Köşe Yazıları

Refik Yılmaz(AS TV) deydi

Refik Yılmaz(AS TV) deydi

Geçtiğimiz Cuma akşamı, Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, (AS) Televizyonuna konuk oldu.

Toplu konut yapımındaki gelişmeler, yapılan konutların fiatlandırılması ve Gemlik zeytinin tanıtımı dahil, pek çok konu gündeme geldi.

Bence toplantının en çarpıcı haberi “Gemlik Belediyesinin borcu olmayan “belediyelerden birisi olmasıydı.

Yeni dönemde Belediyelere eskiden olduğu kadar para akmayacaktır.

Eski İl Başkanlarından Sedat Yalçın, kendini anlatırken “Finansman Yönetimini” bilirim diyordu.

Cihatlı’da yapılan konutların, gerçek değerlerinden satılması ve elde edilecek gelirin ikinci etap için kullanılması da bir bakıma finansman yönetimidir.

Gemlik’te kendi döneminde yapılan hizmetleri gururla anlatan Refik Yılmaz, sadece ulaşımdan şikayetçi olduğunu, açıkladı.

Ulaşımda yaşanan aksaklıkların faturasını aile fertlerinin ödediğini söyledi.

Ulaşım sırasında aile fertlerinin,ağır eleştiriler yüzünden, yıprandığını ifade etti.

Büyük Kumla ve Gemsaz’da, iki ayrı yat limanı ile hizmet verileceğini açıkladı.

90 aydan beri, Gemlik Belediye Başkanlığını sürdüren Refik Yılmaz, yeniden görev verilirse hazır olduğunu söyledi.

Program sonrasında, “Baia otel” de çay içimi sırasında, İlk öğretim öğrencisi iken, dönemin Belediye Başkanı Nezih Dimili’nin, koltuğuna oturduğunu da öğrenmiş olduk.

Bu arada Milletvekili seçimlerinde olduğu gibi, Belediye Başkanlığı seçimlerinde de, “üç evre” şartının getireleceğini duyduk.

Ak Parti’nin bu kararına, katılıyoruz.

Yeni, projeleri olmayan, cesur kararlar alamayan, başladığı işleri yarım bırakan, ve finansman programından habersiz olan adaylara, şans verilmesinden yana değiliz.

Gemlik Belediye Başkanının, ister Gemlik’te veya daha önemli bir görevde, bir şans bulduğu taktirde, başlangıçtaki enerjisi ile, yine başarılı olacağına inanıyoruz.

Refik Yılmaz’ın (AS) Tv’de yaptığı açıklamaların, Hakimiyet Gazetesinde de, geniş yer aldığını belirtmiş olalım.

 

Günün Sözü

“Korkaklar hiçbir zaman,

Zafer anıtı dökememişlerdir.” Eflatun.

Yeni Milliyetçilik Katmanı

Yeni Milliyetçilik Katmanı

Çok yakın bir gelecekte, seçmenin yeni milliyetçilik katmanında odaklanacağını, göreceğiz.

Çünkü yeni milliyetçi akımı, İslam dinini ihanete kadar götüren kesimi görmüştür.

Çünkü yeni milliyetçi akımı, stratejik ortak görüntüsü ile Amerika’nın Türkiye’ye karşı bölücü planlar içinde olduğunu da anlamıştır.

Artık geçmişteki bir numaralı dostumuz olan Rusya, gelecekte en yakın dostumuz olacaktır.

Sevsekte sevmesekte, aynı apartmanda yaşadığımız İran’da yakın komşumuz olacaktır.

Defansı ve stoperi olmayan Avrupa Birliğine, savunma konusunda “stratejik destek” verebiliriz.

Artık, Amerika yerine Hindistan ile, Brezilya ile, Çin ile ve hatta Güney Afrika ile, ortaklık yapabiliriz.

Amerika’nın baskı ve ikiyüzlülüğünden, ancak bu politikalarla kurtarabiliriz.

