Gemlik Haber

120 Lisanslı Geleneksel Türk Okçusu Gemlik’e Geliyor

120 Lisanslı Geleneksel Türk Okçusu Gemlik’e Geliyor

Geleneksel Türk Okçuluğunun Kalbi Gemlik’te Atacak
15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü nedeniyle Gemlik’te Geleneksel Türk Okçuluğu Bursa İl Turnuvası Gemlik’te düzenlenecek
Gemlik Kaymakamlığı 15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü kapsamında Gemlikte düzenlenecek etkinlikler kapsamında ata sporumuz Geleneksel Türk Okçuluğunun Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Bursa İl Yarışmaları 15 Temmuz Cumartesi günü Gemlik Atatürk Stadyumunda yapılacak.
Geleneksel Türk Okçuluğu branşında milli takım sporcuların da aralarında bulunduğu 120 lisanslı sporcunun yarışacağı müsabakalar saat 10.30’da bayanlar kategorisi sıralama atışları ile başlayacak olup, saat 19.00’da İlçe protokolünün katılacağı ödül töreni ile son bulacak.
Bir 6 kişi ve şunu diyen bir yazı '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü GELENEKSEL TÜRK OKÇULUĞU GEMLİK PUTA KOŞUSU 15 Temma 2023 ΘOOO GEMLİK GENCLIK MERKEZI OKCUBABA' görseli olabilir

(CHP) Neden Değişim Yapmaz

(CHP) Neden Değişim Yapmaz

Son 70 yıllık siyasi çizelgesine baktığımızda,  Atatürk’ün kurduğu (CHP)’de, köklü bir değişim projesine rastlamadık.

Dönem dönem (CHP) yönetiminde, konjonktörel değişmeler olmuştur.

Ama partinin yapısı vbe hedefi ile ilgili, radikal bir projeye rastlanmamıştır.

Bir dönem hassas laiklik vitrine çıkarılmış, ama Anadolu seçmeni, partiden soğutulmuştur.

Bir dönem asker bürokrasi ile yakınlaşılmış ama Anadolu seçmeni ürkütülmüştür.

CHP bir dönem, asker ve yargı bürokrasisi ile gereğinden fazla yakınlaşmıştır.

(CHP)’li Nihat Erim, 1971 darbesi sonrası kurulan, ara rejim hükümetine, Başbakan olarak atanmıştır.

“Gerektiğinde, demokrasinin üstüne ipek şal örteriz” diyen Nihat Erim, hepimizi şaşırtmıştır.

Adı halk partisi olan (CHP), Anadolu mseçmenini, bir türlü yanına alamamıştır.

Yıllardır içindeki farklı hizipler yüzünden yorulmuştur.

Şimdi de parti içinde oluşan, değişimciler ile gelenekçilerin mücadelesini seyrediyoruz.

Değişimciler içerisinde, İmamoğlu, Engin Altay, Bülent Tezcan ve Tanju Özcan isimlerini duyuyoruz.

Gelenekçiler içerisinde ise, Kılıçdaroğlu, Oğuz Kaan Salıcı, Canan Kaftancıoğlu, Gürsel Tekin, Murat Karayalçın ve Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen isimlerini okuyoruz.

Bize göre, her iki listede yer alan isimlerin neredeyse tamamı, yıllardır gelenekçi çizgide takılıp kalmıştır.

Bu isimlerden, radikal bir değişim beklemek, imkansızdır.

CHP yönetimi, Anadolu seçmenine ve kırsal kesime yönelmelidir.

Bağımsızlık ve ülke güvenliği politiklarını ve söylemlerini, yeniden gözden geçirmelidir.

Günün Sözü:

Kendinizi yönetirken kafanızı.

Başkalarını yönetirken kalbinizi kullanın.

“Busy”

Hukuk Fakültesi’nde yeni dekan görevi devraldı

Hukuk Fakültesi’nde yeni dekan görevi devraldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hukuk Fakültesi Dekanlığı’nda bayrak değişimi yaşandı. Rektör Yardımcılığı görevine getirilen Prof. Dr. Zekeriyya Arı’nın yerine Prof. Dr. Halit Aker atandı.
Yaklaşık 2,5 yıldır BUÜ Hukuk Fakültesi Dekanlığını yürüten Prof. Dr. Zekeriyya Arı’nın Rektör Yardımcısı olmasının ardından, YÖK Başkanlığı tarafından Dekanlık görevine Özel Hukuk Bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. Halit Aker atandı. BUÜ Hukuk Koordinatörü olarak önceki yönetim döneminde çalışmalar yürüten Prof. Dr. Halit Aker, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile yeni görevine başladı. Törende Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adem Doğangün, Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve fakülte yöneticileri ile akademisyenler de hazır bulundu.
REKTÖR YILMAZ’DAN NİTELİKLİ EĞİTİM VURGUSU
Hukuk Fakültesi’nin sosyal bilimler alanında eğitim veren fakülteler arasında en kıymetlilerden bir tanesi olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; “Bu bir hizmet yarışıdır. Zekeriyya hocamızla Rektörlüğümüzde birlikte çalışmaya başladık. Hukuk Fakültemizde de Halit hocamızın en iyi şekilde hizmet vereceğine inanıyoruz. Fakültemizin son derece kıymetli bir eğitim sistemi var. Mezunlarımızın önemli noktalara geldiğini ve çok sayıda başarı yakaladığını gözlemliyoruz. Yeni dönemde de aynı şekilde nitelikli eğitim vermeye devam edeceğine gönülden inanıyoruz. Görev değişiminin hayırlar getirmesini diliyorum” şeklinde konuştu.
DENEYİM PAYLAŞIMI DEVAM EDECEK
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı ise Dekan olarak görev yaptığı süreç içerisinde fakültenin daha iyi noktalara gelebilmesi adına ekibiyle birlikte çalıştıklarının altını çizdi. Prof. Dr. Halit Aker hocanın da bu zaman dilimi içerisinde bilgileriyle destek verdiğini kaydeden Prof. Dr. Zekeriyya Arı; “Hocamız her anlamda deneyimli bir akademisyen. İdari konularda da birikimi ve kuracağı ekip ile başarılı çalışmalara imza atacağına inanıyoruz. Bizler de buradaymış gibi her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Hocamıza ve ekibine başarılar diliyorum. Hayırlı olsun” dedi.
ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ ANLAYIŞIYLA HAREKET EDİLECEK
Görevi teslim alan Prof. Dr. Halit Aker de kendisini bu onurlu göreve layık gören YÖK Başkanlığı ve Üniversite yöneticilerine teşekkür etti. Bir önceki dönemde pandemi ve deprem afeti gibi olumsuz durumlara rağmen son derece başarılı bir çalışma süreci geçirildiğine işaret eden Prof. Dr. Halit Aker; “Zorluklarla son derece başarılı bir şekilde idare eden önceki dekanımız ve şimdiki Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Zekeriyya Arı hocamıza teşekkür ediyoruz. Yeni dönemde ise üniversitemizin bir araştırma üniversitesi olduğu bilinciyle; akademik ve idari kadromuzun yanı sıra öğrencilerimizin de dahil olduğu nitelikli bir yükseköğretim ortamı oluşturmak istiyoruz. Fakültemizi hak ettiği noktaya ulaştırabilmek için var gücümüzle çalışacağız. Bizden sonraki arkadaşlarımıza daha iyi bir fakülte bırakmaya gayret edeceğiz. Yeni dönemin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

Glutatyon vücudu yeniliyor

Glutatyon vücudu yeniliyor

Glutatyon, insan vücudunda doğal olarak yer alan bir antioksidan maddedir. Merkezi sinir sisteminde bulunan sinir hücrelerinde ve karaciğer hücrelerinde üretilen glutatyonun yapısını 3 temel aminoasit oluşturur. Glisin, L-sistein ve L-glutamat, glutatyon yapısındaki amino asitlerdir. Glutatyon, toksik maddelerin ve ilaçların metabolizmasında, vücutta oluşan serbest radikallerin temizlenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde görevlidir.

