Kızılay Genel Kuruluna Gemlik Yöneticileri de Katıldı










Her yıl 3 Aralık günü, engelliler günü olarak kabul edilmiştir.
Engelli bireyi olan aileler farklı bir hayat maratonu içinde yaşarlar.
İki tarafta zaman içinde birbirlerinden birşeyler öğrenirler.
Engelli daha rahat yaşam sunan ailesine refleksleriyle minnetini sunar.
Engelli yakını ise merhamet duygularının yeniden yeşerdiğini hisseder.
Engelliler aileye takım oyunu oynamayı öğretirler.
Kendimizden başka öncelikler olduğunu da hatırlatırlar.
Artık kendi önceliğimiz kalkar, engellinin önceliği ön plana çıkar.
Çünkü engellinin hayata 1-0 yenik başladığını çok iyi bilirler.
Zaman geçtikçe engelliyi bir sorun olarak değil, bir birey bir renk olarak görmeye başlarlar.
Bu duyguyu yaşamak, bir bakıma yüce Allah’a ulaşmak demektir.
Dünya telaşı içinde zaman zaman uzaklaştığımız vicdani değerlerimize yeniden yakınlaşmamız demektir.
Modern çağımız, Engelliler konusunda çok duyarlı kararlar almıştır.
Bu konudaki en önemli karar dünya çapındaki örgütlenmelerdir.
Bu örgütlenmeler engellileri kişisel merhamet duygularından kurtarmıştır.
Engelliye sahip çıkma kişisel merhamete değil, dünya çapında bir sisteme kavuşmuştur.
İşte bu örgütlenmeler sayesinde engelliler konusunda ki ilgi ve bilinç her yıl daha da artmaktadır.
Bizde, bir engelli kardeşe sahibiz.
Zaman içinde engellinin aileyi bölmek yerine daha çok birbirine kenetlediğine tanık olduk.
Bir takım oyunu anlayışıyla hepimiz bu engeli rahatlıkla aştık.
Aslında her insanın her zaman bir engelli adayı olduğunu çok iyi öğrendik.
Günün Sözü,
İnsanlar her zaman kahraman olamazlar.
Ama her zaman iyi insan olabilirler.
“Benjamin Frankliyn.”




Tekne turu eşliğinde özel günlerinizi en kaliteli şekilde planlamak istiyorsanız alanında uzman kişilerden oluşan profesyonel kadrosuyla İstanbul Boğazında 15 yılı aşkın süredir hizmet veren Boğaz Çocuğu tekne turu ve organizasyon şirketinden destek alabilirsiniz.
BİREYSEL VE KURUMSAL ORGANİZASYONLAR
Doğum günü kutlamaları, bekarlığa veda partileri, evlilik yıldönümü yemekleri, evlenme teklifleri, mezuniyet baloları, fasıl eğlenceleri, iş yemeği ve toplantı organizasyonları için Boğaz Çocuğu şirketinden saatlik ve günlük tekne turu hizmeti alabilirsiniz. Bu organizasyonları şirketten kahvaltı, kokteyl, öğlen ve akşam yemeği menüleri de talep ederek alabileceğiniz gibi sadece tekne turu hizmeti alıp kendi yiyecek ve içeceklerinizi yanınızda getirebilirsiniz. Dışarıdan yiyecek malzemeleri getirip teknenin mutfak ve ekipmanlarını kullanmak istediğinizde sadece şirketten garson hizmeti almanız zorunlu olacaktır ve onun için şirkete ilave olarak sadece 200 TL ödemeniz gerekir. Yine aynı şekilde masa süslemesi, balon süsleme, fasıl ekibi, oryantal show, rehberlik, pasta ve benzeri ekstra hizmetleri de şirketten talep edebileceğiniz gibi kendiniz de organize edebilme imkanına sahipsiniz.

