Gemlik Haber

Yerli Otomobil ÇED Toplantısı yapıldı

Yerli Otomobil ÇED Toplantısı yapıldı

Türkiye’nin yerli otomobilin üretilmesinde önemli süreçlerden biri olan ÇED toplantısı, Gemlik Cemil Meriç Kültür Merkezinde yapıldı.

Toplantıya, Ak Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Paşa Ağdemir, belediye meclis üyeleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Sağlık Önlemleri Alındı

ÇED Toplantısının yapılacağı Gemlik Cemil Meriç Kültür Merkezinde, bir gün öncesinde ilaçlama ve dezenfekte çalışmaları yapıldı. Toplantıya katılanlara da maske dağıtıldı. ÇED Toplantısı fabrika ile alakalı sunum ile başladı. Toplantıda Bursa İl Çevre Müdürü Mehmet Ersan Aytaç, Müdür Yardımcısı Selçuk Yalçın, Şube Müdürü Ahmet Çakmak, mühendisler Ergin Demiralp ve Mehmet Yıldırım ve ÇED çalışmasını yapan firmanın yetkilisi Mehmet Battal söz aldı.

İnşaat Aşamasında 2 Bin Kişi Çalışacak

Sunumda yıllık 175 bin aracın üretileceği, araçların 5 G kapsamında olacağı belirtildi. Projenin inşaat aşamasında iki bin kişinin çalıştırılacağı belirtilen sunumda, 2032 yılına kadar da 4323 kişinin Yerli Otomobil Fabrikasında çalıştırılacağı söylendi.

1 Milyon 200 Bin Metrekarede Kurulacak

Sunumun devamında ise; ”1.201.687,59 Metrekarelik alanda kurulacak fabrikanın arazinin TOGG’a 49 yıllık irtifak hakkı verilmiştir. İnşaat aşamasına 200 bin metrekarelik kazı alanı yapılarak, 200 bin Metreküp hafriyat toprağı çıkması planlanıyor” denildi.

Gemlik Belediyesi’nin koronavirüs mesaisi sürüyor

Gemlik Belediyesi’nin koronavirüs mesaisi sürüyor

Gemlik’te tüm okullar koronavirüs salgınına karşı dezenfekte ediliyor.

Gemlik Belediyesi koronavirüs nedeniyle ilk vakaların görülmeye başladığı geçtiğimiz haftadan itibaren hem temizlik ve dezenfektan hem de bilinçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 20 binden fazla bilgilendirme broşürü hazırlayan Gemlik Belediyesi, zabıta ve diğer personelin çalışmaları ile cami çıkışları, pazar yerleri, okul önleri ve esnafa bu broşürleri dağıttı, belediyenin ortak kullanım alanları ayrıntılı olarak temizlendi.

Dezenfekte çalışmaları ise Gemlik’te bulunan tüm okullarda devam ediyor. İlçede bulunan 35 devlet okulu ile 26 özel okul, sokaklar, camiler, duraklar ve bankalarda çalışmalar sürüyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü Ahmet Dedetürk’ün koordine ettiği ekipler sokak ve okul bahçelerinde yıkamalar gerçekleştirip çevre temizliğini sağlarken Sağlık İşleri Müdürü Hakan Uğur’un koordine ettiği ekipler ise ilaçlama ve dezenfekte işlemlerini sürdürüyor. Bu hafta içinde Gemlik’teki tüm okulların ilaçlanmasının tamamlanası, cadde ve sokak temizliğinin ise artarak devam etmesi planlanıyor. Okulların yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarının da ilaçlama programına alındığı belirtiliyor.

Ödemeler internetten olacak

Ayrıca belediye ödeme yapacak vatandaşların vezneye gelmesine gerek kalmadı. İsteyen Gemlikliler belediyeye ait tüm ödemelerini https://ebelediye.gemlik.bel.tr/ bağlantısından ya da Gemlik Belediyesi Halk Bankası TR68 0001 2009 2800 0007 0000 10 IBAN hesabına internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirebilecek. Vezneler ise aynı şekilde çalışmaya devam edecek.

Başkan Sertaslan: “Belediyemiz koronavisüre karşı çalışmaya devam ediyor”

Konuyla ilgili konuşan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Gemlik’te virüse karşı olağanüstü bir tedbir durumu olduğunu belirterek hastalık etkisini kaybedene kadar ilçede çalışmaların aralıksız devam edeceğini söyledi. Başkan Sertaslan şöyle konuştu: “Ülkemizde ilk vakaların görülmesiyle tüm ekiplerimiz büyük bir çaba göstererek belediyemizin üzerine düşen görevleri yerine getiriyor. Sağlık İşleri’miz kurumlarda ilaçlama ve dezenfekte çalışmalarına devam ederken Temizlik İşleri’miz de rutin çalışmalarını hızlandırarak sürdürüyor. Ayrıca son çıkan genelgede virüsün yayılmasını engellenmesi amacıyla geçici süreliğine kapatılan işletmelerin denetlenmesi ise yine belediyemiz yetki alanında devam ediyor. Uzmanların önerilerine uyarak tokalaşmayı ve sarılmayı bırakıp, ellerimizi sık sık dirseklerimize kadar sabunla yıkayıp, hapşırıp öksürürken yüzümüzü tek kullanımlık mendil ya da dirseğimizle kapatarak hem kendimizi hem çevremizi olası yayılmalardan kolaylıkla koruyabiliriz. Tüm hemşerilerimizi yakında etkisini kaybedecek olan bu salgına karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırıyoruz.”

 

18 Mart Zaferi

18 Mart Zaferi

Aslında, hepimiz Çanakkale’de nasıl bir destan yazıldığını çok iyi biliyoruz.

Dönemin süper gücü olan, İngiltere’ye ait donanmanın, 26 Mayınla nasıl denizin dibine gönderildiğini hatırlıyoruz.

Anafarta ve Conk Bayırı savunmaları ile, her zaman iftihar ediyoruz.

Peki, yabancı tarihçiler, Çanakkale zaferimize nasıl bakıyorlar.

Aradan 103 yıl geçmesine rağmen, Çanakkale zaferimizin hala yabancı tarihçilerin, ilgisini çekmeye devam ettiğini görüyoruz.

Çanakkale Zaferimiz üzerine yazılan kitapların, Birinci Dünya Savaşının en önemli cepheleri için, yazılan kitapların sayısından, 10 kat fazla olduğunu öğreniyoruz.

İngiliz yanlısı tarihçilerin, aslında Osmanlı kazanamadı, biz taktik ve stratejik hatalarımız nedeniyle kaybettik, şeklinde kıvırdıklarını da okuyoruz.

Gerçekçi yabancı tarihçilerin ise, Osmanlı kazandı, çünkü taktik ve stratejik açıdan komuta üstünlükleri vardı dediklerini öğreniyoruz.

Aslında, Çanakkale şehitliğini gezenler, başka türlü düşünemezler.

Tarihçi, George Cassar ve Çanakkale savaşı “Ateş Altında Komuta” kitabının yazarı, Edward Ericson’u okumalıyız.

Biz zaten, büyük zaferimizin farkındayız.

Ama. Yabancı tarihçilerin büyük bölümünde, bu zaferin farkında olduklarını görünce gururlanıyoruz.

Yıllar önce, Çanakkale Anıtı yapılması konusunda, dönemin basınının büyük kampanya düzenlediğini hatırlıyoruz.

Yapılan muhteşem anıtın, bizim dışımızda başka ülkeleride ilgilendirdiğini biliyoruz.

Çanakkale Anıtının küresel bir anıt niteliğine büründüğünü görüyoruz.

Yabancı turistlerin şafak vakti bekleyişlerini biliyoruz.

Çanakkale Anıtını, Türkiye’de ziyaret etmeyen hiç bir ilimiz kalmamıştır dersek yalan olmaz.

Çanakkale Anıtı, Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyetini birbirlerine perçinleyen tarihsel bir bağdır.

 

Günün Sözü

İyiliği gizli yapanlar,

Allah’a inananlardır.

“Balzac”

ÇANAKKALE SAVAŞI KURTULUŞU VE ŞİİR’İM

ÇANAKKALE SAVAŞI KURTULUŞU VE ŞİİR’İM

        Dünyanın farklı milletlerinin askeri güçlerinin karşı karşıya geldiği ve acımasızca, Türk milletini yok etmek için savaşın olduğu yerdir. Fakat Çanakkale zaman içinde dünya milletlerine barışın önemini öğreten ve pekiştiren ifadesi olan ve Çanakkale Türk milleti içende bir onur, gurur, şeref abidesidir. Çanakkale Türk milletinin vatanını canı pahasına nasıl koruduğunu ülkesini nasıl kurduğunu örnek olarak gösterilen yerdir.