OKSİDATİF STRESİN AZALTILMASI

Oksidatif stres, vücutta serbest radikal oluşumundaki artış ve vücudun serbest radikaller ile baş etme mekanizmasındaki dengesizlikler nedeniyle meydana gelir. Oksidatif stresin ciddi boyutlara ulaşması pek çok hastalık için zemin oluşturur ve var olan hastalıklarda kötüleşmeye neden olabilir. Bu hastalıklar başlıca diyabet, periferik arter hastalığı, kanser ve romatoid artrittir. Glutatyon, güçlü antioksidan özelliğiyle oksidatif stresin etkilerini azaltmaya ve hastalıkların semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilir.

KARACİĞER YAĞLANMASINDA HÜCRE DÜZEYİNDE HASARIN AZALTILMASI

Glutatyon eksikliğinde karaciğer hücrelerinde hasarın şiddeti artabilir ve karaciğer hücrelerinde ölüm görülebilir. Bu durum alkoliklerde daha şiddetli olmak üzere alkol kullanmayanlarda da karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Glutatyonun kronik yağlı karaciğer hastalarında kandaki protein, enzim ve bilirubin düzeylerinde iyileşme sağladığını gösteren çalışmalar vardır. Yağlı karaciğer hastalarında glutatyonun en etkili takviye yöntemi serum glutatyon tedavisi şeklindedir.

Glutatyon vücudu yeniliyor
Glutatyon vücudu yeniliyor

İLERİ YAŞLI BİREYLERDE İNSÜLİN DİRENCİNDE İYİLEŞME

Yaşlanma ile birlikte vücutta glutatyon düzeyi ve glutatyon sentezi azalır. Bazı çalışmalarda düşük glutatyon seviyeleri yağ yakımı miktarında azalma ve yağ depolama miktarında artış ile ilişkilendirilmiştir. Glutatyon takviyeleri ile birlikte glisin ve sistein amino asitlerinin takviyesi insülin direncini iyileştirebilir ve yağ yakımını artırabilir.

Glutatyon C Terapisinin Faydaları Yaşlanma karşıtı olan, gençleşme iksiri olarak bilinen glutatyon tedavisi ve c vitamini bağışıklık sistemini güçlendirip, hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücuttaki glutatyonun azalması üzerine dışardan takviyesi yapılarak tekrardan hücrelerin korunması hedeflenir.

C Vitamini ve Önemi

Bağışıklık sisteminin zayıf düşmesi sonucunda genelde hastalıkların ardı arkası kesilmiyor. Bunun için C vitamini tüketimi bu gibi sorunların önüne geçmek için oldukça faydalı olacaktır. Dışardan alınan C vitamini takviyesi ile birlikte bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Bunun besinlerle almak mümkünken glutatyon tedavisi ve c vitamini şeklinde de alınabilir. Üç aminoasitten oluşan; sistein, glisin ve glutamin şeklinde karşımıza çıkar. Hastalıkların önüne geçmek, yaşlanmayı azaltmak, sağlıklı kalmak ve en önemlisi ise bağışıklık sistemini en iyi şekilde kuvvetlendirmek için kontrol altına alınır.

C Vitamininin Faydaları Nelerdir?

C vitamini, vücut için büyük öneme sahip olan takviyedir. C vitamini birden fazla etkiyi ve faydayı beraberinde getirip, hastalıklara karşı koymayı hedefler. Uzman hekim tarafından alınan C vitamini takviyesi, damar yolundan verilerek kronik rahatsızlık semptomlarının hafifletilmesi hedeflenir. Böylelikle fiziksel gücün arttırılması, felç ve inme hastalıklarının aza çekilmesi, kanserin önlenmesi ve tedavisinde kullanılması için çok büyük önem taşır.