Artık, 57 ortaklı kat İslam Birliğine de güvenimiz kalmamıştır.

Suidi Arabistan’ın bir Amerikan uşağı haline gelmesi, İslam birliğini yaralamıştır.

Mısır ve Birleşik Arap Emirliklerinin, Amerika ile olan ilişkileri de İslam Birliğini yıpratmıştır.

Yeni milliyetçilik artık, ortak din ve benzer rejim aramadan, yeni ortaklarını, kabul edecektir.

Son yıllarda, Rusya ve İran ile olan yakınlığımızda, en önemli faktör din ve rejimden çok ortak düşmana karşı olan mücadelede birlikteliktir.

Yeni milliyetçilik anlayışı Amerika’nın Türliye üzerindeki etkisini de azaltacaktır.

Yeni Milliyetçilik anlayışı Türkiye üzerindeki, FETÖ ve Bölücü terör etkisini de ortadan kaldıracaktır.

 

Günün sözü

İsyanınız nefsinize

İtaatiniz rabbinize olsun

‘A.Goyler’

Girişteki Resim Komployu Bozdu

Girişteki Resim Komployu Bozdu

Türkiye’nin çok tehlikeli bir itibarsızlaşma komplosuna, bulaştırılmak istendiğini, görüyoruz.

İdlip’te ve Kuzey Irak’ta, çok önemli mesafeler aldığımız bir dönemde, devreye sokulan Cemal Kaşıkçı olayını, çok itina ile izlemekteyiz.

Bir kere böyle bir çılgınlığı tek başına Suudi Arabistan’ın  yapamayacağını, bilmeliyiz.

Trump’un, gazetecinin nişanlısını Beyaz Saraya davet etmesi, sahip çıkma amacıyla değildir.

Türk asıllı nişanlının, neleri bilip bilmediği konusundaki, merakı içindir.

Ama. Cemal Kaşıkçı’nın Baş Konsolosluğa giriş yaparken verdiği görüntü, Hem Suudi Arabistan’ın, hem de İsrail’in, bütün hesaplarını bozmuştur.

Şimdi, içerideki gazeteci neden çıkmadı diye biz soruyoruz.

Eğer bu resim yayınlanmasaydı, giriş yapmadaki, çıkış yapsın dönecekti.

Amerika’nın her ülkeyi ve her fırsatı kullanarak, bizi diz çöktürmeye zorlayacağını biliyoruz.

İstediği FETÖ örgütünün Türkiye’deki çalışmalarına, devam etmesidir.

Ve. Suriye’nin Kuzey Sınırında, üs gibi kullanacağı bir terör devletidir.

Bu amaçla, FETÖ’yü yargılamaktan kaçtığını ve Kuzey Suriye’ye binlerce TIR silah yardımı yaptığını, görüyoruz.

Amerika artık, Teröristleri himaye eden ve onları azmettiren, bir terör devleti haline gelmiştir.

Amacı Doğu Akdeniz’i ele geçirmektir.

Ortadoğu’daki toprak bütünlüğü Doğu Akdeniz’deki enerji bölgesi konusunda, Amerika’ya karşı direnen tek ülke, Türkiye olmuştur.

Türkiye’nin önceliği,sınır  güvenliği olmuştur.

Yakın gelecekte, Karadeniz’de de, bulunabilecek, yeni enerji kaynaklarının kontrolü konusunda, yine Amerika  ile mücadele edecek ülke, Türkiye olacaktır.

Bu bakımdan, Amerika ve İsrail’den gelebilecek, her türlü komplo ve saldırıya, hazırlıklı olmalıyız.

Ak Parti’ye de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da, karşı olabiliriz.

Bu siyasi karşıtlığımız, Amerika’nın menfaatleri için, olamaz.

Kaşıkçı olayındaki gizli amaç Türkiye’nin uluslararası alanda, yıpratılmasıdır.

