Gemlik Haber

Gemlik’te ki Kavgada Kan Aktı

Gemlik’te ki Kavgada Kan Aktı

Gemlik Devlet Hastanesi yolunda meydana gelen olayda iki kişi bıçakla yaralanırken, olayla alakalı 2 kişide gözaltına alındı. Olayda yaralananların yakındaki bir evin camlarını kırdıkları öne sürüldü.
Alınan bilgiye göre Hastane yolu üzerinde yaşanan kavganın sebebi henüz öğrenilemezken, polis ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı.
Yaralılara ilk müdahale olay yerinde yapılmasının ardından Gemlik Devlet hastanesine kaldırıldı. Olaya karışan 2 kişi polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla alakalı soruşturma sürdürülüyor.

Filmdi gerçek oldu

Filmdi gerçek oldu

– 16 kişiyi, 6 milyon dolandırdılar
– Bursa polisi organize suç çetesini çökertti: 21 gözaltı
Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturma çerçevesinde, Bursa merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda 16 kişiyi yaklaşık 6 milyon lira dolandıran ve elde ettikleri parayla rezidans kiralayıp lüks bir hayat yaşayan 21 kişilik çete ‘Sazan Sarmalı’ adı verilen şafak operasyonuyla çökertildi. Baskın düzenlenen bir iş yerinin güvenlik kamerasında, çete üyelerinin elde ettikleri paraları sayarak paylaşma anları anbean kaydedildi.
İnşaat müteahhitleri ile iletişime geçen çete üyeleri, piyasa fiyatının altında inşaat malzemesi ve demir satma vadetti. Müteahhitlerle pazarlık yapan çete üyeleri, demir satan firmalarla iletişime geçerek belirlenen adreslere demir sipariş etti. Alıcıya, kurdukları paravan şirketlerin hesap bilgilerini veren çete üyeleri, satıcıyla bağlantı kurarak belirlenen adrese demir siparişi verdi. Demirin adrese geldiğini gören müteahhitler kendilerine verilen hesaplara anlaşılan miktarı gönderdi. Alıcıyla satıcı arasında anlaşmazlık çıkması üzerine dolandırıldığını anlayan müteahhitler durumu polis ekiplerine bildirdi.
Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan soruşturma çerçevesinde, 16 farklı ilde 21 kişinin suça karıştığı tespit edildi. Bursa merkezli 15 il ve ilçede dün gece saatlerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 16’sı İstanbul’da, 3’ü İzmir’de, 1’i Ankara’da, 1’i de Adıyaman’da olmak üzere 21 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramalarda 7 adet ruhsatsız tabanca, yarım kilo esrar, suçta kullanılan çok sayıda bilgisayar, cep telefonu ve sim kart, 27 adet sahte 100 liralık banknot ele geçirildi. Şüphelilerin bu yöntemle yaklaşık 6 milyonluk vurgun yaptığı öğrenildi. Dolandırıcılık suçundan elde edilen parayla alındığı tahmin edilen 4 araca da savcılık talimatıyla el konuldu. ‘Sazan Sarmalı’ adı verilen operasyon çerçevesinde gözaltına alınan 21 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
21 kişilik suç örgütünün elde edilen parayla lüks bir hayat yaşadığı ve birçok suçtan kaydı bulunan örgüt lideri O.G.’nin İstanbul’da 9 bin liralık aylık kira bedeliyle ev tuttuğu, bunun yanı sıra günlük 700 ile bin lira arasında akaryakıt harcaması yaptığı bilgisine ulaşılırken, baskın yapılan bir iş yerinin güvenlik kamerasına ise çete üyelerinin elde ettikleri paraları saydığı ve o paraları paylaşma anları yansıdı.
21 şüphelinin Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemleri devam ediyor.

Başkan Sertaslan’dan müteahhitlere: “Hazır olun!”

Başkan Sertaslan’dan müteahhitlere: “Hazır olun!”