JANDARMA SAHİLLERDE GÖZ AÇTIRMIYOR…

JANDARMA SAHİLLERDE GÖZ AÇTIRMIYOR…

Sahillerde Jandarma’dan ortak denetim
Gemlik’te özellikle sahil kesimlerinde Jandarma ekipleri tarafından Sahil Güvenlik ve Zabıtanın da desteği ile denetimler sıkılaştırıldı.
Özellikle hafta sonları artan şikayetler üzerine sahil ve plajlarda halkın ortak kullanımını engelleyecek şekilde çadır kurulması, nargile içilmesi ve iç çamaşırlarıyla denize girilmesi gibi görüntülere karşı Bursa valiliğince verilen talimat gereğince sabah erken saatlerden itibaren müşterek denetim gerçekleştiren jandarma ,sahil güvenlik ve Zabıta ekipleri kurallara uymayanlar hakkında Kabahatler Kanunu gereğince müdahale ederek, yasal işlem yaptı.
Ekipler ortak denetimlerin yaz boyunca aralıksız olarak devam edeceğini vurguladılar.

Uzman isimler Gemlik’te afetlere karşı alınacak tedbirleri konuştu

Uzman isimler Gemlik’te afetlere karşı alınacak tedbirleri konuştu

Gemlik Belediyesi öncülüğünde İstanbul Planlama Ajansı ve TMMOB katkılarıyla Marmara Depremine Gemlik’ten Bakış ve Afet Zararlarını Azaltma Çalıştayı Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde düzenlendi.
Çalıştaya; Gemlik Kaymakamı Hasan Göç ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği Başkanı Yusuf Yumru, Bursa TMMOB İKK Sekreteri Şirin Rodoplu Şimşek, Akut Eski Başkanı Nasuh Mahruki, Prof. Dr. Tarık Şengül ve Prof. Dr. Naci Görür konuşmacı olarak katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Gemlik ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İPA aracılığıyla afet konularında çalışmalarına devam edeceğini belirten bir mektup yolladı.
İki bölüm halinde gerçekleşen organizasyonun modetatörlüğünü Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Akış Serintürk yaptı. Birinci bölümünde açılış konuşmaları yapılırken ilk konuşmayı Gemlik Kaymakamı Hasan Göç yaptı. Göç konuşmasında alınacak önlemlerin önemine değinirken, afetler konusunda halkın bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Başkan Sertaslan, “Kanunlar güncellenmeli”
Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan yaptığı konuşmasında Gemlik’e ve doğal afetlere birçok farklı noktadan değindi. Türkiye’de bazı kanunların güncellenmesi gerektiğini ifade eden Başkan Sertaslan, bilimin gösterdiği yolda gerekli önlemlerin alınacağını vurguladı. Deprem’in Türkiye’nin her zaman gerçeği olduğunu ifade eden Başkan Sertaslan, “Bugün ülkemizde halen afet yönetimi, 1959 yılında yayımlanan Afet Yasası; imar ise 1985 yılında yayınlanan İmar Yasası çerçevesinde yürütülüyor. Ancak günümüz Türkiye’sinde kentleşmede gelinen noktayı göz önüne aldığımızda, her iki yasal düzenlemenin de ihtiyaçlara tam olarak cevap veremediği ve yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun dışında ülkemizde 5393 sayılı “Belediye Kanunu” ve 5216 sayılı “Büyükşehir Belediye Kanunu” gibi yasal düzenlemelerde, belediyelerin, özellikle merkezi yönetimin güçlenmesi açısından ilçe belediyelerinin afet yönetim sürecine dair tanımlanan görevlerinin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.
“Gemlik büyük bir dayanışma örneği gösterdi”
Gemlik’in afet anında Türkiye’nin diğer kentlerine örnek olacak bir dayanışma örneği sergilediği ve depremin olduğu üçüncü günün sonunda İskenderun’da Türkiye’nin ilk konteyner kentini kurduğunu ifade eden Başkan Sertaslan, Evet, depremin tam olarak hangi saat ve dakikada olacağını bilmesek de gelmekte olduğunu biliyoruz. Az önce belirttiğimiz gibi, önceden bir türlü tam olarak hazır olamasak da, depremden sonra, tıpkı büyük Anadolu’yu düşman çizmelerinden temizleyen atalarımız gibi birlik, beraberlik ve dayanışma içinde yaşanan zararları telafi etmeye çalışıyoruz. Bu konuda iki örnek vermek istiyorum. İzmir Depremi’nden sonra Mahalli Afet Gönüllüleri Derneği üyelerimiz, tereddüt etmeden yola çıkarak İzmir’deki arama kurtarma çalışmalarına katıldılar. Enkazdan canlar kurtardılar. Ayrıntıları MAGDER Başkanı Sn. Yumru sizlerle paylaşacaktır. Çanakale’de gözünü kırpmadan sipere koşan 57. Alay ruhunu bizlere hatırlatan ise Kahramanmaraş Depremi’nden sonra hep birlikte sergilediğimiz o büyük yardımlaşma seferberliği oldu! Bütün Gemlik, iki hafta boyunca genci, kadını erkeği, o partilisi bu partilisi demeden Yardım Toplama Merkezimizde büyük emek ve özveri gösterdi” dedi.
Milletvekili Sarıbal, “Deprem siyasi, politik ve ekonomik bir meseledir”
Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, depremin kamunun bir meselesi olması gerektiğini ifade ederken, “depreme devletin organları, yerel yöneticiler ve meslek odalarının dahil olması yetmez. Ekonomik geliriniz yüksek değilse; beton, çimento ve dışarıya bağlı ve dolarla satılıyorsa hiç birimiz kendimizi kandırmayalım. Yoksulların öldüğü, zenginlerin en iyi şekilde kendini koruduğu bir tarihsel süreci tekrar yaşayacağız. Bunu niye söylüyorum. Dün bir Plan Bütçe komisyonu odasında beş saat süren bir toplantı yaptık. Biz depremi plan ve bütçe komisyonu odasında tartışıyorsak orada bir sorun var. Deprem bir ekonomik meseleye dönüşmüştür. Yıllık 10 bin dolar gelirle 75 bin dolar yıllık geliri olan Japonya’nın aynı şekilde depremle mücadele etmesini kimse beklemesin. Bir kamucu tercihe ihtiyaç var. Bugün nasıl deprem bölgesine hibe veriliyorsa, Gemlik’e de verilmesi gerekir. Deprem öldürmez. Bilimden, akıldan, iradeden yoksun yapılar öldürür. Yoksulluğu yenmemiz gerekiyor. Maraş depreminde millet, devlet dahil herkesin önüne geçti. Biz bütün bütçemizi deprem gerçeğine ayırmazsak işimiz çok zor. İnsan hayatı kutsaldır. Kaynaklar dirençli ve güçlü kentlere ayrılmalıdır. Bilim, dayanışma ve ekonomi şarttır. Kamu kaynakları olmadan kentler dirençli olmayacaktır.” dedi.
Yumru, “Afet eğitimini çok önemli”
Çalıştayın konuklarından ilk konuşmayı Bursa Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği Başkanı Yusuf Yumru yaptı. Yumru konuşmasında çok sayıdaki afette aktif görev aldıklarını ifade ederken, her vatandaşın afet eğitimi almasının önemine değindi. Gemlik Belediyesi işbirliğiyle bu zamana kadar yaklaşık 600 yurttaşa bu eğitimi verdiklerini vurguladı.
Mahruki, “Askerin elinde her türlü imkân var”
Yaşanan doğal afetlere müdahalede Türk Silahlı Kuvvetlerinin elinde her türlü imkanın olduğunu ve bu imkanlar sayesinde müdahalelerin daha da erken yapılabileceğini ifade eden Akut Eski Başkanı Nasuh Mahruki, “Her geçen gün afetler ile ilgili hazırlığını geliştiriyor olmalısınız. Afetlerle mücadele gerçekten zarar azaltma üzerine kuruludur. Türkiye bunu maalesef yapmıyor. Depremler öldürmüyor. Depreme uygun inşa edilmemiş binalar öldürüyor. Afetler ile mücadele risk ve kriz yönetimi olarak ikiye ayrılıyor. 17 Ağustos depreminde Maraş Depreminde olan kurtarmacı sayısının 120 de biri vardı. Süreç düzgün yönetilemedi. Bu yüzden insanlarımız daha çok öldü. Depremlerde en çok insan ilk gün kurtarılır. Dünyanın her yerinde afetlerle ordular mücadele eder. İlk andan itibaren top yekûn seferbelik ilan edilmeliydi ve 50 bin asker sahaya çıkartılmalıydı” dedi.
