Gemlik Haber

COVID-19 Tedbirleri Temizlik Takıntısını Kalıcı Hale Getirebilir mi?

COVID-19 Tedbirleri Temizlik Takıntısını Kalıcı Hale Getirebilir mi?

Tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüs salgını ile bir yılı aşkın süredir mücadelemiz devam ediyor. Kuşkusuz ki bu süreçte yaşanan maddi sıkıntılar ve fizyolojik rahatsızların yanında psikolojik olarak da hayli etkilendik ve yıprandık. Salgının başlarında belirsizliğin yarattığı kaygı ve hastalığın ölümcül etkilerinin yarattığı panik atak gibi psikolojik rahatsızlıklar üste düzeydeydi. Şimdilerde sürecin uzamasından ve yeni normale adapte olamamaktan kaynaklı depresyon belirtileri çoğunlukta kendini göstermeye başladı. Fakat salgın sürecinde farkında olmakta zorlandığımız ve sinsice ilerleyen halk dilinde takıntı olarak bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluk biz uzmanları ileriye dönük olarak endişelendiren rahatsızların başında geliyor.

Obsesyon, kişinin saçma ya da mantıksız bulduğu ancak sürekli olarak zihnini meşgul eden düşünce ya da dürtüler olarak tanımlanmaktadır. Kompulsiyon ise obsesyonların neden olduğu kaygıyı azaltmaya yönelik tekrarlayıcı davranış ve zihinsel eylemlerden oluşmaktadır. Obsesif kompulsif bozuklukta bulaşma/hastalık obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu, kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu, simetri ve düzen obsesyonu ve kompulsiyonu, cinsel obsesyonlar ve dinsel obsesyonlar bulunabilir. Örneğin; bir kafeye kahve içmeye gittiğinizde kahvenin servis edildiği bardaktan size ölümcül hastalık bulaşacağını düşünmeniz bir obsesyon, bu sebepten her kafeye gittiğinizde yanınıza kendi bardağınızı almanız ve kahveyi onunla içmeniz ize bir kompulsiyondur. Tabii ki de hijyenik, düzenli, tertipli olmak her zaman için sizleri takıntılı kişi yapmaz. Günlük hayatımızda hijyen tedbirlerini yerine getirmek çok doğal ve gerekli. Fakat bu durum günlük hayatımızı etkiliyor ve sürekli tekrar ediyor, yaşamımızı kısıtlıyor ve zorlaştırıyorsa burada bir sorun var diyebilirdik. Diyebilirdik diyorum çünkü şimdilerde bunun ayrımını yapmak oldukça zorlaştı. Çünkü yaşanan salgın sürecinde en güçlü silahlarımızdan biri hijyen tedbirlerini yerine getirmek…

Salgının başından beri uzmanların tüm söylediği temasta bulunduktan sonra mutlaka el hijyenini sağlamak, marketten alınan ürünlerin ambalajlarını temizlemek, dışarıdan geldiğimizde kıyafetlerimizi havalandırmak ya da yıkamak, sarılmamak, tokalaşmamak, mesafeyi korumak ve maske takmak gibi aslında bizlerin daha önce aşırıya kaçan davranış olarak gördüğümüz şeyleri yapmayı içeriyor. Hal böyle olunca normallerimiz iyice değişmiş oldu. Bu süreçte önemli olan şey tüm bu tedbirleri uygularken bunları yeterli seviyede yapmak ve alınan bu tedbirleri yaşadığımız salgın sürecine bağlı olarak geliştiğinin bilincinde olmaktır. Örneğin marketten aldığınız ürünleri silip dolaba yerleştirdikten sonra aradan bir süre geçince tekrar silme ihtiyacı duymak, hiç dışarısı ile temas etmemenize rağmen evde olduğunuz süre boyunca sürekli ellerinizi yıkama ihtiyacı duymak tedbirleri aşırıya kaçırdığınız ve ilerisi için OKB riski taşıdığınız anlamına gelebilir. Yakını veya çevresinde bu hastalığa yakalanan birilerinin olması, corona virüsü için belirlenen risk gurupları içinde yer almak takıntılı olma ihtimalini arttırır. Kaygı ve strese karşı toleransı düşük kişiler, çok kalabalık ortamlarda çalışma zorunluluğu, çevresinin kendisi kadar özenli davranmadığını düşünenlerde kaygılı ve takıntılı hal daha sık oluşabilir. Çevreye dair kontrolü sağlayamadığını düşünme, ileriye dair belirsizlik ve çok sık salgına dair bilgi bombardımanına maruz kalmak diğer risk faktörleridir.

Şu an işinde bulunduğumuz durum bilim insanları için bile tam olarak öngörülemeyen bir süreç. Dolayısıyla hastalığın bulaşması konusunda duyduğunuz kaygı ve tedbir alma ihtiyacı çok olağan. Kaygı zaten belirli bir düzeyde olduğu sürece bizi tehlikelerden koruyan işlevsel bir duygudur. Önemli olan tüm bu tedbirleri yeterli seviyede uygulamak ve günlük hayatımızın işlevselliğini bozamamasını sağlamaya çalışmaktır. Alınan hijyen tedbirlerinin bizleri corona virüs salgınından korumaya yönelik olduğunu unutmadan ve uzmanların bizlere söylediği seviyelerde “yeterli düzeyde” uygulamak, salgının etkileri hafiflediğinde OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) riskini azaltacaktır.

Sağlıkla kalın.

 

                                                           

Çanakkale Zaferi 106 Yaşında

Çanakkale Zaferi 106 Yaşında
Çanakkale Zaferinin 106.yılı ve Şehit günü programı Atatürk anıtında yapılan çelenk sunumu ile başladı.
İlçe kaymakamı Hasan Göç ve diğer protokol üyeleri anıta çelenk sunarak saygı duruşunda bulundular. İstiklal Marşımız eşliğinde göndere şanlı bayrağımız çekildi.

Haklarında 96’şar yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan çift Gemlik’te yakalandı

Haklarında 96’şar yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan çift Gemlik’te yakalandı

Gemlik’te  polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, 74 farklı dolandırıcılık suçundan 96 yıl 6’şar ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan çift yakalanarak gözaltına alındı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Antalya ve Sakarya’da, 74 ayrı dolandırıcılık suçundan kaydı bulunan ve haklarında 96 yıl 6’şar ay kesinleşmiş hapis cezası olan Hüseyin P. (45) ve Tuba P. (41) çiftinin yakalanması için çalışma başlattı. Asayiş Şube’ye bağlı Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, çiftin Gemlik’te bir evde saklandığını tespit etti. Takibe alınan çift, düzenlenen operasyonla yakalandı. Çift, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 127 bin 500 TL adli para cezası da bulunan çift, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Ağdemir’den Çanakkale Destanı Açıklaması

Ağdemir’den Çanakkale Destanı Açıklaması

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106’ncı yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Paşa Ağdemir yazılı bir açıklamada bulundu.

Ağdemir açıklamasında, “Çanakkale, bir destanın adı, bir ruhun varoluş resmidir. Bu ruh; İslam’ın ulviyeti ile yoğrulmuş ve Türk’lüğün cesareti ile şekillenmiştir bir ruhtur. Bu ruh aynı zamanda 106 yıl önce Çanakkele Mahşerinde, açlık ve sefalet içinde geçen 259 gün, gögüs gögüse çarpışıp, 253 bin şehit vererek düşmana geçit vermeyen, tarihe yeni bir destanla adını yazdıran Türk Askeri, Mehmetçik olmuştur. Dini, Vatanı, Milleti ve Bayrağı için; Hiçbir karşılık beklemeden, makam, mevki, şan, şöhret duygusuna kapılmadan, sadece inandığı değerlerin yaşamasını arzulayarak şehadet şerbetini içen kahramanlar, ruhlarınız şad, makamlarınız cennet olsun. Bu vesile ile canlarını göz kırpmadan vatanı için feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

ÖĞRENCİLERİMİZDEN 18 MART ÖNCESİNDE VEFA ÖRNEĞİ

ÖĞRENCİLERİMİZDEN 18 MART ÖNCESİNDE VEFA ÖRNEĞİ

İlçemizde farklı okullarda eğitim-öğretim gören öğrencilerimiz, mahallelerinde bulunan şehitliklerimizi ve şehit ailelerimizi “18 Mart” öncesinde okul müdürleri ve öğretmenleri ile birlikte ziyaret edip, vefa örneği gösterdiler.
Çanakkale Zaferi’nin 106. Yıl dönümü münasebetiyle yarın düzenlenecek resmi tören öncesinde öğrencilerimiz Gemlik Merkez Şehitliği dışındakı, Engürücük, Kurtul, Büyük Kumla ve Umurbey’de bulunan şehitliklerimizi ziyaret ederek, aziz şehitlerimizi dua ve minnetle yad ettiler.
Kurtul Şehit Cem Üner İlk Ve Ortaokulu öğrencileri, Müdür Yardımcısı Metin Erdoğan ile Kurtul’da Şehitlerimiz Cem ÜNER ve Adil ŞEKER’in, Şehit Etem Yaşar İlkokulu ve Engürücük İlk ve Ortaokulu öğrencileri Okul Müdürleri Mehmet Yavuz ve Tuncay Özkan ile Engürücük’te Şehit Öğretmen Etem YAŞAR’ın, Ali Kütahya İlk ve Ortaokulu Müdürü Zekeriya Yıldırım ve öğretmenleri Büyük Kumla’da Şehit Özcan YILDIRIM’ın, Şehit Esat AKBABA Ortaokulu öğrencileri Okul Müdürü Ahmet Turan Polat ve öğretmenleri ile Umurbey’de Şehit Esat AKBABA’nın şehitliklerinde dualarla bir araya gelirken, şehitliklerin ardından şehit ailelerinin evlerine de konuk oldular.
Ziyaretlerle ilgili olarak duyduğu memnuniyet ifade eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran; “Şehitliklerimize öğrencilerimiz tarafından yapılan bu ziyaretler, geleceğimizin yegane teminatı çocuklarımızda vatan ve bayrak sevgisi bilincinin oluşması ve yerleşmesi, şehitlik makamının , manevi ve milli değerlerin anlamlandırılması, geçmişin izlerinin taze tutularak geleceklerine yön vermeleri adına çok kıymetli. Yarın ki kutlama programında yer alan Gemlik Merkez Şehitliği dışında bulunan şehitlerimizi atlamadan, tek tek ziyaret eden başta okul müdürlerime, öğretmen arkadaşlarımıza ve bizleri bu duyarlı davranışlarıyla duygulandıran vefalı öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

ANDIMIZ TÜRK MİLLETİNİN KİMLİĞİDİR VE ŞİİR’İM

ANDIMIZ TÜRK MİLLETİNİN KİMLİĞİDİR VE ŞİİR’İM

Türk’üm, doğruyum, çalışkanım, İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülkümü, yükseltmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene denilmesinde acaba sorarım ülkemdeki gerçek sorunları unutturmak için oyun algıları Andımız üzerinden unutturulmak mı isteniyor.?
*
Andımız, Atatürk döneminde 10 Mayıs 1933 tarihinden itibaren uygulamaya konuldu. 1972 ve 1997 yıllarında sözlerinde bazı değişiklikler yapıldı. Yukarıda ’ki sözler 1997 yılına aittir. Her sabah öğrencilerimiz, gür bir sesle söyledikleri Andımızla birlikte derslerine başlar ve Türk kimliğinin mükemmel bir özeti olan bu sözleri her gün hatırlanması kimleri rahatsız eder.
*
Danıştay’ın önceki gün aldığı kararla birlikte bundan sonra okullarda Andımız okutulmayacak ve sonraki nesillerimiz bundan mahrum kalacak kararı acaba bu konudaki tek suçlunun Danıştay mı! süreci başından itibaren bakıldığında, Danıştay’ın, sadece verilmiş kararı onadığını görürüz. Andımızın kaldırılmasının başlangıcı 2012 yılında gündeme getiren, AKP hükumetinin kararıyla önce ortaokullarda kaldırılmıştır. Dönemin Başbakanı olan Erdoğan 30 Eylül 2013 tarihinde yaptığı konuşmada şunları söylemiştir. İlkokullardaki öğrenci andı uygulamasını kaldırıyoruz. Geçen yıl ortaokullarda bu uygulamayı kaldırmıştır. Şimdi de ilkokullarda kaldırıyoruz. Yani Andımız uygulamasını kaldıran AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan’dır
*
Andımızın kaldırılması 2013 yılı Demokratikleşme Paketi içinde yer almış ve aynı paket içinde kamuda türban serbest maddesi de vardır. Bir serbestlik pakette getirilirken, kurnazca kimliğimizin ifadesi olan Andımız kaldırılmıştır. Gerçekten altını çizerek vicdanınıza sorun söyler misiniz Andımızın sözlerinde rahatsız edici hangi cümle ya da kelime var? Bu rahatsızlık “Türklük” vurgusundan kaynaklanıyorsa, Bu ülkenin isminin Türkiye olduğunu bilelim. İçinde yaşadığımız Türkiye, bizlere Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının binlerce bu vatana canlarını feda eden şehitlerimiz emanet bıraktığı bir ülkedir. “Türk” kelimesi etnik anlamda hiç değil, millet anlamında kullanılmıştır. Atatürk Lozan’da Türk milleti tanımını bu ülkede yaşayan, Müslüman olan herkes olarak yapmıştır. Gayrimüslimler ise azınlık olarak tanımlanmıştır.
*
Andımız yasağı; 8 Ekim 2013 tarihli ve 28789 sayılı Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi” ile uygulanmaya başlanmıştır. Yani Başbakan ilan etmiştir, Milli Eğitim Bakanlığı ise yürürlüğe sokmuştur. Daha sonraki süreçte sözde hak arayan ve rahatsız olan Türk Eğitim Sendikası yürütmenin durdurulması için Danıştay’a dava açıyor ve iptal davası 24 Nisan 2018 tarihinde Danıştay 8. Dairesi tarafından karara bağlanıyor. Yani Danıştay yürütmeyi durduruyor.
*
O günden sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda birçok kez değişiklikler yapılıyor, kurul durmadan değişiyor. Adeta Danıştay 8. Dairesi’nin iptal kararını bozacak üyeler aranıyor. Sonuç olarak önceki gün AKP hükumetinin Andımızı kaldırmasını iptal eden Danıştay 8. Dairesi’nin kararı bozuluyor ve Andımız kaldırılıyor. İttifak ortağı olan MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise tepkisini Danıştay’a gösteriyor. Halbuki asıl tepkiyi, desteklerini esirgemediği ortağına göstermesi gerekiyor.

*
Bu millet Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle , Alevisi, Sunnisi , şafisiyle unvanını almış bir millet. Türküm diyen herkes bu unvanı almış şerefli bir vatandaş olarak yaşarken bizi bundan uzaklaştırmak isterler anlamak istemezler anlamazlar ve bu kimlik bizi bir arada tutan kimliktir. Türklük Atatürk’ün de anlatımıyla bir üst kimlikti, bir inanç birliğiydi, bir hedef, bir görüş birliğiydi, bir zihniyet birliğiydi. Bu birlik bizi bir mayada, bir arada tutan yegane unsur ve Türk milleti olarak kimliğimizi haykıran Andımızı tekrar istiyoruz, Laf kalabalığına gerek yok. Bu kadar…?
YETER’Kİ VATAN VAR OLSUN
Bir canım varsa Allah’ım için
Bu ömrüm yeterse vatanım için
Kanım akarsa aksın bayrağım için
Canım feda olsun yeter’ ki vatan var olsun.
*
Gitmek çözüm olsa şimdi gideyim
Toprak millet uğruna canım vereyim
Elimde silahım imanımla şehit olayım
Canım feda olsun yeter ki vatan var olsun.
*
Verilmiş sözüm var dilimde benim
Birde Allah’a can borcum benim
Şahadet arzum var içimde benim
Can feda olsun yeter ki vatan var olsun.
*
Yıktırmam dedim asla vatanımı ben
İndirtmem gökten bu bayrağımı ben
Bu kutsal varlığımı çiğnetemem ben
Canım feda olsun yeter ki vatan var olsun.
*
Varsın sen nesin desinler bana
Akıl veren bilmişler söylerler hala
Bir kurşunluk canım olsa da feda
Canım feda olsan yeter ki vatan var olsun.
Y.T: 09/ 03/ 2014

Gemlik Gençlik Merkezinden 17 Şehit Ailesine Anlamlı Ziyaret

Gemlik Gençlik Merkezinden 17 Şehit Ailesine Anlamlı Ziyaret

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü vesilesiyle Gemlik Gençlik Merkezi Gemlikli şehitlerimizin ailelerini evlerinde ziyaret ederek şehitlerimizin özel baskılı fotoğrafının da bulunduğu küçük bir hediye paketi sundu.
Gemlik Şehit Aileleri Derneği Başkanı Hüseyin Bıçakçı’ nın rehberliğinde Gemlik merkez, Cumhuriyet mahallesi, Kurtul, Engürücük ve Umurbey mahallerinde bulunan şehit aileleri tek tek ziyaret edildi. Evlere girmeden kapıda yapılan ziyaretlerde şehidinin özel baskılı fotoğraf hediyesini alan Aileler duygulu anlar yaşadılar.
P. Er İsmet Armağan ,P. Komd. Er Adil Şeker, J. Er Cem Üner, J. Er Naci Çakır, J. Er Duran Okçu, P. Komd. Er Rüstem Koç, J. Er Muammer Bıçakçı, J. Er Gökhan Aydınlı, J. Er Özcan Yıldırım, P. Uzm. Çvş Toygun Aydemir, Hv. Ulş. Er Şahin Taşkın, Hv. Hv. Ast. Üs. Çvş Mehmet Koray Pınar, J. Ütğm Esat Akbaba , J. Ütğm Esat Akbaba Muh. Er Hüseyin Çatalkaş, , Jan. Er Nezir Erdem, Jan.Kom. Er Mehmet Güngör, Öğretmen Ethem Yaşar’ın aileleri ailelerine yönelik yapılan ziyaretten dolayı Gemlik Gençlik Merkezine çok teşekkür eden Şehit Aileleri Derneği Başkanı Hüseyin Bıçakçı , ‘Şehitlerimizin ve ailelerinin unutulmaması bizim için son derece önemli bu açıdan sizlerin bu anlamlı güzel ziyaretleri bizleri hem sevindirmiş hem de duygulandırmıştır ’dedi
Şehitlerin ,ailelerinin ve gazilerin devlete ve millete emanet olduğunu ifade eden Bıçakçı ‘Şehitlik en kutsal mertebedir. Şehit ailelerinin de şehit ailesi gurur ve onurunu en iyi şekilde her daim taşımaktalar . Bizler ne yapsak vatan uğruna, bayrak uğruna evlatlarını şehit veren ailelerin acısını dindiremeyiz. Yaptığınız bu ziyaretle bize şehitlerden bir emanet olarak kalan bütün şehit ailelerimizin yanlarında olduğunuzu gösterdiniz diye konuştu.

“Haftalık Tematik Denetimler” Sürüyor

“Haftalık Tematik Denetimler” Sürüyor

Bursa Valiliği ve Gemlik kaymakamlığı koordinatörlüğünde haftalık tematik denetimler aralıksız sürdürülüyor. Genelge kapsamında Gemlik Ticaret ve Sanayi odasınında verdiği destekle Gemlik genelinde Otel ve Konaklama Tesisleri Bursa Valiliği ve Gemlik Kaymakamlığı Koordinatörlüğünde Gemlik Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa gerçekleştirildi.

Denetimlerde herhangi bir aksi durum yaşanmazken, işletmelerin özellikle maske, mesafe ve temizlik kurallarına uydukları, hijyen konusunda da titiz davrandıkları gözlemlendi.

Gemlik ilçe merkezinde kameralı denetim tabelaları konuldu

Gemlik ilçe merkezinde kameralı denetim tabelaları konuldu
Gemlik’te ilçe genelinde sürücülerin uyarılması için ilçe emniyet müdürlüğü tarafından 8 ayrı noktaya kameralı denetim tabelaları dikildi.
Uyarı tabelalarında KGYS sistemi ile izlenmekte ve kayıt altına alınmaktadır ibareleri yer alırken, Ayrıca KGYS kamerası ile araçların hız ve kural ihlalleri de tespit ediliyor.
Uygulamanın diğer başka noktalara da yapılacağı ve zaman zaman drone destekli hız ve hatalı sollama kontrollerine de başlandığı öğrenildi.

Öğretmenlerde yarışa kadın aday katıldı

Öğretmenlerde yarışa kadın aday katıldı

İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) temsilcilik seçimi yaklaşırken, Atatürk İlkokulu’nda görev yapan sınıf öğretmeni Mehtap Başaran da adaylığını açıkladı.

İlkokul öğretmenleri arasında sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı amaçlayan İLKSAN’da seçim yaklaşıyor. “İLKSAN sorunlarını aşalım, yönetimde biz kadınlar olalım” parolası ile çalışmalara başlayan Başaran, “Çocuklarımızın geleceğine yön veren tüm ilkokul öğretmenlerimizin desteği ve takdiri ile görevimizi layığı ile yerine getireceğimize inanıyorum” dedi.

Mehtap Başaran, 2007 yılında Gemlik Ayşe Ziver Karataş İlkokulu’nda göreve başladı. 2014 ile 2016 yılları arasında Gemlik Halk Eğitim Merkezi müdür yardımcılığı görevini yürüten Başaran, Atatürk İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak görevine devam ediyor. İLKSAN seçimi, 3 Nisan’da gerçekleşecek.