Gemlik’in en eski yerleşim bölgesi olan Balıkpazarı, Orhaniye, Halitpaşa, Yenimahalle ve Cumhuriyet Mahallesi’nin bir kısmını kapsayan alanda “Gemlik Yeniden” adıyla kentsel dönüşüm projesini başlatmaya hazırlanan Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, toplantıda bir araya geldiği müteahhitlere “hazır olun” dedi.
Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, ilçenin çehresini değiştirecek, Gemlik’i geleceğe taşıyacak kentsel tasarım projesi “Gemlik Yeniden” için kolları sıvadı. 23,5 hektarlık alanda planlanan Gemlik Yeniden projesini anlatmak için müteahhitlerle bir araya gelen Başkan Sertaslan, yatırımcıların projede yer almak için hazırlanmalarını istedi. Toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Akış Serintürk, daire müdürleri ve meclis üyeleri de katıldı.
Kentsel dönüşüm çalışmasında özlenen Gemlik’i yeniden ortaya çıkarmak istediklerini söyleyen Başkan Sertaslan, bu yüzden projeye “Gemlik Yeniden” adını verdiklerini dile getirdi.
“Gemlik taşınıyor” denince paramız pul oldu!”
Plansız bir şekilde dile getirilen ve tüm Türkiye gündemini işgal eden Gemlik taşınıyor söylentisinin, ilçeyi ekonomik olarak zorlu bir sürece getirdiğini hatırlatan başkan Sertaslan, “Biz projeye doğru taraftan başlayalım istedik. Geçmişte her birimizin parasını pul eden bir durum ortaya çıktı. Bütün bu çalışmalar yapılmadan Gemlik’i taşıyoruz dediler. Öyle bir hatanın içine düşmeyelim diye üç yıl süren bir çalışma gerçekleştirdik” dedi.
“Belediyemiz bu projeyi tamamlayacak güçte”
Başkan Sertaslan sözlerini şöyle tamamladı: “23,5 hektar alanda çalışmaya başladık. Gemlik’in en eski yapı stoku, en yoğun şekilde bu alanda bulunuyor. Bölgede yerinde dönüşüm için, ilgili yerlere başvuru yaptığımızda, onay dışında hiçbir şey istemeden başlayabileceğimiz yere geldik. Metrekareler belli. Hakedişler ile yurttaşa ne vermemiz gerektiğini biliyoruz. Yurttaşın sosyolojik durumunu öğrendik. Kentsel tasarım çalışmamız, Kentsel tasarım çalışmamız, herhangi birinin sırtına yük olmadan, kentsel tasarımı nasıl yaparız sorusunun cevabıdır. Ön uzlaşmaya çıkıyoruz. Beş ay içinde Kentsel Dönüşüm Uzlaşma Ofisi olarak hazırladığımız Balıkpazarında bulunan tarihi hamamda, binlerce hak sahibi görüşeceğiz. Ondan sonraki adımlar, yatırımcıyla oturup anlaşılacak. Projenin içinde yer alabilecek duruma gelin istiyoruz.”
Gemlik Belediyesi’nin hazırladığı “Gemlik Yeniden” Kentsel Tasarım Projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı İle Kentsel Dönüşüm Vakfı tarafından “En İyi Kentsel Tasarım Projesi” olarak ödüllendirilmişti. Bakanlık tarafından ödüllendirilen projenin uygulamada başarılı olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Hayırsız Ortaklar Oyun Peşinde

Hayırsız Ortaklar Oyun Peşinde

Yaklaşık 70 yıl önce, Nato üyesi olmuştuk.

Kominizme karşı korunmak amacıyla, 10 bin kilometre uzaklıktaki ülkelerin kurduğu bu ortaklığa, katılmıştık.

Yani düşmanımız ilan edilen Sovyetler Birliği sınır komşumuz du.

Bizi koruyacak ortaklarımız ise, 10 bin kilometre uzaklıktaydı.

Ortaklığa girme aşamasında, Kore’ye gönderilmiştik.

Yüzlerce Subayımız şehit olunca, bizi kahraman ilan etmişlerdi.

