BAKAN VARANK ZEYTİN HALİNİ ZİYARET ETTİ




















Sanayi tipi vantilatörler, endüstriyel ortamlarda kullanılan büyük ve güçlü havalandırma cihazlarıdır. Bu vantilatörler, genellikle büyük fabrika alanlarında, depolarda, atölyelerde, madenlerde, enerji santrallerinde ve diğer endüstriyel tesislerde kullanılır.
Sanayi tipi vantilatörler, büyük hacimli hava akışı sağlayabilen güçlü motorlara ve geniş kanatlara sahiptir. Bu sayede, büyük alanlarda hava sirkülasyonunu artırabilir, sıcak havayı uzaklaştırabilir ve taze hava sağlayabilirler.
Bu vantilatörler, farklı modellerde ve boyutlarda bulunabilir. Bazıları duvara veya tavana monte edilirken, diğerleri taşınabilir ve tekerlekli taban üzerine yerleştirilebilir. Bazı sanayi tipi vantilatörlerde hız ayarları ve yönlendirilebilir kanatlar gibi özellikler bulunur, böylece hava akışı istenilen şekilde kontrol edilebilir.
Sanayi vantilatörleri, aşırı sıcaklıkların olduğu ortamlarda termal konfor sağlamak, havayı temizlemek, nem kontrolü yapmak ve işyerlerinde hava kalitesini artırmak için kullanılır. Ayrıca, endüstriyel proseslerde havalandırma ihtiyacını karşılamak, toz ve kirleticileri uzaklaştırmak gibi amaçlarla da kullanılırlar.
Bu vantilatörler genellikle dayanıklı ve güvenilir bir şekilde tasarlanmıştır, çünkü endüstriyel ortamlarda ağır çalışma koşullarına dayanacak şekilde üretilirler.
Sanayi tipi vantilatörlerin birçok avantajı vardır. İşte bazı önemli avantajları:
Yüksek Hava Akışı: Bu vantilatörler, büyük hacimli hava akışı sağlayabilir. Bu, büyük fabrika alanlarında veya depolarda etkili bir şekilde havalandırma yapılmasını sağlar. Yüksek hava akışı, sıcak havayı uzaklaştırır ve taze hava sağlar.
Termal Konfor: Sanayi tipi vantilatörler, yüksek hızlı döner kanatları sayesinde insanları serinletmek ve termal konfor sağlamak için etkili bir şekilde kullanılabilir. Çalışanların rahatlık düzeyini artırır ve sıcaklık hissini azaltır.
İyileştirilmiş Hava Kalitesi: Sanayi ortamlarında oluşan toz, buhar, duman ve diğer kirleticilerin temizlenmesi için vantilatörler kullanılabilir. Hava dolaşımı sağlayarak havayı temizler ve işyerindeki hava kalitesini artırır.
Nem Kontrolü: Nemli ortamlarda nemin dengelenmesi önemlidir. Vantilatörler, havanın dolaşmasını sağlayarak nem kontrolüne yardımcı olabilir. Bu, küf ve küf oluşumunu önleyebilir ve işyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı sağlar.
Enerji Verimliliği: Sanayi tipi vantilatörler genellikle enerji verimlidir. Yüksek hava akışı sağlarken düşük enerji tüketimiyle çalışabilirler. Bu, enerji maliyetlerini düşürür ve sürdürülebilir bir çözüm sunar.
Esneklik: Bu vantilatörler farklı hız ayarlarına sahip olabilir ve bazı modellerde yönlendirilebilir kanatlar bulunabilir. Bu da kullanıcıların vantilatörün hava akışını istedikleri gibi ayarlamasına olanak tanır.
Dayanıklılık: Sanayi tipi vantilatörler genellikle dayanıklı yapıya sahiptir. Endüstriyel ortamlarda ağır çalışma koşullarına dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Uzun ömürlüdür ve düşük bakım gerektirir.
Bu avantajlar, sanayi tipi vantilatörlerin işyerlerinde havalandırma, sıcaklık kontrolü, nem kontrolü ve hava kalitesi gibi birçok önemli işlevi yerine getirmesini sağlar. Ancak, her uygulama için en uygun vantilatör tipinin seçilmesi ve kurulumun doğru bir şekilde yapılması önemlidir.

