Hayata Tutunuyorum’un Yazarından HAYATA TUTUNMANIN ALTIN KURALLARI...
Hayata Tutunuyorum’un Yazarından HAYATA TUTUNMANIN ALTIN KURALLARI...

Hayata Tutunuyorum’un Yazarından HAYATA TUTUNMANIN ALTIN KURALLARI…

Hayata Tutunuyorum’un Yazarından

HAYATA TUTUNMANIN ALTIN KURALLARI…

Gazetemiz Yazarı Selin Işıl, Büşra Bütün’e hayata tutunmanın altın kuralalrı diyebileceğimiz bir röportaj verdi.
Işıl’ın röportajını keyifle okumanızı diliyoruz…
Onu şimdiye kadar hep yazar, teorisyen, gazeteci-yazar, editör ve Selin IŞIL YAZARLIK AKADEMİSİ kurucusu olarak tanıdık. Her yaptığı proje ses getirdi, dikkat çeken zevkli kombinleri konuşuldu, tarzı konuşuldu, yaptığı geziler, gittiği mekânlar, topluma fayda sağlayan yönleri konuşuldu, gazete köşe yazıları, kitapları…
Kısacası o ne yapsa sevenleri tarafından dikkatle dinlendi, izlendi ve takip edildi.
Selin IŞIL’ a ün kazandıran konular üzerine kendisi bu güne kadar sayısız röportaj verdi ve sayısız sohbetlere katıldı. Pandemi bile onun zirveye tırmanış hızını kesmedi! Tam aksine, pandemi gibi hepimizin bir kısır döngüye hapsolduğu günlerde O, ününe ün kattı.
Kitapları dilden dile dolaşan Selin IŞIL’ ı bu kez ilk defa farklı bir yönüyle tanımaya hazır mısınız? Bu röportaj ile Selin IŞIL’ ın hiç bilmediğiniz ve sır gibi sakladığı gerçekliği ile tanışacaksınız.
Selin Hanım sohbetime hoş geldiniz…
B.BÜTÜN: Öncelikle çoğumuz sizi tanıyoruz. Kariyerinizdeki unvanlar (gazeteci, yazar, akademisyen, editör…) giderek artıyor. Klişe olacak belki ama sahiden siz kimsiniz peki? Selin Işıl’ı bir de kendi ağzından dinleyelim.
S.IŞIL: Az önce kurduğunuz övgü dolu sözleriniz için teşekkür ederim. Açıkçası künyemdeki bunca unvana karşılık sorunuza vereceğim en doğru cevap şu olur sanırım; “Ben bir kalem işçisiyim!” Yazarken kendini bulan, mutlu olan bir kalem işçisi. İnsanların sahip oldukları unvanların benim için çok büyük bir önemi yok! Önemli olan gelip geçeceğimiz fani dünyada insanların insan gibi olması! Yani karakterli olmaları. Bunun dışında ben dahil kimin nereden geldiği, nereye gideceği, zengin ya da fakir olmaları, dilleri, dinleri, ırkları, vs… Söz konusu insan olduğunda bunların hiçbir değeri yok benim için. Yeter ki kişi kim olursa olsun kendini bilsin! Çünkü kendini bilen, seven, sayan karakterler başkalarına da bu yönde örnek olarak, yaşadıkları toplumda da varlıklarıyla pozitif yönde katkı sağlayabilirler. Var oluş amacıma göre; ben sadece örnek ve başkaları için de faydalı olarak son nefesini vermek isteyen bir bireyim.
B.BÜTÜN: Geçmişin başarılı yöneticisi, şimdilerin ise adından sıkça söz ettiren yazarı ve gazetecisi konumundasınız. Hayata Tutunuyorum ile kariyeriniz edebiyata kaymış bulunmakta. Herkesin de merak ettiğini düşünerek o soruyu sorayım o halde size. Kitap yazma hayali olmayan biri olarak buna nasıl karar verdiniz?
S.IŞIL: Sizin de söylediğiniz gibi benim kitap yazmak gibi bir hayalim hiç olmadı. Evet, kendimi bildim bileli çok kitap okuyan ve hatta yüreğinden geçenleri arada sırada küçük not kağıtlarına karalayan biriydim. Ama hepsi bu idi! Gel gelelim hayat bazı dönemlerde bizlere manevra yaptırabiliyor! Benim yapmak zorunda kaldığım manevra sert bir viraja denk geldi! Bana iki ay ömrümün kaldığını söylemeleri bende, sevdiklerime bir iz bırakabilme duygusu yaşattı! Bu sebeple ortaya Hayata Tutunuyorum çıktı. Neyse ki ölmedim! ☺
B.BÜTÜN: Hayata Tutunuyorum çok ses getirdi desek yalan olmaz sanırım. Yaşadığınız zorlu süreçten sonra o günleri kaleme aldığınız bu kitabın yerinin hem kariyerinizde hem de özel hayatınızda yadsınamayacak güce sahip olduğunu söyleyebilir miyiz? Ve bu durum sizin hayatınızda neleri değiştirdi?
