Gemlik Haber

  Gemlikli 79 yaşındaki gurbetçiden ilginç koleksiyon

  Gemlikli 79 yaşındaki gurbetçiden ilginç koleksiyon

Almanya’da senelerce nadir otomobillerin amblem ve farlarını toplayıp koleksiyon yaptı
Almanya’da çalışan 79 yaşındaki Süleyman Şahin, 1980 yılından beri Avrupa’daki 900’e yakın araba amblemi ve farını toplayarak ilginç bir koleksiyona sahip oldu.
Otomobillere ayrı bir tutkusu olan 79 yaşındaki Süleyman Şahin, araçların logo ve modellerine ait amblemleri biriktirmeye başladı. 1980 senesinden bu yana topladığı amblemlerle ilginç bir koleksiyona imza atan Şahin, ayrıca topladığı ampullerle de dikkat çekiyor. Almanya’da hafta sonları hurdaya ayrılan arabaların sağlam parçalarını söküp hurdacıya sattığını ifade eden Şahin, “Bu markaları o zamanlar toplamaya başladım. Almanya’dan her gelişimde getirdim. Emekli olunca bunları evde sergiliyorum. 40 yıl Almanya’nın Bonn şehrinde kaldım. Orada çalışıyordum. Çok meraklıydım. Çok kişiyi ilgilendirmezdi belki, fakat benim için bambaşkaydı. Bunları özenerek sakladım. Çoluk çocuk geldiği zaman dokunmayın diyorum. O kadar benimsedim. Askerden sonra bu mesleğe başladım. İstanbul’da şoförlük yaptım. Askerde de tabur kumandanı şoförlüğü yaptım. 60 küsur senedir bu işin hastası oldum. Aşağı yukarı 900’e yakın araba amblemi var. Avrupa’da geçmişte ne kadar araba markası varsa hepsinin logoları var. Mesela 850 Fiat; çok kişi bunu görmemiştir. Bu araba 40 yıl önce vardı. 80 senelik arabaların amblemleri var. Böyle bir koleksiyonun hiç kimsede olmadığını tahmin ediyorum” dedi.
Araba farlarını da topladığını ifade eden Şahin, “500‘e yakın da otomobil farım var. Hepsini denedim ve yanıyor. 12 volt ve 6 voltlar vardı. Şimdi 6 voltluk farları olan araba piyasada yoktur ya da çok azdır. Ama buradakilerin yarısı 6 voltluk. Herkesin anlayacağı bir şey değil, ama bana çok büyük zevk veriyor” şeklinde konuştu.
Şimdilerde bu koleksiyona değer verebilecek birini aradığını belirten Şahin, “Benden sonra buna değer vereceklerini düşünmüyorum. Ben kendi meraklısı ve değerini veren olursa bunu teslim ederim. Dünyada azdır böyle bir koleksiyon. Almanya’ya 1971’de gitmiştim, hâlâ da orda sayılıyorum. Oturma iznim var. Ama burada daha huzurlu olduğum için Gemlik’te kalıyorum” diye konuştu.

Bir Anket ve Beştepe Danışmanları

Bir Anket ve Beştepe Danışmanları

Ada araştırma şirketinin Ocak ayı içerisinde yaptığı ve içinde Muharrem İnce ve Sarıgülün de bulunduğu anket sonuçları şöyleydi.

AKPARTİ 38,   CHP 19,   İYİ Parti 12,   MHP 9,6,   HDP 9,5,   Muharrem İnce 2,7,   DEVA 2,5,   Gelecek 1,8,   Saadet 1,2,   Y Refah 0,8,   Sarıgül 0,6,   BBP 0,4,   Vatan P 0,1,   Diğerleri 0,8.

Cumhur İttifakını oluşturan AK PArti, MHP, BBP ve Vatan partisinin oy oranları toplamı yüzde 48 e ulaşmış görünüyor.

Millet ittifakında ise resmi ortaklar CHP ve İyi Parti ile Saadet ve Demokrat Partiyi topladığınızda daha geride kaldıklarını gözlemliyoruz.

Millet ittifakına HDP oyları eklense bile toplamda yüzde 47 e ulaşıyor.

İki  ittifak arasında 2,5 puan fark kalınca ittifaklara dahil olmayan diğer partilerin önemi artıyor. Cumhurbaşkanı erdoğan eski refah partili Oğuzhan Asiltürkü ziyaret ederek hem millet ittifakının çözülmesini hem de saadet partisinden kendisine oy gelmesini amaçladı.

