

Gemlik Narlı köyünde meydana gelen olayda Doğan Yıldırım (57) isimli vatandaş hayatını kaybetti.
Alınan bilgiye göre Narlı’da meydana gelen olayda tüfekle vurulduğu öne sürülen Doğan Yıldırım hayatını kaybetti.
Jandarma ekipleri olayla alakalı çalışma başlatırken, cinayetle alakalı 2 kişi gözaltına alındı.
Soruşturma sürdürülürken, Yıldırım vefatı, yakınlarını ve köy halkını üzüntüye soktu.








Gemlik TV’de canlı yayınında Seçim Gündemi programının konuğu olan Ak Parti Bursa Milletvekili Zafer IŞIK, önemli açıklamalarda bulundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, Gemlik TV Seçim Gündemi programında merak edilen sorulara yanıt verdi. Işık, hem Gemlik hem de Ankara’da olacağını söyledi.
Gemlik TV üçüncü canlı yayınına konuk olarak AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık katıldı. Işık, deneyimli gazetecilerin ve seyircilerin sorularına samimi yanıtlar verdi.
“Vaatlerimizin tamamını gerçekleştirdik”
Milletvekilliği döneminde özellikle bölgeye yapmış oldukları projeleri ve çalışmaları anlatan Işık, yeni doğmuş olabilecek ihtiyaçlar haricinde yurttaşa verdikleri sözlerin tamamını yerine getirdiklerini söyledi.
“Aday olmak benim tercihim değildi”
2018 yılında yapılan parlamento seçimlerinde milletvekili olmak gibi bir plan ve düşüncesinin olmadığını açıklayan Işık, talebin parti yetkililerinden geldiğini belirtti. Önümüzdeki milletvekili seçimlerinde başvurusu olduğu halde aday gösterilmemesinden dolayı kırgın olup olmadığı şeklindeki soruya ise Işık şöyle yanıt verdi: “Ben aday adaylığı için dosyamı son iki güne kadar vermemiştim. Gelen mesajla tüm 27’nci dönem AK Parti milletvekillerinin aday adaylığı başvuru dosyalarımızın verilmesi ve AFAD hesabına aday adaylığı için gerekli ücretin bağış olarak yatırılması istendi. Biz onun üzerine dosyamızı verdik. Doğal olarak milletvekili aday adayı olduk. Kırgınlığım olmadığı gibi, gayretim de olmadı.”
Deprem sürecinde yapılan yardım ve çalışmalardan söz eden Bursa Milletvekili Işık, Gemlik’in çok iyi bir sınav verdiğini vurguladı.
Işık’tan 2029 için ilginç açıklama
Milletvekilliğinin ardından yerel siyaset için plan ve düşüncesi sorulan Zafer Işık, ilginç bir açıklama yaptı. Adaylık süreci başlamadan çok önce arkadaşlarına söylediği bir sözü aktardı. Işık, “Ben daha aday adayı olmadan ve adaylar açıklanmadan, daha hiç bir şey belli değilken kuliste milletvekili arkadaşlarıma, ‘Arkadaşlar 2029’a kadar çay içmeye gelirim. 2029’dan sonra inşallah Genel Kurul’da beraber çalışırız’ diye bir temennide bulunmuştum.” dedi.
Işık, belediye başkan adayı mı?
Bunun üzerine 2023-2029 arası düşüncesi ve belediye başkan adaylığı planı sorulan Işık, “Bununla ilgili arkadaşlarımızdan, sokaktaki vatandaşlarımızdan, bazı kurum ve kuruluşların yöneticilerinden sorular, temenniler geliyor. Açıkçası böyle bir gayretim yok.” diye konuştu.
Göz kapağı hastalıklarının en sık rastlanılan şekli “pitozis” olarak adlandırılan üst göz kapağının düşüklüğüdür. Üst göz kapağı normal şartlarda gözün saydam tabakası (kornea) ve renkli tabakasını (iris) yukarıdan 1-2 mm örtecek şekilde durur.
Göz kapağı normal yerinden daha aşağıda duruyor ise bu duruma pitozis (blefaropitozis) denilir. Göz kapağı düşüklüğü bir veya her iki göz kapağını da etkileyebilir, kalıtımsal olabilir ve doğuştan olabileceği gibi yaşlanma, travma veya sinir felci gibi sebeplere bağlı olarak sonradan da ortaya çıkabilir.
Doğuştan olan kapak düşüklüğü göz kapağını kaldıran levator kasının gelişimindeki bozukluktan kaynaklanırken, yaşlanmaya bağlı olan kapak düşüklüğü kapağı kaldıran kasın zaman içinde esnemesinden kaynaklanır. . Bu düşüklük göz bebeğini kapatarak görmeyi engelleyebilir. Şiddetli olgularda görmeyi sağlamak için baş pozisyonu veya göz kapağının elle kaldırılmasıyla güçlükle görme sağlanır.

