ŞEHİTLERİMİZE...
ŞEHİTLERİMİZE...

Bana bir masal anlat baba, içinde yalan olmasın!

Bana bir masal anlat baba, içinde yalan olmasın!

 

Bu haftaki köşe yazımı bir tekerlemeyle açmak istedim. Hepimizin bildiği bir tekerleme;

-Komşu komşu, hu! Oğlun geldi mi?

-Geldi.

-Ne getirdi?

-İncik boncuk…

-Kime kime?

-Sana bana…

-Başka kime?

-Kara kediye!

-Kara kedi nerde?

-Ağaca çıktı.

-Ağaç nerde?

-Balta kesti.

-Balta nerde?

-Suya düştü.

-Su nerde?

-İnek içti..

-İnek nerde?

-Dağa kaçtı.

-Dağ nerde?

-Yandı, bitti, kül oldu…

 

Geldi gelecek, 3 milyon adet geldi, yok değil 1.5 milyon adet geldi, hatta o da değil 750 binin eli kulağında vs. vs.

 

A firmasından, yok B firmasından, o da olmadı; zaten kendimiz üretiyoruz!

 

Z ülkesinden, o değildi sahi, neydi yaaa?  X ülkesinden geliyordu, gelecekti, geldiydi! Falan filan…

 

Farkındaysanız ben hiçbir şey demiyor ve hatta yazıya peynir kırığı kadar yorum bile katmıyorum!

 

Dahası, hani dünya genelinde birkaç ay öncesinde söylenenler vardı ya ( bakınız, 2020′ nin kış aylarında yapılan söylemler); “Aşı bulunsa bile test aşamaları, onaylanması, demlenmesi, mayası, seri üretime geçilmesi nereden baksanız iki seneyi bulur” gibilerinden…

 

Noldu? İki sene sonrası için gün verenler iki ayda mı buldu? Bu da yetmedi de milyon milyon seri üretimlere mi geçildi? Hangi ara?

Bunu da bir yana bırakın, sevkiyatları bile yapılan aşıların ne ara sevkiyatlarında sıkıntı yaşanmaya başlandı? Hadi bunu da boş veriyorum! Aşıyı bulduğunuz, ürettiğiniz, günlük hayata geçirdiğiniz, sevk ettiğiniz doğru da yine, hangi ara? sorusuyla başlayacağım şu cümlem için kusuruma bakmayın!

Bütün bunları yaptınız iyi, hoş, güzel; “3 dolara mı! , 5 dolara!, 33 dolara mı satalım?” derdine ne ara düştünüz?

 

Yoksa sizler ve bizler başka bir zaman aralığında mı yaşıyoruz? Sizlerin zaman dilimi ve akreple yelkovanınız bizimkilerden daha mı hızlı çalışıyor ki siz bütün bunları yaparken biz hâlâ aynı gündemin içindeyiz?

 

Benim anladığım şu;

Dünya gündeminde pandemi dönemine ait yeni bir masal daha yazıldı!

 

Eyvah Eyvah filminde Ata Demirer’in şiveyle söylediği gibi;

“Masallar…Masallar…Masallar…”

 

Bizde ise aşı meselesi başta yazdığım tekerleme misali;

-İnek nerde?

-Dağa kaçtı.

-Dağ nerde?

– Yandı, bitti, kül oldu!

 

NOKTA

 

Esen kalın.

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

ŞEHİTLERİMİZE...

ŞEHİTLERİMİZE…

ŞEHİTLERİMİZE…   Üzülerek söylüyorum ki maalesef ülkemizde bazı acılar kronik hâle geldi. Tıpkı bir türlü …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir