Gemlik Haber

Barış Binbaşı Tayin Oldu

Barış Binbaşı Tayin Oldu

Gemlik ilçe Jandarma Bölük komutanı Binbaşı Barış Bozkurt tayin oldu.

İlçemizde  2016 yılında göreve başlayan ve başarılı çalışmalara imza atan  Jandarma Bölük Komutanı Binbaşı Mehmet Barış Bozkurt Ağrı Patnos’a atandı.

2016 Yılında ilçemize Şırnak’tan tayin olan Bozkurt  daha önce Van ve Ürgüp başta olmak üzere ülkemizin çeşitli yerlerinde görev yapmıştı.

Barış Binbaşımıza yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Gemlik’te 19 Mayıs Coşkusu

Gemlik’te 19 Mayıs Coşkusu

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri, Atatürk anıtına çelenk sunulması ile başladı.
Çelenk sunma programına Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Paşa Ağdemir, İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Barış Bozkurt, İlçe Emniyet Müdürü Abdulkadir Yüce, İlçe Spor Müdürü Sabri Karaman, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve görevli personel katıldı.
İlçe Spor Müdürlüğünün çelenginin sunulmasının ardından program son buldu.
102 yıl önce bugün milli iradenin, birlik ve beraberlik ruhunun başlangıç günüdür.
Bunun en büyük göstergeside, işgal güçlerinin milletimiz tarafından ülkemizden atılmasıdır.
Sevgili Gençler;
Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi sizlere emanet etti.
Bizlerde hedeflerine emin adımlarla ilerleyen bir ülke olarak sizlerle gurur duyuyor ve sizlere güveniyoruz.
Türk Gençliği Bağımsızlığımızın,
Birlik ve Beraberliğimizin Bekçileridir.
19 Mayıs 1919’un 102. Yıldönümünde;
Yüce Milletimizin Bayramını kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ü ve Aziz Şehitlerimizi Rahmetle anıyor, Muhterem Gazilerimize Minnet ve Şükranlarımı Sunuyorum.

BELEDİYE MECLİSİNDE KAVGA ÇIKTI

BELEDİYE MECLİSİNDE KAVGA ÇIKTI
ŞAMİL YİĞİT VE TEKİN RAMA KAVGA ETTİ, ”LAN” SÖZÜ ORTAMI ATEŞLEDİ
Gemlik Belediye Meclisi Mayıs Ay’ı olağan toplantısında Ak Parti İlçe Başkanı Şamil Yiğit ile CHP’li Meclis Üyesi Tekin Rama arasında çıkan kavganın filliyata dönmesi, meclis üyelerinin araya girmesi ile önlendi.
Belediye meclisinde Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Akış Serintürk’ün konuşması esnasında söz alan Ak Parti İlçe Başkanı ve Meclis Üyesi Şamil Yiğit, katlı otopark ile alakalı sorularını yönetti.
Yiğit; ‘’Yaşanmasını istemediğimiz elim bir olay olmaması için sorguladık’’ dedi. Serintürk ise; ‘’Israrla ruhsat soruluyorsa, gerekiyorsa yapıyı sökeriz’’ şeklinde cevapladı.
Ardından söz alan Osman Durdu; ‘’Muhalefet Partisi Genel Başkanına ruhsatsız yapının açılışını artırmak doğru değil’’ dedi.
BİRBİRLERİNE GİRERKEN, MECLİS ÜYELERİ ÖNLEDİ
Ardından CHP’li Meclis Üyesi Tekin Rama ve Ak Partili Şamil Yiğit arasında sözlü tartışma başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi araya giren meclis üyeleri sayesinde engellendi.
Çıkan kavgadan sonra meclise ara verildi.

   19 Mayıs 1919 Bağımsızlığa İlk Adım

   19 Mayıs 1919 Bağımsızlığa İlk Adım

19 Mayıs 1919 tarihinde yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurulması yolunda ilk adım atılmıştır.

Bu kutsal adım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e nasip olmuştur.

Aslında Atatürk; Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas toplantılarından Anadolu halkının Kurtuluş Savaşına hazır olduğunu hissetmiştir.

Atatürk’ün; bu kurtuluş projesi için Anadolu şehirlerini seçmesi çok anlamlıdır.

Yaptığı toplantılarda Anadolu halkına olan güvenini tazelemiştir.

Nitekim; Anadolu halkı bu güveni boşa çıkarmamış; Urfa, Maraş ve Antep kendi imkanlarıyla işgalci Fransızları şehirlerinden kovmuştur.

Urfa’da, Maraş’ta, Antep’te ve Erzurum’da yaşanan savaşlarla Kurtuluş savaşımızın sadece Sakarya ve İnönü savaşlarından ibaret olmadığını biliyoruz.

Zaten; Mara’ş ” Kahraman”, Urfa’ya ” Şanlı” ve Antep’e ” Gazi” ğnvanlarının verilmesi bu yüzdendir. Erzurum deyince aklımıza Nene Hatunun kahramanlıkları da mutlaka gelir.

Cumhuriyet tarihimizi analiz ederken yaşananları abartmadan saklamadan ve saptırmadan doğru olarak kaydetmeliyiz.

Geçmişten geleceğe bırakacağımız en değerli mirasımız gerçeklere dayanan tarihi bilgiler olmalıdır.

Çanakkale’de denizde ve siperlerde verdiğimiz bağımsızlık savaşı, Anadolunun tümünde verdiğimiz Kurtuluş savaşı ile taçlanmıştır.

Sonuçta; 19 Mayıs Bayramı sadec Genölik ve Spor bayramı değil bir kurtuluş ve bağımsızlık savaşının Samsun’dan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatıldığı tarihin yıl önümüdür.

Nisan ve Mayıs ayları Anadolu halkının Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde  uyandığı ve kendi gücünün farkına vardığı ayalrdır.

Ağustos ve Ekim ayları ise askeri zafer ve uygar yönetime geçiş aylarıdır.

Tüm bayramlarımız hepimize kutlu olsun.

 

Günün Sözü

Tüm yaşam eğitimdir,

herkes  öğretmendir ve herkes sürekli olarak öğrencidir.

Anıt İnşaatı Çöktü, 3 Yaralı

Anıt İnşaatı Çöktü, 3 Yaralı

Gemlik’te özel bir şirket tarafından yapımı devam eden Kuvayi Milliye anıtı beton dökümü sırasında dereye çöktü.

Alınan bilgiye göre Irmak caddesi  olarak bilinen ve Kuvayi Milliye adını alan cadde üzerinde bir süredir yapımı devam eden Anıt üzerinde sabah saatlerinde beton dökümü sırasında göçme meydana geldi.

3 işçi dökülen betonla demir ızgaralar arasında kalırken, çevredekiler 112 yi arayarak yardım istediler. Olay yerinde itfaiye ve polis ekiplerinin yanı sıra, çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi.

Beton içerisinde itfaiye ekiplerinin desteği ile çıkartılan yaralılar sedye üzerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Gemlik Devlet Hastanesinde tedavi altına alındılar.

Olay yerine gelen Gemlik Belediye Başkanı Uğur Sertaslan, yaralılarla tek tek ilgilenirken, olayın oluş sebebi ile alakalı yetkililerden bilgiler aldı.

Kazanın oluş sebebi ile alakalı soruşturmalar devam ediyor.

 Deniz salyaları su altını böyle vurdu

Deniz salyaları su altını böyle vurdu
– Deniz salyaları sebebiyle ölen balıklar su altında  Sualtı Görüntüleme Yönetmeni Tahsin Ceylan, dalış ekibi  Aşkın Yakıştıran ile Mehtap Akbaş Çiftci tarafından böyle görüntülendi
Marmara Denizi’nde yaklaşık 3 aydır etkili olan deniz salyalarının deniz altındaki hayatı da olumsuz etkilediği, belgesel yapımcısı ve su altı görüntüleme yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi. Denizin dibindeki ölü balıklar izleyenlerin yüreğini sızlattı. Deniz salyasına kirliliğin sebep olduğu bildirildi.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Çevre Kurulu Başkanı, belgesel yapımcısı ve su altı görüntüleme yönetmeni Tahsin Ceylan tarafından Gemlik ve Mudanya sahillerinde gerçekleştirilen çekimlerde su altındaki hayat görüntülendi. Salyalar sebebiyle canlılığın azaldığı, bazı bölgelerde ise tamamen yok olduğu ortaya çıktı.
Denizin üzerini kaplayan ve uzun zamandır herkes tarafından dikkatle takip edilen salyaların esas suyun altındaki hayatı olumsuz etkilediği ortaya çıktı. Midyelerin ve diğer canlıların salya tabakası ile kaplandığı gözlemlenirken, Marmara ve Karadeniz’deki azot ve fosfor yoğunluğuna dikkat çekildi.
Solunan havanın içindeki oksijenin yüzde 70’ini denizlere borçlu olduğumuzu ifade eden Tahsin Ceylan, “Bunun yüzde 50’si de tek hücreli canlılar dediğimiz fitoplanktonların fotosentezinden geliyor. Fitoplanktonların büyük bölümünü dinoflagelat dediğimiz türler oluşturuyor. Bunlar organik maddeyi çözen türler. Öldükleri zaman bakteriyel parçalanma yaşıyorlar ve ortamdaki oksijeni hızla tüketiyorlar. Bu tüketimin sonunda anoksik bir alan oluşuyor ve o bölgede yaşayan canlıların yaşamı risk altına giriyor. Son günlerde Marmara Denizi’nde yaşadığımız olay tam da budur” diye konuştu.

BAŞLIKSIZ!

BAŞLIKSIZ!

Yeni dünya düzenindeki bir bayrama daha kavuşmuş bulunuyoruz.

Öyle kelli felli bir bayram yazısı yazmaya hiç niyetim yok. Zira ne bayram bayram gibi ne de şartlar bayram koşullarında. Yine de adet yerini bulsun diye bir bayram yazısı yazmak için parmaklarım klavyenin üzerinde gezinmeye başladı.

Yazmak istemediğimden değil, ruhum pandemili geçecek olan bir bayrama daha isyan ettiği için bütün bu sevimsizlik içeren hallerim.

Geçen seneki Ramazan bayramına gitti aklım, bilgisayarın başına geçmeden önce. Pandemili ilk dini bayramımız! Ne kadar safiyane, iyi niyetli ve umut dolu duygularla yaşamıştık o bayramı. “Ha şimdi geçip gidecek bu virüs, ha bitti bitecek…Eli kulağında çare bulunacak, seneye bayramda her şey normale dönecektir” gibi umut içeren söylemler eşliğinde geçirdiğimiz bayramdı…

O günlerden bu güne baktığımda, bu laflamaları yaptığımız eş dostun üzerinde büyük bir hayal kırıklığı olduğunu görmek üzücü. Eş-dost derken, sadece yakın çevre değil, toplum olarak aynı hislerde olduğumuz aşikar!

Hiç kimsede bayram coşkusu yok. Kalmadı…Bırakmadılar!

Çocukluğumdan beri okuduğum hemen her köşe yazısında eski bayramlara atıflarda bulunulur, geçmiş bayramların tadından bahsederdi işin üstatları. Belli bir yaşa geldiğimde ise artık klasik haline gelen o tarz yazılardan sıkıldığımı fark ederek, bayram yazılarını okumayı pas geçtiğimi hatırlıyorum belli bir yaştan sonra. Çünkü her biri sanki kopyala – yapıştır gibiydi! Aynı klişe sözler, “Nerde o eski bayramlar” ile başlayan cümleler… Hatta daha dün gibi hatırlıyorum; geçen sene dini bir bayramda yazdığım ve bir parçacık da klişe bayram yazılarını eleştirdiğim köşe yazımı.

