Gemlik Haber

  GTSO üyelerine sunduğu hizmete bir yenisini daha ekledi

  GTSO üyelerine sunduğu hizmete bir yenisini daha ekledi.

Takograf olarak bilinen Dijital Ehliyet artık ülkemizde il merkezlerinin dışında ilkler arasına giren GTSO’dan  alınabilecek.

Gemlik Ticaret ve Sanayi odası başkanı Paşa Ağdemir kamuoyuna yaptığı  açıklamada şu bilgileri paylaştı.

Ağdemir, ” Üyelerimize sunduğumuz hizmet çeşitliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde yaptığımız görüşmeler neticesinde Odamıza Sayısal Takograf (Dijital Ehliyet) verme yetkisi aldık.

Süreçle alakalı personelimize gerekli eğitimleri verdik ve teknik altyapımızı hazırladık. Bu gün itibari ile artık Odamızda Sayısal Takograf (Dijital Ehliyet) süreçleri yürütülmekte ve online başvuru ile en hızlı sürede hizmet süreci tamamlanmaktadır. Tüm üyelerimize hayırlı olsun” dedi.

Öte yandan Gemlik Ticaret ve Sanayi odasına Sayısal Takograf (Dijital Ehliyet) başvurusu için www.gtso.org.tr adresinde yer alan hizmetler menüsü altındaki Sayısal Takograf (Dijital Ehliyet) linkinden  online başvuru alınmakta.

Odaya detaylı bilgi ve sorularınız için 224-5131023 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

 

Umurbeyli Çiftçilere Büyük Müjde

Umurbeyli Çiftçilere Büyük Müjde

 

Kısa süre önce Umurbeyli çiftçilerin sulama suyu ihtiyaçlarının karşılanması için başlatılan girişimlerde sona gelindi. Cumhur İttifakı ortakları Ak Parti Gemlik İlçe Başkanı Şamil Yiğit ve Milliyetçi Hareket Partisi Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz tarafından titizlikle takip edilen süreçte, gerekli mercilerle sürdürülen görüşmeler sonuç verdi.

Umurbeyli çiftçilerin Umurbey Merası’nda zirai faaliyetler için ihtiyaç duydukları sulama havuzunun kısa süre sonra yapımına başlanacak. İnşasının ardından Umurbeyli çiftçilerin istifadesine sunulacak sulama havuzunun, bölgede zirai sulama konusunda ihtiyaç duyulan su için büyük ölçüde kaynak oluşturacağı bildirildi.

Sürdürülen çalışmalar kapsamında projeye son halini vermek ve sulama havuzunun yapım için Bursa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi BUSKİ yetkilileri ile Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi ilçe başkanlarının temasları da aralıksız devam ediyor. Son olarak her iki ilçe başkanı, BUSKİ Gemlik İşletme Müdürü Mustafa Emirkaya ile birlikte önce BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Mesut Boz ve ardından BUSKİ Genel Müdürü Güngör Gülünç’ü makamlarında ziyaret ederek istişarelerde bulundular.

Konu ile ilgili konuşan Ak Parti Gemlik İlçe Başkanı Şamil Yiğit; “En kısa zamanda Umurbey meramızın sulama suyu ihtiyacı giderilecektir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz”derken, Milliyetçi Hareket Partisi Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz ise “Umurbeyli çiftçilerimize verdiğimiz sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Tüm bölge çiftçisine hayırlı olsun” temennisinde bulundu.

10 KASIMI, 29 EKİMLE BİRLİKTE DÜŞÜNELİM

10 KASIMI, 29 EKİMLE BİRLİKTE DÜŞÜNELİM

Atatürk’ü 10 Kasımlarda anarken, Cumhuriyet idaresi ile birlikte, anmalıyız.

Cumhuriyet’i ilan ettiğimizde, bir çok Avrupa ülkesi ve Orta Doğu ülkeleri, krallıklarla idare ediliyordu.

Bir çoğunda da, diktatörlükler vardı.

