GEMLİKSPOR’DAN MUHTEŞEM DÖNÜŞ 4-2
















Türkiye’ de açlık sınırı 2.988 lira olarak açıklanmış. Açıklamayı yapan ise BİSAM, yani Birleşik Metal-İş Sendikaları Sınıf Araştırmaları Merkezi.
Bu demek oluyor ki dört kişilik çekirdek ailenin açlıktan ölmemeleri için bu miktarın her ay ev kasasına girmesi gerekiyor.
“Açlıktan ölmemek!” kelimelerinin altını çizerek yazıma devam ediyorum.
Bir de 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı var ki, bu rakamın da 10.335 TL olduğunu duyunca, eminim siz de benim gibi “demek ki ülke insanının büyük bir çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor” tespitine hemen varabilirsiniz.
Yokluk neyse de “Açlık” kelimesi çok kanıma dokunuyor! İkibinli yıllarda, bu coğrafyada, bu teknolojik şartlarda ve her sektördeki ürün gamının bolluğunda insanların açlık yaşıyor olması ne acı!
Yoksulluk, geçim olarak, yine çekirdek bir ailenin beslenme kalori düzeylerinin olması gereken seviyelerine göre hesaplanırken, açlık, midenize götüreceğiniz lokmaların sayılı olduğu anlamına geliyor. O da ölmemek için!
Toplumun büyük bir bölümünün yoksulluk ve bir bölümünün de açlık sınırında yaşadığı düşünülürse, ülke insanlarının neden sürekli mutsuz, depresif, çaresiz ve hatta pek çoğunun intihara meyilli olduğunu düşünmek çok da zor olmasa gerek!
Kaldı ki yaşam sadece karın doyurmakla da bitmiyor!
Minimal olan bu tablonun dışına çıkarak duruma bir de büyük pencereden baktığımızda neler gördüğümüzü hepimiz adına ben yazayım;
Yeraltı kaynakları zengin olan bir ülkeyiz!
Yakın zamanda doğalgaz yatağımızın keşfini yaptığımızı gururla haykıran bir ülkeyiz!
Bor madeni desen, bizde o da gani gani!
Kendi görünmez uçağımızı yapıyor,
Kendi arabamızı üretiyor,
Uzaya çıkmaya hazırladığımız teknolojik alt yapımızla övünüyor,
Hatta son kulvarda, pandeminin başlangıcı tam 2 sene olmuşken ve dünyanın neredeyse tamamı aşılanmışken eli kulağında piyasaya çıkacak olan Turkovac aşımızla kocaman bir gurur yaşıyoruz!
Ama bütün bunların dışında aç olduğumuz doğrudur!
Zam gelecek haberi ve korkusuyla araçlarımızı geceden benzin istasyonlarında yakıt kuyruğuna soktuğumuz, marketlerden bugün 3 liraya aldığımız ürünü iki gün sonra 5 liraya aldığımız, üstümüzdeki giysilerle “Nasılsa bu kışı da çıkarırız!” dediğimiz de doğrudur!
Eti, peyniri, sucuğu salamı unuttuğumuz da doğrudur!
…
Hal böyleyken, neyse ki millet olarak hırka almayı unutmamışız! Ki geçen ayın enflasyon şampiyonu hırka olmuş!
Evet efendim, doğru okudunuz! Bütün suç hırkada!
Gerekirse aç kalın ama hırkasız kalmayın! Ve tabii ki,
Esen kalın.








Dünya kupası grup elema maçlarında son aylarda aldığımız sonuçlardan memnun değildik.
Umutlarımızın azaldığı bir dönemde, Hollanda’nın Karadağ’a karşı Norveç’inde Letonya’ya karşı puan kaybetmesi, bizi yeniden şanslı hale getirdi.
Rakiplerimizin aldığı bu beraberlikler bize yeniden play offa kalma hatta grup lideri olma yolunu açmıştı.
Ama tek bir şart vardı.
Deplasmanda oynayacağımız Karadağ maçını mutlaka kazanmak zorundaydık.
Televizyon karşısında Karadağ maçını izlerken, UEFA 2016 yılında yaşadığımız mucizeyi hatırladık.
Bu arada kulağımızda grubumuzun en önemli iddialı iki takımı olan Hollanda ve Norveç arasında oynanan maçtaydı.
Hollada kaybetseydi grup lideri bile olabilecektik.
Biz Karadağ’ı yendik ama UEFA 2016 yılında bize gülen şansımız, bu defa yanımızda olmadı.
Hollanda Norveç’i yenerek grup lideri olarak Katar’a gitme hakkını kazandı.
Bizde 12 takımdan oluşan playoff maçlarını oynamak zorunda kaldık.
Dünya kupası Avrupa grubu takımlarından olan Sırbistan grup birincisi olarak en büyük sürprizi yaptı.
Biz seri başı olarak ilan edilen İtalya, Rusya, İskoçya, Galler, Portekiz ve Sırbistan gibi takımlardan biri ile eleme maçı oynayacağız.
Çok geniş bir kadro havuzumuz bulunuyor.
Pek çoğuda Avrupa’nın en güçlü takımlarında oynuyor.
Ama henüz tatmin eden bir oyun planı bulmuş değiliz.
Bu kadar geniş kadroya sahip olmamıza rağmen, henüz kesinleşmiş bir onbir belirlemiş değiliz.
Mart ayına kadar ideal onbirimizi belirlemek zorundayız.
Günün Sözü
Bir güzel söz söyleme sanatı varsa,
Birde güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.
“Eğit Tetas”




Gemlik Ticaret ve Sanayi odasının son yapılan meclis toplantısında toplaması devam eden Gemlik zeytini gündem olurken, toplantıda Musluoğulları Firması tarafından fayans üzerine işlenmiş dev Atatürk tablosu hediye edilirken, Genç Girişimciler Kurulu başkanı Hüseyin Dönmez’de faaliyetlerini aktardı.
Kasım ayı meclis toplantısını meclis başkanı Hasan Yıldırım başkanlığında yapan Gemlik Ticaret ve Sanayi odası gelir gider raporları oy birliği ile kabul edilirken, Yönetim kurulu başkanı Paşa Ağdemir, 17 Kasım itibariyle de 2021 yılı bütçesinin tamamlandığını ifade etti.
GTSO Yönetim kurulu başkanı Paşa Ağdemir’de “Ekim ayında 145 şirketin kurulduğunu, 56 şirketin ise kapandığını” belirterek, bu süreçte Gemlik Serbest bölgesinde 9 milyar 518 milyon liralık ihracat gerçekleşirken, aynı dönemde 7 milyar 380 milyon liralıkta ithalat gerçekleşti. Yıl sonunda bu rakamların daha da artış göstermesi bekleniyor” dedi.
Paşa Ağdemir; “2021-2022 zeytin sezonunun açıldığını, tüm üreticilerimize, emek veren tüm çiftçimize iş insanlarına kolaylıklar, hayırlı kazançlar diliyorum. Son dönemlerde yapılan çalışmalarla Zeytinin Başkenti olan Gemlik, zeytini ile birlikte hak ettiği değeri bulacaktır” dedi
GTSO Meclis başkanı Hasan Yıldırım’da “gerek üretici olarak ve gerekse de tüccar olarak Gemlik zeytinin değerini bulmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Toplantı sonrası Gemlik’in ilk yapı marketi olan ve sektöründe önde gelen firmaları arasında yer alan Musluoğulları Yapı Market tarafından fayans üzerine yapılma dev Atatürk tablosu oda meclisine ve yönetimine hediye edildi.