 

       18 Mart1915 de Çanakkale de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir günde doğdu. İtilaf donanması 18 savaş gemisiyle Saat 10.00’da boğazı yarıp geçmek üzere girmeye başladılar. İlk ateşi TRIUMPH zırhlısı, Çanakkale’ye 12 Km. mesafedeyken saat 11.15’te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacak ve nitekim böyle yapıldı.

 

      Düşman yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu. Saat 12.00’ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayan mermileri AGAMENNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, INFLEXIBLE zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanması Çanakkale’ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı. Savaşın en şiddetli anları yaşanıyordu. Türk topçuları boğazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimize kurşun yağdırıyor kıran kırana bir savaş oluyordu.

 

     Bu sırada Fransız GAULOIS zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmış, BOUVET zırhlısı yırtılan çelik gömleğini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı’nın NUSRET mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. Bouvet’in imdadına koşan SUFFREN ve GAULOIS da aynı akıbete uğramıştır. Saat 15.00’te IRRESISTIBLE ve onu takiben 16.00’da INFLEXIBLE ve 10 Dakika sonra OCEAN zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların da ayakları Yzb. Hakkı’nın tuzağına takılarak batarken, INFLEXIBLE güçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz’a dönüyordu. Böylece 6 saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De ROBECK, kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.30’da boynu bükük çekilme emrini veriyordu. Bu manada denildi boy ölçüler alındı! “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ”

 

       Aziz şehitlerimiz vatanı için canlarını seve, seve vererek ebedi mekanların’ da en yüce makama yükselterek, bu vatan topraklarının, her karışı şehit kanlarıyla sulamış, Ülkemizin bugünlere ulaşmasında çok zorluklara göğüs gererek, bu günlere gelmemiz, bu değerleri yüksek bilinç ve şuur içinde şehitlerimizin, bizlere bıraktığı emanet değerini bilerek gelecek kuşaklara doğru taşımak, aktarmak ve Cumhuriyetimizin yönetim sisteminin değerlerini bilmektir. Türk milletini dünya milletleri arasında hak ettiği yere değerleriyle canlı tutarak yüceltme bilincini yükseltmektir. Bu inançla Çanakkale zaferi kutlu olsun. Bu toprakları milletimize canlarıyla mukaddes vatan kılan başta Mustafa Kemal Atatürk’e silah arkadaşlarına bütün şehitlerimize kahramanlarımıza rahmetle şükranla anarak mekanları cennet olsun. ”Türk Milletinin Çanakkale Zaferi kutlu olsun.”

 

ÇANAKKALE

Çanakkale bu cihanda tektir varlığın,

Tarih şahit yazdığın senin destanın,

Ya istiklal! Ya ölüm yeminin, 

Çanakkale hürriyete giden yolusun sen.

*

Seni bitirdik diyen zalim güçlerin,

Karşına çıkan düşman top tüfeğinden,

Senin topun donanman tüfeğin bataryan,

Çanakkale geçilmez denilen yersin sen.

*

Nice yiğitler yılmadı cenkler devinden,

Koştu senin bağrına çıktı evinden,

Sen onların açtığı alevli yolundan,

Çanakkale sen bayraklaşan yersin sen.

*

Toprağına düşmüş nice yatan şehitler,

Yağmur yağınca sularda kanları kokar,

Meydanında parlayan kızıl o akşamlar,

Çanakkale sen bayraklaşan yersin sen.

*

Bir destan okunuyor senin mazine,

Okurken gözüm dolar geçen gününe,

Şehitler, diyarı, bayraksın böyle biline,

Çanakkale yedi düvelle cenk ettiğin yersin sen.

Y.T: 14.03.2018

 

Gemlik’te Emniyet Binası ve Araçları İlaçlandı

Gemlik’te Emniyet Binası ve Araçları İlaçlandı

Koronavirüs önlemleri devlet kurumlarında devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğünde ilaçlama çalışması yaptı.

İlk olarak Emniyet Müdürlüğü binasında yapılan çalışmada, binanın içerisi, kapı araları ve ulaşılması zor yerlere kadar ilaçlama yapıldı. Ardından Emniyet Müdürlüğünde bulunan araçların tamamı detaylı şekilde ilaçlandı.

İlacın hem olası virüsü öldürdüğü, hem de bir süre koruma sağladığı dile getirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından, kamu kurumlarının ilaçlanma çalışmalarına devam edileceği bildirildi.

