Gemlik Haber

Gemlikli Sözer Bursa Muhasebecilere Aday..

Gemlikli Sözer Bursa Muhasebecilere Aday..

Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nda olağan genel kurul tarihi yaklaşıyor. Haziran ayında gerçekleşecek olan seçimler için gruplar çalışmalarına başladı. 30 yıllık geçmişi ile odanın önemli bir kısmını temsil eden Bursa Meslekte Dayanışma ve Birlik Grubu, SMMM Fatih Arslan liderliğinde seçim çalışmalarına start verdi. Geniş bir çalışma ekibi ile oda yönetimine talip olan Bursa Meslekte Dayanışma ve Birlik Grubu listesinde Gemlik ilçesini de Yasin Sözer temsil ediyor. Odanın ve mesleğin sorunlarına hakim olduklarını ve çözüm üretecek birikime sahip olduklarını belirten Yasin Sözer, rekabetin kaliteyi artırdığına dikkat çekerek, “her birimiz odamız ve mesleğimiz adına daha iyi bir gelecek hayal ediyoruz. En gencimizden en deneyimli üyemize kadar her birimiz mesleki birikimlerimizi ve vizyonumuzu ortaya koyarak güçlü bir oda yönetimi tesis etmek için genel kurula hazırlanıyoruz. İddialı olduğumuzu söylemekte bir çekince görmüyorum. Sonuçların odamız ve mesleğimiz için hayırlı olmasını diliyor, tüm üyelerimizi genel kurul zamanında oy kullanmaya ve odamıza sahip çıkmaya bekliyoruz” dedi.

Işıl’dan BİO Enerji Röportajı

Işıl’dan BİO Enerji Röportajı

14 dile çevrilmiş “Hayata tutunuyorum”, “Hayatın 10 Altın kuralı” ve “Mektup” gibi eserlerinin yanı sıra gazeteci kimliğiyle pek çoğunuzun yakinen tanıdığı Selin Işıl’ı bu kez başka bir özelliğiyle konuk ediyoruz. Bu öyle bir özellik ki; iddia ediyoruz, yazarlığının da önüne geçecek bir unvan…

…Ve sizlere “Kozmik Enerji Uzmanı” Selin Işıl’ı takdim ediyoruz… Son zamanlarda çokça karşılaştığımız ‘bütüncül şifa’ sistemleri ya da ‘tamamlayıcı tedavi’ yöntemleri arasında ön sıralarda yer alan kozmik enerji ile ilgili merak ettiklerinizi, doğru bilinen yanlışları ve daha bir çok ilginç bilgiyi bu röportajımızda Türkiye’nin önde gelen kozmik şifacısı Selin Işıl’a sorduk. Kendisine bizleri kırmayıp tüm sorularımıza verdiği samimi ve açıklayıcı bilgiler için teşekkür ederek söyleşimizi başlatıyoruz:

KUZEYİNSESİ: Selin Hanım, ‘kozmik enerji’ ile ilgili siz bir giriş yapın, biz de ardından merak ettiklerimizi soralım.

SELİN IŞIL: Kozmik enerjinin tarihçesine girmeyeceğim. Biliyorum ki insanlar tarihçeden ziyade ne olduğuna, nasıl olduğuna ve nasıl çözüme kavuşturduğunu merak ediyorlar. Kozmik enerji Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ)  laboratuvar ortamında, bilimsel olarak yapılan deneylerin neticesinde kanıtlanmış, DSÖ’nün kabul ettiği en geçerli bütüncül tedavi yöntemidir.

 

KUZEYİNSESİ: Reiki, Access Bars, Bio enerji gibi enerji sistemleri arasında da DSÖ tarafından kabul edilen tek enerji sistemi sanırım.

