Bursa AFAD ve MAG ekipleri Gemlik iskele meydanında
















Yemyeşil ağaçlar kor ateş olup kızıla bürünüyor ve sonrasında kömürleşiyor.
Caanımm hayvan dostlarımız ciyak ciyak acılar içinde kıvranarak, yanarak ölüyor.
Özgürlüğün sembolü olarak kanat çırpan envai çeşit kuş feryat figan öterek can veriyor…
Misss kokularıyla insana ve doğaya huzur veren bitkiler, çiçekler narin bedenlerini alevlere teslim ediyor.
İnsanoğluna kimi zaman mesire alanı olarak ve tartışmasız, oksijen deposu olarak hizmet eden orman ana ise son nefesini veriyor!
Toprak kaymalarının önüne set olan koca koca ağaçlar bir bir devriliyor…
Evet onların bağırtılarını duymuyor, feryatlarını, avazlarını hayvan dostlarımdaki gibi kulaklarımla işitmiyor olsam da yüreğimde hissediyorum, ölürken canlarının yandıklarını, hıçkıra hıçkıra ağladıklarını.
İçim burkula burkula, kalbim kanaya kanaya bir yok oluşa daha tanık oluyorum.
Onlar ağlıyor ben ağlıyorum …
Hatta onlar ağladıkça ben daha çok ağlıyorum, beyaz camdan onları izledikçe.
Her yaz aynı şey! Her yaz dönemi aynı harap manzara.
Yanmadık, yakılmadık bir yeşil alan, orman kalmadı bu cennet vatanda! Bir kaç tane elde avuçta varsa da onlar da seneye yaza Hakk’ ın rahmetine kavuşturulur nasıl olsa!
Vicdansızlar…
Acımasızlar…
Ruhsuzlar…
Vermeye kudretimizin olmadığı canları haince ve haksızca almaya kalkan hadsizler.
Artık biz insanoğlu için söyleyecek hiçbir sözüm yok! Aslında denecek çok söz var ama, her yaz tanık olduğum bu acı tabloların karşısında yapabileceğim en doğru şey, onlar adına Allah’ tan akıl, izan, vicdan ve merhamet istemek olacaktır sanırım.
Ülkemizde çıkan orman yangınlarında bile isteye dahli olan her kim ya da kimler varsa, dilerim Allah da onları o hayvancıkların, bitkilerin, ağaçların yandığı gibi yaksın. Can verirken sesleri kulaklarımdan gitmeyen hayvan dostlarımızın acısının aynısını dilerim sizler de yaşayın.
İnsanlık, insan olmayı gerektirir!
Başka sözüm yok.
Esen kalın.
Bursa’da 30 Temmuzdan 1 Eylüle kadar ormanlık alanlara giriş yasaklandı.
Valilikten yapılan açıklamada, “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 69. maddesine göre düzenlenen ve Bakanlar Kurulunun 10.09.1976 gün 7/12520 sayılı kararıyla yürürlüğe giren “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Görevlilerin Görecekleri İşler Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi gereğince, Bursa İli Orman Yangınlarını Önleme Mücadele Komisyonu, Bursa Valisi Yakup Cabolat başkanlığında toplanarak, aşağıdaki (7) maddeden müteşekkil tedbirleri almıştır.
1- Bursa il sınırları içerisinde tüm ormanlık sahalara 30 Temmuz ile 1 Eylül 2021 tarihleri arasında yetkililer haricinde başkasının girmesi kesinlikle yasaktır. Yerleşik mahalle halkı hariç olmak üzere halkımızın gezi amaçlı ormana giriş ve çıkışları, orman içi yollarda, yol kenarlarında, ATV, UTV, motosiklet vb. vasıtalarla sportif amaçlı her türlü faaliyetleri ile çadırlı-çadırsız kamp yapmaları, mangal ve semaver yakmaları yasaklanmıştır. (Orman İdaresinden İhaleli/Tahsisli iş alanlar ve bu işte çalışanlar ile Orman İdaresi tarafından çalıştırılan kişiler hariç),
2- Bursa ili ve ilçelerindeki bütün piknik ve mesire alanlarında 30 Temmuz ile 1 Eylül 2021 tarihleri arasında akşam saat 19.00’dan sonra ertesi sabah saat 07.00’a kadar mangal, semaver vb. ateş yakmak yasaklanmıştır.
3- Uludağ Millî Park sahası içindeki mangal yakmaya izin verilen piknik- mesire alanlarında 30 Temmuz – 1 Eylül 2021 tarihleri arasında akşam saat 19:00’dan ertesi sabah saat 07:00’a kadar mangal yakmak, bunun dışındaki milli park alanları ile Çobankaya-Bakacak yol boyunca araç park etmek, kamp yapmak, ormana girmek ve piknik yapmak tamamen yasaklanmıştır.
4- Bütün belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır.
5- Orman Kanununun 31 ve 32. maddesi kapsamında olan mahalleler başta olmak üzere, orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan mahalleler de dahil olmak üzere anız, bağ-bahçe, zeytinlik ve tarla temizliğinden meydana gelen dalların ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır.
6- Orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşları, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı, önleyici bütün tedbirleri eksiksiz alacaklardır.
7- Enerji Nakil Hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşlar (UEDAŞ, LİMAK ve TEİAŞ) hatların özellikle ormanlık alanlardan geçen bölmelerinde gerekli bakımları gerçekleştirecek, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alarak, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacaklardır.
Bu tedbir ve yasaklara uymayanlar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 5271 Sayılı Türk Ceza Kanunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği işlem yapılmasına karar verilmiştir”.
Ülkemizin incisi Antalya/ Manavgat, Ormanıyla ,Yeşiliyle, suyu ile yeşil görmeyen gözlere, renk ve berrak suyun akışıyla zevk öğreten Manavgat. Öyle bir ağaçlandırılmış yapı ki kör bir insan dahi huzur veren doğasıyla bütünleşmiş olduğunu görünce anlaşılan Manavgat. Yılların ağaçları, geçmişi geleceği bağlayarak tarif eden örtü yapısına sahip ve insanoğluna sabrı öğreten bir Manavgat . Birlikte beraberce yaşamanın, faydalı olmanın zevkini veren bir Manavgat. Ülkemizin uygarlık düzeyini temsilde üzerinde yaşadığı toprakta ağaçlandırmasıyla öncüleri olan bir Manavgat. Toprağa emanet edilmiş bir ağaç, mahalleye, semte, şehre hatta topluma ve bütün insanlığa emanet edilmiş bir değer Manavgat, Ciğerlerin yandı bizlerde uzaktan çaresiz bakarak içimiz yandı Manavgat , Senin o güzelliğin içinde yıllarım geçti çok üzgünüm fakat elden bir şey gelmez an çak bu yazımı yaza bildim Manavgat , Senin içinde oturan tüm can dostlara geçmiş olsun diyerek Rabbim yar ve yar yardımcıları olsun ve bu vahşi afatta vefat edenlere Allah’tan rahmet dilerim.
*
Yangınların çoğunluğu kendi başına çıkmaz. İnsanların dikkatli olması birçok yangını mutlaka önler ve terör odaklı yangınlar çok yönlü araştırmalar yapılması ve bu günlerde ülkemizde olumsuz birçok sorunlar var. Bu sorunların üstünü kapatmak için bahaneler yapılmadan ilişki yapılmaması, Manavgat’ta oturan birçok bölgemizde insanımız var. Bu yangını fırsat bilerek bunlar arasında nefret kin tohumu ekmeye çalışan nifak tohumlarına dikkat edilmesinde fayda vardır. Manavgat’ın sağduyu insanı bunlarında üstesinden gelir.
*
Yangınlara sürekli tedbirli olmaktır. Bir yangını söndürmek kadar önemlidir. Hafif esintiler küçük ateşleri körükler ama, rüzgar fırtınaya dönünce ne ateş kalır ne bir şey. Doğal afet, büyük oranda veya tamamen insanların kontrolü dışında gerçekleşen, mal ve can kaybına neden olabilecek tehlikeli ve genellikle büyük çaplı afetlerdir. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir. Bazı afetlerin yeryüzünün nerelerinde daha çok olduğu bilinmektedir. Örneğin deprem, heyelan, çığ, sel, gibi bazı afetlerin sonuçları depremde olduğu gibi doğrudan ve hemen ortaya çıkar. Ama kuraklıkta olduğu gibi bazılarının sonuçları ise uzun bir zaman sonra ve dolaylı olarak görülür. Allah musibetlerden korusun.
*
Orman yangınlarını çıkmadan önlemek için tedbirlerin alınması ve sürekli hazırlıklı olunmasıdır.
1- Orman Genel Müdürlüğü, yangın çıkma ihtimali yüksek yerleri tespit edip etkin önlemler almalı.
2- Ormanda ateş yakılmamalı ve sigara izmaritleri yanık olarak atılmamalıdır.
3 -Ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalı ve çok sayıda olmalı. Ayrıca yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek olan ormanlarda motorize yangın ekipleri bulundurulmalıdır.
4- Yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimlerde gerek duyulursa ormana giriş ve çıkışlar yasaklanmalıdır.
5- Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalıdır.
6- Orman yangınlarında görev yapacak personele yangınla mücadele konusunda gerekli eğitim verilmelidir.
7- Özellikle yangına hassas bölgelerdeki yerleşim birimlerinde oturan halka eğitici ve uyarıcı bilgiler verilmelidir.
8- Yangına zamanında müdahale önemli. Bir yangın durumunda 177 yangın ihbar hattına zaman kaybetmeden haber verilmelidir.
9-Her türlü yangın konusunda bilinçli ve eğitimli sorumlu bir toplum yapısını oluşturmaktır.
Bu felaketler öncelikle ormanlarımızı ve doğamızı yok ederken, Manavgat’ta mağdur olan tüm kardeşlerimizin yangın felaketinden etkilenen Manavgatlı kardeşlerimize geçmiş olsun. Allah yardımcıları olsun. Acılarınız acımız geçmiş olsun MANAVGAT…
GÖNÜL KÖŞKÜ HAZİNENEDİR BİLESİN
Güzelliğine güvenip yüksekten bakma,
Kibrinle kendi yükünü çekersin.
İnsan ahlakıyla değeri alana,
Gönül köşkün hazinendir bilesin.
*
Bazen gezerek bazen yazarım,
Her görünene mana veririm,
Alemin güzelliği haktan bilirim,
Derelerden akan suyu bilesin.
*
Bu feryadımı söyler dururum,
Kalmadı dünyada lezzetli tadım,
Gün olacaktır gitmeyen adım,
Faniliği anlayan hakkı bilesin.
*
Der Mehmet sözümü yazdım,
Tedbir sende taktir. Allah’ım,
Aşk meşkini ondan bulalım,
Gönül köşkün hazinendir bilesin.
Y.T: 27.07. 2021
MEHMET KANTAR
Feryadı yürekleri dağlamıştı! Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, acılı kadına yardım edeceklerini, “Kaybettiğin çeyizlerinin yerine yenilerini biz koyacağız. Yeter ki sizin canınız sağ olsun” mesajıyla duyurdu
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki yangında eşyalarının yandığını görünce telefonda konuştuğu kişiye feryat eden kadına yardım edeceklerini duyurdu. Aktaş yaptığı paylaşımda, Kaybettiğin çeyizlerinin yerine yenilerini biz koyacağız. Yeter ki sizin canınız sağ olsun dedi.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde devam eden yangında, Kalemler Mahallesi’nde yanan evini görmeye gelen bir kadın, içeride hala yanan ve dumanı tüten evinin durumunu telefonla bir tanıdığına anlatırken gözyaşlarına boğuldu. Talihsiz kadın gözyaşları içinde, “Böyle iş mi olur Allah’ım? Böyle acı mı olur Allah’ım? Daha yanıyor, kalmamış bir şey, ne yapacağız? Hiçbir şeyimiz kalmadı. Nerede kalacağız? Nerede kalacağız? Dayanılır mı buna? Yavrumun çeyizleri, ciğerlerimin çeyizleri yandı” diye feryat etti. Görüntülenen o anlar, kısa süre içinde milyonlarca kez izlenip, paylaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise kadının feryatlarına kayıtsız kalmadı. Aktaş, acılı kadına yardım edeceklerini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.


Yıllar önce, batılı sermaye ve medya grupları, Arap ülkeleri deki yönetimi yıkmak için, “Arap Baharı” kalkışmaları tezgahlamıştı.
Bu kalkışma, fakir bir gencin intiharı ile Tunus’a fazla hasar vermeden, yönetim tarzı değişti.
Artık, seçilmiş tarafsız bir Cumhurbaşkanı görevdeydi. Aynı partiden bir başbakan, birde meclis başkanı görev yapıyordu.
Bu yönetim Türkiye’ye çok yakındı ve Libya’daki meşru hükümeti destekliyordu.
Bu iki konuya, batı sermayesi ve medyası karşıydı. İşte bu dış eksenli sorunlara korona salgını nedeniyle meydana gelen sıkıntılarda eklendi.
Ekonomik çıkmaz ise, Tunus yönetiminin büyük problemi olmuştu.
Batı sermayesi ve medya grubu, bazı Arap ülkeleri ile birlikte, bu fırsatı kaçırmadı ve pusuda bekleyen Tunuslu bürokratlar, tarafsız zannedilen Cumhurbaşkanı liderliğinde, yönetime el koydular.
Darbe lideri, seçilmiş başbakanı görevden aldı. Hızını alamadı Tunus parlamentosunun kapısına, zinciri vurdu.
Bürokratik darbenin, lideri konumundaki Cumhurbaşkanı, ilk iş olarak 30 gün sokağa çıkma yasağı koydu.
Çok yakın bir zaman içinde, Tunus’ta bürokratik kökenli bir ara rejim hükümeti ile tanışacağız. Bir de 12 Mart 1971 tarihinde bu tip bir hükümet modeli ile karşılaşmıştık.
Fakir ama sempatik Tunus’u 1989 yılında tanımıştım. Kamu görevlisi olarak başkent Tunus’ta, fosfat üretim şehri GAFSA’DA, yükleme limanı SFAX’da ve turizm kasabası Hammamet’de, bulunmuştum.
Günler geçtikçe, bu darbede, Avrupa Birliği ve Amerika’nın oynadığı rolü, daha net olarak görmeye başlayacağız.
GÜNÜN SÖZÜ
Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar ancak bir katiptir.
“CENAP ŞAHABETTİN”