Gemlikspor Kafkas’tan Puanla Döndü

Gemlikspor Kafkas’tan Puanla Döndü

Süper Amatör Kümede son haftalara yaklaşılırken, puan alma zorunluluğu olan Gemlikspor, Play Off potasında olan Kafkasspor ile İnegöl’de karşılaştı. Tribünlerde seyirci olmasa da, stadyumun etrafındaki tellerin arkasından müsabakayı izleyen Kafkas taraftarı, seyirci baskısını hissettirdi.

Müsabakanın 3. ve 18. dakikasında kalesinde gördüğü gollerle 2-0 geriye düşen Gemlik temsilcisi, müsabakanın devamında oyunu dengeledi. İlk yarının sonlarına doğru Gemlikspor Mami’nin ayağından golü bularak skoru 2-1’e getirdi. İkinci yarıya da baskılı başlayan Gemlik ekibi, ikinci golü müsabakanın 53. dakikasında buldu. Müsabakanın devamında Gemlikspor bulduğu pozisyonlardan da yararlanamayınca 1 puanla döndü. Rakibi Hacivat’ın Orhangazi’yi 2-1 yenince, Gemlikspor’un kaderi sahasında oynayacağı Karadeniz Güvenspor maçına kalmış oldu. Gemlikspor Karadeniz Güvenspor’u Gemlik’te yenerse ligde kalacak.

Yıldız’dan ‘Tıp Bayramı’ Mesajı

Yıldız’dan ‘Tıp Bayramı’ Mesajı

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız, Tıp Bayramı dolayısıyla paylaştığı mesajda, sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını aldıkları bir Türkiye temennisinde bulundu.

Yıldız, sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutlayarak, “Küresel manada ortaya çıkan koronavirüs salgını ile karşı karşıya kaldığımız bugünlerde değerlerini bir kere daha anladığımız tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyor, emeklerinin karşılığını aldıkları bir Türkiye temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 Cinsel İstismar Davasında 9 yıl ceza

 Cinsel İstismar Davasında 9 yıl ceza

2018 yılında Gemlik’te A.A.K. isimli öğretmenin gerçekleştirdiği iddia edilen cinsel istismar olayında, karar çıktı. Mahkeme hakimi sanık öğretmeni iki ayrı cinsel istismar suçunda 9 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Gemlik Ali Kütük Ortaokulunda, 2018 yılı Mart Ayında matematik öğretmeni olan A.K.K. isimli şahsın, aynı okuldaki iki öğrenciye karşı ”Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediğine ilişkin Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/831 sayılı dosyasının yapılan karar duruşmasında sanık öğretmene çocuk başına 4 yıl 6 ay ceza verdi. 2 ayrı cinsel istismardan suçundan ceza 9 yıl olarak karara işlendi.

Duruşmada dava savcısının  ”Mağdurların istikrarlı beyanı, sanığa iftira atmalarını gerektirecek bir husumetlerinin bulunmaması, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesinde mağdurların öğretmenliğini yapan, aynı zamanda mağdurlara ikametinde özel olarak matematik dersi verdiği anlaşılan sanığın, eğitim ve öğretim vasfını kötüye kullanarak, cinsel haz almak amacı ile eylemlerine uyan TCK’nın 103/1,3 d maddesi uyarınca, her bir mağdur yönünden ayrı ayrı cezalandırılması” talebini yeniledi.

Sanık öğretmen ve avukatlarının da katıldığı duruşmada hakim sanığı cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğuna karar vererek,  cezayı önce 3 yıl, daha sonra eğitici ve öğretici vasfını göz önünde bulundurarak 4 yıl 6 aya çıkarttı. Olayda 2 ayrı öğrencinin cinsel istismar mağduru olmasından dolayı ceza 9 yıl oldu. Kararın ardından taraf avukatlarının istinafa müracaat edecekleri öğrenildi.

Öte yandan söz konusu olayla alakalı olarak 2018 yılında meydana gelen olayda, zanlı öğretmen bir süre tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalmış, olayda 2 ayrı aile suç duyurusunda bulunmuştu. Olayın zanlısı öğretmen A.A.K. emekliye ayrılmış, bir kısım velide aileleri suçlayarak olayın olmadığını veya okul dışında olan söz konusu olayda okulun adının kullanılmasına da tepki göstermişti.