19 Mayıs 1019 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda ilk adım atılmıştır.
Bağımsızlık yolunda atılan bu tarihi adım, Mustafa Kemal Paşa’ya nasip olmuştur.
Daha sonra bu kurtuluş projesinin gerçekleşmesi için Anadolu’ya seçilmiştir.
Atatürk, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yapmış oldu toplantılarda, Anadolu halkının kurtuluş mücadelesine hazır olduğunu anlamıştır.
Anadolu halkıda bu güveni boşa çıkarmamış, Urfa’da, Maraş’ta, Antep’te ve Erzurum’da destanlar yazılmıştır.
Nitekim Maraş’a ‘’Kahraman’’ ,Antep’e de ‘’Gazi’’ ünvanları , bu sebepte verilmiştir.
Anadolu’da kazanılan şehir savaşları, İnönü ve Sakarya savaşlarına moral ve destek olmuştur.
19 Mayıs, sadece gençlik ve spor bayramı değildir.
Bağımsız Türkiye projesinin ilk adımıdır.
Anadolu halkının uyandığı ve kendi gücünün farkına vardığı, ilk gündür.
Atatürk’ 23 Nisanı çocuklara, 19 Mayısı gençlere, ve genç cumhuriyetimizi de Türk halkına emanet etmiştir.
Cumhurbaşkanı seçimine hazırlandığımız bu günlerde, Atatürk’ün gösterdiği hedefleri yeniden gözden geçirmeliyiz.
“Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün ne demek istediğini, iyi analiz etmeliyiz.
Siyasi çevrelerde, milli ve yerli düşünenlerde, yabancı danışmanlardan yardım bekleyenleri, iyi ayırt etmeliyiz.
Atatürk’ün, sadece eğlence mekanlarında değil, işte böyle kritik günlerde de, hatırlamalıyız…
Günün Sözü:
İyi bir başlangıç,
Yarı yarıya başarı demektir…
-Andre GİDE-
Genellikle güzelleşmek için alın çizgilerinin giderilmesi, kaz ayağı bölgesindeki kırışıklıkların kaybolması ve kaş kaldırma için uygulanan botoks göz hastalıkları konusunda da önemli bir tedavi seçeneği. Şaşılıktan göz sulanmasına kadar pek çok rahatsızlıkta çözüm olabilen botoksun uzman ellerde yapılması şart.

Botulinum toksini tıpta ilk kullanımı 1980 yılında gözlerde şaşılık tedavisi için başlamıştır. Botoks günümüzde tıbbın hemen hemen tüm branşlarında kullanılan bir tedavi yöntemidir. Günlük hayatta, botulinum denildiğinde akla ilk gelen, kozmetik uygulamalardır; ancak göz hastalıkları ve özellikle oküloplastik cerrahi uzmanları tarafından birçok farklı neden ile göz ve çevresine uygulanabilmektedir.
İstemsiz göz kasılmaları kontrol altına alınabilir
Uzun süre düzelmeyen ve hastayı rahatsız eden göz seğirmelerinden, günlük farklı problemler düzenli botulinum uygulamaları ile kontrol altına alınabilmektedir. Bu tür hastalıkların tedavisinde, öncelikle altta yatan başka bir hastalık olmadığından emin olduktan sonra, göz çevresine ve istemsiz kasılma bölgelerine uygulanacak olan botulinum enjeksiyonları hastanın hayatını çok daha konforlu hale getirmektedir.
Kuru göz ve göz sulanmasına şikayetleri için
Gözyaşının yetersiz salgılandığı olgularda, gözyaşı toplama kanallarının çevresine yapılacak olan botulinum enjeksiyonları, gözyaşının gözden toplanmasını azaltacağı için kuru göz problemlerini rahatlatabilmektedir. Ayrıca, gözyaşı kanallarında problem olan ve bu nedenle gözyaşı gözden toplanamayıp yanaklardan aşağıya taşan hastalarda da, göz yaşı bezine botulinum uygulaması ile bu şikayetleri azaltılabilmektedir.