 

Günün Sözü

Hakiki aşk,

Istırap çeker ve sessizdir.

“O.Wilde”

Önerilerimiz Siyasi Değil, Tekniktir

Önerilerimiz Siyasi Değil, Tekniktir

Yeni dönemde belediyeler, yatırımsız bir devre geçirecektir.

Yatırımlar için gerekli fizibelite planları yerine, yarım kalmış veya kati kabulleri yapılmamış yatırımların hesap ve kitapları ile, uğraşacaklar.

Yarım kalmış pek çok yatırım, hukukla ve Sayıştay denetçileri ile, tanışacaktır.

Timsah kafası takılamayan yeni stadyumda, tepeden tırnağa denetlenecektir diye düşünüyoruz.

Şu an, terk edilmiş bir şantiye konumunda bulunan, Bursaray Terminal hattıda, elden geçirilecektir.

Enflasyonla mücadelede çok kararlı görünen ekonomi yönetimi, bitmek üzere olan yatırımlar için bile tahsisat çıkarmakta zorlanacaktır.

Deprem konuları konusunda, Gemlik Belediye Başkanının, “etap etap yapım projesi” tam böyle dönemler için, düşünülmüştür.

Başkan Refik Yılmaz’ın hiçbir büyük projesi, ekonominin soğutulacağı döneme, sarkmamıştır.

Biz Bursa’daki büyük yatırımların, yakın zamanda hukuk ile tanışacağını hissettiğimiz için hukuk kökenli Refik Yılmaz’ı önermiştik.

Aslında, Refik Yılmaz ile birbirimizi, medya üzerinden tanıyoruz.

7 yıldan beri başkanlık yaptığı dönemde, baş başa oturup bir çay içmişliğimiz yoktur.

Ama, eski çay bahçelerini cesurca kaldırıp, yeniden dizayn ettiğini, çok yakından biliyoruz.

Meydandaki koca camiyi yıkıp, yeni yerine taşıması sırasında, nasıl bir riske girdiğini hepimiz gördük.

Biz, hep Bursa Büyükşehir adayları İnegöl’den oluyor, bu defada hukukçu bir aday, Gemlik’ten olsun diye onu önerdik.

Ayrıca, yerel seçimler sonuçlanınca, Belediye meclislerinin çok partiye dağılmış olduğunu göreceğiz.

Refik Yılmaz’ın sert muhalefet konusunda, tecrübeli olduğunu da  biliyoruz.Emekli bir kamu görevlisi olarak özellikle Belediye başkanlarının siyasi ağırlıklı değil, teknik ağırlıklı olarak seçilmesini, arzu ediyoruz.

Gemlik kökenli bir Büyükşehir Belediye Başkanı ile tüm Gemlik’lilerinde iftihar edeceğine inanıyorum.

Benzer bir pozisyon, rahmetli Nezih Dimili içinde olsaydı, Liseden arkadaşım hukukçu Dimili içinde, yapardım.

Önerilerim siyasi değil, tekniktir önerilerdir.

 

Günün Sözü

Bilgi, sakalla ölçülmez “Motiere”

 

Ak Partinin Rakibi Kararsızlar

Ak Partinin Rakibi Kararsızlar

Ak partinin 30 Mart yerel seçimlerindeki rakibinin, (%26,8) oy oranıyla, kararsızlar olduğunu görüyoruz.

Kararsızların, dağıtılmadan önceki oy durumu şöyle;

-Ak parti: %33,8

-CHP : %19

-MHP :%8,8

-İYİ P. :4,1

-HDP:%5,9

Eğer kararsızlar, bir dip dalga ile, tek partiye kayarsa  (CHP) ye de, (MHP) ye de başkanlık yolları açılabilir.

Kararsızlar dağıtıldıktan sonraki oy oranları ise, Ak partiye büyük avantaj sağlıyor.