SELİN IŞIL: Evet tüm enerji sistemleri içinde Kozmik enerji DSÖ tarafından onaylanan tek bütüncül tedavi yöntemi. Saydığımız bu tedavi sistemlerinin frekansları çok düşük, tedavi edici özellikleri yok. Varsa da tedavi kesildiğinde hastalığın yeniden nüksetmesi söz konusu. Bio enerji ile de tedavi ediliyorsunuz ama hastalığınızda bir geri dönüşüm oluyor. Bu yüzden bana göre bio enerji tam tedavi yöntemi değildir. Kozmik enerjide olay bambaşka. Sizi alıp saçınızın telinden ayak tırnağınızın ucuna kadar iyileştirmeye meyleden bir yöntem. Efendim sadece vücudun biyolojik olarak tedavisi de değil. Size diyor ki; sen fiziksel olarak rahatsızlandı isen ruhsal durumunda da bir problem olabilir. Ruhsal durumunda bir problem var ise alanında bir negatiflik vardır. Alanında bir negatiflik var ise hayatında blokaj vardır. Hayatında blokajlar var ise kökeninde sorunlar vardır. Yani sadece böbreğiniz mi ağrıyor ‘aaa gelin ben tedavi edeyim‘ olayı değil. Kozmik enerji gerçekten muhteşem bir bütüncül tedavi yöntemidir. Üzerine başka şifa yöntemi tanımıyorum.  Ki ben de çok uzun yıllar sağlık problemi yaşayan bir insan olarak, şuan sağlıklı bir insan olarak görünürü ben olduğum için rahatlıkla söyleyebiliyorum, ki zaten bilimsel olarak da somut sonuç verileri olan bir yöntem. Yani sizi bütüncül alıyor. Fiziken, ruhen hayatta olmanız gereken yere sizi sağlık olarak, kafa sağlığı olarak, ruh sağlığı olarak, beden sağlığı olarak da tamamen yeniden baştan yaratılmış (yaratılmış kelimesi yanlış anlaşılmasın mecazi olarak kullanıyorum)  bir insan kalıbı ile sizi tertemiz yapıyor, hayatın belli bir noktasına koyuyor. İşte diyor, senin olman gereken denge noktası bu. Buyur yürü… Muazzam bir sistem…

 

KUZEYİNSESİ: Peki bu kozmik enerji hangi araçları kullanarak iyileştiriyor. Yani bildiğimiz tıp ilaç, ameliyat vb yöntemler kullanıyor. Kozmik enerjide hangi yöntemi kullanıyorsunuz?

SELİN IŞIL: Kozmik enerji tamamen enerji ile tedavi ediyor. Ama enerjiden enerjiye fark var Az önce siz saydınız. İşte Reiki, Access bars, bioenerji vesaire vesaire. Kozmik enerji bunların çok çok üstünde olan bir enerji sistemidir. Bunu insanın yaşaması gerekiyor, deneyimlemesi gerekiyor. Kozmik enerji sisteminin içine dahil olan insanın yaşamındaki değişimleri gördüğünüz zaman, bu inanılmaz diyorsunuz. Kişinin kendisi inanılmaz diyor. İnanılmaz güzellikler yaşıyor.

Öncelikle kişi hasta ise sağlığına kavuşuyor. Bu arada şunu söylemeliyim kozmik enerji bütün hastalıklara şifa olabiliyor. İğnesiz, ilaçsız. Bakın akupunkturda bile iğne var. Kozmik enerjide bu da yok, ilaç da yok. Herhangi bir isteği yok sizden, herhangi bir beklentisi yok sizden. Size günde 3 iğne vurulacaksınız demiyor. Karşılık beklemeyen ve sizi gerçek anlamda 4’ncü evre kanser ve ağır şizofren vakalar hariç, bütüncül olarak tedavi ederek bedeninizi ve ruhunuzu mis gibi size teslim eden bir sistem.

 

KUZEYİNSESİ: Peki herkese uygulanabiliyor mu yoksa belirli kriterleri var mı?  Yani şu yaş, şu cinsiyet, din vb. ayrımı var mı?

SELİN IŞIL: Kozmik enerji tedavi yönteminin en güzel yanı zengin, fakir. din, dil, ırk, coğrafya sınırı tanımaması. Evrendeki tüm canlıların; hayvanların da, bitkilerin de tedavi edilmesinde kullanılır. Her canlının bu şifayı almaya hakkı vardır. Hayvanın da, bitkinin de, doğanın da, insanın da. Ve tekrar altını çiziyorum, kozmik enerjinin dinler ile asla ilgisi yoktur. Amaç tamamen insanları, hayvanları, doğayı yani nefes alıp veren bütün canlıları şifalandırmaktır. Olayımız budur. Bu açıdan güzel bir soru sordunuz. Çünkü bazı kişiler şunu söyleyebiliyor, ’ben Müslümanım, o değil’ hayır böyle bir problemimiz yok. Müslüman da olsan insansın, Yahudi de olsan insansın, Hristiyan da olsan insansın. Sonuçta temel olarak hepimizin tek bir yaratıcısı var. Aslında enerjinin de tek bir yaratıcısı var. Yani kainatta her şeyi o yaratmış. Kaldı ki Allah Müslümanlık, Yahudilik, Hristiyanlık diye bunun sorgulaması yapan insanlara, (affedersiniz ama 8 kere Kuran-ı Kerim’i hatim etmiş bir insan olarak) açınız, okuyunuz o zaman diyorum. Okuduğunuzu da anlayın diyorum ki enerji ve enerji ile tedavi orada da var. Ama anlayarak okurlar ise…

