Gelecek Partisi Başkan Sertaslan’ı ziyaret etti




Türk siyasetinin alışılmış söylemleri devam ederek biat taktiği bağlamında olması ve gelişen dünya gerçeklerine bir plan içinde bakış acıları yetersizliğinin devamıdır.
İktidar söylemi AKP 20 yaşında olan gençler bizim iktidarımızın gençleri ve o gençleri umudu biz olacağız diyor.
CHP helal-aşacağız özgür olacağız birlikte yöneteceğiz sözleri ve bize gelin’ diyor.
İyi Parti biz yeni partiyiz farklıyız ve gurup toplantılarında kürsüden gençleri konuşturuyor.
Sadet Partisi video çekimleri ve benzeri aktiviteler sunarak bize oyunuzu verin derler.
Diğer partilerin söylem benzerlikleri aynı çok farklılıkları yok.
*
HDP Denilen PKK uzantısı ülke partisi olamadı ve bu ülkenin birinci derece yurttaşı olan Kürt genç kardeşlerimizi halan Emperyalizmin güdümüne sokarak, bölücü siyaset yaparak alet etmeye çalışması ve Türk vatanın bölünmesi için uşaklık yapıyor.
*
Fakat tüm bu siyasi partilerden farklı ses çıkaran ülke gündemine oturan dış ve iç konularda çözüm ve tehlikeleri gören Zafer Partisi Genel Başkanı, Prof. Dr Sayın Ümit Özdağ çıkışları ülke kamuoyunda özellikle gençler bazında dikkat çekerek katılım ve taraf oluşturuyor.
*
Tüm bu cabalar önümüzdeki seçimlerin sonucunu gençler belirleyecek ve 7 buçuk milyona yakın genç ilk kez oy kullanacak.
Gelişen dünyada hızlı değişimleri görmemezlikten gelen ülkenin iktidarı ve muhalefeti çağın değişimindeki algılar, araçlar, davranışlar, bilgi teknolojilerine göz yumarak gecen yılların siyaset anlayışlarını devam ettirirler ve Liderliklerinin koltuklarını sağlama alma mantığıyla devam ederler. Bu mantık (Z ) kuşağı gençlerinden ne kadar haberdarlar ve isteklerinden, kaygılarından haberdarlar mı? Çözüm somut planları ne bilmek isterler.
*
Bu gençliği, bu siyaset anlayışı veya kendi kafalarında çizdikleri profile göre mi yönlendirmek istiyorlar veya kendi yararına, devlet ve millet yararına kazanılmış bireyler olmasında ülke geleceğine faydalı gençlik olmaları için hedef kitle olmaları için değer verirler. Düne ve bugüne bakınca, soruların cevabı maalesef olumsuz ve dünden bugüne ülkemiz siyaseti gençleri hep araç olarak kullanmış, kendilerine kalkan yapmış hatta bazen tehdit olarak bile görmüştür.
*
Bu genç nesil her konuyu sorguluyor. Bu gençlik parti ideoloji saplantısı, taraftarı olmak yerine ortak paydalar arayan ve parti, ideolojileri, sosyal yapıyı, kişiler üzerinden inançlar üzerinden kısacası her şeyi sorgulayabilen bir noktaya gelmesi konusunda ve özellikle ‘Y’ ve ‘Z’ kuşağı gençliği, siyaset, ekonomi, milli ve manevi değerler gibi bütün başlıklarda hayata, bugüne, yarına bakışı farklı değerlerden bakarak tartışarak, geleceğini yorumluyor.
*
Bu gençliğin başta istekleri ülkeyi dürüst yönetim insanca yaşayan bir toplum diyor. Milli ve üreten istikrarlı bir ekonomi ve adaletli paylaşım diyor. Güçlü devlet tok karın, dik, baş ve yarınlara güvenle bakmak diyor. Bu gençlik, mesleklerine uygun işlerde çalışmak, işsiz olma endişesi olmadan insanca yaşamak diyor, Başta ülkeyi yöneten iktidar ve siyasilerin kendilerini anlamadığını ve sorunlarına çözüm getirmek için yeterince çaba göstermediğini düşünüyor, yarınlara umutla bakamadığı endişeleri hissini görüyor.
