Özel Leyla Işık Anaokulu öğrencileri Kurşunlu’daki yaşlı konuk evine ziyarette bulundular.









Geçen yıl,14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimler, çok çekişmeli geçmişti.
Yorgun seçmen kitlesinin, yerel seçimlerde yeteri kadar heyecan duymadığını görüyoruz.
Zaten bu seçimlere “İstanbul Seçimleri” desek yanlış sayılmaz.
Muhalefetin de, iktidarında, İstanbul seçimlerine odaklandığını görüyoruz.
Küresel sermaye de İstanbul seçimlerinden başka bir şey düşünmüyor.
Küresel güçle Türkiye’yi başka İstanbul’u başka gözlerle görüyorlar.
Çünkü, İstanbul muhalefet tarafından kazanılırsa, yeni bir yol haritasının gündeme geleciğini biliyorlar.
İmamoğlu’na, Cumhurbaşkanlığı yolunun açılacağına inanıyorlar.
Görünen o ki bu yerel seçimlerin sonuçları gelecek 10 yılın siyasi yol haritasını da belirleyecektir.
Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimden ayrılmasına ve siyasetten kopmasına karşı çıkıyor.
Çünkü Erdoğan’sız bir Cumhur ittifakının bağımsızlık mücadelesi vermekle zorlanacağını çok iyi biliyor.
Her seçim kendi çapında önemlidir.
Ama bu seçimlere sadece yerel seçimler diye bakmak yetmez.
Bu seçim sonuçları, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’ye yapılacak son hamlelerin önünü açacaktır.
Günün Sözü;
İçteki kiri su değil,
Ancak gözyaşı temizler.
“MEVLANA”
Sürdürülebilir su yönetimi anlayışını benimsediğini vurgulayan QUA Granite, su kıtlığının önüne geçerek gelecek kuşaklara iyi bir yaşam sağlamanın herkesin vazifesi olduğunu belirtiyor.
Birleşmiş Milletler’in (BM) temiz su sorunu ve su kaynaklarının korunmasına dikkat çekerek farkındalık oluşturmak amacıyla 1993’te ilan ettiği ve her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, bu yıl “Barış İçin Sudan Faydalanmak” temasıyla kutlandı. Dünya Su Günü’nün temel odak noktaları arasında ise BM’nin sürdürülebilir kalkınma amaçlarından “Temiz Su ve Sanitasyon” hedefini desteklemek yer alıyor. Bu kapsamda da 2030 yılına kadar dünya çapında herkesin temiz ve güvenli suya erişiminin güvence altına alınması amaçlanıyor.
Türkiye’nin en büyük teknik granit üreticisi QUA Granite, bu önemli günde gittikçe azalan, israf edilen su varlığına dikkat çekerken ’’Su Olmazsa Gelecek Nasıl Olur?’’ sorusunun cevabını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Yaşanabilir bir dünya için çalışan ve hızla tükenen su kaynaklarına dikkat çeken QUA Granite, bereketin sembolü olan suyun bir damlasının dahi boşa harcanamayacak kadar kıymetli olduğunun altını çiziyor.
QUA Granite Pazarlama ve Satış Direktörü Yasin ERDOĞAN, doğaya saygı felsefesini benimsediklerini vurguladı: “Su kaynaklarının hızla tükendiğinin ve su olmazsa yaşanabilecek bir hayatın da olmayacağının farkındayız. Bu nedenle, doğal kaynakların tüketimini azaltmayı ve ürünlerin çevresel etkilerini de en düşük seviyede tutmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda bir ürünün LCA (Yaşam Döngüsü Analizi) ile ölçülebilen çevresel etkilerini gösteren, bağımsız doğrulanmış ve kayıt altına alındığını belgeleyen EPD Belgesine de sahibiz. Gelecek kuşaklara iyi bir yaşam sunmak için ürünlerimizde hayat boyu sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsiyoruz. Verimliliğimizi artırmak ve su israfını önlemek için üretim faaliyetlerimiz sırasında oluşan atık suyun %100’ünü doğaya deşarj etmeden, toplamda 94.000 m3/gün kapasiteli olan endüstriyel su arıtma tesisimizde arıtarak tekrar üretime kazandırıyoruz. QUA Granite olarak bir damla suyu bile israf etmeden; sadece Dünya Su Günü’nde değil, yaşamımızın her alanında ve anında doğaya sahip çıkmaya devam edeceğiz.”







-” Beni ne zaman yazacaksın?”
-“Sen öyle hemen yazılıp geçiştirilecek biri değilsin ki sana layık bir yazı olmalı”
Yazmayı çok seven ben yazamadım.
Oysa yazdıklarımı okumayı çok severdin…
Onunla İstanbul’da Yıldırım Mayruk defilesinde tanıştık.
En ön sırada izlediğim defilede beğendiğim kıyafetleri ve mankenleri fotoğraflamak istiyor ama cep telefonumun azizliği nedeniyle Bir türlü istediğim görüntüleri alamıyordum.
O ise hemen yanında oturan eskimeyen mankenlerden….
Sohbet ediyor podyumun en önünden fotoğrafları alıyor herkes ona öncelik veriyor tüm basın tüm medya “Ağbi bizimkiler iyi çıkmıyor, senden rica etsem birkaç poz” diye yanına geliyor herkese gülümseyen yüzüyle “tabii ki veririm” diyor çevresini saran manken kalabalığın içinde tüm pozitif tavırları ile herkesi mutlu ediyordu.
Bense halâ bitmez bir azimle görüntü almaya çalışıyor ama beceremiyordum.
Defile bitti hiç olmazsa bir iki poz kendimizi çekmiş olalım deyip yanına gitmiş “Affedersiniz, rica etsem ben birkaç poz fotoğraf isteyebilir miyim?” diye telefonumu uzatmıştım.
Gülümsedi, gülümsedim. Elimden telefonu aldı bir poz çekti baktı “Olmaz’ dedi, “benim makinemle çekeceğim.”
“Peki” dedim. Benim Gönül Yazar’ın Yıldırım Mayruk’un ve sevgili arkadaşım Ersin Faikzade’nin birlikte olduğu birkaç poz fotoğrafımızı çekti. Teşekkür ettim. Durdum…
“Fotoğrafları sizden nasıl alabilirim “dedim.
“Bana telefon numaranızı ya da mail adresinizi verirseniz bir iki gün içinde size göndermiş olurum” diye yanıtladı.
Canımmm hiç tanımadığım bir erkeğe telefon numarası verilir mi tabii ki vermedim.
Bir kağıda karaladığım mail adresimi uzattım. Aldı..
2-3 gün sonra e-postamda hiç tanımadığım bir isimden gelen mesajı define de çektiği fotoğrafları Bir de ne zaman çektiğini anlayamadım gözlerimin değişik açılardan çekilmiş görüntüleri ile karşılaştım. Altına iliştirilmiş bir telefon numarası ile. Aradım, teşekkür ettim.
Kısacık ama içten bir sohbet ettik.
Moda fotoğrafçısı olduğunu öğrendim, gazetecilik yaptığını. “Ne zaman isterseniz haberlerinizi yapabilirim” dedi.
Böyle başladı bizim abi-kardeş, dost-sırdaş hikayemiz. Yıllar içinde birbirimizin her sırrını bilen iki dost olduk. Bana “yaz” dedi. “Mesajlaşmalarından güçlü bir yazım dilin olduğu belli mutlaka yazmalısın” ilk kitabımı kaleme alma sebebimdir.
2 aylık hummalı bir çalışmanın ardından pandemi girdi, bu sıralar ise gazetedeki köşe yazarlığım başladı. Kitap bir süre bekleyebilirdi.
Oysa önsözünü bile hazırladığım bir kitapta ona teşekkür ediyordum.
Kitap bir süre daha bekledi. Ardından bitmek bilmeyen pandemi günlerinde televizyon programı yapmaya başladım.
Aman ne keyifliydi, basın kimliği sahibiydim ve kimseler dışarı çıkamazken benim özgürce çıkabilme şansım vardı. Kitap bekledi. Nasıl olsa ön sözünde ondan bahsetmiştim kitap bitince ona ithaf edecektim. Bekleyebilirdi yazılacak son iki konu.
Bekledim, bekledi.
Her gazete yazımı bekledi, her birini bir çırpıda okudu. Takdir etti, eleştirdi ama hep omuz verdi. Yaşam koçluğu ve NLP eğitimleri aldım, tamamladım. Sayfalarımı yönetti, afişlerimi hazırladı, haberlerimi yaptı. Kitap bekledi, bekledik.
Bursa’ya 90’lar dev kadrosu ile konsere geldi.
“İki kişilik biletin seni bekliyor, gelirsen görüşürüz “dedi. Yolculuktaydım, yetiştim.
Adıma ayrılmış iki kişilik biletimi gişeden aldım, protokolde ayrılmış yerime geçtim yanımda gelen konuğumla.
Kısa bir süre sonra yanıma geldi oturdu. Onun sayesinde sanat dünyası ile tanıştım; bir sürü ünlü ile röportaj yapma şansı yakaladım.
Türkiye’nin güçlü güftecilerinden Nilhan Karagül’le onun sayesinde tanıştım, halâ da çok güzel giden bir arkadaşlık içinde görüşürüz.
Potanın sultanlarının kraliçesi, sevdiğim çılgın kadın Banu Karadağlı onun bana hediyesidir. Deli dolu Banu’m her koşulda destek vermek için yanımdadır.
Türk tiyatrosunun son yıllardaki en başarılı oyuncularından Ebru Çömlekçi onun sayesinde tanıdığım güzel insanlardan biridir. Doğuştan celebral palsi olan Yağız’a destek olmak için annesi Esin’le yola çıkan ve beni de projenin bir yerine dahil eden engelli bir çocuk ve annesi için yaşamın farklı yönlerini görmemi sağlayan o karavan yolculuğunun 24 saatine eşlik etmeme sebep olanımdır. Esin halâ İstanbul seyahatlerimin ev sahibidir. Minicik minicik çakıl taşlarından yaptığı şahane tablolarla kategorisindeki ender isimlerden biridir Ayfer Yelken.
Yüreği kocaman kadın nezaket ve zarafet örneğidir. Bursa’da ki ilk STK başkanlığım döneminde haberlerimi yapan sıcacık dosttur Nedret Hotun. Ulusal basına haberlerimi basandır Funda Akosman. Film setinden tiyatroya güzellik yarışmalarından galalara kadar koşturma sebebimdir bu dev adam bunca yüreği güzel kadınla bir araya gelme sıcak samimi dostluklar kurma nedenimdir.
2022’de tekrar başlayan siyasi yaşamımda beni motive edenimdir.
“Nazo sen Belediye Başkanı ol, yıllar içinde çok iyi işler yaptın, röportajların çok okundu her yerde oldun güzel şeyler yazdın, vizyonun çok gelişti artık bir kadın siyasetçi olarak hizmet vermen gerekiyor belediye başkanlığına hazırlan “diyenimdir.
Tüm bu koşuşturmalar içerisinde şehirden şehire haberden habere koşturan BEN’i doğru işler yapmak için yönlendirenimdir.
En son geçen Kasım ayında gittiğim İstanbul’da hastane odasında kitabı bitiremedim ama sana söz Belediye başkanlığı ve kitap aynı zamanda olacak dediğimde ilk imza günü İstanbul’da ayarlayalım diye plan yapanımdır.
Dün öğlen Şişli Merkez Camii’nde tabutu başında hakim olamadığım gözyaşlarımda hala tamamlayamadığım o kitabın acısı vardı içimde.
-Beni ne zaman yazacaksın?
-Sen öyle hemen yazılıp geçiştirilecek birisi değilsin ki sana layık bir yazı olmalı.
Onun sayesinde tanımış olduğum Nedret Esin Ebru Funda Ayfer tabutu başında birbirimize sarılarak birbirimize dayanmış ağlıyoruz.
Her birimizin içinde onunla ilgili bir kitap oluşturacak kadar birikmiş anılara sığınarak.
Kitap bekledi, tabutu başında bekledim, zaman durdu.
Sen için ne bir köşe yazısı yazabildim, ne o kitabı tamamlayabildim. Yaşam denilen serüvende limandan limana koştururken tabutun başında yapamadıklarıma ağladım.
Dün seni uğurlarken yeni beni ağırladım.
Köşeyi döndüğümde sevdiklerimi hep orada bulacağımı sandım.
Öğrendim…
Kitap bekliyordu ama hayat beklemiyordu.
Mekanın cennet olsun Yaşar Şenyüz.. Toprak incitmesin seni.
Acının baskül yok, özleminde tarifi…





Üstün desen ve renk teknolojisiyle doğanın tüm canlılığını mekanlara taşıyan, Türkiye’nin en büyük teknik granit üreticisi QUA Granite, her zevke ve ihtiyaca hitap eden geniş ürün yelpazesinde yer alan teknik granit serileri ile kentsel dönüşüm projelerine QUA imzası atmaya devam ediyor.
Adımlarını hızlandırarak, her geçen gün daha büyük hedeflere ulaşma çabasını sürdüren QUA Granite, doğallık ve dayanıklılığın mükemmel uyumunu 81 ildeki kentsel dönüşüm projelerinde yaşatmasının yanı sıra, çevre dostu üretim anlayışıyla bu yıl da sektördeki liderliğini pekiştiriyor.
QUA Granite, doğal mermer, ahşap, beton ve taş görünümlü ürünleriyle her mekâna ve projeye uyan ürün serileri ile mekânlara yepyeni bir soluk getiriyor.
QUA imzası taşıyan tüm ürünler, incelikleri ve hafiflikleriyle uygulama sürecini kolaylaştırıyor. Hafif yapıları sayesinde yapılara binen yükü de azaltarak, mimari süreçlere de olumlu katkı sağlıyor. Yapılardaki esnemelerden kaynaklı seramik kırılma ve çatlama oranını ise en aza indirgiyor. Yüksek mukavemeti sayesinde uzun ömürlü kullanım avantajına sahip 7mm inceliğindeki seramikler, yüksek ısı ve don gibi olumsuz koşullara karşı da oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olmasıyla öne çıkıyor.
QUA Granite Satış Direktörü Yasin Erdoğan,
“QUA Granite olarak sadece üretime değil, dizayn ve tasarıma da yatırım yaparak her segmente, zevke ve projeye hitap eden tasarımlarımızla farkımızı ortaya koyuyoruz. QUA imzası taşıyan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Konutları ve Emlak Konut projeleri de 7mm ürünlerimizle daha da güçleniyor. ‘’ dedi.
2024 yılında tüm kentsel dönüşüm projelerine, üstün renk/desen teknolojisi ve üretim güçleri ile talip olduklarının altını çizen Erdoğan, ‘’ Başarı ve geleceğe olan inancımızı, üretimdeki gücümüz ve iş ortaklarımızdan alıyoruz. 2023 yılında 20’den fazla projede yer alarak sürdürdüğümüz başarımızı, 2024 yılında da devam ettirecek olmanın gururunu yaşıyoruz. Yeni dönemde yeni kentsel dönüşüm projelerinde, Türkiye’nin QUA’sı 7 mm seramikleri ile fark yaratmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da tüm kentsel dönüşüm projelerine üstün renk ve desen teknolojimiz, üretim gücümüz ile talibiz. Kentsel dönüşüm projelerinde imza attığımız başarılarımız ile Türkiye seramik sektöründe takip eden değil takip edilen oyuncu olduk. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Türkiye’nin en büyük teknik granit üreticisi olarak 41 milyon m2’lik üretimimiz ile çalışmalarımıza ve yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.