Gemlik Haber

BEDAVA CAN!

BEDAVA CAN!

Herşey pahalı bu ülkede. Sağlık pahalı, eğitim pahalı, gıdalar pahalı, tekstil ürünleri pahalı, teknoloji pahalı, benzin-mazot pahalı, doğalgaz, elektrik,su…Onlar da pahalı. Kısacası bu ülkede hayat çok pahalı.

Ucuz olan tek birşey var; aslında en paha biçilmez değerde olması gerekirken tek birşey sudan ucuz!
Hatta bedava!

İnsan canı, insan hayatı, insan…

Bartın’ daki maden ocağı patlaması ile bunu yeniden ve birkez daha hatırlıyoruz; üzülerek ve ah vah ederek…

Hayır efendim, vefat eden emekçilerimizin kaderi değildi bu şekilde ölmek. Alın yazıları da değildi!
Mukadderat, falan filan hiç değildi.
Ve hatta vakitleri tamam olduğu için de öbür dünyaya intikal etmiş falan da değiller!

Onca insanın ölümü bildiğiniz düpedüz, göz göre göre cinayettir aslında!

Bunun dışında yapılan herhangi bir tespite, söyleme, bakış açısına, fikre ne doğru ne de gerçekçi denebilir.

Yaşanan bu ölümler bile bile ladestir! Kimse kimseyi kandırmasın!

Bu ülke yıllardır belli aralıklarla aynı sahneye tanıklık ediyor maden ocaklarında. Yine yine ve yine…

Baştan aşağı ihmal sebebiyle oluşan ölümlerdir bunlar. Yani ne kader ne alın yazısı ne de “vadeleri dolmuş” cümlesinin hafifliği!

Sadece kazanmaya odaklı, kontrolsüz ve gelişigüzel işletilen maden ocaklarının yerin bilmem kaç metre altında ter dökenleri için oynadığı acı, sinsi ve vurdumduymaz bir oyundur bu!

Bu, ne doğal bir afet ne bir iş kazası ne de kaderin bir cilvesidir.

Hiçbiri değil.

Bu, bildiğiniz gerekli ve yeterli önlemlerin alınmaması ve adamsendeciliğin getirdiği ölümler dizinidir.

Başkaca söyleyeceklerim mi? Elbette var…Hem de bir dünya! Ama kime, kimlere…?

Neye yarar?

Bu durumda söyleyecek başka sözüm yok; ölenlere rahmet okumak ve yakınlarına sabır dilemekten başka.

İnsan canının değer bulduğu geleceğe olan inancınızı korumamız dileğimle,

Esen kalın.

BARTIN’DA KARA GÜN VE ŞİİRİM

BARTIN’DA KARA GÜN VE ŞİİRİM

Ülkemin kara kömür diyarı, Bartın’da yüreğimiz 42 emekçinin emeği ile, alın teriyle can yakan kaza ve yaşadığımız kayıplar, ateş düşen ocaklar, babasız kalan evlatlar, yitirilen umutlar, sönen ocaklar oldu. Bu gelişen, olayla ilgili bir hususta kendi görüşüm olarak, dünyada gelişmiş teknoloji çağında kadere bağlayarak olayın gelişimini, Emekçi, çalışan, gariban, Türk evlatlarının şehitlerine haksızlıktır. Bende bir Müslüman olarak kadere elbette inanır, iman ederim fakat böyle değildir. Allah’ın ezeli ilmini insanoğlunun kendi iradesiyle yapacakları şeyleri bilmesi önemi, tedbiri ve sonrası olan taktiridir, “ KADER”.

*

Tedbir konusunda birçok konusu belirsiz, liyakatsizlik, vurdum, duymazlık, denetimsiz ve aç gözlülük ahengiyle yapılan iş gücüne ve sonra buna alın yazısı demek ve suçu kadere yüklemek son derece yanlış kabul edilmez bir yaklaşımdır. Bartın’daki bu madenin denetlenme raporlarında yapılması istenenler kayıtlanmış denildiği halde acaba önlem alınmış mıdır? Alınmışsa umarım ihmal ve eksiklik boyutu şeffaf bir şekilde ortaya konulur ve milletimizle paylaşılır. Tüm emekçi şehit kardeşlerime, Allah’tan rahmet ve Yarılara şifalar, yakınlarına sabırlar dileyerek, Türk Milleti olarak başımız sağ olsun ve Rabbim bir daha böyle kara gün göstermesi. Milli Devlet, birlikte güçlü millet, tok karın, dik baş, gülen yüzlerle, esenlikler dilerim.