Zamanla içli dışlı olduk.

Sonra yönetim tarzımıza karışmaya başladılar.

İtaat etmeyen yönetimlerimizi, Askeri darbelerle devirdiler.

Savunma sanayi üretimimiz,

Onların kontrölü altına girdi.

Ülkemizin, her bölgesine,üs kurdular.

Koruyorum diyerek her bölgemizi kontrol altına aldılar.

Bölücü terörle yaptığımız mücadelelerle, Terör örgütünün yanında yer aldılar.

Amerika , terör örgütlerine on binlerce tır silah ve mühimmat, yardımı yaptı.

Parasını ödediğimiz uçaklarımızı, bize teslim etmedi.

Almanya, Fransa ve Hollanda, Bölücü terör örgütlerinin, miting alanlarına döndü.

Komşumuz ve Nato ortağımız Yunanistan ise, Terör örgütü üyelerinin kaçış koridoru haline geldi.

Bir güvenlik ortaklığı olan Nato, Bizi koruyup kollayacağı yerde, Bizim düşmanlarımızla iş birliği yapar hale geldi.

Artık Avrupa Birliğine de Nato’ya da güvenimiz kalmamıştır.

Şimdi itaat ettiremedikleri, Macaristan’ı çökertmeye çalışıyorlar.

Hem (AB) hem de, Nato üyesi olan, Macaristan Rusya’ya enerji ve petrol ambargosu uygulamadığı için, Ortakları tarafından linç ediliyor.

Şimdi benzer bir oyun ile, Biz de karşılaşabiliriz.

Türkiye Rusya’dan, Doğalgaz, petrol, buğday, yağ, ve gübre almasın diyecekler.

Böyle oyunlara hazır olmalıyız.

Artık dostlarımızı ve düşmanlarımızı yeniden değerlendirmeliyiz.

Günün Sözü

Nasihat vermek kolay,

Örnek olmak zordur.

“Ruchfaucauld”

BİTTİ Mİ?

BİTTİ Mİ?

“Maskesiz girilmez”
“Mesafe kurallarına uyalım”
“Kovid 19′ la mücadelede hijyen kuralları…”

Pandemiden bunlar gibi uyarı yazıları kaldı geriye.

Neredeyse her yerde hükmünü süren, kimi deforme olmuş -sağı solu yırtılmış uyarı dolu- duyuru kağıtları, kimi yeni yeni süzülmekte olan tatlı yaz güneşinin kurbanı olarak sararmış hatta neredeyse silinmiş, varla yok arası olan okunamaz durumdaki uyarı metinleri, kimilerinin üzerleri ise -belli ki meraklıları tarafından- çizilmiş resimler ve karalamalarla dolu olan pandemi afişleri…

Bunlara bakınca hayal gibi geçip giden 2,5 yıllık macera, film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden. Hangi ara başladı? Hangi ara bitti? Ya da gerçekten bitti mi?

Nasıl oldu da bıçakla keser gibi “ZINK” diye bir anda kesiliverdi! Ardı arkası demeden, hiç yaşanmamış gibi hangi ara normal yaşamlarımıza dönüverdik?

Dünya genelinde önde gelen isimler “Bitti” dediği zaman, bunun daha birkaç hafta öncesine kadar yapılan uyarılar, vefat açıklamaları, aşı ile ilgili havada uçuşan onca sözler, tembihler, tavsiyeler ve çekişmeler varken, kaçımız sorguladık?

Kaçımız sordu: “E hani henüz uyarı yapmıştınız aşı olun, seyahat engellerine devam, toplu alanlarda aman dikkat!, maskesiz çıkmayın…” gibi lakırdıların edildiği esnada, “Bıçak gibi mi kesiliverdi bu meret?” diye.

Kaçımız bu süratli dönüşümü sorguladı? Kaldı ki bu uyarılar ile “Oh pandemi bitti” açıklamaları arasında bir iki hafta gibi kısa bir süre varken, nasıl oluyor da pat diye bitiveriyor?

Anlayabilene aşkolsun!

Pandeminin başlangıcındaki enteresanlık bitişinde de aynı şekilde seyredince insan düşünmeden edemiyor doğrusu!

Kimler, neden,hangi düşünceler ile var etti pandemi illetini bilemem ama, sanırım oyun kurucular kendileri için gerekli olana sahip olduklarında BİR ANDA! bitmesine karar verdiler.

Bizlere de pandemiden geriye; duvarlarda, duraklarda, dükkan, mağaza, kafe ve restoran vs. girişlerinde pandemi ile mücadele ilanlarının silik yazıları ile göz göze gelmek düştü…

Tabii bir de hareketsiz yaşamlarımızın sevimsiz ikramı olarak kilolar ve kas, kemik, eklem ağrıları…

Pandeminin ortaya çıkış sebebini, kimlerin, ne şekilde, hangi menfaatleri sağladığını ve bıçak gibi bitmesinin nedenlerini umursamaksızın pandemisiz yaşamın keyfini sürmeniz dileğimle,

Esen kalın.

Serhat müdür yalnız değildir..

Serhat müdür yalnız değildir..

Ülkemizin başarılı il emniyet müdürlerinden, 15 Temmuz hain darbe girişiminde devletin ve milletin yanında yer alarak beyaz gömleği ile halkın arasında günlerce etkin şekilde mücadele eden Serhat Tezsever müdürümüze yapılan haksız uygulamayı gazeteci arkadaşımız Bülent Civanoğlu’nun kaleminden okumanızı tavsiye ediyoruz…

 

Bursa’da bir FETÖ kumpası hikayesi

Birkaç gün önce meslektaşımız Tolga Şardan, T24’teki köşesinde aslen Gemlikli olan eski Karabük Emniyet Müdürü Serhat Tezsever’in nasıl emekli edildiğini kaleme almış.

Tolga Şardan’ın satırlarından öğreniyoruz ki Serhat Tezsever, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Ankara’dan gelen talimatı uygulamak istemiş. Tezsever’in Karabük’te darbeci bir albayı gözaltına alma girişimi, dönemin Karabük Valisi tarafından engellenmek istenmiş. Valinin bu tutumuna rağmen Serhat Tezsever, albayı karga tulumba gözaltına almış.

Tolga Şardan, daha sonra o valinin Emniyet Genel Müdürü olduğunda Serhat Tezsever’i adeta intikam alırcasına nasıl sessiz sedasız emekliye sevk ettiğini satırlarında aktarmış.

Serhat Tezsever’e FETÖ tarafından Bursa’da kurulan bir kumpası da ben buradan sizlere anlatayım.

Ben Serhat Tezsever’i yıllar önce, Doğan Haber Ajansı’nda polis muhabiri olarak çalışırken tanıdım. Tezsever’i Gemlik’te doğup büyümüş, vatanını ve milletini seven, devlet kendisini okuturken boğazından geçen lokmanın hakkını vermek için çalışan bir emniyet müdürü olarak bilirim.

İstanbul’da terör ve istihbarat birimlerinde çalışırken, aynı zamanda emniyeti adeta bir kanser hücresi gibi saran FETÖ ve onun altın neslinin iç yüzünü anlatmaya çalışmış ve bu paralel yapıyla mücadele etmiş bir devlet memurudur.

Benim yolum Serhat Tezsever ile Doğu görevinin ardından memleketi Bursa’ya Çocuk Şube Müdürü olarak atandığında kesişti. Nasıl vicdanlı, halkını, vatanını sevdiğini ve adaletli olduğunu anlatmama da gerek yoktur. Çünkü kendisini tanıyan herkes bu sözlerimin altına imzasını atar.

Gelelim yazımıza konu olan ve Tezsever’e kurulan kumpasa…. Bu arada belirteyim ki ben bu olayı Serhat Tezsever ile hiç konuşmadım. Ama size anlatacaklarım o günün tanıklarının sözleridir.

