Gemlik Haber

Kent Konseyi’nden Halk Market’e destek

Kent Konseyi’nden Halk Market’e destek

Gemlik Kent Konseyi, Halk Market’e temel gıda maddesi desteğinde bulundu.

Gemlik’te faaliyet gösteren ve yüzlerce ailenin faydalandığı Halk Market’e önemli bir destek de Gemlik Kent Konseyi’nden geldi. Kadın Meclisi ve çalışma grupları üyeleri, imece usulü temin ettikleri un, yağ, bakliyat, makarna, süt ve peynir gibi temel gıda maddelerinden oluşan paketleri, Halk Market personeline teslim etti. Ürünleri tutanak karşılığı teslim alan personel, kontrol ve dezenfekte işlemlerinin ardından Halk Kart sahiplerinin faydalanması için raflara yerleştirdi.

Kadın Meclisi üyelerine duyarlılıklarından dolayı teşekkür eden Gemlik Kent Konseyi Başkanı Gürhan Çetinkaya, pandemi ve ekonomik şartlar nedeniyle maddi zorluk yaşayan yurttaşlar ile dayanışmanın oldukça önemli olduğunu söyledi. Gemlik Belediyesi’nin Halk Market ile sosyal hizmetlere yeni bir anlayış getirdiğini söyleyen Çetinkaya, Kent Konseyi olarak Gemliklilere dokunan çalışmalara devam edeceklerini belirtti. Gemlik Kent Konseyi, İzmir’de meydana gelen depremin ardından kente yaklaşık 100 koli giyecek, temizlik ve gıda maddesi desteğinde bulunmuştu.

Gemlik Belediyesi’nin sosyal hizmet projesi olan Halk Market’ten faydalanmak isteyen ihtiyaç sahiplerinin, Katlı Otopark altında bulunan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne başvurmaları gerekiyor.

Minik Yürekler Üşümesin Kampanyası Devam Ediyor

Minik Yürekler Üşümesin Kampanyası Devam Ediyor

ÜLKÜ OCAKLARINDAN Minik Yüreklerin Üşümemesi  İçin Başlatılan Sosyal Sorumluluk Kampanyası OCAK SICAK TUTAR Hız kesmeden devam etmekte.

Gemlik  Ülkü Ocakları Asena Birim Teşkilatı Ve Sosyal Faaliyet Birimi  tarafından kış aylarının gelmesi nedeniyle ‘Minik Minik Yürekler Üşümesin#Ocak Sıcak Tutar’ isimli sosyal sorumluluk kampanyası Rekora koşmakta.

İlçemiz  genelinde birçok sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren Gemlik Ülkü Ocakları ”Ocak Sıcak Tutar#Minik Yürekler Üşümesin” isimli kampanyayı hayata geçirerek şu anda 286 adet mont 84 adet ayakkabı 40 adet kazak 20 adet kışlık İçlik’i  ihtiyaç sahiplerine dağıttılar , hedef ise 500 “dendi.

Kampanya ile ilgili açıklama yapan Gemlik  Ülkü Ocakları Asena Birim Başkanlığı ve Sosyal faaliyet birim Başkanlığı “Bilindiği gibi dünya koronavirüs nedeniyle zor zamanlardan geçiyor. Maalesef içerisinde bulunduğumuz durumun ekonomiye olan etkileri de çok ağır. Kış aylarının başlaması ile birlikte soğuklar bastırıyor ve mağduriyetler de artıyor. Gemlik Ülkü Ocakları olarak bizler de mağduriyetleri azaltarak Minik Yürekleri  ısıtmak adına bir kampanya başlattık. Başlatmış olduğumuz kampanya ile ihtiyaç sahibi ailelerimizin evlatlarını soğuklardan koruyarak birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan şu günlerde insanlar arasında bir gönül seferberliği oluşturmayı amaçladık. Hayırseverlerimizin de destekleri ile 500  kardeşimizin kışlık ihtiyaçlarını karşılayacağız. Tüm hayırseverlerimize Tekrardan  kampanyamıza destek oldukları için teşekkür ediyoruz.Ülkü Ocakları Oldukça yetiştiğimiz her mazlumun yüzünü güldürmeye de devam  edeceğiz” dendi.

RÖLANTİ!

RÖLANTİ!

 

Bu kelime günlük hayatımızda da zaman zaman kullandığımız bir kelime olmasına rağmen, yine de erkek okurlarımın kelimeye daha aşina olduğu düşüncesindeyim.

 

Buna rağmen  bilmeyen tüm okurlarımı sözlük karıştırma zahmetinden kurtarmak için önce kelimenin basit anlamını söyledikten sonra yazı içeriğine geçmek istiyorum.

 

Rölanti: (motorlu taşıtta) motoru boşa almak veya araç motorunu normal devrinde çalıştırmak.

 

Hayatın içinde bizlerin diline pelesenk olmuş hali ise;

“Rölantide kalmak!”

“Hayatı rölantiye almak!”

“Rölantide gitmek!”

 

İnanıyorum ki hepiniz, yaşamınız boyunca en az bir kere bile olsa hayatınızı rölantiye almışsınızdır.

Boşvermişsinizdir, geri çekilmişsinizdir… Yaşamdaki hiç birşeyin üstüne düşmeden oluruna bırakmışsınızdır… Hatta kimi zaman kendinizi dinlemek adına büsbütün sessizliğinize bürünmüşsünüzdür veya yavaşlamak istemişsinizdir. Akışta kalarak, hayatın seyrine dalmayı tercih etmişsinizdir.

 

Kısacası hayatı rölantiye almışsınızdır! Aslında hayattan kısa bir mola alma halidir rölanti.

 

İşte ben de 2020′ yi tamamlamak üzere olduğumuz şu günlerde bunu yapabilmenin heyecanını, huzurunu ve tadını almak isteyenlerdenim.

 

Pandeminin gölgesinde geçen koskoca bir yılın yorgunluğu, ilave üç yeni kitap yazmış olmanın telaşeli günleri, köşe yazıları, röportajlar, interaktif bağlantılı programlar, evde imza günleri ve nihayetinde son sürat devam eden Selin Işıl Yazarlık Akademisi’ nin yoğun temposu derken, kendimi on beş günlüğüne rölantiye alma vaktinin geldiğini düşünüyorum.

 

Siz bu satırları okuduğunuzda ben “rölanti” süremden gün yiyor olacağım…Yani bu satırlar 2020 yılının sizinle buluşan son satırları…

Ne zaman mı buluşacağız yeniden?

 

Onbeş gün sonra…2021′ de.

 

2020′ nin neler getirip neleri götürdüğünden ziyade, 2021 yılının güzelliklerine, umutlarına ve vereceği ışığa şimdiden sımsıkıya bağlanmanız dileğimle.

 

Mutlu seneler…

Ülkü Ocaklarından Yılbaşı Kutlamalarına Karşı Broşürlü Protesto

Ülkü Ocaklarından Yılbaşı Kutlamalarına Karşı Broşürlü Protesto

Gemlik Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı İlçe Başkanlığı Gençleri , broşür dağıtarak yılbaşı kutlamalarını protesto etti.
Ülkü Ocakları Gemlik İlçe Başkanlığı Gençleri, broşür dağıtarak yılbaşı kutlamalarını protesto etti.
İlçenin caddelerini Gezen Gençler “Noel Baba’nın çocukları değil, Dede Korkut’un torunlarıyız”, “Müslüman Noel kutlamaz” yazılı broşürler dağıttı.
Ülkü Ocakları Sosyal Faliyet Birimi Ve Mahalli teşkilatların yaptığı ortak açıklamada, yılbaşı kutlamanın İslam’da yeri olmadığını söylendi.
Vatandaşları bilinçlendirmek için broşür dağıttıklarını ifade ederek ,”Bizler Türkİslam ülkücüleri olarak gerekli hassasiyetin gösterilmesi için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. Umuyoruz ki halkımız da bu konuda gerekeni yapacak ve bir Hristiyan bayramı olan Noel’i diğer günlerden bir farkı olmayacak şekilde geçireceklerdir. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda afiş dağıtarak ve basın aracılığıyla özellikle gençlerimizi bu kötü alışkanlıktan uzak tutmaya çaba gösteriyoruz” dendi.

ASIM KOCABIYIK BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT HAFTASI

ASIM KOCABIYIK BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT HAFTASI

Uludağ Üniversitesi Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulu Deniz ve Liman İşletmeciliği Programı öğrencileri Gemlik Denizcilik Topluluğu organizasyonunda Borusan Holding kurucusu merhum Asım Kocabıyık’ı anmak üzere online olarak Asım Kocabıyık Bilim, Kültür ve Sanat Haftası düzenliyorlar.

Bilim, Kültür ve Sanat alanında gençlerin merakla beklediği ‘’Geleceğe Yelken Aç’’ sloganıyla yol çıkan etkinlik 24 Aralık 2020 Cumartesi online ortamda başlıyor. 14.00 de başlayacak olan programın ilk açılış konuşmasını Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, daha sonrasında Asım Kocabıyık Meslek yüksekokulu müdürü Prof. Dr. Yahya Işık devam edecek. Ardından Açılış konuşmalarına Borusan Kocabıyık Vakfı Eğitim Danışmanı, Gemlik Asım Kocabıyık MYO Kurucu Müdürü sayın Prof. Dr. Abdurrahim Korukcu devam edecek. Son olarak da Deniz ve Liman İşletmeciliği Programı Öğrenci Temsilcisi Ahmet Faruk Yıldırım konuşmalarını yaptıktan sonra programa tam anlamıyla start verilecek.15.00 de aynı platform üzerinden devam edecek olan etkinlik de Borusan Gemlik Kampüsü koordinatörü Serdar Özkaleli ‘’Hasretle Asım Kocabıyık’’ konulu program ile Merhum Asım Kocabıyık’ı ölüm yıl dönümünü anacak. Programlar hız kesmeden devam edecek. Saatler 17.00 yi gösterdiğinde ise ‘’Hedef 2023 Türk Denizciliğinin Gelecek Vizyonu’’ yayını ile devam edecek. Bu yayın da Ulaştırma ve altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürü Sayın Ünal Baylan konukları olacak. Saatler 19.30’u gösterdiğin de ise Kaptan Ayşe Aslı Başak ile ‘’Denizde kadın’’ teması konuşulacak. Pandemi dönemini fırsata çeviren Gemlik Denizcilik Topluluğu programlarına 30 Aralık’ a kadar hız kesmeden devam edecek.

Etkinlik 26 – 30 Aralık tarihleri arasında beş gün sürecek. Öğrencilerin eğitim aldıkları yıllarda sektörü tanımalarını sağlayacak etkinlikte ilk günden itibaren dolu dolu bilim, kültür ve sanat temalarıyla birbirinden değerli konukları ağırlayacaklar. Türkiye’nin birçok yerinden dinleyicilerin katılımıyla gerçekleşen etkinlik gençlerin biim, kültür ve sanat yönünden geleceği için büyük bir önem taşıyor.

Program detayları için denizvelimanisletme_gemlik instagram adresinden ya da www.uludag.edu.tr/gemlik web sayfasından ulaşabilirsiniz.

 

Gemlik’te Dil ve Konuşma Merkezi Açıldı

Gemlik’te Dil ve Konuşma Merkezi Açıldı

Gemlikli Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Ebru Barışan, Gemlik Konuşma Bozuklukları Merkezini Cumhuriyet Mahallesi Doktorlar sitesi altında açtı.
Barışan, “Gemlik ve Orhangazi, İznik gibi yakın ilçelerimizde dil ve konuşma konusunda sıkıntı çeken sorunlar yaşayan bir çok vatandaşımız Bursa ve yakın illere gitmek zorunda kalıyordu. Dil ve Konuşma Terapistliği ile ilgili eğitimimi tamamlamamın ardından doğup büyüdüğüm ilçeme ve halkımıza hizmet etmenin daha doğru olduğunu düşünerek merkezimizi Gemlik’te açtık” dedi.

Barışan, mesleği ile alakalı olarak aşağıdaki çeşitli bilgileri paylaştı.
Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?
Dil ve Konuşma Terapisti; iletişim, dil, konuşma, ses ve yutma süreçlerinin gelişimi ve bozukluklarının önlenmesini, tanılanmasını, değerlendirilmesini, rehabilitasyonunu ve dil ve konuşma terapisi alanının bilimsel araştırmaları ile ilgilenen; sağlıklı, hasta veya engelli bireylerin yaşam kalitelerinin artırılmasını hedefleyen sağlık meslek elemanıdır. Dil ve konuşma terapisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kendi otonomisi olan yasal ve özgün bir meslektir. Ülkemizde Dil ve Konuşma Terapisi mesleği 6 Nisan 2011 tarih ve 6225 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9 maddesi ile 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna eklenen Ek Madde 13 (d) bendi ile yasal zeminde sağlık meslek mensubu olarak tanımlanmıştır.
Çalışılan Hastalık Grupları
Dil ve konuşma bozuklukları uzmanlarının çalıştığı hastalık grupları sözel ve sözel olmayan iletişim sorunlarından, yutma ve yeme bozuklukları olan bireylerin sağaltımına kadar geniş bir aralığı kapsar. Gelişimsel dil bozuklukları, ses bozuklukları, artikülasyon/fonolojik bozukluklar, kekemelik, hızlı bozuk konuşma, dudak-damak yarıklıklarına bağlı konuşma bozuklukları, işitme kaybına bağlı konuşma bozuklukları, dil edinimi gerçekleştikten sonra bir kaza ya da beyin kanaması sonrası gelişen konuşmanın bozulması ya da kaybolması(afazi), edinilmiş yutma bozuklukları dil ve konuşma bozuklukları uzmanlarının çalışma alanlarının bir kısmıdır.

Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları iletişim bozukluklarının önlenmesi, tanılanması ve sağaltımı konularında görev yapar. Bu bağlamda klinik ve eğitsel programlar hazırlar, geliştirir, terapi programlarını uygular. Elde edilen sonuçları değerlendirir, ailelere ve ilgili meslek gruplarına danışmanlık yapar.

İletişim, Dil ve Konuşma Bozuklukları
İletişim, özellikle sözel iletişim, insanlara özgü bir beceridir. İletişimin aksaması insan yaşamını zihinsel, sosyal ve kişisel açılardan etkileyebilir, yaşam kalitesinde olumsuzluklar yaratabilir. Sözel iletişimin aksamasına neden olan bozukluklara çözüm getirmeye çalışan bir bilim dalı olan dil ve konuşma bozukluklarının alanı, kekemelik, ses bozuklukları, yutma bozuklukları, sesletim (artikülasyon) bozuklukları gibi konuşma bozukluklarını ve dilin seslerini, anlamını, gramerini, kullanımını içeren dil bozukluklarını kapsar.

Bazı dil ve konuşma bozuklukları gelişimsel olarak belirli bir nedene bağlı olmadan ortaya çıkabileceği gibi, işitme engeli, zihinsel engel, otizm, serebral palsy, inme (stroke) ve diğer nörojenik bozukluklar ve kazalar, hastalıklar gibi dış etkenlere bağlı olarak da görülebilir. Dil ve konuşma bozuklukları çocukları olduğu kadar yetişkinleri de etkileyebilir.

Dil ve Konuşma Bozukluklarında Erken Müdahale neden önemlidir?
Dil ve konuşma sorunlarında erken tanı ve tedavi zihinsel gelişimde çok önemli rol oynar. Soruna müdahale edilmesi zihinsel ve dilsel gelişimin dışında, çocuğun ileride sorun yaşaması olası diğer alanlar olan davranış, duygusal gelişim, öğrenme, okuma ve sosyal alanlardaki gelişimini de olumlu olarak etkilemektedir.

Konuşma terapisine başlamak için en uygun yaş nedir?

! Terapilere düzenli gelmek , ailelere ve kişiye özel verilen danışmanlıklara uymak konuşma problemlerinde çözüme ulaşma konusunda son derece önem arz eder.

“Dil ve konuşma bozuklukları çocuğunuzun kendine güvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Küçük bir çocuğun ‘arı’ yerine ‘ayı’ demesi ya da duraksayarak konuşması sevimli gelebilir; ancak zaman geçtikçe bu durum, söylediklerinin çevredekiler tarafından anlaşılamamasına ve çocuğun iletişim kurmaktan kaçınmasına neden olabilir. Ayrıca, konuşma güçlükleri çocuğun okul başarısını etkileyebilir. Çocuk, öğretmeninin onu anlamak için mücadele ettiğini fark ettiğinde; öğrendiklerini ifade etmekte, istenileni yapmakta ve derse katılmakta isteksizlik duyabilir. Tüm bunlar, çocuğun gelişimi için gerekli olan aktivitelere katılmasına engel olabilmektedir.

Örnek verecek olursak; 3 yaşına gelmiş olan bir çocuğun konuşmasının ailenin dışındaki kişiler tarafından da anlaşılır olması gerekir. Kısacası kendini ifade etme, sesleri doğru çıkarma, kelimeleri doğru kullanma yeteneğine sahip olması gerekir.
Dil gelişimi beklentilerimizi özetleyecek olursak;
24 aylık bir çocukta aile dışındaki bireyler tarafından konuşmanın anlaşılabilirliğinin %50-75 arası olması beklenir. 36. Ayda ise anlaşılırlık %80-90 a çıkmalıdır.
Çocuğunuz anlatılan şekilde iletişimini sağlayamıyorsa, Uzman Dil ve Konuşma Terapistinden yardım almalısınız.

İlk Görüşme Öncesinde Ne Yapmalıyım?
Çocuğun dil ve/veya konuşma problemini tüm boyutlarıyla anlayabilmek için Dil ve Konuşma Terapisti ilk değerlendirmede çocuğun medikal, sosyal ve gelişimsel öyküsüne de ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle yapılacak bir değerlendirme öncesi daha önce yapılan muayene ve değerlendirmelere dair kulak burun boğaz hastalıkları uzmanları, çocuk nörolojisi uzmanları ve çocuk psikiyatrisi uzmanlarından alınan raporların yanınızda bulundurulması önemlidir.
Konuşma bozukluklarında artık online konuşma terapisi başladı.

Ülkemizde sınırlı sayıda Uzman Konuşma Terapisti bulunuyor ve terapistlerin birçoğu da büyük şehirlerde çalışıyor. Yaşadıkları şehirlerde bu hizmeti alamayan kişiler ise kendilerine en yakın şehirlerdeki konuşma terapistlerine ulaşmak durumunda kalıyor. Bu durum, terapi için sık sık şehirlerarası yolculuk yapmaya neden olduğundan özellikle çocuklar için yorucu olabiliyor. Online konuşma terapisi, zaman tasarrufu, erişim ve ulaşım kolaylığı sunar. Dil ve konuşma terapisinin sunduğu imkanlardan faydalanmak isteyen kişiler, birlikte çalışmak istedikleri konuşma terapistlerine herhangi bir ulaşım sıkıntısı çekmeden internet üzerinden kolayca ulaşabilirler. Konuşma terapistleri, internet üzerinden kişilerle yüz yüze, canlı bir şekilde tedavi hizmeti sunarlar. (ASHA) Amerikan Dil ve Konuşma-İşitme Derneği gibi uluslararası kurumlar tarafından yapılan araştırmaların online dil ve konuşma terapisinin başarısını kanıtladığını belirtiyor.
Online konuşma terapisi nasıl uygulanır?

Online konuşma terapisinde telekomünikasyon teknolojisinden faydalanılır. Web kameraları, kulaklık ve mikrofon aracılığıyla gerçek zamanlı olarak online terapi ortamı sunulur. Bu terapiden yalnızca çocuklar değil, yetişkin danışanlarımız da kolaylıkla faydalanabiliyor. Özellikle afazili danışanlarımızın bir kısmı sağlık sorunları nedeniyle aynı şehirde dahi olsa kliniğe ulaşımda güçlük çekebiliyorlar. Online terapi, bu danışanlarımızın evlerinden rahatlıkla tedavi desteği alarak konuşmalarını geliştirebilmelerini sağlıyor. Kısacası, artık internet bağlantısı olan herkes, dünyanın her yerinden istediği dil ve konuşma terapisti ile bağlantı kurarak rahatlıkla terapi görebilir.
DİL VE KONUŞMA TERAPİSTLERİ HANGİ ALANLARDA YETKİNDİR?
• Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik, Hızlı Bozuk Konuşma)
• Artikülasyon Bozukluğu
• Fonolojik Bozukluk
• Gecikmiş Dil ve Konuşma
• Down Sendromu
• Serebral Palsi
• Afazi
• Apraksi
• Dizartri
• Yutma Bozuklukları
• Disleksi
• Parkinson
• Epilepsi
• Ses Terapisi (Mutasyonel Falsetto, Konversiyonel afoni,spazmodik disfon, nodül, polip,kist reinke ödemi, ses teli felci, granülom)
• Çocuk ve yetişkinlerde ses hastalıkları
• Kansere bağlı baş-boyun tümör ameliyatlarını takiben ses ve yutmanın geri kazanılması
• Alternatif Destekleyici İletişim Sistemleri (ADİS)
• Hidrosefaliye Bağlı Konuşma Bozuklukları
• Beyin Hasarı, Felç, inme, havale vb Durumlar Sonrasında Dil ve Konuşma Bozukluklarına Müdahale
• Dudak Damak Yarığı Olanlarda Dil ve Konuşma Terapisi
• İşitme Engelli Bireyler İçin Dil ve Konuşma Terapisi
• Genetik Sendromlara Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları

COVID-19 (Koronavirüs) Salgını nedeniyle korunma amaçlı katı önlemler alarak danışanlarımız ile çalışmaya devam etmekteyiz.
1. Randevu aşamasında öncelikle ateş, öksürük, boğaz ağrısı gibi solunum yolu enfeksiyonu şikayetleri açısından sorgulanmakta, şikayeti olan kişiler salgın döneminde kliniğimize kabul edilmemektedir.
2. Aynı anda birden fazla danışanın karşılaşmasını önlemek için randevu saatleri arası 45 dakika olarak ayarlanmıştır.
3. Danışanlarımızın yanında refakatçi olarak en fazla 1 kişi kabul edilmektedir.
4. Bütün danışan ve yakınlarının maske takması gerekmektedir.
5. Bekleme alanlarında sosyal mesafeye dikkat edilerek oturulması sağlanmaktadır.
6. Klinikte üst düzey hijyen tedbirleri alınmıştır. Her gün günlük olarak yüzeyler ve bütün kapı kolları antiseptik temizleyiciler ile temizlenmektedir.
7. Banko ve ortak kullanım alanında danışanlarımız için dezenfektan ve galoş bulunmaktadır.
8. Bu dönemde evden çıkamayan veya şehir dışında yaşayan tüm danışanlarımıza online terapi yoluyla hizmet vermekteyiz.
9. Aldığımız önlemler sizlerin sağlığı içindir. Salgının kontrol altına alınması ve daha fazla yayılmaması için herkes tarafından bu dönemde kurallara uyulması son derece önemlidir.
Sağlığınız ve sağlığımız için kurallara uyalım.
Sağlık dolu günlerde buluşmak üzere…
BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ.
uzm.dktebrubarisan
Uzm.dkt.Ebru Barışan Gemlik Konuşma Bozuklukları Merkezi
0531 918-7438
uzm.dkt.ebrubarisan@gmail.com

MOR İNSANLAR

MOR İNSANLAR

Amerikalı sanatçı Kristen, yapılan başkanlık seçimindeki kutuplaşmadan çok rahatsız olmuş.

Kırmızı şapkalı cumhuriyetçilerle, mavi şapkalı demokratların arasındaki bölünmeyi görünce bir kitap yazmaya karar vermiş.

Kitabına da “Dünyanın daha çok mor insana ihtiyacı var” ismini vermiş.

Mor insanı en nazik ve en mantıklı bir insan olarak tarif etmiş.

Bu bilgilerden sonra birde bizim ülkemizi düşünelim.

Her alanda bir kutuplaşma yaratmakta, üstümüze yoktur.

Nezaketi ise tamemen unuttuk.

Hakaret etmek ve itibarsızlaştırmak en önemli özelliğimiz olmuştur.

Ötekileştirme konusunda ise şampiyonuz.

Yazar ve sanatçı Kristen, Mor insan yaratmak için beş tane ilke bulmuştuk.

-sorular sormak

-çok gülmek

-sesimizi kullanmak

-çok çalışmak

-tüm farklılıkları kabul etmek

Daha çok çocuklara hitap eden bu kitabıyla çocukları bölünmüşlükten kurtarmayı hedeflemiş.

Aslında kutuplaşmayı önlemek için ise çocuklardan başlamasını çok önemli buluyoruz.

Aslında bu Mor İnsanlığı geçmişteki Çiçek Çocuklar dönemine benzetiyoruz.

Mor insanlığı uzlaştırıcı bir model olarak görüyoruz.

Çünkü böyle bir anlayışa sadece Türkiye’nin değil tüm Dünyanın ihtiyacı var.

Kutuplaşma cinneti din ve ırk tanımıyor.

Aynı dine inanan ayrı ırktan gelen ve aynı evi paylaşan insanlar, birbirlerini öldürmekten çekinmiyorlar.

Bu vahşete çare bulması gereken siyaset cephesi ise kutuplaştırıcı uslubu ile gerginliği tırmandırıyor.

 

Günün sözü,

İyi dostluklar hesapsız kurulur.

“Balzoc”

 

“DÜNYADA, ÜLKEMİZDE, 2020 DE YAŞANAN SORUNLARIN 2021 YILINA TAŞINMASI VE ŞİİR’İM”

“DÜNYADA, ÜLKEMİZDE, 2020 DE YAŞANAN SORUNLARIN 2021 YILINA TAŞINMASI VE ŞİİR’İM”

 

2020 yılı dünyada ve ülkemizde zor dönem olması son ayını geride bırakarak 2021 yılına hayırla hoş gelmesi dileyerek,2020 yılı dünyada ve Türkiye’de neler yaşandı kısaca özetiyle bakalım. Dünya insanlığını acımasızca zorda bırakan, üzen gelişmeler. Corona virüs salgınıyla geçen 2020 yılı birçok unutulmayacak olayları yaşattı ve corona virüs hastalığın yayılması şaibelerle gelmesinde, 2020 de yerini aldı…

 

2020 Ülkemizde başta korona virüs ile gelen vakaların ilgili yetkililer tarafından, Türkiye’de ilk kez korona virüs vakasına rastlanıldığını açıklandı ve korona virüs salgını Çin’in dışına yayılarak birçok ülkede can kaybına neden olmasıyla küresel pandemiye dönüşen hastalık, ülkeleri karantina uygulamasına zorladı ve milyonlarca insan acıyla can kaybına uğradı.

 

Dünyada alınan önlemler kapsamında maskelerin erkek kesime yaşmak taktırması, karantina günlük yaşamla seyahat kısıtlaması gibi uygulamalara geçildi. Dünya Sağlık Örgütü, korona virüsü küresel salgın olarak ilan etmesi ve dünya genelinde korona virüsten ölenlerin sayısı 1 milyon yedi yüz bin geçti söylentileri.

 

Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin’in kurucu ortağı olduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in geliştirdiği korona virüs aşısının yaygın kullanımına onay verdi. Pfizer/BioNTech aşısı da “dünyada tescillenen ilk korona virüs aşısı” olması diğer ülkelerden aşı üretimleri geliştirerek uygulama testlerine geçilmesi ve bazı şaibeler söylemleri dünya ülkelerinde önemli zengin kesimlere bu aşıların yapıldığı.

 

Ülkemiz dar gelirli halk kesimi aş, iş ve ekonomik sorunlar yaşaması 2021 de aynı sorunları yaşayacak gibi görüntüsü.

Depremler, çığ ,faciaları ve ölümler. Uçak kazası birçok insanımızı ölümü ve yaralanması.

27 Eylül’de kara bağda operasyon başlatan Azerbaycan ordusu, 44 günde Azerbaycan’ın topraklarını işgal eden Ermenistan, Azerbaycan topraklarını işgalden kurtardı gelişen bu durumla Türk dünyası ülkelerinin her konuda birlik içinde hareket etmeleri önemini getirdi. 2020 yılı ülkemizde yerleşmeye, kalıcı olmaya uğraşılan 4.5 milyon Suriyelinin ülkenin geleceğine potansiyel tehlike fırtınası esiyor olması.

 

Türkiye, Kuzey Irak’ta ve Suriye’de terörle haklı mücadele operasyonunda şehit askerimiz ve başarılı askeri hareketi. Ayasofya’nın ibadete cami olarak açılması haçlı aleminin yersiz tepkileri. Karadeniz’de 85 milyar metreküp doğal gaz bulunduğu açıklandı, idealar 2023 çıkarma olacak denildi. KKTC sınırları içerisinde yer alan ve 46 yıldır kapalı olan Maraş’ın bir bölümü halkın kullanımına açıldı. Türk savunma sanayisinde önemli gelişmeleri olması.

 

2020 yılı içinde toplumda sosyal dengesizlik gelen çarpıklık, çocuk tacizler, kadın cinayetleri, uyuşturucu kullanım artışları, fuhuş, trafik kazaları, soygunlar benzeri olayların artışları, adalet, hukuk uygulamalarında güvensizlik, gıda üzerinde oynanan oyunlar, gıda güvensizlikleri, rant mı tedbirsizlik mi diyelim çıkan orman yangıları can ve mal kayıpları, dünyada önemli konusu akar sular ve küresel silah tüccarlarının çeşitli ateşli ve biyolojik silahları ülkeler ve bölgeler insanları üzerinde çeşitli terör örgütleri oluşumlarıyla para kazanma hırsı 2020 de 2021 devrinin devamı olacak görüntüleri.

 

Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarın siyasi üslup halk içinde ayrışma öt-eleştirmeler algılar ve ana muhalefet partisi aynı ağızdan konuşmalar, çekişmeler, 2020 ye damgasını vurarak, Türk siyasi geleneğinde olmayan, bir gecede sosyal medya üzerinden istifasını vererek hazine ve maliye bakanı istifası. Bu siyaset üslubu 2021 yılında süreceği gibi görünüyor.

 

2020 içinde dünyada güçlü ülkelerin insanlığa yaşattığı acılar güç dengeleri uygulamalarıyla, yeni dünya düzeni ile dizaynı ve doğa tahripleri üst seviyelerde olması 2021 yılı 2020 den çok farklı olmayacağının habercisi olduğunu şimdiden gösteriyor.

 

ABD-İRAN : Gerilimi ve İran devrim muhafızları komutanı Kasım Süleyman’ın öldürülmesi ve İran, ABD’nin Irak’taki üslerini vurması, Ukrayna uçağının düşürülmesi ve insanların ölmeleri, ABD + İSRAİL’e ortak olan Suudi Arabistan, Ortadoğu ülkelerinde operasyonlar konsoloslarında muhalif olan gazetecileri kesip yok etmeler. Bu gelişmelerin ardından Ortadoğu’da yeni bir savaş kapıda mı? Sorularını gündemde olacağını görüyoruz?

 

Uluslararası boyutta bakıldığında dünyada Adalet yerlerde olduğu güçlü ülkeler güçsüzleri modern köle gördüğü, zengin fakır arasında giderek uçurumlar olduğu ve İslam coğrafyasında kan gözyaşı olması soykırımlar, Çin: Doğu Türkistan Uygur Türklerine işkence yaparak asimile yapması 2020 den 2021 Dünya’ya bakıldığında güçlü ülkeleri yöneten sözde liderler “maalesef” dünya insanlarına verecek hizmette iyilikleri yok gibi görünse de, temennilerimiz 2021 yılına bu olumsuz tablonun daha fazla yaşanmaması için başta ülkemiz insanı için insanlık alemine huzurun gelmesinde bizleri yaratandan dileklerimiz olsun ve 2021 yılına hoş geldin dünya insanına hayırlı olsun diyelim mi bilmiyorum…

NEYİNE GÜVENİRSİN SEN İNSANOĞLU

Aklın tutulursa nefsine esir,

İdraki boğmuş kibir selindir,

İnanca bilgisi zaten zayıftır,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Hakikat varlığına dudağın bükme,

Nimetlere bak ’ta bağnazlık etme,

Rab-bine bu kadar isyanın etme,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Dağların varlığı denizleri şahittir,

Sana kader kısmetini verdiğidir,

Bir anlık gücün’ mü vardır,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Mum ışığına dayanmaz tenin,

Gülün dikeni incitse canın,

Kara topraktır senin kökenin,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Garanti var’ mı yarınki lokmana,

Rızkını vereni düşünüp anlayana,

Kendin muhtaç olmayasın yarına,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Bir hücrenin sırrını bilemezsin,

Kaybı sorsan cevabı veremezsin,

Karanlıkta aciz kalır göremezsin,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

*

Sual melekler gelirler karşına,

Dünya dolusu fidyeler boşuna,

Rüşvet kopya vermezler sana,

Neyine güvenirsin sen insanoğlu?

Y.T: 26.03.2020

DERS ÇALIŞMA İSTEĞİ KENDİLİĞİNDEN GELİR Mİ?

DERS ÇALIŞMA İSTEĞİ KENDİLİĞİNDEN GELİR Mİ?

Gerçekten de ders çalışma isteği durduk yere kendiliğinden gelir mi?

— Hayır, gelmez. (Üzgünüm ama durum tam ve net olarak böyle)

Eğer günlük ders çalışma alışkanlığınız yoksa ve normalde de ders çalışmayan ya da temeliniz zayıf olduğu için çalışamayan bir öğrenci iseniz, birden bire ders çalışma azmi ile dolarım diye boşuna beklemeyin. 20 yıldır eğitimin içindeyim. Üstelik matematik özel ders veriyorum ve bir okulun, bir sınıfın genellikle en zayıf, temeli hiç olmayan öğrencileriyle tanışıp onları zirveye taşımaya çalışıyorum. Yani neredeyse hayatında hiç ders çalışmamış öğrencilerle çalışıyorum. Ben hiç şahit olmadım ya da bir öğrencimden duymadım ki böyle bir ilham olsun da ders çalışmaya başlasın.

Zaten gelmez de yani gelemez aslında. Ders çalışma isteği kendiliğinden gelmez çünkü bunu engelleyen iki faktör vardır.

Birincisi nefsimizdir. Nefis hiç bir zaman zor, uğraştırıcı ve detaylı şeyleri sevmez. Onu eğitmez isek, zorlamaz isek normalde çok tembeldir. Ona boyun eğsek bizi yataktan çıkarmaz. Yat uyu der, dinlen der, sonra yaparsın daha vakit var der, acele etme zamanın var der, boş ver der. Nefis bu, zora sıkıntıya gelemez. Bu nedenle ders çalışmaya başlamak isteyen bir kişi nefsini yenerek işe başlayabilir ancak.

İkincisi ise şeytandır. Şeytan iyi şeyleri sevmez hep kötülük peşindedir. Bu nedenle ders çalışmayı düşünen kişiye sürekli vesvese verir. Dersi boş ver biraz oyun oyna, pijamalarını giy kahveni hazırla bir film izle, çık dışarı biraz gez, alışveriş yap falan gibi düşüncelerle kişiyi vazgeçirmeye çalışır. Öğrencimiz iradeli ise oturup dersini çalışmaya başlar. Fakat şeytan nefis gibi değildir hiç bir zaman boş durmaz. Ders çalışmayı alışkanlıkta edinseniz, masa başına rahatlıkla oturup çalışmaya başlasanız bile bu defa size başka birilerini musallat eder. Mesela sizi en yakın arkadaşınızın ya da kuzeninizin ya da bir tanıdığınızın aklına düşürür. O kişi arar sizi haydi gezmeye gidelim ya da şu işi yapalım diye. Şeytanla baş etmek çok zordur. Demek ki masa başına ders çalışmaya geçtikten sonra dahi daima uyanık ve tetikte olmalıdır.

Ders çalışmaya başlamanın iki engeli nefsimiz ve şeytandır. Bu nedenle ders çalışma isteği kendiliğinden gelmez, daima başlangıçta zorlama ile olur. İlk başlarda öğrencimiz sıkıla, bunala ders çalışmaya başlar. Fakat üzülmeyin, zamanla bu alışkanlık halini alır ve öğrencimiz zevkle, keyifle ve şevkle ders çalışacaktır.

Peki, tahmini ne kadar zamanı alır bu sıkıntılı alışma süreci? Benim gözlemlerime göre 40-45 günlük çalışma öğrencimizin alışması için yeterlidir. Peki, çocuğumuz ders çalışmıyor ve bu alışkanlığı kazanmak için kendini zorlayacak iradesi yoksa ya da 3-5 gün dayanabilecek kadar sabrı varsa onu nasıl alıştıracağız? 3 günde ders çalışmaya öğrenciyi alıştıran ve onlarca öğrencimde deneyip güzel sonuçlar aldığımız bir yöntemimiz var. Youtube da ‘Ders çalışma isteği kendiliğinden gelir mi? Ömer karaman’ yazarak tekniğimi anlattığım videoya ulaşabilirsiniz. Bu videodaki yöntem yaklaşık 3 günde öğrencimizi ders çalışmaya alıştıran bir yöntemdir. Videoda yöntemi detaylıca anlattım burada yazmak çok uzun sürerdi.

Masa başında kalmaya alışan öğrencimiz süper bir iş başarmıştır. Fakat her masa başında kalan ders çalışan öğrenci başarıya ulaşamaz. Hatta her çalışan öğrenci konunun detaylarını kavrayamaz belli şartlar vardır. Örneğin yüksek başarının ana şartı planlı, programlı ve aksatmadan günlük çalışmaktır. Matematiği öğrenmenin ana şartı genellikle ilkokul 3. veya 4. sınıftan itibaren oluşan temel eksikliğini gidermektir. Yani sadece çalışmak ta yetmez. Verimli çalışmazsak iyi okulları kazanamayız. Bunları da sizin taleplerinize göre başka zamanlardaki yazılarımızda inceleyelim.

Eğitimle ilgili soru veya sorunlarınız için lütfen mail atınız…

Çocuklarınızın daima programlı çalışan ve daima yüksek başarılar elde eden bireyler olması dileklerimle…

Matematik Öğretmeni & Eğitim Danışmanı

Ömer KARAMAN

İletişim= omerkaraman2003@hotmail.com

(Eğitimdeki sorunlara tanım değil, çözüm üretiyoruz. Youtube Ömer Karaman kanalımızı mutlaka takip ediniz)

 

 

 

Önce Cinayet İşledi, Sonra Kendini Öldürdü

Önce Cinayet İşledi, Sonra Kendini Öldürdü

Gemlik Sanayi Bölgesi giriş yolunda meydana gelen olayda, Hakan Doğan isimli şahsın kafasından vurularak öldürüldüğü öğrenilen Aybars Yılmaz Kemalpaşa’da intihar etti.

Alınan bilgilere göre gece saatlerinde meydana gelen olayda, bölgede bulunan bir arazide bekçi olan çalışna Hakan Doğan’ın cinayeti ile alakalı Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri inceleme başlatırken, zanlı veya zanlılar ile alakalı da arama çalışma başlatıldı.

Cinayet soruşturmasını derinleştiren ekipler ,  Aybars Yılmaz’ı cinayet zanlısı olarak araştırmaya başladı. Cinayet sonrası zanlı Mustafa Kemal Paşa ilçesine kaçtı. Gemlik polisi cinayet şüphelinin Mustafa Kemal Paşa ilçesinde olduğunu tespit etti.

Polis ekiplerinin zanlıya teslim olması için gerekli ikazı yapmasına rağmen, şüpheli şahıs cinayette kullandığı silahı ile araç içerisinde intihar ederek hayatına son verdi.

Olayla alakalı soruşturma sürdürülüyor.