Gemlik Haber

DRONE İLE UYUŞTURUCU SATICISI TAKİBİ

DRONE İLE UYUŞTURUCU SATICISI TAKİBİ

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ile mücadelede drone ile etkili sonuçlar alıyor. Son operasyonda ilçeler arasında drone takibi sonrasında, uyuşturucu ticareti yapan iki zanlı yakalandı.
ORHANGAZİDEN GEMLİK’İN KÖY YOLLARINA KADAR DRONE İLE TAKİP
Şehir dışından bölgeye uyuşturucu madde getirdiği tespit edilen N.A. ve Ş.A., Gemlik ilçe sınırına girmelerinden itibaren takibe alındı. Drone eşliğinde yapılan takipte, şüphelilerin Gemlik’in merkezi yerine Umurbey Mahallesinde zeytinlik yollara saptılar. Drone ile yapılan izleme ile attıkları her adım takip edilen zanlılar, takip edildiklerini düşünerek, karanlıktan da faydalanarak üzerlerindeki uyuşturucu maddeyi Umurbey mevkiinde yol kenarına attılar.
POLİS TAKİBİ SONUÇ VERDİ
Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, tüm harekelerini drone ile an be an izlediği zanlılar, zeytinlik yolunda yakalandı. Yapılan aramada araçtan atamadıkları uyuşturucu ve ruhsatsız silah ele geçirildi. Emniyet Müdürlüğü ekipleri bölgede yaptıkları incelemede ise şüphelilerin attığı uyuşturucu maddeyi de buldular. Toplamda 100 gram uyuşturucu madde ve bir silah, iki zanlıdan ele geçirildi.
İlk sorguları Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğünde yapılan zanlılar, ardından Gemlik Adliyesine sevk edildi. İki zanlı da, uyuşturucu ticareti yapmak ve silah kanununa muhalefetten tutuklanarak Bursa Kapalı Cezaevine gönderildi.

BAYDAR, “Başbuğumuzu Rahmetle Anıyoruz, Bu Can Bu Beden de Oldukça Emanetinin Bekçisiyiz”

BAYDAR, “Başbuğumuzu Rahmetle Anıyoruz, Bu Can Bu Beden de Oldukça Emanetinin Bekçisiyiz”

Gemlik Ülkü Ocakları Başkanı İsmail Baydar yaptığı yazılı açıklama ile Başbuğumuzu rahmetle anıyoruz, bu can bu beden de oldukça emanetinin bekçisiyiz dedi.

Baydar açıklamasında, “Herşeyden Önce Kovit-19 Hastalığı Nedeni İle Vefat eden Hastalarımıza Allahtan Rahmet Tedavi Görenlere İse Acil Şifalar Diliyorum Ayrıca,Gecesini Gündüzüne Katarak Çalışıp Mücadele Eden Sağlık Çalışanlarımıza , Bu kutsal Görevlerinde Muhaffakiyetler diliyor yanlarında olduğumuzu bilmelerini İstiyorum.

Ebediyete intikalinin 24.yılında Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in fikirleri canlılığını korumakta, Türk gençliğine yol haritası olmaktadır. “Evlatlarım” ve “Bozkurtlarım” hitabına nail olmuş Ülkücü Gençlik; Başbuğumuzun çizdiği sınırlar dâhilinde ülkesi ve ülküsüne hizmet etmeye canı gönülden ve büyük bir sorumluluk bilinciyle devam etmektedir. Ülkü Ocaklılar Başbuğumuzun, şehitlerimizin ve dava büyüklerimizin canları ve kanlarını vererek büyük çileler çekip kendilerine emanet edilen bu kutlu davanın vebalinin farkındadır.

Ülkücü Türk Gençliğine tarihsel sorumluluklar yükleyen, her bir gencimizin yüksek vasıflı Türk olması gerektiğini ifade eden, eserleriyle ve fikirleriyle gençliğimizin yolunu aydınlatan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti dairesinde Türk-İslam ülküsünün membasından beslenen bir gençlik tasavvur etmektedir. Ülkü Ocakları dört bir yanında işte bu tasavvurdan yola çıkarak Türk gençliğini ilim iman ahlak ve ülkü esasında yetiştirerek teşkilat çizgisinden kopmadan mücadele edip Başbuğumuzun ve şehitlerimizin emanetine layıkıyla sahip çıkmaktadır.