KUZEYİNSESİ: Okuyucularımızın en çok merak edeceği şu olacak: Kozmik enerjide tespit ve tedavi süreci nasıl oluyor. Tabii ki işin detay kısımlarını kendinize saklayacaksınız doğal olarak. Ama yüzeysel olarak bize bu süreci anlatabilir misiniz? Kozmik enerji ile tedavi olmak isteyen bir insanı hangi süreçler bekliyor? Teşhisi nasıl koyuyorsunuz, işlem nasıl devam ediyor?

SELİN IŞIL: Şimdi diğer kozmik yapan arkadaşlar kızmasınlar bana ama kozmik enerji ile şifa yöntemi o kadar kolay bir şey değil. Okuyucularımızdan çok özür dilerim, ‘parayı veren kozmikci oluyor’ ya, öyle bir şey değil. Bu muazzam bir sistem. Dolayısıyla layıkı ile yapmak gerek bunu. Çünkü çok büyük bir sistem ile karşı karşıyasınız ve her şifacının bunun farkında olması gerek. Bunu bilerek danışanlarını kabul ediyor ve bunu bilerek danışanlarının tedavisini kabul ediyor olması lazım. Her kozmik şifacının “ben şu kadar verdim kozmikci oldum, elime iki çubuk aldım…” Bir kere olay bu değil bunu geçelim. Şimdi kendime dönersem ben neyi, nasıl yapıyorum, yapmayı arzu ediyorum, gücümün yettiği kadarıyla, anlatayım.

Öncelikle tabii analiz yapıyoruz. Kişinin beden şifasına bakıyoruz. Bu bir numaralı kuraldır. Beden şifalarımız önemlidir. Çünkü bedendeki hasarlarımız zaten az önce dediğim soruları da peşinde getiriyor. Geçmiş kökeninize kadar bizi götüren vücuttaki hasarlarınızdır, hastalıklarınızdır bize ipuçlarını veren. Efendim ben şahsım adına önce bedenlere bakıyorum. Madem bu bir şifa yöntemi; beden sağlığı olmadan, kafa sağlıklı olsa ne olur diye düşünüyorum. Çünkü ağrı çeken bir vücut ne yaparsanız yapın ruhsal olarak bir kırılma yaşayacaktır. Onun için önce bedene bakıyorum. Arazlarına bakıyorum, neresinde ne var, ne aksaklık var. Daha önce neler yaşamış bedenen ve bugün neler yaşıyor ve biz nasıl katkı sağlayabiliriz, ne kadar düzeltebiliriz, düzeltebilir miyiz? Gücümüz var mı?

Kendimi katmadan anlatıyorum ve mütevazı konuşuyorum kozmik enerji adına. Yoksa evet tedavi edebiliyoruz ama işi doğru yaparsanız. İşin analiz kısmı sonrasında çok detaya girmeden anlatayım.

 

KUZEYİNSESİ:  Ben çok araya girmek istemiyorum, çok güzel anlatıyorsunuz ve bizim soru sormamıza gerek kalmadan merak edilen şeyleri aktarıyorsunuz. Bu yüzden kesintisiz anlatabilirsiniz.

SELİN IŞIL: Şimdi efendim vücudu aldık şifalandırdık. Psikoloji, ruh sağlığı, alan sağlığı ve hayatın içindeki döngülere ket vuran, tutukluk yapan (blokaj diyoruz biz bu durumlara) blokajları oluşturan hastalıklar. Bakın beden hastalığı değil, o blokajları da ben hastalık olarak algılıyorum. Hayatın içindeki döngüleri de düzenliyoruz. Buda mı yetmiyor o kişinin yedi neslinde bir problem var. Bu sefer genetiğe iniyoruz. DNA’ya iniyoruz. Genetiğe kadar inebiliyoruz. Genetik temizliği de yapıyoruz. Yapılması gerekiyorsa. Ve ondan sonra tabii ki genetik temizliği yapılmış, kafa çalışması yapılmış, ruh sağlığı, psikolojik çalışmaları yapılmış, beden çalışmaları yapılmış, alan çalışmaları yapılmış, çakra meridyen çalışmaları yapılmış, enerji bilgi kişilik madrası oturtulmuş bir insan mümkün mü yani pozitifi çekmemesi artık. Bu arada tabii aurasını da oluşturuyoruz. Yani diyorum ya yeniden baştan aşağıya inşa ediyoruz. Bütün bunları bıçağı alıp elimize sizi doğramadan yapıyoruz. Ve yahut bugün git yarın gel demeden yapıyoruz. Ya da size şu kadar mesafe kat edeceksin, yol geleceksin demeden yapıyoruz. İstediğiniz yerde bulunun km.ler ötesinde olsanız, yurtdışında da olsanız ben size ulaşıyorum diyerek bu tedaviyi uzaktan uzağa da yapabiliyoruz, gayet rahat yapabiliyoruz.