Serhat Tezsever, Bursa’da çalışırken FETÖ’nün altın nesli tüm devlet dairelerini sardığı gibi Bursa emniyetinde de aktif olarak her şeyi kontrol altında tutuyordu. Geçmişte kendileri ile mücadele etmiş ve örgüte biat etmeyenlerle adeta intikam alırcasına uğraşmaktaydılar. Bursa’da ilk hedeflerinden biri de Serhat Tezsever oldu. Emniyet Müdür Yardımcısı olduğunda ne kadar aktif olmayan şube varsa kendisine bağladılar. Tabiri caizse, işimize karışmasın, diye düşünerek kızağa çekip uzaklaştırdılar.

Günümüzde Asayiş Şubesinin bulunduğu Acemler Emniyet binasının üst katlarının en dibinde bir oda verdiler. Hiçbir görev almadan Serhat Tezsever, sabah gelip akşam gidiyordu. Bu sırada FETÖ’cü polislerce adeta teslim alınmış şubelerin başında Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi (KOM) geliyordu.

Bu şube Serhat Tezsever’in odasının bulunduğu Acemler’deki Emniyet ek hizmet binasındaydı. KOM Şube, birkaç gün önce operasyon yapmış, görevde olan  AK Partili bir bakanın ağabeyini gözaltına almıştı.

Operasyon, gözaltındaki isimlerin Bursaspor’un paralarını zimmetine geçirdikleri iddiasıyla başlatılmıştı. Soruşturma sürerken Serhat Tezsever, odasının bulunduğu binadaki KOM Şube Müdürlüğüne bir meslektaşını ziyaret için giriyor. O şubede görevli emniyet amiri bir meslek büyüğünü görünce ayağa kalkıyor, elini sıktıktan sonra kendisine bir çay söylüyor.

Karşılıklı çay içip sohbet ederken, koridordan ifade için bakanın ağabeyini geçiriyorlar. Bu sırada açık olan kapının önünde Serhat Tezsever, daha önceden tanıdığı bu kişi ile göz göze gelince “geçmiş olsun” diyerek sohbetine devam ediyor.

Birkaç dakika sonra odaya dönemin KOM’dan sorumlu emniyet müdür yardımcısı, KHK ile meslekten atılan altın çocuk A.T. giriyor.

Serhat Tezsever’e “Bakan’ın ağabeyine nasıl geçmiş olsun dersin?” şeklinde başlanıyor söylenmeye. Konuşma tartışmaya dönünce Serhat Tezsever konunun uzamaması için şubeden çıkıyor.

Emniyet Müdür Yardımcısı A.T. boş durur mu!.. Hemen koridordaki polisleri şahit göstererek tutanak tutuyor. Tutanakta Serhat Tezsever’in sanığı görünce ayağa kalktığını ve “Ağabey geçmiş olsun” diyerek, elini öptüğünü yazdırıyor. Tutanağı da kaptığı gibi hemen işlem başlatarak, adliyede alıyor soluğu.

Şu anda FETÖ’den ihraç olan dönemin altın savcılarından F.G.’nin kapısına soluk soluğa dayanarak olayı ballandıra ballandıra anlatıyor. Bu arada belirtelim, o savcı FETÖ üyesi olmak suçundan KHK ile ihraç edildi ve Sakarya’da tutuklanarak cezaevine kondu.

Savcı F.G. yıllarca kendileri ile mücadele eden ve üstüne üstlük biat etmeyen Serhat Tezsever ismini duyunca adeta hamamdaki Arşimet gibi “Evreka” diye bağırarak davayı açıyor. Serhat Tezsever, hakkında hapis cezası istiyor.

Amaç, bu emniyet müdürünü hem hapse sokmak, hem de meslekten atmak. Rezil rüsva edip haysiyetsiz göstermek. Ama ilahi adalet devreye giriyor. Dava ağır cezada görülürken, FETÖ’den korkmayan Serhat Tezsever’in, ziyaretine gittiği dürüst ve namuslu emniyet amiri olayı tüm çıplaklığıyla anlatınca dava düşüyor ve Serhat Tezsever’e kurulan bu kumpas bozuluyor.

Daha sonra 17/25 Aralık sonrası, Tezsever gibi emniyet mensupları teşkilatın FETÖ’cülerden temizlenmesi için gözünü budaktan sakınmadılar. 15 Temmuz darbe girişiminde canları pahasına direnenler olarak en ön safta yer aldılar.

Bugün gelinen noktada yıllarca devletin içine sızan örgütle mücadele eden bu isimleri bırakın ödüllendirmeyi, başlarını okşamayı, adeta intikam alırcasına emekli ve tasfiye ediyorsunuz. Bu kişileri FETÖ ile mücadelede kullanacak ve görevlendirecekken sessiz sedasız teşkilattan uzaklaştırıyorsunuz…

15 Temmuz gecesi şehitler veren, FETÖ’nün darbe girişimine cansiperane karşı koyan teşkilatı bu uygulamalarla budamaya çalışmış olmuyor musunuz?

Peki, en önemli konuya gelirsek… FETÖ kumpaslarına uğrayan bu kişilerin uzaklaştırılması “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan terör örgütü ile  mücadelede yalnız mı bırakılıyor?” sorusunu akıllara getirmiyor mu!

Zehirli denizanaları Gemlik kıyılarında görüldü

Zehirli denizanaları Gemlik kıyılarında görüldü

Gemlik kıyılarında görülen zehirli denizanaları vatandaşları tedirgin etti. Uzmanlar ise, bu denizanalarına kesinlikle dokunulmaması konusunda uyardı.
Geçen hafta Tekirdağ kıyılarında görülen zehirli olarak bilinen pusula denizanaları (chrysaora hysoscella) Bursa’nın Gemlik sahillerine de vurdu. Doğal yaşam alanları Akdeniz ve Ege Denizi olan zehirli pusula denizanaları, artan hava sıcaklıkları ile birlikte denizlerin ısınması ve kirliliğe bağlı olarak Marmara’da da görülmeye başladı. Kırmızı, kahverengi ve sarı renklerde olabilen, 1.5 metreyi bulan kollara sahip denizanaları vatandaşlarda endişe uyandırdı.
Uzmanlar, pusula denizanasının ne ölüsüne ne de dirisine dokunulmaması gerektiğini belirterek, temas edilmesi halinde amonyak ya da sirke ile yıkanarak sağlık kuruluşlarına haber verilmesi gerektiğini vurguladı.
Sahilde denize giremeyen vatandaşlar sahilde satranç oynarken, “Burada sadece denizanaları değil, birçok pislik yer almaktadır. Marmara’da bütünüyle biyolojik arıtma bütün fabrikalara zorunlu olarak getirilmediği sürece, eski akvaryum görüntüsü her geçen gün kaybolacaktır. Bütün vatandaşlar ve siyasilerimizle eylem planımızla denizlerimizi kurtarabiliriz. Daha önce deniz atları, deniz yıldızlarını görürdük. Ancak bunlar yavaş yavaş yok olurken, görmediğimiz bilmediğimiz hayvanlar ortaya çıktı” dedi.

KAMYONDAN KERESTELER YOLA DÖKÜLDÜ AMBULANSA ÇARPTI

KAMYONDAN KERESTELER YOLA DÖKÜLDÜ AMBULANSA ÇARPTI

Bursa yolu Engürücük mevkiinde kereste yüklü bir kamyon kasasındaki keresteler yola savruldu. Bu esnada yolda seyir halinde olan ambulansa çarpan keresteler ambulansta hasara neden oldu. Olay sonrasında ambulansta bulunan bir hasta ile ambulansta bulunan Acil Tıp Teknisyeni hafif yaralanınca başka bir ambulansla Gemlik Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kaza gece saat 23.0 sıralarında Orhangazi-Bursa Karayolu Engürücük mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre Bursa’dan Yalova istikametine doğru gitmekte olan kereste yüklü bir kamyon Engürücük yakınlarında virajda kontrolden çıktı. Kamyon kasasındaki keresteler yola savruldu. Karşı yöne savrulan keresteler bu esnad Gemlik istikametine doğru gitmekte olan ve hasta taşıyan bir ambulansa çarptı. Son anda devrilmekten kurtulan ve lastikleri patlayıp hasar gören ambulansta bulunan Acil Tıp Teknisyeni savrulmanın etkisi ile hafif yaralandı. Olay yerine çağrılan başka bir ambulansa aktarılan ATT ve ambulanstaki hasta Gemlik Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yola savrulan keresteler nedeniyle trafikte aksaklıklar yaşandı. Polis ekipleri kaza ile ilgili soruşturma başlattı.

Ak Parti’li Sağır’dan sınav açıklaması…

Ak Parti’li Sağır’dan sınav açıklaması…

Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için elimizden gelenin fazlasını yapmak niyetiyle çıktığımız bu yolda ilçemize ders çalışabilecekleri kütüphane kazandırmanın yanı sıra böylesi önemli günlerde de moral olabilmek adına onlara küçük ikramlarda bulunup başarılar dilemeye devam ediyoruz. Genç kardeşlerimize bir hatırlatmada da bulunduk ‘ rabbi yessir vela tuassir rabbi temmim bil hayr ‘ duasını hatırlatıp sınav sonucu ne olursa olsun her birinin ayrı bir YILDIZ olduğunu aileleri ve bizler için çok kıymetli olduklarını hatırlatıp bir nebzede olsa rahatlatmak istedik . Ne önlerinde ne arkalarında genç kardeşlerimizin her zaman yanındayız.

İYİ Parti’den Çevre Açıklaması

İYİ Parti’den Çevre Açıklaması

İYİ Parti Gemlik Gençlik Kollarından çevre ile ilgili açıklama;
KIYAMETİN KOPACAĞINI BİLSENİZ DAHİ ELİNİZDEKİ FİDANI DİKİNİZ.(Hz. Muhammed sav.)
5 Haziran Dünya çevre günü kutlu olsun.
Maalesef ki ülkemizde bugüne kadar 30 uluslararası sözleşme, 29 bildirge, 15 ikili anlaşmaya imza koydu. Bu anlaşmaların en önemlileri;
• Akdeniz’ in kirliliğe karşı korunması
• Dünya kültürel ve doğal mirasın korunması
• Avrupa’nın yaban hayatını ve yaşama ortamlarını koruma sözleşmesi
• Ozon tabakasını incelten maddelerle ilgili Montreal protokolü
• Deniz kirliliği sözleşmesi
• Çevre ve kalkınmaya ilişkin Rio bildirgesi
• Tehlikeli atıklar değiş- tokuşu ve denetimi sözleşmesi
• Karadeniz’in kirlenmeye karşı korunması sözleşmesi
• OECD Çevre Bakanları Bildirgesi
• Biyolojik çeşitlilik sözleşmesi’ dir.
Yapılan tüm bu anlaşmalara rağmen ülkemizde yapılan yatırımlarda ve
denetlemelerin yetersiz olduğu görülmektedir. Yaşadığımız bölgedeki ne yazık ki gözle görülen örnekler mevcut bunlardan bazıları gün geçtikçe eriyen İznik gölü , Orhangaziden ilçemize akan Karsak deresi ve geçtiğimiz sene yaşadığımız musilaj sorunu özellikle musilaj soruna Marmara bölgesindeki fabrikalar Marmara Denizine akan dereler üzerinde bulunan fabrikalar ve arıtma tesislerinin denetimi konusunda daha hassas olunmalıdır.
Gelecek nesillere daha İYİ bir gelecek daha temiz bir çevre için işletmeler, devlet denetim kurumlarını ve bireyler olarak tüm toplumu daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Bir 8 kişi, ayakta duran insanlar ve gökyüzü görseli olabilir