Göz kapağı düşüklüğü belirtileri nelerdir?
Göz kapağı düşüklüğünün en temel belirtisi, üst göz kapaklarından bir tanesinin veya her ikisinin sarkık olmasıdır. Bu sarkıklık çok dikkatli ve yakından bakıldığında fark edilebilecek şekilde hafif düzeyde olabileceği gibi çok belirgin bir düşüklük şeklinde de olabilmektedir. Göz kapağı düşüklüğünün tek gözü etkilemesi, sorunun dışarıdan fark edilebilmesini kolaylaştırır. Göz kapağında düşüklük problemi olan kişilerde görülen diğer belirtiler ise şu şekildedir:
Yaşlanma İle Oluşan Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?
Göz kapağı ve çevresindeki yapılarda yaşın ilerlemesi, genetik faktörler, sigara içimi, uykusuzluk, yorgunluk, stres vb. faktörlere bağlı oluşan değişimleri düzeltmek için yapılan işlemler göz kapağı estetiği içerisinde değerlendirilir. Ciltte oluşan sarkmalar, yağ torbalarının fıtıklaşması, alt kapağın aşağı doğru meyletmesi, kaş düşüklüğü, göz kapağı düşüklüğü bu nedenlerle meydana gelen problemlerdir. Bu problemleri düzeltmek için alt göz kapağı üst göz kapağı estetiği uygulanır.
Bu işlemlerde fazla cilt fazlalığı ve yağ torbaları alınır. Göz çevresinde çökük ve çukur alanlar var ise yağ pakeleri bu alanlara yerleştirilebilir. Alt kapak yapısı gevşek olan bireylerde alt kapak sıkılaştırılması yapılır. Göz kapağı düşüklüğü mevcut ise beraberinde pitozis cerrahisi, kaş düşüklüğü var ise kaş kaldırma da uygulanabilir. Yani hastanın ihtiyaçlarına göre, doğal görünümünü bozmadan yapılacak işlemler belirlenir.
Her birimiz modern dünya insanları olarak yoğun tempo içerisinde meşgul olmaktan bir hayli mutlu gibiyiz. Öyle ki bu meşguliyeti bir başarı olarak görmeye başlayıp, hiçbir şey yapmayan insanların vasıfsız, kendini geliştirmeyen, kendisine önem vermeyen, biraz da kültürel olarak bizlerden daha düşük olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Yoğun iş temposunda kısacık bir iznin nasıl değerlendirebileceğine dair kafamızda birçok planlar yapıp “Kendim için şuraya gideceğim, şu kitabı okuyacağım, şu filmi izleyeceğim, gitmek istediğim bir yer vardı, görmek istediğim bir yer vardı, öğrenmek istediklerim, sporum…” derken aslında dinlenmemiz gereken zaman dilimini yine bir şeyler yapmaya, üretmeye çalışmaya yani bir meşguliyet sağlamaya adamış oluyoruz. Hiçbir şey yapmamak kavramı bize o kadar uzak ki bir yerlere gitmediğimizde, bir şeyler yapmadığımızı hissettiğimizde kendimizi adeta varoluşsal bir boşluğun içinde buluyoruz…Ne kadar meşgulsek o kadar başarılı o kadar işe yarar ve o kadar değerli hissediyoruz aslında. Bunu yaparken de ne kadar yorulduğumuzu kendimizi ne kadar ihmal ettiğimizi göremiyoruz. Bu durum bizi tükenmişliğe sürüklediği için pek çok uzman hiçbir şey yapmadan dinlenmeyi tavsiye ediyor.
Tüm dünyada hiçbir şey yapmama sanatı o kadar yayılmış ki bununla ilgili yazılan birçok kitap makale ve çekilen birçok film var. Örneğin Andrew Smart “The Art and Science of Doing Nothing” (Hiçbir Şey Yapmama Sanatı ve Bilimi) kitabında hiçbir şey yapmamanın psikolojimiz üzerindeki olumlu etkilerinden bahsediyor. Yine Dany Laferrière’in “L’Art presque perdu de ne rien faire” (Neredeyse Kaybolan Hiçbir Şey Yapmama Sanatı) adlı kitabında yazar, hareketsiz kalma sanatı, anı yakalama sanatı ve mango yeme sanatından bahsediyor. “The Art of Doing Nothing: Simple Ways to Make Time for Yourself” (Hiçbir Şey Yapmama Sanatı: Kendinize Vakit Ayırmanın Basit Yolları) isimli kitapta Veronique Vienne şekerleme yapmak ya da meditasyon yapmak gibi hiçbir şey yapmamaya yönelik birçok öneri paylaşıyor.
