Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar
Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar

Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar

Psikosomatik Rahatsızlıklar. Zihnimizin Yarattığı Hastalıklar

 

Psikosomatik bozukluk, ruhsal (zihinsel) kaynaklı bedensel rahatsızlıklara verilen genel addır. Psiko ruh, soma ise beden anlamına gelir. Kendinizi hasta hissettiğiniz, baş ağrılarınız, kas ve göğüs ağrılarınızın olduğu bir dönem mutlaka geçirmişsinizdir. Doktora bu şikayetlerinizi dile getirdiğinizde kimi zaman hastalığın nedeni fizyolojik çıkarak ilaç tedavisi ile çözüme ulaşılsa da bazı durumlarda sizi psikoloğa ya da psikiyatri servisine yönlendirdiği olmuştur ve muhtemelen yaşadığınız bu sıkıntıların “psikolojik” olduğunu size belirtmiştir.

Özellikle pandemi sürecinde her birimiz hem fizyolojik hem de psikolojik olarak hayli yıprandık. Bir yanda kendi sağlımızı korumaya çalışırken diğer taraftan da sevdiklerimizden ayrı kalmanın yarattığı kaygı ve onların sağlığı konusunda bizi strese sokarak zihnimiz yoran zorlu bir dönemin içindeyiz. Hal böyle olunca psikosomatik rahatsızlıkların pandemi ile birlikte arttığı gözlemlenmiştir. Hayatımızdaki duygusal sorunları çözemediğimiz zaman tüm bu negatif yükler birleşerek bedenimizde bir ağırlık yaratmakta ve çeşitli belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Yaşadığınız rahatsızlığın kaynağının psikolojik olması belirtilerin hayali ya da gerçek dışı olduğu anlamına gelmez. En çok bildiğimiz migren, fibromiyalji, cilt rahatsızlıkları (alerjiler, zona…) çoğunlukla psikosomatiktir. Bir meslektaşım psikosomatik rahatsızları çok açıklayıcı bir dille anlatmış: “Psikosomatik hastalıkları anlamak için ilk olarak beynin yapısını bilmek gerekir. Bunu anlamak için öncelikle beynin yapısına kısaca bakalım. Vücudun bilinçli kontrol olmaksızın fizyolojik süreçlerini düzenleyen sistemine Otonom Sinir Sistemi denir. Otonom sinir sistemi ise iki bölümden oluşur. Bunlardan biri Sempatik diğeri ise Parasempatik sinir sistemidir. Parasempatik sistem, sorunsuz stabil durumdur. Sempatik sinir sistemi ise beynin tehlikeli bir durum algıladığında devreye “savaş ya da kaç” durumunu sokmasıdır. Beyin tehlikeli bir şey yaşadığınız zaman parasempatik sistemi devreye sokar fakat tehlikeli bir şey yaşadığını sandığı zamanda devreye sokar ve “mış gibi” yapmaya başlarız. Kalp krizi geçiriyormuş gibi, nefes alamıyormuşsunuz gibi, beyninizde sanki tümör kitlesi varmış gibi…
Psikosomatik hastalıklar kişinin yaşam kalitesini ciddi anlamda bozduğu için hayata adapte olmak zorlaşır ve kişinin odak noktası bedeni olmaya başlar.”

Çoğunlukla stres kaynaklı ortaya çıkan bu rahatsızlıklar psikolojik olarak başlamakta ve fizyolojik olarak kendini belli etmektedir. Özellikle 2000’li yılların sonrasında stresli ve yoğun iş yaşamı sonucu hem erkekler hem de kadınlarda büyük oranda bu tür rahatsızlıklar saptanmıştır. Aynı zamanda sınav ve ders kaygısı nedenleri ile çocuklarda da aynı hastalığın belirtileri tespit edilmiştir.

Kişiden kişiye değişmekle birlikte birçok farklı psikosomatik etki ve sonuç gözlenmektedir. En sık rastlanan sorunların başında nedeni olmayan, bir anlamda ”kronik” olarak tanımlanan baş ağrısı saptanmıştır. Bu baş ağrıları herhangi bir tıbbi gerekçe olmaksızın, fiziksek nedenlerden ve dayanaklardan uzak bir şekilde ortaya çıkar. Aynı şekilde karın ağrısı da örnek gösterilebilecek bir diğer psikosomatik bozukluktur.

Bu tür psikosomatik rahatsızlıklar fizyolojik olarak ortaya çıktığı için kişi öncelikle bir hekime gidip muayene olmaktadır. Bu tür vakalarla daha çok karşılaşan deneyimli doktorlar birkaç tahlilden sonra durumun psikolojik olduğunu düşünerek hastayı psikolog ya da psikiyatri servisine yönlendirir. Fakat bazı doktorlar bu ihtimali akla getirmeyerek kişiyi maddi ve manevi anlamda yıpratacak bir dizi test ve stresli bir tedavi sürecine dahil eder. Psikosomatik rahatsızlıkların tedavisi çok zor olmasa da başvurulan doktorun bu konudaki tecrübesi ve hastanın bu durumu kabullenip psikolojik destek almayı kabul etmesi tedaviyi kolaylaştırıcı etmenlerdir.

Her şeyden önce durumu kronik bir hale getirmemek için yaşam koşullarınızda bazı düzenlemeler yapmanız önleyici etmen olacaktır. Sağlıklı beslenme, düzenli spor ya da yürüyüş yapma, sosyal aktivitelere katılma ya da günlük hayatın içinde karşılaştığınız stresli ve zorlayıcı olayları içinize atmak yerine yakınlarınız ile paylaşımda bulunmak ya da bir kağıda hissettiklerini yazmak bu tür belirtilerin ortaya çıkmasını engelleyici yardımcı yöntemlerden bazılarıdır. Psikosomatik rahatsızlıklarda tedavinin amacı hastalığı değil hastayı tedavi etmektir. Bu tedaviyi kendinize uygulamanız ruh sağlığınıza iyi bakmakla başlayacaktır.

 

 

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

Yıldız; Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Yıldız; Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Yıldız; Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız, Ramazan Ayı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir