Üniversite öğrencileri evlerine kavuştu






Eylül ayı enflasyon oranı 19,58 oldu.
Ağustos ayına göre bir miktar daha yükseldiğini gördük.
Kömür servis ve yurt ücretlerinde büyük artışlar meydana geldi.
Geçen ay olduğu gibi, gıda fiatlarındaki artışlarda yüksektir.
Ayakkabı ve giyim eşyası fiatları ise, bir miktar düştü.
Gıda fiatlarındaki artış, tüm toplumu ilgilendiriyor.
Bu konuda verilen mücadele, marketlere ceza kesilerek yapılmaz.
Kaynak noktalarında tedbir almak gerekir. Sebze ve meyve ihracatında ve kâr kırmak, iç piyasadaki fiatları, tırmandırır.
Bu günlerde yaşadığımız durum budur. Yapılacak iş, sebze ve meyve ihracatını sınırlamak ve iç piyasadaki mal miktarını arttırmaktır.
Tabi her aşamada denetim şarttır. Rahmetli Özal’ın felsefesini, hatırlamalıyız. Ekonomik suça ekonomik ceza uygulanmalıdır.
Tahıl ürünlerine haksız ve yüksek zam yapılırsa, bu ürünler ithal edilerek, stokçu esnaf ekonomik olarak, cezalandırılır.
Biz hep tüketici enflasyon oranına bakıyoruz. Bu oranda 19,58 dir.
Ama birde üretici enflasyonu vardır.
Eylül ayı üretici enflasyonu ise, 43,96 seviyesine çıkmıştır.Tüketici enflasyonu ile, üretici enflasyonu arasındaki makas, çok açılmıştır.
Bunun anlamı, büyük patronlar ve büyük esnaf, (43,96)lık zammı yapmış, bu zammın küçük esnaf ile marketlere akmasını beklemektedirler.
İşte hükümetin ve devletin, esas denetlemesi gereken nokta, bu yerlerdir.
İşte bu büyük patronlar, sağlık alanında, ekonomik konularda ve siyasi kulvarda, en küçük bir kriz ortamı görseler fiatları hemen yükselteceklerdir.
Eskiden ramazan fırsatçıları vardı, şimdi ise pandemi fırsatçıları iş başındadır.
Günün Sözü
Doğru bir adam Tanrının en soylu eseridir.
” A.Pope”
















Milli görüş rahmetli Erbakan hocanın, siyasal sosyal ve ekonomik alanda varmak istediği bir hedefti. Tercihi, islam ülkeleri ile birlikteliktir. İsrail’e olan karşıtlıktır.
Ekonomik alandaki tercihi, islam ortak pazarıdır.
Ekonomideki en önemli özelliği, faize olan karşıtlıktır.
Bana göre en önemli projesi, kamu kurumlarının finansman sıkıntısını kaldırmak için önerilen, “para havuzudur” .
Bende, 1973-1975 yıllarında kurulan (MSP-CHP) koalisyonu sırasında, ve daha sonra kurulan Milliyetçi Cephe koalisyonlarının görev yaptığı dönemde, Azot Sanayi Genel Müdürlüğünde, görevliydim.
Oğuzhan Asiltürk ismini ilk kez, CHP-MSP koalisyonunun kuruluş aşamasında duymuştuk.
(MSP) den Oğuzhan Asiltürk ile (CHP) den
Deniz Baykal, bu ilginç koalisyonun kurucuları olmuştu.
Hükümet kurulmuş, Oğuzhan Asiltürk İç İşleri Bakanı, Deniz Baykal ise, Enerji Bakanı olmuştu.
Her ikisi de, 40 yaşın altında idiler.
Azot Sanayi Genel Müdürlüğü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlıydı.
Bakan ise, Abdülkerim Doğru olmuştu.
Eski Azot Sanayinin Genel Müdürü, şimdi Sanayi ve Teknoloji Bakanı olmuştu.
(1970) li yılların en zor bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı idi.
Sağ ve sol çatışmalar çok ileri boyuttaydı ve yurt çapında grevler devreye girmişti.
Son günlerde, yaşlı ve hasta haliyle ekranlarda gördüğümüz Oğuzhan Asiltürk, (1970) li yılların en önemli siyasetcilerinden ve en etkili bakanlarından biriydi.
Deniz Baykal’da, talimatlara uymayan ATAŞ Rafinerisini, “Devletleştirme” ile tehdit etmişti.
O dönemde, her iki koalisyon ortağı da, kendi çizgisinde olmasa bile, işini düzgün yapan memurlara, dokunmamıştı.
Yekta Güngör Özden’in kardeşi olan rahmetli Yücel Özden, Azot Sanayii Genel Müdürlüğüne, atanmıştı.
Azot Sanayi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlıydı.
Yani (MSP) ‘li Sanayi Teknoloji Bakanı, Sosyal Demokrat çizgide bir Genel Müdürü, atayabilmişti.
Bu vesile ile , Oğuzhan Asiltürk’e Allah’tan rahmet sevenlerine sabır diliyorum.











