Gemlik Belediyesi yaşlı konuk evinde yılbaşı sevinci








Parfüm markaları, dünyanın en özel ve etkileyici kokularını yaratmak için sürekli olarak yenilikçi yollar ararlar. Bu markaların en ilgi çekici kokulardan biri de şüphesiz ki şipre kokusudur. Şipre kokusu, parfüm dünyasının en eski ve en gizemli kokularından biridir. Bu eşsiz koku, tarihte ilk olarak 1917’de François Coty tarafından piyasaya sürülen Chypre parfümüyle tanınmıştır. Günümüzde birçok ünlü parfüm markası, şipre notalarını içeren özgün kreasyonlar yaratmaya devam ediyor.
Şipre kokuları, genellikle meşe yosunu, bergamot, paçuli ve labdanum gibi malzemelerin karışımından oluşur. Bu kokular, zengin ve derin bir aroma yaratmak için genellikle çiçeksi, meyveli veya odunsu notalarla birleştirilir. Şipre kokularının en belirgin özellikleri; topraksı, odunsu ve hafifçe tatlı olmalarıdır. Bu koku profili, hem erkek hem de kadın parfümlerinde sıklıkla tercih edilir ve kullanıcısına sofistike bir hava katmaktadır.
Şipre kokularının tarihi, onların gizemini ve çekiciliğini daha da artırmaktadır. Bu kokular, geçmişten günümüze kadar olan uzun bir yolculuk yapmış ve her dönemde kendilerini yenileyerek popülerliğini korumuştur. Eski zamanlardan beri, şipre kokuları aristokratik sınıflar tarafından tercih edilmiş ve lüksün simgesi olarak kabul edilmiştir. Modern parfümeri sanatında ise, bu kokular daha erişilebilir ve çeşitli kesimlere hitap eder hale gelmiştir.
Parfüm markaları, şipre kokularını yaratırken, geleneksel reçetelere sadık kalmakla birlikte, modern notalarla da yenilikler yapmaktadır. Bu yenilikler, şipre kokularının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamakta ve farklı tercihlere hitap etmekte önemli bir rol oynamaktadır. Günümüzde, şipre kokuları, hem klasik hem de modern unsurları bir arada barındıran, zengin ve çok katmanlı parfümler olarak kendini göstermektedir.
Şipre kokularının kullanımı sadece parfümlerle sınırlı değildir. Bu kokular, oda spreyleri, mumlar ve kişisel bakım ürünleri gibi birçok farklı alanda da kullanılmaktadır. Bu çeşitlilik, şipre kokusunun evrensel çekiciliğini ve geniş kullanım alanını göstermektedir. Parfüm markaları, şipre kokularını kullanarak, kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunmayı amaçlamaktadır.
Parfüm markaları, şipre kokusu gibi geleneksel ve sofistike kokuları modern dünyaya taşıyarak, parfüm sanatını zenginleştirmektedir. Bu kokular, tarih boyunca kendilerini yenileyerek, her dönemin ruhunu yakalamayı başarmıştır. Şipre kokuları, parfüm dünyasında özel bir yere sahiptir ve bu kokuları tercih edenler için zamansız bir klasik olmaya devam edecektir.




Bursaspor 2010 yılında süperlig şampiyonu olmuştu.
Şehir girişlerinden şampiyon takımın şehrine hoş geldiniz levhaları yer almıştı.
Ardından birinci lige daha sonra da ikinci lige düştü.
Geçen sene ise üçüncü lige düşmekten Şanlıurfa sayesinde kurtuldu.
Bu sene ise çok kötü bir ilk yarı geçirdi.
Mağlubiyetler, cezalar ve provokasyonlar ile dolu olan ilk yarı istatistikleri şöyle;
-18 maçta 11 puan
-3 galibiyet
-10 mağlubiyet
-5 beraberlik
-attığı gol 13
-yediği gol 32
-averaj (-9)
Bursaspor’un çilesi bu kadar kötü karnesi olmakla bitmemiştir.
Olaylı Diyarbekir spor maçından sonra, Bursaspor kulübüne de olaylara karışan futbolcularımıza da cezalar yağdı.
Saha olaylarından ve kötü tezahürattan dolayı, Bursaspor kulübüne 2 maç seyircisiz oynama ve para cezaları verildi.
Ayrıca futbolculardan ;
-Çağatay’a 6 maç men
-Canberk’e 5 maç men
-Eren’e 5 maç men
-Talha’ya 5 maç men
-Ozan İsmail’e 2 maç men
-Bilal’e 2 maç men
-Ertuğrul’a 1 maç men
Cezaları verildi.
Bu yüzden Bursaspor, Van spor maçına en alt yaş grubu futbolcularının desteği ile çıktı.
Sahaya çıkaracak 11 bulmakta zorlanan Bursaspor Vanspor maçında kazandığı bir penaltı vuruşundan da faydalanamadı.
Buırsaspor’un esas sorunu sahipsiz kalmasıdır.
Geçmiş yıllarda Bursaspor başkanı olmak bir ayrıcalıktı.
Şimdi ise Bursasporlu patronlar Bursaspor’da görev almaktan kaçınıyorlar.
İlçe takımı olan Karacabey spor, belediye sahip çıktığı için her geçen sene yükselmektedir.
Bursaspor içinde tek çare Bursa Büyükşehir Belediyesinin sahiplenmesidir.
Günün sözü;
Başarıyı en kötü kullanmak,
Onunla övünmektir.
“maupassant”
Gemlik Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen Şehitlerimiz için anma ve yürüyüş programı geniş katılımla gerçekleştirildi…
Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür’ün birkaç ay arayla Gemlik ile ilgili yaptığı açıklamalar kafaları karıştırdı. Geçtiğimiz Temmuz ayında Gemlik’te yapılan çalıştayda konuşan Görür, ”Canlı kıpır kıpır fayların geçtiği minimum 25 tane il var. Neyi nereye taşıyacağız? Dolayısıyla Gemlik’i, İstanbul’u nereye taşıyacağız? Marmara Bölgesi’ni nereye taşıyacağız? Tekirdağ, Denizli’yi nereye taşıyacağız? Bu iş garip bir şey. Bu biraz da cehalet. Bunları dile getirenler cahil” ifadelerine yer verdi. Görür’ün iki hafta önce bir televizyon programında ise Gemlik’in muhakkak taşınması gerektiğini söylemesi akıllarda soru işareti oluşturdu.
Gemlik Belediyesi öncülüğünde İstanbul Planlama Ajansı ve TMMOB katkılarıyla Marmara Depremine Gemlik’ten Bakış ve Afet Zararlarını Azaltma Çalıştayı’na katılan Jeolog Prof. Dr. Naci Görür’ün 6 ay aralıkla Gemlik için söyledikleri kafaları karıştırdı. Temmuz ayı ortasında yapılan çalıştayda Görür, şu ifadeleri kullandı: “Şimdi size sevindirici bir haber vereyim. Yapılan çalışmalar 1999 depreminden sonra özellikle, 2003 yıllarında Almanlar, Amerikalılar ve bizim Türkiye’den arkadaşlarımızın yaptığı çalışmada, Değirmendere Fayı veya Kuzey Anadolu Fayının o kesimi kırılıp 1999 depremlerini ürettikten sonra bu Geyve Fayı üzerinde büyük ölçüde İznik’e gelinceye kadar bu ana fayın stresini azalttı”.
“Bir KHK ile birlikte Gemlik taşınıyor haberleri çıkmıştı. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Gemlik taşınabilir mi? Bir kent bir KHK ile taşınabilir mi?” sorusunu da aynı çalıştayda cevaplandıran Görür, “Gemlik’i taşıyalım ama Gemlik gibi çok yer var. Türkiye’de doğrudan doğruya aktif fayların üzerinde gelişmiş dibinden aktif canlı kıpır kıpır fayların geçtiği minimum 25 tane il var. Neyi nereye taşıyacağız? Dolayısıyla Gemlik’i taşıyalım, İstanbul’u nereye taşıyacağız? Marmara Bölgesi’ni nereye taşıyacağız? Tekirdağ, Denizli’yi nereye taşıyacağız? Bu iş garip bir şey. Bu birazda cehalet. Bunları dile getirenler cehalet” ifadelerini kullandı.
Candaş Tolga’nın ‘Az önce konuştum’ televizyon programına 2 hafta önce konuk olan Prof. Dr. Naci Görür, burada Gemlik ile ilgili yaptığı açıklamada ise “Hükümetimiz, bunu öngörmüş. Galiba bir yasada çıkartmışlar. Gemlik’i taşımaya karar vermişler. Sonra siyasi bir takım şeyler çalışmış, o işten vazgeçmişler, durmuşlar. Gemlik muhakkak taşınmalıdır. Gemlik hem fayın üzerinde yani Geyve- İznik – Gemlik gelen Kuzey Anadolu Fayının güney kolu üzerinde tam oturuyor. Oturduğu yerde kumul. Alüvyal dolgu, deniz kumu ile dolu. Yani kurtulma şansı yok. Bence orada tek katlı zayıf evler olsaydı hadi bir bakıma. Belki de bir zaman bilindiği için öyle fazla yüksek yerlerin dışında bazı yerlerde var. Şimdi rant modasına uyup, oralarda yükselmeye kalkar. Gemlik, güney kolun deprem üretmesi halinde hiç kalmaz. Yani orası bir şekilde biter. Onun için Armutlu yarım adasına veya güneyine, o yüksek yerlere sağlam yerlere burayı taşımak lazım. Hükümetin burayı tahliye etme kararı doğrudur. Kim bunu engellediyse, yanlış yapmıştır” şeklide konuştu.
Fiyat etiketi yönetmeliğindeki değişiklik 01.01.2024 tarihinden itibaren yürürlüğe girerek uygulanmaya başlayacaktır.
Buna göre fiyat etiketi yönetmeliğinde yapılan değişiklikte; hizmetlerin özelliğine ve tüketiciye sunulma biçimine göre, tarife ve fiyat listelerine ilişkin belge, levha, pano ve benzerleri, hizmetin sunulduğu işyerinde, ayrıca lokanta, restoran, cafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde ise işyerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde asılır, takılır veya konulur denilmektedir şeklinde değiştirildi.
Söz konusu değişikliğe istinaden aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekmekte.
*** Yiyecek ve içecek hizmeti sektöründe self-servis ( masaya hizmet sunulmayan ) hizmet verilen işyerlerinde uygulanan tarife ve fiyat listelerinin sipariş verilen ve ödeme yapılan noktalarda tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde açıkça yer verilmiş olması koşuluyla ayrıca masalar üzerinde yer verilmesine gerek bulunmamakta, bununla beraber giriş kapısı önünde ise süreklilik arz edecek şekilde bulundurulmalıdır.
*** Alışveriş merkezleri gibi mekanlarda, self-servis şeklinde yiyecek ve içecek hizmeti verilen ve kendisine tahsis edilmiş oturma alanı bulunmayıp ortak bir servis alanında hizmet verilen işyerlerinin, giriş kapısının önünde tarife ve fiyat listelerine yer verme yükümlülükleri bulunmamakta; ancak sipariş verilen ve ödeme yapılan noktalarda tarife ve fiyat listelerine tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde açıkça yer verilmelidir.
*** Bunun haricinde geleneksel olarak kendine ayrılmış mekanlarda masaya servis hizmeti sunulan işletmelerde tüketicilerin masaya oturmalarına müteakiben ve en geç sipariş verilinceye kadar tarife ve fiyat listelerinin hizmet sunulan masanın üstüne konulması ve giriş kapıları önünde ise süreklilik arz edecek şekilde bulundurulmalıdır.
*** Masaya servis hizmeti sunulan işletmelerin müşteri kabulu yapılan birden fazla giriş kapısı olması durumunda ise tarife ve fiyat listelerine her bir giriş kapısı önünde ayrı ayrı yer verilme zorunluluğu bulunmaktadır.
*** Diğer yandan özellikle son dönemlerde teknolojinin getirdiği yenilikler doğrultusunda dijital aygıtların kullanımının yaygınlaşmasıyla, bazı işletmeler tarafından uygulanan sadece qr kodu okutulması marifetiyle menü görüntülenmesi suretiyle tarife ve fiyat listelerinin ulaşılabilir kılınmasının tek başına yeterli olmadığı ve yönetmelikteki zorunluluğu karşılamadığı değerlendirilmektedir. Zira mevzuat hükümlerinde tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yazılı, dijital veya elektronik etiket, tarife ve fiyat listesi bulundurması zorunluluğu bulunmakta ancak tarife ve fiyat listelerine yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yer verilmesinin yanı sıra qr kodu kullanılmasında ise sakınca bulunmamaktadır.
*** Diğer taraftan 20.12.2023 tarih ve 32405 sayılı resmi gazetede yayımlanan “6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun 77 nci maddesine göre 2024 yılında uygulanacak olan idari para cezalarına ilişkin tebliğ hükümlerine göre “2024 yılında tarife ve fiyat listelerinde yer alan her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere 2.172 tl. İdari para cezası uygulanacaktır. Örneğin bir restoranda tüketicilere mercimek çorbası, döner ve sütlaç sunulması halinde anılan yönetmelik hükmü doğrultusunda işyerinin giriş kapısı önünde ve hizmet sunulan masaların üzerinde yer alan tarife ve fiyat listesinde yalnızca mercimek çorbasına ilişkin bilgilere yer verilmemesi halinde işyerine uygulanacak idari para cezası miktarı ( 1×2.172 ) 2.172 tl. İken mercimek çorbası, döner, sütlaç ürünlerine ait bilgilerin hiçbirine yer verilmemesi halinde uygulanacak idari para cezası ( 3×2.172 ) 6.516 tl. Olacaktır. Esnaflarımıza duyurulur.
Geçtiğimiz günlerde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 4.1 şiddetinde deprem meydana gelmişti.
Depremin ardından Prof.Dr.Naci Görür Gemlik’le ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.
Fay hattının tam üzerinde bir şehir var.
Adı da Gemlik
Kuzey Anadolu fayının tam üzerinde.
Oturduğu yer kumul, aliviyon ve deniz kumu dolgusu.
Güney kol üzerinde deprem olması halinde kurtulma şansı yok.
Evler tek katlı olsaydı belki kurtulurdu.
Deprem hocası Gemlik hiç kalmaz dedikten sonra şu önerilerde bulundu.
Kenti ya Armutlu yarımadasına, yada Güneydeki yüksek yerlere taşımak lazım diye teklifte bulundu.
Bu arada 1999 Gölcük depreminin körfezin Çınarcık çukuruna açıldığı yerde durduğunu da öğrenmiş olduk.
Son depremin 8-10 tane demet halindeki faylar tarafından üretildiğini söyledi.
Çınarcık’ta ki adalar fayının üzerinde önemle duruldu.
Sözün kısası ya taşınacağız, yada evlerimizi güçlendireceğiz.
Kumul ve alivyon zeminlerde çok katlı bina yapmaktan kaçınacağız.
Çağdaş inşaat tekniklerini uygulayacağız.
Çünkü depremden kaçamayız.
Vakti saati geldiğinde karşımıza çıkacağına göre bizim her türlü önlemleri almamız gerekiyor.
Günün sözü;
Hayatın güzel olması için,
Eksiksiz olması şart değildi.
“Funicella”