 

KUZEYİNSESİ: Tedavi sürecini çok güzel anlattınız. Peki hasta bu süreçte ne yapıyor? Dikkat etmesi gereken kurallar var mı? Yani size başvuran kişi şu sıkıntılarım var dedi, siz de analizlerinizi yaptıktan sonra tespitlerinizi söylediniz. İşte kalp var, böbrek var vb. tespiti yaptınız ve ondan sonra dediniz ki şu kadar seans yapacağız. Neyin yapılması gerektiğini, ne kadar yapılması gerektiğini, nasıl buluyorsunuz? Bir de yapılacak seanslar kısmında başvuruyu yapan kişinin özellik ile yapması gereken bir şey var mı?

SELİN IŞIL: Şimdi kaç seans ile kişiyi hayata empoze kıvamına getiriyoruz, o kişinin sistemindeki hasara göre değişiyor. Kişinin bütüncül sisteminin uğradığı hasara, erozyona göre eğer 10 seans gerekiyorsa 10 seans efendim 70 seans gerektiriyorsa 70 seans yapıyoruz. Dolayısı ile kişiden kişiye, kişinin enerji alanı farklı olduğu için kişinin uğradığı erozyon farklı olduğu için enerji alanına göre seans sayısı belirliyoruz. Bir kişi ile 10 seans yapıyoruz diye diğer kişi ile de 10 seans yapacağımız anlamına gelmiyor. Şöyle ki bazı şifa seanslarımızda 6 seans dediğimizde bazen bir temassız seans daha ekleyebiliyoruz. Çünkü danışanlarımızın ya da şifa arayanların da tavsiyelerimize uyması gerekiyor. Bol su içme gibi, bazı şeyleri yapmaması ya da bazı şeyleri yapması noktasında. Şifa arayan kişilerin tavsiyelerimize uyması işimizi kolaylaştırıyor açıkçası. Dolayısı ile ne oluyor başta 6 seans dediğimiz seans sayısı yeterli geliyor. Ama bu kişi tavsiyelerimiz yapmamakta ısrar ederse seanslarımız uzayabiliyor. Biz nasıl vazifemizi yerine getiriyorsak, şifa arayanlarında bir iki kurala dikkat etmesi gerekiyor ki o kurallar öyle zor kurallar değil. Bir diğer sorunuz da hasta ne yapıyordu. Huzurlu bir ortamda meditasyon müziği eşliğinde, tütsü ve mum yakılan bir ortamda tüm düşüncelerinden arınmasını istiyoruz. Kendini rahat bırakmasını istiyoruz.

Şimdi öyle şifa arayanlarımız var ki; kronik hastalığı olan, yaşı ilerlemiş hastalarımız oluyor.  O hastaların tedavisi yatarak yapılıyor. Ama tabii ki bu bir enerji bloğu işidir. Bunun bir bedenin en iyi özümseme şekli, işte bizim kriterlerimiz vardır. Bir saat, seksen dakika, otuz dakika gibi danışanın alanına göre belirlediğimiz. Tabii b uda Türkiye’de başka bir sorundur. Türkiye’deki şifacılar 20+20+ yani 40 dakika yapacağım diyor. Bunu bir kural gibi görüyor. Oysa böyle bir kural yok. Seans süresini 80 dakikaya da çıkarabilirsiniz. Orada şifacının gücü önemli.  Olaya, kişiye, duruma, enerji alanına ne kadar hakim olduğu önemli. Şifacı öyle bir şifacı olmalı ki o anda 30 dakika da tak çekip almalı şifa arayanını, ya da  uygun mu gördü, bakar durumuna, o anda 80 dakika yazar seansı. Yani 20+20 sistemi hadi şifa bulacaksın… Ya da 3 temaslı, 3 temassız hadi iyileştin sen, yok böyle bir sistem. Benim onayladığım bir yöntem değil bu sistem. Bu sistemin içine dahil olan kişiler bana kızacaklardır muhakkak ama böyle bir şifa olmaz. Bu şifa değildir. Bir kitapta yazılanları alıp kopyalayıp, yapıştırmaktır. Türkiye’de birçok kişinin yaptığı budur. Bu yaptığınız ile karşınızdaki bireyi, şifa arayanı önemsemiyorsunuz. Çünkü Ahmet Bey ayrı hisseder, ayrı bir hayat yaşıyordur, ayrı açıları vardır, Ayşe Hanım’ın ayrı acıları, ayrı enerji sistemi vardır. Ben nasıl bir kitapta bana eğitimde 20+20 dakika 3 temaslı, 3 temassız öğretildi diye herkese aynı tedavi yöntemini uygulayayım?.. Böyle bir şey yok. Şifacı iseniz ve kendinize güveniyorsanız, yüreğiniz de yetiyorsa o zaman tam dalarsınız bu işe. Gerekiyorsa şifa arayanın durumuna göre 80 dakika, gerekiyorsa 20 dakika tutarsınız. Böylece klasik eğitimlerden dışarı çıkarsınız ve insanlara muhteşem bir hayat ikram edersiniz.

KUZEYİNSESİ: Sizin ile işbirliği yapıp şifaya kavuşmuş insanlarda bu güne kadar hangi hastalıkları tedavi ettiniz?

SELİN IŞIL: Söyleyeyim. Diyabet, sarılık, hepatit, astım, kronik astım, alerji, bronşit, migren, akçiğer hastalığı, böbrek hastalığı, prostat, kemik ağrıları, uyku apnesi, horlama, romatizma, varis, mide, ülser, gastrit…

 

KUZEYİNSESİ: Tam teşekküllü devlet hastanesi saydınız Selin Hanım.

SELİN IŞIL: Evet bunlar tedavisini yaptığım, birebir sonuç aldığım hastalıklar. Ama şunu da hemen söylemeliyim. Bakın bu çok önemli. Bazı konularda çok kırılgan bir ülkede yaşıyoruz. Bu yöntem yani DSÖ’nün onayladığı bu yöntemi Rusya 30 senedir kullanıyor. Avrupa 15 senedir kullanıyor. Yunanistan devlet hastanelerinde bu tedavi yöntemini kullanıyor. Şaşırdınız mı?

 

KUZEYİNSESİ: Biz niye kullanmıyoruz bu yöntemi?

SELİN IŞIL: Bizde dengeler çok hassas, çok kırılgan, biraz da kapitalizmi seviyoruz. Açık söylüyorum, bu dev bir sektör. Yani ilaç sanayi, sağlık sektörü. Ayrıca kalabalık bir ülkeyiz. 83 milyon insan yaşıyor bu ülkede. Şimdi ben birazcık bu tedavi yönteminin ülkemize geç girişinin olmasını ya da çok hakkınca olmamasını buna bağlıyorum. Şimdi bir şey söylemek zorundayım. Tepki çekmemek açısından ben demiyorum ki doktorlarımız bir işe yaramıyor. Bakın öyle bir şey çıkmadı ağzımdan şu ana kadar. Buna ne diyorum ‘bütüncül şifa yöntemi’ diyorum. Çünkü sözlerimi ters yerden algılayıp da, farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir. Tabii ki hastanelerimizin, doktorlarımızın değerleri tartışılmaz. Yerleri de tartışılmaz. Emekleri de tartışılmaz. Tekrar ediyorum bu bütüncül bir tedavi yöntemidir. Bir operasyon geçirecekseniz tabii ki doktora gideceksiniz. Dişinizi çektireceksiniz tabii ki doktora gideceksiniz. Onun için rica ediyorum sözlerimden hiç kimse bir şey çıkarıp, alınganlık yapmasın. Hiçbir sektör, hiçbir meslek grubu. Dolayısı ile kendimi doğru ifade edebildiğimi düşünüyorum. Hani bu kim ki bunları tedavi ediyor diye özellikle belli bir meslek grubu rica ediyorum alınganlık yapmayınız. Bunu bir daha daha söylüyorum bu bütüncül tedavi yöntemidir. Bu arada bütün bunları neye dayanarak yapıyorum. Bu kuruluşun uluslararası federasyonunun bana verdiği yetkiye dayanarak yapıyorum. Yani dünyanın neresine gitsem, kendi ülkemiz de dahil bu şifa yöntemini ve tekniğini uygulama belgem var federasyon tarafından verilmiş. Bunlara güvenerek yapıyorum. Yeterliliğimin olduğuna kanaat getirmişler ki bu belgeyi, bilgiyi, eğitimi vermişler.

 

KUZEYİNSESİ: Bu anlattıklarınız aklımıza şu soruyu getiriyor: Şifacı olunur mu, şifacı doğulur mu?

SELİN IŞIL: Çok güzel bir soru öncelikle bunu belirteyim. Herkes kozmikçi olabilir. Herkes. Doğan, yaratılmış her birey kozmikçi olabilir. Dolayısı ile her doğanda enerji olduğuna göre herkes olabilir. Yaşlılarda olabilir, gençler de olabilir. Akil baliği yerinde olan çocuklar da olabilir. Ama nasıl olur, ne kadar olur, ne olur?  Az önce aslında biraz o konuya değindim ben. Herkes olur da bunu layık ile yapar mı o var. Orası da işte parantez içinde kim neyi, nasıl dolduruyorsa kendisine göre dolduracak.

 

KUZEYİNSESİ: Selin Hanım kozmik enerji ile ilgili bizim sormadığımız ya da sizin illa bunların söylenmesi gerekiyor dediğiniz noktalar var mı? Varsa onları alalım.

SELİN IŞIL: Aslında çok güzel ana başlıklar ile konuları özetlemiş olduk. Bu beyanda ayrıca ben teşekkür etmek isterim. Çünkü bazı dile getirmek istediğim ve yanlış bilinen doğrular, doğru bilinen yanlışları sizin aracılığınız ile gündeme getirmiş oldum özellikle kozmik enerji konusunda. Bu benim için çok önemlidir. Şunları söylemek isterim; Pandemi ile birlikte bazı alışkanlıklarımız değişti, huylarımız değişti, karakterlerimiz ve gidişatımız daha hırçın insan olma yönünde, daha sevgisiz, daha paylaşımsız, daha bencil, daha egolu insanlar olma yönünde ilerliyoruz gibime geliyor. Ve ben buna çok içerliyorum. Çünkü her zaman dediğim gibi benim hayattaki yapı taşım sevgi ve insandır. Ben hayata her şeye rağmen böyle bakmayı seven birisiyim. Sonuna kadarda böyle olacağım. İnsanlara faydalı olduğum sürece kendimi mutlu hissediyorum. Güzel insanlara da şunu tavsiye ediyorum nacizane lütfen yüreklerinde ki sevgiyi, azmi, inancı hiçbir zaman bırakmasınlar. Ve biraz galiba son yıllarda biz birbirimize olan saygıyımızı yitirdik. Nezaketi, hoşgörüyü, anlayış gibi bazı özelliklerimizi unuttuk gibime geliyor. Bunlar da önemli. Toplumun yol almak için birey olarak bunlara da ihtiyacımız var. Ama önce koşulsuz sevgi. Koşulsuz sevgiyi lütfen herkes hayatlarının baş köşesine koysunlar. Diyeceklerim bu kadar. Çok teşekkür ediyorum. O kadar güzel, keyifli bir sohbet oldu ki benim için.

Kardan tank yaptılar, adını TOGG koydular

Kardan tank yaptılar, adını TOGG koydular

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde, İznik gölü kenarında çay bahçesinde çalışanlar tarafından yapılan kardan tank görenleri şaşırtıyor. İşçiler, 2 ton karın kullanıldığı tanka ise TOGG ismini verdi.
İznik gölü kıyısında bulunan Çınar Aile Çay Bahçesi işletmecisi Mehmet Udun ve yeğeni Serdar Udun ile çalışanları, kardan tank yaptı. Çalışanlar, tam 6 saatlik bir çalışma ile kardan dev bir tank yaptı.
Çay bahçesi yanında bulunan bungalov evlerde kalan Gemlik’teki TOGG mühendislerinin de büyük ilgisini çeken tanka ise TOGG ismi verildi. İşletme sahibi Mehmet Udun, “Arkadaşlar ve yeğenlerimizle beraber yıllardır bir tank yapmayı düşünüyorduk. Gemlik’teki TOGG fabrikasında çalışan arkadaşlarımız da vardı. Onlardan ilhamla ismini TOGG koyalım dedik. Arabamız olduğu gibi bir de tankımız olsun istedik” dedi.
Öte yandan tank vatandaşlardan da büyük ilgi görüyor. Çok sayıda vatandaş kardan tank ile fotoğraf çekiliyor.