S.IŞIL: Evet, Hayata Tutunuyorum çok ses getirdi. Okurlar tarafından çok sevildi. Bu kitabımda herkes kendi hayatından, kendi ruh dünyasından bir şeyler buldu. Bazıları ise yazdıklarımı kendilerine örnek aldılar. Dolayısıyla evet, bu kitap benim yeniden doğuşum oldu ve yadsınamayacak etkisiyle bana güç kattı. Bu kitapla birlikte hayatımda pek çok şey değişti. İnanın her birini anlatmaya kalksam buradaki satırlar yetmez! Hepsinden önemlisi hayat çizgim değişti. Ve bu 180 derecelik bir değişim oldu.
B.BÜTÜN: Tabii bir de akademi var malum. Yazarlık, editörlük, gazetecilik vs işlerinin yanı sıra Selin Işıl Akademisi’nin kurucususunuz. Dolayısıyla bu yolda ilerlemek isteyen gençlerin yolunu aydınlatmaktasınız. Eğitim ve destek süreçleriyle ilgili kısa bir bilgi alabilir miyiz?
S.IŞIL: Akademi fikri yazma tutkusu olan bireyler tarafından doğdu. Yani, bu isteğini fiiliyata dökmek isteyenlerin talepleri doğrultusunda açtım akademiyi. Bugün halen çocuk ve yetişkin gruplarımıza yaratıcı yazarlık, hızlı okuma teknikleri, editöryel hizmet, sesli okuma ve diksiyon üzerine katkı sağlamaya devam ediyoruz.
B.BÜTÜN: Her geçen gün sizi farklı konseptlerde, farklı işlere imza atarken görüyoruz. Bu kadar yoğun tempoda çalışmak sizi nasıl etkiliyor?
S.IŞIL: Sürekli yenilik peşinde olmak, farklılık yaratmak ve bunları pozitif olarak beni sevenlere sunabiliyor olmak beni diriltiyor ve dinçleştiriyor! Bütün bu işlere yetişmek “kolay” demiyorum. Zor… Ama nihayetinde sevdiğim işi yapıyor ve meyvelerini topluyorum. İnsanların yaptığım her projeden sonra bana sevgi ve taktir sözcükleriyle geri dönüş yapmaları bu işlere koştururken ortaya çıkan bütün yorgunluğumu gideriyor, unutturuyor.
B.BÜTÜN: Mektup ( nam-ı diğer yadigarınız) okurken benim de duygulandığım hatta gözyaşlarıma hakim olamadığım bölümler vardı. Okuyucuyu içine çeken ve dram konusunda zorlayan bir öyküsü vardı. Konu itibarı ile bu kitabı yazmanıza vesile olan bir durum var mı yoksa siz de Türkiye’deki dram sevenlerden misiniz ?
S.IŞIL: Çok üzgünüm sizleri ağlattığım için ama sanırım bunu harfler aracılığıyla yapabilmek maharifet olarak kabul edilebilir bir yazar için. Zira kitaplar, beyaz camdaki gibi görsel bir sunum olmadığı için, hisleri kelimeler vasıtasıyla yüreklere aktarabilmek oldukça zor bir zanaattir. Mektup’ un konusu aslında tüm çıplaklığıyla ülkemizin gerçeği! Ve evet, kitapta yazdığım konu, o hayatlara tanık olmuşluğumun esintisidir. Diğer sorunuza istinaden; kesinlikle hayır! Ben dramdan beslenen biri değilim. Tam tersi, gülümsemeyi ve insanları gülümsetebilmeyi seven bir yapım var. Hayat, ağlamak için çok kısa! Gülmekse kısa olan hayatın içinde yapabileceğimiz en isabetli eylem.
B.BÜTÜN: Peki o halde size hangi tür kitaplar daha çok hitap ediyor diye sorsam? Komedi, aşk, dram, macera ya da korku?
S.IŞIL: Realiteyi seven bir insanım ben. Bu anlamda sunduğunuz seçenekler arasında sanırım bana en yakın olan tür macera diyebilirim. Edebiyat türü olarak sorsaydınız şayet, kişisel gelişim ve biyografiler derdim.
B.BÜTÜN: Hayat felsefeniz ya da kendinize uyarladığınız bir sloganınız var mı?
S.IŞIL: Hayatı Iskalama! (AN’ı Yaşa!)
B.BÜTÜN: Herkesin merakla beklediği Aşk-ı Güzaf hakkında neler söylemek istersiniz? Konusu nedir, ne zaman çıkacak, diğer kitaplarınızdan ayıran bir özelliği var mıdır?
S.IŞIL: AŞK-I GÛZAF hakkında ilk söylemek istediğim şudur ki; “Ahh keşke dijitale aktarabilmek için vakit bulabilsem!”☺ 2022 Şubat ayına yetiştirebilmeyi çok istiyordum ama zamansızlık benim en büyük problemimken, bunu yapabilmem çok zor gözüküyor. Her halükarda 2022’ de çıkacak. Konusu, geçmiş aşkların vakur duruşu ile zamane aşklarının yozluğu! Maalesef gerçek aşklar yitip gidiyor avuçlarımızın arasından ve biz sadece izlemekle yetiniyoruz. Bu, aşk adına çok üzücü. Bu kitabımı diğer kitaplarımdan ayıracak olan özellik ise, anlatım dilinin daha şiirsel olmasıdır.