YAZ AYLARININ FAVORİSİ YÜZME TURLARI
Hava sıcaklıklarının iyice artmasıyla birlikte Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında özellikle hafta sonu günleri boğazda hizmet veren tüm teknelere yüzme turları için yoğun rezervasyon talepleri gelmektedir. Ailesiyle, dostlarıyla ya da şirketinin önemli misafirleriyle keyifli vakit geçirmek isteyen bireyler ve kurumlar Adalar ve Boğazda günübirlik olarak organize edilen yüzme turlarına yoğun talep gösteriyorlar. Bunaltıcı yaz sıcaklarını keyifli hale getirmenin en iyi yolunun yüzme turları olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyoruz. Boğazda yüzme turu isteyenleri Sarıyer ve Beykoz’un en sakin ve denizi temiz olan koylara götüren şirket yüzmek için Adalar koylarını tercih edenleri de Büyükada, Heybeliada ve Burgazada’nın en güzel koylarına ulaştırıyor. Günübirlik yüzme turları sadece gruplara özel organize edildiğinden turlara dışarıdan bireysel katılım söz konusu değildir. Yüzme turları sabah 10:00 gibi başlayıp akşam üzeri 18:00’da sona erecek şekilde toplamda 8 saat üzerinden planlansa da müşteri talebi olursa tur sabah 1 saat daha erkenden yani 09:00’da başlayıp yine aynı saatte yani 18:00’da sona erecek şekilde organize edilerek hiçbir fiyat farkı talep edilemeden 9 saat üzerinden de planlanabilir. Akşam turları saat 19:00’dan itibaren başladığından kiralanan teknenin temizlenip sonraki organizasyona hazırlanması için misafirlerin en geç 18:00’da tekneden ayrılması gerekiyor.
UYGUN FİYATA LÜKS TEKNE TURU
Boğaz Çocuğu teknesi İstanbul Boğazında faaliyet gösteren tekneler içinde en güzel görünüm ve konfora sahip olanların başında gelmektedir. Bugün itibarıyla saatlik kiralama ücreti 1000 TL olan tekne için en az kiralama süresi 2 saat olduğundan kendilerine ödemeniz gereken en makul ücret 2000 TL‘dir. 2 saatten daha kısa süreli kiralama yapmak isteyenlerin yine şirkete 2 saatlik tekne kiralama bedelini ödemeleri gerekiyor. Günlük tekne turu ücreti Adalar ve Boğaz için aynı olup toplamda 8 ya da 9 saat sürecek şekilde 6000 TL‘dir. Günlük kiralama hizmeti genelde yüzme turları için tercih edilse de doğum günü kutlamaları, bekarlığa veda partileri, iş yemeği ve toplantı organizasyonları için de özellikle yaz aylarında tekne turu talebi gelmektedir. İhtiyacınız olan her türlü bireysel ve kurumsal organizasyon için günlük tekne kiralayabilirsiniz.
TÜM MERAK EDİLENLER BOGAZTURU.COM ADRESİNDE
Boğaz Çocuğu şirketinin resmi web sitelerinden olan bogazturu.com adresinde saatlik ve günlük tekne turu fiyatları ile menüler ve sundukları tüm ekstra hizmetler için talep ettikleri net rakamlar yazılıdır. Ayrıca önceki organizasyonlar esnasında amatör olarak çektikleri fotoğraflar ve videoların yanı sıra güzergah bilgisi, menü detayları, misafirler tarafından en sık sorulan sorular ve ayrıntılı cevaplarını da sitede bulabilirsiniz. Sitenin yan menüsündeki “Özel Tekne Kiralama” butonunu tıkladığınızda karşınıza çıkacak olan fiyat hesaplama aracına tekne turu sürenizi, kaç kişi olacağınızı, menü ve ekstra hizmet taleplerinizi işaretlediğiniz an tekne turu için ödemeniz gereken toplam ücreti ekranda göreceksiniz. Yani fiyat teklifi almak için kimseyi aramanız ya da e-mail göndermeniz gerekmiyor çünkü bogazturu.com üzerinden her şeyi çevrimiçi olarak kendiniz yapabiliyorsunuz. O halde hemen tekne turu sitesini ziyaret ederek merak ettiğinizden daha fazla bilgiye hemen ulaşın ve rezervasyon yaptırmak için hızlı davranın. Çünkü yaz ayları ve özellikle hafta sonu günleri boğazda hizmet veren tüm tekneler yoğun rezervasyon talebi alıyor. Rezervasyon yaptırmak için atmanız gereken ilk adımın şirkete kaparo göndermek olduğunu ve talep edilen miktarın organizasyon için ödenecek toplam ücretin yarısı olduğunu bilmenizde fayda var.
Şimdiden keyifli tekne turları dileklerimizle, iyi eğlenceler..




Gemlik Mimarlar Odasının uzun süre başkanlığını yürüten Kenan Çakır’ın aday olmadığı genel kurulda, yeni başkan Haşim Çelik oldu.
Gürle İş Merkezinden yapılan ve Mimarlar Odası Bursa Şube 2. Başkanı Hasan Ertaş’ın katılımı ile gerçekleştirilen 16.Dönem Mimarlar Odası Gemlik Temsilciliği seçiminde tek liste göreve talip oldu.
Uzun yıllar başkanlık görevini yürüten Kenan Çakır’ın aday olmadığı ve Haşim Çelik’in tek liste ile göreve geldiği genel kurul sonrası, “Güzel Gemlik’imize faydalı olabilmek, halkımıza ve belediyemize hizmet verebilmek adına sizleri ve çok değerli üyelerimizi en iyi şekilde temsil etmek için 16.Dönem Gemlik Mimarlar Odası Temsilciliğini devralmış olup bütün meslektaşlarımız adına hayırlı olması temennimizi Temsilciliğimize bağlı bütün üyelerimize saygı ve sevgilerimizle bildiririz” görüşlerine yer verildi.
Haşim Çelik’in yönetim kurulu başkanı olduğu listede şu isimler yer aldı. Yücel DOĞAN, E. Büşra PALANCİ, Ahmet BOZDEMİR, Gözde BIYIKCI, Buğra SEFİL, H. Elif TAŞAR, Enes ÖRNEK, Ali USLU,
Recep KÖSESOY.
SELİN IŞIL YAZARLIK AKADEMİSİ…
Bendenize ait olan ve yazma tutkusuyla müracaat eden bireylere hizmet edebilmek amacıyla kurulmuş bir kurum.
Gizli kalmış cevherlere ev sahipliği yapan akademinin değerli danışanlarından biri olan Zeynep Özen Okumuş’ un kalemine yer vermek istedim bu haftaki köşe yazımda.
Zira sevgili Zeynep Hanımın ülke gündemimize dair bir konuda yüreği öyle büyük isyanlarda idi ki, bu haykırışı kalem ve kağıt ikilisi ile buluşturarak bana okuduğunda, işte o zaman “Bu çığlığı herkes duymalı!” diye düşündüm.
Bu arada onun satırlarına yer vermeden önce kendisinin yazım dünyasına tasavvuf ile adım atmaya hazırlanan bir kalem olduğunu ve bir yandan da felsefe ve bilim konularına da kaleminin yatkın ve bilgisinin var olduğunu da söylemeliyim.
ESFELE SAFİLİN’ in ne demek olduğunu merak edenlerinizin ise yazının bitimine kadar sabırlı olmalarını dileyerek, kalemi Zeynep Özen Okumuş’ a bırakıyorum;
“Muhakkak ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.”/ Tin süresi 4. Ayet.
Bir diğer ayette ise: “Andolsun biz Ademoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.”/ İsra süresi 70. Ayet
İnsan eşref-i mahluktur, yani mahlukatın en şereflisidir. Zira yaratılıştaki mahiyeti itibarıyla her insan lekesiz, tertemiz, iman ve İslam’a en müsait hüviyette olup, temiz ve selim fıtrattadır.