Belki de bizlerin de bu yoğun tempodan kendimizi biraz olsun uzaklaştırıp gerçek bir dinlenmeye, gerçek bir molaya gerçekten “Hiçbir şey yapmamaya” ihtiyacımız vardır. Hollandalıların deyimiyle Niksen! Uykumuzda bile rüya gördüğümüzü ve bir şeyler yaptığımızı düşününce hiçbir şey yapmamak kulağa neredeyse imkansız geliyor. Akıllı Yaşam bölümünde Niksen’i mercek altına alan New York Times’da Niksen “Motoru çalışan ama bir yer gitmeyen araba” olarak tanımlanıyor. Niksen kısaca bilincinizi serbest bırakarak, az ve neredeyse hiç enerji harcamadığınız ve yalnızca “boş” zaman geçirdiğiniz aktiviteler; hareketsiz uzanmak, duvarı izlemek ya da pencereden dışarı bakmak gibi. Kısaca günümüzde zamanını boşa harcamak, tembellik ve aylaklık yapma gibi tanımladığımız aktiviteler..
Peki neden Niksen’e ihtiyaç duyuyoruz ya da duymalıyız? Hiçbir şey yapmamak şu an toplumumuzda tembellik, aylaklık işe yaramazlık gibi görünse de bizleri birçok açıdan geliştiren ve ilerleten bir durum. Nasıl mı? Mesela kendinizi tamamen dinlendiğiniz bir anda hayal ettiğinizde aslında orada yaratıcılığınızı ne kadar geliştirebileceğinizi, hayal gücünüzün sınırlarını ne kadar zorlayabileceğinizi görüyorsunuz. Teknolojinin bu noktada bizi engellediğini söyleyebiliriz. Hiçbir şey yapmadığımızı düşünürken elimizdeki telefonlarla sosyal dünyada takılı kaldığımızda aslında yaratıcılığımızı da engellemiş oluyoruz. Yani aslında Niksen’nin amacı bizi bir boşlukta bırakmak değil de yaratıcılığımızı, üretkenliğimizi, hayal gücümüzü geliştirmeye ve problem çözme becerilerimizi kuvvetlendirmeye yönelik diyebiliriz.
Bu yazının sonunda her birimizin kafasında aynı soru: “Hiçbir şey yapmıyorken ne yapabiliriz?” Öncelikle sadece kendinize zaman ayırmaya karar verdiğinizde yani hiçbir şey yapmak istemediğinizde bunu birileriyle paylaşmaktan ya da bunu söylemekten utanmayın, çekinmeyin. Bazen sadece yalnız başınıza yürümek, evinizde küçük bir kestirme yapmak, mum ışığında gözlerinizi kapatıp hayal kurmak istersiniz. Niksen dediğimiz şey tam olarak da bu! Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin ve bunu yaparken de illa bir şeyler üretiyormuş, bir şeylerle meşgulmüş gibi bir aktivitede bulunmanız gerektiğini hissetmeyin, sadece mola verin ve biraz dinlenin.
Uzman Klinik Psikolog Durusıla KAHRAMAN GÜR
Randevu ve bilgi icin; 0541 290 16 90
@uzmanpsikologdurusilagur

2023 yılı Nisan ayı tüketici enflasyonu, %43 olarak gerçekleşti.
2023 yılı nisan ayı üretici enflasyonu ise, %52 olarak kayıtlara geçti. Tabloya baktığımızda, tüketici ve üretici enflasyonlarındaki makasın , daraldığını görüyoruz.
Bilinçli alışverişin yaygınlaşması, fırsatçıları zorlamıştır.
Bu yüzden hem tüketici hem de üretici enflasyonlarında, kayda değer düşüşler, yaşanmıştır.
Hazine bakanlığınca, uygulamaya sokulan kar korumalı mevduat sistemi, döviz hesaplarını çözememiştir.
Ticaret bakanlığında, tedarik zincirindeki denetimlerde, yetersiz kalmıştır.
Sayın Erdoğan, rahmetli Turgut Özal gibi, çekirdek bir kadro kuramamıştır.
Rahmetli Özal ANAP’ı kurmadan önce, Ekrem Pekdemirli, Hüsnü Doğan, Işın Çelebi, Mustafa Taşar, Mehmet Keçeciler ve Adnan Kahveciden oluşan, bir çekirdek kadro oluşturmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, birlikte çalıştığı ekonomi uzmanı Mehmet Şimşek’in, İngiltere’ye dönmesini engelleyememiştir.
Ekonomiyi yönetmek için, yeterli sayıda uzman kadrolara ihtiyaç vardır.
Rahmetli Özal çok bilgili olmasına rağmen, dört eğilimden oluşturduğu çekirdek kadrosunu, yıllarca bir arada tutmayı, başarmıştır.
Yeniden seçildiği takdirde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bir çekirdek kadro oluşturacağını düşünüyoruz.
Günün Sözü
İnsanları harekete geçirmek için iki manivela vardır;
Menfaat ve korku.
“Nopolyon”