Vazife bilinci ile milli şuura sahip, samimi, dürüst çalışkan ve yüksek ahlaklı Ülkü Ocaklı Türk Gençleri gece uyumadan gündüz yorulmadan çalışmalarına devam etmektedir. Gençliğimiz yarınlara eğitimde, sanatta, sporda, teknolojide ve sosyal sorumluluk alanında tam donanımlı olarak hazırlanmaktadır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in emaneti olan Ülkü Ocakları Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin önderliğinde güçlü bir şekilde dimdik ayakta ve emin ellerdedir.

Kızıl emperyalizmin, kültürel asimilasyonun ve işgal planlarının had safhada olduğu karanlık bir süreçte elini değil gövdesini taşın altına koyan, her türlü çileyi çeken siyaset üstü bir duruş ile ülke ve millet menfaatini her şeyin üstünde tutan Başbuğumuzun bu anlayışı günümüzde de yine benzer tarihsel süreç içerisinden geçen kutsal vatanımızda Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey tarafından aynı inanç ve kararlılıkla devam ettirilmektedir. Beslenilen kaynak aynıdır, dayandığımız değerler farklılaşmamıştır. Söz konusuvatansa gerisi teferruattır anlayışı ile duruşumuz net istikametimiz bellidir.

Başbuğumuzun Emaneti emin Ellerde İstikâmetinde ise zerre sapma yoktur.

Sözlerimi bitirirken, şunları belirtmek istiyorum, üstün bir adanmışlıkla görev yapan doktorlarımıza, hemşirelerimize ve bütün sağlık personelimize güvenimiz ve desteğimiz tamdır.

Allah bizleri her türlü hastalıktan, beladan, kazadan ve dermansız dertten korusun diyorum.

Tedavisi bulunmayan KOVİD-19 hastalığından korunmanın en gerçekçi yolu bulaşmasına mani olmaktır.

İnsan ve toplum sağlığı için yapılacak fedakârlıklar geleceğimizi de kesinlikle güvenceye alacaktır. “dedi.

“4 NİSAN 1997 BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞİN VEFATI VE ŞİİR’İM “

“4 NİSAN 1997 BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞİN VEFATI VE ŞİİR’İM “