Ayrıca Cumhuriyet için “Benim en önemli eserim” dediğinide hatırlamalıyız.

Bana göre Atatürk’ün Türk halkına bıraktığı en önemli miras, “Bİrleştiricilik Unsuru” olmuştur. Bu birleştiricilik özelliğini, bağımsızlık savaşımızın ilk günlerinde, Samsun’da , Amasya’da, Sivas’ta ve Erzurum’da görmüştük.

Bu özelliğini bu günlerde daha çarpıcı örneklerle görüyoruz.

Siyasetin, en keskin biçimde kutuplaştığı bu dönemde, Atatürk sevgisi ve saygısı etrafında birleşmeseydik, belkide paramparça olmuştuk.

Geçmişte kamu görevi yaptığım dönemde, farklı kültür, inanç ve etnik gruplardan, gelen kişilerdik.

Ama, hepimiz onu sevmiştik ve minnet duymuştuk. Onun değerini yıpratmaktan kaçınmıştık.

Hiç birimiz birbirimize karşı, onu daha çok sevdiğimizi gösterme gayretinde, olmamıştık.

Atatürk hepimizin ortak değeri olmuştu. Hepimizin birleştiği bir odak noktası olmuştu. Atatürk’ü anmak, belli grupların değil, hepimizin ortak sorumluluğundaydı.

İşte her 10 Kasımda onu anarken, Türk halkı için yaptıklarını hatırlamalıyız. Minnet duygularımızı ve dualarımızı iletmeliyiz.

Gerek siyasi çıkar amacıyla, gerek birbirimize karşı güç gösterisinde bulunmak amacıyla, Atatürk ismini kullanmaktan kaçınmalıyız.

Tüm Türkiye işgal altında iken, Samsun’dan yola çıkıp, o bölgenin en kritik şehirlerinde bağımsızlık toplantıları düzenlemek, her baba yiğidin cesaret edeceği bir hamle değildir.

Sadece bu hamleyi düşünmek bile, Atatürk’ün nasıl bir lider olduğunu göstermektedir.

GÜNÜN SÖZÜ

Haksızlıklar karşısında eğilmeyin. Çünkü hakkınızla birlikte onurunuzuda,  kaybedersiniz.

“Hz. Ali”

Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılır?

Güneş Enerjisi Nerelerde Kullanılır?

Çok eski dönemlerde genellikle kol saatlerinde ya da hesap makinelerinde kullanılan güneş enerjisi günümüzün en önemli enerji kaynaklarından biri haline geldi. Artık güneş enerji sistemleri yenilenebilir enerji sistemleri arasında en çok ön plana çıkan enerji kaynağı oluyor. Tamamen doğa dostu olması da bu enerji sisteminin vazgeçilmezler arasında yer almasının nedenlerinden biridir. Peki, günümüzde güneş enerjisi nerelerde kullanılıyor? Bu enerji sistemlerinin özellikleri neler?

  • Trafik Lambaları

Günlük hayatta güneş enerjisinin kullanım alanlarının başında trafik lambaları geliyor. Ülkenin dört bir yanında bulunan binlerce trafik lambasının herhangi bir elektrik enerjisine ihtiyaç duymadan çalıştığını söyleyebiliriz. Trafik lambalarının sayısı düşünüldüğünde güneş enerjisi sistemlerinin ne kadar önemli olduğu çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

  • Köyler

Sadece ülkemizde değil dünyanın pek çok ülkesinde elektrik telleri döşemesinin zor olduğu köylerde enerji ihtiyacının güneş enerji sistemleriyle karşılandığını söyleyebiliriz. Köylerde kullanılan elektrik ihtiyacının karşılanması için köy yakınlarında uygun olan bir bölgeye güneş enerjisi sistemlerinin panelleri yerleştiriliyor. Bu sayede enerjinin aktarımına da gerek kalmadan üretildiği bölgede kullanılması mümkün olabiliyor.

