürek  ise Milliyetçi ve muhafazakar kesimin bir üstadıydı.

Her ikisinin ünü de, ülke sınırlarını aşmıştı.

Ama biz bu iki değerli üstadı, kendi uzmanlık alanları ile baş başa bırakmamıştık.

Onları farklı ideolojilerle damgalamıştık.

Sol kalvardakiler, sadece Nazım Hikmet’i sevmek zorundaydı.

Milliyetçi ve muhafazakar kulvardakiler ise sadece Necip Fazıl’dan yana olmak zorundaydı.

Biz o günlerde her ikisini birden sevememiştik.

(1970) ve (1980)’li yılların yönetim anlayışında ” böl ve yönet ” sistemi vardı.

Sadece birini sevmek diğerini düşman olarak görmek mecburiyetindeydik.

Sisteminde sisteme akıl  veren dış odaklarında barışa tahammüllü yoktu.

Halbuki  Nazım Hikmet ve Necip Fazıl birlikte sevebilecek çizgiye gelebilseydik kutuplaşmaya düşmeyecektik.

Hala dış odakların beslemesiyle farklı konularda kutuplaşmalar yaşamaya devam ediyoruz.

Pop müziği sanatçısı Teoman, bir şarkısının sözlerinde Necip Fazıl Kısakürek’e de yer vermiştir.

Bir pop şarkıcısının Milliyetçi ve muhafazkar kesimin liderine yer ve değer vermesi kutuplaşmaların önlenmesi bakımından, örnek bir adımdır.

Her iki kesimdende bu örneklerin çoğaltılmasını bekliyoruz.

Ülkemiz hayat pahalılığı, depremler , su baskınları  ve orman yangınları nedeniyle çok yorulmuş ve kayıplara uğramıştır.

Artık, gereksiz tartışma ve kumpaslara son vermeliyiz.

Günün Sözü

“Birlikte kardeş gibi yaşamayı öğrenmeliyiz.

Yoksa, birlikte aptal gibi öleceğiz”

“M.L. King”

Ağustosta  Zafer  Haftası

Ağustosta  Zafer  Haftası

Ağustos  ayı, tarihi zaferler konusunda , Türk toplumuna çok cömert davranmıştır.

26 Ağustosta başlayan  ve 30 Ağustosta  sonuçlanan  tarihi zafer  haftasında,  Yunanlıları geldiklerine pişman etmiştik.

Girnede’den  Lefke ve Magosa’ya yaptığımız sıçrama harekatıda Ağustos ayında gerçekleşmişti.

Geri  dönüp baktığımzda, Kurtuluş savaşında mücadele ettiğimiz düşmanlarla, bugün düşmanlıklarını gösterenlerin, aynı devletler olduğunu görüyoruz.

Bu saldırgan grubun aynı zamanda sömürgeci olduklarını biliyoruz.

Bu sömürgeci ve ırkçı milletlerin en etkili silahları, el attıkları ülkelerde yakaladıkları işbirlikçi kesimlerdir.

Bu sömürgeci ve ırkçı zihniyet geçmişte kullandıkları Yunanistanı yeniden kullanmayı amaçlamaktadır.

Bu zihniyet kurdukları askeri  üstlerle zaten Yunanistan’ı işgal etmiş  durumdadır.

Amaçları, Türkiye ile Yunanistan’ı  yeniden savaşa  sokmaktır.

Ülkemizi Parçalama amaçlı bu projelerle  cesaret vermekten kaçınmalıyız.

Biz  Ağustos ayında kazandığımız zaferle, yok olmaktan kurtulmuştuk.

Ağustos ayında Girne’den  Magosa ve Letke’ye yaptığımız sıçrama harekati ile, kumpastan sıyrılmıştık.

Ağustos ayalrı Türk halkına cesaret  vermiş ve uğur getirmiştir.

Kıbrıs’ta yol yapımı sırasında Birleşmiş Milletler askerlerinin yarattığı provakasyon bu sömürgeci ve ırkçı zihniyetin hala iş başında olduğunu göstermektedir.