Ülkücü hareketin lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’in ebedi aleme göçü ve 24 yılı sene-i devriyesiyle rahmet ve minnetle anarak ruhu şad mekanı cennet olsun.
*
Başbuğ Alparslan Türkeş’in her sözü ülkü ideallerine inanan her ülkücünün aklında ve yüreğindedir. Doğru ve çileli yolunda yürüyen ülkücülerin, mevki, makamlar, menfaatler için değil, senin önemli sözün olan hepiniz bayraksınız bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin, sözünüz yolunda yürüyen dava erlerin kırılsalar da, uzaklarda tutulsalar da öteleştirilselerde , Türk İslam Ülküsü yolunda yürüyerek kuşaktan kuşağa devam edeceklertir.
*
Ülkücü hareketin ideallerini ve davasını yöneten lider olan yöneticileri tavizsiz ve kardeşlik anlayışı içinde arzulanan, Türk Milletinin ülkesiyle bir bütünlük içinde çağın gelişen koşullarını bilerek yöneten yönetici kadroların her daim birliğinde beraber oluşuna biat eder. Eğer ki! İdeallerinden, hedefinden, kardeşliğinden yanlış yollara yönlendirilirse asla ve asla yanlışlığa ortak olmaz çaresi ne ise gereğini yapar ve idealleri gereği zor koşulları her daim aşan ülkücüler olmuştur.
*
Başbuğumuz Alparslan Türkeş, ömrü boyunca milyonlarca vatan sevdalısı, imanlı gençler yetiştirmesi. O`nun ülküsü ve fikirleri aradan geçen onca zamana rağmen halen ilk günkü heyecanla yaşamakta ve yaşatılmaktadır. Büyük devlet, fikir ve dava adamı Başbuğ Alparslan Türkeş`in, ülküsü ülkümüz, ufku ufkumuz olma devamı, hedefleri doğrultusunda azim ve kararlılıkla yürümeye de devam edeceği ve bu ülkü ve fikirler Türk Milliyetçilerinde var olduğu sürece, ülkemizin birlik, beraberliğini hiç kimse bozmaya cesaret edemeyecektir.
*
Başbuğ Türkeş, ülküsünü, idealini, sevdasını, aşkını bilim adamları, aydınlar ve gençlerle paylaşmıştır. Türk-İslâm Ülküsünü ve Türk Milliyetçiliğini, sadece vicdan ve fikir boyutunda savunulan değerler olmaktan çıkartmıştır. Onların ülke ve dünya gündeminde icra imkânına zemin oluşturmuş, bu kutlu fikirleri siyasi ve sosyal zeminde geniş bir vizyonla temsil etmiştir.
*
Başbuğ Türkeş’i, Hayatını ülkesine ve milletine adamış, milletimizin yine bugünkü gibi Türkiye’nin bütünlüğü tehlikedeyken ve kendi değerleri içinden bir umut aradığı dönemde ortaya çıkarak, muhteşem eserlere damgasını vurmuş, gençliğimizin milli, dini ve ilmi olarak yetişmesine çok ciddi katkılar sağlamış gerçek bir dava adamıdır.
*
Başbuğ Alpaslan Türkeş’e, vefatının 24 yılı sene-i devriyesi vesilesiyle, Başbuğla birlikte ülkü davasına hizmette ışık olmuş, tüm ülkücü şehitlerine ebedi aleme intikal etmiş olanlara saygıyla, minnetle anarak, Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Türk-İslâm Ülkücüleri, Turan diyarları, Türk Milliyetçileri ve Ülkücü Hareket, Seni çok özlüyor Başbuğum.
MEKANIN CENNET OLSUN BAŞBUĞUM
Ülkücüler tabutun altında yürüyor,
Dünya’ya iz bıraktın Başbuğum.
Aklımızda fikirlerin sevgin yaşıyor,
Silinmeyen öz bıraktın Başbuğum.
*
Kaşın gözün benzer hilale aya,
Türkün neslinden sendeki maya,
Türk dünyasının sevgisi başka,
Ocaklara kor bıraktın Başbuğum.
*
Ahlakın resulün güzel huyundan,
Kayseri, Develi Türkmen köyünden,
Gelişin Ergenekon oğuz boyundan,
Ölümsüz haz bıraktın Başbuğum.
*
Türk dünyasının umudu oldun,
Uzak kalmadın gönülden gezdin,
Dört Nisanda duyuldu haberin,
Gönüllere hüzün bıraktın Başbuğum.
*
Mehmet’in seni gördü rüyada,
Dediği vatanı düşürmeyin zora,
Milyonlar uğurladı eyledi veda,
Mekanın cennet olsun başbuğum.
Y.T:01.03.2021

Bursa’da yağışlar sevindirdi, son yağışlarla birlikte su seviyesi 2 aylık arttı

Bursa’da yağışlar sevindirdi, son yağışlarla birlikte su seviyesi 2 aylık arttı

Uzun bir aradan sonra barajların doluluk oranı yüzde elli seviyesine ulaştı

Son 100 yılın en kurak kış mevsimini geçiren Bursa’da mart ayının sonlarında etkili olan yağışlarla birlikte dolmaya başlayan barajlardan gelen haber sevindirdi. Son yağışlarla birlikte iki barajın ortalama doluluk oranı yüzde 14.5 artış göstererek yüzde 37’den 51.5’e yükseldi. Hiç yağış olmasa bile Bursa’nın yaklaşık 7.5 ay kadar yetecek suyu olduğu belirtildi.

Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü’nden (BUSKİ) alınan bilgiye göre, Bursa’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Doğancı ve Nilüfer barajlarında doluluk oranı yüzde 51.5 oldu. Baraj, pınar ve kuyulardan gelen su miktarının hiç yağış olmasa bile kasım ayının ortalarına kadar yetecek kadar olduğunu belirten yetkililer, suyun yine de tasarruflu kullanılması gerektiği hususunda halkı ikaz etti. Uludağ’da eriyen kar sularının barajların doluluk oranını daha da artıracağı kaydedildi.

