Gemlik Haber

Gemlik’te  Akıl Oyunları Konuşuldu

Gemlik’te  Akıl Oyunları Konuşuldu

Gemlik’te Gemlik Anadolu imam hatip Lisesi, Halitpaşa İmamhatip Ortaokulu, Bursa Nilüfer ilçesinden Nilüfer İMKB Fen Lisesi,Kestel Kız Anadolu İmam Hatip LisesiKonya Meram ilçesinden Konya Lisesi,Gaziantep Şahinbey den Vali M. Lütfullah Bilgin Ortaokulu,Yurtdışından Litvanya,İtalya,Slovakyagibi ülkelerin katılımıyla hazırlanan “Playing &creating mind games” etwinning projesinin bu etkinliğinde Akıl oyunları alanında Türkiyenin öncü isimlerinden Pako yayınlarının kurucusu Serkan Yürekli’yi zoom üzerinden misafir edildi.

Okul idaresinden alınan bilgiye göre, “Serkan Yürekli hocamız; akıl oyunları nedir, neleri kapsar, akıl oyunlarıyla ilgili tecrübelerim,tavsiyelerim,yeni akıl oyunları nasıl tasarlanır,özelde TAPA ve tasarım süreci gibi konu başlıkları altında güzel bir sohbet  gerçekleştirdi.Öğrencilerimizin sordukları sorulara cevaplar veren Serkan Hocamız onlar için bir ufuk çizmiş oldu” denildi.

2005 yılından bugüne zekâ oyunları alanında faaliyet gösteren Serkan Yürekli, Türkiye’deki birçok zeka oyunları temalı derginin faaliyetlerinde editör, yayın yönetmeni görevlerinde bulunmuş; dünya zeka oyunları literatürüne 135’e yakın zeka oyunu türü kazandırmıştır. Bu oyunlardan, The Guardian’a da konuk olan Tapa, Serkan Yürekli’nin icat ettiği oyunlardan en ünlüsüdür.

“HER YIL 24 NİSAN ERMENİ YALANLARI VE ŞİİR’İM”

“HER YIL 24 NİSAN ERMENİ YALANLARI VE ŞİİR’İM”

Ermeni Diasporası her yıl 24 Nisan 1915 olayları adlandırmayla dünyada soy kırım yalanı propagandası yalanını yapalar. Türkiyeyi ve Türk Milletini sözde soykırımı! Kabule zorlayıcı çeşitli oyunlar oynarlar. Bu yalanları başta Ermenistan ve ABD,AB sözde soy kırım konusu iftiraları atarak, doğru olmayan doğru gibi yutturmaya çalışırlar.

*

Birinci Dünya savaşı ( 1914 –1918) de Doğu Anadolu savaş alanı olması nedeniyle, o bölgede olan Ermenileri güvenli bölgelere göç ettirilmesine mi ! soykırımı derler, bu vahşi emperyalistler. Savaşın sürdüğü 1915 yılında, İstanbul da  , bazı ,Ermeni elebaşı olanların evlerinde bazı kiliselerde bir orduyu donatacak silah ve patlayıcıların bulunmasıyla hukuken gerekilen cezalar uygulanmasına mı! Bu emperyalistler soy kırım yapıldı derler. Doğu Anadolu’da, Ermeni çeteleri tarafından yüz binlerce Müslüman Türkü kadın çocuk katliamını yapanları tarih önünde temize çıkarmak için mi!  Soy kırım yapıldı derler.

*

ABD, O yıllarda görevli uzman heyet gönderir, araştırılır ve rapor isimlendirilen “General Harbord Raporu denir” Türkiye’nin elindeki önemli bir belgedir. Türklerin Ermenilere karşı herhangi bir şekilde soykırım hazırlığında bulunmadıklarını açıklamıştır. Türkiye’ye geri dönen Ermenilerin hayatlarının tehlikede olduğunu düşündürecek hiçbir olayla karşılaş­madıklarını belirlemiştir. Buna benzer birçok tarihçi belgelerle doğruları yazarak dünyaya ilan etmeleri, hala her yıl 24 Nisan gelmeden soy kırım suçlamaları yapılmasında ısrarla devam ediliyor.

*

Bu konuda başta ülkemi yöneten siyasi iktidar dünyaya doğruları anlatma konusunda sürekli eldeki ve dış ülkelerdeki tarihi belgelerle tarihçi aydınlarla, Dünyan ülkelerin halklarına değişik konferanslarla video ve fotoğraflarla, anlatılması en doğru olanıdır. Tarihe baksınlar, Türk milleti hiçbir dönem ırkçı olmamış ve yüzlerce örneği vardır. Irkçılık sözde soy kırım diye iftira, yalanları yapan ülkeler tarihlerinde çokça vardır. Türk’ü anlamamak için tarihe bakmak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk’ün vakur kalışı ve duruşudur. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluşudur. Eğer Türkleri tanımış olsaydınız, Türklere hayran olurdunuz ey emperyalistler.

ZALİMLE HAİNLE BARIŞMA EVLADIM

Dinle babanı yolundan şaşma,

İlgisiz işlere karışma yavrum.

Özünden vazgeçme haddini aşma,

Makamı olanlarla yarışma evladım.

*

Boş sözü kendine değdirme,

Cahilin laflarını dert edinme,

Dürüstsen işinde yemezsin sille,

Bedava olana karışma yavrum.

*

Helalden kazanan hakkına sığın,

Rızıkları verende hanene yazan,

Sabreyle sende azma yolundan,

Boyundan aşana bulaşma evladım.

*

Saygıda sevgide kusuru yapma,

Öksüzün yetimin derdinden anla,

Vatanınla ekmeğine hor bakma,

Hırsızla arsızla dalaşma yavrum.

*

Mevkili makamlara gel sende,

Zorluklarda tek başına kalanda,

Bulanık sulardan geçişte solma,

Çukurlu işlere karışma evladım.

*

Gönlünde sofran açıkta olsun,

Açlar gariban sofranda dolsun,

Bahçe bağından sadaka veresin,

Sefille mazlumla uğraşma yavrum.

*

Allah’a kul olduğun bilinsin,

Kötüler semtine uğramaz olsun,

Hakikat adaleti dağıt görünsün,

Zalimle hainle barışma evladım.

Y.T : 21.03.2021

Muhtar Türe’den Mahalle Bakkalına Sahip Çık Projesi

Muhtar Türe’den Mahalle Bakkalına Sahip Çık Projesi

Gemlik Hisar mahallesi muhtarı Çiğdem Türe, mahalle bakkalına sahip çık sloganı ile yeni bir akım başlattı.

Muhtar Türe yaptığı açıklamada, “Mahalle Bakkallarına Sahip Çık Projesi İle Hisar Mahallemizin Esnafına Sahip Çıkıyoruz. Hisar Mahallemizde bugün itibarı ile başlatmış olduğumuz Hisar mahallemizin Mahalle  bakkallarından, Bedelini ödeyerek aldığımız kartları mahallemizin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz…

Hisar mahallemizde başlatmış olduğumuz birlik, beraberlikte mahalle bakkallarına sahip çık projesi ile desteklerinizi bekliyoruz” dedi

Türe, “BİM, ŞOK, A101’den alacağınız yardım kartlarınızı Hisar Mahallemizin üç bakkalından temin edebilirsiniz… Birlikten kuvvet doğar, bunun en güzel örneğini benim mahallemin güzel yürekli sakinleri her zaman gösterdi. Ramazan ayında da gösterecektir.Sağlıkla kalın” ifadelerini kullandı.

 

Halk Eğitim’de Makam Minik Bartu’nun

Halk Eğitim’de Makam Minik Bartu’nun

Her yıl 23 Nisan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında yaşanan ve Koronavirüs tedbirleri kapsamında iki yıldır yapılamayan makamların çocuklara devrinde bu yıl Gemlik’te küçük bir istisna yaşandı. Gemlik Halk Eğitim Merkezi Müdürü  Adnan Uluğ  makamını kurum öğretmenlerinden Esra Sevim’in oğlu Bartu Sevim’e devretti.

Yiğit’ten 23 Nisan Mesajı

Yiğit’ten 23 Nisan Mesajı

Ak Parti Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Şamil Yiğit, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı.
Mehmet Şamil Yiğit mesajında; 23 Nisan 1920’de TBMM’nin temelleri atılmış ve milli irade tecelli etmiştir.
Bu önemli günü Mustafa Kemal Atatürk, tüm dünya çocuklarına armağan ederek gelecek nesillere önem verdiğini vurgulamıştır.
Cumhuriyetimizin devamı için çok önemli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli egemenliğimizin anlam kazandığı demokrasinin üstün olduğu ülkemizde vazgeçilmez bir kurumumuzdur.
Bizlerde Cumhuriyetimizin, Milli Egemenlik ilkeleri çerçevesinde devamı için emin adımlarla ilerlemekteyiz.
Hepimizin en değerli varlığı olan çocuklarımızın bu topraklarda barış, huzur ve sevgi içerisinde yaşaması en büyük isteğimizdir. Bunun içinde azim ve kararlılıkla mücadele etmekteyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 101.Yıl Dönümü nü kutlar. Ülkemize ve çocuklarımıza pandemiden uzak, sağlık,mutluluk ve huzur dolu yarınlar dilerim.

Gemlik Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Şükrü Aksu’nun 23 Nisan Mesajı

Gemlik Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Şükrü Aksu’nun 23 Nisan Mesajı

Ülkemizin kurucusu, partimizin ilk genel başkanı ve ilk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
İnsanlığı etkisini altına alan pandemi sebebiyle bu yıl ikinci kez bayramımızı meydanlarda, hep birlikte omuz omuza değil, evlerimizde kutluyoruz. Sağlımızın sahip olduğumuz en büyük değerlerden biri olduğunun bilincinde olarak, en kısa sürede sağlıklı günlerde bayramlarımızı yeniden bir arada kutlamayı diliyoruz.
Geçmiş yıllarda siyasi sebeplerle bayram programları kısıtlanmış, belirli çevrelerce önemsizleştirmeye çalışılmış ve milletimizin milli bayramlarımıza ilgisi azaltılmaya çalışılmıştı. Anlamsız kaygılarla yapılan bu maksatlı davranışlar halkımız tarafından kabul görmediği gibi 20’li yaşlardaki gençlerimizin değerlerimize daha sıkı sarıldığını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.
23 Nisan bizler için iki önemli değeri temsil eder. Bunlardan ilki milli egemenliktir. Atatürk’ün söylediği gibi, “milli egemenlik öyle bir ışıktır ki, karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur!” Hiçbir silah, egemenliğin karşısında duramaz. İktidarlar, ülkelerin egemenliklerini korumakla yükümlüdürler. Öyle ki ülkemizin egemenliği içte ve dıştaki tehditlere karşı korunması gerektiği kadar ekonomik saldırılara, lobi faaliyetlerine, limanlarımızı, fabrikalarımızı, tarım ve topraklarımızı yerli ve yabancı art niyetli kişi ve gruplara karşı da korumakla olur. Bu gün 8 lirayı aşan Dolar, 10 Lirayı görev Euro, sürekli yükselen altın karşısında alım gücü düşen, yoksullaşan, günü geçirmeye çalışırken geleceğe umutla bakamayan yurttaşlarımızın da hakkı, ülkemizin egemenliği kadar ciddiyetle korunmalı ve savunulmalıdır. Özgürlük ve bağımsızlığımız, milli egemenliğimiz böyle savunulur ve değer görür!
23 Nisan’ın bir diğer değeri ise çocuk bayramı olmasıdır. Çocuklarımızın ülkemizi geleceğe taşıyacak olması, hepimizin ortak fikridir. Fakat bu fikri hayata geçirebilmek için çocuklarımızı ilk önce huzurlu aile ortamlarında büyümesini sağlamalı, onları siyasi kaygılardan uzak laik, demokratik ve bilimsel eğitimle geleceğe hazırlamalıyız. Yarınlara özgürce bakabilen, ülkesini, milletini ve dünyayı tanıyan çocuklarımız, Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe taşımak için çalışmayı ve üretmeyi kendine görev bilecektir. İşte o zaman bayramlarımız hak ettiği anlam ve değere kavuşacaktır.
Değerli hemşerilerimiz, önümüzdeki tüm bayramları tüm tehditlerden arınmış, sağlıklı bir şekilde özgürce kutlamayı dileriz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

Ağdemir’den 23 Nisan Mesajı

Ağdemir’den 23 Nisan Mesajı

Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Paşa Ağdemir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı.
Ağdemir mesajında, 23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını tam 101 yıl önce çocuklara armağan etti” dedi.
Ağdemir, “Aziz Milletimizin bağımsız yaşama ülküsü ile kendi azim ve kararlılığıyla kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin 101.invi kuruluş yıldönümünü ve geleceğimizin teminatı olan sevgili çocuklarımızın “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını” kutlamanın gurur ve onurunu yaşıyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki İstiklâl Mücadelesinde dönüm noktası olmuş, aziz milletimiz, egemenliğin kayıtsız, şartsız kendisinde olduğu yeni bir devletin ilk adımını atmıştır. Yüce meclisimiz, ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen milletimizden aldığı güçle İstiklâl Mücadelesini başarıyla sonuçlandırmış, ezelden beri hür yaşayan milletimizin, ebediyete kadar hür yaşayacağını bütün dünyaya ilan etmiştir.
Bu bakımdan 23 Nisan 1920 tarihi, milletimizin önemli günlerinden birisi olmanın yanında, milletimizin her zaman en büyük güçlüklere bile kendi iradesiyle ve gücüyle karşı koyabileceğinin, her güçlüğü onurlu mücadelesiyle aşabileceğinin en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı.

16-26 Nisan Bayram Haftası

16-26 Nisan Bayram Haftası

16 Nisan ile 26 Nisan arasındaki hafta Türkiye tarihi için çok önemli bir haftadır.

Çocuklara armağan edilişi ise sadece kutlamalar ve şenlikler yapmak için planlanmıştır.

Kayıtsız şartsız bir egemenliği içeren bu sistemin yeni nesillere tabandan yerleştirilmesi amaçlanmıştır.

23 Nisan 1920 yılında açılan bu gerçek halk meclisinde farklı illerden ve farklı kültürlerden gelen üyeler yer almıştır.

Bu meclis İnönü ve Sakarya savaşlarının  emrini vermiştir.

Lozan kararını ve İstiklal Marşımızı onaylamıştır.

Aslında ilk meclis bu günlerde arayıpta bulamadığımı bir meclistir.

İlk meclis bu günlerde özlemini çektiğimiz bir meclistir.

Bu günkü meclis oturumlarımızda hükümetlere karşı olmak ile devlete destek olma noktasında henüz olgunlaşamadığımızı görüyoruz.

Dolar operasyonları ile ekonomimizi çökertmek isteyen ve teröristleri silah ile besleyip bölücülüğü destekleyen Amerika ile aynı safta duran siyasetçilerimizi görünce üzülüyoruz.

Halbuki ilk meclisimiz düşman karşısında ortak tavır almayı becerebilmişti.

Geriye dönüp baktığımızda geçmişteki düşmanlarımızla bugünlerde bize düşmanca davrananlar arasında fark olmadığını görüyoruz.

Geçmişte en kötü ekonomik ve siyasal şartlarda biz bu düşmanların hakkından gelmiştik.

En etkili silahımız ise birliğimiz ve beraberliğimiz idi.

Ama malesef bu günlerde aynı konumda değiliz.

Siyasi hırsımız ve vatan millet sevgimizin önüne geçmiştir.

Ülkenin düzene girmesi için yabancı ülkelere ve yabancı kuruluşlara yapılan çağrıları duyunca üzülüyoruz ve ilk meclisimizi hatırlıyoruz.

 

Günün sözü;

Açıkça gösterilen nefret,

İntikam fırsatını yok eder.

“seneca”

KRONİK YORGUNLUK

KRONİK YORGUNLUK

Toplumda oldukça yaygın görülen bir semptom olan yorgunluk en genel haliyle halsiz hissetme, enerji ve mod düşüklüğü, aktiviteden kaçınma, isteksizlik ve performansın azalması olarak tanımlanabilir. Tek başına ayrı bir hastalık ya da problem olarak tanımlanmasa da, yorgunluk hissi bir semptom olarak pek çok hastalığın belirtisi olabiliyor. Yorgunluk denildiğinde akla ilk gelen şey fiziksel yorgunluk olsa da, yapılan araştırmalar, yorgunluğun fiziksel olduğu kadar zihinsel belirtilerinin ve nedenlerinin olduğunu gösteriyor.
Pandemi dolayısı ile zor günler geçirdiğimiz bir dönemdeyiz. Yeni normale adapte olmaya çalışırken şartların sürekli olarak değişmesi ve kısıtlamaların devam etmesi, uzun zamandır belirlediğimiz hedeflerimiz için adım atmamızı hayli zorlaştırdı. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalıştığımız, bir şeyleri tamamlayıp rahat bir nefes alacağımız anın hayaliyle yaşadığımız, üst üste biriken sorumluluklarımızı yerine getirmek için ekstra çaba sarf ettiğimiz yaşamlarımıza eklenen yeni normalin yeni kuralları, finansal zorluklar, bizlerin yükünü iki katına çıkardı. Sosyal medya aracılığıyla maruz kaldığımız bilgi kirliliği, ekonomik belirsizliğin yaşam kalitemizde ve alım gücümüzde yarattığı zorluklara rağmen katlanarak çoğalan tüketim çılgınlığı, seçeneklerin sınırsızlığı, telefonlarımıza durmadan yağan bildirimler, gelişmeleri kaçırma korkusuyla diğer insanlarla sürekli iletişimde kalma ihtiyacı gibi pek çok neden kronik bir yorgunluk, tükenmişlik, enerjisizlik haliyle kendini gösterebiliyor.

Fiziksel Boyutta Yorgunluk

Gün içinde enerjik olmanın ve yorgun hissetmemenin en önemli formüllerinden birinin yeterli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yaparak bedenimizi dinç tutmaktır. Gündüz saatlerinde bedenimizin ihtiyaç duyduğu besin öğelerini almak ve üretkenliğimize katkı sağlayacak alışkanlıkları sürdürmek, akşam ve gece zamanlarında ise metabolizmayı dinlendirme ve rahatlatma moduna geçirerek enerji depolamasını ve yenilenmesini sağlamak yorgun hissetmemenin en önemli gerekliliklerinden.

Zihinsel Boyutta Yorgunluk

Günümüzde seçeneklerin fazla olması da, zihnimizin karar verme yorgunluğu yaşamasına sebep olabiliyor. Eskiden ne bulursa onu yiyen insanoğlu, artık yemek yiyebilmek için menüde yer alan yüzlerce seçenekten birini seçmek, karnını doyurmak için zihinsel olarak ekstra bir çaba sarf etmek durumunda. Satın aldığımız küçücük bir iğneden evlenmek istediğimiz kişiye kadar hayatımızın her anında karar vermek ‘zorundayız’. Sadece karar vermek bile başlı başına bir zihinsel yorgunluk sebebiyken buna stres, korku ve endişe gibi durumların da eklenmesiyle zihinsel yorgunluğumuz katlanarak çoğalıyor.

Nasıl Başa Çıkabiliriz?

  1. Bilinçsiz teknoloji kullanımını azaltmak: Günümüzden her 10 kişiden 8’i uyumadan önce akıllı cihazları ile vakit geçiriyor. Uyumadan önce ekranın yaydığı yapay ışığa maruz kalmak, bedende uyanık olmaya dair fizyolojik tepkiler yaratarak uyku moduna geçilmesini zorlaştırıyor. Doğal ya da yapay tüm ışık kaynakları beyne uyanık ve tetikte olma sinyalleri gönderiyor. Tablet, akıllı telefon, bilgisayar ekranı, televizyon gibi yapay ışık kaynakları da tıpkı gün ışığı gibi bedene uyanık kalması gerektiği mesajı vererek uykuya geçişi zorlaştırabiliyor. Böylece gün içinde yorgun hissediyoruz.
  2. Hayatın akışı ile uyum içinde olmak ve gerçekçi beklentilere sahip olmak: Özellikle iş hayatında fark edilebilmek, yükselebilmek ve yaşamımızı iyi şartlarda idame ettirebilmek amacı ile hayli enerji ve çaba harcıyoruz. Bu süreçte beklentilerimizin ve koyduğumu hedeflerin elimizde olayan sebeplerden dolayı sekteye uğraması motivasyonumuzu düşürdüğü gibi zihinsel olarak da tükenmişlik hissi yaratıyor.
  3. Stres ile doğru şekilde baş etme becerileri geliştirmek: Yorgunluğun ve tükenmişliğin en önemli sebeplerinden biri yoğun stres olduğu için, stresle baş etmenin etkili ve sağlıklı yollarını bilmiyor olmak daha fazla yorgunluk ve tükenmişlik hissini beraberinde getiriyor Kişinin yoğun stresle baş etmek için kısa sürede rahatlamasına yardımcı olan alkol ve sigara gibi maddelere karşı bağımlılık geliştirmesi, kafeinle yorgunluğunu bastırmaya çalışması, sağlıksız ve dengesiz bir beslenme düzeni geliştirmesi, zihnini dağıtmak için çok fazla dizi ve film izlemesi ya da ekran önünde zaman geçirmesi uyku düzeniyle de yakından ilişkili olduğu için enerji düşüklüğüne ve yorgunluğa sebep olabiliyor. (uplifers)

 

 

 

                 

ATIŞTIRMALIKLAR VE BAYRAKLAR ÜLKÜ OCAKLARINDAN

ATIŞTIRMALIKLAR VE BAYRAKLAR ÜLKÜ OCAKLARINDAN

Ülkü Ocakları Gemlik İlçe Başkanlığı , 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısı ile Evlerinde bulunan Çocuklara Geleneksel Hale getirdikleri Atıştırmalık , balon ,kitap Ve Türk Bayrağı Dağıtımını bu yılda gerçekleştirdi.
Ülkü Ocakları Gemlik İlçe Başkanı İsmail BAYDAR,Herşeyden Önce Kovit-19 Hastalığı Nedeni İle Vefat eden Hastalarımıza Allahtan Rahmet Tedavi Görenlere İse Acil Şifalar Diliyorum Ayrıca ,Gecesini Gündüzüne Katarak çalışıp Mücadele Eden Sağlık çalışanlarımıza,Bu kutsal Görevlerinde Muhaffakiyetler diliyorum,”Ulusal bağımsızlığa kavuştuğumuz bugün, hem 23 Nisan 1920’de kurulan meclisimizin 101’inci yıl dönümünü, hem de çocuklarımızın bayramını kutluyoruz” dedi. 23 Nisan’ın aynı zamanda Ulusal Egemenlik Bayramı olduğuna vurgu yapan Baydar”Türkiye’nin kuruluş ilkeleri arasında yer alan milletin kayıtsız şartsız egemenliği ilkesi, bu topraklarda ilelebet devam etmesi gereken bir idealdir. Gelecekte milli egemenlik mirasını devralacak çocuklarımızın 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı en samimi duygularla kutluyor ve geleceğimiz olan çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakabilmek adına tüm benliğimizle çalıştığımızı bilmelerini istiyorum. Çocuklarımızın yüzü daima gülsün istiyoruz, geleceğe umutla bakmalarını diliyoruz.Türk Milleti’nin aydınlık geleceği olarak gördüğümüz çocuklarımızın, sağlıklı, mutlu ve özgür bireyler olarak yetişmeleri ve bu şekilde hayatlarını sürdürmeleri en büyük isteğimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle geleceğimiz çocuklarımızın bayramını ve Mensubu olmaktan Onur,Gurur duyduğum YüceTürk milletimizin Ulusal Egemenliğini kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanları saygıyla rahmetle anıyorum” diye konuştu.