-Ak parti: %46,2

-CHP: %26,1

-MHP: %12,1

-İYİ P. : %5,5

-HDP : %8,1

Bu tabloda, Ak parti ile (CHP)’nin, 24 Haziran seçimlerine göre daha avantajlı olduğunu, görüyoruz.

(MHP) nin ise, durumunu koruduğunu anlıyoruz.

İyi partide ve (HDP) ise, önemli ölçüde bir düşüş olduğuna, tanık oluyoruz.

(MHP)’li bazı ülkücülerin, Meral Akşener’e sataşması, erime sürecinde olan iyi partiye, mağduriyet fırsatı vermiştir.

Nitekim, bu sataşma anlarını kayda alan Akşener, bu fırsatı değerlendirmiştir.

AK partini birinci, rakibi kararsızlar dedik.

Ama, Ak parti’nin ikinci rakibi ise, ekonomik krizdir.

Bu sarsıntının, kriz mi yoksa geçici bir sarsıntımı olduğunu, Ekim enflasyonunda anlayacağız.

Eylül ayındaki enflasyon beklentisi aylık (3,9) iken, (6,3) rakamını görünce şok olduk.

Bu şok artışı ekonomi bürokrasisinin bir intiharı şeklinde, yorumluyoruz.

Enflasyon hesabında, her ne kadar bir sistem varsa da, esas olan bu verileri derleyen, ,nsan faktörüdür.

Ay sonuna denk gelen bazı, artışlar bir sonraki aya, sarkıtılabilirdi.

Ve, Eylül ayı artışı, (6,3) gibi şok bir rakama , ulaşamazdı.

Şunu demek istiyoruz;

Ekonomi ile uğraşan bürokratları dışlamaya, korkutmaya ve aşağılamaya gelmez.

(6,3) lük Eylül enflasyonu, ekonominin en tepesinde olanlara, gerekli dersi vermiştir.

 

Günün Sözü

Akıllı düşman,

Akılsız dosttan hayırlıdır. “Hz.Ali”

Büyükşehir “Ateşten Koltuk”

Büyükşehir “Ateşten Koltuk”

Yaşadığımız ekonomik, krizin yerel seçimlerde Ak partinin en önemli rakibi olacağını göreceğiz.

Hal böyle olunca, oyların dağılacağını ve seçilerek başkanın çok az farkla başkanlık makamını kazanacağını, göreceğiz.

Böyle bir ortamda, adayların önemli olduğuna, tanık olacağız.

Seçmen; adayın geçmişte ne yaptığına bakacaktır.

Bursa Büyükşehir ve Osmangazi belediyelerinin yaptığı yatırımlar,sadece Bursa’yı değil Bursa dışındaki yetkilileri bile, rahatsız etmiştir.

Doğanbey konutları için, ne gibi bir hamle yapılacağı, merakla beklenmektedir.

Büyükşehir tarafından üstlenilen Bursa stadyumuna harcanan parada, bitirileceği tarihte henüz belli değildir.

Ara dönem için, Büyükşehir’in başına gelen Alinar Aktaş ise, Bursaray Terminal hattı dahil, sıkıtılı yatırımlara dalmak yerine, su indirimi ve ulaşım indirimi yaparak, gündemi yakalamaktadır.

Ak partinin bu şartlarda Bursa’da başarılı olması için, özel adaylara ihtiyaç vardır.

Bu konjönktörde,özel aday profiline,halen milletvekili olan Hakan Çavuşoğlu ve Mustafa Esgin’in uyduğunu , düşünüyoruz.

Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı ile, Merkez Belediye başkanlarının, bu konjönktörde, Bursa’da başarılı olmakta zorlanacak.

Tanıtım ve Kültürel ataklarda, mükemmel olan Mustafa Bozbey’in sıkıntılı yatırımlar nedeniyle Büyükşehir’e talip olacağını, sanmıyoruz.