Guatr hastalığında görülen göz bulgularında
Bazı guatr hastalıklarında (özellikle Graves) göz ve çevresinde çok belirgin değişiklikler oluşabilmektedir. Bu değişikliklerin en belirgini, gözlerin irileşmesidir. Gözlerin irileşmesine katkıda bulunan en önemli sebeplerden biri, bu hastalarda üst göz kapağının normalden daha yukarıya kalkması ve göz açıklığının artmasıdır. Bu tür olgularda, göz kapağını kaldıran kasa yapılacak olan botulinum enjeksiyonu kapak seviyesini normal yerine getirebilmektedir.
Yüz felcinde göz kapağının düşürülmesi sağlanır
Yüz felci gelişen olgularda, göz kapakları kapanamadığı için korneada kuruma ve enfeksiyon ile ülser gelişimi görülebilmektedir. Bu gibi olgularda yüz felci geçici ise düzelene kadar, kalıcı ise, göz kapak ameliyatını gerçekleştirene kadar göz koruması için üst göz kapağının botulinum ile düşürülmesi ve korneanın korunması sağlanabilmektedir.
Şaşılık olgularında çeşitli amaçlar için kullanılır
Şaşılık olgularında çeşitli amaçlar ile botulinum kullanımı mevcuttur. Felç nedeni ile gelişen şaşılıklar, bazı şaşılık ameliyatlarından sonra görülebilen problemlerin giderilmesi ve bazı şaşılık ameliyat planlamaları için uygulanan botulinum enjeksiyonları bu kullanımlara verilebilecek örneklerdendir.
Blefarospazm, kapak spazmı demektir. İstem dışı kapak kasılmaları sonucu kişinin göz kapaklarını açamaz. Başlangıçta hastaya bir tik gibi gelen kapak hareketleri giderek ilerleyici bir hal alır ve her iki gözünü, tek taraflı yüz, çene ve dudak kaslarını (hemifasiyel spazm), daha sonra çene ve boyun bölgesine (Meige sendromu) yayılarak eziyet verici bir hal alır. Bu kasılmaların çoğu zaman belirgin bir sebebi bulunamaz, ancak mutlaka kafa içi lezyonlarının araştırılması, gerekli olgularda radyolojik testler uyguamak gereklidir. Tedavisi zor ancak mümkündür. Botox tedavisi bu tabloda en sık kullanılan yöntemdir. Uygun yerlere uygun dozlarda yapılan Botox ile etkili düzelme sağlanabilir. Botox ile düzeltilemeyen olgularda cerrahi olarak kasılma yapan kasların alınması, kapakların kaldırılması hastanın düzelmesinde etkilidir.
Empati başkalarının ne düşündüğünü veya ne hissettiğini hayal edebilme yeteneği ile birlikte diğer insanların duygularını algılama yeteneği olarak tanımlanıyor. Fakat aşırı empat dediğimiz bu duyguları anlama dışında üstlenme ve içselleştirme anlamına gelir. Her birimiz çocukluğumuzdan itibaren empati kurabilen birer birey olmak için çabalar ve ailemiz tarafından o şekilde yetiştiriliriz. Fakat empatinin biraz ilerisine geçtiğimizde yani aşırı empat bir birey olduğumuzda aslında birini anlamaktan çok onun duygularını kendi duygularımızın önüne koyup memnuniyetini, hayata bakışını, ne hissettiğini daha çok önemseyip kendimizi, kendi benliğimizi geri planda tutarız. Bu tanımlama psikoloji literatüründe aşırı empat sendromu olarak karşımıza çıkıyor.
Bu yapıdaki insanlar başkalarının isteklerine düşüncelerine duygularına o kadar çok odaklanırlar ki tüm hayatlarını bunun üstüne kurup aslında tam bir fedakarlık örneği göstererek kendi benliklerini kaybederler. Öyle ki bir süre sonra ruhlarını besleyemedikleri için kendilerini bir çıkmazın içinde bulurlar. Tahmin edeceğiniz üzere suistimale oldukça açık olan bu kişiler kötü niyetliler tarafından kısa sürede fark edilirler ve ardından kullanılmaya başlarlar.
Empat insanlar başkalarının duygularını aşırı içselleştirdikleri için hayatlarındaki insanların kötü enerjilerden de çabuk etkilenip gün içerisinde kendilerini çok çabuk aşağıya çekebilirler. Yani karşısındaki kişiyle artık iç içe geçerek bağımsızlıklarını kaybederler.
“Bağımlılık” kısaca artık bağımsız olmamanızdır, bu durumda artık güvenlik veya esenlik duygunuz, diğer kişi tarafından tanımlanır. Diğer kişi de böyle hissedene kadar, mutlu ya da huzurlu hissedememek, buna bir örnek olabilir. “İç içe geçme” ise Amerikan Psikoloji Derneği tarafından “Tipik olarak aile üyeleri olan iki veya daha fazla kişinin, birbirlerinin faaliyetlerine ve ilişkilerine aşırı derecede dahil olduğu bir durum” olarak tanımlanır. (Uplifers)
Hassas empatlar için hayatlarındaki insanları özellikle partner ya da aile bireylerini kontrol altında tutmak ya da onlara göre bir yaşam sürmek söz konusu olduğundan bu durum bir süre sonra yorucu ve yıpratıcı olmaya başlar. Bugün aşırı empat olmayı nasıl önleyebilir ya da bu durumdan nasıl kurtulabiliriz bunun hakkında konuşalım istiyorum.
Hayatınızda bulunan aşırı empati yaptığınız kişinin dışında farklı insanlarla vakit geçirmek, kendinize özel zaman dilimi yaratmak, kendi hobilerinizi edinmek bağımsızlık açısından sizi destekler ve iyi hissettirir.
Bir birey olduğunuzu unutmadan kendi tarzınızı, beğenilerinizi, istekleriniz görmezden gelmeyip aslında onlara sahip çıkmak ve başkaları için hayatınıza yön vermekten vazgeçmek yine aşırı empat olmanızı önler.
Hepimiz kocaman bir yapbozun eşsiz parçalarıyız. Bazen dehanız, sizinle ilgili olan benzersiz veya farklı şeylere bağlıdır. Başkalarıyla uyumlu olmak, uzlaşmak ve esnek olmak güzel şeyler olsa da böylesine homojen bir toplum, o kadar da sağlıklı olmayabilir. Bu yüzden kendinizinkinin yanı sıra, diğer insanların tuhaflıklarını ve benzersizliklerini de kutlamaya ve kucaklamaya çalışın.
Her insanın kendi özel alanına, yalnızlığa ihtiyacı vardır. Sizler de hayatınızdaki insanlara bu alanı ve imkanı tanımalı müdahaleden, baskıdan belki de aşırı ilgiden biraz uzaklaşmalısınız. Bu sizin hayatınızdaki insanı sevmediğiniz ya da ona değer vermediğiniz anlamına gelmez. Sadece biraz daha herkesin bir birey olduğunu hatırlamalı ve iç içe geçme durumundan biraz uzaklaşmalısınız.
Ve tabii ki en önemlisi kendinizi ne kadar tanıdığınıza gerçekten nelerden hoşlanıp nelerden keyif aldığınıza, size nelerin iyi geldiğini odaklanmalı ve bunları biraz hatırlamalısınız. Gerçekten nasıl birisiniz? Hangi rengi seversiniz, nereye gitmekten hoşlanırsınız, en sevdiğiniz yemek nedir, hangi müzik türü size kendinizi iyi hissettirir? Şu an çıktığınız bu yol aslında sizin tercihlerinizle sizin istekleriniz, sizin zevklerinizle mi dolu yoksa başkasının yolundan mı gidiyorsunuz? Tabii ki hayat boyunca birileri bize eşlik etsin ya da biz birilerine eşlik edelim isteriz fakat nihayetinde herkesin kendi evine varması ve orada biraz zaman geçirmesi gerekir. Çıktığınız bu yolda kaybolmamak ve kendi evinizi bulmanız dileğiyle…
Uzman Klinik Psikolog Durusıla KAHRAMAN GÜR
Randevu ve bilgi icin; 0541 290 16 90
@uzmanpsikologdurusilagur