Gemlik TRAVEL Açıldı..

Gemlik TRAVEL Açıldı..

Uçak bileti,Tatil rezervasyonları,Günü birlik Turlar,Okul gezileri ve Kültür gezileri olarak hizmete sunulan Gemlik Travel açıldı.
Açılış Kurdalesini kesmek için Gemlik Kaymakamı Hasan Göç, Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran ,Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz,Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Şükrü Aksu,Saadet Partisi İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız, Bulutoğlu Ticaret ve Akran Gemlik Basketbol Başkanı Berkay Bulut ve Siyasi partilerin ilçe yönetim kadroları da hazır bulundu.

Ukrayna Dostunu Düşmanını Tanımalı

Ukrayna Dostunu Düşmanını Tanımalı

Türkiye ve Ukraynanın yaşadığımız bu dönemde uluslararası gündeme damga vurduklarını görüyoruz.

Çünkü her ikisininde Karadenizde uzun sahili vardır.

Çünkü her ikisininde Rusya için stratejik önemi vardır.

İşte bu iki ülkenin ortak özellikleri uluslararası güç odaklarının ilgisini çekmektir.

Tabi bir önemli noktada Türkiye’nin Karadeniz’de dogalgaz keşfetmesi olmuştur.

Bu sebeplerle hem Amerikanın, hem de Avrupa birliğinin Ukrayna iştahını kabartmıştır.

Sovyet Rusya’dan kopan Ukraynanın tecrübesi henüz yetersizdir.

Avrupa birliğinin kendi içinde kopuk ve kof bir birlik olduğunu henüz anlayamamıştır.

Rusya’dan kurtulmak için Amerika’dan ve Nato’dan yardım istemenin bedelini henüz kavrayamamıştır.

Rusya ile savaş halinden sonra komşu kalmanın sonuçlarını iyi düşünmelidir.

Amerika ve Nato’nun ortakları olan Türkiye’nin bu ortaklık sürecinde Kuzey Suriye’de yaşadıklarını iyi analiz etmelidir.

Ukrayna yöneticileri, kurt politikacıların dolaştığı bu arenada günlük politikalardan vezgeçmelidir.

Uzun vadeli politikalar geliştirmelidir.

Onbin kilometre uzaktaki dostlardan ziyade sınırdaş oldukları komşuları tercih etmelidir.

70 yıl önce bizde Sovyet Rusya’nın sınırında bekçi olmuştuk.

Hiç tanımadığımız Kore’ye asker göndermiştik.

Şimdi artık akıllandık ve menfaatlerimizin farkına vardır.

Rusya, Amerika ve  AB üçgeninde bizimde menfaatlerimizin korunduğu ortaklıklar içinde yer almanın savaşını veriyoruz.

Günün Sözü

Ne borçlu, ne alacaklı ol.

Yoksa hem paranı,

Hem de arkadaşını kaybedersin.

“Shakspare”

Katırlı Kooperatifinden ortaklara gübre desteği

Katırlı Kooperatifinden ortaklara gübre desteği

Gemlik’in önde gelen tarımsal kredi kooperatfilerinden Katırlı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyelerine gübre kredisi desteğinde bulunacak.
Kooperatif başkanı Hulusi Bayrak yaptığı açıklamada, “Kooperatife eski borcu olmayan üyelerimiz için 2021 yılında kooperatife verdikleri zeytin karşılığı kadar faizsiz gübre kredisi verilecektir. Kredi üst limiti 15 bin TL’ye kadardır. Ödemeler fatura karşılığında olup üyenin kendi banka hesabına yatırılacaktır. Ödemeler 2022 şubat ayında yapılacaktır. Verilen kredi 2022 yılı için faizsizdir. Vade sonu ödenmeyen borçlar için o günkü ticari kanuni faiz uygulanacaktır” dedi.
Bayrak, “kredi kullanımında ortağın son üç yılda aralıksız kooperatife yeteri kadar zeytin vermiş olma şartı nın da aranacağını” ifade etti.