  • Seralar

Bu enerjinin sera alanlarında da sıklıkla kullanıldığını söyleyebiliriz. Seralarda ürünlerin zarar görmeden yetişmesi için kimi zaman ısıtma sistemlerine de ihtiyaç duyulabiliyor. Bu ihtiyacın karşılanması noktasında da devreye yine güneş enerji sistemleri giriyor. Bir anlamda tarım sektöründe de söz konusu enerji sistemlerinin son derece yoğun bir şekilde kullanıldığını söyleyebiliriz.

  • Fabrika ve Atölyeler

Bilindiği gibi fabrikalar ya da atölyeler gibi üretim yapılan alanlarda elektrik enerjisi ihtiyacı son derece fazladır. Bu ihtiyacın karşılanması için de güneş enerjisinden her geçen yıl daha fazla faydalanılmaya başlandı. Bu tür alanlarda zemine ya da çatılara güneş enerji sistemleri kolaylıkla kurulabiliyor. Böylelikle elektrik enerjisinin problemsiz bir şekilde kullanılması sağlanabiliyor.

Güneş enerji sistemlerinin ne gibi avantajlar sağladığı konusunda da istisnasız herkesin bilgi sahibi olması gerekir. Bu sorunun yanıtını ve hatta çok daha fazlasını öğrenmek için Enerjisa internet sitesine tıklayabilirsiniz. Doğa dostu enerji kaynaklarına geçiş yapmak için daha fazla beklemeyin. Güneş enerjisini her yönüyle ele alın ve siz de bu enerji sistemleriyle enerji giderlerinden yüksek oranda tasarruf elde edin.

Gemlik’i en iyi anlatan fotoğraflar ödüllendirildi

Gemlik’i en iyi anlatan fotoğraflar ödüllendirildi

Gemlik Belediyesi ve Bursa Fotoğraf Sanatları Derneği işbirliği ile düzenlenen, Değerleriyle Gemlik, 1. Fotoğraf Maratonu’nda derece alan fotoğraflar ödüllerine kavuştu.
Gemlik Belediyesi Cemil Meriç Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda gerçekleşen törende ödülleri Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Av. Mert Dimili takdim etti. Ayrıca derece alan ve sergilenmeye değer görülen fotoğraflar, Bursa Senfoni Orkestrası sanatçılarının klarnet, keman ve çello ile yorumladıkları parçalar eşliğinde fotoğraf severlerin beğenisine sunuldu.
Yarışmaya Bursa ve İstanbul başta olmak üzere 19 farklı ilden 149 fotoğraf sanatçısı, 588 fotoğraf ile katıldı. Yarışma sonucu Asiye Teyzenin Balkabakları fotoğrafı Esengül Alıcı üçüncü, Liman fotoğrafıyla Gülin Yiğiter ikinci, Gün Batarken adlı fotoğrafıyla Hasan Uçar Birinci olurken, Güne Saygıyla Başlama fotoğrafıyla Şevki Karaca ve Kurşunlu Marina fotoğrafıyla İsmail Hakkı Yalçın mansiyon dereceleri aldı. 38 fotoğraf da sergilenmeye değer görüldü.
Dereceye giren fotoğrafçılara ödüllerini veren Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Av. Mert Dimili, Gemlik’in binlerce yıllık kadim tarihi ile sosyal, kültürel ve toplumsal pek çok unsuru barındırdığını söyledi. Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan’ın da ilçe hafızasına katkısından dolayı yarışmayı önemsediğini ve tüm fotoğrafçıları tebrik ettiğini belirten Dimili, bu etkinliklerin devam edeceğini dile getirdi.

AKRAN GEMLİK FIRTINASI DEVAM EDİYOR..

AKRAN GEMLİK FIRTINASI DEVAM EDİYOR..

Misli.com TBL 6. haftasında evinde Ormanspor’u konuk eden Akran Gemlik karşılaşmadan 83-75 galibiyetle ayrıldı.
Karşılaşma karşılıklı üretilen sayılar ile başladı. Akran Gemlik skoru koruma çabası yetmeyince İlk çeyrek 23-21 Ormanspor’un iki sayılık üstünlüğüyle geçildi.
İkinci çeyrekte Ormanspor farkı açmaya çabalarına rağmen Akran Gemlik farkı korumasını bildi. İkinci çeyrek 41-38 Ormanspor üstünlüğüyle tamamlandı.
Üçüncü çeyreğe Akran Gemlik Pota altında Ege ve Talat Alp’ten de gelen isabetle atışlarla farkı 1’e çekti (54-55). Son 30 saniye kala Gemlik, Ege Demir’le farkı eriterek öne geçti (61-60). Berkay’la hızlı cevap veren Ormanspor .çeyreği 62-61 önde kapattı.
Son çeyrekte Gemlik, Darnell Edge’in sekanslarıyla farkı tekrar 1’e çekti (69-70). Sonrasında yakaladığı 9-0 ile Akran Gemlik üstünlüğü eline alarak karşılaşmadan 83-75 galibiyetle ayrıldı.
Maçı 22 sayı, 20 ribaundla double double ile tamamlayan Ege Demir ise maçın en değerli oyuncusu oldu.
Öne çıkanlar…
Akran Gemlik Basketbol: Darnell Edge 16 sayı-5 ribaund- 5 asist, Talat Alp Altunbey 12 sayı-8 ribaund , Önder Atun 11 sayı ,3 asist , 4 Ribaunt.
OGM Ormanspor: Andy Ogide 19 sayı-4 ribuand, Bruce Massey 19 sayı-4 ribaund, Berkay Genç 14 sayı-9 ribaund

Aksesuar Deyip Geçmeyin! Kombinleriniz İçin En Doğru Aksesuar Nasıl Seçilir?

Aksesuar Deyip Geçmeyin! Kombinleriniz İçin En Doğru Aksesuar Nasıl Seçilir?

Aksesuarlar genellikle kombinlerin sadece tamamlayıcısı olarak algılanır. Oysa kombinleri ön plana çıkaran, şıklığını taçlandıran ve etkileyici kılan unsurlar kullanılan aksesuarlardır. Seçtiğiniz aksesuarlar ile kombinlerinizi vezir de edebilirsiniz, rezil de… Kısacası seçiminizi doğru şekilde yapmanız aslında sandığınızdan çok daha fazla önem taşıyor. Peki, nelere dikkat edilmeli?

Kıyafetlerin Rengiyle Bütünleşen Aksesuarlar

Öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken husus renk uyumudur. Seçtiğiniz kıyafetler ile aksesuarların renginin harmanlanmasına özen göstermeniz altın kurallardan biridir. Şayet arada bir renk uyumu yakalayamazsanız seçtiğiniz takılar ve diğer aksesuarlar üzerinizde emanetmiş gibi duracaktır ki bunu asla istemeyeceğinizden emin olabilirsiniz. İşte bu nedenle renk uyumu yakalamak önceliğiniz olmalı!

Desen ve Sadelik Uyumuna Dikkat Edin

Eğer hazırladığınız kombinde kullandığınız parçalar desenliyse aksesuar seçiminiz kesinlikle sade olmalıdır. Eğer bu dengeyi korumazsanız gözü yoran ve karmakarışık bir tablo ortaya çıkar. Haliyle kombinlerin şıklığı da sekteye uğrar ve onca uğraşınızın boşa gitmesinden de kaçamazsınız. Ancak sade parçalardan bir kombin hazırladıysanız bu durumda gönül rahatlığı ile gösterişli ve desenli materyallerden hazırlanan aksesuarlara yönelebilirsiniz.

Dekolteli Kıyafetlerde Takı Seçimi

Eğer dekolteli bir kıyafet seçtiyseniz aksesuarın dekoltenizi tamamen kapatmaması da yine dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alıyor. Straplez kesim elbise ve bluzlarda bu kural daha da fazla önem taşıyor. Daha kalın ve daha fazla yer kaplayan takılara elbette yönelebilirsiniz. Ancak dekolteyi kapatacak kadar geniş aksesuarlar doğru tercih olmaz. Dekolteli kıyafetlerde olabildiğince parlak altın materyallerden hazırlanan takı modellerini tercih edebilirsiniz.

Altın Bilezikler Her Kombine Uyar!

Son olarak sizlere bir de tüyo aktaralım. Eğer hangi takı modelini seçmeniz gerektiği konusunda kararsız kalıyorsanız seçiminizi rahatlıkla altın bileziklerden yana yapabilirsiniz. Çünkü 22 ayar bilezik modelleri istisnasız her kombine uyum sağlama özelliğine sahiptir. Sarı altın ya da beyaz altından dizayn edilen parçaları gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Bu tasarımların modaya ve trendlere uygun olmasına da dikkat edin. Bunun için Altınbaş internet sitesine tıklayabilirsiniz. Bu sitede kendinize uygun ve düşük fiyatlı en şık altın bilezikleri güvenli bir alışverişle atın alma şansınız olacak.

Süren’in öğrencileri 20 yıl sonra birarada

Süren’in öğrencileri 20 yıl sonra birarada

Gemlik’te halk oyunlarının en önemlisi isimleri arasında yer alan ve katıldığı yarışmada heyecana dayanamayarak hayatını kaybeden Ahmet Süren’in öğrencileri yeniden bir araya geldi.
Merhum Ahmet Süren’in öğrencileri 20 sene sonra yine bir araya gelip halk oyunları çalışmaları çalışmalarına büyük bir heyecanla başladılar.
Sanatolya Sanat Atölyesinde dans öğretmeni Egemen Kanmaz önderliğinde ege yöresi çalışması yapan gurup yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadılar.
Çalışmalar belli aralıklarla devam edecek.

Kızılay Unutulmadı

Kızılay Unutulmadı

Türk Kızılay Gemlik Şube Başkanı Erdal Şimşekoğlu “Kızılay Haftası” münasebetiyle Gemlik Kaymakamı Hasan Göç’ü ziyaret etti.
Şimşekoğlu,” Türk Kızılay Gemlik Şubesinin çalışmalarını aktardığımız ziyarette İyilik Hareketi’ne verdikleri destekten dolayı Sayın Kaymakamımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
Öte yandan hafta dolayısıyla Kızılay Gemlik Şubesine Ak Parti ilçe başkanı Şamil Yiğit başta olmak üzere çok sayıda ziyaret gerçekleştirildi. Bazı okullarda da haftaya özel çalışmalar yapıldı.

ÜSTÜNÜZE SAĞLIK!

ÜSTÜNÜZE SAĞLIK!

 

Klavyenin başına oturduğumda şeffaf, adil ve tarafsız olarak bu konuyu ele alacağıma dair söz verdim kendime.

 

Zira pandeminin halen hüküm sürdüğü şu günlerde özellikle sağlık çalışanlarına haksızlık etmeyi hiç istemem.

 

Ancak…

 

Halk olarak sanki bir parça mağdur oluyor ve şikayetlerimizi dile getirecek mercii bulamıyoruz!

 

Şikayet ve mercii demişken, kimi kime şikayet edeceğimiz de ayrı konu!

 

Konunun özüne yek vücut dalış yapmam gerekirse;

Pandeminin başlangıcından itibaren sağlık sektöründeki işleyiş  temelli arap saçına döndü!

 

Pandemi öncesi var olan randevu sistemi sanki yeterince sorun yaşatmıyormuş gibi, pandemi dönemiyle birlikte bu sorun ayyuka çıktı! Ne mümkün randevu alabilmek! Ne mümkün randevu hattını düşürebilmek!

