GALATASARAY ŞAMPİYONLUĞU VE ÇOCUKLARDA AİDİYET SEVİNCİ
Çocukların dünyasında aidiyet, bir oyuncak kadar somut, bir masal kadar büyülüdür. Onlara “Hangi takımlısın?” diye sorduğunuzda, aslında sadece bir futbol takımını sormazsınız. Bir çocuğun kendini güçlü, parçası olunacak değerli bir bütünün ferdi hissetme ihtiyacına dokunursunuz. Sarı-kırmızı renkler, bu noktada sadece bir tercih değil, pedagojik bir cevaptır.
Çocuk psikolojisinde, “şampiyon olan takıma ait olma” dürtüsü, güvenlik arayışı ve sosyal kabul görme içgüdüsünün masum bir yansımasıdır. Tıpkı okulda popüler grubun yanında durmak istemesi gibi, çocuk zaferin ve başarının enerjisiyle özdeşleşir. Galatasaray’ın müzesindeki UEFA Kupası, Fenerbahçe’nin efsane kadroları ya da Beşiktaş’ın unutulmaz şampiyonlukları… Şampiyon bir takım, çocuğa belirsiz dünyaya karşı tutunacak somut bir dal uzatır: “Kazananlardanım.” Bu aidiyet, okul sıralarında bile omuzlarını dikleştiren görünmez bir zırh olur.
Ancak mesele sadece kupalarla ilgili değildir. Çocuğu asıl büyüleyen, o takımın arkasındaki dev taraftar kitlesidir. İster Ali Sami Yen’de, ister İnönü’de, ister Kadıköy’de; on binlerin tek yürek atışını hissetmek, çocuğa “Ben yalnız değilim” mesajını verir. Gollerde yanındaki tanımadığı insanla sarılmak, ona dünyanın en güçlü duygusunu tattırır: Bir bütünün parçası olmak. Bu güç hissi, çocuğun benlik gelişimi için paha biçilmez bir besindir.
Ve elbette; çocuklar şampiyonlukları kadar, yenilgileri de bu bağ sayesinde öğrenir. UEFA Kupası’nı kaldıran ruh, bir sonraki sezon yaşanan hayal kırıklığında bile taraftarına “Başın dik olsun” deme bilgeliğini vermiştir. Düşmekten korkmamayı, kaybetmenin utanılacak değil paylaşılacak bir şey olduğunu bu duygusal dayanıklılıkla keşfederler.
Sonuç olarak; çocuğunuz ister sarı-kırmızı, ister siyah-beyaz, ister lacivert-sarı bir atkıyı boynuna dolasın; ona verdiğiniz şey bir renkten çok daha fazlasıdır. Siz ona; aidiyet hissini, kolektif bir gücün parçası olmanın özgüvenini, zafere sevinme ve yenilgiyi göğüsleme becerisini armağan edersiniz. Çünkü çocuklar sadece şampiyon takımın parçası olmayı değil, şampiyon gibi hissettiren bir hikâyenin içinde olmayı severler. Ve her çocuk, kahramanı olduğu bir hikâyeyi hak eder.
Klinik Psikolog Büşra Kırca
Çocuk, Ergen ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa
@klinikpsikologbusrakirca | 0531 662 3087
Gemlik Gündem Gazetesi Gemlik Yerel Haber Sitesi, Gemlikte Günlük ve Son Dakika Gemlik Haberleri