Bursa’daki yapı stoğunun yüzde 65’i niteliksiz
Bursa TMMOB İKK sekreteri ve Bursa Mimarlar Odası Başkanı Bursa’da yapı stoğunun yüzde 65’i hiçbir proje sürecinden geçmemiş ve denetleme görmemiş. Gördüyse bile aslında bir takım müdahalelerle birlikte dirençli yapısını kaybetmiş bir yapı stoğumuz var. Yapı stoğunun yüzde 65’i niteliksiz. Deprem bir savaş gibidir ve yıkıcı etkisi çok fazladır. Bu savaşı görmeden ve bu yıkıcı etkiyi görmeden bizim harekete geçmemiz gerekiyor. Bizler TMMOB il koordinasyon ve akademik odalar olarak tüm belediyelerimize bu konuda destek vermeye hazırız. Ülkemizde çok kötü bir yapı üretim süreci var. İlgili yönetmeliklerimiz kağıt üstünde her şey çok muntazam, en iyi depreme dayanıklı yönetmeliklerimiz ve teknik şartlarımız var ama biz bu süreci doğru yönetemiyoruz. Proje ve yapı üretim sürecinde eksiklerimiz var. Ülkemizde denetim ayağımız çok eksik” dedi.
Şengül, “Siyasilerin daha büyük sorumluluğu var”
Profesör Doktor Tarık Şengül, siyasilerin daha büyük sorumluğu olduğunu belirterek, “Siyasilerin daha büyük sorumluluğu var. Ülkemizde iktidar partisi ve ana muhalefet partisi tarafından depreme gerekli özen gösterilmemiştir. Siyasilerin daha fazla sorumluluğu var. Geçtiğimiz dönemde yaşadık bunları mecliste derdimizi anlatamıyoruz. Deprem öncesi ve sonrasında aktif hale gelecek hastaneler gerekli sağlamlığa sahip olmadığı için yıkıldı. İstanbul’da bin mahallemiz var. Bu mahallelerde gerekli eğitimlerin verilmesi ve dayanışmanın tabana yayılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Görür, “1999 depremi stresi azalttı”
Söyleşide son sözü alan Profesör Doktor Naci Görür, “Bursa’da bu zamana kadar çok sayıda büyük deprem olduğunu belirtirken 1999 yılında olan depremin Gemlik bölgesindeki stresi azalttığına dikkat çekti ve afet bakanlığı kurma çağrısını yineledi. Görür konuşmasının devamında, “Bursa’yı depreme hazırlayacaksanız, önce tehdit ve tehlike nereden geliyor? Onu belirlemeniz gerekiyor. Bu faylar üzerinde tarihi depremler olmuştur. Çok büyük depremler var. En büyüğü 1855 yılında yaşanmış. büyük depremler var. Tarihi depremler de var. Bu fayların bütün özelliklerini bilmek zorundasınız ki, siz Gemlik’i ve Bursa’yı depreme hazırlayabilirsiniz. Size bir sevindirici haber vereyim. 2003 yılında yapılan bir çalışmada Değirmendere fayı kırılıp 1999 depremlerin ürettikten sonra İznik’e gelinceye kadar ana fayın stresini azalttı. Bir yerde deprem olursa, diğer fayların enerjisini azaltır. Bir kısmı da diğer faylara transfer eder. 1999’dan sonra Düzce’ye dikkat edin dedik. Depremler enerjiyi o bölgeye transfer edebilir dedik. Düzce’ye dikkat edin fay kırılmadı, stres yapabilir dedik. O zaman ki Ecevit hükümeti ciddi önlemler aldı. Yoksa çok daha fazla insan ölecekti. 1999 depremleri bu bölgeye büyük bir iyilik yaptı. Buradaki fayın stresini azalttı. Bu ülkede eğer bir Afet Bakanlığı olursa; deprem, iklim, sel, heyelan ve depremden doğacak olan bütün afetlerle ilgilenebilir. Bir bakanlık olursa ve liyakatli elemanlar bu bakanlığa seçilirse. Bilime uygun ve bilimin ışığı altında bölümler, daire başkanlıkları seçilse bu bakanlığa her sene ciddi bir bütçe verilirse ve bu bakanlığımızın işi ülkemizi afetlere dirençli hale getirmek olsa ister istemez her yıl meclise bir bütçe ve program sunulacak. Ne yapılacağını söyleyecek ve belli ölçülerde denetlenecektir. Şimdi bir işi deprem olacak bir bakanlık düşünürseniz ve ciddi bir bütçesi varsa kaytaramaz. 20 senede tüm Türkiye’yi depreme dirençli hale getirebiliriz” dedi.

2. GEMLİK FİLM FESTİVALİ’NDE ONUR VE EMEK ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI

2. GEMLİK FİLM FESTİVALİ’NDE ONUR VE EMEK ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI

Gemlik Belediyesi tarafından, bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan Gemlik Film Festivali için geri sayım başladı. Yetkin Dikinciler’in sunumuyla, 23 Temmuz Pazar günü düzenlenecek ‘’Ödül Töreni’’nde, ‘’Eşref Kolçak Onur Ödülü’’ ve ‘’Emek Ödülleri’’ sahiplerini bulacak.
Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de, Türk Sineması’nın unutulmaz ismi Eşref Kolçak anısına verilecek olan ‘’Eşref Kolçak Onur Ödülü’’ bu yıl; Türk Sineması’nın usta isimlerinden Ediz Hun’a takdim edilecek. ‘’Emek Ödülleri’’ ise Türk Tiyatrosu ve Türk Sineması’na verdiği katkılardan dolayı usta isimler; Meral Çetinkaya, Celile Toyon, Ahmet Mekin ve Cihat Tamer’e verilecek.
Festival konukları, kısa filmler ve programla ilgili tüm detaylara www.gemlikfilmfestivali.com sitesinden ulaşılabiliyor.

GEMLİK FEN LİSESİ’ NE EYLÜL AYINDA KAVUŞUYOR

GEMLİK FEN LİSESİ’ NE EYLÜL AYINDA KAVUŞUYOR

Gemlik’in yıllardır beklediği Gemlik Fen Lisesi 11 Eylül 2023’ te eğitim-öğretime başlayacak.
Bu yıl geçici olarak Hisar Anadolu Lisesi bünyesinde hizmet verecek olan Gemlik Fen Lisesi bu sene iki sınıfta toplam 60 öğrenci kabul edecek.
Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet DURAN, Gemlik Fen Lisesi’nde derse girecek öğretmenlerin bir kısmıyla okul binasında toplantı yapıp incelemelerde bulundu.
Okul Müdürü Cafer Karaman’dan hazırlıklar hakkında bilgi alan Duran ‘Eylül ayına kadar yeni okulumuzun tüm ihtiyaçları tamamlanarak 11 Eylül’de Gemlik ve bölgenin en başarılı 60 öğrencisiyle eğitim-öğretime başlayacağız’ dedi.
Gemlik ortaokullarından mezun öğrencilerin Bursa, İnegöl, Yalova, Mustafakemalpaşa ve Karacabey’deki Fen Liselerine gitmelerine gerek kalmadığını ifade eden Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran ‘Gemlik’imizin başarılı öğrencilerini ilçemizde bu sene açılan Fen Lisesinde okumaya davet ediyorum. Okulumuz bu sene Hisar Anadolu Lisesinde eğitim öğretime başlayacak. Gemlik Fen Lisesinin idari ve eğitim kadrosunu en iyi şekilde düzenleyeceğiz. Öğrencilerimiz gönül rahatlığıyla Gemlik Fen Lisesini tercih edebilirler’ şeklinde konuştu.