İnsan dünyada Allah’ın lütfuna en çok mazhar olmuş, en seçkin ve en değerli varlık olarak gösterilmektedir.
Bu kadar mükemmel bir şekilde var olan insanoğlu, nasıl olur da hayvanlardan daha aşağıya düşebilir diye düşünürken, hayvanlara benzetilmelerinin hakaret sayıldığını çok sonradan anladım!
ARTIK YETER!
YETER ARTIK…
Bu dönemde lanetli var oluşunuz yüzünden olaylar ve facialar yerle göğü titretiyor! Ve insani vicdanların bu kadar kör ve sağır olmaları da beni derinden üzüyor.
Ey hayat! Varlığın acıdan öteye geçmiyor artık.
Peygamber efendimiz dünyaya teşrif etmeden önce Hz. İsa’nın getirdiği ilahi emirler yok olmuş ve insanlar karanlığa düşmüşlerdi! Cehaletin sancakları sallanıyordu! Bunlardan biri de babaların kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeleriydi. Ve yüce Allah, Hz. Muhammed’i (s.a.v) göndererek cehalet sancaklarının hepsini yakıp yıktı.
Üstelik yaşanmış bu olaylar sadece paygamber efendimizin zamanına da mahsus değil; Hz. Lut kavmi, Hz. Hud kavmi… Yani yok olan kavimlere baktığımızda, helak olma sebebi olan her ne varsa hepsi şu anda hayatımızda mevcut ve hatta daha da korkunçları var!
İki gün önce baba sıfatı almış mahluk, henüz iki aylık olan kundaktaki minnacık bebeği darp eder, küçücük bebek beyin kanaması geçirir ve şu an yoğun bakımda ölümle cebelleşmektedir.
Geçen hafta;
İki buçuk yaşında bir kız çocuğu kaybolur ve on gün sonra meleğin cansız bedenini 7 km uzakta bulurlar. DNA testinde, dedesi (70) olan mahluk, babası çıkar ve o küçücük meleğe tecavüz edip öldüren de önce dedesi olarak bilinen, sonra da babası olduğu ortaya çıkan mahluk olduğu öğrenilir.
Sadece bunlar da değil; biri çıkar kılıçla sokaktaki hiç tanımadığı eli kınalı kızı, on kılıç darbesiyle öldürür. Biri çıkar çocuğu yasak ilişkisini gördü diye, onu öldürür ve cesedini sobada yakar.
Biri kalkar sokak ortasında eşinin boğazını çocuğunun gözü önünde keser…
Tarihin hangi zamanında insanlık bu derece ayağa düşmüştür?
Evet, geçmiş zamanlarda kızlarını diri diri gömenler olmuş ki o zaman islam ışığı tamamen kaybolmuştu, onlar karanlıkta yaşıyorlardı! Şu an ise, yani islam nurunun güneş gibi aydınlattığı bu dönemde, bu vahşetlerin, nüfusunun % 99′ unun müslüman olduğu bir ülkede yaşanıyor olması gaflet değildir de nedir? Bu tür insanları hayvana benzetip, hayvanlara hakaret etmek istemiyorum. Vahşi hayvanlar bile, ergenlik çağına eriştiğinde annesinden, kardeşlerinden ayrılarak sürüsünü terk eder ve başka bir sürüye katılıp eş bulur kendisine. Şimdi, hayvanlara nasıl benzeteyim bu insan adını almış mahlukatları! Ancak yüce Allah’ın dediği gibi, “esfele safilin” derekeleri diyebilirim.
(Esfeli safilin; bir kişinin düşebileceği en aşağılık mertebedir. Yani İslam anlayışına göre hayvandan daha aşağıda bir mertebede olma hal ve durumunu ifade eder.)”
/ Zeynep Özen Okumuş.
Esen kalın.