BARTIN’DA YÜREK YAKANLARIN YÜZ KARASI

Yüzler kara değil kömür karası

Helal kazançlı emeğin ekmek parası

Ateşi düştü 42 Ocaktadır, yarası

Batından yüreğimizi yakan yüz karası.

*

Kara haberi duyuldu ülkemin semalarından

Öncelik tedbir deseler hepsi meçhulden

Beylerin araç konvoyları diziyle gelen

Bartın’da yürekleri yakanların yüz karası.

*

Mahşere döndü almadı kömürü sokakları

Kuyu altında ölüm yukarda acıları

İsyan etsek mi yada yutsak mı olanları

Bartın da yürekleri yaktı sebepler karası.

*

Ay, yıldızları sönmüş ufukta gecesi

Yas bulutları sarmış kömürün karası

Milyonların yüreğini sardı ateş yarası

Ateş Bartın de, düştü ihmalin yüz karası.

*

Der Mehmet keşke tedbir alınsaydı

O zaman taktir, böyle, denilseydi

Bu kara bahtlara yakılmazdı ağıtı

Bartın da yürek yakanların yüz karası.

Y.T: 16.10.2022

Şair – Yazar- Karlı Dadaşı

Göç ve Gurbet…

Göç ve Gurbet…

Merhabalar sevgili arkadaşlar…

Bu hafta ilk defa sizlerleyim, ilk yazımda  memleket meselelerine yer vermek istedim. Seçtiğim Konu  “Memleketimizin, güzel vatanımın güzel insanlarının kanayan yarası” Gurbetçilik  ve göçetmek ve yurt dışına duyulan özenti konularına değinmek istiyorum .

Yıllardır Türk milleti olarak göç etmediğimiz ülke Türklerin olmadığı ülke kalmamıştır. Ayrıca fazlasıyla göçmen Kabul ettiğimizi herkes bilir. 1922- 1938 yılları arasında Yunanistandan 384.000 kişi zorunlu olarak göç etmiştir akabinde 1950-1952,1968-1979 yılları arasında ve 1989 da 100 binlerce Bulgaristan Türkü göç etmeye zorlanmıştır. Bunu Yugoslavya, Makedonya, Romanya, Kırgızistan, Kazakistan göçleri takip etmektedir. 1988 yılında Irak’ın Kuzeyinde yaşanan halepçe katliamından sonra 51000 ıraklı sığınmacı  yasal olarak göç etmiştir 467000’i  kaçarak ülkemize yerleşmiştir, Bosna Hersek ten 20000, kosovadan 17.000 ve son olarak da suriyeden 4 milyon suriyeli sığınmacı ülkemize göç etmiştir. Toplamda 1922 den günümüze 6,5 milyondan fazla göç gerçekleşmiştir.

Hani derler ya espirisini yaparak,dalga geçerek “avrupa bizi kıskanıyor “diye, fakat bilmezler ki uzaktan davulun sesi hoş gelir. Gerçekten de avrupa ibiza kıskanıyor. Çünkü; kimsenin himayesinde değiliz, kimsenin filini konuşmuyoruz, kimsenin bayrağına hizmet etmiyoruz kendi dilimiz ve bayrağımız var, milli bayramlarımız değerlerimiz var. Tabi ki ülke olarak ekonomik sıkıntılar yaşıyor olabiliriz, enflasyon canavarı gibi bir durumla uğraşıyor olabiliriz fakat bu kesinlikle ülkeyi terketmeye gerekçe olmamalıdır. Bazı arkadaşlar gurbete çıkmak için bahane olarak ülkemizi kötüleme eğiliminde Ben buna karşıyım. Ben de göçmenim hatta yakın zamanda yurt dışında 4ay kaldım üstelik çalıştım da. İnanın bana yaşam standartları bizim gibi değil, paranız olsa bile istediğiniz zaman istediğiniz yere gidemiyorsunuz,saat 18:00 oldu mu heryer kapalı, restaurantlar self servis ve tabağınızı çatalınızı kendiniz topluyorsunuz, çöpünüzü atıyorsunuz kimse size hizmet etmiyor sosyal hayat kısıtlı burada ki gibi heryer de park, bahçe, bank yok .  Adım başı market, eczane, kafe yok bu liste uzarda uzar.