Süveyş Kanalı ve Kanal İstanbul

Süveyş Kanalı ve Kanal İstanbul

Ülkemiz Kanal-İstanbul tartışması sürerken, 24 Mart’ta Süveyş kanalı tıkandı.

Kanal İstanbul’la ilgili görüşümüzü belirtmeden önce Süveyş kanalının başından neler geçtiğini bir hatırlayalım.

Süveyş kanalının yapımına 1859 yılında başlanmış ve 1869 yılında açılmıştı.

Ve 1952 yılında Abdulnasır tarafından millileştirilmişti.

Fransa, İngiltere ve İsrail’in saldırısı yüzünden 1957 yılında kapatılmıştı.

Daha sonra 1967 yılındaki Arap-İsrail savaşı yüzünden de ikinci kez kapatılmıştı.

24 Mart 2021 yılında ise 200 metre uzunluğunda ve 53 metre genişliğinde ki bir gemi yüzünden tıkanmıştır.

13 Kilometrelik kanal tam 6 gün tıkalı kaldı.

Akdeniz ile Hint okyonusu arasındaki ticaret bağı kesildi.

450 gemi günlerce yükleriyle birlikte iki taraflı olarak beklemek zorunda kaldı.

Küresel kargo trafiğinin %15 ini üstlenen bu kanal tıkanma yüzünden büyük zaman ve para kayıplarına sebep oldu.

General Sisis’nin 2015 yılında ki projesi ile 193 kilometreye çıkarılan bu yeniden düzenlenen kanal Mısır devletine önemli ekonomik kaynak sağlamaktadır.

Şimdi gelelim Kanal-İstanbul’un Türkiye’ye sağlayacağı stratejik ve ekonomik yararlara.

İstanbul boğazının her yıl geçen onbinlerce gemiler nedeniyle ne kadar zorlandığını hepimiz biliyoruz.

Bir çok kez petrol tankerlerinin ve kuru yük gemilerinin boğazı geçerken battığını hatırlıyoruz.

Dış politikada en gergin dönemlerimizde yabancı savaş gemilerinin izin almadan gelip geçtiğini görüyoruz.

General Sisi yeni Süveyş kanalı projesi ile gelen ve geçen gemilerden yıllık 13 milyar dolar ücret almayı planlıyor.

Bizde Kanal-istanbul’dan hem stratejik özellikler, hemde karlılık açısından yararlanmalıyız.

 

Günün sözü;

Ders alınmış başarısızlık,

Başarı demektir.

“M.S.Forbey”

Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar

Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar

 

Psikosomatik bozukluk, ruhsal (zihinsel) kaynaklı bedensel rahatsızlıklara verilen genel addır. Psiko ruh, soma ise beden anlamına gelir. Kendinizi hasta hissettiğiniz, baş ağrılarınız, kas ve göğüs ağrılarınızın olduğu bir dönem mutlaka geçirmişsinizdir. Doktora bu şikayetlerinizi dile getirdiğinizde kimi zaman hastalığın nedeni fizyolojik çıkarak ilaç tedavisi ile çözüme ulaşılsa da bazı durumlarda sizi psikoloğa ya da psikiyatri servisine yönlendirdiği olmuştur ve muhtemelen yaşadığınız bu sıkıntıların “psikolojik” olduğunu size belirtmiştir.