Sarıbal Halk Büfeleri Ziyaret Etti

Sarıbal Halk Büfeleri Ziyaret Etti

Gemlik’te bir hafta önce hizmete giren Halk Büfelerini CHP Bursa Milletvekili, Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Danışmanı Orhan Sarıbal ziyaret etti. Ziyaret sırasında Sarıbal’a , CHP ilçe Başkanı Şükrü Aksu, Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan’da eşlik etti.
CHP İlçe başkanlığından yapılan açıklamada, “Halk Büfede satış yapıp, vatandaşlarımızla sohbet eden Milletvekilimiz Orhan Sarıbal, Halkın belediyesi halk için çalışıyor! Halk Büfelerinde, kar amacı gütmeden günlük 800 ekmeğin yanı sıra, süt, peynir, yumurta gibi halkımızın temel gıda ihtiyaçlarını sağlıyor. Halkımızın, Gemlik Belediyesi’nin “Halk Büfe” projesinden duyduğu memnuniyete bizzat tanıklık ettiklerini belirterek, İlçe Başkanımız Şükrü Aksu, Belediye Başkanımız Mehmet Uğur Sertaslan’a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi” denildi.

AK Parti Heyeti Emekliler Derneğini Ziyaret Etti

AK Parti Heyeti Emekliler Derneğini Ziyaret Etti

Gemlik AK Parti ilçe teşkilatı başkan ve üyeleri ile Milletvekili Işık Emekliler derneğini ziyaret ederek, Başkan Ömer Şimşek ve yöneticilerle bir araya geldiler.
Dernek başkanı Ömer Şimşek ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Derneğimize AKP Bursa milletvekili Zafer Işık, İlçe başkanı Mehmet Şamil Yiğit ve yönetimi ziyarette bulundular. Vekilimize emeklilerle ilgili sıkıntıları atlattık. Ocak ayında verilen %25.47’lik zammın emekliyi mutlu etmediğini hatta seyyanen zammın biran önce hayata geçirilmesini istedik.Vekilimiz tüm sorunlarımızı not ederek mecliste gündeme getireceğini söyledi” dedi.
AK Parti heyeti başkan Şimşek’e Türk bayrağı portresini hediye ederken, Şimşek’te Emeklilerin sorunlarını ve acil çözüm bekleyen dosyayı vererek nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

İŞKUR’un 2022 hedefi 10 bin istihdam

İŞKUR’un 2022 hedefi 10 bin istihdam

Gemlik’te 2021 yılın en iyi bitiren müdürlük arasında yer alan İŞKUR Gemlik hizmet merkezi 2022’de 10 bin istihdamı hedef aldı.

İlçe kaymakamı Hasan Göç’ü ziyaret eden İŞKUR Müdürü Ünver Ünver ve diğer personel başarılı geçen bir yılı değerlendirirken, 2022 yılı için yapılacak olan çalışmaları da masaya yatırdılar.

Ünver ziyaret sonrası yaptığı bilgilendirmede, “Gemlik İŞKUR  tüm işverenlerimize bir merhaba, işçilerimize bir selam vererek birlik beraberliği pekiştirmek üzere tüm kadro sahadayız.

2022 yılı için özel sektörde hedefimiz 10 bin istihdam olacak. Gemlik’in yanı sıra Orhangazi ve İznik bölgesine de hizmet veriyoruz. Bu bölgenin yeni yapılan yatırımlarda hak ettiği istihdam oranını yakalaması için çalışmalarımız aralıksız sürüyor” dedi.

Sokaktaki canlar sahipsiz kalmadı

Sokaktaki canlar sahipsiz kalmadı

Gemlik Belediyesi, kar yağışı boyunca sokak hayvanlarına mama takviyesi yaptı.
Gemlik Belediyesi ekipleri, bir haftadır süren kar yağışı ve soğuk havalardan sokaktaki canların etkilenmemesi için yoğun çaba gösterdi. Bir yandan ana yollarda tuzlama ve kar küreme çalışmaları gerçekleştirilirken bir yandan da canlar için çalışmalar devam etti.
İlçe genelinde bulunan mama odaklarının bakımını sağlayan Gemlik Belediyesi Sağlık İşleri ekipleri, odaklara yoğun mama takviyesi gerçekleştirdi. Gemlik’te boş mama odağı kalmadı.
Kar mesaisinin Gemlik’te devam ettiğini belirten Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, soğuk havaların birkaç gün daha devam edeceğini belirterek “Yüzlerce personel ile sadece hemşerilerimize değil, ilçemizdeki tüm canlılara hizmet ediyoruz. Sokaktaki canların da kar yağışından olumsuz etkilenmemesi için onların mamasız kalmamalarına özellikle dikkat ediyoruz. Soğuktan olumsuz etkilenmiş, bakıma ihtiyaç duyan bir can görürseniz, belediyemize haber verebilirsiniz” şeklinde konuştu.