Gemlik’te 3. Uluslararası Karate Turnuvası heyecanı yaşandı
















Finlandiya ve İsveç’in Nato üyeliği talebinin Türkiye’nin ve tosuna takılması hayırsız ortaklarımızın bizi daha iyi anlamasına sebep oldu.
Demokrasi insan hakları ve özgürlük konusunda ahkam kesen bu iki Ülke Rusya korkusundan tıpış tıpış Nato’nun kapısına geldiler.
Türkiye’nin bu iki ülkenin nato üyeliğine direnişi ise hem Amerika’ya ve hem de Almanya’ya bir ikaz olmuştur.
Aslında atom bombasıyla yüz bin kişiyi öldüren Amerika’yı Japonya’dan tanıyorduk şehit verdiğimiz Kore savaşlarında daha da yakınlaşmıştık.
Vietnam savaşında ise Amerika’nın çirkin yüzünü görmüş olduk.
Ama son 30 yıl içerisinde Almanya’yı da daha iyi tanıdık.
Almanya’nın ırkçılık ve terörle mücadele konusunda Türkiye’ye karşı düşmanca davranışlar sergilediğini gördük.
Suriye ve Irak sınırındaki teröristlerin Almanya’nın desteği sayesinde ayakta kaldıklarını anladık.
Güneydoğuda ki patriotları terörle mücadele kullanmayalım diye söktüklerini öğrendik.
Her hafta sonlarında bir çok Alman şehrinde terör örgütlerinin planlı gösterilerini gördükçe bu örgütlerin kimlerden cesaret aldıklarını daha iyi anladık.
Sonuçta hayırsız ortağımız Amerika terör örgütlerini silah ve mühimmatla beslemiştir.
Almanya ise özgürlük ve demokrasi ambalajıyla bu dini ve siyasi örgütlerin canlı kalmasını sağlamıştır.
Aslında Türkiye bu iki hayırsız ortağından gördüğü düşmanlığın acısını İsveç ve Finlandiya dan çıkarmıştır.
Bu vesile ile ilk kez bir nato uzlaşma tutanağına terör örgütlerinin de isimlerini sokmuş olduk.
Ve bazı örgüt üyelerinin teslimini şart koştuk.
Finlandiya ve İsveç ile yatığımız müzakereler sırasında gösterdiğimiz direnç ve uzlaşma metnine yazılan maddeler olumlu bulunmuştur.
Eğer Amerika ve özellikle Almanya terör örgütlerine silah olarak toplumsal ve siyasal olarak destek vermeye devam ettikleri taktirde benzer tepkileri onlara da göstermeliyiz.
Kısaca nato içinde kalarak hayırsız ortaklarımızla mücadelemize devam etmeliyiz.
Günün Sözü
“Aşk ile nefret bizim elimizde değildir.”
Çehov




Anladık!
Virüs çağında yaşıyoruz.
Anladık!
Bir nevi biyolojik savaşların başladığı bir çağa giriş yapmış bulunmaktayız.
Yaklaşık üç senedir dünya insanlarının belleğine nerdeyse kazınmaya çalışılan bu algı operasyonunu anlamamak için anlağı kıt olmamız lazım. Şükür ki değiliz ve algılayabiliyoruz.
Anlamadığım şu; 1970′ lerden beri var olan Maymun Çiçeği virüsü nasıl oluyor da tam da bu vakitlerde Avrupa’yı etkisi altına alarak nihayetinde ülkemize de ulaşma cüretini gösteriyor!
Yanlış okumadınız; 1970′ lerden beri var. Peki o tarihten bu tarihe var olan bir virüs niye şimdi dünyayı tehdit eder hale geliyor?
Yooo, kimse bana globalleşen dünyadan, hava yollarının gelişerek bu virüslerin daha hızlı yayılmasına sebep olduğundan falan bahsetmesin. Zira, merkezinin Afrika (Kongo Cumhuriyeti) olduğu söylenen Maymun Çiçeği virüsünün yayılmasına sebep sırf hava yolu şirketleri olamaz! Yani hızlı, rahat ve kolay ulaşım olduğu için insanların seyahat tercihlerinin hava yolları olması ve bunun virüslerin yayılma hızında bir numaralı faktör olduğuna kimse beni inandıramaz. Bunun böyle olduğuna inandırmaya çalışanlara ’70 lerden bu yana Afrika ülkelerine uçuşlar yapıldığını hatırlatmakta fayda görüyorum!
Nedeni niçini her neyse ne…8,5 milyar insan olarak biz anlayacağımızı anladık! Tamam, kabul biyolojik savaşlar çağında yaşıyoruz.