 

KORONAVİRÜST GELDİ FIRSATÇILARA İŞ ÇIKTI VE ŞİİR’İM

KORONAVİRÜST GELDİ FIRSATÇILARA İŞ ÇIKTI VE ŞİİR’İM

2009 Yılından beri dünyada her yıl bir şeyler anlık çıkıyor. Bu yılda Koronavirüsü ve ülkemizde erken davranarak bilimsel verilerin ışığında her türlü mücadele yapmaya çalışıyorlar ve doğru olan yürütülüyor. Ancak bu lanet virüsün ortaya çıktığının duyulduğu ilk günden bu yana bir Panik içinde virüsten daha hızlı yayılarak virüsün önüne geçti. “Tehlikeli bir durum” Toplumsal panik sonucu nereye varır tahmin bile yapamadan endişeler oluşuyor. Ülkemizin İlgili Bakanlık koronavirüs salgınına karşı yetkililerin ellerinden geldiğince yürüttüğü mücadele ve soğukkanlı tutumlarını takdir etmek gerek. Ancak İlgili Bakan! Türkiye’de ilk koronavirüs vakıasının açıklamasının ardından meydana gelen paniği tedirginlikle başlaması. Başta ülkenin kalabalık şehirlerinde olmak üzere marketler adeta talan edildi, raflar boşaltıldı. Bu arada fırsatçılara’ da gün doğdu! Vatandaş kolonya almak için mağazalarda yoğunluk oluşturdu. Bursa / Gemlik’te dahi temizlik ürünleri ve kolonya benzeri birçok ürünler marketlerde yok ve ayni zamanda Fiyatlar iki üç katına çıktı ve stokçulukla gelecek için Fiyatlar üç kat yükselmesi olacak. Makarna, un, şeker, pirinç, yağ, tuvalet kâğıdı, temizlik maddeleri stoklayanlar. Stok yapılan maddelerin çoğunun evde bir süre sonra böceklenebileceğini ve israf olacağını bilmeyen var mı? Allah muhafaza savaş çıksa herhalde bu kadar panik olmazdık. Hâlbuki yetkililer bu durma açıklama yapıyor; Neden bu stokçuluk yapılıyor. Amaç böyle günleri fırsat bilen hak hukuk, insaftan anlamayan tek istekleri para vurgun yapanlara kazançlarına kazanç katmak olur.

Biz koronavirüs tehdidiyle marketlere hücum eden AB deliyi benzer ülke insanlarını ayıplarken, bizim milletimizin aynı davranışı göstermesini ben kabullenemiyorum. Bizim ülkemizin insanı asildir ve ihtiyaçtan fazlasını da almaz. Bunların çoğu israf olacak, belki de çöpe atılacak. Bu aşırı taleple yaptığımız iş birebir stokçunun, vurguncunun ekmeğine yağ sürmektir. Biz rafları boşaltınca, stokçu elindeki malları daha pahalıya piyasaya sürecek. Aslında bu suçtur. Tüketici, tüketmemekten gelen gücünü kullanmalı ve bu gibi davranışlardan vazgeçip, devleti yöneten iktidar ve tüm kurumları acilen önlem alarak bu fırsatçılara en ağır ceza uygulamaları yapmalıdır.

Bu vakalar dünyayı yöneten Firavun Krallarının askeri savaşlar yerine virüste savaşları başlatarak olmasın, kral cam fanustan bakarak çeşitli ülkelerdeki uzantılı para babaları bu gibi kargaşalarla para kazan ve dizayn et olmasın. Dünyada 2009 yılından itibaren çeşitli isimler altında birden duyularak ölümcül vak’alarla gelişiyor buda acaba küresel kralların yenidünya düzenini bu şekilde’ mi dizayn edilmek isteniyor?  Şöyle geçmişi bir hatırlayın; Kuş gribi, Tavuk gribi, Domuz gribi,  Kırım Kongo kanamalı ateşi ve şimdi koranovirüs ve gelecekte daha neler olacak düşünüldüğünde ABD de kurulan dış işleri ve pentagona bağlı dünyada hastalıklarla mücadele diye bir kuruluş ismi ( QDDR ) Ve ilişkili Holistik çalışmalar karşıya yayma anlamlı çok manidar olup internetten bakıldığında karmaşık bir yapı acaba diye düşündürüyor. Bu gibi iddialar, Rusya ve Cinde’ de bahsi geçiyor; dünya nereye gidiyor ve dünya insanının çoğunluğu dar gelirli insanlar azınlığa kurban’ mi edilmek isteniyor. Krallar ve uşaklar böylemi istiyor.( QDDR.Açılımı Quedrennial Dıplomacy and Development Reviw)( Türk’ce Dörtlü Dağılım ve Gelişim İncelemesi) Bu kuruluş hakkında bir çok iddiaları olan araştırmacı yazar rahmetli Aytunç ALTINDAN, Konuşmalarında söylemişti ve şu anki dünyada olanlara bakınca acaba diyerek düşünüyorsun. Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu yetkililerinin tüm uyarılarına kulak verip gereken uyarılara uyarak sakin olmamız gerek. Panik ile geliştirdiğimiz ilkel insan davranışları bizi tamamen akıldan uzaklaştırır ve bugün soğukkanlı olup devletin ilgili yetkililerini dinlememiz ve uymamızdır.

Bir de Türkiye’nin dışındaki dünyaya bakalım; Ölümcül koronavirüst vakaları her gün sayısal olarak artarken eş zamanlı patlayan ekonomik krizlerde hızlı gelişiyor. Gelişmiş ülkeler liderleri açıklamalarına önemle dikkat etmeleri bu gelişen panik ortamını düşürmeleri sadece kendi ülkesini değil tüm dünyayı aşırı paniğe sürükleyecek açıklamalar yapılmaması. Trump efendi Avrupa’ya ayar çakıyor. Küresel sermayenin hizmetkarı olan dünya liderleri toplumları paniğe sevk edecek iç kargaşalara yol açacak beyanatlar vermekten zerre kadar çekinmiyor. Ulaştırma duruyor. İletişim duruyor. Alışveriş duruyor. Eğitim-öğretim duruyor. Sosyal etkinlikler ortadan kalkıyor. Bir şeye daha dikkat bu vaka ile birlikte bir süredir medya üzerinden “Evden çalışma” yöntemleri hakkında uzmanlar konuşuyor. Soru şu; Nereye gidiliyor? Yeni bir para düzeni ile birlikte dünya yeni bir rejime ‘mi gidiyor. Birinci safhası olan evlerimize hapis sürecimi oluyor. Şu anda, Dünyada yürütülecek iletişimin yok edici oyunları ve kralları oynayacak küresel hükmedicileri, bizi kendi kurallarına itirazsız uymaya alıştırmaya başladılar acaba. Sizin yargı kurallarınız, sizin toplumsal ilkeler hiç olacağı günlere doğrumu sürükleniyor. Hükmün, son kararı, cam fanuslardan onlar size emredecekler. Ve o karara kayıtsız şartsız uymak zorunda kalmak mı olacak. Yani gelecek öylemi olacak acaba. Küresel imparatorun sözcülerinin emir ve direktiflerini dinleyip ona göre hareket’ mi olacak. Büyük korku imparatorluğuna başkaldırmaktan aciz halde olduğumuz için sokaklara bile çıkamayacağız. Belki de yer altı sığınaklarında birbirimizi yiyeceğiz. Hollywood yapımı zombi filmlimi gibimi olur. O filmlerdeki, dünyayı esir alan imparatorların, beyaz camlardan insanları nasıl yönettikleri ve nasıl felaketlere sürüklediklerini ve robot asker ordularının savaş güçleri ile ilgili sahneler var ve dünya insanlığını o felaketlere’ mi sürüklüyorlar. Virüsleri çıkar fırsatı değerlendir; krala hizmet et’ mi olacaktır.

BU KORONA HASTALIĞI ŞİMDİ

Hastalık çıkarana bakın beyler

Kornodur dediler bunun ismi

Sinsi düşman dost görünür

Bu virüsü salanlar şimdi

*

Telaşı sardı tüm dünyayı

Krallar yazdı bu fermanı

Şaşkın dünya çok insanı

Baş belası hastalık şimdi

*

Çoğunluk gariban insan telaşta

Düzen hançeri oldu revaçta

Deneme tahtası ölen insana

Korona hastalığı bela şimdi

*

Bu virüsle yandı canlar

Feryat, telaş eder insanlar

Kral fırsatçıları kol gezerler

Dünya insanı ağlar şimdi

*

Der Mehmet bağırsan avaz

Yazsan’ da kim bakar biraz

Anlayan okursa anlar biraz

Bu korona hastalığını şimdi

Y.T: 13.03.2020