Yurtdışında Türkleri sadece çalışkan oldukları için istiyorlar kimse size Kucak açmıyor yani iki sohbete, güzel bir yemeğe, sosyal yaşantıya bir ezan sesine hasret kalıyorsunuz. Bazı bölücü düşünceli şahıslar bu ülkede sınıf ayrımı var diyor ya kesinlikle katılmıyorum yeterince demokratik olduğunu düşünüyorum. Biz burada yabancılara kucak açıyoruz, yardım ediyoruz, dışlamıyoruz v.s. Onlar ise bize satış yapmak istemiyor yabancıyız diye. Irkçılık diz boyu, kölelik sisteminde çalışmak ve dayatma, aşılması mümkün olmayan kurallar diz boyu. Ben bu düşünceyi savunuyorum yaşayıp gördüğüm bizzat şahit olduğum için.

Herkes istediği gibi düşünüp istediği gibi yaşama hakkına sahip,hatta istediğiniz ülkeye de gidip yaşayabilirsiniz bunda sıkıntı yok. Sadece vatana,millete çamur atmadan yapın bunu çünkü dönüp dolaşıp geleceğiniz yer burası bunu bilin.

Saygılarımla.

HAMALOĞLU; PROJE BAZLI, KATILIMCI YÖNETİM MODELİMİZ OLACAK

HAMALOĞLU; PROJE BAZLI, KATILIMCI YÖNETİM MODELİMİZ OLACAK

Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde, 27 üye oy kullandı. Mevcut Başkan Paşa Ağdemir’in, Hasan Yıldırım adına çekilmesinin ardından, Hasan Yıldırım ve Hasan Hamaloğlu’nun listeleri yarıştı. 14 oy alan Hasan Hamaloğlu ise Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı oldu.
Hamaloğlu’nun listesinde Hakan Kaşıkcı, Alpaslan Eker, Fatih Ayvaz, Nihat Balkan, Mehmet Akın ve Erkan Kavlak yer alıyor.
PROJE BAZLI YÖNETİM SAĞLAYACAĞIZ
Seçim sonrasında ilk açıklamasını yapan GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu, ‘’Proje bazlı yönetimi benimsiyoruz. Seçim öncesinde, TOGG ile alakalı projelerimizi, Gemlik’e okul kazandıracak projelerimizi açıklamıştık.
İLK OLARAK ARGE KOMİTESİ KURACAĞIZ
Çalışmalarımızı bilimsel yapacak önceliği Ar-Ge’ye vereceğiz. Bu nedenle ilk işimiz Ar-Ge komitesi kurmak olacak. Bunun da başına Fatih Becerikli arkadaşımızı düşünüyoruz. Yapılacak olan ve vaat ettiğimiz projeleri de, hep beraber yapacağız.
Seçim bitti. Bundan sonra, Gemlik’in ve Ticaret Odasının menfaati adına 27 meclis üyemizle ve komitelerimizle hareket ederek, ortak akılı sağlayan bir yönetim modeli benimseyeceğiz. Çağdaş, Gemlik’in büyümesine yakışı ve bunu karşılayabilecek işler yapacağız’’ dedi.

Sertaslan, “Eğitime katkımız devam edecek”

Sertaslan, “Eğitime katkımız devam edecek”

Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, halkla ilişkiler ofisinde okul aile birlikleriyle bir araya geldi.
Yapılan toplantıda okulların sorunlarını ve Gemlik Belediyesi’nin eğitim için yaptıklarını aktaran Başkan Sertaslan, Gemlik Belediyesi’nin eğitime katkısının süreceğini ifade etti.
“Desteğimiz öğrencileri ve velileri mutlu ediyor”
Gemlik Belediyesi’nin sosyal belediyecilik ve alan elin veren eli görmediği bir yönetim anlayışını sergilediğini ifade eden Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, yaklaşık üç yıldır 1. sınıfa başlayan tüm öğrencilere çanta, matara ve kırtasiye seti dağıttıklarını belirtirken, “Çanta yardımlarını zengin ve fakir öğrenci ayırmadan yapıyoruz. Biz istiyoruz ki ihtiyacı olan öğrencilerimiz bu yardımı alırken muhtaç olduğu belli olmasın ve diğer öğrencilerimizin yanında kendini mahcup hissetmesin. Her yıl okul başlamadan verdiğimiz çanta ve kırtasiye seti desteğimiz öğrencileri ve velileri mutlu ediyor” dedi.
Okullara spor alanları oluşturduk
Gemlik Belediyesi olarak ilçenin üç farklı okulunda spor sahası yaptıklarını vurgulayan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Gemlik Belediyesi’nin okullara yaptığı katkının sadece öğrencilere değil, okullarda spor yapılacak alanlar oluşturarak devam ettiğinin altını çizerken, “Gemlik Belediyesi olarak Şehit Mehmet Güngör Ortaokulu, Şehit Etem Yaşar Ortaokulu ve Gemport Gemlik Anadolu Lisesi’nde spor alanları oluşturduk. Okullarımızın bize ilettiği talepleri bütçemiz el verdiği sürece karşılıyoruz. Siz değerli okul aile birliği üyelerimiz ile bir araya gelerek sıkıntıları ve çözüm önerilerini konuşmaya devam ediyoruz. Okullarımızın ekonomik kazanç elde edebileceği bir çevreci model üzerinde çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Kültürel etkinliklerimiz her yaşa hitap ediyor”
Gemlik’in artık kültür ve sanat ile anıldığını, her yaş grubu için yıl içerisinde kültürel etkinliklerin yapıldığını aktaran Başkan Sertaslan, Gemlik’in yıl boyunca çok sayıda kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptığını ve bu etkinliklerde binlerce Gemliklinin aynı çatı altında buluştuğunu belirtti. Çocuklar için ise özel etkinlikler yaparak vakitlerini daha güzel geçirmeleri için çaba gösterdiklerini sözlerine eklerken, “Resim, müzik ve tiyatro gibi etkinliklerde binlerce Gemlikliyi aynı çatı altında buluşturuyoruz. Çocuklarımız için özel etkinlikler yaparak vakitlerini daha kaliteli geçirmesi için çaba gösteriyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız Gemlik’i, Gemlik’te yaşamayı sevsin ifadelerini kullandı.

Hisar Anadolu Lisesinden Eskişehir Gezisi

Hisar Anadolu Lisesinden Eskişehir Gezisi

Gemlik Hisar Anadolu Lisesi öğrencileri Eskişehir’e günübirlik gezi düzenlediler
55 öğrencinin katıldığı Eskişehir gezisi Osmangazi Üniversitesinin gezilmesiyle başladı. Üniversite de kampus turuyla bölümler ve üniversite içindeki yaşam alanları hakkında rehber eşliğinde bilgi alan öğrenciler daha sonra Sazova Parkına geçtiler . Burada Masal park başta olmak üzere sualtı dünyası ve hayvanat bahçesi gibi yerleri gezen öğrencilerinin bin sonraki durağı Odun Pazarı oldu.
Odun pazarı evlerine hayran kalan gençler bölgedeki tarihi konak ve müzeleri gezip hediyelik eşya alışverişinde bulundular. Balmumu müzesini de gezen Hisar Anadolu Lisesi öğrencileri doktorlar caddesi ve Es parkta dinleme fırsatı buldular.
Okul Müdür Yardımcısı Şuayb Serdaroğlu, Biyoloji Öğretmeni Serpil Korkmaz ve Felsefe öğretmeni Serbülent ilgar sorumluğunda sabah 06.30 da başlayan gezi akşam 21.30 sularında Gemlik’e geri dönülmesiyle tamamlandı.
Okul Müdürü Cafer Karaman Hisar Anadolu Lisesi olarak kültür, sanat, sosyal ve sportif alan da da etkin ve başarılı bir yıl geçireceklerini ifade ederek ‘Okulumuzda okuyan öğrencilerimizin her alanda başarılı olabilinmeleri için elimizden geleni yapacağız ‘dedi.

KENDİMDEN KISA HİKAYE ÖMÜR, ÇİLE VE ŞİİRİM

KENDİMDEN KISA HİKAYE ÖMÜR, ÇİLE VE ŞİİRİM

Erzurum- Tortum- Karlı Köyünden çocuk yaşta, İstanbul’a uzanan çileli hayat yolu veya “gurbet” diyerek içimde bir ok gibi saplandığı hissi varlığını anılarımla hala yaşar gibiyim.  İnsanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yerde olması 1972 yıllarda kendine yabancı bir şehirde çile içinde yaşam savaşı vererek hayata kalma mücadelesi veren sanırım sözlük anlamında gurbette çileliyi anlatmak en doğru ifadededir.