Hazır bahsi geçmişken ve İstanbul’ da bu virüse yakalandığı söylenen 37 yaşındaki vatandaşımızın bilgisi yetkililer tarafından kamuoyuna duyurulmuşken, Maymun Çiçeği virüsünün semptomlarını da burada yazmayı boynuma borç biliyorum; yüksek ateş, baş ağrısı, sırt ağrısı, kas ağrısı ve şişlik. Ateş arttıkça vücutta bir kızarıklık ve kaşıntı olduğunu da eklemekte fayda var. Enfeksiyonun vücuttaki yaşama süresi ise 14 ile 21 gün arası imiş.
Bu köşe sağlık köşesi olmamasına rağmen elim değmişken tedavisinden ve diğer detaylardan da bahsederek, şayet bu virüsle karşılaşan okurlar olursa neyi nasıl yapacaklarını da bilmelerini isterim.
Maymun çiçeği virüsü hastalık bulaşmış bir kişiyle yakın temas kurulduğunda sıçrama yapıyormuş. Veya bazı hayvan türleri ile temas edildiğinde ya da üzerinde virüs bulunan yatak örtüsü ve kıyafet türlerinden bulaşabiliyormuş.
Peki, maymun çiçeği ölümcül mü? Bu virüs, çiçek hastalığı semptomları ile örtüştüğünden genelde hafif geçse de vakt-i zamanında Batı Afrika’ da ölüme sebebiyet verdiğine dair bilgiler virüsün kıdemli dosyasına işlenmiş.
Hazır bu kadar bahsetmişken tedavi yöntemini de söyleyerek yüreklere bir nebze su serpmek isterim. Zira uzmanların yaptığı açıklamalara göre maymun çiçeği virüsü çiçek hastalığına karşı geliştirilen aşılar ile tedavi edilebiliyormuş. Ve diğer yandan antiviral ilaçların kullanımı ile de atlatılabiliyormuş.
Kıssadan hisse; madem biyolojik bir çağda yaşıyoruz, o halde herkes üzerine düşeni yapmalı ve virüslere karşı daha uyanık olmalı!
Sağlıkla ve esen kalın.
Gemlik’in yakından tanıdığı ve uğradığı haksızlık sonucu emekliliğe sevk edilen Emniyet müdürü Serhat Tezsever Gemlik Belediyesine başkan yardımcısı oluyor.
Karabük Emniyet Müdürü olarak 15 Temmuz darbe girişiminde yaptığı kahramanlıkları Türkiye’ye mal olan Tezsever’in emekliye sevk edilmesi kamuoyunda tepki çekerken, Gemlikli Emniyet Müdürüne Gemlik Belediye başkanı Sertaslan sahip çıktı.
Bursa dahil Ülkemizin çeşitli illerinde başarılı olarak görevler yapan ve son olarak Karabük emniyet müdürlüğü görevlerinde bulunan, emniyet genel müdürü kararı ile emekliliğe sevk edilen Serhat Tezsever’in Belediye Başkanı Uğur Sertaslan’ın daveti üzerine Gemlik Belediyesinde memur başkan yardımcısı olacağı öğrenildi.
Meslek hayatı boyunca Devlete yaptığı hizmetlerinden ötürü sayısız ödülü ve takdirnamesi bulunan Serhat Tezsever’in önümüzdeki günlerde bu göreve başlayacağı ifade edildi. Tezsever’in gelirini şehit ailelerine bıraktığı Devlet Güvenliğimiz İçinde İstihbarat adlı Emniyet Genel Müdürlüğünce tavsiye edilmiş kitabı bulunuyor.
Öte yandan Serhat Tezsever’in emekliliğe sevk edilmesi ile hukuki süreç devam ediyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın başkanlığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in, Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati’nin, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un, Sanayi ve Teknolojin Bakanı Mustafa Varank’ın, teşrifleriyle 365 Oda ve Borsa Yönetim Kurulu Başkanlarının katılımıyla TOBB Konferans Salonunda gerçekleştirilen “Türkiye Ekonomi Şurası Toplantısı”na Gemlik Ticaret Borsası adına Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır katılım sağladı.
Konuyla ilgili olarak Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır şunları söyledi. “Başta bu organizasyonu düzenleyen TOBB Başkanımız Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederiz. Biz Gemlik ile ilgili ekonomik sıkıntıların yaşandığı bu şurada üyelerimizin taleplerini, önerilerini Birlik Başkanımız Sn. Hisarcıklıoğlu’na ve Bakanlarımıza ilettik. Hazine ve Maliye Bakanımız Sn. Nureddin Nebati ile görüşmelerimiz yaptık. Sayın Bakan Beyden Kobilere kullandırmak üzere en yakın zamanda düşük faizli kredi sözü aldık. İnşallah kalıcı çözümler üretileceğini temenni ediyoruz” dedi.
MHP’li Meclis üyesi Osman Durdu, Belediye Meclis toplantısında konuştu. Durdu, “Gemlik’te bulunan bir fabrikaya özel imtiyaz tanınmasını eleştirerek, konu meclise geldiğinde tavrımız net olmalı” dedi.