*
Üniversite mezunu gençlerin ve 18-24 yaş gençlerin ortalama gelecekten kaygısı ve güvensizliğini görerek, yurt dışına gitmek çalışmak isteyenler oluyor. Bu gençler değer verilerek ciddiye alınmak ve söz sahibi olmak istiyor. Muhatap olunmasını istiyorlar ve boş laflar istemiyorlar.
*
Bu gençlik bu ülkenin en önemli değerleri ; Ey siyasi liderler gençliğe değer vermezseniz ülkenin geleceğini karartırsınız ve bu ülke geleceğini heba etmeyin ve gençler sizleri ayrım yapmadan vatan sevdalısı değer veren gerçek manada liyakatli bilge siyasi lider etrafında birleşin ve muhatap olun ve siyasete sizler yön verin ve sizlerin gelecekte zafer ışığını parlatın ve sağlık, esenlikler dileğimdir.
ALDIĞIN NEFES GELECEĞE UMUDUN OLSUN
Bak kendine savrulma rüzgâra yele,
Gönülde güzellik daima umudun olsun.
Bahçede kokusu başka güzel güllerde,
Gören gözlere benzer umudun olsun.
*
Emin olasın kendin yolunda yürürsen,
Sevgi, saygıyla beslen geleceğin dolsun,
Sende anlamlı tebessüm güzel gülüşün,
Yüreğinde sevgi manası umudun olsun.
*
Mevsimler içinde ayları günü zamanı,
Çeşmeden akan suyun berrak akanı,
Bak kendine kalsın sende güzelliği,
Sevgin duygu köprüsü umudun olsun.
*
Karanlıkta kalma solmasın gül yüzün,
İçinde sevda varlığına değmesin hüzün,
Geçenin yıldızları ayından alasın ışığın,
Bedende üşüyen hayaller umudun olsun,
*
Sıcak çölde kalırsan yağmurun olasın,
Çağlayan çaylar gibi bereketi saçsın,
Düşlerinde gül yüzlü hayali görünsün,
Aldığın nefes geleceğe umudun olsun.
Y.T: 06.07.2017






DEVLET KURUMLARINDA VE ÖZEL SEKTÖR ÜST YÖNETİMLERİN UYGULADIĞI ZAMAN MODASI MOBBİNG: (ŞİİRİM.)
Mobbing net tarifine bakalım: Bir iş yerinde kendileri gibi olmayan, çalışan kişiye veya kişilere karşı aynı iş yerinde bulunan bir veya birden çok kişi tarafından uygulanan yıldırma yöntemidir.
*
Misalleri psikolojik baskı, taciz, şiddet, düşmanca tutum, özel yaşamının eleştirme, çalışma ortamının diğer çalışma arkadaşlarından ayrı tutulması, izole edilmesi, arkasından kötü konuşmalar, dini ve siyasi, görüşlerinden dolayı dışlanması, gülünç durumlara düşürülüp dalga konusu edilmesi, yürüyüş tarzı, sesi, hareketleri taklit edilerek alay konusu yapılması, cinsel imalarda bulunulması, sözlerine sürekli sorgulama meselesi yapılması vs. Net manada işyerinde yıldırılarak şahsın psikolojisini sorun haline getirilerek kendiliğinden istifa etmesini veya dengesiz diye iş akdinin feshi oluşturma yolarıdır.
*
Bugünlerde başta devlet kamu kurumlarında (Hasta hanelerde) Özel sektörde, üst düzey yöneticilerin yandaşlarıyla dolaylı uygulandığı görülmektedir. Bu konuya ilişkin yasal düzenlemeler var? İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda da bulunmaktadır. (TCK m. 84, intihara yönlendirme suçu) TCK m.( 86-87, kasten yaralama suçu) (TCK m. 96 Eziyet sucu) Fakat uygulamada maalesef yoktur.