Gemlik dışından da çok telefon aldıklarını ifade eden okul Müdürü Cafer Karaman Bursa merkez ve ilçelerinden de Gemlik Fen Lisesinde okumak isteyen öğrenci velilerinin okulun pansiyonunu sorduklarını belirterek kız Öğrencilerin Özdilek Kız AİHL erkek öğrencilerinin de Gemlik AİHL ‘nin yurtlarında kalma imkanları olduğunu hatırlattı.
Önceki dönem milletvekili Zafer Işık’ın da büyük gayretleriyle açılan Fen Lisesi Gemlik eğitimine önemli bir ivme kazandıracak.
Gemlik’imize Hayırlı Olsun…

Akın Duman SAİK’den  TOBB  delegesi seçildi

Akın Duman SAİK’den  TOBB  delegesi seçildi

Gemlikli sigortacı Akın Duman kısa adı SAİK olan Sigorta Acenteleri İcra komitesinin yapılan seçimlerinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği delegesi oldu.

Daha önceki 3 dönemde de delege olan Duman 4.dönemde de bu görevini sürdürecek.

 

 Muhalefet  Partilerinin Geleceği

 Muhalefet  Partilerinin Geleceği

(CHP) Liderliğindeki  Millet  ittifakı , ard arda iki seçimi  kaybettikten sonra,ortalık sallanmaya başladı.

Ortaklar arasında,suçlamaları ve sitemleri duymaya başladık.

En büyük darbeyi ortaklığın lideri,(CHP) yedi.

Kılıçtaroğlu’na en yakın isimler,şimdi kılıçtaroğlu’nun karşısında,yer almaya başladılar.

Bülent TEZCAN , Engin ALTAY , Aytuğ ATICI  ve Engin KOÇ  gibi (CHP) nin ağır topları, değişimden yana tavır koydular.

Şimdi, bu kaygan zeminde,(CHP) vitrininde yer alan isimlerin,birbirlerini tasfiye etme hamlelerine tanık olacağız.

Kılıçtaroğlu,bu sıkıntılı günleri atlattıktan sonra, çok ‘ince’ siyasi oyunlar göreceğiz.

Kılıçtaroğlu,Muharrem İnce’yi Cumurbaşkanı adayı yaparak, Muharrem İnce’den kurtulmayı başarmıştır.

Şimdi,İmam Oğlu’nu yeniden İstanbul Başkan adayı gösterip,ondan da kurtulmayı deneyecektir.

Millet ittifakındaki küçük partiler ise,silinip gitmiştir.

(CHP) desteği ile,mecliste gurup kuran saadet ve Gelecek Parti’si, bir süre daha siyasi gündemde kalmayı becermişlerdir.

İyi partinin,ona buna çattığına bakmayınız.

Yerel seçimler öncesinde yine (CHP) saflarına yaklaşacaktır.

Bazı büyük şehirlerde,Başkan çıkarma şansını,zorlayacaktır.

Mart seçimlerinden sonra da,İyi Parti’nin çöküşünü göreceğiz.

Günün Sözü;

Kapalı  gözler,

Ruhu seyretmenin en güzel şeklidir.

‘Victor Hugo’