Ayrıca merhum Erbalanın kabrini ziyaret ederek yeniden refah partisine göz kırptı.

Muharrem İnce anketlerde aldığı 2,7 puanlı koy ile kılıçdaroğlunun Babacan ve Davutoğlu hamlelerini boşa çıkarttı.

Sarıgüle çıkan 0,6 lık oy bile kılıçdaroğlunu zora soktu.

Kısacası kıulıçdaroğlunun gelecek seçim sonuçlarından pek de umudu kalmadı.

İşte tam böyle bir ortamda Boğaziçi üniversitesinde öğrenci olayları başladı.

Kuzey suriyedeki ypg terör örgütüne tırlarla ağır silah sevkiyatına devam edildi.

Boğaz köprüsünde kırmızı ışık yanarken bir amerika muhribi  boğazdan karadenize geçti.

Aynı zamanda gelişen bu olaylar tesadüflerle tarif edilemez.

Bütün bu kritik olaylara bir de boğaziçine rektör atama krizi eklendi.

Rektör adaylarının belirlenmesinde ve cumhurbaşkanınca atanmasında hem yökün hem de sarayın danışmanlarının çok titizlik göstermelerini bekliyoruz.

Devleti ve cumhurbaşkanlığı makamını böyle olağanüstü dönemlerde yıpratmaktan kaçınmalıyız

Günün Sözü

İyiliği gizli yapanlar

Tanrıya inananlardır

Balzac

Hastane Yolunda Kaza, Yaralının Durumu Ağır

Hastane Yolunda Kaza, Yaralının Durumu Ağır

Gemlik Eşref Dinçer Mahallesinde, hastaneye çıkan yol üzerinde meydana gelen kazada, Gökhan Zengin (29) isimli vatandaş, otomobilin çarpması sonrasında yaralandı.
DURUMU KRİTİK
Gemlik Hastane yolu, Devlet Hastanesinin açılmasından bu yana çok sayıda kaza ile gündeme geldi. Abdullah Y. İdaresindeki 26 UT 754 plakalı otomobilin çarpması sonrasında, yolun yan kenarına yuvarlanan Zengin’in bilincinin kapalı olduğu görüldü. Çevrede bulunanlar tarafından 112 ekipleri aranırken, ilk müdahalesi yapılan Zengin, Gemlik Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralının, kafasından darbe aldığı ve travma geçirdiği öğrenilirken, durumunun da kritik olduğu kaydedildi. Sürücü Abdullah Y. Gözaltına alınarak Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Kaza ile alakalı soruşturma başlatıldı.

AK GENÇLİK’TEN KİTAP OKUMA PROGRAMI

AK GENÇLİK’TEN KİTAP OKUMA PROGRAMI

AK Parti Gemlik Gençlik Kolları Başkanlığı Yeni Seçmen birim başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu kitap okuma programına İlçe Başkanı Şamil Yiğit, Gençlik Kolları İlçe Başkanı Musa Sağır katıldı.
Hijyen ve sosyal mesafe kurallarına riayet edildiği programda çiğ köfte ikramında bulunuldu.
İlçe Başkanı Şamil Yiğit:”Geleceğimizi inşa edecek olan kıymetli gençlerimizin, bugünden yarınlar için kitaplarla hazırlanması takdire şayan, gençlik kollarımıza hassasiyetlerinden ötürü teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Gençlik Kolları Başkanı Musa Sağır:”En iyi dost olarak bildiğimiz kitaplardan en verimli bir şekilde istifade etmek için böyle bir program hazırladık. Gençlik Kolları odamıza yüzlerce kitabı içinde barındıran bir kitaplık hazırlayıp Gemlik gençliğinin hizmetine sunduk. İlçemizde yaşayan tüm kardeşlerimiz faydalanabilir, bu programda da bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür eder, etkinliği koordine eden Yeni Seçmen Birim Başkanım Hamitcan Ayaz’a teşekkür ederim. ” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kurşunlu Aziz Aberkios adına yapılan kilise turizme açılmayı bekliyor