Bize göre, Bursa Büykşehir’in takipçi, hiçbir yatırımı yarım bırakmayan, bütçe planlamasında tecrübeli, bir adaya ihtiyacı vardır.

Yeni Büyükşehir Belediye Başkanının en önemli işleri, döviz karları ve fiyat farkları ile, uğraşmak olacaktır.

Bunun için, hukukçu ve müteahhitlerle çatışmadan çekinmeyen, bir başkana ihtiyaç olacaktır.

Bu özellikle en uygun adayın, Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz olduğunu, düşünüyorum.

Bu önerimin, duygusal bir öneri değil, gerçekçi ve geleceği gören bir öneri olduğuna, inanıyorum.

Yeni dönemde, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunun “Ateşten Bir Koltuk” olacağını düşünüyorum.

Bir çok sıkıntılı dosyanın, yeni başkana miras kalacağını, biliyorum.

Bu görevi, tecrübesi, cesareti ve enerjisi olmayan bir ada, başaramaz.

 

Günün Sözü

Düşünmek, görmektir.

“Balzac”

 

Yüksek Zam Durgunluk Getirir

Yüksek Zam Durgunluk Getirir

30 Mart’da yapılacak yerel seçimlere girerken, çok karamsar bir ekonomik tablo ile, iç içe olacağız.
Bursa’da 18 ile 30 yaş arasında 530 bin seçimin olduğunu biliyoruz.
530 bin genç seçmenin 90 bininin ise, ilk kez oy vereceğini öğreniyoruz.
24 Haziran seçimlerinde seçmen patates ve soğan artışına takılmamış ve birlik ve bütünlüğümüz için, oy vermiştir.
Ama, 30 Mart seçimlerine girerken, seçmen tercihinin farklı olacağını,göreceğiz.
Oy sandıklarından alınacak sonucun, ekonomik rakamlardan etkilendiğine, tanık olacağız.
Ağustos’ta bir yıllık tüketici enflasyonun, (%17,90) iken Eylül ayındaki bir yıllık enflasyonun(%24,52) ye çıktığını görüyoruz.
Ve enflasyondaki Eylül ayı oranının, (%25) civarındaki yeni faiz oranıyla, eşleştiğine tanık oluyoruz.
Bu arada, son haftalarda, dövizin bulduğu yatağında fazla debelenmemesi, gerginliğimizi kısmen azaltmış oluyor.
Yani, Doların altı liranın biraz üstünde veya biraz altında, Auronun ise, yedi liranın biraz üstünde veya biraz altında, yumuşak dalgalandığını göreceğiz.
Artık, doların beş liraya, avronun ise, altı liraya düşmesini, bekleyemeyiz.
Çünkü, faiz ve enflasyonun, yeni yerlerine yerleşmeyip çalıştığını, biliyoruz.
Peki, Devlet sıkı para politikası uygularsa ne olur, bu defada durgunluk başlayacaktır.
Büyük patronlar ve büyük esnaf, henüz zamlara doymuş değildir.
Tüketici yani halkın enflasyonu,(%24,52)dir.
Üretici enflasyonu yani patronların enflasyonu ise,(46,15) dir.
Yani, patronların enflasyonu, henüz küçük esnafa ve dolayısıyla halka, tam olarak yansımamıştır.
Bu farkın bir bölümünü eylül kadar olmasa da, ekim ayında, hissedeceğiz.
Sonra neler olacak? Halk doğalgaz faturalarını ödemeye başlayınca, alışverişe çok sıkı fren basacaktır.
O zamanda, büyük patronlar ve büyük esnaf, durgunluk edebiyatına başlayacaktır.
Kısacası bu sene kış mevsimi zor geçecektir.

Günün Sözü
Allahım,
Bana kitap dolu bir evle,
Çicek dolu bir bahçe ver.
“Konfüçyüs”

Fenerbahçe Ve Bursaspor Zorda

Fenerbahçe Ve Bursaspor Zorda

Geçtiğimiz hafta, hem Fenrbahçe, hemde Bursaspor açısından bir çöküş haftası oldu.

Süperligin yedinci haftasında, yedi puan toplayan bir Fenerbahçe ile karşı karşıya kalmıştık .

Karşımızda, yedi maçta 10 gol yiyen ve 6 gol atan bir Fenerbahçe vardı.

Kadıköy’de berabere biten Beşiktaş maçından sonra “Beşiktaş’ı Ezdik” diyen bir Başkanın, bu analizine şaşırmıştık.

Bu arada, Fenerbahçe’nin son üç hocasının, tazminat taksitlerini hala ödediğini öğrendik.

“Cocu” da giderse, bu sayının dörde çıkacağını okuyacağız.

Galatasaray’da ise, bu yıl Fatih Terimimin çok zor bir sezon geçireceğini tahmin ediyoruz.

Büyük umutlar bağlanan Emre Akbaba dahil, çok sakat futbolcu olduğunu görüyoruz.

Şampiyonlar Ligi grup maçlarının, çok çetin ve çok yorucu geçtiğini, biliyoruz.

Fatih Terim’in gerçek bir kurtarıcı olup olmadığını, önümüzdeki dört ay içinde anlayacağız.

Galatasaray’ın bu sene aldığı sonuçların, eski hoca Tudor ve Gomis tarafından da ilgi ile izlendiğine inanıyoruz.

Beşiktaş bu seneye süper başlamasada yıldızları vasıtasıyla, hedeflerine ulaşıyor.

Şampiyonluk potasından uzaklaşmayacağını ve UEFA grubundan çıkacağını umuyoruz.

Gelelim, Bursaspor’un durumuna, puan cetvelinde, sondan ikinci konumda olan Bursaspor’un, tarihinin en kısır dönemi yaşadığını görüyoruz.

Yedi maçta 4 gol atan ve 7 gol yiyen, bir Bursaspor’la karşı karşıyayız.

Yedi maçta 5 puan toplayan Bursaspor’da taraftar kesiminden homurdanmalar, duyuyoruz.

Gergin taraftarların Bursa dışında, başka takımların taraftarlarıyla itişip kakıştığını da öğreniyoruz.

Yönetim kurulundan hem takım ile ilgili, hemde taraftar olaylarıya ilgili, açıklama bekliyoruz.

Kısacası, yedinci hafta maçlarının, hem Bursaspor hemde Fenerbahçe için kabus olduğunu, kabul etmeliyiz.

 

Günün Sözü

İnsanın en büyük düşmanı,

Doğrudan doğruya, kendisidir.    “çicera”

Yarışmayı Neden Kaybettik

Yarışmayı Neden Kaybettik

2021 yılında yapılacak Avrupa Futbol Şampiyonası için, finalde Almanya ile yarıştık.

On ikiye karşı, dört oyla yarışı Almanya kazandı.

Niçin yarışı kaybettiğimiz, UEFA başkanının açıklamalarında, belirtilmişti.

UEFA başkanı “Türkiye’nin insan aksiyon planı eksikti” dedi.

Ve bir çok şehir için “bazı endişeler vardı” diye ekledi.

Aslında, şampiyonanın Almanya’ya kaydırılmasını, fazla yadırgamadık.

Zaten, burada yaşayan bazı bizimkiler ile, dışarıya kaçan bazı bizden kapanlar, o kadar ağır propagandalar yapmıştı ki, UEFA yarışmacıları da, bu fırsatı kaçırmadılar.

Ve düzenlemeyi Almanya’ya verdiler.

İnşallah, bizde bu yarışmacılara katılır ve final oynama hakkını kazanırız.

Ve burukluğumuzu, bir ölçüde hafifletiriz.

Son birkaç yıl içinde, FETÖ’cü hakim ve subayların Almanya tarafından himaye edildiğini biliyoruz.

Hollanda’lı ırkçı bir liderin, en üst seviyede Türk düşmanlığı yaptığını, izliyoruz.

Hele Avusturya’nın Türkiye, karşıtlığını ise, hiç affetmiyoruz.

Viyana kapılarına dayanmamızın bu kadar korku ve kin yarattığını, şimdi daha iyi anlıyoruz.

Fransa’nın (P.K.K) ile yakınlığını ve İsveç’in islama ve camilere karşı olan mesafesini, hiç unutmadık.

Son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin, zaman zaman ırkçılık ve inanç konusunda sergilediği kışkırtıcı eylemler, halkımız tarafından da dikkat ve öfke ile takip edilmiştir.

Düzenleme Türkiye’de olsaydı, bazı anedolu şehirlerinde olabilecek, maçlarda tedirginlik yaşayabilirdik.

Sözün kısası, 2024 yılından sonraki düzenlemelerin, ülkemiz için daha hayırlı olacağına inanıyoruz.

 

Günün Sözü

Devlet ne denli bozulmuşsa,

Konuların sayısıda,

O denli çoktur.

“Tacitius”

 

Terör Destekçisi Amerika

Terör Destekçisi Amerika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletlerde, “251 şehidimizin katili pensilvanya’dadır” dedi.

Bu örgüt, pensilvanya’dan 160 ükleye terör ihraç etmektedir diyerek, bir bakıma Amerika’yı terör destekçisi olarak, ilan etti.

Herkesi teröre destek vermekle suçlayan ve bir çok ülkeyi de bu suçlama ile haraca bağlayan Amerika’nın ipliğini pazara çıkardı.

Ayrıca, Rusya, Çin, İran, Fransa, İngiltere ve Almanya “Özel Amaçlı” bir mekanizma ile, İran ile ticaret yapacaklarını açıklayarak, Amerika’nın İran’a koyduğu anbargoyu, dikkate almadıklarını gösterdiler.

Türkiye, zaten İran ile ticaretini kesmeyeceğini, açıklamıştı.

Bu ki önemli gelişme, Amerika’nın yalnızlaşmaya başladığını göstermiştir.

Aslında, Amerika’nın tutuklu rahibi vitrinde tutmasının sebebi, Türkiye’nin uluslar arası hamlelerini, kesmek içindir.

Ama, iki yüzlü Amerika, Erdoğan’ın bu gerçekleri (BM) kürsüsünden ilan etmesinin önüne geçemedi.

Şimdi, Amerika ve FETÖ ilişkisini, uluslar arası mahkemeye taşımanın zamanıdır.

Çünkü, 15 Temmuz darbe girişiminde, dökülen kan vardır.

15 Temmuz, ne 27 Mayıs’la ne de 12 Eylül’le mukayese edilemez.

Amerika şu anda, terörün azmettiricisi ve teröristin koruyucusu konumundadır.

Cumhurbaşkan’ı Erdoğan bu gerçeği (BM) kürsüsünden anlatma fırsatını iyi kullanmıştır.

Amerika’nın , İran’daki vejimi bahane göstererek, İran’da bir iç savaş başlatmanın, peşinde olduğunu biliyoruz.

Önyargılı bir siyasetle, İran’a başlattığı anbargoyu, diğer büyük devletler tanımayınca, bahaneyi değiştirmiştir.

İran’ı bitirmedikçe Suyriye’den çıkmayacağım demek ortadoğudan hiç çıkmayacağım demektir.

Peki Amerika’nın amacı nedir?  Tüm dünya enerji kaynaklarına sahip olmak istiyor.

Bu istediğini de, gizlemek istemiyor.

Hem, enerji kaynaklarını teslim edeceksin hemde her konuda sınırsız itaat edeceksin.

Kısacası, Amerika en büyük terörist olma yoluna girmiştir.

 

Günün Sözü

Öğrenmek pahalıdır ama,

Cehalet ondanda pahalıdır. “ H. Clausen”