Evdeki Zararlıları Önlemek İçin Etkili Böcek İlaçlama İpuçları
Evde zararlılarla mücadele etmek, hem sağlığınız hem de yaşam alanınız için son derece önemlidir. Özellikle yaz aylarında artan böcek ve haşere popülasyonu, ev sahipleri için ciddi bir sorun haline gelebilir. Bu yazıda, etkili böcek ilaçlama ipuçlarını paylaşarak, zararlıları evinizden uzak tutmanın yollarını anlatacağız. Ayrıca, İzmir böcek ilaçlama hizmetlerinden nasıl faydalanabileceğinizi de ele alacağız.
Temizlik ve Düzenli Bakım
Böceklerin evde barınmasını önlemenin en etkili yollarından biri, temizlik ve düzenli bakım yapmaktır. Evinizi düzenli olarak temizlemek, kirli ve dağınık alanların böcekler için bir barınak oluşturmasını engeller. Yiyecek artıklarını hemen temizlemek, açıkta bırakılan gıda maddelerini ortadan kaldırmak ve çöpleri düzenli olarak atmak, böceklerin çekilmesini önler.
Düzenli olarak yapılan temizlik, yalnızca yüzeyleri değil, aynı zamanda gizli alanları da kapsamalıdır. Dolapların, köşelerin ve diğer ulaşılması zor yerlerin temizlenmesi, böceklerin saklanabileceği yerleri ortadan kaldırır. Özellikle yaz aylarında, dışarıdan gelen böceklerin evin içine girmesini önlemek için kapı ve pencerelerin sıkı kapandığından emin olun. Bu, hem böceklerin girmesini önleyecek hem de evinizin hijyenini artıracaktır.
Doğru Böcek İlaçlama Ürünlerini Seçin
Böcek ilaçlama ürünleri, zararlıları etkili bir şekilde kontrol altına almanın önemli bir parçasıdır. Ancak, piyasada bulunan birçok ürün arasında seçim yapmak zor olabilir. İzmir böcek ilaçlama hizmetleri sunan profesyonel firmalar, doğru ürünleri seçerek etkili bir mücadele sağlar. Kimyasal içerikler yerine doğal ve çevre dostu ürünleri tercih etmek, hem sağlığınızı hem de çevrenizi korur.
Böcek ilaçlama işlemi öncesinde, hangi tür zararlılarla mücadele ettiğinizi belirlemek oldukça önemlidir. Farklı zararlılar için farklı ürünler ve yöntemler gerekebilir. Bu nedenle, uzman bir hizmetten faydalanmak, daha etkili sonuçlar elde etmenize yardımcı olacaktır. İzmir böcek ilaçlama firmaları, sorununuzu analiz ederek size en uygun çözümü sunabilir. Bu sayede, zararlılarla mücadelede hem zaman hem de maliyet açısından tasarruf sağlarsınız.
Önleyici Tedbirler
Böceklerin evinize girmesini önlemek için alabileceğiniz bazı önleyici tedbirler bulunmaktadır. İlk olarak, kapı ve pencerelerin kenarlarını kontrol edin ve gerekirse sızdırmazlık malzemeleri kullanarak kapatın. Ayrıca, bahçenizdeki bitkilerin sağlıklı olduğundan emin olun; çünkü hastalıklı bitkiler böceklerin çekim merkezi olabilir.
Bunların yanı sıra, evinizin dış kısmını da kontrol ederek, böceklerin girebileceği çatlakları ve delikleri kapatmalısınız. Dış mekan düzenlemesi de oldukça önemlidir; gereksiz bitki örtüsünü ve su birikintilerini ortadan kaldırmak, zararlıların üremesini engeller. Bu tür önleyici tedbirlerle evinizdeki zararlıları azaltabilir ve yaşam alanınızı daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. Unutmayın, bir önlem almak her zaman tedavi etmekten daha kolaydır.
Böcek ilaçlama, evde zararlılarla başa çıkmak için önemli bir adımdır. Temizlik, doğru ürün seçimi ve önleyici tedbirlerle zararlılardan kurtulmak mümkündür. İzmir böcek ilaçlama hizmetlerinden yararlanarak, bu süreci daha etkili hale getirebilirsiniz. Unutmayın, sağlıklı bir yaşam alanı için düzenli mücadele şarttır!
Gemlik Belediyesi 2025 Yılı Gelir Gider Bütçesi, belediye meclisinde kabul edildi. Bütçe görüşmelerinde yer yer konu dışına çıkarak belediyenin diğer çalışmaları hakkında eleştiri yapan muhalefete cevap veren Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, “Gemlik için yapılacak işlerde birlik ve beraberlik içinde olmalıyız” dedi.
Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, konuşmasının başında Hemşehri Dernekleri Festivali ve Kitap Fuarı hakkındaki eleştirilere yanıt verdi. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Hemşehri Dernekleri Festivali’nin organizasyon sırasında yapılan oylamada İskele Meydanı’nda yapılmasına karar verildiğini belirten Başkan Deviren, sonraki süreçte olumsuzluklar yaşandığını, konuyla ilgili Esnaf Odası ile bir araya geleceklerini söyledi. Uygulamada yanlışlıklar olsa da derneklerin bir araya gelmelerinin doğru olduğunu vurgulayan Başkan Deviren, Kitap Limanı’nda da gelecek konuşmacılarda dengeyi gözeteceklerini kaydetti.
Tüm siyasi partileri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına davet eden Başkan Deviren mecliste şöyle konuştu: “İkinci Kent Lokantası’nı Katlı Otopark altında açacağız. Burası merkezi bir nokta ve acil durumda 5 bin kişiye yemek çıkabilecek kapasitede. Kentsel Dönüşüm konusunda ise ciddi bir ekip kuruldu ve gece gündüz çalışıyor. Önümüzdeki günlerde çalışmalarımızı sizlerle paylaşabiliriz. Karsak Deresi’nin kirliliği ise Orhangazi, özellikle MARZİM bölgesinden geliyor. Belediye başkanımızla görüştük. Diğer belediyelerimizin uygulamalarını inceliyoruz. Gemlik’te artık küstüm oynamıyorum denmeyecek. Herkesin eleştiri hakkı var buna saygı duyuyoruz. Ama yapılacak işlerde birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.”
Gemlik Belediyesi’nin 2025 Yılı Gelir Gider bütçesi CHP ve AK Parti grubunun kabul, MHP ve Büyük Birlik Partisi’nin ret oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildi. Buna göre Gemlik Belediyesi 2025 Yılı Gelir Gider bütçesi 1.075.079.000,00 Lira oldu.
Başkanlık Koltuğu Festival Sahnesi mi? Gemlik’in Sorunları Yine Görmezden Geliniyor!
AK Parti Belediye Meclis Üyesi Selim Yavuz, 2025 yılı Gemlik Belediyesi Performans Programı üzerine yaptığı çarpıcı konuşmada, belediyenin stratejik vizyon eksikliklerini ve halkın beklentilerinin nasıl göz ardı edildiğini sert sözlerle eleştirdi. Yavuz, Belediye Başkanı’nın önceliklerinin değiştiğini, Gemlik esnafını ve sivil toplum kuruluşlarını küstürdüğünü, altı aydır sadece festival düzenleyerek vakit harcadığını vurguladı.
“Sizin Stratejiniz Festivaller, Halkın Önceliği Çözüm!”
Yavuz, konuşmasında belediye yönetiminin 2025 yılı performans programında sorunları görmezden geldiğini ifade ederek, “Stratejik planda da açıkça görüldüğü gibi bir yıl daha sadece festivallerle vakit geçireceksiniz. Huzurlu bir kent yaratmaktan kastınız, insanları bölmek mi? Gençlik kollarınızı ön plana çıkarıp, 2.000.000 tl masraf ettiğiniz fuarda Cemal Enginyurt ile Cumhurbaşkanına hakaret ettirmek midir?” diye sordu.
Yavuz, Başkan’ın seçim vaatleri ve performans programı arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekerek şu eleştirilerde bulundu: “Seçim öncesi Gemlik’in giriş sorununu kökten çözeceğinizi vaat ettiniz, ancak ne stratejik planınızda ne de performans programınızda buna yer verdiniz. Üstelik konuşmalarınızda bu sorunun merkezi hükümet tarafından çözüleceğini söyleyerek topu taca atıyorsunuz.”
“Bütçe Tercihleri Eleştirildi: Kentsel Dönüşüme Yok, Reklama Var
Selim Yavuz, belediyenin bütçe tercihlerine sert tepki gösterdi:
“Gemlik’te kentsel dönüşüm kamulaştırması için sadece 2.5 milyon TL ayırırken(syf 39) yani bir daire parası bile etmezken , kendi reklamlarınız ve haber servisleri için toplamda 28 milyon TL’ye yakın bütçe ayırıyorsunuz. Haber servisi için 8 milyon, hatta Keloğlan heykelinin bakımı için bile 500 bin TL bütçe koymuşsunuz. Bir can, festivalden ve reklamlardan çok daha değerlidir! Bunun vebalini veremezsiniz. Lütfen bir belediye başkanı gibi davranın, dernek, futbol Kulübü, festival veya vakıf başkanı gibi değil.”
“Bisikletle Şov Yaptınız, Ama Bisiklet Yolunuz Yok!”
Selim Yavuz, performans programında otopark, bisiklet ve engelli yollarına bütçe ayrılmamasını da eleştirdi. Başkan’a yönelik olarak, “Bisikletle şov yaptınız ama Gemlik’te bisiklet yolu yok. En çok engellinin yaşadığı kentlerden biri olduğumuzu söylüyorsunuz, ama bir gün engelli aracıyla sokaklarımızda dolaşmayı denediniz mi?” diye sordu.
“Zeytin Ağacı Takdiri ve Bir Teklif”Yavuz, belediye önüne dikilen zeytin ağacını takdir ettiğini belirtti ve ek bir öneride bulundu: “Bu ağacın etrafına Gazze’deki zulmü ve masum çocukların yaşadığı acıları anlatan bir köşe yapılsa, çok daha anlamlı olur.”
“2025 Performans Programı Hayal Kırıklığı Yarattı”
Yavuz, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Gemlik halkı, vaatlerinizi beklerken hayal kırıklığı yaşadı. Biz AK Parti olarak depreme dirençli, çevreye duyarlı, üreten, paylaşan ve akıllı bir Gemlik istiyoruz. Trafik ve otopark sorunu çözülmüş, dayanıklı bir şehir için çalışmanızı bekliyoruz.”
Başkan Aydın; Büyük deprem kapımızda, hazır olmalıyız…
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen “Başkanlarla Yüz Yüze” programına konuk oldu.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen programda, BGC Yönetim Kurulu üyelerinin Bursa ve ülke gündemine ilişkin sorularını yanıtlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, göreve başlar başlamaz depreme karşı hazırlık çalışmalarına öncelik verdiğini söyledi.
Bursa’da tarihsel süreç içerisinde 1705 ve ardından 1855 yıllarında büyük depremler yaşandığını hatırlatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “2005 yılından itibaren 7 ve üzerinde deprem yaşama riskimiz var. Bu büyük felakete mutlaka hazır olmalıyız. Depreme hazır olmamız, on binlerce insanımızın hayatını kurtarabilir” dedi.
Programın açılışını yapan Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, Başkan Erkan Aydın’ın Bursalılar tarafından yakından tanındığını, ama tanımayanlar için kısaca kendini tanıtmasını istedi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın şunları söyledi;
“1974 İstanbul doğumluyum. Orhaneli kütüğüne kayıtlıyım. Serçeler köyünden olan rahmetli babam 1955 yılında çıkıyor. Erkek Lisesi’ni birincilikle bitiriyor, sonra İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne devam ediyor. Annem emekli öğretmen. Dedem köy enstitüsü mezunu. Babam orman mühendisi olduğu için ben de yatılı olarak Samsun Anadolu Lisesi’nde okudum. Liseden mezun olduktan sonra 1992’de Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni kazandım. 1997 yılında mezun oldum. Sonraki süreçte hem eczacılık yaptım hem de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldım. Ardından 2013 yılında ön seçimle belediye başkan adayı oldum. Yine ön seçimle 2015’te milletvekili adayı oldum. 3 dönem milletvekilliği yaptım. Son olarak da Osmangazi Belediye Başkanlığına aday oldum ve kazandım.”
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yaşamını kısaca özetlemesinin ardından, “BGC Başkanlarla Yüz Yüze” programının soru cevap bölümü şöyle devam etti:
Ahmet Emin Yılmaz: (BGC Başkan Vekili, OLAY Gazetesi Köşe Yazarı) Bursa’nın geçmişini anımsatarak sorumu yöneltmek istiyorum. Görev yaptığınız Osmangazi, Bursa’nın en büyük ilçesi, 25- 30 yıl öncesine kadar da Bursa Belediyesi olarak kabul edilen bir bölge. Bursa’nın tarihi kent merkezinin olduğu ilçe. Tarihi kent merkezinin Belediye Başkanı olmanın avantajı mı var, yoksa dezavantajı mı var. Bunu şunun için soruyorum; 30 yıl öncesine kadar kent merkezini rahatlatmak için yakın ilçelerde cazibe merkezleri oluşturma hedefi vardı. Bu durum Bursa kent merkezinin zayıflamasına yol açtı. Geçmişin en yoğun caddeleri artık bomboş. Atatürk Caddesi, Altıparmak Caddesi, adeta boşaldı. Bu dezavantajı aşarak sosyal yaşamı yeniden nasıl canlandıracaksınız?
BURSA’NIN KALBİ OSMANGAZİ
Erkan Aydın: Merkez ilçe olmanın hem avantajı hem de dezavantajı var. Gerçekten dediğiniz gibi 56 ilden büyük bir belediyeden bahsediyoruz. Muhtarlık bazında 136 muhtarlıkla Türkiye’nin en büyük ilçesi Osmangazi. Nüfus olarak Türkiye’nin 5. büyük ilçesi.
Tarih olarak, kültür olarak her şeyin merkezindeyiz. Biz o yüzden “Bursa’nın kalbi Osmangazi” diyoruz. 3000 yıllık Bursa. Bitinya, Roma Bizans, Osmanlı dönemlerine gittiğinizde, Osmangazi’nin Bursa’nın merkezi olduğunu görüyoruz. Ama dediğiniz gibi hızlı göçle birlikte o merkez cazibesini kaybetmiş ve ağırlıklı olarak batıya doğru büyümüş. Birçok büyük şehirde olduğu gibi. Ama ortaya çıkarılacak tarihi yapılar da burada.
Osmangazi’nin tarihi bölgesinde restorasyon çalışmaları bizden önceki dönemde arkeopark bölgesinde başlamış, hala devam eden projeleri tamamlamak için adımlar atıyoruz.
Yurt dışına gittiğinizde bir şehre gidip gökdelenleri ya da etrafını gezmiyoruz. Gidiyorsunuz oradaki binlerce yıllık şehrin kalbini geziyorsunuz. Çünkü her şey orada. Bizde de aynı şekilde gelen turist tarihi mirası görmek istiyor. Hanlar bölgesi UNESCO tarihi kültür miras listesinde. Ulu Cami ve Hanlar Bölgesi gibi değerlere sahibiz. Dışarıdan bir turist geldiğinde hem tarihi bölgeleri ziyaret edecek, hem konaklayacak, hem Bursa’nın tarihini kültürünü yaşayacak, hem de döviz bırakacak. Böyle bir Destinasyon Merkezi yapma hedefimiz var. Bunun için tarihi mirasımızı güzelleştirmek gerekiyor canlandırmak gerekiyor yatırım yapmak gerekiyor.
Konu ile ilgili olarak geçmişten gelen çalışmalara ek olarak yeni kamulaştırma çalışmalarımız olacak. Muradiye devlet hastanesinden aşağı dönerken Muradiye’ye giderken solda 10.000 metrekarelik bir alana sahibiz. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonra geldiği, 1992 yılına kadar ipek üretilen fabrika bu alanda. İpekhane diye geçen bölgeyi biz eski merkez olarak ele alıyoruz. Faruk Saraç’ın eski okulunun bitişiği, orayı kültürü, sanatı, konserleri, sergileri, gurme restoranlarıyla tekrar eski cazibesine kavuşturmak istiyoruz. Arkeopark etrafında da kamulaştırmalar ve restorasyonlar olacak, sokak sağlıklaştırmasıyla oraları insanların gelip kültürü yaşayabileceği, Bursa’nın yerel lezzetlerini tadabileceğiniz bir yer haline getireceğiz. Bizden önce çalışmalar başlamış, devam edenler var, yeni ekleyecek projelerimiz var. Biz bunu 2024-2029 stratejik planına koyduk.
Özetlemek gerekirse turist Bursa’ya geldiğinde ya da Google’a girdiğinde, Bursa’ya gelince ne yapabilirim dediğinde, ilk ortaya çıkabilecek tarihi, kültürel ve turistik anlamda Osmangazi’yi bulmasını hedef olarak koyduk. Çünkü Bursa’nın kalbi Osmangazi ise, tarihi mirasımızın da ismine yakışır bir hale gelmesi gerekiyor.
ALTIPARMAK VE ÇARŞAMBA’DA DÖNÜŞÜM
Nuri Kolaylı: Altıparmak Caddesi adeta boşalmış durumda. Atatürk Caddesi ve Altıparmak Caddesi ile ilgili bir çalışmanız var mı? Çünkü bölge önceden cıvıl cıvıldı. Dükkanlara paha biçilmezdi. Şimdi bir çok dükkan boş ve kiralık tabelası var.
Erkan Aydın: En çok şikâyet aldığımız yerlerden birisi bu bölge. Büyükşehirle ve akademik odalarla protokol imzaladık, bölgenin dönüşümü ile ilgili. Bu çalışma bizden önce başlamıştı. Bundan sonraki süreçte Arap Şükrü’den Ankara-İzmir yoluna kadar olan bölgeyi bütün olarak ele alacağız. Bu çalışma hemen bitmeyebilir. Kentsel dönüşümle oranın tarihi dokusunu, yoğunluğu artırmadan daha nefes alabilecek, yaşanabilecek bir çalışma olsun istiyoruz.
Fuat Kars: (BGC Başkan Yardımcısı- Demirören Haber Ajansı Bölge Müdürü) Osmangazi Belediyesi’nin sizce en büyük sorunu nedir. Görev yaptığınız 6 aylık süreçteki gözlemlerinizi merak ediyorum. İkinci sorum; sık sık vatandaşlarla görüşüyorsunuz. Günde kaç kişiyle görüşüyorsunuz ve sizden en çok ne istiyorlar?
DEPREM GERÇEĞİ
Erkan Aydın: Karşımızda çok net bir deprem gerçeği var. Osmangazi Bursa’nın aşırı hızlı büyümesiyle göçün en yoğun olduğu ilçe. Bu yoğunluk hızla artarken, plansız çarpık kentleşme başlamış ve çıkmaz sokaklardan deprem yönetmeliğine uygun olmayan binalara kadar birçok olumsuzluk üst üste gelmiş.
Hiçbir mühendislik hizmeti almadan oluşmuş mahalleler var. Tarihimizde 1855 depremi var, 150 yıl geri gidin ;1705 depremi var. 150 yıllık periyoda baktığınızda bu süre 2005’te dolmuş. Yani her an her dakika her saniye büyük bir Bursa depremi yaşanabilir. Bu depremin de en çok etkileyeceği yer Bursa ovası. Çünkü altımız alüvyon toprak. Deprem 7 şiddetinde olduğunda ovada 9 şiddetinde hissedilecek.
Ben Maraş depreminde 21 gün kaldım, o dönem milletvekiliydim. İnsanların çoğu donarak öldü. Bu nedenle bizim birinci önceliğimiz hem kentsel dönüşüm, hem depreme dayanıksız binaların bir an önce dayanıklı hale getirilmesi yoluyla depreme hazırlanmak.
Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor. İmar AŞ şirketini kurduk. Hızlı aksiyon almak için de bu şirket üzerinden İstanbul’daki Kiptaş modeliyle onları inceledik. Defalarca görüşmemiz oldu, o modeli Osmangazi’de hayata geçirmek istiyoruz
“6 AYDA 60 BİN GÖRÜŞME”
Olabildiğince çok Osmangazili ile görüşüyorum. Bu 5 yıl böyle devam edecek. Her gün 300 ile 500 kişi arasında gelen oluyor. Altı ayda 60.000 kişi ile görüştüm. 60.000 kişinin 59.000’i iş istedi. Gelenlerin yüzde 90’ı iş istiyor. Ekonomik krizin, enflasyonun bu kadar yüksek olması, iş aleminin de sanayicinin de özellikle otomotiv ve tekstilin sıkıntıya girmesi, belediyeleri bir iş kapısı haline getirdi. Ama iktidarın yarattığı bu işsizliği belediyelerin çözmesi mümkün değil.
Nuri Kolaylı: Sayın Başkan göçten en fazla etkilenen ilçelerden biri Osmangazi. İlçede ne kadar göçmen var, ne kadar Suriyeli veya Afgan kayıtlı, ne kadar kayıtsız göçmen var. Hiç bu konuda tespit yapabildiniz mi?
Erkan Aydın: Bizde resmi rakamlar yok. Suriye’den gelenlerin çoğunluğu yüzde 90 – 95’i Osmangazi’de. Bursa’da 150.000 civarında diye tahmin ediyoruz. 120-130 bininin Osmangazi’de olduğunu düşünüyoruz.
Tamamen farklı kültürle yaşamaya alışmış bir toplum gece 11’den sonra dışarı çıkıp mangal yapıp sabaha kadar eğlenen bir kültür. Çünkü Arabistan Yarımadası çöl iklimi sıcak. Gündüz bir şey yapamıyorlar bütün etkinlikler bütün sosyalleşmeleri gece oluyor
Çarşamba’da yüksek paralarla ev ve işyerleri satın aldılar. Şam’ın en büyük dönercisi, en büyük kuyumcusu Çarşamba’da. Çarşamba’daki kentsel dönüşümle birlikte, sosyolojik dönüşümü de birlikte yapmak gerekiyor.
Okan Tuna: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, koza24.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü): Sizin aracılığınızla Bursa kamuoyunun bilgilenmesi gerektiğini düşündüğüm bir konu var; sizin de biraz önce ifade ettiğiniz gibi büyük depremle karşı karşıyayız. Uzun süre deprem bölgesinde kaldınız, eksiklikleri hataları aksaklıkları gördünüz. Osmangazi’de birtakım önlemlerin alındığını duyuyoruz. Bildiğim kadarıyla Bursa’da ilk kez bir belediye, Osmangazi Belediyesi e kadrosuna arama kurtarma köpeği kattı. Geçit bölgesinde bir konteyner kent planlandığını duyuyoruz. Yine Osmangazi’deki sanıyorum 500’ü aşkın parkın ışıklandırmasının güneş enerjisine geçtiğini ve bu parkların toplanma alanı olarak kullanacağını duyuyoruz. Kesin bilgileri sizden alabilir miyiz?
DEPREME HAZIRLIK
Erkan Aydın: Biz genelde projeleri, proje aşamasında paylaşmıyoruz. Bittikten sonra paylaşmayı daha doğru buluyoruz. Bahsettiğiniz çalışmalar var. Fazlası da var.
Almanya’da kardeş şehrimiz var. Oraya gittik, onlar geldi. Hessen eyaletinde ortak bir proje geliştiriyoruz. Tamamen depreme yönelik bir çalışma.
Çünkü ben deprem bölgesine gittiğimde 72 saat hiç kimse yoktu. Malumunuz Gölcük depreminde asker 4’ü beş geçe sokaktaydı ve çok fazla hayat kurtarılmasını sağladı. Ama son depremde hiç kimse yoktu. İkinci günün akşamı ben Elbistan’da kaldım. -20 derecede bir masanın etrafında işte 3 tane Vali 5 tane kaymakam, mülki İdare amirleri vardır. Elektrik yok, hiçbir şey yok, ısınma yok, berelerle, kabanlarla toplantıya katıldık. Milletvekili olduğumuzu da bilmiyorlardı. Bir baktım hiçbir hazırlık yok, yani ufacık bir iş yerinde acil eylem planı vardır, yangında kurtarılacaklar yazar, kimin ne görevi varsa bilinir, bütün ufak fabrikalarda dahi bu vardır
Oysa son depremde kimsenin ne yapacağıyla ilgili hiçbir bilgisi yoktu, hiçbir koordinasyon yoktu. Bunları o akşam çıktım bir ulusal kanalda anlattım. Çözüm olarak ertesi gün toplantı yenini değiştirdiler. Biz bulamadık nerede toplandıklarını.
Bunları görüp yaşadığınızda, depreme ya da başka afetlere önceden hazırlanmanın binlerce insanın hayatını kurtardığını anlıyorsunuz.
Bursa’da depremin olacağı yüzde yüz belli. Sadece zamanı, tarihi belli değil. Biz bununla ilgili ciddi çalışmalar yapıyoruz. Yer tahsislerimizi yaptık. Sadece Osmangazi’yi kurtaracak ya da 136 mahalleye hizmet edecek değil, belki Türkiye’nin birçok yerine örnek olacak, bu anlamda katkı sağlayacak bir proje üretiyoruz.
Burhan Kaya: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi- Yeni Dönem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) Göreve geldikten hemen sonra Halk Lokantası açtınız. Biz de sahada vatandaşlara bunu sorduğumuzda önemli de bir karşılığı var halk lokantalarının. Yeni şubeler olacak mı? İkinci sorum; ana kucağı gibi kreşler açılmıştı. Vatandaşlardan böyle bir beklenti de var. Yapacak mısınız?
HALK LOKANTALARI
Erkan Aydın: Bizimki “ana kucağı” formatında olmayacak. Cumartesi günü bir Gündüz Bakım Evi açtık. Biz tam gün hizmet veren bakımevleri planlıyoruz. Çünkü ana kucakları yarım gün ve çalışan anneye bir katkısı olmuyor. Bu nedenle tüm gün hizmet versin istiyoruz.
Liyakatli öğretmenlerle tam gün eğitim verecek bir kreş sistemi kurduk. Sakarya Mahallesi’nde, Barboros’da birkaç yer bulduk yapmak için ancak hepsinde imar durumunda sıkıntılar çıktı. Ya hisseli parsel çıktı, ya da kreş yapma imkanı olmadı. Araştırmalarımız devam ediyor.
Halk lokantasında ise sayıyı 1000 kişiyle sınırlı tutuyoruz. Esnafımızın halk lokantalarından olumsuz etkilenmesini istemiyoruz. Çünkü 10.000 kişiye yemek versek 10.000 kişi gelecek, çok aşırı bir talep var ama diğer taraftan da esnafı da zor duruma düşürmemek için sınırlı hizmet veriyoruz.
Esnafımızı zor durumda bırakmayacak şekilde halk lokantaları açmaya devam edeceğiz.
Halk lokantalarımız ayda 350-400 bin lira civarında zarar ediyor. Ama insanlar da 80 Liraya 4 çeşit yemek yiyor, her gün bir çeşit etli yemek mutlaka çıkıyor.
İMAR AŞ KURULDU
İhsan Altıkardeş: (BGC Başkan Yardımcısı- İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü) Az önce İmar AŞ şirketini kurduk dediniz. Kiptaş modelini yapacağınızı anlattınız. Bunu biraz açmanızı rica edeceğim. Rezerv alanlara sosyal konut mu yapacaksınız, ya da daha önce yapılmış kentsel dönüşüm modeli mi yapacaksınız. İkinci sorum, geçtiğimiz 6 aylık süre zarfında Bursa’da en tartışılmayan belediye Başkanısınız. Osmangazi belediye başkanlarının da geçtiğimiz dönemlerde büyükşehire aday olduğunu biliyoruz. Bu konuda bir hedefiniz, düşünceniz var mı?
Erkan Aydın: İmar AŞ dinamik bir çalışma sergileyecek. Bu sitemde İmar AŞ 5 daireye de girebilecek, 5 bin daireye de girebilecek. Buradaki temel fonksiyonu, aslında bir garantör olması. Aileler ya da kat malikleri anlaşamadığın 50+ 1’i bulduğunda, Kiptaş’a tapuyu devredip, müteahhittin de paramı alacağım sıkıntısı yaşamadan, mal sahibinin de müteahhit yarım bırakır kaçar mı derdi yaşamadan projenin gerçekleşmesini sağlıyor. Biz bunu hızlı karar almak ve uygulamak amacıyla kurduk.
Diğer sorunuza gelecek olursak; benim yeteri kadar siyasi tecrübem var. Siyasette 4 yıl, 5 yıl, 10 yıl sonrasını konuşmanız mümkün değil. Ayrıca böyle bir hedefim de yok. Benim derdim şu anki işimi düzgün yapmak, bugün bulunduğumuz görevi laikiyle yapabilmek.
Ben Osmangazi Belediye Başkanlığını layıkıyla yapmanın uğraşındayım.
Tekrar milletvekili olacak mısınız, bakanlık hedefiniz var mı gibi sorular da geliyor. Öyle bir derdimiz yok.
Enhar Güneş: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, sosyaltv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni) Sayın Başkan seçimlerden sonra 6 aylık bir süre geçti. Değişimin yaşandığı belediyelerde yeni seçilen başkanlardan çoğu zaman enkaz edebiyatı dinledik. Siz nasıl bir Osmangazi belediyesi devraldınız.
“DÜŞÜK MALİYETLE İŞ YAPTIRIYORUZ”
Erkan Aydın: Yapı olarak enkaz edebiyatı, borç edebiyatı, pankart asma eylemi yapmam mümkün değil. Yapım buna müsait değil. Daha seçilmeden önce zaten nasıl bir belediye alacağımızı biliyorduk. Borcunu da biliyorduk, ne yapmamız gerektiğini de biliyorduk. Dolayısıyla ertesi gün görevi devraldıktan sonra ekibi kurduk projelere başladık
Herkes sanıyor ki biz borçsuz belediye devraldık. İnandıramıyorum bazılarını. 1 milyar TL borçla devraldık. Biz 6 ayda borcu 850 milyona düşürdük. Ama bunun edebiyatını da yapmıyoruz, siyasetini de yapmıyoruz.
Ben mali durumu günlük takip ederim, her gün bakarım, ne geldi ne gitti, ödeme ne, borç ne, yapacağımız yatırım ne boyumuzu aşar mı aşmaz mı, hepsini kontrol ederim.
Çok şükür maaşları da ödüyoruz. Biz bir ihale yaptığımızda yüzde 35 kırımla insanlar giriyor. Bu da bizim çok daha uyguna iş yaptırmamızı sağlıyor. Biz birçok işi düşük maliyetlerle yapıyoruz Neden; Çünkü takır takır paramızı ödüyoruz. O da bize bir avantaj sağlıyor.
TARIMA DESTEK
Hakan Işıkkent: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, Hayat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) Önceden gelen ve devam etmekten vazgeçtiğiniz, ya da başlamadığınız projeleriniz var mı? Bir de son meclis toplantısında Gazi Tarımı kurdunuz. Gazi Tarım’la ilgili bilgi alabilir miyiz?
Erkan Aydın: Bilindiği gibi devlette devamlılık esastır. Osmangazi’yi eskiden birileri yönetiyordu, şimdi biz yönetiyoruz. Bizden sonra da başkaları yönetecek. Burada ne kadar çok iyi iş yaparsanız, sizin sınırlarınızda yaşayan insanlar o kadar rahat eder, huzuru ve refahı artar. Dolayısıyla bizim eskiden başlayıp da yarım bıraktığımız hiçbir proje yok.
Osmangazi meydanın % 95’i bitmişti. Biz % 5’ini de tamamladık, müteahhittin alacakları vardı, onu da ödedik. “Eski dönemden bize ne” demedik. Neticede ortaya çıkmış bir kamu hizmeti var.
Ağustos ayında kiraları da başladı dükkanların. Biri hariç hepsi açıldı. Birkaç ay sonra orası gerçekten cıvıl cıvıl bir meydan olacak. Bizim halk Lokantası, Hasan Ali Yücel Kütüphanesi canlılığı arttıracak. Dün akşam gençlere baktım ders çalışıyorlardı.
Yeni nesil bir kütüphane oldu. Yazın buz gibi kışın sıcak. Kahveyi ve çayı aynı emsallerine göre üçte bir fiyatında sunuyoruz.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gazisi ile Osmangazi’yi birleştirdik ve Gazi Tarımı kurduk. Buradaki hedefimiz çiftçiyi, köylüyü, üreticiyi desteklemek, aynı zamanda da tarımsal ihracatı arttırmak.
Gazi Tarım’ın başına getireceğimiz kişi ihracat firmasında çok deneyimli, yurt dışına ihracat yapan nitelikte olacak. Üreticinin tüccarın kucağına düşmeden ihracatını yapabileceği ürünler üretmesini hedefliyoruz. Bunun yanında da girdi maliyetlerine destek olmayı planlıyoruz.
Kent lokantalarının atıklarından gübre, katı atıklardan mazot üretme projelerimiz var. Buna ilaç desteğini de ekleyerek üreticimizin yüzünü güldürmek istiyoruz.
“KÜLTÜRE ÖNEM VERİYORUZ”
İbrahim Öge: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi – sozbursa.com – Genel Yayın Yönetmeni) Son dönemde milli değerlerden ve Bursa kültüründen bir uzaklaşma söz konusu. Yerel yönetimlerin de bu noktada eğitim ve kültür başlığında önemli bir görevi var. Siz Osmangazi Belediye Başkanı olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz? Nasıl bir siyaset izleyeceksiniz ve neler yapacaksınız?
Erkan Aydın: Ülke olarak biz bu toprakları yolda bulmadık, dediğiniz gibi milli değerlerimizi kaybedersek, emin olun birileri bu boşluğu hemen doldurur. Hepimizin bildiği bir gerçek var; bütün Avrupa’nın Amerika’nın “Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar değerli bir ülkedir” ana fikri hiç değişmiyor. O yüzden Osmangazi Belediyesi olarak yaptığımız işlerde milli değerlerimize hassasiyet gösteriyoruz. Örneğin Hasan Ali Yücel Kütüphanesi’ni açtık, Hasan Ali Yücel dünya klasikleri serisini biliyorsunuz. Dünya klasiklerini ilk Türkçeye çeviren Milli Eğitim bakanıdır Hasan Ali Yücel. Biz İş Bankası yayınlarından dünya klasiklerini alıp kütüphanemizde gençlerle buluşturduk. Şimdi İsmail Hakkı Tonguç bağış kütüphanesini açacağız. İsmail Hakkı Tonguç, Köy Enstitülerinin mimarıdır ki; benim dedem de Aksu Köyü Köy Enstitüsü mezunudur. Bunları yaşatıyoruz. Çünkü o milli duyguları biz yeni nesillere vermeliyiz. Sadece yaşam şekli olarak değil, gelip kitap okumalarını, araştırmalarını ve o zor günleri anlamalarını sağlamalıyız. Ayrıca devamlı etkinlikler yapıyoruz, yazarları çağırıyoruz, Hasan Ali Yücel Vakfının öğretim üyelerini çağırıp onlarla konferanslar yapıyoruz, gençlerin katılmasını sağlıyoruz ki; bu değerleri, cumhuriyetin ne olduğunu, bağımsızlığın nasıl kazanıldığını bilsinler.
Maalesef bugünlerde yine Anayasa’nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddesini gündeme getirmeye başlayanlar var. Bunu kimin değiştirmek istediği de malum. Bu topraklar içerisinde yaşayan kimse böyle bir şey istemiyor. Eğer o maddeler olmasaydı, bugün Irak Suriye, Gazze ve Lübnan’dan farkımız kalmazdı.
“Türkiye Cumhuriyeti laik, sosyal hukuk devletidir” maddesi, bu tek bir cümle bizim farkımızı ortaya koyuyor.
LEZZET DURAĞI KAYHAN
Nuri Kolaylı: Başkanım ben Kayhan doğumluyum. Çocukluğum Kayhan’da geçti. Kayhan’ın bir özelliği de, Ahiliğin geliştiği bir merkez olması. İskender Kebap, Cantık, Pideli Köfte gibi Bursa’ya özgü lezzetler Kayhan’da oluşup gelişti. Bunlar Bursa’nın simgeleri oldu. Bunların yanı sıra Tahanlı Pide, Kestane Şekeri, Cevizli Lokum gibi Bursa’ya özgü ürünler var. Bunlarla ilgili çalışmanız var mı?
Erkan Aydın: Biraz önce söylediğim Hisar bölgesindeki o tarihi kültürel merkezin başlangıcı Kayhan olacak. Tarihi İpek Yolu aksı dediğimiz Panorama Müzesi’nden başlayan güzergâh Hanlar Bölgesi üzerinden Tophane’ye ulaşacak.
Bursa’ya gelen bir turist için Kayhan benzersiz değerlere sahip. Yürüyerek ya da nostaljik tramvayla Kayhan’a geldiğinde, burada gastronomi durağı ile karşılaşacak. Az önce ifade ettiğiniz lezzetleri tadacak. Sonra devamında çarşıya geldiğinde alışveriş durağı olarak uzun çarşıdan başlayarak Kapalı Çarşı bütün bölgelerini gezecek. Yukarı doğru çıktığında bir inanç durağı olarak Ulu Cami’ye ulaşacak.
Hurşit Topal: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi- gemlikgundemgazetesi.com Genel Yayın Yönetmeni) Osmangazi Belediyesi olarak, Mudanya veya Gemlik Belediyeleri ile ortak projeler yapmayı planlıyor musunuz?
Erkan Aydın: Şu an için ortak bir projemiz yok ama Büyükşehir ile birlikte her ay toplanıyoruz, neler yapabileceğimiz konuşuyoruz. Bazen milletvekillerimizin de katıldığı toplantılarda proje geliştirmeye çalışıyoruz.
Nuri Kolaylı: Sayın Başkan, Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen “Başkanlarla Yüz Yüze” programının ilkine konuk olduğunuz ve sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkür ediyoruz.
Hamaloğlu Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Avrupa ve Asya Bölge Zirvesinde
Gemlik Ticaret ve Sanayi odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hamaloğlu, Dünya Odalar Federasyonu (WCF) Avrupa ve Asya Bölge Zirvesi Toplantısına katıldı.
GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hamaloğlu, Dünya Odalar Federasyonu (WCF) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen WCF Avrupa ve Asya Bölge Zirvesi Toplantısına katıldı.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Başkanı Sayın Philipe Varin, ICC Genel Sekreteri Sayin John W.H Denton ve Oda-Borsa Yönetim Kurulu Başkanlarının da katıldığı zirve de 62 ülkeden 800’den fazla iş insanı bir araya geldi.
Avrupa ve Asya Zirvesi’nde”İklim Değişikliği İçin İşbirlikçi Yaklaşım” odaklı panellerle iklim değişikliğiyle mücadelede küresel işbirliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.
Gemlik’te yedi bölge 81 ilden, onlarca farklı yöreden kültürlerin buluştuğu Hemşehri Dernekleri Kültür Festivali, uzun bir aradan sonra yeniden düzenlendi. Festivale katılan, Gemlik’te faaliyet gösteren dernekler, yöresel kültürlerini, yemeklerini, halk oyunları sergilediler.
Gemlik Belediyesi tarafından organize edilen festivalin koordinatörlüğünü Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu üstlendi. Dernekler stantlarında hem üyelerini ağırladılar hem de bütün Gemliklilere yöresel kültürlerini tanıttılar. Beş gün süren programlara siyasi parti, sivil toplum ve meslek kuruluşu temsilcileri ile binlerce vatandaş katıldı.
Festivalde “Edirne’den Ardahan’a, yurdumuzun bütün değerlerini milli irade çerçevesinde sahip çıkıyoruz” diyen Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, şöyle konuştu:“Uzun bir aradan sonra, tekrar Hemşehri Derneği Festivali’nde birlikte olduk. Tam olarak arzu ettiğimiz festival bu değildi ama bir yerden başlamak gerekiyor. Hareketsiz kalmaktansa eylem içinde olmalıyız. Dernekçilik yapmak kolay değildir. Tabelayı astığınızda herkes oradadır ama sonra kimse kalmaz. Hemşehri kültürünü var edebilmek için dernekçilik yapılmalı. Hemşehri Derneklerimizin yok olmaması için bu festivali yapıyoruz. Çocukların gelecekten şüpheye düşmedikleri yarınları inşa edeceğiz. Kiminle, hemşehri derneklerimizle birlikte inşa edeceğiz! Ortak aklı üstün kılmak zorundayız. Gelecek yıl düzenleyeceğimiz festival ile derneklerimize daha fazla katkı sağlayacağız. Katılan tüm derneklerimize teşekkür ediyorum.”
İşadamı Yıldırım Anılıyor
Gemlik’te 15 Ekim 2017 günü hayatını kaybeden işadamı Mehmet Yıldırım için vefatının 7.yılında anılıyor.
Yılport –Gemport önünde yapılan anma programında vardiya giriş çıkışında işçilere ve personele lokma ikramında bulunuldu.
Anma programına Ak Parti önceki dönem Bursa milletvekili Zafer Işık, Yıldırım Holding Kamu ve Kurumsal ilişkiler koordinatörü Dr.Harun Özmaden ile Gemport Gemlik Gübre ve Yılport Gemport yöneticileri ile çok sayıda firma çalışanı ve vatandaşlar katıldı.
Bilindiği gibi Yıldırım Holding sahiplerinden Mehmet Yıldırım 15 Ekim 2017 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetmişti.
Günlük yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olarak tekerlekler, hayatınızı kolaylaştırmakla kalmayıp, çeşitli aktivitelerin de temelini oluşturur. Özellikle plastik tekerlek alternatifleri, hafiflikleri ve kullanışlılık sayesinde sıklıkla tercih edilir. Fakat dayanıklılıkları ile ilgili merak edilen pek çok soru vardır. Bunlardan biri de plastik teker ne kadar dayanıklıdır? sorusudur. Gelin, detaylara bakalım!
Plastik Tekerleklerin Dayanıklılığı
Plastik tekerleklerin sağlamlığı, kullanılan malzeme ve üretim yöntemine bağlı olarak değişiklik gösterir. Çoğu zaman polipropilen, pvc malzemelerden üretilen plastik tekerlek alternatifleri, hafif olmalarının yanı sıra, çarpma ve aşınmalara karşı dirençli bir yapıya sahiptir. Özellikle de endüstriyel kullanımda ve ağır yük taşıma gereksinimlerinde büyük avantaj gösterir. Aynı şekilde plastik tekerlekler, çeşitli sıcaklık koşullarına dayanıklı olmalarıyla iç mekanlardan dış mekanlara kadar kapsamlı kullanım alanı oluşturur.
Dayanıklılığı artırmak amacıyla kimi plastik tekerlek modellerinde, güçlendirilmiş tasarımlar ve özel katkı maddeleri kullanılır. Bu tür tekerlekler, daha fazla yük taşıma kapasitesine sahip olup, uzun süreli kullanım imkanı tanır. Plastik tekerlekler kolay temizlendiği için bakım gereksinimleri oldukça minimaldir. Dolayısıyla pratik bir çözüm halini alırlar.
Çeşitleri ve Kullanım Alanları
Plastik tekerlek modelleri, benzersiz türlerde satışa sunulur. Her biri, belirli gereksinimlere yönelik özel olarak tasarlanmıştır. Mesela tırtıklı yüzeye sahip plastik tekerlekler, kaymayı önleyerek daha güvenli bir sürüş deneyimi yaşatır. Özellikle kaygan yüzeylerde ve dış mekan kullanımlarında önemli bir avantajdır.
Yük taşıma kapasitesi yüksek olan büyük çaplı tekerlekler, ağır eşyaların taşınmasında da ideal çözüm oluşturur. İlgili yapıdaki tekerlekler, endüstriyel alanlarda, depo ve lojistik merkezlerinde sıklıkla tercih edilir. Aynı zamanda hafif ve sessiz çalışan modeller, ev eşyalarında ve ofis mobilyalarında kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Çeşitlilik, her kullanım amacınıza uyumlu plastik teker bulma olanağınızı artırır.
Doğru Plastik Tekerlek Seçimi
Çeşitliliğe sahip olan plastik tekerlek bakarken, her zaman kullanım amacınızı düşünmeniz gerekir. Ağırlık, yüzey türü ve hareket etme sıklığı gibi detaylar, doğru tekerlek modelinin seçilmesinde belirleyici rol üstlenir. Örneğin, yüksek taşınma kapasitesine ihtiyaç duyuyorsanız, güçlü yapıya sahip plastik tekerlek modelleri tercih edilmelidir. Eğer tekerlekler sürekli hareket halinde olacaksa, sessiz çalışan ve kolay dönen modeller seçmek, kullanım konforunu artıracaktır.
Teker modellerinin montajı ve değiştirilmesi de kolay olmalıdır. Pratik kullanım deneyimi yaşamanız için seçim yaparken bu unsurlara dikkat etmeniz faydalı olacaktır. Kaliteli bir plastik tekerlek, uzun vadede kullanıcı dostu bir deneyim sunarak zamanla ortaya çıkabilecek sorunları minimuma indirir.
zmir oto servis, araç sahipleri için güvenilir ve profesyonel bir araç bakım ve onarım çözümü sunan oto servisimiz, yılların deneyimi ve uzmanlığıyla hizmet vermektedir. Otomobilinizin bakımı ve onarımı konusunda en iyi sonuçları elde etmek için titizlikle çalışan ekibimiz, her marka ve model araca özel çözümler sunmaktadır. İzmir oto servis olarak, müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı ve araçlarınızın performansını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Modern ekipmanlarımız, geniş hizmet yelpazemiz ve alanında uzman teknisyenlerimizle, otomobilinizin ihtiyaç duyduğu her türlü bakım ve onarım işlemini gerçekleştiriyoruz. Araç sahiplerinin güvenini kazanmak ve uzun vadeli ilişkiler kurmak için şeffaf, dürüst ve kaliteli hizmet anlayışımızla çalışıyoruz.
Periyodik Bakım ve Kontroller
Aracınızın ömrünü uzatmak ve performansını korumak için düzenli bakım ve kontroller büyük önem taşır. İzmir oto servis olarak, her marka ve model araç için özel olarak hazırlanmış periyodik bakım programları sunuyoruz. Deneyimli teknisyenlerimiz, aracınızın motor yağı değişimi, filtre kontrolü, fren sistemi incelemesi, süspansiyon kontrolü ve akü bakımı gibi kritik noktalarını titizlikle ele alır. Bu sayede, olası arızaların önceden tespit edilmesi ve önlenmesi sağlanır. Periyodik bakımlarla aracınızın yakıt tüketimini optimize eder, emisyon değerlerini düşürür ve güvenliğini artırırız. Uzman ekibimiz, her bakım sonrası aracınızın durumu hakkında detaylı bir rapor sunar ve gerekli tavsiyelerde bulunur.
Mekanik Onarım ve Yedek Parça Değişimi
Otomobilinizin karmaşık mekanik sistemlerinde ortaya çıkabilecek sorunlar için profesyonel çözümler sunuyoruz. Motor, şanzıman, diferansiyel, süspansiyon ve fren sistemi gibi hayati bileşenlerde yaşanan arızaları, ileri teknoloji diagnostik cihazlarımızla hızlı ve doğru bir şekilde tespit ediyoruz. Tespit edilen arızalar için orijinal yedek parçalar kullanarak, aracınızın performansını ve güvenliğini en üst düzeye çıkarıyoruz. Deneyimli teknisyenlerimiz, her onarım işlemini büyük bir titizlikle gerçekleştirir ve kalite kontrolünden geçirir. Yedek parça değişimi gerektiren durumlarda, müşterilerimize şeffaf bir şekilde bilgi veriyor ve en uygun çözümü sunuyoruz.
Elektrik ve Elektronik Sistem Onarımları
Modern araçlarda giderek daha karmaşık hale gelen elektrik ve elektronik sistemler, özel uzmanlık ve donanım gerektirir. Servisimizde, araç elektroniği konusunda uzmanlaşmış teknisyenlerimiz, en son teknoloji test ve onarım ekipmanlarıyla hizmet vermektedir. Akü, marş motoru, alternatör gibi temel elektrik bileşenlerinden, araç bilgisayarı, sensörler ve kontrol ünitelerine kadar tüm elektronik sistemlerin arıza tespiti ve onarımını gerçekleştiriyoruz. Klima sistemleri, multimedya üniteleri ve güvenlik sistemleri gibi konfor ve güvenlik odaklı elektronik bileşenlerin bakım ve onarımında da uzman çözümler sunuyoruz. Teknisyenlerimiz, sürekli eğitimlerle bilgilerini güncel tutuyor ve en yeni araç teknolojilerine hâkim olarak müşterilerimize en iyi hizmeti sunuyor.
Otomobilinizin bakımı ve onarımı söz konusu olduğunda, İzmir oto servis olarak güvenilir ve kaliteli hizmet sunmayı taahhüt ediyoruz. Uzman kadromuz, modern ekipmanlarımız ve müşteri odaklı yaklaşımımızla, aracınızın ihtiyaç duyduğu her türlü bakım ve onarım işlemini en yüksek standartlarda gerçekleştiriyoruz. Araç sahiplerinin beklentilerini aşmak ve otomobillerinin performansını en üst düzeye çıkarmak için sürekli olarak kendimizi geliştiriyor ve hizmet kalitemizi artırıyoruz. Siz de aracınızı güvenilir ellere emanet etmek ve uzun ömürlü bir performans elde etmek istiyorsanız, İzmir’in önde gelen oto servisini tercih edin. Profesyonel ekibimiz, aracınızın ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için her zaman hazır bekliyor.