Kurşunlu Aziz Aberkios adına yapılan kilise turizme açılmayı bekliyor

Gemlik’te 9. yüzyılda yapılan Aziz Aberkios Kilisesi turizme açılmayı bekliyor.
Gemlik ile Mudanya arasında yer alan Kurşunlu Mahallesi’ndeki Aziz Hagios Aberkios Kilisesi’nin geçmişi 9. asra dayanıyor. Orta Bizans dönemi yapısı olan Aziz Aberkios Manastırı birçok onarım geçirerek günümüze ulaştı. Son olarak Bursa Müzesi Müdürlüğünce başlatılan kazı çalışmaları 2015 tarihinde tamamlandı. Denize 5 metre uzaklıktaki kilise hakkındaki en önemli bilgiler, Doğu Ortodoks Kilisesi’nde çeşitli kutsal gün ve ayinlerinin günlerinin topluca yazıldığı andaçta (typikonu) bulunuyor. 1162 tarihli typikonu kilisenin yapımı, banisi hakkında bilgiler veriyor. Typikonda bu manastırın I. Manuel Komnenos döneminde Nikephoros Mystikos adında biri tarafından yeni baştan yapıldığı, adının “Güneşin Altarı”, “Heliou Bomon” ya da “Elegmon Manastırı” olarak geçtiği ve Theotokos’a (Tanrı Anası) ithaf edildiği belirtilmekte, manastırda yapılan çeşitli onarımlar anlatılıyor. Ayrıca bölgenin en önemli manastırı olduğu da vurgulanıyor. Tek nefli ve kubbeli bir yapıya sahip Kurşunlu’daki Hagios Aberkios Manastırı, dikdörtgen planlı yapıdan oluşuyor. Üstü çapraz tonozla örtüldüğü belirtilen manastır, çift kemerli kapılarla dışarıya açılıyor. Kilisenin kuzey cephesi iki basamaklı yuvarlak bir kemer içerisine alınmış. Doğu cephesinde bulunan cephe yıkılırken, burada yalnızca pencerelerin yuvarlak kemer başlangıçları görülüyor. Osmanlı’nın fethinden sonra önemini yitirmiş olan manastırın, 1652 yılından sonra yeniden kullanılmış olduğu kaynaklarda belirtiliyor.
19. yüzyılda Kurşunlu’yu ziyaret eden araştırmacılar bu kilisenin Aziz Aberkios’a ithaf edildiğini belirledi. Yakın geçmişe kadar da Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen kilisede ayinler düzenlendiği öğrenildi.
Kurşunlu Muhtarı Hüseyin Ormancılar, “Kurşunlu’da Aberkios Kilisesi önündeyiz. 900’lü yıllarda yapıldığı biliniyor. Ben bildim bileli, İstanbul’dan Bartholomeos da 3-4 seneye kadar 5-6 kişi ile hep geliyorlardı. Bu kilise 15-20 sene önce bakıma alındı. Korumaya alındı ama düzenli şekilde yapılarak turizme kazandırılmasını istiyoruz. Kurşunlu zaten Rumlar zamanında ticaret merkeziymiş. 4 tane kilisemiz varmış. Rumlar iskelelerden zeytin, incir, üzüm taşıyormuş. Kurşunlu için turistlik yerler önemli. Biraz daha bakımı yapılarak turizme kazandırılmasını istiyoruz. Kurşunlu’da bir hafta kalan kendini dinç hissediyor. Ege’den İstanbul’a gidenler de bu yolu kullanıyor. 11 kilometre sahili ve doğasına kültürel şeyler de katmak istiyoruz” dedi.

ENGEL MİYİZ? – ENGELLİ MİYİZ?

ENGEL MİYİZ? – ENGELLİ MİYİZ?

 

Sıklıkla sorduğum sorulardır bunlar.

Hayatlarımızda, ülkemizde, dünyada pek çok şey değişime uğrarken, yenilenip akıp giderken bu sorular hiç değişmedi?

 

Bu soruların cevabına ilişkin olarak bazı minicik, küçücük, nokta kadar düzenlemeler yapılsa da bu düzenlemelerin yeterli derecede hayatta yer bulmaması, soru cevaplarının da kağıt üstünde kalmasına sebep oldu!

 

Neden bahsettiğimi, zamanla insanlar değişse bile bu soruların neden hiç değişmediğini hemen söyleyeyim.

 

Yaşadığım, dahası ikamet ettiğim site, bölgenin nezih sitelerinden.

Yooo, bunu övünç meselesi yapmak için söylemiyorum! Bunu, mensubu olduğum sitenin engelli vatandaşlara verdiği önemin ve kıymetin bahsini açmak için söylüyorum.

 

Yiğidin hakkını yememek lazım!

 

Sitede hatırı sayılır  oranda engelli vatandaşımız oturuyor. Sitenin sosyal alanına ve tesislerine adım attığınızda bunu rahatlıkla görebilir ve anlayabilirsiniz.

 

Onların özgürce ve tüm konforları düşünülerek dizayn edilmiş her yer…

 

Kapalı otoparkın içindeki “burası engelli vatandaşlara aittir” işaretinden ibaret değil onlara verilen değer ve yaşamlarını kolaylaştırmak için yapılanlar…

 

Apartman girişlerinde, kameriye girişlerinde,  havuz, market vs. Sizin anlayacağınız sitenin tüm sosyal alanları, bu konu öncelikli olarak düşünülerek  tasarlanmış.

 

Engelli komşularımızın tıpkı benim gibi havanın sıcağından faydalanarak kendilerini açık  alandaki sosyal tesislere atmaları  sonucunda, onların rahatlığını görünce  yine tebessüm ettim. Onlar adına mutlu oldum.

 

Benim gibi ve benimle eşit haklara sahip olarak onların da özgürce hareket etmeleri beni mutlu etti.

 

Daha sonra bazı işlerim için site dışına çıktım…O gün ve sonraki birkaç gün…

 

Site içinde gördüğüm engelli rahatlığını görmek ne mümkün dışarıda!

 

Kaldırımların engellilere ayrılan bölümlerinin önüne araçlar park etmiş…Yol kapanmış. Sizin anlayacağınız çıkamıyorlar kaldırıma. Caddeden gidemiyorlar. Çünkü yoğun bir trafik var…

 

Onlara ayrılan bölümü düşüncesizce kapatan, bedeni sağlam ama aklı kıt vatandaşlar muhtemelen engelliler için yapılan o yokuşların pek çoğunun yanında “yasaktır” tabelası olmadığı için kendinde bu hakkı görüyorlar!

 

Öyle ya; biz “ceza var! yasak var!…” denmeden bize, eğriyi doğruyu ayırt edemeyen bir milletiz!

İlla ki birilerinin bize bunu demesi lazım!

 

O gün gördüğüm bir engelli vatandaşı tekerlekli sandalyesiyle bir kaldırıma çıkartmaya çalıştıysam da benim gücüm de buna yetmedi maalesef! Yardım etmeleri için sağa sola bakındığımda yoldan geçen herkesin başlarını çevirdiklerini  gördüm.

 

Bu hafta yaşadığım örnek sadece bu olmamakla birlikte, sanırım bu bile yeterli olur, ne demek istediğimi vurgulamakta.

 

Ve şimdi yazı başlığıma dönerek sizlere sormak istiyorum;

Engel miyiz?

Engelli miyiz?

 

Biz mi onlara engeliz yoksa birileri engelli vatandaşlarımıza yardım etmemiz için bize mi engel koyuyor?

 

Yüreklerinizdeki engelin kalkması dileğimle.

 

Esen kalın.

Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk

Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk

Dünya üzerinde teknolojinin gelişmesi ile iletişim de gelişmektedir. Her geçen gün gittikçe küreselleşen bu dünya üzerinde iletişimin farklı diller arasında sağlanabilmesi için tercüme sektörü oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Tercüme sektörü teknolojinin ilerlemesi ile ilerlemekte ve gelişmektedir. Online tercüme büroları, teknolojiyi ve interneti en verimli şekilde kullanarak kaliteli tercüme hizmetinin ulaşılabilirliğini en yüksek seviyeye çıkarmaktadır.

Online Tercüme Büroları

Online tercüme büroları geleneksel tercüme bürolarının aksine internet üzerinden çalışmaktadır. Ancak online tercüme büroları makine tercümelerinin aksine kaliteli ve profesyonel tercüme sağlamaktadır. Çevirimvar online tercüme bürosu gibi tercüme büroları ile Türkiye’nin en başarılı tercümanları ile çalışmak mümkün kılınmaktadır. Online tercüme büroları sayesinde bilgisayar ya da telefon üzerinden tercüme edilmesi istenilen belgeyi yüklemek tercüme hizmetine ulaşmak için yeterli olacaktır.

 

Online tercüme büroları kaliteli tercüme hizmetine ulaşmanın en kolay yolu olacaktır. Profesyonel tercümanlara kolaylıkla ulaşabilme imkanı sunan online tercüme firmaları aynı zamanda sürekli iletişim sağlayarak müşteri memnuniyetini de arttırmaktadır. Kaliteli tercüme hizmeti için makine tercümesi yerine insan tercümesi tercih edilmelidir.

 

Yaygın Tercüme Alanları

Tercüme oldukça geniş bir alan olduğu için farklı alanlarda uzmanlıklara ayrılmış bulunmaktadır. Her tercüme alanı farklı alanlarda uzmanlık kazanmış tercüme uzmanları tarafından gerçekleştirilir ve kaliteli tercümeye ulaşmak için hedef alanda uzmanlaşmış tercümanlar ile çalışmak gerekmektedir. Tercüme alanlarına tıbbi tercüme, hukuki tercüme, akademik tercüme, yeminli tercüme ve teknik tercüme örnek olarak verilebilir.

 

Tıbbi Tercüme

Tıp alanı insanlık için en önemli alanlardandır ve tıp alanında gerçekleştirilen tercümeye tıbbi tercüme adı verilir. Tıbbi tercüme, özellikle şu an içerisinde bulunduğumuz zorlu günlerde oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Tıbbi alanda tercüme gerçekleştirilirken tercümanın oldukça dikkatli olması gerekmektedir çünkü tıbbi alanda gerçekleştirilen tercüme doğrudan insan hayatlarını etkilemektedir.

 

Tıbbi alanda gerçekleştirilen tercüme son okumadan geçirilmelidir ve gözden kaçmış olabilecek hatalar düzeltilmelidir. Tıbbi tercüme gerektiren metinlere örnek olarak raporlar, prospektüsler, reçeteler, tıbbi metinler, sağlık raporları ve ameliyat raporları örnek olarak verilebilir. Tercüman, tıbbi terimlere hâkim olmalı ve genel tıp bilimine oldukça yetkin olmalıdır. Tıp alanı kendi içerisinde terim ağırlıklı bir dile sahip olması nedeniyle tıbbi dil üzerine uzmanlaşmış bir tercüman gerektirmektedir.

 

Hukuki Tercüme

Hukuki tercüme alanında gerçekleştirilen tercüme hizmetlerinin hukuk alanında uzman bir tercüman tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Hukuk alanındaki terimler ve hukuk alanında kullanılan dil oldukça karmaşık olabileceğinden hukuk alanında uzman bir tercüman tarafından tercüme hizmeti sağlanmak zorundadır.

 

Hukuki tercüme alanında gerçekleştirilen hizmetlere örnek olarak sözleşme çevirisi, mahkeme kararı tercümesi, vekaletname tercümesi ve benzeri belgelerin tercümeleri örnek olarak verilebilir. Tıbbi tercümede olduğu gibi hukuki tercüme alanında da gizlilik büyük önem taşımaktadır ve güvenilir tercüme büroları ile çalışmak tercih edilmelidir.

 

Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk
Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk
Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk
Tercüme Sektörüne Yeni Bir Soluk

 