Özellikle pandemi sürecinde her birimiz hem fizyolojik hem de psikolojik olarak hayli yıprandık. Bir yanda kendi sağlımızı korumaya çalışırken diğer taraftan da sevdiklerimizden ayrı kalmanın yarattığı kaygı ve onların sağlığı konusunda bizi strese sokarak zihnimiz yoran zorlu bir dönemin içindeyiz. Hal böyle olunca psikosomatik rahatsızlıkların pandemi ile birlikte arttığı gözlemlenmiştir. Hayatımızdaki duygusal sorunları çözemediğimiz zaman tüm bu negatif yükler birleşerek bedenimizde bir ağırlık yaratmakta ve çeşitli belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Yaşadığınız rahatsızlığın kaynağının psikolojik olması belirtilerin hayali ya da gerçek dışı olduğu anlamına gelmez. En çok bildiğimiz migren, fibromiyalji, cilt rahatsızlıkları (alerjiler, zona…) çoğunlukla psikosomatiktir. Bir meslektaşım psikosomatik rahatsızları çok açıklayıcı bir dille anlatmış: “Psikosomatik hastalıkları anlamak için ilk olarak beynin yapısını bilmek gerekir. Bunu anlamak için öncelikle beynin yapısına kısaca bakalım. Vücudun bilinçli kontrol olmaksızın fizyolojik süreçlerini düzenleyen sistemine Otonom Sinir Sistemi denir. Otonom sinir sistemi ise iki bölümden oluşur. Bunlardan biri Sempatik diğeri ise Parasempatik sinir sistemidir. Parasempatik sistem, sorunsuz stabil durumdur. Sempatik sinir sistemi ise beynin tehlikeli bir durum algıladığında devreye “savaş ya da kaç” durumunu sokmasıdır. Beyin tehlikeli bir şey yaşadığınız zaman parasempatik sistemi devreye sokar fakat tehlikeli bir şey yaşadığını sandığı zamanda devreye sokar ve “mış gibi” yapmaya başlarız. Kalp krizi geçiriyormuş gibi, nefes alamıyormuşsunuz gibi, beyninizde sanki tümör kitlesi varmış gibi…
Psikosomatik hastalıklar kişinin yaşam kalitesini ciddi anlamda bozduğu için hayata adapte olmak zorlaşır ve kişinin odak noktası bedeni olmaya başlar.”

Çoğunlukla stres kaynaklı ortaya çıkan bu rahatsızlıklar psikolojik olarak başlamakta ve fizyolojik olarak kendini belli etmektedir. Özellikle 2000’li yılların sonrasında stresli ve yoğun iş yaşamı sonucu hem erkekler hem de kadınlarda büyük oranda bu tür rahatsızlıklar saptanmıştır. Aynı zamanda sınav ve ders kaygısı nedenleri ile çocuklarda da aynı hastalığın belirtileri tespit edilmiştir.

Kişiden kişiye değişmekle birlikte birçok farklı psikosomatik etki ve sonuç gözlenmektedir. En sık rastlanan sorunların başında nedeni olmayan, bir anlamda ”kronik” olarak tanımlanan baş ağrısı saptanmıştır. Bu baş ağrıları herhangi bir tıbbi gerekçe olmaksızın, fiziksek nedenlerden ve dayanaklardan uzak bir şekilde ortaya çıkar. Aynı şekilde karın ağrısı da örnek gösterilebilecek bir diğer psikosomatik bozukluktur.

Bu tür psikosomatik rahatsızlıklar fizyolojik olarak ortaya çıktığı için kişi öncelikle bir hekime gidip muayene olmaktadır. Bu tür vakalarla daha çok karşılaşan deneyimli doktorlar birkaç tahlilden sonra durumun psikolojik olduğunu düşünerek hastayı psikolog ya da psikiyatri servisine yönlendirir. Fakat bazı doktorlar bu ihtimali akla getirmeyerek kişiyi maddi ve manevi anlamda yıpratacak bir dizi test ve stresli bir tedavi sürecine dahil eder. Psikosomatik rahatsızlıkların tedavisi çok zor olmasa da başvurulan doktorun bu konudaki tecrübesi ve hastanın bu durumu kabullenip psikolojik destek almayı kabul etmesi tedaviyi kolaylaştırıcı etmenlerdir.

Her şeyden önce durumu kronik bir hale getirmemek için yaşam koşullarınızda bazı düzenlemeler yapmanız önleyici etmen olacaktır. Sağlıklı beslenme, düzenli spor ya da yürüyüş yapma, sosyal aktivitelere katılma ya da günlük hayatın içinde karşılaştığınız stresli ve zorlayıcı olayları içinize atmak yerine yakınlarınız ile paylaşımda bulunmak ya da bir kağıda hissettiklerini yazmak bu tür belirtilerin ortaya çıkmasını engelleyici yardımcı yöntemlerden bazılarıdır. Psikosomatik rahatsızlıklarda tedavinin amacı hastalığı değil hastayı tedavi etmektir. Bu tedaviyi kendinize uygulamanız ruh sağlığınıza iyi bakmakla başlayacaktır.

 

 

TEFİK KALDIRIM SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

TEFİK KALDIRIM SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Yaklaşık dört aydır gördüğü tedavi sonrasında vefat eden CHP Gemlik Belediye Meclis Üyesi Tefik Kaldırım, sabaha karşı hayatını kaybetti.
Tefik Kaldırım’ın cenazesi, Koronavirüs önlemleri kapsamında doğrudan Gemlik’in Küçükumla Mahallesindeki Küçük Kumla Köy Mezarlığına getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından da aile kabristanında toprağa verildi.
Cenazeye Gemlik’in siyaset ve iş dünyasının yanı sıra, pek çok oda ve dernek başkanı da iştirak etti.

MECLİS ÜYESİ TEFİK KALDIRIM VEFAT ETTİ

MECLİS ÜYESİ TEFİK KALDIRIM VEFAT ETTİ
CHP Gemlik Belediye Meclis Üyesi , Kumla’nın önde gelen isimlerinden Tefik Kaldırım (Paşa Tefik) vefat etti.
Bir süredir amansız hastalıkla boğuşan Kaldırım, Bursa’da tedavi görüyordu. Sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun.

SEDAT GÜRLE, AVCI’NIN YÖNETİMİYLE ADAY

SEDAT GÜRLE, AVCI’NIN YÖNETİMİYLE ADAY

Gemlik Esnaf ve Kefalet Kooperatifinde, Mevlüt Avcı’nın vefatı sonrasında Başkanvekilliği görevini yürüten Sedat Gürle, ‘’Mevlüt Avcı’nın mirasıyla adayız’’ dedi. Sedat Gürle’nin başkanlığında aynı yönetimle devam edileceği vurgulanırken, seçim tarihi ile alakalı da, henüz takvim açıklanmadığını da sözlerine ekledi.
Gürle yaptığı açıklamada; ‘’İlk seçim tarihimiz 28 Ocak’tı. Pandemiş dolayısıyla ertelendi. 22 Nisan olarak belirlenmişti, yine hastalıklar yükselince ertelendi. Seçimlerimizin tarihi belli değil. Tahminimiz yaz ayları. Rahmetli başkanımızın ‘Birbirinizden ayrılmayın, sıkı tutunun’ sözleriyle biz de aday olmaya karar verdik. Avcı’nın mirasını yaşatacağız. İnşallah önümüzdeki günlerde, daha güzel şeyler yapacağımıza inanıyoruz. Aynı kadro ile tek yumruk beraberiz’’ sözlerini kullandı.
YAPILANDIRMA TAKSİTLERİ EYLÜL AY’INA ERTELENDİ
Gürle sözlerinin sonunda da, yapılandırma ile alakalı ‘’2020 Temmuz Ay’ında yapılandırma çıkmıştı. 3 taksit ödeyemeyen tekrar yapılandırıldı. 1 Mart öncesi senedi olanları da tekrar yapılandıracağız. Yapılandırma yaptırıp ödeyenlerin senedi Eylül Ay’ına kadar ertelendi.’’ Diyerek de, erteleme müjdesini verdi.
Yönetim çalışmaları devam ederken; Sedat Gürle, Ayhan Gündoğdu, Mehmet Bıyık, Mehmet Cessur, İsmail Kardoruk ve Murat Arslan yönetimde yer alacak.

Gemlik’te Trafiğin kırmızı çizgisi yayalar

Gemlik’te Trafiğin kırmızı çizgisi yayalar

“Öncelik hayatın, öncelik yayanın” sözleri ile başlayan trafikte yaya önceliği seferberliği yeni bir uygulamayla Gemlik’te de devam ediyor.
Gemlik genelinde Işıksız yaya geçitlerindeki orta şeritler sembolik olarak kırmızıya boyandı. Böylece sürücülere ”Yaya önceliği kırmızı çizgimizdir” mesajı verilmeye başlandı.
İlçe kaymakamı Hasan Göç, Mehmet Akif Ersoy ilk okulu öğrencilerinin de destek verdiği kampanyada, ilçe emniyet müdürlüğü trafik tescil denetleme amirliği tarafından kırmızı çizgi çekilen yaya geçitlerinde drone destekli uygulama yapıldı.
Kaymakam Göç ve beraberindekiler tarafından hazırlanan broşürler yayalara ve sürücülere dağıtılırken, öğrencilere kırmızı düdük dağıtılarak farkındalık oluşturuldu.