 

İster gece 00.00′ dan sonra arayın, ister sabahın 05.00′ inde arayın sonuç hiç değişmiyor. Randevusuz gittiğinizde de hastanelerde bir Allah’ın kulu yüzünüze bakmıyor! Verdikleri cevap ise hep aynı oluyor; “Randevu al da gel”. Buna karşılık siz her ne kadar randevu hattını düşürmediğinizi deseniz de, kimse oralı olmuyor. Bu durumda şayet paranız varsa çaresizce özel hastanelerin yolunu tutuyorsunuz. Peki ya paranız yoksa!…

 

Yaşanan bu sinir bozucu duruma karşılık düne kadar, sağlık ocakları nispeten kurtarıcı oluyordu! Ki aile hekimleri ve sağlık ocağında görev yapan sağlık çalışanları halkı eli boş göndermeme ve mağduriyet yaşatmama gayretindeydiler. Düne kadar diyorum zira, dün dünde kaldı cancağızım!

 

Aynı sinir bozucu sistemin sağlık ocaklarına da getirilmesi halk için artık sağlık ocaklarını da ulaşılmaz kıldı!

 

Sağlık ocağı çalışanları bomboş otursalar dahi -ki buna şahit olmuşluğum vardır- hastanın randevusu yoksa kıllarını bile kıpırdatmıyorlar.

Halkı gitmeye mecbur bırakılan adres ise yine aynı ; özel hastaneler!

 

Ey sağlık çalışanları!

Pandemi döneminde yorulduğunuzu biliyoruz. Vaat edildiği gibi haklarınızı alamadığınızı da biliyoruz. Ama bunun suçlusu veya sorumlusu bizler değiliz. Bu kaosu yaratan halk değil!

 

Sizler alamadığınız veya kısıtlanan her hakkınız için bileti bizlere kesiyorsunuz! Haklarınız konusunda muhatabınız halk değil, bizzat hükümettir.

 

Sorunlarınızı sizleri mutsuz eden yasaları çıkaranlarla çözün, halkı cezalandırırcasına “Bugün git yarın gel, randevunu al öyle gel” diyerek değil.

 

Sağlık ocaklarına, “Randevusuz hasta bakmak veya ilaç yazmak zorunda değilsiniz” keyfiyetini veren sayın yetkililer! Siz değil miydiniz pandemi başlangıcı itibarıyla 65 yaş üstü raporlu hastalara “Hastanelere gitmeyin, rapor süreniz dolduğunda bağlı olduğunuz aile hekimlerine veya sağlık ocaklarına giderek reçetenizi yazdırın” diyen!

 

Sorarım size, yürürlükte olmayan bir uygulama için bunu söylemiş olmanın ne anlamı var?

Hayat zaten yeterince zorken, hele ki İstanbul gibi bir metropolde sağlık ile ilgili işleri zorlaştırmanın ne anlamı var?

 

Elbette bütün bunları işkembe-i kübradan atmıyorum. 65 yaş üstü ve raporlu hasta olan anne ve babamın çilesini görüyor ve her seferinde, yaşamda kalmaları için kullanmak zorunda oldukları ilaçları ücret karşılığında satın aldıkları için biliyorum.

 

Çünkü randevu alabilmek imkansız!

Çünkü bu konumdaki hastaların özel hastanelere gitseler dahi kendi doktorları dışında bu ilaçları yazdırabilmeleri imkansız!

 

Sağlık sektöründeki işleyişi hastalar, yani halk için zorlu bir parkura dönüştürenler için söyleyecek çok sözüm olsa da susmayı tercih ediyorum. Zira bu sektör içindekiler nedeniyle hayatının en zorlu mücadelesini vermiş ve bunu fiziki acılar çekerek ödemiş biriyim ben.

 

Bu arada yazımın detaylarını bütün sağlık ocakları üzerine alınıp hemen şaha kalkmasın! Zira duyduğum ve öğrendiğim kadarıyla her sağlık ocağı randevu zorunluluğu istemiyor. Böyle bir zorunluluğu şart koşmayan sağlık ocaklarını ve çalışanlarını yürekten kutluyorum.

 

Hâsılı; bu keşmekeşi yaşamamak için siz siz olun hastalanmamak adına elinizden ne geliyorsa onu yapın.

 

Üstünüze sağlık olsun!

 

Esen kalın.