Gemlik’te Bir kişinin öldüğü, 19 kişinin yaralandığı kazada sürücü tutuksuz yargılanacak








28 – 31 Mart 2022 tarihinde Antalya’da yapılacak olan Altın Makaslar Yarışıyor Türkiye Şampiyonasında kuaför Emirhan Özdemir Gemlik’i temsil edecek.
Bu yıl Antalya’da ikincisi düzenlenecek yarışmada Gemlik’i en iyi şekilde temsil etmek istediğini dile getiren kuaför Emirhan Özdemir Mesleğe başladığım ilk günden bu yana kendimi geliştirdim , Eğitmenim (ustam) Özkan Ateşçi’nin eğitimleri ve yardımları sayesinde de yarışmaya hazırlandım ve bu heyecanla yarışma gününü bekliyorum Gemlik’e kazanarak dönmek istiyorum dedi .
Antalya’da düzenlenecek şampiyonada 4 kategoride Gemlik’i temsil edecek İmaj erkek kuaförü çalışanı Emirhan 9 yıldır kuaförlük mesleğini yapıyor.
Yeni ekonomik model, varlık içinde yokluk yaşadığımızı fark etti.
Bankalarda, kişilerin ve şirketlerin, yaklaşık 235 milyar Dolarlık döviz hesabı vardı.
Biz ise, döviz talebini önleyemiyorduk. Birazda kendi kusurumuzdan , döviz fırtınası altında, savruluyorduk.
Atılacak ilk adım, halka güven aşılamaktı.
Bunu da, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Aralık tarihinde yaptığı konuşma ile sağladı.
Yaklaşık 20 gün içinde, 11,8 milyar Dolarlık döviz hesabı, çözülerek kur korumalı hesaba dönüştü.
Hedef tuttu ama daha sonraki günlerde yapılacak uygulamalarda önemliydi.
Nitekim, ekonomi yönetimi tüm bankalara talimatlarını verdi. Her banka, bünyesindeki döviz hesabının, ( %10 ) luk kısmını, 24 Ocakta ( TC ) ye dönüştürecektir.
Aynı talimat, 11 Mart tarihinde geçerli olacaktır.
Yani bu iki talimatla, döviz hesaplarından 30 milyar Dolarlık kısım, kâr garantili ( TL ) hesaplarına dönüşecektir.
Ayrıca 225 milyar Dolarlık ihracatlar gelecek dövizlerde, dövizin tırmanışını, durduracaktır.
Döviz fırtınasını dindirdik ama şimdi, enflasyonla mücadelede alınacak tedbirlere sıra gelmiştir.
Aralık ayındaki ( %79,55 )lik, üretici yani patron enflasyonu yüzünden, Ocak ayındaki enflasyon oranlarıda, yüksek çıkacaktır.
Yeni ekonomik modelin, sebze ve meyve ihracatını kısıtlamasını, bir kez daha yaşıyoruz.
Ayrıca, hızlı ve nokta ithalatlarla tahıl ürünleri ve yağ stoklarının, hizaya getirilmesini bekliyoruz.
Denetim konusuna çok ağırlık verilmesini, bekliyoruz.
Geçmiş yıllarda, (IMF) reçeteleri yüzünden ekonomik, sosyal ve siyasal bağımsızlığımız çok zedelenmiştir.
Yeni ekonomik modelden, halktan ve devletten yana, akılcı uygulamalar bekliyoruz.
GÜNÜN SÖZÜ
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.
“EFLATUN”








“Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar.
…
Yavaş yavaş ölürler bir yabancı ile konuşmayanlar.”
Pablo Neruda’ nın hayatımın belli dönemlerinde bayıla bayıla okuduğum dizelerinden alıntıdır herbir satır.
Yazımın girişine aldanıp da edebi ya da şiirsel bir yazı ile huzurunuzda arz-ı endam edeceğimi zannetmeyin!
Tam aksine, konu şiirsel olmaktan çok uzak…
Kadın cinayetleri söz konusu olur da nasıl ve hangi şiirsellikle yazılabilir ki zaten?
Kaldı ki “Kadına dokunma!” dedik, anlatamadık.
Kadın haklarını iğneden ipliğe ele aldık ama ele aldığımız konuları beyinlere bir türlü aktaramadık! “Kadın da bir canlıdır! Hiçbir canlı başka bir canlıya zarar veremez!” dediysek de yine de kendimizi dinletemedik. Hâsılı; ne dediysek ne yaptıysak olmadı, olduramadık!
Üstelik Pablo Neruda’nın dediği gibi yavaş yavaş da ölmedik, süratle ve hunharca öldürüldük. Canice, vahşice ve hatta kimi zaman haince pusu kurularak, kimi zaman da ulu orta öldürüldük.
Ve biz kadınlar, kızlar bunları yaşarken, yani pare pare dağılıp, lime lime doğranıp, gıdım gıdım ölürken kimse sesini çıkarmadı! Halktan gelen sesler hariç yukarıdan usuleten söylenen cılız birkaç kelimenin dışında kimsecikler şarlamadı, gürlemedi.
Konuya el atması gerekenler, parmak uçlarıyla tuttular meseleyi. Ivır zıvır, gerçeklikten uzak ve reele dönüştürülmeyen, laf olsun torba dolsun diye söylenmiş gelişi güzel sözlerden öteye gitmedi hiçbiri… Ve yine yapanların yanlarına kâr kalarak, yaptırımlar asılsız çıktı.
Hem bu vahşete hem de suça hüküm verecek olan yetkili merciler ise Neruda’ nın söyleminin tam aksine, vicdanlarında hoşgörünün H’ sini barındırmaktan çok öte olmayı tercih ettiler!
Ha bir de… Neruda’ nın medeni ve insani bir zihinle söylediği ve dillere pelesenk olan meşhur şiirinde adı geçen “Bir yabancı ile konuşmayanlar” kısmı ise acı acı gülümsetti beni! Zira bu ülkede yabancıyı bir yana bırakın, ölüm tehditi ve tehlikesi en yakınımızdan gelir oldu; sevgilimizden, kocamızdan, nişanlımızdan… Bizi öldürenler maalesef sözde bizi en çok sevdiğini söyleyenler!
Sonuç olarak, bizler ölmemek ve öldürülmemek için başka ne yapsak ne desek ne söylesek bilemedik. Dilimizdeki sözcükler de bitti, alıp verdiğimiz nefes de tükendi.
Öldürülmek kabullenemeyeceğimiz bir durum olduğuna göre bunu ortadan kaldırabilmek için ne yapmalıyız ne etmeliyiz bilmiyoruz ama umarım birgün birileri sesimizi duyar da bizler de emniyet içinde, her an ölüm korkusu yaşamadan hayattaki varlığımızı sürdürebiliriz.
Umarım!
Esen kalın.








Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 Aralıkta yaptığı model açıklaması, döviz fırtınasını dindirmişti.
235 milyar Dolarlık döviz mevduatından, 7 Ocak itibariyle, 107,6 milyar liralık bir çözülme oldu.
Bir hamlenin olduğunu, ama yeterli olmadığını gördük.
Yeni ekonomik modeli, sadece faizi düşürmek olarak düşünürsek yanılırız.
Çünkü ekonomide, tek aktör faiz olamaz.
Tabloda, Borsa, Döviz, Altın, İthalat, İhracat, Enerji ve Amarikan Merkez Bankası, (FED) vardır.
Cumhurbaşkanımız, enflasyona sebep olarak faizi gösteriyor.
Bazen enflasyonun artış sebebi, İhracat bile olabilir.
Mesela bu sene, 225 milyar Dolarlık ihracat ile, rekor kırdık.
Yaş sebze ve meyve ihracatında da, rekor kırdık.
Ama, hepimiz sebze ve meyve fiatlarının, yüksek olduğundan şikayetciyiz.
O zaman, sebze ve meyve ihracatını kısıtlamalıyız.
İzne, bağlamalıyız. Önemli olan, sebze ve meyve ihracatında, rekor kırmak değildir.
Önemli olan, iç piyasada sebze ve meyveyi çoğaltmak ve halka ucuz sebze meyve yedirmektir.
Mevcut sistem, bürokrasiden kopmuştur.
Ekonomik denetimler, yetersizdir.
Üretici enflasyonu (% 79,89 ) oluyorsa, sadece faiz indirimi yapmak yetmez.
Aralık ayında, (% 161,85 )’lik zam yapan petrol şirketini ve (% 122,76) lık zam yapan elektrik kurumunu , denetlemek gerekir.
Bu denetimi yapacak olanlar, bürokratik kurumlardır.
Ekonomide başarı ve enflasyonla mücade için, sadece Cumhurbaşkanının takibi ve Hazine Bakanı ve Yardımcısının, gayreti yetmez.
Beştepe, ilgili bakanlıklar ve bürokrasi, takım oyunun içinde olmalıdır.
Mevcut sistem, konjektör gereği güvenlik, sağlık ve diyanet konularına yoğunlaşmıştır.
Şimdi, ekonomik bürokrasiye ağırlık verme zamanıdır.
Rahmetli Özal, ekonomik bürokrasiye büyük önem vermiştir. Ekonomik tedbirler, yeni önceliklerimiz olmuştur.
Yönetimin yapması gereken ilk eylem, bürokratik kadrolara ve denetim kurumlarına önem vermek olmalıdır.
Denetimlerdeki başarı, ancak bu yöntemlerle sağlanabilir.
GÜNÜN SÖZÜ
Dikkat et, sözlerin sana ihanet edebilir .
” Barcocia”