Öğretmen,Veli ve Öğrencilerden Güzide Çalışma 

Öğretmen,Veli ve Öğrencilerden Güzide Çalışma

Güzide öğretmen öğrencileriyle sokak hayvanları için kulube yapıp Gemlik Gençlik Merkezine hediye ettiler
Şehit Öğretmen Etem Yaşar İlkokulu 3.sınıf öğretmeni Güzide Uluca ara tatilde öğrencileriyle birlikte okul bahçesinde sokak hayvanları için kulube yaptılar. Köpek ve kedi için yapılan kulubelere öğrenciler kendi elleriyle renk kattılar.
Güzide öğretmen Gemlik Gençlik Merkezine yapmış oldukları kulubeleri hediye ederken Gemlik Gençlik Merkezi müdürüne kulubelerin yapılış hikayesini şöyle anlatttı:
‘Geçen sene öğrencilerim bir yaş daha küçüklerdi. Bir Türkçe dersinde yardımlaşma konusuyla ilgili metin okuduk. Çok etkilendiler. Onlara bizim de yardımlaşma ile ilgili sınıfça bir şeyler yapabileceğimizi söyleyip fikirlerini aldım. Çoğunluğu sokak hayvanlarına yardım etmek istediler. Seruvenimiz bu şekilde başladı. Marangoz bir velimden yardım aldık. 15 tatili ve güzel havaları değerlendirerek öğrencilerimi toparladım ve onların minik elleriyle kulübeye renk kattık.Öğrencilerimin ellerinin minikliginin tersine koca yürekleriyle düşünüp hayata geçirdikleri bu yuvalar birçok sahipsiz kedi ve köpeği ısıtır.’
Gemlik Gençlik Merkezi müdürü Şuayb Serdaoğlu’da Güzide Uluca’ya sokak hayvanları konusundaki öğrencileriyle birlikte göstermiş oldukları duyarlılık ve gayretlerinden dolayı teşekkür ederken kulubeyi ilk günden itibaren 8 yavrulu bir canın kullanacağını ifade etti.
Okul Müdürü Mehmet Yavuz’da 3/e Sınıfı öğretmeni Güzide Uluca’yı yapmış olduğu çalışmadan dolayı tebrik ederek kutladı.

Altınordu Yenilgisi Hesapları Bozdu

Altınordu Yenilgisi Hesapları Bozdu

Bursaspor Altınordu maçı tempolu ve mücadele gücü yüksek bir maç oldu.

Her iki takımda da alt yapıdan çıkan genç oyuncular vardı.

Önceki maçlarımızda son yirmi dakikalarda olgun yaştaki rakiplerimizi çok bunaltmıştık.

Ama ALtınordu maçındad son yirmi dakikada biz bunaldık.

ALtınordu kenar yönetimi ikinci yarıda oyuna soktuğu Furkan ve Enis ile Bursasor defasını darmadağın etti.

Aslında kaybettiğimiz bu maçtan sonra eksiklerimizi de görmüş olduk.

İkinci yarıda orta saha hakimiyetini kaybettik.

Çok çabuk ve tek top oynayalım derken çok kritik toplar kaybettik.

Top kayıplarımız yüzünden rakibimize kontra atak fırsatı ve gol pozisyonu imkanı verdik.

Ve en önemlisi kart cezaları nedeniyle ALtınordu maçında oynayamayan stoperlerimiz Emirhan ve Furkan Emre nin eksikliklerini fazlasıyla hissettik.

Altınordu maçına kadar son yirmi dakikada genç Bursasporu hiç bir takım yenemez diyorduk.

Ama diri, mücadeleci ve genç Altınordu bu tezimizde bizi haksız çıkardı.

Puan cetvelindeki rakamlar iyi ve kötü taraflarımızı ortaya koyuyor.

19 maçta attığımız 34 gol bizi en çok gol atan takım konumuna getirmişti.

Ama 19 maçta yediğimiz 30 gol ile ilk on içinde en çok gol yiyen takım haline geldik.

19 maçta 30 gol yemek demek defansımızda arıza var demektir.

Hele kalecimiz tüm maçlarda iyi kurtarışlar yapmışsa defansta yeniden yapılanmaya gitmek gerekir.  İşte ALtınordu naçında bu önemli eksiğimizi de görmüş olduk.

Geniş ve alternatifli bir kadro kurmanın şart olduğunu anladık.

Hücumda çok genç yeteneklerimiz olsa da defansta Emirhan ve Furkan Emre ye alternatif olacak yedek oyuncuların olmadığını gördük.

 

Günün Sözü

İyi dostu olanın

Aynaya ihtiyacı yoktur.

Mevlana

GRİ KODLA ARANAN TUNÇER’İN VERDİĞİ İSİMLERDEN BİRİ GEMLİK’TE YAKALANDI

GRİ KODLA ARANAN TUNÇER’İN VERDİĞİ İSİMLERDEN BİRİ GEMLİK’TE YAKALANDI

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 2 yıl önce İçişleri Bakanlığının Terörden Arananlar Listesi’nde “gri” kategoride yer alan ve yakalanan “Nirvana” kod isimli Tunçer’in verdiği ifade ve teşhislere ilişkin terör örgütü adına iş birlikçi faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen 18 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma kapsamında Diyarbakır merkez ve Lice ilçesi ile  Gemlik’te eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, 13 şüpheli yakalandı.

Diğer 5 şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor.