Akran Gemlik uzatmada Akhisar Bld. geçti.










Bazen kendime soruyorum; ” Ben mi hayal görüyorum yoksa yaşadığım ülkede olan biteni doğru değerlendirecek zekaya sahip değil miyim? Ya da yaşadığım ülkenin benim ülkem olduğunun mu farkında değilim! Veyahut ne bileyim; belki ülke ve benim görüşlerim doğrudur da algıladığım zaman ve dönem yanlıştır!
Nicedir bu şekilde sorguluyorum kendimi…
Yazı başlığıma bakıp girizgahımı da okuduğunuzda vaka sayılarından bahsettiğimi anlamışsınızdır. 110.000′ in üzerinde bu virüsü taşıyanlar var aramızda. “Aramızda” diyorum çünkü artık önceki tedbir, uygulama ve kısıtlamaların neredeyse hiçbiri olmadığı için kovid virüslü vatandaşlar ellerini kollarını sallayarak diğerlerinin de hayatlarını riske atıyor.
Ne filyasyon ekiplerinin eski duyarlılığı ne kamuya açık alanlarda maske – mesafe zorunluluğu ne AWM gibi kapalı ama topluma açık alanlarda kontrol ne de hijyen kuralları… Hepsi pufff diye uçtu havaya! Sanki pandemi bitmiş gibi, sanki herşey pir-u pak olup yoluna girmiş gibi, sanki bu meseleyi henüz dünya ülkeleri halledememişken biz halletmişiz gibi!
Herkes aynı rahatlığın içinde.
İnanılır gibi değil!
Aşı olunca herşeyin bittiğinin söylenmesi, bu anlayışın yaygınlaştırılması ve tabii ki halkın da aşı olduktan sonra bu defterin kapandığı hissine ve bilincine kapılmaları yapılan en büyük hata olmaya devam ediyor.
Adı ister Turkovac olsun, ister Biontech, ister Sinovac… Ne olursa olsun…Aşının bu işin önüne geçmediği ya da geçmek için yeterli olmadığı gün gibi ortada iken, “Artık aşılandık, özgür ve rahatsınız” imajı verilerek toplumu yanlış yönlendirmek de ayrı bir vebal olmalı!
“Evvelallah bu işi de alnımızın akıyla hallettik!” demek değil mesele! Gerçekten halletmek, halledebilmek!
Zira vakanın tırmanışı ve rakamlar söylendiği gibi pandemi meselesinin hallolmadığının ve bu uğurda kat etmemiz gereken yol olduğunun göstergesidir.
Bütün bunlara göre yazının başında sorduğum sorularının aynılarını yine kendime sorarak bu haftamı ve yazımı sonlandırıyorum; ben mi yanlış algılıyorum olan biteni yoksa durduğum yerde ya da zamanda mı bir hata var?
Esen kalın.












Düşme hattına çakılan Bursaspor’dan Ocak ayı transferlerinde önemli takviyeler bekliyorduk.
Ama tam tersini yaşadık.
Batuhan, Taha ve Kerem Trabzonspor’a satıldı.
Gizli başkan konomundaki 2.başkan emin Adanur istifa etti
Ve Bursaspor kulübü olağanüstü genel kurul kararı aldı.
İlk mali ve idari genel kurul toplantısı 19 Şubat’ta yapılacak.
Çoğunluk sağlanamaması halinde ise 26 Şubat’ta ikinci toplantı yapılacak.
Bu arada 5 Şubat tarihinde de Bursaspor gibi alt sıralarda olan Altınordu ile oynayacağız.
Ardından deplasmanda Samsunspor ile oynayacağız.
Bir sonraki hafta Bursa’da Tuzlaspor ile daha sonraki haftada deplasmanda Ankaragücü ile oynayacağız.
Sıradaki Boluspor’la ise deplasmanda oynayacağız.
Bu takımlardan bazıları Playoff maçlarına katılmak için oynuyorlar.
Bazıları ise düşme hattından uzaklaşmak için oynuyorlar.
Bursaspor ise maçlarının tamamını başkansız ve yönetim kurulu olmadan oynayacaktır.
İkinci yarıya takviyesiz başlıyoruz.
Üç önemli elemanımızı kaybetmiş olarak başlıyoruz.
İkinci yarıya hazırlık kampına bile yeterli sayıda futbolcu götüremedik.
Vakıfköydeki çok genç futbolcularla hazırlık kampını destekledik.
Bu yaşadığımız gelişmeler Eskişehir sporun son üç senedir yaşadığı tabloya çok benziyor.
Benzer akıbeti sakaryaspor ve Kocaeli sporda yaşamıştı.
Bu sezon Kocaelispor birinci ligde Sakaryaspor’unda ikinci ligde toparlanamadıklarını izliyoruz.
Bursaspor’un çok daha diplere vurmadan bir an önce toparlanmasını diliyoruz.
Kongrelerden Bursaspor’a sahip çıkacak bir yönetim bekliyoruz.
Günüb sözü;
İyi yontulmuş taşlar,
Harca gerek kalmadan, kendiliklerinden birleşir.
“Çiçero”