Bu bakımdan her zaman birlik ve beraberlik  içinde olmalıyız.

Günün  Sözü;

Görmek istemeyenler kadar, kör yoktur.

“Swift”

Küresel Isınma,Kuraklıktır,Açlıktır.

Küresel Isınma,Kuraklıktır,Açlıktır.

Küresel ısınmayı, 40 yılından beri konuşuyoruz.

Ama. Somut hiç bir çalışma, yapmadık.

Ayrıca, son yıllarda yaşadığımız yangınlardan ve sellerden, yeteri kadar ders almadık.

Çünkü küresel ısınmayı yeteri kadar, ciddiye alamadık.

Ama 2021 yılında yaşadıklarımız, hepimizi korkutmuştu.

54 ilde, 298 noktada, yaygın biçimde yangınlarla karşı karşıya kalmıştık.

Ege ve Akdenizdeki ormanlarımız yanmıştı.

Başta doğu karadeniz olmak üzere, birçok bölgemizde, sel baskınlarına uğramıştık.

Bu senede, benzer olaylar yaşıyoruz.

Sıcaklık rekoru kırdık.

Eskişehirde , 49,5 dereceye kadar ulaştık.

Bu sene, sel baskınlarını yaşarken, kuraklık tehlikesiyle de karşıkarşıya kalacağız.

Koskoca İstanbul’un, 2 aylık suyu kaldığını duyuyoruz.

Tarım alanlarını acımasızca harcadık.

Her yeri betonlaştırdık.

Çiftçimize, programlı bir biçimde ürün yetiştirmeyi , öğretemedik.

Üretim sorumluluğunu, sadece çiftçinin kararına bıraktık.

Küresel ısınma sadece havaların ısınması değildir.

Aynı zamanda kuraklıktır açlıktır.

Orman yangınlarıdır.

Sel baskınlarıdır sebze ve meyvede kıtlıktır.

Ve, Evimizde susuz kalmaktır.

İşte bu sebeblerle, küresel ısınmayı ciddiye almalıyız.

 

Günün Sözü:

Bencilliği gözü perdelidir…

 

İyi Partinin Geleceği

İyi Partinin Geleceği

Seçimlerde, hem oy hemde prestij kaybeden Akşener, son günlerde bir çıkış yaptı.

26 Ağustosta önemli bir başlangıç yapacağını ilan etti.

Bu çıkışa, Devlet Bahçeli duyarsız kalmadı.

Akşener’e siyasi komşuluk teklif etti.

İyi Partili yetkiler ise Türkiye sevdalılarını, İyi Partide buluşmaya davet ettiler.

Aslında, tüm dünyada Milliyetçi dalganın yükseldiği bir dönemde, İyi  Parti’nin (MHP) eden kopmasını  yadırgamıştık.

İyi Parti’nin Milliyetçi çizgiyle bağdaşmayan ortaklıklar içine girmesine şaşırmıştık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimleri kazanmasının en önemli nedeni  “Milli ve Yerli” duruş göstermesi olmuştur.

Ülke bağımsızlığımız ve sınır güvenliğimiz konusunda tavır koyması olmuştur.

İşsizlik savaş ve sığınmacı göçleri ev sahibi ülkelerde,  Milliyetçi dalgaların en üst seviyeye yükselmesine sebep olmuştur.

İyi Partinin ülkemiz hayrına yapacağı en önemli eylem, Milliyetçi çizgiye geri dönmesidir.

Türkiye’nin Merkez  Partisi olma veya ana muhalefet partisi olma hedefi, boş bir hayalden ibarettir. Tek başına seçimlere girdiği takdirde gerçek gücünü görecektir.

(CHP) bir bakıma, (HDP) ile kaynaşmıştır. Bu iki parti birbirinden vazgeçemez.

Yerel seçimler öncesinde bu tabloyu çok daha net olarak göreceğiz.

Bu bakımdan Akşener’in  Milliyetçi çizgiye dönmesi, en akılcı yol olacaktır.

 

Günün Sözü

Dev gibi eser bırakmak için,

Karıncalar gibi çalışmak lazım.

“N.F Kısa Kürek”