*
Mobbing mağdurunun üzerine çok gidilmesi ve psikolojik çöküntüye uğratılması neticesinde, intihara kadar, gitmesi, gerek psikolojik gerek fiziksel bütünlüğünü bozma noktasına erişirse kasten yaralama yapma durumuyla insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarla gerçekleşmesiyle insanı egolar hırsına insanlık dışı yollara iterek harcanması yapanlar için önemli suçtur.
*
Acilen ilgili kurumlar tarafından araştırılsın, millet ve insan onuru adına önlemler alınsın. Çalışan her kademe arasında alttakiler ve üstekiler ayrımı yapılmasın ve çalışanlara dürüstçe görev paylaşımları yapılıp uygulanırsa iş güveni verimli hale dönüşür. Mutlu yarınlar, huzurlu çalışmalar, bol kazançlar dileklerdir.
ZALİM DÜNYADAN
Lezzeti kalmadı yaşanan hayatın,
Yüzlerde sahte dostluklar bitkin,
Yoksullar yerde varlıklı yüksekten
Yaşam çekilmiyor zalim dünyada.
*
Gündüzü başka karanlık geceler,
Binerler sırtına dost görünürler,
Umutlarım çalınır ziyan edenler,
Zorluğa dayanılmıyor zalim dünyada.
*
Bakarım yüzlerde birikmiş keder,
Bedenler çökmüş oluşmuşsa heder,
Yaşanılan hayat ölümden beter,
Bedeli ödetir zalim dünyada.
*
Yaşlandım giderim kalmadı takat,
Yakamı bırakmaz fırtınalı hayat
Yaşamak bıktırır eylerse sakat,
Yaşlılık çekilmiyor zalim dünyada.
*
Der Mehmet kurtuluş mahşerde,
Başlayan yolculuk vakti gelince,
Ettiğini geçerler yazılır defterine,
Sonsuzluk kurtuluştur zalim dünyadan.
Y.T : 09.05.2022
Ünlü bir düşünür “İnsanlığı tanımak, insanları teker teker tanımaktan daha kolaydır” demiş.
Çok doğru söylemiş gerçekten insanoğlunun kainatta keşfedemediği bir şey kalmadı.
Ama hala kendini keşfedemedi.
Belki beden olarak keşfetti.
Ama ruh olarak keşfedemedi.
Beynimizi ve kalbimizi yenileyebiliyoruz.
Ama içindeki düşünce merkezini bulamıyoruz.
Merhamet duygularını göremiyoruz.
Kalbimizdeki kin ve nefret duygularını kontrol edemiyoruz.
Birbirimizi bir türlü sevemiyoruz.
Birbirimize bir türlü güvenemiyoruz.
Yanı başımızda yaşanan savaştan ders çıkaramıyoruz.
Her sene bu aylarda ortaya çıkan orman yangınları sadece ağaçları ve hayvanları değil hepimizin ciğerlerini de yakıyor.
Ormanları korumak sadece görevli personelin değil tüm halkımızın da görevidir.
Bu bilince erişmeliyiz.
En hayati konularda bile yardımlaşmayı seçmiyoruz.
Kamplaşmayı tercih ediyoruz.
Gergin ortamı daha fazla germekten kaçınmıyoruz.
Rüzgarın da etkisiyle yangın tırmanırken birbirimizi suçlamaktan geri kalmıyoruz.
Her konuyu siyasallaştırıyoruz.
Her olayı seçim malzemesi yapmaktan geri kalmıyoruz.
Korona salgını ve yakınımızda yaşanan savaş hepimizi bencilleştirdi.
İnsanlar arasındaki yardımlaşmayı kaldırdı.
Bencilliğimiz kemikleştikçe hepimiz gaddarlaştık.
Toplum olarak kutuplaştık.
Ve hepimiz bir ölçüde kendi alanımızda çıkarcı ve fırsatçı bir birey olduk.
Ülkenin en önemli konularında bile birbirimize düşüyoruz.
Çare bulmak ve destek olmak yerine birbirimizin açığını aramaya çalışıyoruz.
Günün Sözü
“Affedebilirim ama unutmam demek.
Affedemeyeceğim demenin başka bir şeklidir.”
H.S Becker