Oysa şimdi diyorum ki; keşke yeni dünya düzenine odaklı mecburi hayatlarımızın yerine yine o, ” nerde o eski bayramlar” yazılarını okuma şansımız olsaydı!

Artık hiç birşeyin eskisi gibi olmayacağını anlamak, bilmek ve bazen bunun üzerinde düşünmek beni üzüyor açıkçası.

Dayatma hayatlarımızı ve 8 milyar küsur insanı her neye alıştırmak istiyorlarsa ve neye adapte etmek istiyorlarsa, bunu yani bu yaşamı sevmiyorum, sevmiyoruz.

“Eski bayramlar” konu başlıklı her köşe yazısının artık tarih olduğunu düşünüyor ve yeni düzenin ilk eski bayramını geçen yıl yaşadığımız bayram olarak kabul ediyorum.

Hayatlarımız “pandemiden önce” ve “pandemiden sonra” diye ikiye ayrılıyor artık. Yeni tarih bu şekilde yazılırken, bizler elimizde olmayan sebeplerden ötürü bunu izlemekle yetiniyoruz.

Yapacağımız, yapabileceğimiz hiçbir şey yok…Hayatta kalmanın dışında!

Belki satırlarımı okuyunca neden köşe yazıma bir başlık atamadığımı anlamışsınızdır. “Mutlu Bayramlar” deseydim, bugün hepimizin içinde bulunduğu yaşamın bizlerde bıraktığı psikolojik etkiyi inkar etmekle eşdeğer olacaktı.

Bu hafta köşe yazısını yazması benden, başlığını atması sizden olsun.

Sadece bir kaç güne sıkıştırılmış, sığdırılmış değil, her gününüz bayram tadında geçsin. Ömrünüzün her günü bayram sevinciyle dolsun. Dolsun ki, aydınlık geleceğe olan umudunuzu yitirmeyin.

Esen kalın.

Gemlik’te Kazada ağır yaralanan genç kurtarılamadı

Gemlik’te Kazada ağır yaralanan genç kurtarılamadı

Gemlik’te sabah saatlerinde Armutlu Çevre Yolu mezarlık altında meydana gelen kazada ağır yaralanan Polat Can Yıldırım (18), yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.
ŞEHİR HASTANESİNE SEVK EDİLDİ, İKİ DEFA KALBİ DURDU
Gemlik – Armutlu Çevreyolunda meydana gelen kazada ağır yaralanarak Gemlik Devlet Hastanesine kaldırılan Polat Can Yıldırım’ın beyin ölümü gerçekleşti.
Ardından makineye bağlanan genç sürücünün iki defa kalbi durdu ve geri getirildi.
Bir süre sonra da yaşam fonksiyonları son buldu ve hayatını kaybetti.
Yıldırım’ın vefatı sevenlerini üzüntüye boğarken, kaza ile alakalı soruşturma sürdürülüyor.

Gemlik’te Kaza, Genç Sürücü Ağır Yaralandı

Gemlik’te Kaza, Genç Sürücü Ağır Yaralandı

Gemlik’te meydana gelen kazada genç yaştaki bir sürücü ağır yaralanırken, son model araç hurdaya döndü.

Alınan bilgiye göre, Gemlik Armutlu Çevre Yolu Mezarlık kavşağında meydana gelen kazada, Canpolat Y. idaresindeki 16 LCF 62 plakalı Wolsvagen kedi marka araç bilinmeyen bir nedenle zeytinlik alana uçtu. Kaza sırasında genç sürücü aracın camından fırladı. Araç motorunun da koparak dağıldığı kazada genç sürücü ağır yaralandı.

Sürücü Canpolat Y.’ye ilk müdahale kaza yerinde yapılırken, 112 acil ambulansı ile Gemlik Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kazayı duyan yaralı yakınları hastaneye akın ederken, genç sürücünün durumu ciddiyetini koruyor.

İlçe emniyet müdürlüğü ekipleri kaza ile alakalı başlattıkları soruşturmayı sürdürüyor.