*

Ülkemizin yaşayan insanların yüzde altmış beşi bu yaşam içinde yaşıyor ve şartların getirdiği ülke gerçeğidir. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarak, gurbette çile sözcüğü daha bir anlam kazanmaktadır. Gurbette çilenin anlam kazanmış olduğu, birçok şiirler ve şarkı sözü ve makale vs. görmek mümkündür. Şahsımda yazdığım şiirlerimde, bir an kendimi içinde buldum diyebilirim.

*

Çileli gurbet yaşanmışlığın gerçeği, bazen her şey  yabancı, hayat öyle an olur ki acı içimde korkulu rüya gibi, çaldığın kapılar bazen kapalı ve yıllar geçer gider ve dersin, bu ne bitmez çileymiş, içimize bir ok gibi saplanmış, bu şehirde her şey, herkese yabancı olmuş diyerek bu hayatı bizim anımızda, acıları da acımız olmuş. Dertlenirsin, hayat mücadelesinden kimsenin sevmeye bile takati kalmamış, insanlar yabancı ve yapayalnız kalmışlar. Bakarsın çalacağın kapıların arkasında, buruk ve acılı hikâyeler karşımıza dikiliverir.

*

Çileli hayatın etkisi o kadar içimize işlemiş ki, doğduğumuz yerlere o kadar hasret kalmışız, bir şiirimde yazdığım, Yılar geçse de unutamam doğduğum köyümü, işin gerçeği çekilen çilelerin bitmeyişini düşünmek, vakti dolmadan ve nereye kadar uzanacağını bilmeden yaşamak bile ayrı bir çilede diyebilirim. Lafın özü, nereden bakarsak bakalım, ne yaparsak yapalım, nasıl yaşarsak yaşayalım, gurbet çilesi, bir özlemden başka bir şey değildir. Hiç düşündük mü acaba ömür dediğimiz nedir? En anlamlı tanımı vardır. “Ömür kundakla kefen arasına sıkışmış zamandır” olsa gerek.

*

Ömür Dediğimiz çekeceği düşünmüyorum. İnsan doğar ,büyür, anne ,baba olur ve yaşlanarak, bazen tatlı, bazen çileli yaşam öyküleri anlatılır. Bu anlatılanlar bir ömürsün çiçeklerden çevreye yayılan mis koku veya bal kadar değer taşır. Bu anlatılanlar kültürümüz, tarih, coğrafyamızın ana temelidir. Hepsi yaşanmış gerçek hikayelerimizdir. Ömürlerini yaşam hayatına ve ülkesine adamış, insanlar yorulmuşlar elden ayaktan düşünce Birçoğu hayatin yaşam içinde yakınlarını ve hayat arkadaşını kaybetmiş, çocukları yuvadan uçmuş, kanadı kırık kuşlar gibi çaresiz, yalnızdırlar. Gözleri görmez, kulakları duymaz, elleri ayakları tutmaz, Paraları, malları kadar bakılır, bittiğinde kaderleriyle baş başa bırakılarak. Kendilerince sözleri “Ah şu ömrüm ah derler.”

*

Hani bir söz vardır. Dünya etme bulma dünyası ve ne ekersek onu biçersin. Her canlı olduğu gibi kalmıyor. Biz de yaşlanacağız. Bizim çocuklarımız, bizim ne yaptıklarımızı bilmiyor, görmüyor mu sanıyoruz? Bir zamanlar yaşlılarımız, onlar bizim anamız babamızdı. Ulu bir çınar gibi onların gölgesinde barındık. Bizlere hayat tecrübelerini aktardılar, öğüt verdiler, bunalımdan çıkış yollarını gösterdiler, maddi manevi güç, cesaret, yaşama sevinci verdiler. Hiç bir şey olmasa hayır dualarını esirgemediler derler. Her ömür tükenecek, anlayana. Anlamayana diyecek laf yok ve sağlık, esenlik, saygı, sevgi, hoş görü içinde birlik gerek, kalıcı olan bu değerlerdir.

 

ÖMÜR EBEDİYETE GÖÇTÜĞÜN YERDİR

Doğarsın uyanırsın birde göçersin

Arasında geçen zamanı bilmezsin

Giydiğin kundak gibi kefenin

Ömür dediğin döğdüğün yerdir.

*

Bir anadan çıplak doğarsın

Etrafına toplanan sevinçli yakınların

Gün gelir yürüyerek emeklersin

Ömür dediğin yaşadığın yerdir.

*

Dünyada eziyet, çileliyi çekersin

Hayatı inişli, çıkışlı yürürsün

Bazen yaşlı, gençte göçersin

Ömür dediğin bittiği yerdir.

*

Azrail yakana yapışır gününde

Sarmalarlar on metrelik bezle

Ağlaşmalar yapılır fani bedenine

Ömür ebediyete göçtüğün yerdir.

*

Geldik ağladık, gittik ağlattık

İki beyaz arasında sıkışacaktık

Kabrin kazıldı kucağında toprak

Ömür ebediyete göçtüğün yerdir.

Y.T: 14.10.2022

Şair- Yazar- Karlı Dadaşı

Mehmet KANTAR.

GTSO Başkan Adayı Ağdemir’ den Adaylık Açıklaması

GTSO Başkan Adayı Ağdemir’ den Adaylık Açıklaması

Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası başkan adayı Paşa Ağdemir’in ev sahipliğinde GTSO meclis üyeliğine seçilen üyelerin birçoğunun katılımıyla ortak istişare toplantısı gerçekleştirildi.
GTSO Yönetim kurulu başkanı ve Başkan adayı Ağdemir, “seçimlerde bazı kişilerin kişisel egolarının ortaya çıktığı gözüküyor. Maalesef ilçemizde bölge milletvekili Zafer Işık’ın kurduğu kumpaslar ön plana çıktı. Mevcut adaylığını açıklayan ilk başkan adayı dışında siyaseten kendisine rakip, partisine oy vermeyen üçüncü bir kişiyi arkadaşlarına ihanet ettirerek çıkarttıran kişi bu ilçede girdiği biri yerel seçim 3’ü de STK olmak üzere 4 seçimi kaybettiren kişi. Hatta ülkemizin güzide iş insanlarını da kendi kişisel egosuna alet etmiştir. Sırf kendi talepleri olmadığı için beraber yürüdüğü yol arkadaşları varken örneğin Tevfik Yılmaz, Alpaslan Eker gibi insanlar varken 8 yıl oda yönetiminde görev yapmış kişilere vizyonsuz diyerek odaya katkı koymayan Hasan Hamaloğlu’ nu destekliyor. Bu durum siyaset yaptığı iktidar partisindeki çalışma arkadaşlarına ve partiye de zarar veriyor” dedi.
Ağdemir, “Bu durum Hasan Yıldırım ile aramızda geçen centilmence geçen seçime müdahale edilmiştir. Sonuç olarak Oda meclisince seçilen arkadaşlarımın sağduyulu davranarak 15 Ekim’de yapılacak olan seçimde desteklerini bekliyorum” ifadelerini kullandı.
GTSO Meclis Başkanı Hasan Yıldırım ise; ‘’Seçimde Paşa Bey’den sonra biz de aday olma kararı verdik. O süreçte de, çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Kendim aday olmadan önce Mahmut Bey’e de, Hasan Hamaloğlu’ na da sorduk. ‘adaysanız söyleyin’ dedik. Olmadıkları için biz de adaylığımızı açıkladık. Bizi üzen, herhangi birinin aday olması değildir. Bizi rahatsız eden, son günlere kadar birlikte çalıştığımız bir ismin aday olarak açıklanmasıdır.
Bunun dışında, uyumlu ve güzel bir seçim süreci geçirdik. Saygı ve sevgi çerçevesinde, centilmence geçen seçimler sonrasında, çıkan sonuç odanın iradesini de yansıtacak diye düşündük ama öyle olmadı. Bu konudan dolayı üzgünüz. Eğer adaylıklarını önceden açıklasalar, buna göre bir çalışma yapardık. Bu aritmetik de oluşmazdı’’ şeklinde konuştu.
ORTAK ÇALIŞMA ÖNERİSİ
Masada söz almak isteyenlerin konuşmalarının ardından, Alaattin Akcan, Paşa Ağdemir ve Hasan Yıldırım, toplantıya katılanlardan 20 dakika müsaade isteyerek baş başa konuştular. Konuşmanın ardından açıklama yapan Akcan; ‘’Yukarıda güzel şeyler oldu. Güzel bir oluşumun sinyallerini aldık. Resmi açıklama, önümüzdeki gün içinde yapılacak’’ denildi.

 

GTSO Başkan Adayı Ağdemir’ den Adaylık Açıklaması
GTSO Başkan Adayı Ağdemir’ den Adaylık Açıklaması

SÖZCÜKLERİN ROTASI GEMLİK’E ÇEVRİLDİ!

SÖZCÜKLERİN ROTASI GEMLİK’E ÇEVRİLDİ!

Gemlik Kitap Fuarı 21 Ekim’de başlıyor!

Gemlik Belediyesi tarafından bu yıl 3. kez organize edilen kitap fuarı “Gemlik Kitap Limanı” adı ve “sözcüklerin rotası” sloganıyla 21 Ekim’de kapılarını kitapseverlere açıyor.
Zeytin Dalı Meydanı’nda gerçekleşecek etkinliklerde birçok ünlü yazar okurlarıyla buluşacak. Etkinliklerin bu yılki onur konuğu ise sinemacı, oyuncu, yazar Ercan Kesal olacak. 30 Ekim’e kadar sürecek fuarda; kitapseverlerin yazarlarla buluşmasının yanı sıra, müzik dinletileri, kadınlar ve çocuklar için atölyeler de gerçekleştirilecek.
“Gemlik Kitap Limanı” adıyla gerçekleşecek etkinliklerle ilgili açıklamalarda bulunan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan; etkinlikleri uzun zamandır planladıklarını belirterek, “gerçekleştireceğimiz fuardaki çalışmalarımızla, kitapseverlerin okurlarıyla buluşmalarının dışında tematik etkinlikler, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle oluşturulacak atmosferi Gemlik’in her köşesine yaymak istiyoruz.” dedi.
Temamız “CUMHURİYET”
Başkan Sertaslan açıklamalarının devamında “Türkiye’nin önemli yayınevlerinin ve yazarlarının katılımıyla bir kültür sanat festivali şeklinde organize edeceğimiz fuarımız 10 gün sürecek ve Zeytin Dalı Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Etkinliklerimiz bu yıl 21-30 Ekim tarihleri arasında olacak. Gemlik’te misafir edeceğimiz yazarlarımız ile imza günleri, söyleşiler ve atölye çalışmalarının yanı sıra ülkemizin içinden geçtiği bu süreci de değerlendireceğimiz panellerimiz de olacak. Birçok değerli gazeteci-yazar, araştırmacı, sanatçı ile cumhuriyet temasıyla etkinliklerimizi taçlandıracağız. Gemlikli yazarlarımızın da yer alacağı imza günleri ile sanatçılarımızı okurlarla buluşturacağız” şeklinde konuştu.
29 Ekim’de Manga konseri!
Gemlik halkını etkinliklerle ve kitapla buluşmaya davet eden, Gemlik Belediye Başkanı Sertaslan; “21-30 Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleştirecek fuar kapsamında, bu yıl 29 Ekim’de Manga grubunun sahne alacağı Cumhuriyet Bayramı konserimizi de gerçekleştireceğiz. Konser, söyleşi ve tüm etkinliklere hemşehrilerimizi davet ediyoruz” dedi.

Kaymakam  Göç’den  Borsaya  Hayırlı Olsun Ziyareti

Kaymakam  Göç’den  Borsaya  Hayırlı Olsun Ziyareti

Gemlik İlçe Kaymakamı  Hasan Göç tarafından hafta sonu seçimleri gerçekleşen Ticaret Borsasına hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirildi.

Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır, Meclis Başkanı Salih Erdinç Ersan, Yönetim Kurulu Üyeleri Cevat Yazıcı, Erdal Kayalı, Kadir Uysal ve Genel Sekreter Bahadır Selvi karşıladı.

Ziyarette Kaymakam  Hasan Göç, Borsamız organ seçimlerinde yeniden Borsa Başkanı olarak seçilen  Özden Çakır’a, yeni Meclis Başkanı  Salih Erdinç Ersan’a ve meclis üyelerine hayırlı olsun dileklerini ileterek başarılar diledi.

Borsa Başkanları nazik ziyaretleri için Hasan Göç’e teşekkürlerini sundular.