B.BÜTÜN: “Yazdıklarınız ve kitaplarınız arasında bir seçim yapın” desek hangisini seçersiniz? Zorda bırakan bir soru olduğunu kabul ediyorum ama mutlaka sizin için yeri ayrı olan vardır diye düşünüyorum.
S.IŞIL: Bu gerçekten de zorda bırakan bir soru. Çünkü nasıl ki bir anne çocukları arasında seçim yapamazsa ben de yazdıklarım arasında nasıl objektif bir seçim yapabilirim, bilemiyorum. Keza hepsi benim birer parçam. Hepsinde benden izler var. Fakat illaki cevaplamam gerekiyorsa sorunuzu, bu serüvenin çıkış noktası olan Hayata Tutunuyorum’ u odak yapmak gerekir diye düşünüyorum.
B.BÜTÜN: Peki yazım hayatınızla ilgili son sorum olarak; yeni yeteneklere ve sizin gibi edebiyata gönül veren kalplere mesajınız nedir ve neler yapmalarını önerirsiniz?
S.IŞIL: Birincil ve en önemli tavsiyem şu olur; yüreklerinden geçmeyen hiçbir konuyu, kelimeyi yazmasınlar. Her zaman dediğim gibi, yazmak gönül işidir. Nasıl ki zorla güzellik olmuyorsa, zorla -yazmalıyım- dürtüsüyle de yazmak olmaz. Çünkü yürek ile, zorlanmadan ve severek yapılan işler makbuldür. Evvela bunu yapsınlar, gerisi zaten çok daha kolay!
B.BÜTÜN: Gelelim sizin hiç bilinmeyen, sır gibi sakladığınız gizem dolu yönünüze! Siz bir Kozmo enerjistsiniz! Hatta size çok yakın bir kaynaktan edindiğim bilgiye göre “Kozmik Çocuk!” diye bir lakabınız var. Yani, sıradan bir kozmo enerjistden çok daha fazlasısınız! Özel ve farklı bir insansınız bu yönden. Bununla ilgili ilk sorum; Kozmo Enerji ne demek? Ne işe yarar?
S.IŞIL: Kaynağınızı derhal bulmalıyım! ☺ Böylesine önemli bir konuda özel olmak avantaj mı dezavantaj mı, öncelikle bunu çok iyi analiz etmek lazım. Ben avantaja dönüştürdüğümü düşünüyorum. Kozmo Enerji evrendeki her bir molekülün toplamından oluşan bütünlüğün şifasıdır bana göre. En azından ben sıra dışı bir tanımlama ile bu şekilde izah edebilirim Kozmo Enerjiyi. Çünkü Kozmo Enerji bir insanı ruh, zihin ve beden olarak bütünüyle şifalandırırken aynı zamanda hayatınızdaki negatiflerin de temizliğini yaparak insanın hayat akışının normal seyrinde gitmesine %100 olanak sağlar. Sadece insanlar değil, bütün varlıklara (doğa ve hayvan dostlarımız) aynı metodu uygulayabilir ve %100 başarıya ulaşabilirsiniz Kozmik Enerji ile. Böylece ikinci sorunuzu da cevaplamış olduğumu düşünüyorum. İlaveten şunu söylemeliyim ki, Kozmo Enerji bilimselliği tamamen kanıtlanmış ve WHO (DSÖ) tarafından da geçerliliği tescil edilmiş bir şifa yöntemidir.
B.BÜTÜN: Aslında size sadece bu konu hakkında soracağım onlarca soru var ama bu yöndeki sorulara olan kapalılığınızı bildiğim için şunu sormakla yetiniyorum; “Bir gün Kozmik Enerji ve bununla ilgili sırlarınız hakkında kitap yazmayı düşünür müsünüz?”
S.IŞIL: Neden olmasın! Düşünürüm tabii ki…Ve birgün bunu yaptığımda emin olun yazacağım kitap, piyasadaki bütün Kozmik Enerji kitaplarından çok daha farklı olur! Çünkü ben sıradan ve kalıplaşmış işleri yapmayı sevmem!
B.BÜTÜN: Selin hanım, size ait bir bilgiyi benim aracılığımla ilk defa paylaştığınız için onur duydum. İlerleyen zamanda Kozmo Enerji dünyanıza ait geniş bir röportaj yapmayı çok isterim. Beni kırmayarak sohbetime katıldığınız için çok teşekkür ederim.
S.IŞIL: Sizin için bir ayrıcalık yaratabildiysem ne mutlu bana. Benim için de çok keyifli bir sohbet oldu. Yaşattığınız bu keyif için ben teşekkür ederim.

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

Muhtar Şener Hayatını Kaybetti…

Muhtar Şener Hayatını Kaybetti…

Muhtar Şener Hayatını Kaybetti… Gemlik’in önde gelen muhtarlarından olan, Eşref Dinçer Mahallesi eski muhtarı Mahmut …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir