GTSO Başkanı Hamaloğlu’ndan Kader Mahkûmlarına Destek



Bursa Emniyet Müdürlüğü, düzensiz göçün önlenmesi, göçmen kaçakçılığı organizatörlerinin yakalanması ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik il genelinde kapsamlı huzur uygulamaları ve operasyonlar gerçekleştirdi.
Yapılan huzur uygulamalarında toplam 3 bin 682 kişi ile 347 araç denetlendi. Denetimlerde 5 Türk vatandaşı ile 24 yabancı uyruklu şahıs hakkında işlem yapılırken, çeşitli ihlaller nedeniyle 16 araca toplam 266 bin 200 TL idari para cezası uygulandı.
Operasyonlar kapsamında Nilüfer ilçesinde düzensiz göçmenlerin barındırıldığı belirlenen bir ikamet adresine düzenlenen operasyonda 5 kimliksiz yabancı uyruklu şahıs ile göçmen kaçakçılığı organizatörü olduğu değerlendirilen 3 şüpheli yakalandı. Kaçak yabancı uyruklu kişilerin çalıştırıldığı bir iş yerinde ise 6 yabancı uyruklu şahıs ile organizatör konumundaki 2 şüpheli gözaltına alındı.
Osmangazi ilçesinde gerçekleştirilen denetim ve operasyonlarda ise 207 yabancı uyruklu şahıs sorgulandı. Yapılan kontrollerde 9 yabancı uyruklu şahsın Türkiye’de yasal kalış şartlarını taşımadığı belirlendi. Ayrıca 19 yabancı uyruklu şahsı sigortasız çalıştırdığı tespit edilen iş yerleri hakkında idari işlem uygulandı.
Bunun yanı sıra başka bir iş yerine düzenlenen operasyonda barındırılan 8 yabancı uyruklu şahsın tamamının kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edildi. Olayla ilgili organizatör olduğu değerlendirilen 1 şüpheli gözaltına alınırken, firari durumdaki 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Kimliksiz ve yasal kalış hakkı bulunmayan yabancı uyruklu şahıslar, sınır dışı işlemlerinin yürütülmesi amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilirken, göçmen kaçakçılığı organizatörleri hakkında adli işlemler başlatıldı.
Bursa Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, Gemlik Orman İşletme Müdürlüğünde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Gemlik Orman İşletme Müdürü Remzi Artar ile birlikte hem arazi çalışmalarını hem de İşletme Müdürlüğüne bağlı şefliklerde gerçekleştirilen faaliyetleri inceleyen Bölge Müdürü Şahan, yürütülen ormancılık çalışmalarını yakından takip etti.
İncelemeler sırasında devam eden projeler, saha uygulamaları ve işletme faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulunulurken, çalışmaların etkin ve planlı bir şekilde sürdürülmesinin önemine vurgu yapıldı. Şahan, sahada görev yapan personele çalışmalarında kolaylıklar dileyerek özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
Yeni girdiğiniz bir yerde ilk sorduğunuz soru ne oluyor?
Son yıllarda dikkatimi çeken küçük ama düşündürücü bir değişim var. Gittiğimiz birçok kafe, restoran ve bekleme salonunda Wi-Fi şifresi artık insanların rahatlıkla görebileceği yerlere yazılıyor. Çünkü işletmeler de biliyor ki içeri giren pek çok kişinin ilk ihtiyacı internete bağlanmak.
Benzer bir durumu kendi ofisimde de sıkça yaşıyorum. Görüşme öncesinde yalnızca birkaç dakika dinlenecek olan danışanlarım ya da ebeveynler, daha oturur oturmaz “Wi-Fi şifreniz nedir?” diye soruyor. Bu soru, aslında yalnızca internete bağlanma isteğini anlatmıyor. İçinde yaşadığımız çağın zihnimizi nasıl şekillendirdiğine dair önemli bir ipucu veriyor.
Ekranlar artık yalnızca bir araç değil; canımız sıkıldığında, beklerken, yorulduğumuzda ya da duygusal olarak zorlandığımızda sığındığımız ilk yer hâline geldi. Yetişkinler olarak bile elimiz telefona bu kadar kolay gidiyorsa, çocuklardan kendi kendilerine “Artık yeter.” diyebilmelerini beklemek ne kadar gerçekçi?
Çünkü çocuk beyni, yetişkin beyni gibi çalışmaz.
Dürtü kontrolü, plan yapma, dikkatini yönetme, sabredebilme ve bir davranışı durdurabilme becerilerinden sorumlu olan ön beyin (prefrontal korteks) doğumda olgun değildir. Ön beyin gelişimi çocukluk ve ergenlik boyunca devam eder; olgunlaşması ise ancak 20’li yaşların ortalarına doğru tamamlanır. Başka bir ifadeyle, küçük bir çocuğun ekranı kendi iradesiyle bırakmasını beklemek; henüz fren sistemi tamamlanmamış bir otomobilden güvenle durmasını beklemeye benzer.
Üstelik dijital platformlar tam da bu gelişmekte olan beyni hedef alacak şekilde tasarlanır. Sonsuz kaydırma özelliği, peş peşe gelen videolar, renkler, sesler ve anlık ödüller beynin ödül sistemini sürekli uyarır. Çocuk “bir video daha” derken aslında çoğu zaman sadece isteklerine yenik düşmüyor; henüz yeterince gelişmemiş olan dürtü kontrol sistemiyle mücadele ediyor.
İşte bu nedenle ekran konusunda sınır koymak, çocuğun özgürlüğünü elinden almak değildir. Tam tersine, onun henüz gelişimini tamamlamamış ön beynine dışarıdan destek olmaktır. Ebeveyn, çocuğun kullanamadığı fren sistemini bir süreliğine onun adına devreye sokar. Çocuk ise yıllar içinde bu dış denetimi iç denetime dönüştürmeyi öğrenir.
Belki de çocuklarımızın en çok ihtiyacı olan şey, daha gelişmiş bir tablet ya da daha hızlı bir internet bağlantısı değil; gelişmekte olan beyinlerine eşlik edecek sakin, tutarlı ve güven veren yetişkinlerdir.
Unutmayın; çocuklarda ekran bağımlılığı ve ekran süresiyle mücadele etmek yalnızca tableti elinden almak değildir. Çocuğun oyun ihtiyacını, hareket etmesini, merak duygusunu, aileyle kurduğu bağı ve duygularını düzenleyebilme becerisini de desteklemektir.
Klinik Psikolog Büşra Kırca
Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa
@klinikpsikologbusrakirca | 05316623087